Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2022
    Halkla ilişkiler algısı ve pozitif ağızdan ağıza iletişim arasındaki ilişkide marka imajının aracılık rolü

    Koroglu, Ali; Kömür, Gökhan

    İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle olumlu marka imajı oluşturarak tüketicilerin tercih, davranış ve tutumlarını etkileyebilirler. Bu nedenle ağızdan ağıza iletişim (WOM) günümüzde işletmeler tarafından sıklıkla kullanılan bir stratejidir. Ancak literatürde WOM’u etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin halkla ilişkiler algısı ile pozitif WOM arasındaki ilişki ve bu ilişkide marka imajının aracılık rolünü incelemektir. Bu amaçla Türkiye’deki iki farklı üniversitedeki öğrencilerden anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=582). Analizler sonucunda halkla ilişkiler algısı ile marka imajı ve pozitif WOM arasında pozitif bir ilişki olduğu ve marka imajı ile pozitif WOM arasında da pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda marka imajının halkla ilişkiler algısı ve pozitif WOM arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının pazarlama uygulayıcıları tarafından sektörde kullanılması pratikte de önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle daha az maliyetli tanıtım çalışmaları yaparak daha fazla tanınırlık veya bağlılık oluşturabilir. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleri aracılığıyla müşterilerle duygusal bağ kurarak müşterilerin gözünde markalarının imajını daha olumlu hale getirebilir. Bu nedenle işletmelerin olumlu marka imajı oluşturmak ve tüketicilerin marka hakkında olumlu bilgi paylaşımını sağlamak için halkla ilişkiler çalışmalarına önem vermesi gerekmektedi

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The effect of nursing care satisfaction on pain and anxiety levels of patients undergoing orthopedic surgery in the early postoperative period

    Bulbuloglu, Semra; Sarıtaş, Serdar; Güneş, Hüseyin; Kapikiran, Gurkan

    In our study, we aimed to examine the effect of nursing care satisfaction on the pain and anxiety levels of patients who underwent orthopedic surgery. This descriptive study was conducted with the participation of patients who underwent surgery in the orthopedic clinic of a training and research hospital, and they were in the early postoperative period. Patient information form, Newcastle Satisfaction with Nursing Scale and State-Trait Anxiety Inventory were used in data collection. In this study, we found that 41.2% of the orthopedic patients were between the ages of 36 and 50, and 60.4% of them were women. Both nursing care satisfaction and anxiety levels were found to be higher in women than men (p<0.05). The highest satisfaction rate was found among patients aged 18-35 years old, and the highest anxiety level was found in patients over the age of 66. In our study, we found that higher anxiety levels increased pain intensity, and a high level of nursing care satisfaction could be seen in various pain and anxiety levels. Our study showed that nursing care satisfaction was affected by pain and anxiety in patients who underwent orthopedic surgery. In addition, it showed that pain and anxiety trigger each other. Clinicians should be aware of the negative effects of pain and anxiety on postoperative recovery. Strategies to increase nursing care satisfaction should be developed.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Generalization of Some Integral Inequalities for Arithmetic Harmonically Convex Functions

    Kadakal, Huriye

    In this study, by using an integral identity, Hölder integral inequality and modulus properties we obtain some new general inequalities of the Hermite-Hadamard and Bullen type for functions whose derivatives in absolute value at certain power are arithmetically harmonically (AH) convex. In the last part of the article, applications including arithmetic mean, geometric mean, harmonic mean, logarithmic mean and p-logarithmic mean, which are some special means of real numbers, are given by using arithmetic harmonically convex functions.

    AtıfOpenAlex14
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Tek ve çift katmanlı yapay damar konfigürasyonlarının Holzapfel-Gasser-Ogden hiperelastik modeli ile mekanik uyumluluk analizi

    Yilmaz, Galip; Uslu, Emin

    Yaygınlaşan kalp-damar hastalıkları, yapay damarların önemini artırmıştır. Üretim şartları gereği farklı tasarımlar içeren bu damarların, doğal bir mekanik davranış göstermesi gerekmektedir. Üretim öncesi ihtiyaç duyulan analizlerin yapılması için karmaşık ve hiperelastik bir özellik gösteren damar mekaniğini modelleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Bunlar arasından yaygın kullanımı olan Holzapfel-Gasser-Ogden (HGO) hiperelastik modeli bu çalışmada kullanılmıştır. Bu çalışma kapsamında bir simülasyon ortamı HGO modeliyle hazırlanmış ve literatürdeki verilerle doğruluğu teyit edilmiştir. İlk numune iki katmanlı tipik bir yapıda oluşturulmuştur. Sonraki numunelerde üretimde karşılaşılan farklı yöntemlere dayanan katman konfigürasyonları denenmiştir. İkinci numune için dış katmanın normalden çok ince bir yapıda tasarlandığı durum incelenmiştir. Az bir uyumsuzluk olmasına rağmen kalınlığı azalan dış katmanın damarın mekanik özellikleri üzerinde güçlü bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. Üçüncü tip numunede ise dış katmanın geometrik ve malzeme özellikleri bakımından iç katman olarak tasarlandığı bir durum denenmiştir. Mekanik özelliklerinin karmaşık ve uyumsuz olduğu gözlemlenmiştir. Son numune olarak, tek katmanlı bir yapı tasarlanmıştır. Bir miktar uyumsuzluk gösterse de bu numune sadelik açısından avantajlı bulunmuştur. Ayrıca ikinci ve üçüncü numunelerin malzeme parametreleri değişimiyle uyum analizi yapılmıştır. Üçüncü numunenin aksine ikinci numune için dış katman içindeki liflerin malzeme özelliklerinin ayarlanmasıyla kolayca referans numunesinin özelliklerinin yakalanabileceği gösterilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de Döviz Kuru Beklentileri Rasyonel mi?

    Yıldız, Ümit; Günsoy, Bülent

    Uluslararası ticari faaliyetlere olanak sağlayan döviz kurları ekonomileri birçok kanaldan etkileme gücüne sahip önemli bir makroekonomik değişkendir. Bu özelliği ile döviz kurları pek çok ülkede iktisat politikalarının temel odak noktaları arasında yer almaktadır. Döviz kurlarına yönelik politikalar geliştirilirken en az döviz kurunun izlediği süreç kadar kura yönelik beklentiler de politika yürütücüleri tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu ne - denle beklentilerin rasyonalitesi hem doğru politikaların geliştirilebilmesi hem de etkin yürütülebilmesi için son derece önemlidir. Bu çalışmada Türkiye için döviz kuru beklentilerinin rasyonel beklentiler hipotezinin öne sürdüğü gibi rasyonel olup olmadığı incelenmektedir. Bu kapsamda çalışmada dolar kuruna yönelik kısa ve uzun dönem beklentilerin yansızlığının ve etkinliğinin incelenerek beklentilerin rasyonel olup olmadığının orta- ya konulması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışma bulgularına göre yansızlık hipotezi her durumda reddedilirken, etkinlik hipotezi genel olarak kabul edilmektedir. Bu sonuçlar temel olarak mevcut bilginin etkin şekilde kullanılıyor olmasına rağmen ekonomik birimlerin yansız tahminlerde bulunamadığı daha net bir ifa- deyle beklentilerin rasyonel olmadığı sonucunu ima etmektedir. Türkiye’nin nispeten kırılgan bir yapıya sahip olması ile ekonomik ve politik şokların döviz kuru üzerindeki öngörülemeyen etkilerinin ulaşılan bu sonuçlar üzerinde etkili olduğu söylenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    The Effect of Social Value Perception on Travel Motivation

    Apak, Ömer Ceyhun; Oflaz, Musa

    It is well known that Turkish citizens living abroad usually spend their holidays in the places where they were born and raised or where their families used to live. If we examine the trips these people make to Turkey and the time they spend in their home countries, we can speak of a travel movement that cannot be ignored. In this context, an online questionnaire was applied to 456 individuals in order to determine the effect of social value perceptions of Turkish citizens living in Vienna on their travel motivations. It was found that there were significant differences between the Turkish culture dimension and descriptive information in terms of occupation, education level, age, number of visits to Turkey, number of children and length of stay. The results of the path analysis showed that the perception of social value has a significant and positive effect on Turkish culture and family inheritance.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kültürel Diplomaside Yeni İçerik Pazarlama Aygıtı: Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR)

    Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Türkiye’nin kültürel diplomasi aygıtlarının bazı popüler kültür içerikleri etrafında tartışılması, araştırmacıların ve iletişim profesyonellerinin eğilimlerini belirler. Bir ideolojik mücadele alanı ve itibar rekabeti olarak şekillenen kültürel diplomasi ilişkileri, akışkan kültürlerin yöndeştiği bir çağda ulusların marka değeri olarak sahnelendikleri bir temsil tarihinin de katalizör güçleri halini alır. Kültürün pazarlanabilirlik fikri her ne kadar kültür endüstrileri kavramsalı ile eleştirel teorinin üretim hareketlerini cezbetse de kültürel diplomasinin oluşturduğu pazarın kendine özgü endüstriyel bir değer arz ettiği görülür. Bu çalışma, Türkiye’nin bazı aygıtlara indirgenen ve kısır döngüye girmesi muhtemel olan kültürel diplomasi faaliyetleri için alternatif trendleri tartışmayı ve bu trendlerin kontrollü imaj aksiyonları için bütünleşik bir pazarlama aksamına entegre edilmesi için gereken ilk ilgiyi inşa etmeyi amaçlar. Çünkü kültür endüstrilerinin tüm hamleleri, bir bütünleşik pazarlama stratejisinin parçası olarak trans-medya anlatım sinerjisini gerektirir. Bu kapsamda bir kültürel diplomasi aygıtı olarak tartışılan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR), dinleyen/izleyen kişide karıncalanma hissine bağlı bir rahatlamaya neden olan yeni bir tür tahrik edici/tetikleyici anlatım tarzı olması dolayısıyla önemlidir. Bu çalışmada, ASMR’nin kültürel diplomasi boyutundaki iletişim gücüne ilişkin bir teorik okuma yapılarak ulus markalama için yeni imkanlar tartışılacaktır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Examining the Folk Medicine Elements Mentioned in Kemâleddîn Demîrî’s “Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ” in Terms of Traditional Treatment Methods

    Ünalan, Ozlem; Ünalan, Ibrahım

    Purpose: The famous Arabic writer Kemâleddîn Demîrî prepared a zoology book called "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" in Hijri 773 (1372). While giving information about animals, the author also gave information about which diseases the products related to the animal in question will be used in the treatment. This paper aims to reveal the animals mentioned in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" and used in the treatment of various diseases and the names of diseases among the Arabs in the 14th century. In the study, it will be mentioned how these animals or various animal products will be used in diseases. In addition, folk medicine practices mentioned in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" will be examined in terms of realistic methods, magical methods, and mixed, both realistic and magical, methods. Method: This study was prepared between 03.12.2021 and 15.04.2022, and in the study, the Beirut edition of Hayâtu'l-Hayevâni'l-Kübrâ and its Turkish translation made by Rahmi Serin in 2018 were used. After determining the animal names used in treatments, it was determined in which kind of diseases these animals were used and in what way. In the study, the names of the diseases were listed alphabetically and the treatment of these diseases with animal products was stated. In this regard, the diseases mentioned in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ" and their treatment with animal products were examined in line with the healing methods used in folk medicine. Findings: Fifty-seven disease names were identified in "Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ". Some of these diseases are intended to treat poisonings caused by snake, scorpion and bee stings. Apart from these, tooth, head, spleen and eye pain and various diseases are included. In the treatment of diseases, mostly realistic treatment methods have been applied and mostly, animal products were used. Conclusion: From past to present, human beings have desired to resolve all their spiritual and physical disorders by using animal products. They have used spell methods besides realistic methods in the treatment of diseases. “Hayâtu’l-Hayevâni’l-Kübrâ” gave place to a variety of prayers and spells besides treatments with animal products in order to treat diseases.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ4
    Tofisopam’ın opioiderjik sistem aracılıklı antinosiseptif etkinliği

    Özkay, Ümide Demir; Üçel, Umut İrfan; Yücel, Nazlı Turan; Can, Özgür Devrim; Yazıcı, Cevşen

    Amaç: Bu çalışmada Tofisopam’ın antinosiseptif etkinlik potansiyelinin araştırılması ve bu etkiye opioiderjik sistemin olası katılımının aydınlatılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tofisopam’ın (25 ve 50 mg/kg) antinosiseptif etkinlik potansiyeli sıcak plaka ve asetik asit ile indüklenen kıvranma testleri ile araştırılmış; farelerin motor koordinasyonları üzerindeki olası etkileri ise Rota-rod testi ile değerlendirilmiştir. Sonuç ve Tartışma: Tofisopam 50 mg/kg dozda, farelerin sıcak plaka testlerindeki reaksiyon sürelerini anlamlı ölçüde uzatmış; kıvranma testlerinde ise kıvranma davranışlarının sayılarını azaltmıştır. Bu bulgular Tofisopam’ın santral ve periferik mekanizmalar aracılıklı antinosiseptif aktiviteye sahip olduğuna işaret etmiştir. Tofisopam, uygulandığı dozlarda, farelerin motor aktivitelerinde anlamlı bir değişikliğe neden olmamıştır. Antinosiseptif etkiye opioid reseptörlerin olası katılımını araştırmak amacı ile yapılan nalokson ön- uygulamaları Tofisopam’ın antinosiseptif aktivitesini ortadan kaldırmıştır. Etkiye aracılık eden opioid reseptör alt-tiplerinin aydınlatılması amacıyla naloksonazin (μ-opioid reseptör blokörü), naltrindol (δ-opioid reseptör blokörü) ve nor-binaltorfimin (ҡ-opioid reseptör blokörü) ile mekanistik çalışmalar yapılmıştır. Her üç ajan da Tofisopam’ın antinosiseptif etkisini antagonize etmiştir. Elde edilen bu bulgular Tofisopam’ın 50 mg/kg dozdaki antinosiseptif etkinliğine μ-, δ- ve ҡ-oipiod reseptörlerin aracılık ettiğini ortaya koymuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye ile balkan ülkeleri arasında işgücü akışkanlığı ve sosyal güvenlik sözleşmeleri

    Bulut, Mehmet

    Uluslararası göçün en önemli sonuçlarından birisi ülkeler arası işgücü akışkanlığıdır. Uluslararası göçün niteliği ve göç edilen ülkenin iktisadi, sosyal ve kültürel yapısı, yer değiştiren işgücünün etkisini olumlu veya olumsuz yönde belirleyebilmektedir. Söz konusu işgücü akışkanlığı nedeniyle ortaya çıkması muhtemel sorunların ulusal mevzuat ile çözümlenmesi tam olarak mümkün olmayabilmektedir. Bu noktada uluslararası sözleşmeler etkin bir role sahiptir. İşgücü hareketliliği sonucunda uluslararası düzeyde çözüm bulunması ve hak kayıplarının önlenmesi gereken hususlardan birisi de sosyal güvenliktir. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında tarihi ve coğrafi açıdan önemli bir bağ bulunmaktadır. Dolayısıyla bu ülkeler arasındaki işgücü akışkanlığının boyutunun ortaya konulması ve imzalanmış ikili sözleşmelerin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Mevcut durumda Türkiye, Balkan ülkelerinden Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya ve Macaristan ile ikili sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamıştır. Makalemizde, ilk defa bir akademik çalışmada, Türkiye’nin Balkan ülkeleri ile olan işgücü akışkanlığı temelindeki ilişkileri ve sosyal güvence işbirlikleri değerlendirilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    COMPARISON OF POLLEN MORPHOLOGIES EXAMINATION OF SOME Rhododendron SPECIES - PLANT SOURCE OF MAD HONEY

    Mayda, Nazli; Özkök, Aslı; Ecem Bayram, Nesrin

    Honey is one of the important natural products used for apitherapeutic purposes as well as food consumption. The authenticity of the products to be used for apitherapy is very important. Botanical origin is one of the most critical factors affecting the characterization of bee products, especially honey. Therefore, melissopalynological analysis is essential in honey samples. In this study, the pollen morphologies of four different Rhododendron taxa, the origin of the monofloral "Mad honey" used for apitherapeutic purposes in Turkey, were examined. Five different measurement parameters have been used to investigate the pollen morphology of the plants. As a result, it can be said that pollen morphology has an important place in confirming the botanical origin of “Mad honey”.

  • MakaleYalnız künye2022
    Şançi ııı (e 152) yazıtı’nın ilk iki satırıyla ilgili okuma ve anlamlandırma önerisi

    Akpinar, Ahmet

    Yenisey Yazıtları’nda alp ve er sözcükleriyle yan yana geldiğinde “kahramanlık, yiğitlik, mertlik, şecaat” gibi sözcüklerle tanımlanan erdem sözcüğü er erdem, erdem üçün, er erdem üçün, alpın erdemin üçün gibi söz gruplarıyla birleştiğinde bir ideali ifade etmektedir. Bu ideal yazıtlarda çeşitli durumlarda gerçekleşmekte olup devletin iç ve dıştaki haberleşme faaliyetlerinde görev almayı ifade eden “elçilik” mesleği ile de ilişkilidir. Sözgelimi, Yenisey Yazıtları, Türk kabileleri ve devletleri arasında elçilik ve haberleşmenin hangi şekillerde yapıldığına dair pek çok kavramı içermektedir. Bu kavramlardan biri de Eski Türkçedeki yumuş sözcüğüdür. İlk defa Şançi III Yazıtı’nda “haber, haberleşme; elçilik” anlamında tanıklanan bu sözcüğün eski Uygurcada tapıg/tapıgçı sözcüğünün kavram alanı içerisinde kullanılarak bir anlam genişlemesi sonucu eski Uygurcadan itibaren “iş, hizmet, görev; hizmetçi, görevli” anlamında yaygınlaştığı, ancak kök anlamını da koruduğu tarihî metinlerden takip edilebilmektedir. Bu çalışmada, Şançi III (E152) Yazıtı’nın ilk satırında geçen yumuş sözcüğünün anlamı hem cümle bağlamındaki diğer sözcükler yardımıyla (erdem, yor(ı)t-) hem de tarihî Türk lehçelerinden tanıklarla değerlendirilecek, ayrıca önceki okuma ve anlamlandırma tekliflerindeki farklılıklar da göz önünde bulundurularak yazıtın ilk iki satırı anlamlandırılacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de Etik Liderlik ve Etik Kodlar Üzerine Yapılan Lisansüstü Tezlerin Analizi: Sistematik İncelemeye Yönelik Nitel Çalışma

    Battal, Fetullah; Seyrek, Emre

    Bu araştırma Türkiye’de 2006-2022 yılları arasında yazılan etik liderlik ve etik kodlar konulu lisansüstü tezlerin genel bir örüntüsünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Türkiye Yükseköğretim Kurumu Ulusal Tez Merkezi’nde (YÖKTEZ) 1 Ocak 2022 – 15 Şubat 2022 tarihleri arasında etik liderlik ve etik kodlar anahtar kelimeleriyle yapılan arama sonucunda 151’i etik liderlik ve 11’i etik kodlar olmak üzere toplam 162 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Araştırmanın evren ve örneklemini oluşturan 162 lisansüstü tez, tür ve sayıları, yayınladığı yıllar, hazırlandığı üniversiteler, alanları, yayın dilleri, danışman unvanları, amaç, kapsam ve yöntem parametreleri çerçevesinde sistematik derlemeye dayalı analiz edilmiştir. YÖK TEZ ’den elde edilen verilere betimsel analiz ve içerik analizi uygulanarak araştırma soruları kapsamında yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda en fazla lisansüstü tezin 2019 yılında yazıldığı tespit edilmiştir. Lisansüstü tezlere en çok Dr. Öğr. Üyesi unvanlı akademisyenlerin danışmanlık yaptığı fark edilmiştir. Lisansüstü tezleri yayınlandığı dil bakımında ele alındığında en çok Türkçe olarak yayınlandığı anlaşılmıştır. Lisansüstü tezler amaç kapsam ve yöntem bakımından ele alındığında ağırlıklı olarak eğitim öğretim ve işletme alanında yer alan örgütsel davranış konuları ile ilişkilendirildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sistematik derleme ve değerlendirme üzerinden yapılması açısından önem arz etmenin yanı sıra ulusal literatüre katkı sunması açısından çalışmanın değerini artırmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Akademik iyimserlik ve psikolojik iyi oluş ilişkisinde sosyal aylaklığın rolü

    Battal, Fetullah; Seyrek, Emre

    Bu çalışmanın amacı akademik iyimserlik, psikolojik iyi oluş ve sosyal aylaklık düzeylerinin arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmanın verileri Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde halen görev yapmakta olan 226 akademik personelden çevrim içi anket yöntemiyle elde edilmiştir. Çalışmada akademik iyimserlik, psikolojik iyi oluş ve sosyal aylaklık kavramları açıklanarak birbirleri ile olan ilişkileri ele alınmıştır. Elde edilen veriler orijinal SPSS 22.0 ve AMOS 25.0 paket programları yardımı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademik iyimserlik ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Akademik iyimserlik ile sosyal aylaklık arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki, psikolojik iyi oluş ile sosyal aylaklık arasında da yine negatif ve anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bulguların yanı sıra akademik iyimserlik ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide sosyal aylaklığın kısmı aracılık rolü bulunduğu sonucuna varılmıştır. Başka bir ifadeyle akademisyenlerin iyimserlik düzeyleri ile psikolojik iyi oluş hali arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu gibi aynı zamanda sosyal aylaklık üzerinden dolaylı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yani akademik iyimserlik düzeyi ve psikolojik iyi oluş hali güçlendikçe sosyal aylaklık davranışı azalmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Üstbilişsel IMPROVE tekniğinin oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütme becerisinin geliştirilmesi üzerine etkisi

    Öztürk, Mesut; Albayrak, Mustafa; Şahinkaya, Tuğba

    Üstbilişe dayalı öğretime yönelik yürütülen araştırmalar, öğrencilerin matematik dersi için tasarlanan üstbilişe dayalı öğrenme ortamlarında kendilerini rahat hissettiklerini ve mutlu olduklarını ortaya koymuştur. Öğrencilerin mutlu olduğu ve kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda daha başarılı oldukları bilinen bir gerçektir. Bu nedenle üstbilişe dayalı öğretimin matematik derslerinde hem başarıyı hem de mantıksal akıl yürütmeyi geliştirmede kullanılması tavsiye edilmektedir. Nitekim üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısına etkisini inceleyen araştırmalarda üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısını arttırdığını ortaya koymuştur. Bu araştırma 7. sınıf öğrencilerine oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütmenin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını deney grubunda 29, kontrol grubunda 29 toplamda 58 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmanın verileri oran orantı başarı testi ve orantısal akıl yürütme becerisi testi kullanılarak toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Kovaryans analizinde grupların ön test puanları kontrol altına alınarak son test puanları karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda üstbilişsel IMPROVE tekniğinin öğrencilerin oran orantı başarısını arttırdığı ve orantısal akıl yürütme becerisini geliştirdiği belirlenmiştir. Ancak IMPROVE tekniğinin oran orantı konusundaki başarı ve orantısal akıl yürütme becerisinin gelişimi bakımından kontrol grubuna göre anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Sınıf öğretmenliği lisans programının (2018) aday öğretmenlerin öz-yeterlik inançları bağlamında değerlendirilmesi

    Boyraz, Celal; Sarikaya, İsmail

    Bu araştırmanın amacı, aday sınıf öğretmenlerinin sınıf öğretmenliği müfredatına yönelik görüşleri ve öz-yeterlik inançları üzerinden 2018 Sınıf Öğretmenliği lisans programını değerlendirmektir. Araştırmada karma yöntem araştırması temel desenlerinden çeşitleme deseni benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, bir devlet üniversitesinde sınıf öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan ve 2021-2022 öğretim yılında mezun olan 65 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklemenin benimsendiği araştırmada 2018 Sınıf Öğretmenliği müfredatında yer alan tüm dersleri almış olmak ölçüt olarak alınmıştır. Veri toplama amacıyla ilk olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen ve iki bölümden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve Sarikaya ve Sökmen (2021) tarafından sınıf öğretmeni ve öğretmen adayları için geliştirilen öz-yeterlik inançları ölçeği kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistikten faydalanılırken, nitel verilerin analizinde içerik analiz adımları takip edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcılar, alan eğitimi dersleri ve meslek bilgisi derslerini katkısı yüksek dersler olarak nitelendirmişlerdir. Ayrıca öğretmenlik öz-yeterlik inançları ile alan eğitimi ve meslek bilgisi ders gruplarının katkı düzeyi dereceleri arasında orta düzeyli; alan eğitimi ve meslek bilgisi seçmeli ders gruplarının katkı düzeyi dereceleri arasında ise düşük düzeyli, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya konulmuştur. Ancak adayların öğretmenlik öz-yeterlik inançları ile genel kültür zorunlu ve seçmeli ders gruplarının katkı düzeyi dereceleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Yapılan görüşmelerde katılımcıların derslerin sağladığı katkının öğretim elemanı, derslerin içeriği ve atanma kaygısı gibi değişkenlerden etkilendiği söylenmiş ve uygulamaya yönelik derslere daha fazla yer verilmesi gerekliliği öne çıkmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    PPARGC1A Gen Polimorfizmi (rs8192678) ile Elit Sporcuların Yarışma Performansları Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi

    Bayraktar, Işık; Zorba, Erdal; Ulucan, Korkut; Bulğay, Celal; Ergun, Mehmet Ali; Kazan, Hasan; Akman, Onur

    PPARGC1A (rs8192678) gen polimorfizmi ve atletik performans arasıdaki ilişkiler konusunda sınırlı sayıda araştırma mevcuttur. Bu nedenle, bu çalışmada PPARGC1A genindeki rs8192678 polimorfizminin Türk elit atletizm sporcularının yarışma performansları ile olası ilişkisin araştırılması amaçlamaktadır. Çalışmaya 18-35 yaşları arasında toplam 60 elit sporcu (31 sprint/güç ve 29 dayanıklılık) ve 20 kontrol/sedanter gönüllü olarak katıldı. Atletlerin kişisel en iyi (PB)/yarışma performans düzeylerini belirlemek için Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) puan ölçeği kullanıldı. Tüm ekzom dizilimi (WES), katılımcıların kanından izole edilen genomik DNA tarafından gerçekleştirildi. rs8192678 polimorfizmi ile PB arasındaki ilişki, cinsiyet ve spor deneyimi ayarlaması ile tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) ile incelendi. Bulgulara göre grup içi ve gruplar arasında, G/G, G/A ve A/A genotip dağılımları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak, PPARGC1A rs8192678 polimorfizmi ile sporcuların performansı arasında anlamlı hiçbir ilişki tespit edilmemiştir. Ancak, yapılan araştırma hakkında daha net bilgi verebilmek için daha fazla katılımcı ile yapılması önerilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dart Sporunun Dikkat Düzeyine Etkisinin İncelenmesi

    Turkmen, Mutlu; Yönal, Mehmet

    Dart sporunun dikkat düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada deneysel araştırma modeli kullanılarak, ön test-son test, kontrol ve deney grubu oluşturulmuştur. 2018/2019 Eğitim Öğretim yılı II. dönem başında, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan Özel Aziziye Ortaokulunda öğrenim gören yaşları 9-31 arasında değişkenlik gösteren ve sedanter olan rastgelen seçilmiş 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan 60 öğrenci yansız atama yöntemi ile deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol grubuna ön test olarak bourdon dikkat testi uygulanmıştır. 9-13 yaş deney grubunda bulunan katılımcılara sınıflarına asılan iki dart tahtası ile, Salı ve Perşembe günleri haftada iki gün olarak 8 haftalık dart sporu eğitimi verilmiştir. Aynı okulda öğrenim gören kontrol grubu öğrencilerine herhangi bir dart eğitimi verilmemiş ve normal okul eğitimlerine devam edilmiştir. Sekiz haftanın sonuna gelindiğinde hem kontrol hem de deney grubunda yer alan öğrencilere son test olarak Bourdon dikkat testi tekrar uygulanmıştır. Dart sporunun dikkat düzeyine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi ve sadece çalışma grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test karşılaştırmalarının incelenmesi amacıyla, paired samples t-testi kullanılmıştır. Sonuç olarak; deney grubunda bulunan katılımcıların, ön test ve son test skor ortalamaları arasında oransal anlamda farklılığın olduğu, deney grubunun son test süre ortalamaları yaş değişkenine göre incelendiğinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, 9-13 yaş gruplarında, dart sporu uygulamalarının dikkat düzeyleri üzerinde pozitif yönde bir etkisinin bulunduğu ile ilgili öneriler sunulmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    An Analysis of Osman Çeviksoy's Stories in Terms of Ten Root Values in the Turkish Curriculum

    Kaya, Musa; Arıcı, Şemsinur

    This study was carried out with a qualitative research approach and was conducted to examine Osman Çeviksoy's stories in terms of ten (10) root values in the 2019 Turkish Curriculum. In the study, the data were analyzed by document analysis method and content analysis technique, evaluated in terms of frequency and interpreted. According to the research, the most used root value in Osman Çeviksoy's stories is love (f=147), and benevolence (f=131), respect (f=102), responsibility (f=94) and self-control (f=46) values, respectively. were the most common values in the work. These were followed by the values of patience (f=39), friendship (f=38), honesty (f=33), patriotism (f=20) and justice (f=17). The most used root value in the work is love, the least common values are justice and patriotism. Based on the studies carried out in the field and the findings obtained, it was concluded that Osman Çeviksoy's stories are among the important sources that can be used in the values education process, since the stories of Osman Çeviksoy have a rich quality in terms of values, and it has been stated that these works can be read by students at the secondary school level.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Afet Bilinci Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması

    Yetişensoy, Okan

    Bireylerin ve toplumun karşı karşıya olduğu potansiyel afet risklerini en aza indirgemeye yönelik bilişsel, duyuşsal, psikomotor bilgi ve becerilere ilişkin farkındalık düzeyleri olarak tanımlanabilecek afet bilinci, erken yaşlardan itibaren kazandırılması gereken temel özelliklerden birisidir. Nitekim afet bilinci toplumların afetlere karşı direnç geliştirmesinde önemli bir bileşen rolü görmekte, afetlerin potansiyel risklerini azaltmaya katkı sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin afet bilinci düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesidir. Araştırma 1293 kişilik bir çalışma grubuyla yürütülmüş ve gerçekleştirilen açımlayıcı faktör analizi sonucunda 9.771 özdeğere sahip, toplam varyansın %54.284’ünü açıklayan, 18 maddelik tek boyutlu bir yapıya ulaşılmıştır. Bu yapı gerçekleştirilen doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmış, ölçüt bağıntılı geçerlik çalışması sonucunda da ölçeğin geçerliğini destekleyici sonuçlar alınmıştır. Ölçeğin cronbach alfa katsayısının ise .949 ile oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular ölçeğin ortaokul öğrencilerinin afet bilinç düzeylerini belirleme noktasında geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiş ve ilgili sonuçlar mevcut alanyazını çerçevesinde tartışılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex11TR Dizin7
    TR Dizinİncele