Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gülden, Bahadır(2)
- Kabak, Turgay(2)
- Yurttaş, Süleyman(2)
- Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif(1)
- Aktaş, Emirhan(1)
- Alacadağlı, Esmeray(1)
- Ari, Musa(1)
- Ari, Sinan(1)
- Aytaç, Aslıhan(1)
- Azimzadeh, Monireh(1)
- Bilgin, Ahmet(1)
- Boz, Emre(1)
- Bozma, Gürkan(1)
- Bozma, Kübra(1)
- Dayı, Rumeysa Bakır(1)
- Demirel, Osman(1)
- Demirer, Emre(1)
- Deveci, Mutlu(1)
- Durmaz, Atakan(1)
- Durmuş, İbrahim(1)
- Dursunoğlu, İsmail(1)
- Eroğlu, Yüksel(1)
- Esmer, Yusuf(1)
- Güler, Neşe(1)
- Güzel, Ferdi(1)
- Imamoglu, Ilyas Kays(1)
- Kabakci, Omer Faruk(1)
- Kalça, Adem(1)
- Kaplan, Kadir(1)
- Kara, Kürşad(1)
- Karaca, İlhan(1)
- Keskin, Savaş(1)
- Kul, Murat(1)
- Kömür, Gökhan(1)
- Oruç, Osman(1)
- Ozdaslı, Kürsat(1)
- Taskin, Gulsah Maras(1)
- Türkoğlu, Hamdi(1)
- Yenilmez, Hasan(1)
- Yilmaz, Sevda(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Almanya'da Misafir İşçi Anma Kültürü: Gösterişçi Duyarlılık
Yurttaş, Süleyman; Karaca, İlhan
Bu çalışma, Almanya’da son yıllarda giderek daha görünür hâle gelen misafir işçi anma kültürünü ve bu kültürün ardındaki siyasi dinamikleri konu almaktadır. Araştırmanın temel amacı, anma pratiklerini, “gösterişçi duyarlılık” kuramı çerçevesinde eleştirel bir analize tabi tutmaktır. Çalışma, anma kültürünün, geçmişle samimi bir yüzleşmeden ziyade, Almanya’nın güncel siyasi ve ekonomik krizler karşısında kendini “göçe açık” ve “tarihiyle barışık” bir toplum olarak sunma arzusundan kaynaklanan sembolik bir performans olduğunu iddia etmektedir. Araştırmada, doküman analizi kullanılarak yorumlayıcı bir yaklaşım benimsenmiş ve üst düzey siyasi aktörlerin konuşmaları, ırkçı saldırı kurbanlarının ailelerinin kamuya açık platformlarda yer alan açıklamaları ve kurumsal bellek projelerine ilişkin metinler incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, resmî söylem ile yapısal eşitsizlikler arasında derin bir çelişki olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle ırkçı saldırıların anılmasında, Mevlüde Genç gibi mağdurların affedici ve birleştirici mesajlarının devlet tarafından bir “barışma tiyatrosu” çerçevesinde araçsallaştırılarak, kurumsal ırkçılık ve devlet sorumluluğunun nasıl perdelendiği gösterilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Almanya’daki anma kültürünün, geçmişin öznelerinin bugünkü yaşam koşullarını iyileştiren somut ve kapsayıcı politikalardan ziyade, ahlaki bir üstünlük kurma ve toplumsal vicdanı rahatlatma amacı taşıyan sembolik jestlere dayandığı ve bu haliyle bir “gösterişçi duyarlılık” pratiği olduğu sonucuna varmıştır.
- MakaleAçık Erişim2024Milli Takım Düzeyindeki Bedensel Engelli Para-Karate Sporcularının Spora Katılım Motivasyonları ile Yaşam Kalite ve Yaşam Doyum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Kul, Murat; Boz, Emre; Çetintaş, Yasin
Para-Karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kaliteleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi bu araştırmanın temel amacıdır. Bu amaç doğrultusunda milli takım seçmelerine katılan 24 para-karate sporcusu (n=11kadın-13erkek) çalışmaya dâhil edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu araştırmada verilerin toplanması adına 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; “Kişisel Bilgi Formu”, “Engelli Bireylerde Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği”, “Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği” ve “Yaşam Doyum Ölçeği”. Dijital ortamda toplanan bu verilerin analiz sürecinde ise SPSS (26. Versiyon) paket programının tanımlayıcı analizlerinin yanı sıra Spearman Korelasyon Katsayısı testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizinin neticesinde para-karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kalite ve yaşam doyum düzeyleri arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda içsel motivasyon ve dışsal motivasyon alt boyutlarının hem yaşam doyumunun hem de yaşam kalitesinin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarında Tüketim Kültürü ve Reklamcılığın İşlenişi
Ari, Sinan; Ari, Musa
Bu çalışma ile Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı ve sosyal bilgiler ders kitaplarında tüketim kültürü ve reklamcılığın incelenmesi amaçlanmıştır. Tüketim konusu ekonomik ve toplumsal dinamiklerin karmaşık hale geldiği günümüzde insanların hayatına yön vermektedir. Bu nedenle temel eğitimden itibaren tüketim konusunda öğrencilerin bilinçlendirilmeleri önem arz etmektedir. Çalışmanın veri kaynakları Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı (2018) ile güncel sosyal bilgiler ders kitaplarıdır. Analitik araştırma deseninin benimsendiği çalışmada öncelikle tüketim konusu farklı boyutlarıyla ele alınmış, ardından konunun program ve kitaplardaki işlenişi her iki araştırmacı tarafından incelenmiştir. Veriler betimsel analiz yolu ile çözümlenerek yorumlanmıştır. Bulgular sunulurken sıklıkla kitaplardan örneklere yer verilmiş, görseller sunulmuştur. Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre tüketim konusunun daha çok bilinçli tüketim çerçevesinde ele alındığı, tüketim kültürü ve toplumu, tüketim ile reklam ilişkisi konularına yeterince değinilmediği tespit edilmiştir. Bu kapsamda toplumların nasıl tüketim toplumuna dönüştüğü, reklamlar ile insanların nasıl tüketim ortamlarına sürüklendiği hususlarının temel eğitimden itibaren sosyal bilgiler ders kitaplarında örnek olaylarla ve bilimsel çalışma örnekleriyle işlenmesi önerilmiştir. Bu öneriyle öğrencilere tüketimin yegâne amaç olarak sunulması ve benimsetilmesine karşı bir farkındalık oluşturulması gereği ortaya konulmuştur.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Sosyal medya kültürüne kavramsal bakış: türkiye ve fransa karşılaştırması
Durmuş, İbrahim
İnternet kullanım ağının sürekli genişlemesi, sosyal medya kullanıcılarına birçok olanak sağlamıştır. Sosyal medyanın kültürel etkileri, insanların faaliyetlerine yansımıştır. Sosyal medya kültürü, farklı kültürel özelliklere sahip bireylerin, kültürel değerleri ile etkileşim oluşturduğu yeni platformlara dönüşmüştür. Araştırmada sosyal medya kültürü araştırmalarında, yazarların en fazla vurgu yaptıkları anahtar kelimelere ve bu kelimelerin ilişki gücüne yer verilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı çerçevesinde Türkiye ve Fransa adresli sosyal medya kültürü araştırmaları ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırma örneklemi Web of Science veri tabanında yer alan sosyal medya kültürü yayınlarından oluşmuştur. Uygulamada bibliyometrik analiz yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmada sosyal medya kültürü araştırmalarında, yazarlara, yayınlara, büyüme oranlarına ve vurgulanan anahtar kelimelere yer verilmiştir. Analiz sonucunda Türkiye adresli sosyal medya kültürü araştırmalarında yazarların en fazla vurguladığı kelimeler arasında, sosyal medya, kültür, Türkiye, medya, popüler kültür, covid-19, Twitter, Facebook, yeni medya, sosyal, cinsiyet, çok kültürlülük, dindarlık ve sürdürülebilirlik yer almıştır. Fransa adresli araştırmalarda ise, sosyal medya, kültür, medya, sosyal, covid-19, iletişim, cinsiyet, Fransa, gazetecilik, din, güven, Twitter, reklam, beden imajı ve ağlar kelimelerine vurgu yapılmıştır. Türkiye adresli araştırmalarda en güçlü ilişkiler, sosyal medya, Türkiye, kültür ve medya kelimeleri arasında olmuştur. Fransa adresli araştırmalarda ise, sosyal medya, kültür, medya ve sosyal kelimeleri arasında güçlü ilişkilere rastlanılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024A1.1 Intangible Cultural Heritage Elements in Turkish Textbooks (Maarif Turkish Example)
Kaplan, Kadir; Bilgin, Ahmet
This study, which aims to examine the intangible cultural heritage elements in the A1.1 Maarif Turkish textbooks prepared by the Maarif Foundation, used an actual case study from qualitative research designs. Criterion sampling, one of the purposive sampling methods, was preferred as the object of investigation, and A1.1 level primary, middle, and high school textbooks prepared by the Maarif Foundation in 2021 were used. ICH list was used as a data collection tool, and the textbooks’ activities were analyzed in line with this list. Descriptive content analysis was used to analyze the collected data. Knowledge and practices related to nature and the universe, performing arts, rituals and feasts, oral traditions and narratives, social practices, handicraft tradition, place names on the temporary list, mixed heritage, and natural heritage were identified as the main themes in the list and descriptive analysis was carried out according to these themes. It was concluded that in all of the textbooks examined, greetings under the upper element of ICH oral traditions and expressions were given more space, the diversity of ICH elements increased as the level of education increased, and greetings from ICH elements were quantitatively given enough space. In contrast, other elements weren’t given enough space.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sabahattin ali’nin hikâyelerinde çocuk işçiler
Oruç, Osman
Hikâyeyi romandan bağımsız ‘müstakil bir tür’ olarak alan ve bu anlayışı kabul ettiren Ömer Seyfettin’den sonra Türk hikâye tarihinde Sabahattin Ali bir kırılma noktası teşkil eder. 1930’lu yıllarda Vakit Gazetesi etrafında kümelenen toplumcu gerçekçi hikâyecilerin propagandist bir tavırla gündeme getirdikleri meseleleri Sabahattin Ali kuru ideolojiyi geri planda tutarak, hikâyeden taviz vermeden ele alır. Öteden beri bir Türkiye gerçeği olan çocuk işçiler toplumcu gerçekçi bir sanatçı olan Sabahattin Ali’nin kimi hikâyelerinde de gündeme getirilir. Sabahattin Ali, toplumsal hayatta gözlenen sosyal adaletsizliği çocuk işçiler vasıtasıyla işleyerek söz konusu sorunu çok daha güçlü bir biçimde, adeta bir çığlık halinde okuyucunun dikkatine sunar. Çalışmaya konu üç hikâyede küçük/çelimsiz bedenleriyle çok çalışıp az tüketenler ile semirmiş/haddinden fazla iri bedenleriyle az çalışıp yahut hiç çalışmayıp çok tüketenlerin çatışması işlenir. Bu çalışmada Sabahattin Ali’nin ‘Apartman’, ‘Arabalara Beş Kuruşa’ ve ‘Ayran’ adlı hikâyelerinde sosyal adaletsizliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan bozuk düzenin çalışmaya ittiği çocuk işçiler gerçeği üzerinde durulacaktır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Alanya yörüklerinde nazara dair inanışlar ve buna bağlı uygulamalar
Ünalan, Ozlem
Kelime anlamı olarak bakma, bakış, göz atma anlamlarına gelen nazar; halk arasında bakışlarının uğursuzluk ve zarar getirdiğine inanılan kişilerin, canlı ve cansız varlıklar üzerinde yarattığı kötü etki olarak tanımlanır. Nazar değen kişilerin veya nazara uğrayan çeşitli nesnelerin olumsuz bir durumla karşılaşacağına, nazarın bıraktığı etkinin kötü hadiseler getireceğine inanılır. Yörük kültürünün hâkim olduğu Alanya’da da özellikle dağ köylerinde ve yaylalarda nazara dair inanışlar ve uygulamalar canlı bir biçimde yaşamaktadır. Alanya Yörükleri nazar değmesini “isabete uğramak” olarak isimlendirmektedir. Bu çalışmada Alanya halkının nazara karşı inanışları, nazardan korunma yolları ve nazar olduğunda yapılan uygulamalar anlatılacaktır. Nazar ocakları hakkında bilgi verilecek; kurşun dökme, tuz çevirme, mum öğme gibi nazardan arınma uygulamalarından söz edilecektir. Ayrıca Alanya’da nazar inanışını etkileyen faktörler ortaya konulacaktır. Çalışmada saha çalışması yöntemi uygulanmış ve görüşme tekniğiyle kaynak kişilerden konuyla ilgili bilgiler alınmıştır. Katılımlı ve katılımsız gözlem yapılarak köylerdeki ve yaylalardaki nazarla ilgili uygulamaların fotoğrafları çekilmiş ve bunlara çalışma içinde yer verilmiştir
AtıfOpenAlex5TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Fransa’da İki Dillilerin Türkçe Derslerinde Kültürel İçerik Olarak SOKÜM’den ve Folklordan Yararlanılması
Gülden, Bahadır
Bu araştırmanın amacı Fransa’da iki dilli öğrencilerin Türkçe derslerinde öğretmenlerin kültürel içerik olarak hangi halk bilimi unsurlarından ve somut olmayan kültürel miras unsurlarından yararlandıklarını tespit etmektir. Bu çerçevede halk bilimi kadroları listesi uzman görüşleri alınarak sadeleştirilmiş ve listeye son hâli verilmiştir. Ayrıca Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Alanları, Karma (Doğal ve Kültürel) Miraslar ve Doğal Miras alanları listelerindeki alanlar öğretmenlerin görüşlerine sunularak derslerde kullanılan unsurların belirtilmesi istenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden betimleyici fenomenoloji yöntemi kullanılmıştır. Yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler “UNESCO Türkiye’nin Dünya Mirası Listeleri” ve “Halk Bilimi Kadroları Listesi” doğrultusunda analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin iç tutarlılığının artırılması için görüşme formu Fransa’da en az bir yıllık mesleki tecrübeye sahip öğretmenlere uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenler halk bilimi kadroları listesindeki sözlü gelenekler başta olmak üzere diğer kültür sahalarından hedef kitlenin ve kazanımlara uygun olan kültürel içeriklerden yararlandığı belirlenmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023İşgücü Verimliliği ve Mutluluk: OECD Ülkelerinden Kanıtlar
Bozma, Gürkan; Bozma, Kübra; Imamoglu, Ilyas Kays
Üretim sürecindeki insan kaynağı, gerek iş ortamındaki gerekse sosyal ortamdaki değişmelerden etkilendiği için bu etkileşim mutluluk düzeylerini ve verimliliklerini de etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada 2015-2021 dönemi yıllık veri setiyle 35 OECD ülke örnekleminde, işgücü verimliliği ve mutluluk ilişkisi panel veri analiziyle incelenmiştir. Araştırma modelinde, bağımlı değişken olarak işgücü verimliliği, bağımsız değişken olarak mutluluk endeksi ve kontrol değişkeni olarak ise ortalama yıllık ücret alınmıştır. Yapılan Driscoll-Kray analizi tahmin sonuçlarından elde edilen bulgulara göre mutluluk düzeyinde meydana gelen bir birimlik artışın, işgücü verimliliğini yaklaşık olarak %2.2 arttırabileceği tespit edilmiştir. Ayrıca ortalama yıllık ücretlerde meydana gelecek bir birimlik bir artışın ise işgücü verimliliğini %0.001 kadar artırabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023التفسير الاجتماعي في الفكر المصري الحديث
Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif
يهدف هذا البحث إلى توضيح تأثير المدرسة الاجتماعية في حياة المسلمين في العصر الحديث، ومدى تأثير علماء تلك المدرسة الكبار، كالإمام محمد عبده، مفتي الديار المصرية، وغيره من كبار أئمة الإصلاح الاجتماعي في مصر والعالم العربي والإسلامي، وكذلك يهدف إلى الحديث عن نشأة الاتجاه الاجتماعي في التفسير في المجتمع، ودوره في مناقشة كثير من القضايا الاجتماعية التي تحدث عنها القرآن الكريم، وغير ذلك من قصص الأنبياء وأقوامهم، مما شكّل منبعًا عظيمًا لدراسة الحياة والتفكير الاجتماعي. وكذلك هدف البحث إلى الحديث عن أهم القضايا التي تناولها علماء التفسير عقب نشأة المدرسة العقلية والمدرسة الواقعية الاجتماعية على يد محمد عبده، ورشيد رضا، وكانت هذه القضايا متداولة في ذلك الوقت؛ نظرًا لنشأة تلك المدرسة حديثًا، وكذلك بسبب ظهور كثير من المفاسد الاجتماعية، كقضية المرأة، ومحاولة الغرب الأوربي إثارة قضية تعدد الزوجات في الإسلام، وكذلك ملابس المرأة، وكذلك قضية ميراث المرأة في الإسلام، وأن الإسلام قد ظلمها، وكذلك قضية حرية العقيدة الفردية والمجتمعية، والحرية السياسية، كما ظهر كثير من البدع التي أثرت في شباب المجتمع، كانتشار الخمر في البلاد الإسلامية. ومشكلة البنوك التي كان لها أثر واضح على المجتمعات، فأثرت على اقتصاد الدول العربية والإسلامية، وجعلت الشعوب تركز على الاقتراض من تلك البنوك، التي فتحت فروعًا لها في بلدان العالم الإسلامي؛ ولذلك كان على علماء تلك المدرسة دراسة حالة المجتمع ومحاولة ربطه بالقرآن وبالسنة، ليستطيع أن ينهض من جديد، ويقاوم مغريات العصر، كما فعل حسن البنا، الذي حاول إعادة الأمة إلى الإنتاج والصناعة، وعدم الاعتماد على الغرب، وحذر الأمة من ذلك. وقد اعتمد الباحث في بحثه على استقراء معظم ما كتبه الكتاب الذين انتهجوا هذا المنهج في العصر الحديث، كالإمام محمد عبده الذي يعد أشهر من تكلم في هذا الاتجاه، ومبتكر التفسير الأدبي والاجتماعي، ورائد هذه المدرسة، وكان قد اتخذ تفسير القرآن أساسًا لنزعته الإصلاحية في المجتمع، والتجديد الديني. وكان منهجه في تفسيره منهجًا تربويًّا، يبعث مقومات الأمة، ويثير أمجادها، وينادي بآداب القرآن من الشجاعة والكرامة، ويحارب جمود الفقهاء وتقليدهم. ومحمد رضا أحد رجال الإصلاح، ومحمد مصطفى المَراغي وهو عالم ومفسر من دعاة التجديد والإصلاح، اتصل بمحمد عبده، وتأثر بمنهجه. وعَبْد العَزِيز جاوِيش وهو عالم بالأدب والتفسير ومن رجال الحركة الوطنية الإصلاحية، وسَيِّد قُطْب، وأمين الخولي، وعائشة عبد الرحمن، وشلتوت، وأحمد المراغي، وفريد وجدي. ولعل كثرة علماء تلك المدرسة من أهم مشاكل هذا البحث؛ لأن الاطلاع على كل مؤلفات هؤلاء العلماء من المشكلات الكبيرة، وبخاصة إذا أردت القراءة مع الفهم واستخلاص الدروس والعبر والأفكار، وكذلك كثرة القضايا الاجتماعية التي كانت في هذا البحث كثيرة، بحيث أن الوقت والمجال لا يتسعان للحديث عن كل منها على حدة. وقد انتهى، الباحث إلى كثير من النتائج من أهمها: ظهر مدى اهتمام المصريين قديمًا وحديثًا بالقرآن الكريم وتفقههم في الدين، وتفسيرهم له، وكذلك اهتمام علماء المدرسة الاجتماعية في مصر بمستجدات الحياة المعاصرة، وما ظهر من أمور ومشاكل حديثة استجدت على أحوال المسلمين بشكل عام وعلى حياة المصريين بشكل خاص، ومن هذه الأمور مسألة حرية المرأة وعملها وملبسها ومشاركتها الرجل في العمل والحياة العامة، في السياسة وفي المجتمع وهكذا، ولقد حاول كثير من العلماء تقديم الحلول والعلاج لكثير من المشكلات الجديدة في المجتمعات الإسلامية، وذلك من خلال الرجوع إلى القرآن الكريم، والسنة النبوية الشريفة، وأقوال الصحابة والتابعين. وانشغال علماء الأمة بمسألة أكل الربا، ومحاولة بعضهم تعريف الربا، وحرمته التي أقرها القرآن والسنة، وعلاقتها بالبنوك. وكذلك ظهر الاهتمام من قِبَلِ علماء هذه المدرسة بما ظهر من انحرافات أخلاقية واجتماعية، وأخذوا في التحذير من البدع والمنكرات التي اجتاحت المجتمع المصري والمجتمع الإسلامي بشكل عام.
- MakaleAçık Erişim2023Kadının Kocasına Secde Etmesinden Bahseden Rivâyetler Üzerine Bir İnceleme
Türkoğlu, Hamdi
Son dönemlerde, özellikle karı-koca ilişkilerine dair rivâyetlerin artarak tartışıldığı ve gündeme taşındığı görülmektedir. Bu makalede, öne çıkan rivâyetlerden biri olan kadının kocasına secde etmesi tetkik edilmektedir. Söz konusu rivâyet; tez, makale, kitap gibi çeşitli akademik çalışmalardan sosyal medya platformlarına kadar çeşitli mecralarda lehte ve aleyhte birçok değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalarda bahsi geçen rivâyetler üzerinden özelde Hz. Peygamber ve onun sünnetinin genelde ise İslam’ın tenkit edildiği ve bu tenkitlere cevap niteliğinde muhtelif çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Bu da konuyla ilgili rivâyetlerin detaylı araştırılmasının ve doğru anlaşılmasının önemini gerekli kılmaktadır. Çalışma ilgili rivâyetin genel olarak sübût ve delâletine odaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle bahsi geçen rivâyetin Hz. Peygamber’e nispetinin sıhhati ve muhtevası üzerinde durulmuştur. Ebû Hureyre, Enes b. Mâlik, Abdullah b. Abbas, Muâz b. Cebel, Hz. Âişe, Zeyd b. Erkam, Câbir b. Abdillah, Abdullah b. Ebî Evfâ gibi çok sayıda meşhur sahâbî tarafından merfû olarak nakledilen rivâyetin sıhhat bakımından farklı dereceleri bulunmaktadır. Bu meyanda incelenen rivâyetler arasında sahih hadisin şartlarını tam olarak taşıyan sahih li-zatih bir rivâyetin olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte rivâyetlerin birbirini desteklemesi cihetiyle birçok tarik için sahih li-gayrih ve hasen hükmünün verilebileceği görülmüştür. Öte yandan çalışmada sıhhat bakımından rivâyetin bazı tariklerinin zayıf olduğu tespit edilmiş bununla beraber bu rivâyetlerin de temel hadis kaynaklarında yer aldığına dikkat çekilmiştir. Ayrıca makalede son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda rivâyetin sıhhati hakkındaki yaklaşımlarına yer verilmiştir. Bu çalışmalardan bir kısmı rivâyetin Hz. Peygamber’e ait olduğunu kabul ederek bahsi geçen rivâyetlerden hareketle İslam’ın kadına bakışını eleştirilirken diğer bir kısmında ise bu eleştirilerin de etkisiyle bu konudaki rivâyetlerin ya aşırı zayıf ya da uydurma olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca çalışmada, bu ve bunun gibi rivâyetlerin değerlendirilmesinde önyargılardan uzak durmanın rivâyetlerin doğru anlaşılması ve değerlendirilmesi noktasında önemli olduğuna işaret edilmiş, önyargılardan uzak durmanın, nesnellik ve tarafsızlığın hadis değerlendirmelerinde önemli bir kriter olduğu belirtilmiştir. Ayrıca üzerinde durulan rivâyet ve benzerlerinin anlaşılması ve değerlendirilmesi noktasında lafzî ve literal yaklaşımın rivâyetin doğru anlaşılmasına mani olacağı belirtilerek ilgili rivâyetlerin değerlendirilmesinde metnin altında yatan mana ve maksada odaklanmanın daha isabetli sonuçlara ulaştıracağı vurgulanmıştır. Öte yandan muhteva yönüyle bahsi geçen rivâyetlerde iki önemli husus vurgulanmıştır. Bu hususlardan ilki, beşerin beşere secde etmesinin yasaklanması ve ibadet kastıyla yapılacak secdenin sadece Allah'a yapılmasıdır. Bu kapsamda çalışmada vahdaniyet ve uluhiyetin şiarı olan secdenin Allah’tan gayrısına yapılamayacağının altı çizilmiştir. İlaveten peygamberler de dahil olmak üzere fani olan hiçbir şeye ifrad derecesine varacak ta’zimin yapılamayacağı ifade edilmiş ve bu hususta sahabenin şahsında ümmetin uyarıldığına dikkat çekilmiştir. Rivâyetin vurguladığı ikinci husus ise ailenin temel taşı olan karı-koca ilişkilerindeki haklar ve sorumluluklardır. Bu bağlamda çalışmada söz konusu rivâyetlerin kadının kocasına saygı göstermesini, görev ve sorumluluklarını yerine getirmesini salık verdiğine değinilmiştir. Ayrıca mezkur rivâyetten kadının aşağılanması, tahkir edilmesi, erkeğe nispetle ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmesi gibi anlamları çıkarmanın mümkün olmadığı gibi; insan olma, kul olma cihetiyle de kadını kocadan aşağı bir konuma itmediği, erkeğin kadından daha faziletli veya daha hayırlı olduğunu da göstermediği ifade edilmiştir. Yine ilgili rivâyetin Kur’an ve sünnet bütünlüğünde değerlendirmenin önemini göstermesi bakımından kocanın da hanımına karşı bazı sorumluluklarına değinilmiştir. Kadının kocasına secde etmesinden bahseden rivâyetin sıhhatinin ve manasının tespitini amaçlayan bu çalışma temelde iki ana başlıkta ele alınmaktadır. İlk başlıkta konuyla ilgili rivâyetlerin sıhhati üzerinde durulmuş ve rivâyetler “makbûl rivâyetler” ve “zayıf rivâyetler” şeklinde iki alt başlıkta toplanmıştır. Ardından da rivâyetlerin genel sıhhat değerlendirmesi yapılmıştır. İkinci başlıkta ise rivâyetin muhteva ve manası üzerinde durulmuştur.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023II. Abdülhamid Dönemi Sünni-Şiî Yakınlaşmasında Müctehid Bir Kaçar Şehzadesinin Rolü: Ebu’l-Mirza Hasan Şeyhurreis-i Kaçar
Yenilmez, Hasan
Avrupa’da XIX. yüzyılda görülmeye başlayan Pan hareketleriyle eş zamanlı olarak Osmanlı coğrafyasında da birbirini takip eden farklı ittihad fikirleri ortaya çıkarmıştır. XIX. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren İttihad-ı Osmanî fikri ile başlayan akabinde zaman, mekân ve şahıslara göre İttihad-ı İslâm ve İttihad-ı Etrak diye devam eden pan hareketleri Osmanlı’nın son döneminde önemli siyaset tarzları olmuştur. Meşruiyet bunalımının görülmeye başlandığı ve hilafet merkezinin daha ön plana çıkarıldığı II. Abdülhamid döneminde ise İttihad-ı İslâm politikası ağırlık kazanmıştır. Osmanlı sınırları dışındaki Müslümanlarla irtibat kurmak, oralardan hanedana, hilafete güç devşirmek ve aynı zamanda Avrupa devletlerinin sömürge faaliyetlerine karşı bir savunma geliştirmek, bir silah olarak kulllanmak için benimsenen bu siyaset elbette Sünnî-Şiî yakınlaşmasında da önemli bir etken olmuştur. Bu çalışmada bir Kaçar şehzadesi ve aynı zamanda bir Şiî müctehid olan Ebu’l-Mirza Hasan Şeyhurreis-i Kaçar’ın (ö. 1921), II. Abdülhamid dönemi ittihad-ı İslâm siyaseti çerçevesinde Sünnî-Şiî yakınlaşmasında nasıl bir rol aldığı ele alınmaktadır. Makalede, müctehid şehzadenin kaleme aldığı terceme-i hal metinlerinden hareketle kısa bir biyografisine yer verilerek ve akabinde de esas olarak II. Abdülhamid idaresi ile irtibatları ve İttihad-ı İslâm risalesi ekseninde ittihad-ı İslâm fikri üzerinde durulmaktadır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkiye'de Çokkültürlü Eğitim Alanında Yapılan Araştırmalardaki Eğilimin Belirlenmesi: Bir İçerik Analizi Çalışması
Yilmaz, Sevda
Bu araştırma, Türkiye’de çokkültürlü eğitim üzerine yapılmış araştırmaların incelenmesine yönelik olarak hazırlanmış bir içerik analizi çalışmasıdır. Ülkemizde çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmalar son yıllarda önem kazanarak devam etmektedir. Literatürde çokkültürlü eğitim ile ilgili lisansüstü tez ve makale boyutunda birçok çalışma yer bulmaktadır. Bu alandaki araştırmalarda öne çıkan eğilimlerin belirlenmesi alanyazın açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmanın amacı Türkiye’de çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmaların analizi yoluyla araştırmalardaki genel eğilimlerin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında çokkültürlü eğitim ile ilgili yapılmış olan lisansüstü tez çalışmaları ve makaleler incelenmiştir. Çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmalar araştırmacı tarafından belirli ölçütler temel alınarak taranmış ve dosyalanmıştır. Dosyalanan çalışmalar araştırmacı tarafından okunarak kayıt altına alınmıştır. Araştırmada toplam 107 çalışma analiz edilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen kontrol formu ile çalışmaların genel özellikleri; yayın türü, yayın yılı, araştırma yöntemi, araştırma deseni, veri toplama araçları, örneklem türü, örneklem büyüklüğü ve veri analiz yöntemi ölçütleri dahilinde analiz edilmiştir. Veri analizi sürecinde betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmaların 2015 yılından itibaren artış gösterdiği görülmüştür. Türkiye’de çokkültürlü eğitim alanında yapılan araştırmalar, büyük oranda araştırma makalelerine dayanmaktadır. Lisansüstü düzeyde ve özellikle doktora düzeyinde yapılmış çalışmaların ise sayıca daha sınırlı olduğu görülmektedir. Çokkültürlü eğitim konusunda yapılan çalışmaların araştırma yöntemlerine bakıldığında, çalışmaların yaklaşık yarısında nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı görülmektedir. Çokkültürlü eğitim araştırmalarında örneklem grubu olarak en fazla öğretmenler ve öğretmen adaylarının tercih edildiği ve en fazla tutum, görüş ve algı konularına odaklanıldığı sonucuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Türkçe ve türk kültürü ders kitaplarının somut olmayan kültürel miras unsurları açısından incelenmesi
Gülden, Bahadır; Demirel, Osman; Demirer, Emre
Bu araştırmada yurt dışındaki iki dilli öğrenciler için hazırlanmış Türkçe ve Türk kültürü ders kitapları kültürel nitelik ve nicelik açısından incelenmiştir. Kültürel ölçüt olarak halk biliminden yararlanılmış ve halk bilimindeki “Halk bilimi kadroları” ve UNESCO tarafından tescillenmiş somut olmayan kültürel miras (SOKÜM) listelerindeki unsurlar inceleme ölçütü olarak tercih edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Kitaplardaki kültürel unsurlar halk biliminin beş alanına göre tasniflenmiştir. Bu alanlar sözlü gelenekler ve anlatımlar; gösteri sanatları; doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar; toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler, el sanatları geleneği alanlarından oluşmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kitaplarda tespit edilen en az unsur el sanatları geleneğindeyken (5. sınıf: 5, 6. sınıf: 1, 7. sınıf: 3, 8. sınıf: 4) en çok tespit edilen unsursa sözlü gelenekler ve anlatımlar (5. sınıf: 56, 6. sınıf: 87, 7. sınıf: 90, 8. sınıf: 49) alanındadır. Kitaplardaki etkinlikler de kültürel içerik açısından incelenmiştir. 5. sınıf ders kitabında etkinliklerin %51,55’i; 6. sınıf kitabında %50.89’u; 7. sınıf kitabında %64,65’i, 8. sınıf kitabında ise %38,88’i halk bilimi ya da SOKÜM unsurlarıyla ilişkilendirilerek tasarlanmıştır. Kitaplarda SOKÜM unsurlarından da yararlanılmıştır. Kitaplarda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden 21, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nden 8, Doğal Miras’tan 2, Yaşayan İnsan Hazinelerinden 3, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası’ndan 11 kez yararlanılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bilimsel Araştırmalarda Etik: Kavramlar ve İlkeler
Esmer, Yusuf; Ozdaslı, Kürsat
Bilim merak edilen bir şey üzerine düşünme ve onunla ilgili sistematik olarak bilgi edinme sürecidir. Bilimsel araştırma ise bir problemin ortaya konulması ve geçerliliği olan evrensel bilimsel yöntemlerin kullanılarak konunun araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Bilimsel araştırma yapmak, sorumluluk ve belirli kurallara uymayı gerektirmektedir. Bu bağlamda bilim insanlarının bilimsel araştırma sürecinde uyması gereken etik ilkeler ve uzak durmaları gereken etik dışı davranışlar bulunmaktadır. Bunlar, bilim etiği olarak ifade edilmektedir. Bilim etiği, bilimsel araştırma, yayınlama ve değerlendirme süreçlerinden oluşmaktadır. Bilim etiğine uygun geçekleştirilen bilimsel araştırmalar daha güvenilir ve objektif sonuçlar vereceğinden, hem araştırmacıları hem de araştırmayı ilgilendiren bilim dalını daha değerli kılmaktadır. Bilim etiğine uygun yapılmayan araştırmalar ise bilimsel çalışmayı değersizleştirmekle birlikte ilgili bilim dalına ve topluma da zarar vermektedir. Bu nedenle bilimsel araştırma ve yayınların bilim etiğine uygun bir şekilde doğruluk, dürüstlük, açıklık, adillik, sorumluluk ve titizlik çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın bilimsel araştırmalarda karşılaşılan etik sorunları, ihlalleri ve nedenlerini açıklama ve etik ihlallerin önlenmesine yönelik çözüm önerileri sunma noktasında ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2022İran EFL Liselerinin Ders Kitabı, Vizyon 1'de Kültürel Öğelerin Temsili
Özkan, Yonca; Azimzadeh, Monireh
İngilizce tüm dünyada iletişim dili haline gelmiştir. Bunun anlamı, farklı dillerdeki konuşmacıların farklı durumlarda birbirleriyle etkileşim kurmak için bu dili kullandıklarıdır. Ancak İngilizce konuşan kişiler farklı ülkelerden ve kültürlerden insanlarla karşılaşabilirler. Bu nedenle, başarılı bir dil iletişimcisi olabilmek için, öğrencilerin çeşitli ülkelerin adetleri, gelenekleri ve kültürleri hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Bu bilgiler ışığında Azimzadeh’in (2020) doktora çalışmasından bir kesit içeren bu çalışmanın temel amacı, İran lise müfredatlarında kullanılan İngilizce ders kitabının kültürel unsurlarını incelemektir. Bu doğrultuda, İngilizce ders kitabında temsil edilen kültürlerin coğrafi kökenlerini belirlemek için Kachru’nın (1986) modeli kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, İran'ın kültürel içeriklerinin incelenen İngilizce ders kitaplarının kültürel içeriklerine hâkim olduğunu göstermiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Kültürel Diplomaside Yeni İçerik Pazarlama Aygıtı: Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR)
Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan
Türkiye’nin kültürel diplomasi aygıtlarının bazı popüler kültür içerikleri etrafında tartışılması, araştırmacıların ve iletişim profesyonellerinin eğilimlerini belirler. Bir ideolojik mücadele alanı ve itibar rekabeti olarak şekillenen kültürel diplomasi ilişkileri, akışkan kültürlerin yöndeştiği bir çağda ulusların marka değeri olarak sahnelendikleri bir temsil tarihinin de katalizör güçleri halini alır. Kültürün pazarlanabilirlik fikri her ne kadar kültür endüstrileri kavramsalı ile eleştirel teorinin üretim hareketlerini cezbetse de kültürel diplomasinin oluşturduğu pazarın kendine özgü endüstriyel bir değer arz ettiği görülür. Bu çalışma, Türkiye’nin bazı aygıtlara indirgenen ve kısır döngüye girmesi muhtemel olan kültürel diplomasi faaliyetleri için alternatif trendleri tartışmayı ve bu trendlerin kontrollü imaj aksiyonları için bütünleşik bir pazarlama aksamına entegre edilmesi için gereken ilk ilgiyi inşa etmeyi amaçlar. Çünkü kültür endüstrilerinin tüm hamleleri, bir bütünleşik pazarlama stratejisinin parçası olarak trans-medya anlatım sinerjisini gerektirir. Bu kapsamda bir kültürel diplomasi aygıtı olarak tartışılan Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR), dinleyen/izleyen kişide karıncalanma hissine bağlı bir rahatlamaya neden olan yeni bir tür tahrik edici/tetikleyici anlatım tarzı olması dolayısıyla önemlidir. Bu çalışmada, ASMR’nin kültürel diplomasi boyutundaki iletişim gücüne ilişkin bir teorik okuma yapılarak ulus markalama için yeni imkanlar tartışılacaktır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Don sözü ve kök ailesi
Yıkılmaz, Arzu
Dilin yapısının temelinde ses-biçim ve anlam unsurları yer alır. Buna göre, örneğin Türkçe bir sözün Türkçenin konuşulduğu farklı coğrafyalarda farklı söylenir durumda oluşunu veya türevlerinde görülen birtakım ses-biçim değişikliklerini tespit etmek, sözün kök ailesini bulmanın bir yoludur. Diğer bir yol, bir sözün kök veya türevlerinin temel, yani yazılı dilde bilinen ilk anlamından, mecazlaşmasıyla ortaya çıkan tüm anlam genişlemelerindeki söz-varlık ilişkilerini bulmaktır. Yazı tarihine bakıldığında, söz köklerine yapımlık eklerin gelmesiyle oluşan türevleşmelerin ve lehçeler arası alıntıların, sözlüklerin oluşturulmasından çok daha önce gerçekleşmiş olduğu görülür. Bu sebepten sözlüklerde bir söz kökü de, bir türev biçim de madde başı olabilmektedir. Farklı madde başlarında yer almış sözlerin birbiriyle olan ilişkilerini kurmak, kök ailesini bulmak da demektir. Bu amaçla yapılan çalışmalarda ise anlam belirleyici unsur olarak görev almaktadır. Anlamdaki aktarmalar yoluyla elde edilen “nedenli” olan eğretilemeli anlatımlar ile de bazen bütünün bir bölümü, bazen dışın içi veya tersi kastedilebilir. Bu yolla yapılan anlam aktarmaları da kök bilgiye ait anlam dallanmalarını gösterir. Bu çalışmada Türklerin hem temel hem de kültür sözlerinden biri olarak önem arz eden don sözü ve kök ailesi incelenecektir. Bu ailenin her üyesinin; kendi içinde tarihî ve çağdaş lehçelerdeki ses-biçim özellikleri, türevleri, kazandıkları tüm anlamlar üzerinden bağlantıları gösterilecektir. Bağlantıların bazen kök, bazen de türev biçimler yoluyla; bazen mecaz anlam, bazen de aktarmalı anlamlar yoluyla kurulabildiği gösterilecektir.
- MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ2Soküm’ün aktarılmasında yaşanan sorunlara bir örnek olarak bayburt’ta zanaatlar ve zanaatkârlık
Kabak, Turgay
İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşantısı başladıktan sonra ortaya koyduğu ilk planlı, teşkilatlı ve örgütlü faaliyetlerden birisi ticarettir. Çünkü insan, yapısı gereği bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilen bir varlık değildir. Hayatta kalması için diğer insanların ürettiklerine de ihtiyaç duymaktadır. Ticaretin, mesleklerin ve para akışının da doğuşuna vesile olan bu ihtiyacı karşılamak için dünyanın her yerinde insanlar farklı organizasyonlar geliştirmişlerdir. Türklerin Anadolu ve çevresinde geliştirdiği Ahilik teşkilatı ve bu teşkilat içerisinde zanaatkârlar geçmiş dönemlerde Türk insanının ihtiyacı olan bütün mal ve hizmetleri el emeği yoğun bir çalışma şekliyle karşılamışlardır. Ancak bu zanaatlar ve onları icra eden zanaatkârların faaliyetlerini sadece ticari faaliyetler olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü bu faaliyetlerin çevresinde çok zengin bir somut ve somut olmayan kültürel miras da oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı insanların ilk üretim biçimlerinden birisi olan ve el emeği yoğun bir üretim sürecine sahip olan zanaatlar içerisinde yok olmaya en yakın beş tanesinin Bayburt il merkezindeki durumunu incelemektir. Bu incelemeyi yapabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve saha araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Saha araştırmasında da gözlem ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Daha sonra elde edilen veriler ilgili literatür ışığında incelenerek, diğer büyük illere göre hala bir nebzede olsa geleneksel hayatın devam ettiği Bayburt ilinde dahi zanaatların ve zanaatkarların modern zamanın sanayi ve ticaret gücü ile rekabet edemediği ve yok olmaya yüz tuttuğu tespit edilmiştir. Bu tespitin ortaya koyduğu durum sadece bazı zanaatların yok olması demek değildir. Bu zanaatı icra eden zanaatkârların mesleğin öğrenilmesinden icrasına, halka satışından esnaflar arasındaki meslek hukukuna kadar sahip oldukları çok geniş kapsamlı bir geleneksel bilginin de gelecek kuşaklara aktarılamayarak yok olmaya başladığı görülmektedir. UNESCO’nun çeşitli sözleşmeler çerçevesinde somut olmayan kültürel miras listesinde kabul ettiği ve milli kültürü oluşturan önemli nüvelerden birisi olan mesleki bilgilerin yok olması aynı zamanda genelde ülkemizde özelde de Bayburt’ta somut olmayan kültürel mirasımızı geleceğe aktarma konusunda çok büyük problemlerle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bugün ülkemizde amatörler, müzeler ve çeşitli kurumlar tarafından zanaatların somut çıktıları olan ürünler çoğu bağlamından kopuk bir şekilde de olsa koruma altına alınıp saklanmaktadır; ancak bu zanaatların sahip olduğu kültürel değeri yaşatabilmek için sadece materyal saklamak yeterli değildir. Materyallerin üretim sürecinin bağlamı ile birlikte yaşatılması gereklidir. Ancak bu şekilde mesleki bilginin içerisinde yer alan kültürel kodlar geleceğe aktarılabilir ve dünya kültür mirasına kazandırılabilir. Çalışmanın dikkat çektiği husus da Bayburt ilinde geç kalınması durumunda mesleklerinin son temsilcileri olan zanaatkârlar ile birlikte bu somut olmayan kültürel mirasın yok olacağıdır. Bu konuda özellikle il bazındaki resmi kurumların üniversitede istihdam edilen uzmanların ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun da paydaş olduğu projelerle bu süreci tersine çevirebileceğine de dikkat çekilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2021The Word‘Saŋ’and Its Derivativesin Turkic
Güzel, Ferdi
The saŋ word which means “bird droppings” is seen for the first time in Karakhanid Turkish. This word, which has several variants in historical and contemporary dialects, has been forgotten in time and has not been able to maintain its existence in most of the contemporary dialects. In Turkish, these words and their derivatives in the historical process with the expansion of meaning “animal manure, dirt, dirt, garbage, trash” and so on meanings have also gained. One of the derivatives of the saŋ word and not just in Turkish dialects of Turkish that has been identified saŋra is derived with + rA (< +Xr +A) which a rare structure. The clarification of the structure of the word saŋra willalso contribute to the understanding of the çöpre word which cannot be given a definitive judgment on its structure.







