Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye'nin Demografik ve Sosyal Yapısının PCA ve K-Means Kümeleme Yöntemiyle Analizi

    Sebetci, Özel; Ayberkin, Doruk

    Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin benzersiz konumundan ve karmaşık toplumundan yararlanıp, Türkiye'deki illerin demografik ve sosyoekonomik yapısını kapsamlı bir şekilde analiz ederek illerdeki demografik ve sosyoekonomik eşitsizlikleri araştırmaktır. Amaca uygun olarak TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından açık veri olarak sağlanan 2010-2022 yılları arasında 81 ilin verilerini içeren çok boyutlu bir veri seti, Keşif Amaçlı Veri Analizi (EDA), Temel Bileşen Analizi (PCA) ve K-Ortalamalar kümelemesi gibi ileri veri analizi teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada, iç göç, nüfus artışı, yabancı nüfus yoğunluğu ve boşanma oranları gibi temel sosyoekonomik göstergeler ele alınmıştır. Analiz sonuçları, şehirler arasında göç kalıpları, nüfus artış hızı ve sosyoekonomik özellikler açısından önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymaktadır. PCA ve kümeleme analizi, şehirleri demografik ve sosyoekonomik profillerine göre gruplandırarak bu farklılıkları daha detaylı bir şekilde anlamayı sağlamıştır. Çalışma, Türkiye'nin nüfus dinamikleri ve sosyal dokusunun anlaşılması, etkili yerel ve ulusal politikaların geliştirilmesi ve sosyal uyumun güçlendirilmesi açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Sonuçlara bakılarak bazı önlemlerin alınmasının gerekliliği ortaya konulmuştur. Demografik ve sosyoekonomik profillerin çok boyutlu yapısı dikkate alınarak kentsel planlama, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler gibi alanlara özel önem verilmelidir.Göç akışının yoğun olduğu bölgelerde, sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine, ekonomik fırsatların artırılmasına ve entegrasyon politikalarının geliştirilmesine öncelik vermelidir.Nüfus artış hızının düşük veya negatif olduğu bölgelerde nüfus artışını teşvik edecek önlemler ve ekonomik kalkınmayı destekleyici stratejiler uygulanmalıdır.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Torul ilçesinin idari yapısı ve nüfus dinamikleri üzerinden tarihsel-güncel bir analiz

    Göktaş, Serdar

    Torul, Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde yer alan ve Gümüşhane iline bağlı, tarihî ve coğrafi açıdan önemli bir ilçedir. Tarihi İpek Yolu’nun önemli bir kesişme noktası ve güzergâhı olan Torul, bu geçmişten gelen kritik rolüne rağmen günümüzde coğrafyasının da yarattığı dezavantajlarla birlikte halkının beklentisi olan büyüme ve gelişme ivmesini bir türlü yakalayamamıştır. Şüphesiz bu ivmenin yakalanama-masının sebeplerinin tarihsel bir geçmişle birlikte ele alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Coğrafi dezavantajı, bağlı olduğu sancak ve vilayet merkezlerinin uzaklığı, tarih boyunca yaşadığı idari değişiklikler, Torul tarihinin ve günümüzdeki durumunun belirleyicileri olmuşlardır. Bu makale, Torul ilçesinin idari taksimatının tarihsel seyrini ve güncel yapısını detaylıca incelerken, demografik hareketlerini ve bunların ilçenin sosyo-ekonomik durumu üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, özellikle Erken Cumhuriyet dönemindeki idari parçalanmışlıktan, nüfusun zirveye ulaştığı 1960-1980 dönemine ve sonrasındaki yoğun dış göç ile idari küçülmenin bölge sosyo-ekonomik yapısı üzerindeki kalıcı etkilerine odaklanmaktadır. Veriler, arşiv belgeleri, dönemsel salnameler, Genel Nüfus Sayımları, bölgesel monografiler ve güncel TÜİK verileri ışığında karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigating the Relationship Between the Financial Conditions Index with Economic Growth and Net Capital Inflow: Causality Analysis for Türkiye

    Kuloğlu, Eşref; Akar, Nuri Çağrı

    The global economic crisis, which had a devastating effect worldwide with the bankruptcy of Lehman Brother's investment bank in the United States of America in 2008, revealed that countries should indicate risks and take precautions accordingly. In this sense, the importance of the Financial Conditions Index (FCI), which was created by considering the monetary policy instruments of the country's central banks and various macroeconomic and financial variables as a whole, has also increased. FCI, the index that has taken place in the literature since the 1990s, with the growth of countries, has been investigated in empirical studies conducted after the global economic crisis. In this study, the related index is calculated using Principal Component Analysis (PCA), and the data generated is analyzed with growth and net capital inflow items. According to the results of the related analysis, while there is bidirectional causality between FCI and real gross domestic product (GDP) growth, one-way causality was found between FCI and net capital inflow. The index created accordingly is the Granger cause of the net capital inflow.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Türk sosyal güvenlik sisteminde yurtdışı hizmet borçlanması hakkı ve ombudsmanlık yaklaşımı

    Bulut, Mehmet

    Türk sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları açısından yurtdışı hizmet borçlanması düzenlemesi önemli bir yere sahiptir. Yıllardır birçok gurbetçi vatandaşın faydalandığı bu düzenleme sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal yapısı ve sosyal adalet açısından eleştiri konusu yapılmaktadır. Bu itibarla 2019 yılında 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle düzenlemenin cazibesi azaltılmıştır. Bununla birlikte yurtdışı hizmet borçlanması uygulaması ile ilgili vatandaşlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında sıkça uyuşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu uyuşmazlıkların çözümü noktasında Ombudsmanlık Kurumu önemli bir rol üstlenmiştir. Bu çalışmada yurtdışı hizmet borçlanması hakkı konusunda Ombudsmanlık Kurumu’na yapılan başvurular ele alınarak Kurum’un yaklaşımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ombudsmanlık Kurumu’nun yurtdışı hizmet borçlanması hususunda kapsayıcı bir yaklaşım içinde olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Nato Üyesi Ülkelerde Askeri Harcamaya Büyüme ve Nüfusun Etkisi: Panel Ardl Testi

    Akyol Özcan, Kübra

    Ekonomik büyümenin askeri harcamalar üzerindeki etkisi ve bu iki değişken arasındaki ilişki uzun zamandır üzerinde çok sayıda araştırmanın yapıldığı bir konudur. Özellikle soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte NATO’yu oluşturan ülkelerin askeri harcamalarının durumu daha da ilgi çekici hale gelmiştir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre 2021 yılı askeri harcamaları 2.113 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 1994 yılından beri artış göstermektedir. Askeri harcamalar ile ekonomik büyüme ve ülke nüfusu arasındaki ilişki son yıllarda hem politika yapıcılar hem de araştırmacılar tarafından ciddi olarak incelenmektedir. Askeri harcamaların ekonomiye hem olumlu hem de olumsuz katkıları vardır. Kamu harcamaları içinde önemli bir paya sahip olan askeri harcamalar büyümeyi canlandırma potansiyeline sahiptir. Diğer taraftan büyümede ve nüfusta yaşanacak artışların da askeri harcamaları etkilemesi doğaldır. Çalışmada Askeri Harcamalar (ME), Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GDP) ve Nüfus (POP) değişkenlerine ait gözlemler 26 NATO ülkesi için 1997 ile 2021 yılları arasında 25 yıllık olarak toplanarak 650 adet gözlem içeren dengeli bir panel veri seti oluşturulmuştur. Çalışmada sırasıyla yatay kesit bağımlılık, birim kök, ARDL ve hata düzeltme testleri yapılmıştır. Değişkenlerin tamamının düzeyde durağan olmadığı ve farklı derecede tümleşik seriler olduğu görüldüğünden araştırma modelinin tahmininde farklı mertebede durağan değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeye olanak sağlayan Panel ARDL modelinden faydalanılmasına karar verilmiştir. ARDL modeli için hesaplanan katsayılar birlikte değerlendirildiğinde Ülke Gayri Safi Yurt İçi Hasıla değerlerinin Ülke Askeri Harcamaları üzerinde kısa ve uzun dönemde pozitif etkilerinin saptandığı, ülke nüfusunun ise kısa dönemde anlamlı bir etkisinin görülmediği fakat uzun dönemde pozitif bir etkisinin olduğu söylenebilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İşgücü Verimliliği ve Mutluluk: OECD Ülkelerinden Kanıtlar

    Bozma, Gürkan; Bozma, Kübra; Imamoglu, Ilyas Kays

    Üretim sürecindeki insan kaynağı, gerek iş ortamındaki gerekse sosyal ortamdaki değişmelerden etkilendiği için bu etkileşim mutluluk düzeylerini ve verimliliklerini de etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada 2015-2021 dönemi yıllık veri setiyle 35 OECD ülke örnekleminde, işgücü verimliliği ve mutluluk ilişkisi panel veri analiziyle incelenmiştir. Araştırma modelinde, bağımlı değişken olarak işgücü verimliliği, bağımsız değişken olarak mutluluk endeksi ve kontrol değişkeni olarak ise ortalama yıllık ücret alınmıştır. Yapılan Driscoll-Kray analizi tahmin sonuçlarından elde edilen bulgulara göre mutluluk düzeyinde meydana gelen bir birimlik artışın, işgücü verimliliğini yaklaşık olarak %2.2 arttırabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca ortalama yıllık ücretlerde meydana gelecek bir birimlik bir artışın ise işgücü verimliliğini %0.001 kadar artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    A Socioeconomic Perspective on Suicide Cases: Studies on a Group of Middle-Income Countries

    Emsen, Ömer Selçuk; Gültekin, Ömer Faruk

    Suicide is a phenomenon that poses a danger to all parts of society. It is highly likely that there is a strong correlation between socioeconomic indices and suicide rates. The study's goal is to research the relationship between suicide and socioeconomic indicators. In the study, suicide frequency for the period 1990-2017 (per 100 thousand people), per capita income, mean schooling, unemployment rate, and the share of cancer cases in the population variables of the BRICS and MIST country group members analyzed using the Panel ARDL method. According to results, suicide is negatively associated with per capita income and mean schooling. The relationship between the share of cancer cases in the population and suicide is positive. No significant relationship found between the unemployment rate and suicide. Due to certain limitations of the study and the multifaceted determinants of suicide, more studies are needed on the subject. In middle-income countries, increasing wealth and improving educational opportunities play a role in reducing suicide.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Toplumda Yaşayan Yaşlı Yetişkinlerin Pandemi Farkındalığı: Tanımlayıcı-Kesitsel Bir Çalışma

    Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru

    Giriş: COVID-19 pandemisi, tüm dünyada özellikle yaşlı popülasyonun sağlık ve iyilik halini olumsuz etkilediği bilinen önemli bir halk sağlığı krizidir. Bu çalışma toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı ve yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Araştırmanın verileri 188 yaşlı yetişkinden kişisel bilgi formu ve Pandemi Farkındalık Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin Pandemi Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalaması 33,08 ± 3,58 idi. Evli olanların, ortaokul ve üzeri mezunu olanların, yüksek gelirli olanların, çalışanların ve COVID-19 aşısı olanların pandemi farkındalıklarının yüksek olduğu belirlendi (p < 0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde kadınların (β = 0,282, %95 GA = 0,451-3,590), ortaokul ve üzeri mezunların (β = 0,459, %95 GA = 1,464-5,883) ve yüksek gelirli olanların (β = 0,182, %95 GA = 0,216-2,438) Pandemi Farkındalık Ölçeği puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p < 0,05). Sonuç: Yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığının orta-üzeri düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet, eğitim durumu ve sosyoekonomik durum değişkenlerinin yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı düzeyinin yordayıcıları olduğu saptandı. Çalışma sonuçları, yaşlı yetişkinlerin pandemiler hakkında bilgi ve farkındalığını artırmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetlerinde erkek cinsiyetine, eğitim düzeyi ve düşük gelirli olanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir..

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2022
    Demografya, iletişimde kader midir? ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencilerin sözlü iletişim becerilerinin demografik değerlendirmesi

    Pabuçcu, Hakan; Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan

    Bu araştırma, iletişim araştırmalarında güçlü bir determinist paradigma olan demografi etkisinin çağdaş dünyada geçerliğini yitirmeye başladığı varsayımını, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin iletişim becerileri özelinde test etmektedir. Özellikle sağlıkla ilgili mesleklerde iletişim becerilerinin yoğun olarak kullanılması bu alandaki meslek sahiplerinin iletişim becerilerinin yüksek olmasını gerektirmektedir. Birçok beceri için temel oluşturan iletişim becerileri bireyler tarafından öğrencilik yıllarında daha aktif bir şekilde geliştirilebilmektedir. Öğrencilerin bu yıllarda almış oldukları dersler ile beraber, olaylar karşısında yaşayarak, duyarak ve görerek edinmiş oldukları tecrübeler, iletişimlerini etkili kılabilecek yeteneklerin kazanılmasına imkân sağlamaktadır. Günümüzde icra edilen mesleklerin birçoğu insan ilişkilerinin yoğun olduğu ve iletişime açık ortamlarda gerçekleşmektedir. İletişim teknolojilerindeki yükselişle birlikte sözel iletişim becerilerinin dijital sistemlerle yöndeşmesi, coğrafi ve demografik bağlayıcılığın da sorgulanması gerektiğini açığa vurur. Uzunca bir dönem ‘kader’ olarak tanımlanan coğrafyanın misyonunu modern zamanda üstlenen “demografya”, hâlâ etkin bir kavrayış odağı olarak iletişim bilim araştırmalarının merkezinde yer alırken artık psikografi ağırlıklı bir anlayışa geçilmesi gerektiği tezi, bu araştırmanın temel dayanağıdır. Yükseköğretimde bir ihtiyaç olan iletişim becerileri tasarımı için gerekli olan altyapı araştırmalarında psikografi temelli düşüncenin daha doğru bir düşünce olacağını tanıtlamak için test gerçekleştirilen anket çalışmasında, demografik bağımsız değişkenler temelinde 7 hipotez sınanmış ve demografyanın genel olarak anlamlı farklılığa neden olmadığı saptanmıştır. Bu sonuç, tarama modelli saha çalışmalarında psikografik tasarıma daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine dair bir ön tespittir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleAçık Erişim2022
    Analysis of the Validity of the Environmental Kuznets Curve Hypothesis for Turkey

    Yıldız, Şaduman

    Environmental wastes increasing with the industrialization process have caused environmental problems to come into prominence worldwide. Therefore, the relationship between economic growth and environmental pollution has become the center of attention for many researchers, and many studies have been conducted. One of the most important hypotheses that reveal the relationship between these variables is the Environmental Kuznets Curve (EKC). In this context, the study aimed to examine the validity of the EKC, which revealed an inverse-U-shaped relationship between economic growth and environmental pollution, for Turkey in the period between 1990 and 2015. The relationship between environmental pollution and economic growth in the study was analyzed through the ARDL limit test. According to the analysis results, it was concluded that the EKC hypothesis was valid for Turkey in the period mentioned. In this respect, environmental degradation initially rises as economic growth increases, but environmental pollution decreases with the increase in environmental consciousness after a certain threshold growth level. Moreover, the study elucidated that the increase in the amount of renewable energy consumption reduced environmental pollution. Accordingly, it is recommended to produce with clean technology that will enhance the environmental quality in the production process and implement a stable growth policy that will increase the amount of renewable energy consumption within the total energy consumption. Furthermore, legal regulations can be made to promote the use of environmentally friendly technologies in production, and tax reductions or various investment supports can be provided within this framework.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Ürkiye’de Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT), Uluslararası Göç ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki

    Arı, Ari

    -

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Organic Food Nutrition Knowledge Level of Olympic Boxers in Turkey

    Kul, Murat; Gıdık, Betül; Şipal, Onur; Gidik, Osman; Şipal, Önder

    One of the most important features of organic foods is that they are produced by organic farming methods, which is an environmentally friendly form of agricultural production. This study aims to determine the organic food awareness level and the perception of disadvantage towards organic food of all Olympic boxers in Turkey and attitudes towards organic food. The sample of the study consists of 29 volunteer athletes, 19 men, and 10 women, Olympic boxers in Turkey. It was ensured that the participants answered the demographic and scale questions in the survey via the internet. In the statistical evaluation of the data obtained from this study, the statistical software of SPSS 26.0 version; Cronbach's Alpha reliability, KruskalWallis H and Mann Whitney U tests were applied. In conclusion, a significant difference was determined between the organic food awareness level and attitudes towards organic foods and the national class variable at the level of P<0.05.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Ülkelerin İnsani Gelişmişlik Sınıflamalarının UTADIS Yaklaşımı Aracılığıyla Yeniden Hesaplanması ve Değerlendirilmesi

    Oktay, Erkan; Akyol Özcan, Kübra

    Ülkelerin gelişmişlik düzeyini tek başına milli gelirdeki artışla açıklamanın mümkünolmadığını ileri süren Amartya Sen tarafından geliştirilen İnsani Gelişmişlik İndeksi, hesaplamayasağlık, eğitim ve gelir bileşenlerini de dahil etmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı(UNDP) tarafından ilk kez 1990 yılında hazırlanan İnsani Gelişmişlik Raporları ile sunulmayabaşlanan ülkelerin İnsani Gelişmişlik İndeksi değerleri; Doğumda Yaşam Beklentisi”, “BeklenenOkullaşma Yılı”, “Ortalama Okullaşma Yılı” ve “Kişi Başına Düşen Gayri Safi Milli Gelir” olmaküzere dört kriter kullanılarak ölçülmektedir.Çalışmada, ülkeleri gelişmişlik düzeylerine göre sınıflandırmak için yukarıda belirtilen dörtkritere dayalı ve 188 alternatiften oluşan bir model sunulmuştur. UTADIS tekniği sıralısınıflandırma problemlerinde başarılı bir şekilde kullanıldığı için ülkelerin doğru gruplamasının buteknikle tespit edilmesi hedeflenmiştir. Çalışma literatürde az bir uygulama alanına sahip UTADIStekniğinin ülkelerin İnsani Gelişmişlik İndeksi değerlerine uygulanması açısından bir ilki temsiletmektedir. Uygulanan UTADIS modeli ile 188 alternatifin 111’i UNDP’nin yaptığı gruplama ileaynı sınıflandırılırken, 77’si farklı bir grupta sınıflandırılmıştır. UTADIS analizi sonuçlarına görebirçok ülkenin sınıflandırmasının güncellenmesi gerektiği gözlemlenmiştir.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Demographic Family Structure in Ayıntab (Aintap) according to Court Records: Number of Spouses and Children (1839-1876)

    Yildirim, Yildiray

    Even though Tanzimat was considered as a great the turning point for Ottoman society, it was initially embodied in a more central frame in administrative circles. Thus, these practices initially started in the center could hardly had any remarkable effect on family structure kneaded by centuries of traditions and religious beliefs in Ottoman rural areas. Especially, except religious verdicts, marital traditions such as bride token and the gifts given to bride’s family were carried on despite all prohibitions. This study primarily aims to investigate the number of spouses and children in Ayıntab which was a perfect sample of traditional Ottoman family structure in Tanzimat period (1839-1876). Secondarily, this study also targets to compare the results with previous related studies in Ayıntab and general structure of Ottoman family in the period. The topic was limited by 282 estate records found in 5 court records numbered as 144 and 148 covering the period in the city center populated by Muslims and non-Muslims. The results revealed polygamy rates in Ayıntab and its reasons were discussed. Regarding number of children, any significant difference between Muslim and non-Muslim were also investigated by scrutinizing average number of children families had.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Ordu Kazasında Kıtlıklar (1891-1911)

    Aktaş, Esat

    19. yüzyılın sonunda Trabzon vilayetine bağlıbir kaza olan Ordu, 100 bin civarında nüfusasahipti. Temel ekonomisi tarıma dayanan kazada19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başındakıtlıklar meydana geldi. Söz konusu kıtlıklar;1891, 1895, 1902-1905 ve 1910-1911 yıllarındagörüldü. Kıtlıklardan etkilenen kaza ahalisi,sıkıntılı dönemler geçirdi. Bu kıtlık yıllarındaözellikle, bölgenin önemli bir tarım ürünü olanmısır üretiminde azalma görüldü. Ahalininihtiyacının karşılanması amacıyla kazadayetiştirilen mısırın ihracının yasaklanmasına dairidareciler talepte bulundular. Devlet, bir taraftanbölge ahalisinin sorunlarını gidermeye çalışırkendiğer taraftan genel ekonomiyi de düşünmekzorundaydı. Bu sebeple mısır ihracınınyasaklanması konusundaki talepler, çoğu zamankabul edilmedi. Fakat ihtiyaç duyanlara zahiredağıtımı yapılmaya ve eldeki mevcut imkânlardoğrultusunda kredi sağlanmaya çalışıldı. Buçalışmada, söz konusu yıllarda Ordu kazasındameydana gelen kıtlıklar ve kıtlıkların sebepolduğu sosyal ve ekonomik sorunlar elealınmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Türkiye’de sosyal güvenliğin finansmanında devlet katkısı uygulaması ve istatistiksel görünüm

    Bulut, Mehmet

    Sosyal güvenlik açıklarının finansmanı için çoğunlukla dönem sonlarında devletbütçesinden ilgili kurumlara ödenek transferleri yapılmaktadır. Bu transferlerin yanı sırasosyal güvenlik açıklarından bağımsız olarak belli periyodlarla ve belli tutarlarda devletkatkısı yapılmaktadır. Türkiye’de sosyal güvenlik açıklarına paralel olarak devlet katkısıtutarları da yıllar içinde artmış ve önemli seviyelere ulaşmıştır. Bunda en önemli etken,kayıtdışı istihdam oranında ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışın yanı sıra primgelirlerinde de meydana gelen artıştır.Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminin tesis edilmesi ve mevcut sistemikzaaflarla etkin bir mücadele için sosyal güvenlik bütçesindeki gelir-gider dengesininsağlanması, prim tahsilatında etkin bir yapının kurulması, kayıtdışı istihdamın düşürülmesive istikrarlı bir sosyal politika yürütülmesi gerekmektedir. Ancak verilerin üretimi, yönetimive analiz edilerek politika aracına dönüştürülmesinde temel bazı zaaflar söz konusudur.Örneğin, devlet katkısı tutarlarına ilişkin resmi istatistiki veriler farklılık göstermekte, sosyalgüvenlik açıklarına kıyasla oldukça yüksek tutarda olan bu farklılıklar, sistemin sağlıklıdeğerlendirilmesini güçleştirmektedir. Çalışmada Türkiye’de önemli düzeyde olan devletkatkısı tutarlarının sosyal güvenlik açıklarına etkisi resmi istatistiksel veriler kullanılarakaçıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca sistemdeki temel zaaflar ve başlıca sorun alanlarıirdelenerek devlet katkısının sosyal güvenlik açıklarına etkisi ve resmi istatistiki farklılıklarınortaya çıkardığı sorunlar ile bunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bu yönüy çalışma, daha önce çok fazla akademik çalışmaya konu edilmemiş olması nedeniyleliteratüre katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, Türkiye’de devlet katkısı tutarlarının yıllaritibariyle yüksek seviyede olduğu ancak kurumlar arasında resmi istatistiksel uyumsuzluklarbulunduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Female Labor Force Participation Tendency: The Case of Turkey

    Korkmaz, Özge

    Female labor force participation is one of the most important factors in ensuring sustainable growth and development for a country. Women can have opportunity to reflect their lifetime experiences to the future generations in case they become mothers. Thus, it is expected from a woman who has her economic freedom to be more qualified in terms of future expectations and the status in society when compared with a woman not employed in labour market. In this direction, it is observed that female labor force participation rate has been recently considered as an important factor affecting the level of development of a country.In this paper, main features and general situation of women employment in Turkey are examined theoretically and empirically. In the study, firstly, the factors affecting the female labor force participation tendency are revealed with reference to the Turkey case. Then, it is aimed to detect whether the female labor force participation have differences by regions; and if there are, the aim is to determine the reasons of these differences. For this purpose, the data obtained from Household Labor Force Statistics prepared by the Turkish Statistical Institute for the year 2014 have been utilized. The participation of working women in full-time and part-time labor force have been examined by using binary logit model.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    The effects of migrants on international trade: an empiricial analysis of tur- kish migrants in mena countries

    Durmaz, Atakan; Boz, Füsun Çelebi

    There are different kinds of views about international migration movements on countries’ economics. Some of views supported that migrant, affected on emigrant countries’ economies negatively, other views supported that migrant affected on emigrant countries’ economies positively. However; accepted opinion is that the migrants, who have advantages of the knowledge of both homeland and where they live, affect the movements of international trade between the country they emigrated and the country where they live. Thus, there are studies in support of this situation in national and international literatures. However, this studies intended to regions and countries which occur mobilities of foreign trade intensely. In in this study differently from other studies tried to investigate situation of potential markets by selecting MENA regions which involve to as some of Middle East and North Africa countries in the some of books and in addition to some Central Asia countries. In this study, according to Labour of Social and Security Ministry of data in 2014 twenty countries are determined that are situated the highest Turkish immigrants and whether immigrants affect foreign trade between, if ıt effects, in related to a direction effect a study had been n gotten. In this study, extended gravity model which based on panel data set in the period of 2004 – 2013 has been used. And also, the effect of the number of immigrants has been studied by modeling foreign trade in general and its components separately. According to the results of the study, It has been found that the migration to these countries from turkey have a positive effect on Turkey imports

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele