Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2020
    Texlinguistics analysis of a murabba by fuzûlî

    İşimtekin, Soner; Karaduman, Ruken

    Text linguistics is a relatively new method of text analysis that stands out among text-centered literary theories. With this method, on the one hand, the textuality criteria are questioned, and on the other hand, the style of the text producer is revealed. In particular, the text linguistic analysis, which we frequently see examples in modern literary texts, has started to reach a certain point in determining the structure and content of the work. However, in our classical literature, text-based examination methods generally continue within the framework of annotation and analysis studies, except for structuralist and ontological discourse analysis in recent decades. The literature scans we have done show the lack of a study in classical literary texts, in which all aspects of the linguistics theory are addressed. In this study, which we consider to be the first in this context, we aimed to reveal the new dimensions gained by the text linguistics approach, which is an alternative linguistic analysis method of classical literature texts. In this article, the emergence of text linguistics, which is separated from classical eloquence studies with its approach to the whole text, its objectives, its contributions to the understanding of the text are emphasized, and Fuzûlî's verse, which is an example of a repeating murabba, is analyzed based on the text linguistics criteria.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Ayous odununun bazı teknolojik özelliklerinin belirlenmesi ve ısıl işlemden sonra renk ve parlaklık özellikleri

    Ayata, Ümit

    Egzotik ağaç türlerine ait keresteler, Türkiye’de de çeşitli alanlarda (mobilya, parke, kapı ve pencere, kaplama, dış mekânda, vb.) kullanılmaktadır. Bu ağaç türlerinden bir tanesi de Ayous kerestesidir. Ayous (Triplochiton scleroxylon K. Schum) ağacının gerek kerestesi gerekse diğer kısımları (kabuk, kök, vb.) önemli alanlarda değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, Ayous odununda janka sertlik değeri, yüzey pürüzlülüğü, shore - D sertlik, çivi tutma direnci ve ısıl işlem uygulamasından sonra meydana gelen renk ve parlaklık özelliklerindeki değişmeler araştırılmıştır. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre, ısıl işlem uygulaması sonrası renk parametreleri ile parlaklık değerlerinin değiştiği görülmüştür. Shore - D sertlik 37.65, hava kurusu yoğunluğu 384 kg/m3, Janka sertlik değerleri teğet, radyal ve enine yönlerde sırasıyla 21.01 N/mm2, 17.87 N/mm2 ve 28.69 N/mm2, çivi tutma direnci değeri ise teğet, radyal ve enine yönlerde sırasıyla 4.69 N/mm2, 4.39 N/mm2 ve 4.41 N/mm2 olarak belirlenmiştir. Yüzey pürüzlülüğü sonuçlarına göre zımpara numarasının artması ile pürüzlülük değerlerinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfOpenAlex19TR Dizin13
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Organik Tarım Öğrencilerinin Tarımsal Girişimcilik Eğilimlerinin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma

    Gıdık, Betül; Esmer, Yusuf

    Amaç: Bu çalışmada; organik tarım alanında ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim gören öğrencilerin tarımsal girişimcilik eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin tarımsal girişimcilik eğilimleri cinsiyet, büyüdüğü yerin niteliği, ailenin aylık gelir düzeyi, öğrenim gördüğü programın derecesi ve sahip olduğu kişilik türüne göre incelenmiştir.Tasarım/metodoloji/yaklaşım: Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda Bayburt Üniversitesi, Iğdır Üniversitesi ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi`nde öğrenim gören 107 organik tarım bölümü öğrencisinden anket yolu ile veri toplanmıştır. Araştırmada “Genel Tarımsal Girişimcilik Ölçeği” ve “Organik Tarım Girişimcilik Ölçeği” olmak üzere iki ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edilerek yorumlanmıştır.Bulgular: Yapılan analizler sonucunda organik tarım öğrencilerinin iyi düzeyde hem genel tarımsal girişimcilik eğilimi, hem de organik tarım girişimcilik eğilimine sahip oldukları belirlenmiştir.Özgünlük/değer: Bu çalışma organik tarım öğrencilerin tarımsal girişimcilik eğilimlerini ve bu öğrencilerin girişimcilik konusunda desteklenmeleri gerektiği sonucunu ortaya koyması açısından önemlidir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Sosyal Bilgiler Derslerinde Drama Yöntemiyle Öğretimin Sosyal Beceri, Empatik Beceri ve Akademik Başarıya Etkisi

    Yilmaz, Sevda; Cerrah, Lokman

    Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler derslerinde drama yöntemi ile öğretimin ortaokul öğrencilerinin; sosyal beceri, empatik beceri ve akademik başarı düzeylerine etkisi olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada “Solomon dört gruplu araştırma modeli” kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 127 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışma gruplarının oluşturulmasında seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Sosyal Bilgiler derslerinde sürdürülen çalışmada deney gruplarında yöntem olarak drama, kontrol gruplarında ise geleneksel öğretim yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Empatik Beceri Ölçeği B Formu, Sosyal Beceri Ölçeği ve Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; drama yöntemiyle işlenen sosyal bilgiler dersinin geleneksel öğretim yöntemiyle işlenen derse göre sosyal beceri, empatik beceri ve akademik başarıyı arttırmada daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. 

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Abstractions in prohographic art: the semiology of abstract meaning in perspective of conseptual attitude

    Uzun, Imran

    This study, which examines the transcendental thought in the art of photography, consists of essays utilizing the phe-nomenological manifestations of reality in the production of abstract concepts and the scientific endeavors that decipher these essays with a semiotic approach. In the post-modern era, when the immanence of the art of photography to matter is discussed, post-truth era artists, who speak of the assumption that truth loses objective features, are eager to examine the proposition that abstract dominates impressions as a form of material transcendence. This study aims to contribute to the literature on abstraction experiments which compiles the concept of abstraction formed by impressionist artistic point of view in a long term practice. The aim of the study is to explain abstract thought through the concrete outputs of a new photographic form of vision rising in cooperation with the classical naturalist attitude and conceptual attitude and to const-ruct the meanings of the indicators with an abstract intervention and creative action. In this context, 48 photographs from Imran Uzun photographic anthology were selected as essays and 16 of them were analyzed according to Roland Barthes’ semiotic approach for the purposes of the study. This approach, which decipheres the connotations of photographic indica-tors abstracted on surface, ice, water and light themes, tries to understand the instrumental relationship established with the conceptual and transcendental reality behind the visible from the position of the photograph. The study is important in that it contributes to the thoughts written, drawn, sung, and recorded in many other ways on photography and tells the trans-cendence of abstract thought through discoveries in the immanence of the concrete. The results of the study show that the experimental relationships established with the truth remain uninspired unless they produce a specific conceptual inference, and that the notion of meaning will reach the ideal form with a phenomenological but not objective object.

  • MakaleYalnız künye2020
    Okul yöneticilerinin liderlik yönelimlerinin belirlenmesi: sinop ili örneği

    Esmer, Yusuf

    Okullar eğitim ve öğretim hizmetinin sunulduğu örgütlerdir. Dolayısıyla okulların birey, devlet ve toplumiçin önemli konuma sahip oldukları söylenebilir. Bu bağlamda okulların kaliteli eğitim ve öğretimhizmetinde bulunmaları gerekmektedir. Bir okulun eğitim ve öğretim hizmet sunumunun kalitesinietkileyen faktörlerin başında liderlik ve motivasyon gelmektedir. Okullarda yöneticilerin sergiledikleriliderlik davranışları çalışanların motivasyonunu olumlu/olumsuz etkileyerek okulun başarısına etkietmektedir. Bu çalışmada Sinop ili örneğinden hareketle okul yöneticilerinin liderlik yönelimlerininbelirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada okul yöneticilerinin görev yönelimli liderler veya insan yönelimliliderler olup olmadıkları ve bu liderlik davranışları arasındaki ilişki durumu araştırılmıştır. Bu amaçdoğrultusunda 58 ilköğretim ve ortaöğretim okul müdüründen anket tekniği kullanılarak veritoplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda okul yöneticilerinin hem görev yönelimli hem de insanyönelimli liderler oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca okul yöneticilerinin görev yönelimli liderlikdavranışları ile insan yönelimli davranışları arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkininolduğu anlaşılmıştır. Genel olarak, okul yöneticilerinin liderlik yönelimlerinin oldukça yüksek düzeydeolduğunu söylemek mümkündür.

  • MakaleYalnız künye2020
    Postmodernity and contemporay social life

    Özkurt, Cem

    This article analyses the reflections of the social, political and economic reality, which postmodernity has shaped at a macro level in contemporary societies, on the order of everyday life and interaction. In these reflections, the contrast of public /private space, the wear and relativism of meaning created by postmodernity in individuals ' character integrity are the central points of the discussion.Postmodernity is a formative process that has matured and influenced social life after 1970. It has led to radical changes and transformations in the institutional regularities of the nation-state and Welfare Society. This study focuses on the socio-formation of the changes, transformations and differentiations shaped by the postmodel situation and opens up discussion on the effects of Psycho-formation.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatını etkileyen faktörler: bir çekim modeli analiz

    Çoban, Asım; Arı, Ari

    Bu makale, çekim modelini kullanarak Türkiye'den yapılan taze meyve ve sebze ihracatının etkilendiği faktörleri incelemektedir.Türkiye'den en fazla taze meyve ve sebze ithal eden 10 ülke için (2007-2018) dönemini kapsayan yıllık zaman serisi verileri kullanılmıştır.Model tahmininde, klasik tahminciler yerine GMM EGLS tahmincisi kullanılmıştır. Ampirik sonuçlar göstermektedir ki, ithalatçı ülkelerinGSYİH’si Türkiye'nin meyve ve sebze ihracatını olumlu etkilerken, meyve ve sebzelerin dayanıklılığından kaynaklanan ulaşım koşullarındakizorluklar nedeniyle Türkiye ile bu ülkeler arasındaki mesafeden olumsuz etkilenmektedir. Çalışmada aynı zamanda AB'ye üye bir devletolmanın meyve ve sebze ihracatını olumsuz etkilediği, ithalatçı ülkenin toplam nüfusu içinde Müslüman nüfusun % 4’ten-fazla olmasının isemeyve ve sebze ihracatını olumlu etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu sonuç helal gıda anlayışının dünyada arttığının bir göstergesi olabilir.Ayrıca, AB ülkelerindeki yüksek rekabet nedeniyle, Türkiye’nin bu ülkelere olan ihracatının da olumsuz etkilendiği sonucuna varılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Bilgi Sosyolojisi Bağlamında Bilimsel Tefsir Geleneği Üzerinde Değerlendirmeler

    Güngör, Özcan; Varlı, Abdussamet

    Bilgi sosyolojisi bilginin toplumsallığını inşa ederken onun var oluşu ve gerekçesi olarak toplumu işareteder. Çünkü her hangi bir bilginin alıcısı, üreticisi ve yeniden yorumlayıcısı yoksa o bilginin bir önemi deyoktur. İşte bilginin bu deverandaki durumu onun toplumsal olanla zorunlu olarak ilişki kurması sonucuna yolaçmaktadır. Bu bağlamda Batı tecrübesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Aydınlanma ile birlikte daha çokrağbet edilen rasyonalizm, sekülerizm ve bireysellik bağlamında dini yorum, beklenti ve pratikler de busüreçlerden hem kurumsal, hem bireysel hem de sembolik manada ciddi düzeylerde etkilenmiştir. Nihayet din,Batıda yaşanan bu tecrübenin sonunda toplumsal belirlenimci gücünü kaybettiği gibi kendi kurumsalotoritesinin öz-benlik saygısı da işlevsizleştirmeyle karşı karşıya kalmıştır. Aydınlanma ile başlayan din bilimçatışması son asırda zirve yaparak materyalizm yedeğinde adeta dinin dövülmesi şeklinde cereyan etmiştir.Burada dini temsilin Hristiyan doğma sistemi olduğunu bilmek kaydıyla materyalizmin tüm dinler üzerindekibaskısı ve bunun bilim paradigması içinde pozitivizm ile teyidi bütün dinler üzerinde bilimsel açıdan bir baskıoluşturmuştur. Yaşanan tarihsel, siyasal ve kültürel değişimin İslam dünyasında yansımaları olmuştur. Busüreçleri kendi şartları içerisinde yaşasa da İslam tefsir geleneği içerisinde adına bilimsel tefsir denilen ekolünvarlığı geçmişte de bilinmektedir. Konuya ilişkin klasik ve çağdaş çalışmalar karşılaştırıldığında Kur’an’ıanlama ve hayata taşıma gayretinin kimi zaman bilimsel gerçeklerle örtüştürme amacının farklılıklar taşıdığıanlaşılmaktadır. Bu bağlamda çalışma bilimsel tefsir geleneğini bilgi sosyolojisi bağlamında anlamayıkendisine problem edinmiştir. Amacı ise bilgi sosyolojisi bağlamında bilimsel tefsir geleneğini a) gereklilikolarak bilimsel tefsir, b) maksattan uzaklaşma olarak bilimsel tefsir, c) örnekleriyle bilimsel tefsir yoluylaanlama, karşılaştırma ve ileri analizlere zemin olacak şekilde ele almaktır.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Role of customer involvement in new product development process of industrial enterprises: a conceptional research

    Esmer, Yusuf; Şaylan, Onur

    The success of industrial enterprises is made possible by new productdevelopment. Therefore, industrial enterprises need to develop new productsaccording to customer demands and expectations in order to increase theircompetitiveness, sales and profitability. Participation of customers plays animportant role in the development of new products. The needs, demands andexpectations of the customers are constantly changing and need to be followedin the long run. Therefore, establishing long-term relationships with customersis very effective in developing new products. The aim of the participation of thecustomers in the development of new products in industrial marketing is todetermine the needs of the customers, to put forward new ideas, to facilitatethe product marketing and to minimize the costs. The other purpose ofcustomer engagement is to obtain the necessary information resources for theenterprise. Various methods are used to ensure customer participation in newproduct development. These are survey, focus group interview and internet.Using these methods, customers’ wishes and expectations are determinedand new products are developed accordingly. The aim of this study is todiscuss the importance of customer participation in the development of newproducts in a theoretical framework. In this context, customer participation in new product development process of industrial enterprises are examined.As a conclusion, establishing long-term good relations with customers witha relational marketing approach and providing customer participation in thedevelopment of new products make a significant contribution to the success ofthe enterprise. This study is expected to contribute to marketing managers andscientific literature on innovation management.

  • MakaleYalnız künye2020
    Jawharat al-Tawhid: A source for Ash'arism in the 17th Century

    Sever, Mehmet

    Ashʿarism is a sect with important representatives in Islamic thought. Immediately after the formationperiod, it was represented by important thinkers in different parts of the Islamic geography. One of the most important factors for Ashʿarism, which became an important representative of the Ahl al-Sunnah in a shorttime, to have attracted supporters is that Mâlikî faqihs in Baghdad adopted Ash’ari views. The fact thatBaqillani was also Mâlikî and that he was accepted as an important theorist of the Ash’ari tradition alsoaccelerated this process. Thus, with the support of Mâlikî scholars, Ashʿarism spread rapidly especially in theNorth and West Africa, where Mâlikî fiqh is in great demand. In addition to this, beginning from the firstperiod of Ash’arism, many books in varying volumes have been written in the region regarding Ash’ari kalam.By the seventeenth century, al-Laqani, who was one of the most important scholars of the period and wholived in Egypt, had authored a work written in poem named Jawharat al-Tawhid in accordance with theAsh’ari tradition so that the beginners could easily learn Ilm al-Kalam. The work, which has gained greatreputation since the day it was written, has been the subject to many commentary studies by many scholars,al-Laqānī being in the first place. This study aimed to introduce the main topics addressed by Jawharat al Tawhid, from which we can see the course of Ashʿarism in the region, and the works done about it.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    On some words mısıdentıfıed ın “derleme sözlüğü”

    Güzel, Ferdi

    Derleme Sözlüğü is the most comprehensive and the most important work in the field of TurkeyTurkish dialects vocabulary. But according to lexicography principles, there are some mistakes inthis important study. One of the important mistakes seen in the Derleme Sözlüğü is the definitionmistakes. Many words in the Dictionary have been incorrectly defined. It is seen that the definitionsin some items are insufficient. Many items have been explained with a very general expression,and in some items there is ambiguity. The most important reason for misidentification is thatcompilers are not experts. Compilers have tried to interpret incomprehensible words in contextand have inferred from that context mistaken meanings. The sentences given to testify theheadwords clearly show that some words are misidentified. Different variants of the word alsoplay an important role in detecting misidentifications. There are many misidentified items in thedictionary because those who prepared Derleme Sözlüğü did not pay enough attention to thewitness sentences and could not notice the different variants of the words. It is a must toreorganize the Derleme Sözlüğü which is the most important work in the field of dialect research.

  • MakaleYalnız künye2020
    Üstün Zekâlı Öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersine İlişkin Tutumlarının İncelenmesi

    Tosun, Cemal; Sozen, Hasan; Şimşek, Vahdeddin; İpek, Yasemin

    Zekâ düzeyi yüksek kişiler, yaşadıkları toplumun en önemli insan kaynağıdır. Üstün zekâlı öğrencilerin potansiyelinin önemini fark eden toplumlar üstün yetenekli çocuklara ve bu çocukların eğitimlerine yönelik çalışmalara daha da hız vermiştir. Bu bağlamda son yıllarda üstün yetenekli öğrencilere yönelik eğitim faaliyetleri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de artmıştır. Bu noktada Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM) kurulmuş ve üstün yetenek ve zekâya sahip bireylere eğitim verilmesi amaçlanmıştır. Bu merkezlerde eğitim gören üstün yetenekli öğrenciler hem bu merkezlerde hem de diğer öğrenciler gibi okulda da eğitim görmektedir. Eğitim alınan derslerden biri de Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisidir. Ancak bu özelliklere sahip öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersine yönelik tutumlarının belirlenmesine dair çalışma bulunmamaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, üstün zekâlı öğrencilerin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersine ilişkin genel tutumlarını farklı değişkenlere göre incelemektir. Diğer taraftan, üstün zekâlı öğrencilerle ilgili alan yazındaki söz konusu boşluğa dikkat çekmek, üstün zekâlı öğrencilerin din ve ahlak öğretimi alanındaki ilgi ve ihtiyaçlarının belirlenmesine ilişkin daha derinlemesine çalışmalara ihtiyacı ortaya koymak ve bu konuda yeni çalışmalara zemin hazırlamaktır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce “üstün zekâlı” olarak tanılanan ortaokul ve lise öğrencileri oluşturmaktadır. Söz konusu araştırma verileri 2019- 2020 eğitim ve öğretim yılında toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Ölçeğin, elde edilen veriler üzerinden güvenirliğini test etmek üzere iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alfa) hesaplanmış, Cronbach Alfa değeri 0,95 olarak saptanmıştır. Bununla birlikte yüzde, frekans, aritmetik ortalama gibi betimsel istatistiklere yer verilmiştir. Öğrencilerin DKAB dersine ilişkin tutumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, gelir durumu, anne ve baba öğrenim durumu değişkenlerine göre incelenmesi için öncelikle veri setinin parametrik test varsayımlarını karşılayıp karşılamadığına bakılmıştır. Bu amaçla yapılan istatiksel işlemler parametrik testlerin kullanımının uygunluğunu göstermiştir. İki örneklem grubundan elde edilen ortalama değerleri kıyaslamak üzere ilişkisiz (bağımsız) örneklemler t testi; ikiden fazla sayıda örneklem grubundan elde edilen ortalama değerleri kıyaslamak için tek faktörlü varyans analizi (ANOVA) testi kullanılmıştır. Yapılan analizlerden, üstün zekâlı öğrencilerin DKAB derslerine ilişkin tutumlarının olumlu olduğu; söz konusu tutumlarının cinsiyet ve anne öğrenim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, ancak sınıf düzeyi, gelir ve baba öğrenim durumlarına göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu noktada gerek üstün zekâlı öğrencilerin gerekse normal zekâ gelişim özelliği gösteren öğrencilerin DKAB dersine ilişkin tutum düzeylerini olumlu yönde arttırmak amacıyla öğrencilerin kendilerinin ve velilerinin dersin öğretim programından, öğretmenlerinden, öğretim etkinliklerinden, materyallerinden ve yöntemlerinden beklentilerinin neler olduğunun tespit edilmesi ve söz konusu hususların gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın sonucunda öncelikli olarak önerilen husus, elde edilen nicel bulguları desteklemek üzere daha derinlemesine veri sağlayacak nitel çalışmaların yapılmasıdır. Bu bağlamda önerilen bir diğer önemli husus da ilgili araştırmalardan elde edilen tespit ve öneriler dikkate alınarak üstün zekâlı olarak belirlenmiş öğrencilere yönelik farklılaştırılmış DKAB öğretim programlarının geliştirilmesidir. Üstün zekâlı öğrencilere yönelik eğitim faaliyetlerinin bir bütünlük içerisinde yürütülmesini sağlamak üzere bu öğrencilerin öğrenme kapasitelerini, üst düzey düşünme becerilerini, ilgi ve ihtiyaçlarını dikkate alan ders materyallerinin geliştirilmesi de önem arz etmektedir. Üstün zekâlı öğrencilere yönelik tasarlanacak eğitim ve öğretim sürecinde bilgiyi hazır sunan değil, bilgiyi yapılandırmayı mümkün kılacak yaklaşım, yöntem-teknik ve materyallerin seçilmesine özen gösterilmelidir.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Spiritual- Mystical Dimension in the Poems Of Bahtiyar Vahapzade

    Özkan, Ahmet

    Bahtiyar Vahapzade is one of the most important literary figures of Azerbaijan and the Turkish World. Throughout his life, he penned works that prioritized national and spiritual values. The creation, internal conflicts and opposites of human beings, periods of life, love of homeland, were the main subjects of his art. The majority of the articles and theses written about him, were written by the literati which mostly focused on the figure rather than the content. The ones related to the content were limited to subjects such as their sensitivity on Turkish language, their national feelings and thoughts. The spiritual elements that feed all of this have not been sufficiently expressed. This article was written in order to identify the spiritual-mystical elements in his poems which, were not adequately dealt with in the studies about Vahapzâde. The limitation of our study, in which the synthesis interpretation method is used, constitutes the poems of Vahapzade. Several of his articles have also been cited in support of his ideas. As a result, the fact that Vahapzâde grew up in a traditional Turkish family, internalized the values he believed in by learning the traditions and customs of his family, and the discovery of the beauties in his essence revealed him as a spiritually strong personality. In his own words, he is a "suffering" person. Throughout his life, he has worried about the nation's independence and spirituality. His interest in ancient literature also enabled him to have knowledge of related spiritual dynamics. Despite the fact that he was not a Sufi, for reasons explained, his poems included spiritual-mystical elements, and his messages to the society rose on this basis. The research will offer a different perspective to the studies about Vahapzâde

  • MakaleYalnız künye2020
    Folklore and occupational folklore ın refik halid karay’s

    Köksal, Fatih

    Refik Halid Karay is one of the important writers who served Turkish story to open Anatolian and Turkish language to reach perfection. The author, with the opponent identity, from the years of constitutional period until the date of return to his country he made a name for himself in the politics of the country. Tuncay Birkan presents Refik Halid Karay’s newspaper articles which from started to return of his homeland in 1938 until his death date of 1965, separating them according to their themes under the name of “Memleket Yazıları” and published in 18 books. This articles, publishing in the most influential newspapers and magazines of the period are an important resource for social scientists and especially folklore with their themes of culture and art. When the articles are examined, it will be seen that the worry of writing daily articles and completing in time did not cause any platitude to him. The author in almost every article, the author explained what he knew about the customs and traditions that he feared to be forgotten, mansion life, cuisine culture, folk etymology, botanic, stereotypes, fairy tales and joke, folk theater, public vehicles, fashion, beliefs, professions; he entered compilation action by asking his reader about what he did not remember. In his articles, it is not folklore elements in “Memleket Yazıları” that will exceed the limits of the article; the emphasis will be on the Karay’s folklore attitude, which made the author to be interested in this issue and on his writings on occupational folklore.

  • MakaleYalnız künye2020
    Bamsı beyrek boyunun trabzon varyantı bası böyrek üzerine bir inceleme

    Kabak, Turgay

    Türk kültür tarihinin en önemli eserlerinden birisi olan Dede Korkut üzerine ülkemiz ve yurtdışında günümüze kadar pek çok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalardan ülkemizde yapılanlara bakıldığı zaman çalışmaları iki ana kola ayırmak mümkündür. Bunlardan biri Dede Korkut kitabının nüshaları, diğeri de Dede Korkut boylarının Anadolu’daki varyantları ile ilgili yapılan çalışmalardır. Bamsı Beyrek boyunun Trabzon varyantı ilk olarak 1931 yılında Bartın Gazetesi’nde Ahmet Baha imzasıyla Hamamîzâde İhsan’dan naklen neşredilmiştir. Bartın Gazetesi’nde köşe yazısı şeklinde yayınlanan bu anlatı hem çok kısadır hem de eksiktir. Ancak 2003 yılında Trabzon merkeze bağlı Bengisu (Eski adı Kisarna) köyünden Basi Böyrek adı ile derlenen elimizdeki anlatı, gerek olay örgüsü gerekse de kahramanları ile tam anlamıyla bir Bamsı Beyrek varyantıdır ve daha önce yapılan yayının eksik bıraktığı noktaları tamamlamaktadır. Bu kapsamda araştırmanın amacı Bamsı Beyrek’in Trabzon varyantının tamamını ilk defa bilim dünyası ile paylaşmak ve bu varyant üzerine ilk bilimsel bir incelemeyiyapmış olmaktır. Araştırmanın deseni doküman araştırması olarak yapılandırılmıştır. Araştırmanın örneklem yöntemi ise amaçlı örneklemdir. Amaçlı örneklemde anılan Trabzon varyantı çalışılmıştır. Verilerin analizinde ise doğrudan alıntılara dayanan betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Trabzon varyantının olay örgüsü, kahramanlar, olağanüstü olaylar ve şekil özellikleri bakımından diğer varyantlarla büyük oranda benzerlikler göstermekle birlikte ayırt edici farklılıklar da taşıdığı tespit edilmiş ve bu farklılıklar “Sözlü Kompozisyon Kuramı” ve “Performans (İcra) Yöntemi” ışığında analiz edilerek açıklanmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Kaynağından Akdeniz’e Deliçay’ın (Mersin) Debisi ve Su Kalitesinin Değerlendirilmesi

    Yıldırım, Ümit; Guler, Cuneyt; Kurt, Mehmet Ali; Güven, Onur

    Bu çalışmada, Orta Toroslardaki Güzelyayla (Mersin) yerleşimi yakınlarında doğan ve Akdeniz’e dökülen Deliçay’ın,kaynağı ile boşalım noktası arasında belirlenen 11 farklı lokasyonda, akarsu debisi belirlenmiş ve akış yolu boyunca sukimyasında meydana gelen değişimleri ortaya koymak amacıyla yerinde fiziksel parametre ölçümleri yapılarak suörnekleri alınmıştır. Alınan su örneklerinin majör anyon/katyon ve iz element içerikleri laboratuvarda spektrofotometre,iyon kromatografisi, titrasyon ve ICP-MS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, çeşitli grafikyöntemler kullanılarak değerlendirilmiş ve tarımsal sulama amaçlı kullanıma uygunlukları değerlendirilmiştir.Değerlendirmeler sonucunda; Deliçay’dan alınan tüm su örneklerinin tarımsal sulama amaçlı kullanıma uygun olduğutespit edilmiştir. Akarsu örneklerinde kirlilik göstergesi olabilecek parametrelerin ise havza çıkış noktasına doğru artışgösterdiği ve bu artışın sebebinin tarımda kullanılan çeşitli kimyasallar (gübreler ve tarımsal ilaçlar) ileevsel/endüstriyel atıkların akarsuya kontrolsüz deşarjı olduğu sonucuna varılmıştır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex10TR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Altın Fiyatları ile VİX Endeksi, BİST 100 Endeksi, Döviz Kuru ve Petrol Fiyatları İlişkisi: Ekonometrik Bir Analiz

    Gülhan, Ünal

    Değerli madenlerin en başında yer alan altın tarihsel olarak gerek ülkeler gerekse de hane halkı tarafından zenginliğin, ekonomikgücün ve refah düzeyinin bir sembolü olarak görülmüştür. Literatürde altın fiyatlarını etkileyen faktörlerin tespitine yönelik arz ve talepyönlü çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Özellikle son dönemlerde altın fiyatlarının tarihi zirveleri görmüş olması bu çalışmanınyapılmasının temel sebebidir. Bu amaçla, 2015-2019 yılları arası haftalık veriler kullanılarak nedenselliğin yönünü tespit etmekamacıyla Granger causality analizi uygulanmıştır. Altın fiyatlarının bağımlı, petrol fiyatları, BİST100 Endeksi, döviz kuru (ABD Doları),VIX Endeksinin bağımsız değişkenler olarak alındığı çalışmada eş bütünleşme testleri ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkininvarlığı sınanmıştır. Ayrıca uzun dönemde değişkenlerdeki şokların etkisini ortaya koyabilmek için VAR analizi uygulanmıştır. VARanalizi sonuçlarına göre, altın fiyatları ile diğer bağımsız değişkenler arasında etki tepki analizleri yorumlanmıştır. Ayrıca, altın fiyatlarıile BİST 100 Endeksi, petrol fiyatları ve döviz kuru değişkenleri arasında Granger nedensellik ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir.

    AtıfTR Dizin15
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Zühlî ile buhârî arasındaki tartışmalar ve rivayetlere yansıması

    Türkoğlu, Hamdi

    405ÖzHicrî III. asır, hadis tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Hadis ve sünnet konusunda yapılan faaliyetler dikkate alınarak bu dönem hadis tarihinin altın çağı olarak nitelendirilmektedir. Bununla birlikte bu asrın ilk yarısında mihne gibi bazı olumsuz hâdi-seler de yaşanmıştır. Bu dönemde savunuculuğunu Muʻtezile’nin üstlendiği Kur’an’ın mahlûk olduğu fikri, Abbasî idaresi tarafından benimsenmiş ve bu resmî fikri kabul etme-yen birçok âlime baskı yapılarak söz konusu düşünceyi kabul etmeyenler ağır bir şekil-de cezalandırılmıştır. İdare tarafından ulemâya yapılan baskılar süreç içerisinde azalıp sona ermesine rağmen yankıları bir süre daha devam etmiş, bu defa ulemâ kendi içeri-sinde konu etrafında tartışmaya girişmiş ve ilgili meseleyi baskı unsuru olarak kullan-mıştır. Bazı muhaddisler bu sebeple birbirini tenkit ederek birbirlerinin rivayetlerini terk etmiştir. Nitekim mezkûr tartışmalara bizzat şahit olan ve aynı zamanda bu tartışmaların birer tarafı olan Buhârî ve hocası Muhammed b. Yahyâ ez-Zühlî de bu olumsuzluklardan nasibini almıştır. Öyleki Buhârî, Zühlî’nin beldesi Nîsâbûr’u terk etmek zorunda kalmış-tır. Dönemin iki güvenilir ve meşhur muhaddisi arasındaki bu olumsuz gelişmelerin izleri rivayetlerde de görülmektedir. Bu çalışmada hoca Zühlî ile talebe Buhârî arasındaki tar-tışmalar ve bu tartışmaların rivayetlere yansıması üzerinde durulmuştur.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020Scopus SJRQ1
    Butter production from ozone-treated cream: Effects on characteristics of physicochemical, microbiological, thermal and oxidative stability

    Sert, Durmus; Mercan, Emin; Kara, Ummugulsum

    The goal of this research was to investigate the effects of the ozone treatment (OT) to raw cream on the physicochemical, microbiological, thermal, and oxidative properties of butter. For this purpose, butter samples were produced from raw cream, which was ozone-treated for 5 (OT-5), 15 (OT-15), 30 (OT-30), and 60 (OT-60) min. The control sample was also produced from non-ozonated raw cream. OT increased firmness, consistency, and fat particle size values of cream. The firmness of butter was between 97 and 380 N. Average fat particle size of samples (D[3.2]) ranged from 22.1 to 30.2 mu m, in which OT decreased it. A monomodal fat particle size distribution was determined in all-butter samples. OT decreased b value (yellowness) of butter, and the lowest value was determined in OT-60. The induction time of butter changed from 1.04 (OT-60) - 32.9 h (control). Two melting peaks were determined in butter samples at 14.2-14.6 and 32.3-33 degrees C. Ozonation for 60 min caused 2.01 log reduction in Staphylococci. Above 15 min, OT completely inactivated Salmonella and yeast-mould. Coliform was not detected in OT-30 and OT-60. The results showed that OT resulted in higher microbiological quality in butter from raw cream.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfWoS28OpenAlex30
    Web of Scienceİncele