Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Trachystemon orientalis (L.) G. Don bitkisinin antioksidan aktivite, toplam fenolik madde içeriği ve a-glukozidaz enzimi inhibisyon potansiyelinin araştırılması

    Cebeci, Fatma; Erten, Tayyibe

    Amaç: Bu çalışmanın amacı Trachystemon orientalis (L.) G.Don bitkisini yaprak, sap ve rizom olarak 3 kısma ayırıp, bu kısımların protein içeriğini, antioksidan aktivitesini, toplam fenolik madde içeriğini ve α- glukozidaz inhibisyon oranını belirlemektir. Materyal ve Yöntem: Bitkinin proksimet analizleri Association of Official Analytical Chemists’in (AOAC) metotlarına göre yapılmıştır. Antioksidan aktivite, toplam fenolik madde analizleri ve α- glukosidaz inhibisyonunun belirlenmesinde ise spektrofotometrik yöntemler kullanılmıştır. Örnekler arasındaki farklılıkların değerlendirilmesinde tek yönlü ANOVA ve Tukey testi uygulanmıştır (p<0,05). Tartışma ve Sonuç: Bitkinin yaprak, sap ve rizom kısımlarının içerdiği kül ve kuru madde oranları istatistiksel olarak anlamlı farklılık içermektedir. Buna karşın protein oranı en çok yaprak kısmından elde edilirken (%15,67), sap ve rizom kısımlarında önemli bir fark görülmemiştir. DPPH ve ABTS yöntemleriyle antioksidan aktivitesi ölçüldüğünde; en yüksek antioksidan aktivite rizom kısmında, ardından sırasıyla yaprak ve sap kısımlarında görülmüştür (p<0,05). Yaprak, sap, rizom kısımlarının toplam fenolik madde içeriği, antioksidan aktivite sonuçlarıyla paralellik göstermektedir. Toplam fenolik madde içeriği rizom>yaprak>sap şeklinde, sırasıyla 2,78 ± 0,04; 1,11 ± 0,06 ve 0,81 ± 0,07 mg GAE/ g taze ağırlık olarak bulunmuştur. Yaprak (%52,06 ± 2,87) ve rizom (%54,34 ± 1,10) ekstraktlarının α-glukozidaz inhibisyon değerleri standart α-glukozidaz inhibitörü olan akarboza (%43,05 ±1,27) göre daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak bu çalışma, Trachystemon orientalis (L.) G. Don bitkisinin protein içeriği açısından önemli olduğunu; antioksidan ve antidiyabetik özellikleriyle insan sağlığını destekleyebileceğini ortaya koymuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination of cytotoxic, anti-acetylcholinesterase and antioxidant activity of some medicinal Artemisia spp.

    Gıdık, Betül; Kara, Yakup; Akar, Zeynep; Demir, Elif Ayazoglu; Can, Zehra

    The study aims to investigate the antioxidant activities, phenolic compounds, acetylcholinesterase enzyme inhibition and cytotoxic effects of two different Artemisia spp. (Artemisia dracunculus L. and Artemisia dracunculoides Pursh) cultivated in Türkiye organically, for the first time. The total phenolic and total flavonoid contents of the plants were determined spectrophotometrically while antioxidant activity DPPH•, CUPRAC, and FRAP was determined using the colorimetric method. And also, acetylcholinesterase in vitro enzyme inhibition activity and anti-cancer activity against human melanoma (VMM917, CRL-3232), lung carcinoma (A549, CCL-185), and normal human fibroblast (hGF, PCS-201-018) cells were studied. Total phenolic (225-324 μg GAE/mL extract) and total flavonoid contents (0.066-0.085 μg QE/mL extract), antioxidant activity Color Scavenging Concentration 50% (DPPH• (CSC50: 1.371-1.655 mg/mL), CUPRAC (0.246-0.344 μM CTEAC) and FRAP (462.133-726.661 μM CTEAC)). A. dracunculus and A. dracunculoides extracts inhibited 40.09 ± 0.65%, and 39.48 ± 3.68% of acetylcholinesterase activity. It was determined that demonstrated the selective effect of A. dracunculus and A. dracunculoides on the cytotoxicity of A549 and hGF cells. According to our results, both tarragon plant species, it may be said that it is not only consumed as food but also used for therapeutic purposes will be beneficial for health.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geleneksel yollarla üretilmiş turşu örneklerinden laktik asit bakterilerinin izolasyonu, moleküler yöntemler kullanılarak tanımlanması ve bazı fonksiyonel özelliklerinin belirlenmesi

    Dertli, Enes; Ispırlı, Hümeyra

    Bu çalışmada ülkemizin farklı illerinden toplanmış 17 adet geleneksel turşu örneğinden Laktik Asit Bakterileri (LAB) izole edilip tanımlanmış ve izolatların fonksiyonel nitelikleri karakterize edilmiştir. Genotipik ayrıştırma sonucunda 9 farklı türe ait 21 suş tespit edilmiştir. Takiben bu 21 suşun potansiyel probiyotik değerlendirmeleri safra tuzlarına direnç ve düşük pH’da gelişim açısından test edilmiş ve Lactiplantibacillus plantarum ve Levilactobacillus brevis suşlarının yüksek canlılık gösterdiği tespit edilmiştir. İzolatlarının antibiyotik dirençlerinin ise oldukça düşük seviyede olduğu gözlenmiştir. Önemli olarak antifungal aktivite açısından suş spesifik etki gözlenirken, antibakteriyel aktivite noktasında oldukça güçlü aktivite sergilemişlerdir. Son olarak turşu izolatlarının GABA üretim potansiyelleri açığa çıkarılmış ve Levilactobacillus brevis VB13 suşunun 0.628±0.11 mg/mL GABA üretebildiği gösterilmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar turşuda bulunan LAB çeşitliliğini ve bu suşların fonksiyonel etki potansiyelini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Alyssum filiforme Bitkisinin Antimikrobiyal, Antibiyofilm, Antioksidan Aktivitesinin ve Fenolik Profilinin Belirlenmesi

    Kara, Yakup; Bülbül, Ali Savaş; Orçan, İlayda

    Öz − Bakteriler antibiyotiklere ve türevlerine karşı günden güne direnç kazanmaktadır ve bu küresel bir sorun haline gelmektedir. Bitkilerde bulunan sekonder metabolitlerin (fenolik bileşikler, flavonoidler, alkoloidler gibi) antioksidan ve antimikrobiyal gibi çeşitli aktiviteleri sebebiyle bu küresel sorunun önüne geçilebileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır. Bitkisel kaynaklardan antioksidan, antimikrobiyal ve anti-biyofilm gibi etki gösteren bileşenlerin belirlenmesi ile antibiyotik ve türevlerine karşı oluşan direnç aşılabilir. B vitamini ve magnezyum açısından zengin olan Brassicacea ailesinin bir üyesi de Alyssum filiforme türüdür. Alyssum filiforme bu kapsamda değerlendirilebilecek potansiyele sahip bir endemik türdür. Bu çalışmada; endemik olarak yetişen türün antimikrobiyal, anti-biyofilm, antioksidan ve RP-HPLC-PDA ile fenolik profili belirlendi. Elde edilen ekstre antimikrobiyal aktivite için Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyonu (MBC) yöntemleri uygulandı, antioksidan aktiviteyi belirlemek için ise 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikalini temizleme aktivitesi ve demir indirgeme antioksidan güç (FRAP) metodları kullanıldı. Biyofilm oluşumunu önlemedeki etkinliği gözlemleyebilmek için kristal viyole bağlama yöntemi kullanıldı. Tüm bakterilerde olumlu sonuçlar elde edildi. FRAP ve DPPH sonuçları sırasıyla 13.070 μmol FeSO4.7H2O/g ve SC50 5.190 mg/ml olarak belirlendi. Elde edilen fenolik analiz sonucunda bitkinin kafeik asit ve krisin yönünden zengin olduğu bulundu. Elde edilen sonuçlar ışığında Alyssum filiforme türünün sağlık açısından değerli bir tür olduğu düşünülmektedir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ3
    Oksiresveratrolün L929 fibroblast hücrelerindeki oksidatif stres hasarı üzerine olumlu etkileri

    Bayir, Yasin; Ates, Fatih

    Amaç: L929 fibroblast hücrelerinde H2O2 etkisiyle oluşturulan hücre hasarının bertaraf edilmesinde oksiresveratrolün rejeneratif etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Oksiresveratrolün total antioksidan seviyesi (TAS), total oksidan seviyesi (TOS), oksidatif stres indeksi (OSİ), toplam fenolik madde seviyeleri farklı derişimlerde ölçülmüştür. Oksiresveratrol fibroblast hücrelerinde IC50 değeri MTT yöntemiyle belirlenmesinin ardından 12.5 - 400 µM konsantrasyonlarında H2O2 ile meydana getirilen oksidatif stres hasarındaki rejeneratif etkisi in-vitro ortamdaki hücre proliferasyonunun ölçümü xCELLigence cihazıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca hücre hasarındaki yara iyileşme düzeylerini belirlemek amacıyla 3.125 - 25 µM derişimlerinde scratch analizi yapılmıştır. Sonuç ve Tartışma: Oksiresveratrolün 0.5 mg/ml’de TAS değeri 3 ± 0.3 ve TOS değeri 0.77 ± 0.52; (OSİ) değeri 0.02 ± 0.09 olarak bulunmuştur. Oksiresveratrolün 0.625 mg/ml’den 10 mg/ml’ye farklı dozlarındaki total fenolik madde (TFM) derişimleri düşük konsantrasyondan yüksek konsantrasyona daha yüksek TFM’ye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Oksiresveratrolün L929 fibroblast hücreleri IC50 değeri 214.2 μM; H2O2’e maruz bırakılan L929 fibroblast hücrelerindeki hücre hattında oksiresveratrol IC50 değeri 109.7 μM olduğu belirlenmiştir. Oksiresveratrolün 12.5 μM konsantrasyonunun xCELLigence cihazıyla ölçülmesinde en fazla hücre proliferasyonu gözlenmiştir. Scratch analizinde H2O2 ile hasarlanmış hücrelerdeki 12.5 μM oksiresveratrol konsantrasyonunda 24. Saat için %62, 48. Saat için %88’lik bir hücre proliferasyonuyla diğer dozlardan daha fazla iyileşme gözlenmiştir. 12.5 μM konsantrasyonu hem proliferasyon, hem de scratch analizinde en etkili konsantrasyon olduğu belirlenmiştir. Oksiresveratrol; düşük konsantrasyonlarda gösterdiği antioksidan kapasiteyle H2O2 aracılığıyla meydana getirilen hücresel hasarda, L929 fibroblast hücrelerini oksidatif stresten korur, fibroblast canlılığına ve migrasyona bir güç çarpanı etkisi oluşturur. Bu sonuçlar oksiresveratrolün; serbest oksijen radikallerinin oluşturduğu akut ya da kronik hastalıkların engellenmesinde hücre düzeyinde etkili olabileceğini göstermiştir. Hücre düzeyinde gerçekleştirilecek daha kapsamlı çalışmalar, in-vivo çalışmalarla oksidatif stres kaynaklı hastalıkların tedavisinde oksiresveratrolün potansiyel bir molekül olabileceği düşünülebilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Antibacterial, antifungal, antibiofilm, antioxidant, and anticancer properties of methanol extracts of some acantholimon boiss (plumbaginaceae) species

    Bülbül, Ali Savaş; Sen, Fatih; Bostancı, Maşide Temiz; Uygun, Cihangir; Bekmezci, Muhammed; Bayat, Ramazan

    Therapeutic properties of plants have been used since the existence of mankind. To benefit from this feature, the discovery of the active components of plants has gained momentum today. One of these plant species is Acantholimon Boiss. This plant extract has antifungal, antimicrobial, and anticancer properties. In this article, antimicrobial, antifungal and antioxidant capacities and antibiofilm properties of Acantholimon Boiss plant extract on 15 bacterial and 2 fungal species were evaluated. Antimicrobial properties were evaluated by Agar Well Diffusion method. It was observed that the plants formed a zone diameter of 12-18 cm. Minimum Inhibition Concentration (MIC) and Minimum Bactericidal Concentration (MBC) tests were used to determine the minimum active property. Biofilms of almost all bacteria were reduced by 10-50% by Acantholimon species at doses of 8 mg/ml-16 mg/ml. For MCF-7 cells, the IC50 values for A. acerosum subsp. brachystachyum (Boiss. ), A. acenum var. balansae, A. armenum var. balansae and A. kotschyi were 0.143 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml, 0.63 mg/ml and 0.107 mg/ml, respectively. The same doses did not show a cytotoxic effect on HUVEC cell lines. With this article, it has given important results in terms of having a wide range of bacterial studies and examining its activities in fungi and cell lines. These findings suggest that extracts of Acantholimon Boiss species may be a potential source of natural medicines and antibacterial, antifungal, antibiofilm, antioxidant, and anticancer activities may support their therapeutic use.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Proje2023
    Derin Ötektik Çözücüler Kullanılarak Arı Ekmeğinden Biyoaktif Bileşenlerin Ultrasonik Destekli Ekstraksiyonunun Optimizasyonu

    Kantar, Naciye Kutlu; Bayram, Sinan; Çelik, Saffet; Ecem Bayram, Nesrin; Gerçek, Yusuf Can; Baştürk, Fatma Nur; Yildirim, Nazlican

    Arı ekmeği arıların protein kaynağı olarak kullandıkları temel besin maddelerinden birisi olup kovan içeresinde arı poleninin fermantasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu ürün fonksiyonel özllikleri sebebiyle son birkaç yıldır arı ürünleri arasında bilinilirliği ve tüketimi artan ürünler arasında yerini almıştır. Bununla birlikte, derin ötektik çözücüler (deep eutectic solvent-DES), değişken viskoziteleri, uygulamaya özel ayarlanabilirlikleri, alev almazlıkları, düşük buhar basınçları ve kimyasal kararlılıkları nedeniyle geleneksel çözücülerin yerini alacak umut verici yeşil alternatifler olarak son yıllarda büyük ilgi görmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, arı ekmeği örneği farklı hidrojen bağ alıcısı (HBA):hidrojen bağ donörü (HBD) kombinasyonlarına sahip olan 10 farklı DES?de ekstrakte edilmiş ve en yüksek toplam protein içeriğine sahip DES kombinasyonunun kolin klorid (ChCl)-üre olduğu belirlenmiştir. Daha sonra ChCl-üre ile hazırlanan ekstraktlarda maksimum biyoakif madde ekstraksiyonu için ultrasonik ekstraksiyon koşulları optmize edilmiştir. Yanıt yüzey yöntemi ile yapılan optimizasyon sonucunda optimum koşullar; ultrasonik güç için %31.3, ekstraksiyon süresi için 25 dk ve sıcaklık için 35 °C olarak bulunmuştur. Modelin arzu edilebilirlik değeri ise (d) 0.83 olduğu görülmüştür. Elde edilen ekstraktlarda toplam fenolik madde, toplam protein içerik, bireysel fenolik madde, bireysel amino asit içerik ve bireysel vitamin içerik analzilerinin yanı sıra antioksidan ve antimikrobiyal aktivite testleri gerçekleştirlmiştir. Elde edilen sonuçlara göre toplam protein, toplam bireysel amino asit ve toplam bireysel fenolik içerik, ChCl-üre ile elde edilen ekstraktlarda geleneksel çözücü (etanol) ile hazırlanan ekstrakta kıyasla daha yüksek oranda tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen tüm bu bulgular arı ekmeğinden ekstrakte edilmek istenen hedef bileşiklerin yapısal özelliklerine bağlı olarak ChCl-üre kombinasyonunun etanole alternatif olabileceğini göstermiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Physicochemical Properties of Honey Produced at Different Altitudes

    Turan, Metin; Erdoğan, Yaşar

    The types and densities of honeyed plants vary depending on the altitude. This causes the amount\rand Physicochemical structure of honey produced in apiaries of different altitudes to change. In this\rstudy, honey harvest from the honeybee colonies placed at different altitudes in the same\rgeographical region was carried out in the first week of September. Standard laboratory methods\rwere used to determine some physicochemical properties of the honey samples. Some of the\rminimum and maximum average values obtained as a result of the analysis of honey samples;\rmoisture 14.70% and 18.60%, free acidity 20.50 meq/kg and 25.30 meq/kg, pH 3.20 and 4.30, EC\r0.22 and 0.44 mS/cm, fructose 32% to 45%, glucose 0.10% to 0.18%, sucrose from 0.66% 1.80%,\rmaltose ranged from 0.66% to 1.80%. Also, HMF ranged from 1.80 mg/kg to 3.50 mg/kg, proline\r530.00 mg/kg and 710.00 mg/kg, Density from 1.44 g/cm3 to 1.49 g/cm3, Invertase 20.30 U/kg-\r28.50 U/kg, Diastase activity 13.23-19.07 and Total phenolic content ranged from 76.00-94.00 g.\rIt has been determined that the physicochemical structures of honey produced at different heights\rare statistically different from each other. This study aims to determine the effect of altitude\rdifference on the quantity and physicochemical structure of honey

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Farklı substratlar, Pleurotus ostreatus'un antioksidan özelliklerini ve antimikrobiyal aktivitesini etkiler mi?

    Karaoğlu, Şengül Alpay; Peksen, Aysun; Can, Zehra; Bozdeveci, Arif; Avcı, Sibel

    Öz: Bu çalışmanın amacı, yetiştirme ortamının Pleurotus ostreatus (Jacq. ex Fr.) P. Kumm.'un antioksidan özellikleri ve antimikrobiyal aktiviteleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışmada beş adet talaş (%80) ve atık (%20 Çay Atığı veya Buğday Kepeği) ile farklı oranlarda (%80 Talaş + %20 TW, %80 Talaş + 20% GW) yetiştirme substratları hazırlanmıştır. Toplam 19 farklı ortamda yetiştirilen P. ostreatus'tan elde edilen metanol ekstraktların, mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri agar kuyu difüzyon tekniği ile test edildi. Toplam fenolik içerik, Folin-Ciocalteau prosedürü kullanılarak ölçülmüştür. Antioksidan kapasitesi, DPPH'nin ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) ve serbest radikal süpürücü aktivitesi kullanılarak belirlendi.. 80QS+20TW substratından elde edilen mantarların metanol ekstraktının bu çalışmada incelenen tüm mikrooganizmalara karşı en etkili ekstrakt olduğu belirlendi. Farklı substratlar üzerinde yetiştirilen mantar ekstraktlarının antioksidan içerikleri arasında önemli farklılıklar (P

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Physico-chemical Properties, Mineral Matter, Organic Acid, Amino Acid, and\rPlant Hormones Content of Goji Berry (Lycium barbarum L.) Grown in Turkey

    Erdogan, Ummugulsum; Talay, Rabia; Turan, Metin

    With high nutritional value, goji berry is an important fruit for human nutrition and health. Goji\rberry cultivation is done widely in many countries, farming has become widespread in recent years\rin Turkey. In study grown goji berry (Lycium barbarum L.) in Turkey are determined the physical\rand chemical characteristics of fruit (pH, titration acidity, dry matter content, ash content, water\ractivity (aw) value, protein content, HMF content, total phenolic content, total sugar content,\rreducing sugar content, sucrose content, colour values, mineral contents, organic acid contents,\ramino acid contents and some plant hormone content). Goji berry fruits have pH value 5.18, titration\racidity value 2.16%, dry matter content 89.40%, ash content 4.30%, water activity (aw) value 0.35,\rprotein content 13.18%, HMF content 9.38 mg/kg, total phenolic content 9.05 mg GAE/g, total\rsugar content 59.26%, decreasing sugar content 57.35%, sucrose content 1.90%, L* value 40.33, a*\rvalue 22.97, b* value 33.00, C* value 40.21, H° value 55.15. In addition, the mineral content, organic\racid content, amino acid content and some plant hormones of goji berry fruits were determined by\ranalysis

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    EXTRACTION OF PHENOLIC COMPOUNDS FROM HAWTHORN FRUIT (Creategus monogyna) USING MICROWAVE AND ULTRASOUND ASSISTED METHODS

    Kantar, Naciye Kutlu; Yılmaz, Merve Sılanur; Erdem, Gizem Melissa; Şakıyan, Özge; Isci, Asli

    In this study, phenolic compounds were extracted from hawthorn fruit using microwave (MAE) and ultrasound assisted extraction (UAE) methods. The MAE was applied at different solids ratios, different extraction times and different microwave powers. UAE was applied at different solids ratios and sonication times. The maceration method was used as the control group. Total phenolic content (TPC) and color values of the extracts were examined. The highest values of TPC were determined as 9.31, 5.34, and 3.00 mg GAE/g dry matter in MAE, UAE, and maceration methods, respectively. Based on these results, it was found that the TPC value of the MAE method was 1.7 and 3.1-fold more than those of UAE and maceration, respectively. In addition, it was observed that L* values of MAE samples were lowest among others. It was concluded that the MAE is the most suitable method for the extraction of phenolic compounds from hawthorn fruit.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Determination of Antioxidant Capacity, Total Phenolic Content and Phenolic Acid Profiles of Some Wild Fruit

    Dertli, Enes; Çakır, Özlem; Tüysüz, Büşra

    In this study, it was aimed to determine the phenolic substance profiles and antioxidant activities of wild fruit species such as, wild pear, hawthorn, cornelian cherry, firethorn which grow naturally in Turkey. For this purpose, the samples dried in the drying oven has been used in extraction. Total phenolic content was determined by FCR method, antioxidant capacity was determined by DPPH, CUPRAC, ABTS and β-carotene bleaching methods. The phenolic profiles of the fruits were illuminated by HPLC. Total phenolic content of the fruits was determined as 493 (wild pear), 847 (hawtorn), 823 (cornelian cherry), 2555 (firethorn) mg GAE/100 g. The results of antioxidant capacity of the wild pear, hawtorn, cornelian cherry and firethorn were determined as 12.275, 22.754, 47.705, 83.134 %TAC in DPPH method, 0.258, 0.619, 0.684, 2.871 mmol TE/g in CUPRAC, 73.78, 49.33, 51.56, 79.34 % TEAC in ABTS and 93.63%, 96.67%, 88.70%, 97.18% in β-carotene bleaching method, in respect. The fruits mainly contain chlorogenic acid, caffeic acid, vanillic acid and synapic acid.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex8TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2021
    A potential antiviral and food-derived healthy ingredient: Resveratrol

    Türkoğlu, Zehra; Arslaner, Ayla

    Polyphenols are the secondary metabolites of plants and has an important role in human nutritionas the leading antioxidants. According to the carbon number-based classification of polyphenols,resveratrol is a natural polyphenol in the stilbene group with antioxidant and anticarcinogenic effects. Its beneficial effects on cardiovascular diseases have also been reported. It was first identified in 1940 and has recently gained importance especially in medicine and pharmacy. Researchershave carried out various studies on resveratrol and its time-honored use in traditional eastern medicine has been reported. Resveratrol is a food ingredient that has the potential to be used in thetreatment of various diseases, but also has antiviral effects. The study focuses on resveratrol’sphysical and chemical properties, effects on health, antiviral effects and use in foods as a functionalcomponent.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Arum italicum Miller Bitkisinin Yenilebilir ve Yenmeyen Yumru Parçalarının LC–MS/MS ve RP–HPLC–UV Analizi ve Antioksidan Aktiviteleri

    Can, Zehra; Akar, Zeynep; Demir, Çağlar; Alkan, Ozan; Akar, Bülent

    Bu çalışmada, Arum italicum bitkisine ait yumrunun yenilebilir ve yenmeyen kısımlarından elde edilen metanolik ve sulu ekstraktların, fenolik içerikleri ve antioksidan aktiviteleri belirlenmiştir. Ek olarak, bitkinin bu kısımlarının antioksidan potansiyeli, fenolik kompoziyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bitkinin antioksidan aktivitesini belirlemek için Toplam Fenolik Madde Miktarı, FRAP, CUPRAC ve radikal süpürme aktiviteyi belirleyen DPPH antioksidan aktivite testleri yapılmıştır. Bitki yumrusunun her iki kısmındaki fenolik profiller hazırlanan metanolik ekstraktlarında RP– HPLC–UV ve LC–MS/ MS cihazları kullanılarak belirlenmiştir. En yüksek toplam fenolik içerik, FRAP, CUPRAC ve % DPPH değerleri, yumrunun yenmeyen kısmının metanolik ekstraktında sırasıyla 164 µg GAE/mL, 878 TEAC(µM), 0.064 TEAC(µM) ve 19.41 olarak ölçülmüştür LC/MS-MS ölçümlerinde her iki yumru kısmının metanolik ekstraktlarında ferulik asit, ana fenolik bileşik olarak belirlendi. Bununla birlikte RP–HPLC–UV ölçümlerinde ise, bitki yumrusunun yenilebilir ve yenilmeyen kısımlarında sırasıyla luteolin ve rutin fenolikleri ana bileşikler olarak ölçülmüştür.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Yabani Kara Kuşburnu (R. pimpinellifolia L.) Meyvesinin Mineral İçerik ve Biyoaktif Bileşenler Açısından Değerlendirilmesi

    Çakır, Özlem; Ergen, Berivan

    Bu çalışmada Bayburt ilinde doğal olarak yetişen yabani R. pimpinellifolia L. meyvesinin genel özellikleri araştırılmıştır. Bu meyveninantioksidan özellikleri dört farklı yöntem (DPPH, ABTS, CUPRAC ve β-karoten ağartma) kullanılarak hem su hem de metanolekstrelerinde belirlenmiştir. Toplam fenolik madde içeriği ve fenolik profili sırası ile FCR (Folin-Ciocalteu ayıracı) metodu ve HPLCyardımıyla analiz edilmiştir. Bunlara ilaveten mineral madde içeriği ve bazı fizikokimyasal özellikleri ele alınmıştır. Su ekstresindemeyve antioksidan seviyeleri CUPRAC yönteminde 0.56 mmol TR/g-örnek, β-karoten ağartma yönteminde %97.02, ABTS metodunda%88.65 ve DPPH metodunda ise %86.69 olarak tespit edilmiştir. Metanol ekstresinde ise CUPRAC yönteminde 0.99 mmol TR/g-örnek,β-karoten yönteminde %95.21, ABTS metodunda %93.43 ve DPPH metodunda ise %85.21 olarak tespit edilmiştir. Toplam fenolikbileşen seviyesi ise sulu ekstresinde 929.27 mg GAE/100g olarak belirlenmiş olup bu değer metanol ekstresinde elde edilendenyüksektir. Meyvenin içerdiği fenolik bileşenler arasında en baskın olanların sırası ile klorojenik asit, vanilik asit ve gallik asit olduğubelirlenmiştir. Meyvede bulunan minerallerin arasında en yoğun olanlar sırası ile K (12.1688 mg/ml), P (1.3429 mg/ml) ve Mg (1.1926mg/ml) olurken en az bulunan mineralin ise Cr (0.00001 mg/ml) olduğu açığa çıkartılmıştır. Sonuç olarak kara kuşburnu meyvesinin(R. pimpinellifolia) sahip olduğu bu özelliklerden dolayı çok iyi bir doğal besin olarak değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    L929 Hücre Hattında Lipopolisakkaritle İndüklenen Sitotoksisite Modeli Üzerine Ferulago pauciradiata Boiss. & Heldr. Bitkisinin Kökünden İzole Edilen Prantşimgin Bileşiğinin Etkisinin İncelenmesi

    Karabulut, Sevgi; Karakaya, Songül; Kutlu, Zerrin; Postallı, Fatma Gül Delimustafaoğlu

    L929 hücre hattında oluşturulan lipopolisakkarit (LPS) kaynaklı sitotoksisite modelinde Ferulago pauciradiata (Apiaceae) bitkisinin kök kısmından izole edilen prantşimgin (Prn) bileşiğinin etkisinin incelenmesi. L929 hücre hatları, 37°C'de %5 CO2'li inkübatörde standart hücre kültürü prosedürleri kullanılarak son konsantrasyonu 2 µL olacak şekilde Prn saf maddesi ve 1 saat sonra son konsantrasyonu 1 µL olacak şekilde LPS uygulandı. LPS uygulamasının ardından, gerekli olan 24, 48 ve 72 saat inkübasyon süreleri sonunda sitotoksik etkilerin belirlenmesi amacıyla kolorimetrik bir metot olan MTT protokolü uygulandı. IC50 değerleri, Prn için 0.28 µg/mL ve LPS için ise 1 µg/mL olarak hesaplandı. L929 hücre hatlarına LPS uygulanmasının zamana bağlı olarak hücresel indekste anlamlı derecede azalmaya neden olmuştur. Ayrıca Prn+LPS gruplarında ise sadece LPS uygulanan grubuna göre azalmış hücre indeksini, anlamlı derecede artırdığı hatta kontrole yaklaştırdığı tespit edilmiştir.L929 hücre hattına uygulana LPS ile oluşturulan sitotoksisite ve hücre hasarını Pnr uygulaması sonucunda düzeldiği tespit edildi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Asimetrik Schiff Bazı Ni(II) Komplekslerinin Antimutajenik Aktivitesinin Değerlendirilmesi

    Nartop, Dilek; Özkan, Elvan Hasanoğlu; Kizil, Hamit Emre; Agar, Guleray; Sarı, Nurşen

    Bu çalışmada, asimetrik Ni(II) kompleksleri (NiL1, NiL2, NiL3, NiL4) potansiyel antimutajen özelliklerini incelemek için son zamanlarda grubumuzdan biri tarafından rapor edilen yeni iki aşamalı bir yöntem ile hazırlandı. Lenfositlerdeki sodyum azid kaynaklı antimutagenik etki, kardeş kromatid değişimi (SCE) ve mikronükleus (MN) yöntemleriyle belirlendi. Sentezlenen bileşiklerin antimutagenik özelliklere sahip olduğu ve pozitif kontrol olarak kullanılan sodyum azid (NaN3) 'ün neden olduğu mutajeniteyi azalttıkları belirlenmiştir.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Antioxidant, Antimicrobial and Anti-Quorum Sensing Activities of Usnea filipendula and Viscum album

    Can, Zehra; Yıldız, Sibel; Gürgen, Ayşenur; Kılıç, Ceyhun; Tabbouche, Sana; Kilic, Ali Osman

    Many plants contain a variety of bioactive components. Therefore, it is important to know the bioactive properties of plantmaterials in order to be a reference for later researchers. In this study, it was investigated the antioxidant, antimicrobial and anti-quorum sensingactivities of Usnea filipendula and Viscum album’s methanol extracts. To determine the antioxidant properties of the extracts; total phenolic,flavonoid and condensed tannin contents and ferric reducing antioxidant power analyses were performed. The antibacterial potential of plantextracts was tested by agar well diffusion method against Staphylococcus aureus, Escherichia coli, Enterococcus faecalis, Pseudomonasaeruginosa, Salmonella typhimurium, Klebsiella pneumoniae, Proteus mirabilis, Listeria monocytogenes, Candida parapsilosis and Candidaalbicans microorganisms. Anti-quorum sensing activity was investigated on Chromobacterium violaceum bacteria. The highest total phenolicand ferric reducing antioxidant power was determined in U. filipendula extract. This extract inhibited the growth of S. aureus, K. pneumonia andL. monocytogenes microorganisms. The highest flavonoid and condensed tannin was observed in V. album extract. This extract was also able toprevent the growth of K. pneumonia and L. monocytogenes. None of the extracts showed anti-quorum sensing activity.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Purıfıcatıon of protease enzyme from çiğdem (crocus bıflorus) tubers and ınvestıgatıon of usabılıty of the purıfıed protease enzyme ın coagulatıon of caseın

    Çelik, Safinur Yıldırım

    It is known that in some diseases (SARS, mad cow, pig and bird flu) that have passed from animals to humans have increased in recent years. In consumers, the use of animal proteases in the production of food products leads to concerns about the spread of these diseases. For these reasons, it has been an increase in demand for the product obtained from plant sources. The fact that only a small proportion of commercially available enzymes are herbaceous, have encouraged researchers to search for new herbal protease sources that can be used commercially. In this study, for the first time protease enzyme was purified from the tubers of a Crocus biflorus and characterized. The protease enzyme was purified 86 fold by ammonium sulfate precipitation and ion exchange chromatography. Optimum pH and temperature was found as 5.5 and 50 °C. The values of Vmax and KM were calculated as 47 mg/mL.min and 0.9 g/L, respectively. The molecular weight of the enzyme was calculated to be 35 kDa by using SDS-PAGE. It was determined that the purified enzyme can be used in the process of casein coagulation, the first step of cheese making

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Some Physical and Chemical Properties, Antioxidant Activities and Phenolic Profiles of Different Marmalades Traditionally Produced in Artvin, Turkey

    Topdas, Elif Feyza; Şengül, Memnune; Serencam, Hüseyın; Dogan, Hanife

    In this study, some physiochemical properties (color, pH, total and soluble solid, titratable acidity, glucose, fructose and total sugar content, water activity, hydroxymethyl furfural (5-HMF) as well as antioxidant activity and phenolic composition of traditionally produced rosehip (Rosa canina L.), cornelian cherry (Cornus mas L.), blackthorn (Pyrus elaeagrifolia) and Ahlat pear (Pyrus elaeagrifolia) marmalades were determined. In research, the following data were determined that all marmalade samples' total and water soluble dry matter contents were over 55%; water activity and total sugar contents were over 0.79 and 47 g/100g and HMF contents were found between 10.95 and 1094.11 mg/kg. All samples contained gallic acid, catechin, epicatechin, vanillin, chlorogenic acid, caffeic acid, coumaric acid, p-coumaric acid, hesperidin, routine, ellagic acid and quercetin in different ratios. Phenolic substance values of marmalade samples were between 64.67-205.75 µg GAE/g. The highest DPPH radical scavenging activity belonged to the cornelian cherry marmalade (%3.72±0.09). Because of the high phenolic composition and antioxidant activities of rosehip, blackthorn, cornelian cherry and Ahlat pear marmalades besides their significant health benefits may be used for developing functional foods. High HMF contents in blackthorn and Ahlat pear marmalades could be due to long processing time and boiling process at high temperature during conventional production, and consumers should be aware of this problem.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex24TR Dizin18
    TR Dizinİncele