Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Dertli, Enes(47)
- Pat, Suat(29)
- Özen, Soner(29)
- Şenay, Volkan(24)
- Korkmaz, Şadan(23)
- Esmer, Yusuf(21)
- Şahin, Engin(21)
- Korkmaz, Özge(20)
- Cuce, Erdem(19)
- Öner, Erdal(18)
- Öztürk, Mesut(18)
- Artar, Musa(17)
- Yilmaz, Mustafa Tahsin(17)
- İspirli, Hümeyra(16)
- Ecem Bayram, Nesrin(15)
- Kaya, Yunus(15)
- Cinar, Mehmet(13)
- Cuce, Pinar Mert(12)
- Kamiloğlu, Aybike(12)
- Kutlu, Naciye(12)
- Mercan, Emin(12)
- Birinci, Ahmet(11)
- Bulut, Mehmet(11)
- Yaylacı, Murat(11)
- Bayram, Ozkan(10)
- Can, Zehra(10)
- Doğan, Zeki(10)
- Kahya, Cem(10)
- Karaali, Rabi(10)
- Pabuçcu, Hakan(10)
- Tosun, Figen Çam(10)
- Özdemir, Akın(10)
- Ayazoglu, Rabil(9)
- Battal, Fetullah(9)
- Bayram, Nesrin Ecem(9)
- Büte, Mustafa(9)
- Ertugrul, Mehmet(9)
- Kadakal, Mahir(9)
- Kaplan, Abdullah(9)
- Sarikaya, İsmail(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ2Determination of the optical and chemical properties of aniline doped plasma polymerized cineole thin films synthesized at various RF powers
Bayram, Ozkan
Aniline-doped plasma polymerized cineole (PPCin) thin films were produced on glass substrates by plasma polymerization technique under varying Radio Frequency (RF) power levels. PPCin thin films were produced at 30 min deposition time and at 50, 75 and 100 W RF energies. Surface morphologies of pure and aniline-doped PPCin thin films obtained on glass substrates were investigated by AFM. It was found that the average surface roughness of pure PPCin thin films increased from 0.19 to 30.6 nm due to the dopant effect and RF energies. The optical band gap for pure polymer thin film was 3.65 eV, but with the effect of doping, these value was found to be 3.54, 3.29 and 3.93, respectively, with increasing RF energy. The extinction coefficient and refractive indices of PPCin thin films were calculated as between 0.065 and 0.92 and between 1.24 and 1.57 respectively, at the wavelength of 400 nm. Wettability analyzes of PPCin thin films were also determined using the water contact angle (WCA) measurement and all thin films were found to have hydrophilic character.
AtıfScopus8WoS7OpenAlex9İncele
- MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ3DIFFERENT LAND USE INFLUENCES ON AMINO ACID, ORGANIC ACID, HORMONE AND MINERAL NUTRIENT CONTENTS OF DRY BEANS
Erdogan, Ummugulsum; Kitir, Nurgul; Günes, Adem; Tuan, Metin; Tasci, Sinem; Yildirim, Ertan; Karaman, Mehmet Rustu; Mokhtari, Negar Ebrahim Pour; Ozlu, Ekrem; Firildak, Gulay
Dry bean (Phaseolus vulgaris L.) is a widely grown and important food legume which is a major source of mineral nutrition. The present study digs in determining differences in nutrients, organic-amino acid and hormone concentrations of Ispir bean genotypes under different land use conditions. The study sites (32 locations) were identified according to the stratified sampling method in the Ispir district, Erzurum, Turkey, under consideration of bean-cultivated lands and the number of villages. The seed weights were higher for genotype no. 4 (137.5 g) than for genotype no. 14 (131.5 g) and following by all other genotypes. Moreover, values for crude protein content were significantly higher for genotype no. 14 (263.1 g/kg) in comparison to genotype no. 4 (256.9 g/kg) and other genotypes. Therefore, it is concluded that land use impacts seed weight, nutrient, crude protein, amino acid, organic acid and hormone contents of Ispir dry bean. Land use can result economic improvements in crop yields and yield components. Dry bean seed weights were impacted by other crop yield components such as amino acid, organic acid and hormone contents of dry bean.
- MakaleYalnız künye2017Terör Olaylarının Finansal Piyasalar Üzerine Etkisi
Korkmaz, Özge; Erer, Elif; Erer, Deniz
Bu çalışmada, Türkiye'de meydana gelen terör olaylarının İstanbul Altın Borsası, BIST100 ve alt sektör endeks getirileri üzerindeki oynaklık etkisi incelenmiştir. Çalışmada, negatif ve pozitif olayların oynaklık üzerindeki etkilerinin farklı olması nedeniyle EGARCH ve GJR-GARCH modelleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de yaşanan terör olaylarının BIST 100, alt sektör ve İstanbul Altın Borsası endeks oynaklığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Ayrıca altın, hizmet ve teknoloji sektör endekslerinin sadece pozitif yönlü; sınai ve mali sektör endekslerinin ise hem negatif hem de pozitif yönlü haberlerden etkilendiği tespit edilmiştir
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2017Manufacture of fired clay bricks containing an industrial waste (bottom ash)
Gökçe, Mehmedi Vehbi; Uçurum, Metin; Bilgil, Ahmet; Yeşilyurt, Ergün; Fener, Mustafa
Bottom ash is an industrial waste produced by the combustion of coal in industrial plants. These wastes are still under discussion as an environmental issue because of the very restricted field of use. Therefore, numerous studies have been getting performed to reduce the amount of wastes and to reuse the current residues produced by the coal-powered plants. It is a known fact that, there are hopeful developments on usability of industrial wastes in construction technology. In this study, use of bottom ash-obtained at Bor Sugar Factory as by-product, Niğde-Turkey, which contains unburned carbon by about 20% in production of brick as an additive was investigated. The results showed that bottom ash could be used as an additive in producing bricks and this process was found to be a good alternative for recycling such wastes.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Türkiye’de kamu sektöründe risk odaklı iç denetim yaklaşımı: kamu iç denetçilerine yönelik bir araştırma
Kurnaz, Ersin; Karcıoğlu, Reşat
Bu çalışma ile Türkiye'de kamu sektöründe risk odaklı iç denetim yaklaşımının uygulamada hangi düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda kamu iç denetçilerine bir anket uygulanmıştır. Uygulamaya ilişkin veriler Kruskal-Wallis Testi ve Mann-Whitney U Testi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak riski tanımlama ve değerlendirme sürecindeki eksiklikler nedeniyle, kamu kurumlarında risk odaklı iç denetim yaklaşımının uygulanma düzeyinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca iç denetim farkındalık seviyesi, risk olgunluk durumu, iç denetime bakış açısı ve iç denetimin odak noktası gibi değişkenlerle, kamu kurumlarında risk odaklı iç denetim yaklaşımının uygulanma düzeyi arasında istatistiki anlamda bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Firma değerlemesinde indirgenmiş nakit akımları yönteminin kullanımı: bıst bilişim endeksinde yer alan firmalar üzerinde bir uygulama
Yalçın, Selçuk; Elmas, Bekir; Yılmaz, Hakan
Bu çalışmada, BIST bilişim sektöründe yer alan iki önemli firmanın şirket değerleme yöntemlerinden biri olan indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre değerlemesi yapılmıştır. Firmalar indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre değerlenirken, firmaya göre nakit akımları ve öz sermayeye göre nakit akımları olmak üzere iki yöntem kullanılmıştır. Bu çalışma bahsedilen yöntemlerin BIST bilişim sektörü üzerinde anlamlı ve uygulanabilir sonuçlar verip vermediğini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, öz sermayeye göre indirgenmiş nakit akımları yönteminin, firmaya göre indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre daha tutarlı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2017Determinants Of Innovation: A Cross-Country Data Analysis
Pabuçcu, Hakan; Imamoglu, Ilyas Kays
In this study investigates, whether competitiveness, gross domestic product (GDP), labor market efficiency, patent applications and technology readiness level are the determinants of innovation by using regression analysis and the data belong to the countries examined in the global competitiveness report. In addition to regression analysis, by using the variables, that have a statistically significant relationship between innovation, it is constructed a neural network (NN) model. In both models, the results are consistent each other and NN model determined as the best to explain the ability of relationship between variables for innovation estimates. The relationship between innovation and other explanatory variable is statistically significant except patent application. The patent applications variable doesn't provide an assumptions related with statistical methods. It excluded from the analysis for this reason. The relationship between variables found positive as expected. But the coefficient of GDP is very low near zero, so the effect is very weak as surprisingly.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Exergy Analyses of Half-Effect, Single-Effect and Double-Effect Absorption Cooling Cycles
Karaali, Rabi
This work presents exergy and energy analysis of a half effect parallel flow, single effect and double effect absorption systems for comparison. For the thermodynamic properties of lithium bromide-water solutions a computer program is developed by the author in FORTRAN codes for th e energy and exergy analysis. It is found that the coefficient performance (COP) and the exergetic coefficient performance (ECOP) of the double effect parallel flow absorption systems are higher than the single effect and the half effect cycles. For the do uble effect cycle COP and ECOP are found as 1.196 and 0.284, and for the single effect cycle COP and ECOP are found as 0.68 and 0.254, respectively. For the half effect cycle COP and ECOP are found as 0.455 and 0.24, respectively. The exergy loss is calculated for each component. Most of the irreversibilities are found in the evaporator and in the absorber. It is concluded that the performance of the absorber and the evaporator is crucial for the three cycles. Improving and better design of the evaporator and the absorber will directly affect positively and improve the performance and the working conditions of the three cycles
- MakaleYalnız künye2017Türkiye'de Enerji Kullanımı ve İklim Değişikliği: 1990-2030 Dönemine İlişkin Tanımsal Bir Uygulama
Yaprakli, Sevda; Bayramoglu, Turgut
Bu çalışmanın amacı, Sera Gazı Salımı (SGS)'ndaki artışın ortaya çıkardığı iklim değişikliğinin durdurulmasına yönelik faaliyetlere Türkiye'nin uyum sağlayıp sağlayamayacağını özellikle enerji kullanımı bazında incelemektir. Bu amaçla iklim değişikliğine ilişkin uluslararası faaliyetlerden hareketle "SGS ve yenilenemeyen enerji kullanımını azaltmaya yönelik 6 temel kriter" belirlenmiş ve Türkiye'nin söz konusu kriterleri yerine getirebilme düzeyi araştırılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin iklim değişikliği ile ilgili hedefleri dikkate alınarak, 1990-2030 yıllarını kapsayan bir dönem için beşer yıllık veriler kullanılmış ve tanımsal analizler yapılmıştır. Analiz sonuçları Türkiye'nin, iklim değişikliğini durdurmaya yönelik SGS ve yenilenemeyen enerji kullanımına ilişkin 6 temel kriteri yerine getirebilmesi için zamana ihtiyacı olduğunu göstermiştir.
- MakaleYalnız künye2017Türkiye İle BRICS Ülkeleri Arasındaki Dış Ticaret İlişkileri: Girdi-Çıktı Yöntemi İle Bir Analiz
Ersungura, Ş Mustafa; Bozb, Füsun Çelebi; Çınarc, Ömer
Gelişmekte olan ülkelerin diğer gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmeleri açısından ekonomilerindeki üretim hacmini arttırması gerekmektedir. Üretim hacimleri arttığı zaman ekonomik büyüme ve kişi başına düşen gelir düzeyi artmaktadır. Dolayısıyla bu ülkeler gelir düzeylerini yükseltebilmeleri için dışa açık ticaret politikaları benimsemektedirler. Dış ticaret faaliyetleri açısından BRICS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan) ile Türkiye arasındaki ilişkileri değerlendirdiğimizde, Bu ülkelerden Rusya ve Çin, diğer üye ülkelere göre Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarıdır. Çin, 2015 yılı itibariyle % 12 ile Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı birinci ülke olurken, Rusya ise % 9,8 ile üçüncü ülke konumundadır. Diğer ülkelerin payı ise sınırlı düzeyde olup, coğrafi uzaklık bu payın sınırlı olmasında önemli bir faktör olarak nitelendirilebilir. Bu çalışmada adı geçen ülkeler ile Türkiye arasındaki dış ticaret ilişkisi ve kilit endüstriler 1995, 2000, 2005, 2008 ve 2011 yıllarına ait veriler kullanılarak, Girdi-Çıktı analizi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında; Türkiye için 2000'li yıllarda üretimde girdiler açısından ithalata bağımlı bir yapının oluştuğu, diğer ülkeler için ise dönemlere göre farklı sektörlerde kısmen böyle bir durumun gerçekleştiği görülmektedir. Türkiye'nin ithal girdiler açısından dışa bağımlı bir ülke konumunda olması önemli bir problem olarak devam etmekte ve bu durum Türkiye ekonomisinin kilit endüstrileri açısından ülkede sektörler arası yapısal bağınlaşmayı zayıflatmaktadır
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2017Children's development characteristics and social skills level of pre-school children
Ünüvar, Perihan; Karoğlu, Hilal
This is a descriptive study employing the survey model. The study investigated the general developmental level, social skills and social behavior of the 3-6 year olds attending pre-school institutions and whether they vary depending on some variables. In this connection, whether the pre-school children’s developmental characteristics, social skills and social behaviors vary depending on their age, gender and developmental status was explored. Working group of the research is composed of 151 children. The data of the study were collected through the interviews conducted with the parents and teachers of the children in the study group and the applications carried out with the children. In the analysis of the collected data, parametric and non-parametric statistics were used
AtıfTR Dizin26
İncele - MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ3Gaz türbinli kojenerasyon tesislerinin performans analizleri
Karaali, Rabi; Öztürk, İlhan Tekin
In this study, some improving methods of gas turbine cogeneration cycles are applied on a simple cogeneration cycle. These methods are preheating air, preheating air and fuel, inlet air cooling by using evaporative cooling and absorption cooling. These cogeneration systems are evaluated with respect to energy efficiency (energy utilization factor), exergetic efficiency, electric and heat power, electric-heat energy rate, artificial thermal efficiency and fuel energy saving ratio and are compared with each other. In these analyses, the thermodynamic parameters such as compressing ratio, air and fuel mass ratio and compressor inlet temperatures of the cycles are used. It is concluded that these parameters can be listed from most effective to least effective as air fuel ratio, pressure ratio and compressor inlet temperature. It is also concluded that the most efficient cycle is found to be the air-fuel preheated cycle for obtaining more electric power and less heat power, and the simple cycle is the most suitable one for obtaining more heat power and less electric power
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Örgün Eğitimde Uzaktan Eğitim Uygulamalarına İlişkin Öğrenci ve Öğretim Elemanı Değerlendirmeleri
Öztürk, Mesut; Özgöl, Mustafa; Sarikaya, İsmail
Bu çalışma örgün eğitim içerisindeki uzaktan eğitim uygulamalarının öğrenci ve öğretim elemanı gözüyle değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'nin doğusunda yer alan bir üniversitede uzaktan eğitim ile ders veren beş öğretim elemanı ve bu üniversitede örgün eğitim görüp uzaktan eğitimle ders almakta olan altı öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada, örgün eğitim içerisindeki uzaktan eğitim uygulamalarında karşılaşılan problemleri daha bütünsel ve derinlemesine incelemek amaçlandığından nitel araştırma desenlerinden 'durum çalışması' yöntemi kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerden elde edilen bulgular dört kategori altında 20 kod oluştururken öğretim elemanlarından elde edilen bulgular dört kategori altında 25 kod oluşturmuştur. Yapılan çalışmanın özellikle uzaktan eğitime geçmeyi düşünen ve yeni geçmiş olan eğitim kurumlarına yol göstereceği, bu konuda yaşanabilecek sıkıntılara yönelik önlemler almalarına imkân vereceği düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin57
İncele - MakaleYalnız künye2017Öğrenci Koçluğuna İlişkin Öğretmen ve Öğrenci Görüşleri: Bayburt Örneği
Tosun, Figen Çam; Bayram, Arslan
Bu araştırmanın amacı, Bayburt ili ortaokullarında ve ortaöğretim kurumlarında uygulanmakta olan öğrenci koçluğuyla ilgili uygulamaya katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında, evreni 482 öğretmen oluşturmaktadır, örneklem sayısı ise 215 olmuştur. Araştırmanın nitel kısmında, araştırmanın çalışma grubunu 22 öğretmen ve 24 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacılar tarafından öğrenci koçluğu ile ilgili hazırlanan bir anket ile öğretmen ve öğrencilerin öğrenci koçluğu konusundaki öznel değerlendirmesini alabilmek için yarı yapılandırılmış görüşme formları oluşturulmuştur. Anket elektronik ortamda, görüşme formları okullara gidilerek yapılmıştır. Verilerin analizinde Excel ve SPSS 23.0 paket programı ile betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre öğretmenler öğrenci koçluğunu yararlı bulmakta ve öğrenciyi bütün yönleriyle (akademik, motivasyon, sosyal) desteklediğini, her kademede uygulanabilir olduğunu; fakat öğretmenlere fazladan iş yükü çıkardığını düşünmektedirler. Öğrenciler ise öğrenci koçluğu fikrini; olumlu ama uygulamayı yetersiz bulmaktadır
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017The In-vitro Effect of Lisonopril on Serum Alkaline Phosphatase and Acid Phosphatase Enzymes Activity
Demir, Yaşar; Çelik, Safinur Yıldırım; Demir, Nazan
Hypertension is a disease that most elderly people suffer. People with high blood pressure often obliged to use the drug that lowers blood pressure in order to maintain a healthy lifestyle throughout their lives. In this study, the in vitro effect of lisonopril on serum alkaline phosphatase and acid phosphatase enzymes which are essential for normal bone formation and mineralization activities was investigated. Alkaline phosphatase enzyme was purified using DEAE-cellulose, acid phosphatase enzyme was purified using CM-cellulose ion exchange chromatography from human serum. The activities of alkaline and acid phosphatase were determined using pnitrophenylphosphate as the substrate. When finding out the activity of TrACP enzyme, adding tartrate to the environment provided inhibition of other acid phosphatase enzymes than TrACP. The activities of alkaline phosphatase and acid phosphatase, which is resistant to tartrate, have been found at five different concentrations of substrates (0.033, 0.1, 0.16, 0.23 and 0.3 mm) in environment with inhibitor and without inhibitor. While three different concentrations of the inhibitor, including 10-2,10-3 and 10-4, was used for each substrate concentration. It was found that the drug inhibit both enzymes, and I50 value was calculated as 0.17 mm and 0.79 mm. Furthermore, Ki values were calculated as 6.98x10-4, 7.06x10-4 for ALP and TrACP respectively by utilizing the Lineweaver-Burk plot
- MakaleYalnız künye2017Yağlık Ayçiçeği Tanelerinin Bazı Karakteristik Özelliklerinin Belirlenmesi
Polat, Taşkın; Öztürk, Erdoğan; Gül, Volkan
Ayçiçeği tane özellikleri, verim ve kaliteyle yakından alakalıdır. Dolayısıyla, bu özellikler, genotip ve çevrenin ortak etkileşimi altında olup, özellikle iklim ve toprak yapısı gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yağlık ayçiçeği tarımının yoğunluğu dikkate alınarak seçilen, Samsun (Bafra, Vezirköprü ve Havza), Amasya (Merzifon), Çorum (Merkez) ve Tokat (Turhal) yörelerinde 2015 yılında üretici bazında yetiştiriciliği yapılan ve pazara sunulan yağlık ayçiçeği tanelerinin boyu, eni, kalınlığı, bin tane ağırlığı, tane iç oranı, kabuk oranı, nem ve yağ oranları incelenmiştir. Çalışmada, farklı yörelerde yetiştirilen yağlık ayçiçeği tanelerinde nem oranı haricindeki diğer özellikler bakımından önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; ortalama tane boyu, eni ve kalınlığı sırasıyla 10.6-11.4; 4.9-5.4 ve 2.6-3.3 mm, kabuk oranı %12.7-26.1, bin tane ağırlığı 49.0-65.0 g, tane iç oranı %58.7-77.5, nem içeriği %7.0-8.7 ve yağ oranı %41.5745.67 arasında değerler almıştır. Bu sonuçlara göre, bölgede Samsun-Bafra ve Tokat-Turhal yörelerinde üretilen yağlık ayçiçeği taneleri incelenen özellikler yönünden ön plana çıkmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Hava sızdırmazlığının konvansiyonel pencerelerin ortalama ısıl yalıtım performansındaki rolü
Cuce, Erdem
Binalarda yapı elemanlarının ısıl direnç yeteneklerinin iyileştirilmesi ve yapı elemanlarından gerçekleşen enerji kayıplarında ciddi bir role sahip olan hava sızdırmazlığının maliyet etkin yöntemlerle minimize edilmesi güncel düşük/sıfır karbon bina standartlarının yakalanabilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bina yapı elemanları arasında pencereler infiltrasyon esaslı ısı kayıplarına hatırı sayılır ölçüde etki ederler. Cam yüzeylerden gerçekleşen infiltrasyon kaynaklı ısı kayıpları özellikle eski pencerelerde ve özensizce gerçekleştirilen montajlarda azımsanmayacak değerlere ulaşabilmektedir. Literatürde hava sızdırmazlığının konvansiyonel pencerelerden olan enerji kayıplarına etkisini belirlemeye yönelik bazı teşebbüsler olmasına rağmen, elde edilen sonuçlar arasında pek çok çelişkiler mevcuttur. Bu yüzden bu araştırmada, hava sızdırmazlığının konvansiyonel hava dolgulu çift camlı pencerelerin ortalama ısı transfer katsayısına (U-değeri) olan etkisi kapsamlı bir deneysel çalışma ile incelenmektedir. Testler Nottingham'da bulunan ve konvansiyonel hava dolgulu çift camlı pencerelerle restore edilmiş karakteristik Birleşik Krallık mimarisine sahip bir konutta gerçekleştirilmektedir. Konuttaki pencerelerden bir tanesi ısıl yalıtım testlerine tabi tutulmaktadır. Test penceresinin bir kanadı mükemmel hava sızdırmazlığı temin eden özel saydam bir örtü ile ön yüzeyden kaplanırken, diğer pencere kanadı sıradan durumu temsil edecek şekilde olduğu gibi bırakılmaktadır. Ölçümler Nisan 2016'da yapılmakta ve dinamik co-heating test metodu ile hava sızdırmaz pencere kanadının U-değerindeki iyileşme miktarı değerlendirilmektedir. Elde edilen sonuçlara göre, hava sızdırmazlığı ve saydam örtü ile hava sızdırmaz pencere kanadının iç cam yüzeyi arasında oluşan sera etkisine bağlı olarak özellikle gündüz saatlerinde etkisi belirginleşen ters ısı akıları neticesinde, hava sızdırmaz pencere kanadının ortalama U-değeri sıradan pencere kanadına göre kayda değer ölçüde düşük çıkmaktadır. Sıradan pencere kanadının ortalama U-değeri 2.67 W/m2K iken, hava sızdırmaz pencere kanadının ortalama U-değeri 1.79 W/m2K olarak belirlenmektedir. Buradan hareketle, hava sızdırmazlığı temin edilen konvansiyonel pencerelerde enerji kayıplarının %33 mertebesinde azaltılabileceği sonucuna varılmaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ2Mikroalg üretimi ve mikroalglerden biyoyakıt eldesi
Çakmakcı, Mehmet; Elcik, Harun
Enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan fosil yakıt rezervleri hızla tükenmektedir ve bu yakıtların çevresel zararları her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple, tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler gibi ülkemiz de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelmiştir. Bu kapsamda ülkemizde, yenilenebilir enerji yasası çıkarılarak yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilir enerji üretiminin desteklenmesi ve çevrenin korunması amaçlanmıştır. Son dönemde önemi artan yenilenebilir enerji kaynaklarından bir tanesi de biyokütle enerjisidir. Biyokütle enerji kaynağı olarak, ana bileşenleri karbonhidrat bileşikleri olan bitkisel ve hayvansal kökenli tüm organik maddeler kullanılabilmektedir. Bu enerji kaynakları içerisinde mikroalgler, yüksek fotosentetik etkinlikleri, yüksek biyokütle üretimleri ve hızlı çoğalmaları gibi avantajlarıyla biyoyakıt üretimi için umut verici görülmektedir. Mikroalglerden, biyokimyasal yöntemler ile elektrik, etanol, hidrojen, metan ve biyodizel üretilebildiği gibi termokimyasal yöntemler kullanılarak da sentez gazı, biyolojik kömür, biyodizel ve elektrik üretilebilmektedir. Bu derleme makalesinde, mikroalglerin izolasyonu, mikroalgal biyokütle üretimi, biyokütlenin hasadında kullanılan yöntemler ve mikroalglerin yenilenebilir biyoyakıtlar için ham madde kaynağı olarak kullanılabilirliği incelenmiştir
AtıfTR Dizin11
İncele - MakaleYalnız künye2017Dergi Hakem Kurulu
Diler, Adnan; Karahan, Recai; Kuru, Alev; Adanır, Oğuz; Sezer, Bilal; Kavukçu, Mehmet; Özkan, Haldun; Bulat, Mustafa; Düzgün, Dilaver; Karaosmanoğlu, Mehmet
Prof. Dr. Turgut KARABEY Prof. Dr. Yusuf ÇETİN Prof. Dr. Zahide İMER Doç. Dr. Ahmet Şinasi İŞLER Doç. Dr. Ali Yalçın TAVUKÇU Doç. Dr. Cengiz ŞENGÜL Doç. Dr. Gökalp Nuri SELÇUK Doç. Dr. Hagigat MUHARREMOVA Doç. Dr. Korkmaz MERAL Doç. Dr. Mete DEMİRBAŞ Doç. Dr. Mustafa BEYAZIT Doç. Dr. Mümtaz DEMİRKALP Doç. Dr. Nesrin FEYZİOĞLU Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN Doç. Dr. Selma ELYILDIRIM Doç. Dr. Yakup GÖKDAŞ Doç. Dr. Yunus BERKLİ Yrd. Doç. Dr. Cemal SEVİNDİ Yrd. Doç. Dr. Hasan AKDAĞ Yrd. Doç. Dr. Muhammet Lütfü KINDIĞILI (Atatürk Üniversitesi) Yrd. Doç. Dr. Serhat YENER Yrd. Doç. Dr. Yusuf BİLEN Yrd. Doç. Dr. Zerrin KÖŞKLÜ
- MakaleYalnız künye2017Investigaton of the effects of micronized calcite grinding and coating operations on colour parameters
Toraman, Öner Yusuf; Uçurum, Metin; Cayirli, Serkan
Calcite (CaCO3) is used as a mineral filler in many industries such as plastics, paper and coating because of its white colour, low iron, silica content and easy grindability after it is ground in the micron sizes. The most important property requested by users is whiteness degree of calcite products. Colour parameters (L*, a*, b*) of calcite ore may change naturally after milling and coating process. The changes and colour difference (?E) must be calculated from raw material and product. In this study; colour measurements and colour difference (?E) calculations are given for calcite ore in Nigde region.
AtıfTR Dizin1
İncele















