Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çevrim içi oyunların sözlü iletişime etkisi: Ortaöğretim örneği

    Mert Kızıltaş

    İnsanların bilişsel, psikomotor, zihinsel becerilerini geliştiren eğlenme ögesini içerisinde barındıran uğraşa oyun denmektedir. Teknolojiyle birlikte dijital platformlarda yer almaya başlayan oyunlar internet vasıtasıyla çevrim içi bir hâle bürünmüş, adına çevrim içi oyun denilen yeni bir tür oluşturmuştur. Çalışmada çevrim içi oyunların iletişim becerisine etkisinin ortaöğretim öğrencileri örnekleminde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini; Samsun'un merkezi ilçelerinde bulunan altı farklı lise türünden (fen, sosyal bilimler, anadolu, meslek, güzel sanatlar, imam hatip) 430 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma karma yöntem üzerine yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilişkisel tarama için hazırlanan verileri SPSS 23.0 ile analiz edilmiş olup ve bağımsız örneklemlerden olan tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel analizle ilgili verileriyle ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, toplanan veriler tablolaştırılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre çevrim içi oyunların bireylerin sözlü iletişim becerisine yönelik etkileri olduğu saptanmıştır. Bu etkiler; dinleme, konuşma, okuma, iletişim becerilerinin kullanımına ve bu becerilerin desteklenmesine yönelik olmuştur.Bunun yanı sıra elde edilen bulgularda çevrim içi oyunların Türkçenin sözlü olarak kullanımına dair istenmeyen, amaç dışı bir etkisi tespit edilmiştir: Türkçe sözcüklerle İngilizce sözcüklerin bir arada karma bir dil şeklinde kullanılması. Sonuç olarak çevrim içi oyunlara yönelik akademik çalışmaların arttırılması gerektiğine, çevrim içi oyunların iletişim boyutunun öğrenci-öğretmen-veli iş birliği içerisinde kontrollü bir şekilde gerçekleşmesi gerekliliğine, çevrim içi oyunların kazandırdığı iletişim becerilerinin formel ortamlara da getirilmesi ve bu ortamlarda uygulanmasının fayda getireceğine dair tavsiyelerde bulunulmuştur.

  • MakaleYalnız künye2022
    Halkla ilişkiler algısı ve pozitif ağızdan ağıza iletişim arasındaki ilişkide marka imajının aracılık rolü

    Koroglu, Ali; Kömür, Gökhan

    İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle olumlu marka imajı oluşturarak tüketicilerin tercih, davranış ve tutumlarını etkileyebilirler. Bu nedenle ağızdan ağıza iletişim (WOM) günümüzde işletmeler tarafından sıklıkla kullanılan bir stratejidir. Ancak literatürde WOM’u etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin halkla ilişkiler algısı ile pozitif WOM arasındaki ilişki ve bu ilişkide marka imajının aracılık rolünü incelemektir. Bu amaçla Türkiye’deki iki farklı üniversitedeki öğrencilerden anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=582). Analizler sonucunda halkla ilişkiler algısı ile marka imajı ve pozitif WOM arasında pozitif bir ilişki olduğu ve marka imajı ile pozitif WOM arasında da pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda marka imajının halkla ilişkiler algısı ve pozitif WOM arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının pazarlama uygulayıcıları tarafından sektörde kullanılması pratikte de önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleriyle daha az maliyetli tanıtım çalışmaları yaparak daha fazla tanınırlık veya bağlılık oluşturabilir. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetleri aracılığıyla müşterilerle duygusal bağ kurarak müşterilerin gözünde markalarının imajını daha olumlu hale getirebilir. Bu nedenle işletmelerin olumlu marka imajı oluşturmak ve tüketicilerin marka hakkında olumlu bilgi paylaşımını sağlamak için halkla ilişkiler çalışmalarına önem vermesi gerekmektedi

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Demografya, iletişimde kader midir? ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencilerin sözlü iletişim becerilerinin demografik değerlendirmesi

    Pabuçcu, Hakan; Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Bu araştırma, iletişim araştırmalarında güçlü bir determinist paradigma olan demografi etkisinin çağdaş dünyada geçerliğini yitirmeye başladığı varsayımını, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri özelinde test etmektedir. Özellikle sağlıkla ilgili mesleklerde iletişim becerilerinin yoğun olarak kullanılması bu alandaki meslek sahiplerinin iletişim becerilerinin yüksek olmasını gerektirmektedir. Birçok beceri için temel oluşturan iletişim becerileri bireyler tarafından öğrencilik yıllarında daha aktif bir şekilde geliştirilebilmektedir. Öğrencilerin bu yıllarda almış oldukları dersler ile beraber, olaylar karşısında yaşayarak, duyarak ve görerek edinmiş oldukları tecrübeler, iletişimlerini etkili kılabilecek yeteneklerin kazanılmasına imkân sağlamaktadır. Günümüzde icra edilen mesleklerin birçoğu insan ilişkilerinin yoğun olduğu ve iletişime açık ortamlarda gerçekleşmektedir. İletişim teknolojilerindeki yükselişle birlikte sözel iletişim becerilerinin dijital sistemlerle yöndeşmesi, coğrafi ve demografik bağlayıcılığın da sorgulanması gerektiğini açığa vurur. Uzunca bir dönem ‘kader’ olarak tanımlanan coğrafyanın misyonunu modern zamanda üstlenen “demografya”, hâlâ etkin bir kavrayış odağı olarak iletişim bilim araştırmalarının merkezinde yer alırken artık psikografi ağırlıklı bir anlayışa geçilmesi gerektiği tezi, bu araştırmanın temel dayanağıdır. Yükseköğretimde bir ihtiyaç olan iletişim becerileri tasarımı için gerekli olan altyapı araştırmalarında psikografi temelli düşüncenin daha doğru bir düşünce olacağını tanıtlamak için test gerçekleştirilen anket çalışmasında, demografik bağımsız değişkenler temelinde 7 hipotez sınanmış ve demografyanın genel olarak anlamlı farklılığa neden olmadığı saptanmıştır. Bu sonuç, tarama modelli saha çalışmalarında psikografik tasarıma daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine dair bir ön tespittir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dijital Hikâye Anlatısı Olarak Instagram Kimliği: ‘Biyografi’ Yazma Kültürü Üzerine İnceleme

    Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan; Laleh, Nafiseh; Sönmez, Gurur

    Bu çalışma, Türkiye’de bir grup Instagram kullanıcısının Biyografi kullanım pratikleri üzerinden dijital kimlik üretimine dair bir okuma içermektedir. Kimliklerin yazıldığı ve dijital bir hikâye anlatısı olarak sistemdeki diğer kullanıcılarla paylaşıldığı bir alanı ifade eden Instagram Biyografisi, kişinin kendisi hakkında anlattıklarına genel bir çerçeve çizmekte ve bir prolog olma özellikleri taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Instagram Biyografisi’ndeki (Bio) dijital kimlik anlatılarının sistemli bir panoramasını çıkarmak ve kültüre dönüşen bu pratiği bir grup kullanıcı özelinde anlamaktır. Bir ön araştırma olarak tasarlanan ve evreni dar tutulan çalışmada, tabaka örnekleme yöntemi ile seçilen 300 kullanıcının profillerindeki veriler kodlama cetveli ile yapılandırılmış ve İçerik Analizi metoduyla çözümlenmiştir. Çalışma bulguları, kullanıcıların geleneksel kimlik anlatıları yerine yeni bir biçemi tercih ettiklerini, emoji kullanımının kimlik anlatısında önemli bir detay olduğunu ve Biyografi kültürünün lokal ve evrensel dil kodlarını içeren karma bir kültür biçimini yarattığını ortaya koymaktadır.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Click or avoid the advertising: a research on consumers’ online in-video advertising watching behaviors

    Yildiz, Tugba; Devecı, Fatma Gorgün

    This study aims to determine online in-video advertising watching motivations and the effect of these motivations on attitude towards the online in-video advertising and perceived ad intrusiveness. Also, the effect of these two variables on ad-click and ad-avoidance are examined. In this study, an online survey method was used. The research sample consisted of 391 consumers, who are aged 18 and older, in Turkey. Structural equation modeling was preferred as the data analysis method. According to the research findings, while the entertainment dimension has a positive effect on the attitude towards the online in-video advertising and ad-click, it has a negative effect on perceived ad intrusiveness. Information dimension has a positive effect on the attitude towards the online in-video advertising and ad-click. Perceived ad intrusiveness has a negative effect on the attitude towards the online in-video advertising. It has a positive effect on cognitive and behavioral ad-avoidance. But has no effect on ad-click. Attitude towards the online in-video advertising has a positive effect on ad-click but has no effect on cognitive and behavioral ad-avoidance.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Müşteri Etkileşiminin Müşteri Sadakatine Etkisinde Müşteri Vatandaşlık Davranışının Aracı Rolü: E-Ticaret Pazaryerleri Üzerine Bir Araştırma

    Sunaoglu, Serife Kazanci; Özdemir, Neslişah

    Bu araştırmada, müşteri etkileşimi ve müşteri sadakati arasındaki ilişkide müşteri vatandaşlık davranışının aracı rolünün incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, araştırmanın verisi e-ticaret pazaryeri sitelerinden alışveriş yapan 313 müşteriden çevrimiçi anket yöntemi ile toplanmış ve analizlerde SPSS Process makro kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, müşteri etkileşiminin, müşteri vatandaşlık davranışı ve müşteri sadakati üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, müşteri etkileşimi ile müşteri sadakati arasındaki ilişkide müşteri vatandaşlık davranışının tamamlayıcı aracı rolünün bulunduğu tespit edilmiştir. Bu araştırma, müşteri etkileşiminin sonuçlarını incelemesi yönüyle literatüre katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda, müşteri vatandaşlık davranışı ile sadakat arasındaki ilişkiyi ampirik olarak ele alan çalışmalara katkıda bulunmaktadır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Health-Seeking Consumer: Cognitive Dissonance Encountered After Panic Buying

    Yildiz, Tugba; Devecı, Fatma Gorgün

    This study aims to specify whether the “health-seeking” consumers’ information overload and cyberchondria that arise as a result of the information they acquire, cause panic buying and whether these purchases can later cause cognitive dissonance. The study sample, for which an online survey method was preferred, consisted of consumers aged 18 years and older who stated that they made panic purchases due to health concerns. Structural equation modeling and mediation analyses were applied to analyze the data in the study, which included 400 participants. The findings showed that health information seeking has an effective on information overload; both information and communication overload have an effective on cyberchondria; cyberchondria has an effective on panic buying and cognitive dissonance dimensions. Panic buying has an effective on cognitive dissonance dimensions and has a mediating effect between cyberchondria and cognitive dissonance dimensions. People's health concerns are a constant, which will in turn lead to a cycle of seeking information. With this foresight, the research investigates the consumers’ panic buying. However, proposed research model does not end with panic buying. The focus is on the response of the consumer after these purchases, and this is thought to be a contribution to the literature.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Üniversite Öğrencilerinin Kurumsal İmaj Algıları: Bayburt Üniversitesi Örneği

    Kömür, Gökhan

    Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin fikirlerini alarak bir devlet üniversitesinin kurum imajını tespit etmektir. Bu bağlamda Türkiye’nin en genç üniversitelerinden biri olan ve Türkiye’nin en küçük ilinde kurulan Bayburt Üniversitesi’nin öğrencileri araştırmaya konu edinilmiştir. Bu amaç kapsamında imaj oluşumunu etkileyen unsurlar değerlendirilerek kurum imajı yedi farklı grup soru oluşturularak incelenmiştir. Demografik özellikler, bakış açısı, destek, bağlılık, iletişim, tatmin, hizmet gibi algıları ölçen sorularla üniversite öğrencilerinin üniversite ve üniversite yönetimi hakkındaki algıları incelenmiştir. Çalışmanın amaçlarına, araştırma sorularına ve hipotezlerine uygun olarak, tanımlayıcı araştırma yöntemi benimsenmiş ve belirlenen değişkenler ile aralarındaki ilişkilerin birincil veriler kullanılarak ölçümüne karar verilmiştir. Bu araştırmada birincil yöntem olarak Lale Örer’in (2006) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin Kurumsal İmajının Öğrenciler Açısından Ölçülmesi Üzerine Bir Alan Çalışması adlı araştırmasında kullanılan ölçekten faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Üniversitesi’nin kurumsal imajının ‘‘orta düzey’’ de olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin imaj algılarında fakülte ve yüksekokul değişkenine göre anlamlı düzeyde bir farklılık olmadığı, fakat cinsiyet, üniversite hakkında ön bilgi ve öğrencinin okuduğu sınıf değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2020
    Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Alan Uluslararası Öğrencilerin Öğrenme Etkinliğini Geliştirme Amaçlı Sosyal Medya KullanımDoyum Motivasyonları

    Ustabulut, Mete Yusuf; Keskin, Savaş

    Sosyal medyayı uluslararası öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimine destek olan bir öğrenimsel mecra/aracı olarak varsayan bu çalışmada, Türkçe öğrenme durumu bir ihtiyaç, sosyal medyadaki dil öğrenme amaçlı faaliyetler bir kullanım, öğrenmenin ve dili geliştirmenin gerçekleşiyor olması da bir doyum parametresi olarak kodlanmaktadır. Çalışmanın amacı, öğrencilerin sosyal medyayı kullanım performansları ile dil öğrenimleri arasında pedagojik bağıntılar kurmak ve sosyal medyanın öğretici etkinliğini öğrencilerin perspektifinden kullanım-doyum ilişkisi ekseninde ölçümlemektir. Bu amaçla İstanbul Aydın Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi (AYDIN TÖMER) bünyesinde Türkçe öğrenen 116 öğrencinin katmanlı örnekleme tekniği ile seçildiği örneklem grubuyla anket çalışması yapılmıştır. Uyruklarına göre katmanlara ayrılan öğrencilere yöneltilen sorulara alınan yanıtlar, sosyal medyanın Türkçe öğrenim süreçlerinde giderek artan etkinliğini göstermekle birlikte, formel TÖMER öğretiminin merkezde olduğu bir süreç algısının öğrenciler tarafından korunduğuna işaret etmektedir. Öğrencilerin öğrenim amaçlı sosyal medya uğraşılarını kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde değerlendiren çalışmanın sonuçlarına göre, doğrudan ve dolaylı dil öğrenmeye ilişkin çeşitli kullanım tipleri (dijital performanslar) eğitimin sınırlıklarını aşan ve birbirleriyle ilişkili dijital doyumlar üretmektedir. Bulgulara göre; TÖMER’deki formel süreçler ne kadar net ve özelleştirilmiş amaçlar içeriyorsa, sosyal medya bir o kadar dağıtık, enformel ve kitlesel öz-amaçlar içerme potansiyeli taşır. Kurumsal öğretimin biçimsel yapısının öğrencilere verdiği sosyalin görünüşü ile sosyal medyayı ihtiyaçlarına göre bireyselleştiren öğrencilerin öğretim kaynaklı sosyal edimlerinin görünüşü arasındaki fark, dijital teknolojilerle entegrasyon halindeki eğitsel sistemin değerlendirmesi için önemli bir yol gösterici olabilir. Çünkü öğrenciler sosyal medyada, TÖMER’de olduğu gibi yalnızca dil öğrenmek için bulunmaz. Orada birçok bulunma amacı aynı anda gerçekleşebilir ya da amaçlanmayan bir ilişki kendi gelişim olanaklarını hazırlayabilir. Çevrimiçi varlığın eğitsel bir ilişkinin sürdürülmesi için dijital efora dönüştürülmesi, sanal kaynaklardaki kültürel birikimin anlaşılabilmesi için de bir öğretim modeline katkı sunabilir.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Innovation in Politics: E-Meeting in Political Communication

    Dursunoğlu, İsmail

    Political communication is one of the important concepts in the distinction between ruled andmanaged. This concept deals with the relations of the parties in the process of obtaining power.Political communication is an important concept for power. Because the way to go to power is throughsuccessful communication with the voters. Information and messages shared between politicians andthe public from face to face communication, mass media, print media to social media are evaluatedwithin this framework. Political communication is a dynamic process. Because the feedback is inquestion after the message is transferred. Different methods and techniques can be applied to thisprocess. Unlike traditional rallies, in an e-rally held in the presence of a few parties, guests and pressmembers, it is possible to reach the participants by means of the technological infrastructure, internetnetwork, periscope, instagram live broadcast, link etc. tools. In this study, the manner ofimplementation of the e-meeting, the conditions and possibilities of implementation, positive andnegative aspects are discussed. In this respect, it is aimed to discuss a new concept from a theoreticalpoint of view in terms of political communication. It was determined that the e-meeting will be usedmore in the coming years in the study.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Attitudes of Students Taking Digital Literacy Course Through Distance Education Towards E-Learning

    Kaban, Abdullatif; Bilen, Omer

    Today, it is seen that higher education institutions have entered the digital transformation process and want to provide their students with digital literacy experience. In order to contribute to the successful completion of this transformation, there is a need to determine the attitudes of students towards e-learning. Pilot implementations by the Councilof Higher Education are seen as an opportunity to benefit from the experiences gained from digital literacy courses. In this study, it was aimed to determine the attitudes of students taking digital literacy course with distance education towards e-learning and to examine them in terms of independent variables. For this purpose, in this study, the survey model, one of the quantitative research methods, was used. The data of the research were collected by using the e-learning attitude scale applied to students who took the digital literacy course in Bayburt University in the Spring semester of 2018 -2019 academic year. The data obtained were analyzed using the SPSS program and the necessary statistical results were edited. As a result of the analysis, it was concluded that the attitudes of students who took the digital literacy course towards e-learning were at a medium level. It was determined that the gender of the participants, the department they are affiliated with, andthe digital literacy course midterm exam gradeaffect the attitude towards e-learning. In addition to this result, it was observed that the grade level and the overall weighted average did not affect the attitude. In line with the results obtained, it has been suggested that other coursescan be given by distance education for students who will take the digital literacy course.It is thought that the results obtained will contribute to universities and digital literacy course content planners who are experiencing digital transformation.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Öğretim elemanlarının “topluluk karşısında konuşma becerileri” üzerine bir değerlendirme

    Kara, Kürşad

    Çalışmanın amacı, öğretim elemanlarının (Profesör, Doçent, Dr. Öğretim Üyesi) topluluk karşısında konuşma becerilerinin değerlendirilmesidir. Bu amaçla Türkiye’de bir üniversitede bahar ve güz eğitim öğretim süresince öğretim elemanlarının konferans, sempozyum, panel, forum gibi programlarda yaptıkları hazırlıklı konuşmalar değerlendirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Öğretim elemanlarının topluluk karşısında konuşma becerileri dinleyici gözünden derinlemesine değerlendirilmiştir. Değerlendirmeye 10 profesör, 3 doçent, 4 doktor öğretim üyesi katılmıştır. Katılımcıların tamamı Türk olup hepsinin anadilleri Türkçedir. Verilerin toplanmasında yapılandırılmamış gözlem formu kullanılmıştır. Bu süreçte; /ses, ton, vurgu, telaffuz yanlışları/, /konuşmanın şekilsel yönleri ile ilgili yanlışlar/, /konuşma esnasında yapılan teknik hatalar ve konuşmacıya dayalı yanlışlar/ başlıklarından oluşan çerçeve doğrultusunda veriler toplanmıştır. Topluluk karşısında yapılan konuşmada üzerinde durulması gereken önemli bölüm konuşma ile ilgili değerlendirme kısmıdır. Fakat yapılan hazırlıklı konuşmaların sonu daha çok soru cevaba ayrıldığı için konuşmacı özel ortamlarda konuşmasını değerlendirememekte, yaptığı hataları soramamaktadır. Bu nedenle farkında olunmadan yapılan her türlü konuşma kusuru konuşmacı tarafından öğrenilememekte ve bu kusurlar bir sonraki konuşmalara taşınmaktadır. Dinlemeyi çekilmez hâle getiren konuşma kusurlardan habersiz olan konuşmacı, zamanla istenmeyen ya da konuşmasına zorla katlanılan bir hatip durumuna düşebilmektedir. Bu bağlamda bu çalışma, öğretim elemanlarına topluluk karşısında yapmış oldukları konuşmalara dinleyici gözünden bakma imkânı sunmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    We can see who you are! Reflections of Social Visibility of Consumption on Consumer-Brand Identity, WOM Communication, and Brand Loyalty

    Bilgin, Yusuf

    This research examines the effect of social visibility of consumption on consumer-brand identity, word-of-mouth communication and repurchase intention in a social identity. The universe of this study consisted of female consumers who follow the five most popular hijab clothing brands in Turkey (Nihan, Kayra, Tuğba, Aker, and Armine) on social media. Convenience sampling method was used. Research data obtained through online surveys shared on Facebook and Instagram with 748 consumers. The obtained data were analyzed using Structural Equation Modelling (SEM). It was determined that the social appearance of consumption affects consumer brand identity, word-ofmouth communication, and repurchase intention positively in female consumers with conservative social identity. Word-of-mouth communications are more effective than social identity and consumer brand identity on the repurchase intentions of female consumers with conservative social identity. Results show that hijab brands should attach importance to activities aimed at overlapping themselves with the social identities of conservative consumers.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ2
    Siber zorbalık ve mağduriyetin yaygınlığının ve risk faktörlerinin incelenmesi

    Eroğlu, Yüksel; Işık, Adem; Akbaba, Sırrı; Özkorumak, Evrim; Aktepe, Evrim

    Bu araştırmanın amacı siber zorba, siber mağdur, siber zorba/mağdur ve siber zorbalığa hiçbir biçimde karışmamış bireylerin oranını araştırmak ve siber zorbalık ve mağduriyete ilişkin risk faktörlerini belirlemektir. Araştırma Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi polikliniğine başvuran 160 ergenle yürütülmüştür. Veriler Sosyodemografik Bilgi Formu, İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve Siber Mağduriyet ve Zorbalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonuçları siber zorbalığın cinsiyet, internet kafeye gitme sıklığı, ergenin annesinin internet becerisine ilişkin algısı, günlük sosyal paylaşım sitelerine girme süresi, internet bağımlılığı riski, interneti en çok çevrimiçi oyun oynamak amacıyla kullanma ve ailenin aylık geliri ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Öte yandan siber mağduriyetin ise internet kafeye gitme sıklığı, ergenin annesinin internet becerisine ilişkin algısı, interneti en çok çevrimiçi oyun oynamak amacıyla kullanma ve internet bağımlılığı riski ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçları alanyazın ışığında tartışılmıştır.

    AtıfTR Dizin18
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2012
    Demand for information and communication technology: An application

    Kaynak, Selahattin; Karaca, Zeynep

    Information and communication technologies are increasingly permeates daily life. The use of information and communication technologies that significantly affects the economic behavior of all units of economic decision is increasing day by day. For this reason, which information and communication technology tools and how often they are used and the identification of factors which affect their choice and demand for these tools are so important. In this study prepared for achieving these objectives, exploratory factor analysis, ANOVA and t test analysis was performed. The results of analysis show that as the income level, education level and number of employees in the family increases, the demand for information and communication technologies are increasing, too. At the same time, it is concluded that young people, people living in the city center and men demand information and communication technologies more.

  • MakaleYalnız künye2011
    Yöneticilerin iletişim tarzı ve kullandıkları çatışma yönetim stili arasındaki ilişki

    Kahya, Cem; Gövez, Elif; Karcıoğlu, Fatih

    Bu çalışmanın amacı; astların, yöneticilerinin iletişim tarzını algılama şekli ile hem astlar hem de yöneticileri tarafından tercih edilen çatışma yönetim stilini belirlemek ve buna bağlı olarak örgütsel iletişim ile çatışma yönetimi arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla Erzurum İli’nde faaliyet gösteren biri devlet ve diğeri ise özel hastane çalışanlarını kapsayan toplam 100 kişi üzerinde bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada “İletişim Tarzları Ölçeği” ile “Rahim Örgütsel Çatışma Envanteri (ROCI-II)” anket araçları kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler, SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; astların, yöneticilerinin iletişim tarzını algılama şekli “değerlendirici - motive edici iletişim tarzı” olarak belirlenmiştir. Hem yöneticiler, hem de astları tarafından tercih edilen çatışma yönetim stilinin ise “tümleştirme stili” olduğu görülmüştür. Yapılan korelasyon analizi sonucunda ise astların, yöneticilerinin iletişim tarzı algılama şekli ile yöneticilerin tercih ettikleri çatışma yönetim stili arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiye rastlanmamıştır.

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele