Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ3
    Doğu Anadolu-Türkiye Koşullarında Farklı Bal Arısı (Apis mellifera L.) Genotiplerinin Kışlama Yeteneği ve Koloni Performanslarının Karşılaştırılması

    Cengiz, Mahir Murat; Erdoğan, Yaşar

    Bu çalışmada, Doğu Anadolu koşullarında Buckfast, Karniyol, Kafkas ve Erzurum genotiplerinin kışlama yeteneği ve bazı fizyolojik özellikleri araştırılmıştır. Araştırmada Langstroth tipi ahşap kovanlardaki güçleri eşitlenmiş kolonilerden 2014 yılı kışlatma döneminde Buckfast, Karniol, Kafkas ve Erzurum bal arısı genotiplerinin her birinden 12'şer olmak üzere toplam 48 adet koloni kışlatmaya alınmıştır. 2015 yılı üretim döneminde ise 11'er adet Buckfast, Karniol, Erzurum ve 10 adet de Kafkas genotipine mensup toplam 43 adet koloni kullanılmıştır. Üretim sezonunda genotip grupların ortalama arılı çerçeve sayıları sırasıyla 11.72±0.63, 12.17±0.62, 9.52±0.51 ve 10.72±0.55 adet/koloni; ortalama kuluçka alanları 2713.7±237.9, 2797.6±238.3, 2036.5±166.4, 2364.3±197.2 cm2/koloni olarak bulunmuştur (19.04.2015-4.10.2015). Arılı çerçeve sayısı ve kuluçka alanı bakımından gruplar arasındaki fark istatistiksel açıdan önemli (P<0.01) bulunmuştur. Grupların ortalama bal verimleri; 28.08±2.37, 29.94±2.17, 19.28±2.13 ve 23.36±2.15 kg/koloni olarak belirlenmiştir. Bal verimleri bakımından gruplar arasındaki fark istatistiksel açıdan önemli (P<0.05) bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Farklı Öğretmenlik Programına Devam Eden Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algıları

    Tosun, Figen Çam; Bayram, Arslan

    Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseniyle tasarlanan bu araştırma, Eğitim Fakültesi 1. ve 4. Sınıf öğrencileriyle pedagojik formasyon alan öğrencilerin öğretmenliğin uzmanlık gerektiren bir meslek olup olmadığına yönelik görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bayburt Eğitim Fakültesi 1. ve 4. Sınıf öğrencileriyle 2014-2015 güz döneminde pedagojik formasyon alan öğrencilerin öğretmenliğin uzmanlık gerektirip gerektirmediği konusundaki görüşlerini ortaya çıkarmak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 öğretim yılında Bayburt Eğitim Fakültesi 1. (67) ve 4. Sınıf (75) öğrencileriyle yine bu dönemde pedagojik formasyon alan (75) öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmacılar tarafından öğrencilerin öğretmenliğin uzmanlık gerektirip gerektirmediği konusundaki öznel değerlendirmelerini alabilmek için öğretmenlik ve uzmanlaşma konusu ile ilgili 9 sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler uzmanlaşmayı olumlu karşılarken, öğretmenlik mesleğinin bir uzmanlık alanı olduğunu ifade etmektedirler. Eğitim fakültesi öğrencileri farklı fakültelerden mezun olanların öğretmen olarak atanmasına karşı çıkarken pedagojik formasyon öğrencileri doğal olarak bu eğitimi aldıktan sonra öğretmen olarak atanmanın doğru olduğunu düşünmektedirler. Pedagojik formasyon kaldırılmalı ve yalnızca Eğitim Fakülteleri öğretmen yetiştirmelidir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Askeri harcamalar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki: türkiye ve amerika birleşik devletleri ‘nin karşılaştırmalı analizi

    Bilgin, Tuba; Korkmaz, Özge

    Askeri harcamalar, ulusal güvenliği sağlayabilmek açısından ülkelerin vazgeçemeyecekleri bir kalemdir. Bu yüzden askeri harcamalar, birçok ülkedeki toplam kamu harcamaları içerisinde önemli bir paya sahip olmakla beraber aynı zamanda ülkelerin ekonomilerini de etkileyebilmektedir. Bu doğrultuda çalışmada 1961-2015 döneminde Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri için askeri harcamalar ile ekonomik büyümearasındaki ilişkinin varlığı araştırılmak istenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada Johansen-Juselius eşbütünleşme ve Granger nedensellik analizlerinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, Amerika Birleşik Devletleri için ekonomik büyüme ile askeri harcamalar arasında herhangi bir nedensel ilişki tespit edilemezken, Türkiye için ise iki değişken arasında çift yönlü nedensel ilişkinin var olduğu söylenebilmektedir

    AtıfTR Dizin21
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlamada özetleme stratejilerini kullanma becerilerinin değerlendirilmesi

    Bayram, Bora; Aktaş, Elif

    Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlamada özetleme stratejilerini kullanma becerileri incelenmiştir. Nitel yaklaşıma uygun olarak desenlenen çalışmada, doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Rize ili Çayeli ilçesindeki iki devlet okulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören 380 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerden elde edilen özetler, araştırmacılar tarafından ilgili literatür taranarak belirlenen dokuz maddelik bir form kullanılarak incelenmiştir. Veriler, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin hikâye edici ve bilgilendirici metinleri özetlerken en çok özgün metinden kısa olma ve başlık koyma stratejilerini kullandıkları tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    An analysis of perceived social support and hopelessness levels from families with schizophrenic patients in terms of various variables

    Bülbül, Ayşe Eliüşük; Izgar, Hüseyin

    Bu araştırmada şizofreni hastası olan ailelerin Algılanan sosyal destek ve umutsuzluk arasındaki anlamlılık düzeyi incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini "cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, sosyal güvence, aile tipi değişkenleri; bağımlı değişkenleri ise umutsuzluk ve algılanan sosyal deste değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın genel evreni, Konya Merkez ve ilçelerinde yaşayan Şizofreni hastası olan ailelerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi Konya'da yaşayan Şizofreni hastası olan ailelerden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş 152 Şizofreni hastası olan ailelerden oluşmaktadır. Hasta Ailelerinin Algılanan Sosyal Destek düzeyinin belirlenmesinde "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği", Umutsuzluk düzeyinin belirlenmesinde ise "Beck Umutsuzluk Ölçeği" kullanılmıştır. Algılanan sosyal destek ve umutsuzluk puan ortalamalarının cinsiyet, medeni durum, sosyal güvence, aile tipi, eğitim durumu, yaş, medeni duruma göre grupların ortalamaları arasındaki farkın önem kontrolü t testi ile yapılmıştır. Umutsuzluk ve Algılanan Sosyal Destek puanları arasındaki ilişkinin analizinde ise Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı tekniğinden yararlanılmıştır. Algılanan sosyal destek düzeyinin ve umutsuzluk düzeyinin yaş, eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı varyans analizi ile test edilmiş, ileri analiz olarak Tukey Testi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, şizofreni hastası olan ailelerin yaş değişkenine göre algılanan Umutsuzluk puanlarının "toplam umutsuzluk, umut ve gelecekten beklenti" puanlarına göre anlamlı ölçüde farklılaşmadığını ancak "motivasyon alt boyutunda" farklılaştığını ortaya koymuştur. Şizofreni hastası olan ailelerin algılanan sosyal destek puanları ile umutsuzluk puanları arasında negatif ilişki bulunmuştur. Algılanan sosyal destek arttıkça umutsuzluk puanları düşmektedir

  • MakaleYalnız künye2017
    The Relationship Between Primary Energy Consumption And Financial Development In Developing Countries That Were Dependent On Energy In Context Of Global Development

    Karaca, Süleyman Serdar; Keskin Benli, Yasemin; Korkmaz, Özge; Güngör, Selim

    In this study, it has been aimed to put forward the relationship between primary energy consumption and financial development for the period 1985-2015 of Argentina, China, South Korea, Israel, Malaysia, Mexico and Turkey. It has been concluded that, there is a long-term relationship between primary energy consumption and the ratio of assets of deposit banks to GDP in the study. Furthermore, it has been determined that there is a one-way causality relationship from the primary energy consumption to the ratio of deposit bank assets to GDP and the ratio of the local credit provided to the private sector to GDP.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Protocol Applications in Turkish Seljuq Empire

    Aktaş, Yasemin

    States carry out their political, military, commercial and social initiatives through ambassadors. There are some protocols about seeing, hosting and bidding farewell for the ambassadors who are welcomed by the palace officials called hosts. The geographical location, military and political power of Turkish Seljuq Empire prepared a basis for keeping in touch with the neighbouring states. Seljuq sultans and the ambassadors on behalf of the sultans have many meetings for reasons of ascending the throne, death, marriage, alliance, war, peace and commercial activities. Most of these meeting in Turkish Seljuq Empire have been carried out by the ambassadors. The protocol rules in these meetings are not always the same and they change according to the relations with the other states. The meetings start with ambassador’s presenting his gift and delivering the message. During these meetings, ostentatious welcoming ceremonies, feasts and entertainments have been organized and gifts have been presented. In this study, what kind of protocol rules have been followed about the welcoming, hosting and seeing of the ambassadors who have visited Turkish Seljuq Empire and those who have been sent by the Seljuq Empire will be analyzed

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Birinci dünya savaşı’nın başlangıcından rus işgaline; bayburt ve çevresinde salgın hastalıklar

    Aktaş, Esat

    Salgın hastalıklar, tarihin eski zamanlarından itibaren birçok insanın hayatını kaybetmesine yol açmasının yanında toplumları ve devletleri derinden etkileyen ciddi bir sorundur. Osmanlı Devleti de aynı sorunla uzun süre mücadele etti. Bu mücadelenin en çetin yaşandığı dönemlerden biri de Birinci Dünya Savaşı yıllarıydı. Savaşın getirdiği her türlü olumsuzluğun yanında Kafkas Cephesi'nde, özellikle coğrafya ve mevsim şartları, salgınlarla mücadeleyi daha da zor hale getirmekteydi. Bu cephenin önemli noktalarından biri olan Bayburt ve çevresinde başta tifüs olmak üzere humma-yı racia, kolera, tifo gibi hastalıklar askerleri ve sivilleri derinden etkiledi. Savaş öncesinde bölgede kolera yaygınken savaş yıllarında tifüs oldukça fazla insan kaybına sebep oldu. Cephedeki askerler bir taraftan düşman ordularıyla savaşırken diğer taraftan da hastalıkla mücadele etmeye çalıştı. Bu çalışmada, Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcından Bayburt'un Ruslar tarafından işgal edildiği 1916 yılının ortalarına kadarki süreçte Bayburt ve çevresinde ortaya çıkan salgın hastalıklar ve bu hastalıkların askerî ve toplumsal etkileri ele alınmaktadır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Kadın Başbakan Tansu Çiller Döneminde Kadına Politikası: Temel Yasalar Üzerinden Bir Değerlendirme

    Işıkçı, Yasemin Mamur; Şengün, Hayriye

    Dünyada İnsan haklarının ve sosyal demokrasinin gelişmesi kadın haklarına verilen önem ile doğrudan ilişkili bir durumdur. Bu açıdan bakıldığında kadın hakları ile ilgili sorunların çözümüne yönelik çabalara yönelmek hükümetler açısından kaçınılmaz bir görevdir. Genel olarak, kadınların siyasal alanda etkin bir şekilde temsillerinin sağlanması bu yöndeki çabaların artacağı yönünde bir umut uyandırmaktadır. Ancak kadınların aktif siyaset alanında göstermiş oldukları eğilimler bazen de bu yöndeki umutları boşa çıkarmaktadır. Bu araştırmada söz konusu bu durum Türkiye'nin şimdiye kadar ki tek kadın başbakanı unvanını taşıyan Tansu Çiller örneğinde döneminde çıkarılan temel yasalar üzerinden açıklanmıştır. Araştırma, literatüre dayalı araştırmalar bağlamında tarihsel ve betimsel yöntemler kullanılarak yapılandırılmıştır. Araştırma ülkenin tek başbakan konumundaki bir liderin kadın politikalarına bakış açısını ortaya koyması ve kadın haklarına yönelik politika başarısızlıklarını kadın siyasetçilerin politika yapma tarzı ile ilişkilendirmesi bakımından önem taşımaktadır

  • MakaleYalnız künye2017
    Öğrenen örgüt olma engeli olarak öğretmenlerde tükenmişlik

    Tosun, Figen Çam; Altunay, Kübra

    Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerdeki tükenmişliğin ve öğrenen örgüt olma konusundaki görüşlerin cinsiyet, hizmet yılı, medeni durum ve yaş gibi değişkenlere göre değişip değişmediğini ortaya çıkarmaktır. Ayrıca çalışmada öğretmenlerin tükenmişliği, öğrenen örgüt olma konusundaki görüşlerinin yordayıcısı mıdır sorusuna da cevap aranmaktadır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve var olan durumu ortaya koymak tarama modeli seçilmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 öğretim yılında Bayburt merkezde öğretmenlik yapan 102 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 84 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Maslach tükenmişlik ölçeği ve Öğrenen örgüt ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, t testi ve tek değişkenli doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin öğrenen okul ölçeğine verdikleri yanıtlar ile cinsiyetleri, medeni durumları, hizmet yılları ve yaşları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğretmenlerin tükenmişliği ile cinsiyetleri ve yaşları arasında anlamlı bir fark bulunurken; medeni durumları ve hizmet yılları arasında ise anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğretmenlerin tükenmişliği, öğretmenlerin öğrenen örgüt olma konusundaki görüşlerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu araştırmada ortaya çıkmıştır

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Türkçe Ders Kitaplarında Milli Kimliğe İlişkin Unsurların İncelenmesi

    Bayram, Bora; Elban, Mehmet

    Bu araştırmanın amacı, Türkçe ders kitaplarında yer alan milli kimliğe ilişkin unsurları bazı değişkenler açısından incelemektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman araştırması yöntemi ile yürütülmüştür. Çalışma evreni ilköğretim ikinci kademe 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarından oluşan araştırmada veri analizi olarak içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarında milli kimliğe ilişkin temel vurgunun folklorik ögeler ile milli liderler ve tarihi şahsiyetler olduğu anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra milli kimlik vurgusunda vatanseverlik, vatandaşlık gibi ögelere yoğun şekilde yer verildiği görülmüştür. İlköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarının sosyal bilgiler ve tarih ders kitaplarında kullanılan milli liderler, tarihi şahsiyetler, vatanseverlik, vatandaşlık gibi milli kimlik anlatılarına çokça yer verdiği bulgulanmıştır. Buna karşın Türkçe dersiyle daha çok ilişkili dil değeri ise daha az vurgulanmıştır. Ayrıca ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarında sosyal bağlar ve değerler en fazla vurgu yapılan ögeler arasındadır. Bu sonuç, değerlerin milli kimlik, milli karakter ile ilişkili olması, son yıllarda değerler eğitimine verilen ağırlık açısından manidardır. Ayrıca araştırmada ilköğretim ikinci kademe Türkçe ders kitaplarında milli kimliğe ilişkin en az kullanılan ögenin eğitim açısından çokça tartışılan milli kahramanlar ile savaşlar ve zaferler olduğu anlaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Osmanlı Diplomatiğinde Mühür ve Bir Vaka Olarak Sahte Mühür Kullanımı

    Taskesenlioğlu, M. Yasin

    Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nde mühürler, diplomatik bir unsur olarak incelenmektedir. Devletin ilk dönemlerinden itibaren resmi evrakta kullanılan mühür, evrak sahteciliğinde taklit edilen veya sahtesi imal edilen bir meta olarak kullanılmıştır. Bu çerçeve içerisinde mühür kazıma sanatı olan hakkâklık mesleği ile tatbik defterleri konumuzla ilintili olarak ele alınmıştır. Hakkâklık mesleğinin tarihi seyrinin yanı sıra 19. yüzyıldaki problemleri sahte mühür kullanımı açısından, Osmanlı devlet dairelerinde tutulan mühür tatbik defterleri ise muhteva yönünden incelenmiştir. Ayrıca özellikle 19. yüzyıldaki hadiselerden örnekler verilerek evrak ve mühürde sahtecilik olayları irdelenmiştir. Osmanlı Devleti'nin sahtecilik olaylarına karşı uyguladığı cezai müeyyidelere de yer verilen çalışmamızda Tanzimat döneminin önemli devlet adamlarından Mehmet Emin Ali ve Mehmet Ali Paşaların isimlerinin karıştığı iki ayrı mühür davası değerlendirilmiştir

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Selim'in Işığında Turgut'un Özbenliğine Yolculuğu

    Oruç, Osman

    Bir yolculuk romanı olan Tutunamayanlar, ağırlıklı olarak bir iç yolculuk niteliği taşır. Romanın başkahramanları Turgut ve Selim tasavvufî gelenekte görülen "mürşid ve mürid" ilişkisiyle okuyucunun karşına çıkar ve bu ilişki büyük ölçüde romanın sonuna değin devam eder. Postmodern edebiyatın metinlerarasılığa olan yatkınlığı da göz önünde tutularak denilebilir ki Tutunamayanlar, yapı itibariyle tasavvuf düşüncesi ekseninde okunmaya elverişli bir metindir. Nitekim Oğuz Atay, Tutunamayanlar'da yerli-yabancı birçok metinden esinlenerek yahut onlara bir biçimde atıfta bulunarak romanını yazar. Bu bağlamda metnin niyetinden yola çıkarak denilebilir ki Tutunamayanlar iskelet/biçim olarak okuyucuya bu anlamda tasavvuf disiplinindeki insanın kemale ermesi yolculuğuna dair birtakım ipuçları sunar. Turgut Özben'in macerası, tüketim alışkanlıklarının, gündelik hayatta öğretilmiş davranış kalıplarının, türlü seremonilerin bireyi boğan, onu sürünün bir parçası yapan kayıtlarından kurtulup özgürleşmesi macerasıdır. Turgut Özben, metaların kuşatmış olduğu bir hayat biçiminden uzaklaşarak adeta "bir lokma bir hırka" yaşamı benimseyen bir değerler dizgesine ulaşır

  • MakaleYalnız künye2017
    Stearik Asit Çeşidinin Kalsit Kaplama Verimi Üzerine Etkisi

    Uçurum, Metin; Malgir, Eda

    Stearik asit, CH3(CH2)16COOH formülüyle gösterilen doymuş bir yağ asididir. Birçok sanayi dalında kullanılan granül formdaki stearik asit, mikronize kalsit ürünlerinin kaplanmasında da geniş olarak kullanılmaktadır. Piyasada farklı kodlarla satılan stearik asitlerin kalsit kaplamadaki verimlerinin araştırıldığı bu çalışmada, kaplama işlemi dik karıştırmalı bilyeli değirmen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Beş farklı stearik asitle (C1865, C1852, C1843, C1839 ve C1837) kaplanan kalsit ürünleri önemli kalite göstergeleri olan aktive oranı, kaplama oranı, renk parametreleri (L*, a*, b*) ve tap yoğunluk değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Kaplama için en uygun stearik asit tipinin ise C1865 olduğu tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Determination of the Main Problems Encountered in the Execution of Internal Audit Activities in Public Institutions: An Investigation on Public Internal Auditors

    Kurnaz, Ersin; Karcıoğlu, Reşat

    In this study, it is aimed to determine the main problems encountered in the execution of internal audit activities in public institutions and to determine what problems are leading to which institutions. In this context, a questionnaire was conducted to public internal auditors. As a result, it has been found that many problems are encountered in carrying out internal audit activities in public institutions. In addition to general budgetary public institutions have reached the foreground of problems related to general independence in internal auditing and the personal rights of internal auditors and in the local administrations problems related to the duties, powers and statutes of internal auditors

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Çevre Muhasebesi ve Çevresel Politikalara Verilen Önem Düzeyi: Erzurum-Erzincan Karşılaştırması

    Ag, Aliriza

    Doğadaki çevresel kaynakların kullanımı sonucu ortaya çıkan etkilerin muhasebeleştirilmesi olarak ifade edilen çevre muhasebesinin bir diğer ifade ile doğal kaynaklar muhasebesinin temelinde sosyal sorumluluk kavramı yatmaktadır. Bu doğrultuda çalışmamızın amacı Erzurum ve Erzincan illerinde faaliyet gösteren üretim işletmelerinin sosyal sorumluluk kavramı çerçevesinde çevre muhasebesine ve çevresel politikalara verdikleri önem düzeyinin tespit edilmesidir. Araştırmada faktör analizi yöntemi kullanılarak oluşturulan model çerçevesinde işletmelere ait özellikler ile çevre muhasebesi uygulamaları ve çevresel politikalar karşılaştırılmıştır. Yapılan analizlerde işletmelerin faaliyet süreleri ve faaliyette bulundukları iller ile çevre muhasebesi ve çevresel politikalar arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiş olup özellikle Erzurum ilinde faaliyet gösteren kurumsal nitelikteki işletmelerin çevresel politikalara daha fazla önem verdiği tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2017
    Organic Agriculture and Animal Husbandry in Bayburt Current Status

    Bayraktar, Bülent

    Nowadays, organic products are produced without the use of chemical additives in natural conditions is constantly increasing every day. However, the new organic food market and organic production evaluation and development of areas with high potential for the formation of the subject is of great importance. In this context, bayburt, accommodates very suitable ecological conditions for organic production. A significant portion of the surface area agricultural land with meadows and pastures. In addition, minimal amount of chemical and industrial facilities is one of the provinces where the use of the drug is low. Areas with high potential in the development and evaluation of the institutions has an important role. However, the institutions, which is determined by the strategic objectives, resources and competencies varies according to. In this review, Bayburt province implemented in joint projects, training activities, and the development of organic production of agricultural subsidies, it is observed that Speed has a restorative effect. So it has not made production, but with high potential of supporting the development of organic agriculture and animal husbandry products will make a major contribution to the development of the current expected.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Çoruh Vadisinin Çiçekleri

    Erdogan, Ummugulsum; Aslantaş, Rafet; Çakmakçı, Ramazan; Erdoğan, Yaşar

    Coruh valley has an important biological diversity in term of plants, flora-fauna, wildlife and ecosystems. These regions contain the landraces, wild and weedy relatives, other wild, herbaceous and flowering trees, herbaceous flowering plants, medicinal and aromatic and flowering and ornamental shrubs plants species which are especially economically important plant for floriculture, eco-tourism, botanical tourism and nature tourism. Many important medicinal and aromatic and ornamental plants species are found in this region and naturally grow. It is considered that Acantholimon, Achillea, Alkanna, Allium, Amygdalus, Angelica, Anemone, Anthemis, Arabis, Arctium, Artemisia, Asparagus, Asperula, Astragalus, Calamintha, Calendula, Calutea, Campanula, Capparis, Cardamine, Centaurea, Cephalanthera, Cephalaria, Chelidonium, Chenopodium, Chysanthemum, Colchicum, Consolida, Coriandrum, Cornus, Coronilla, Cerasus, Cotoneaster, Crataegus, Crocus, Cyclamen, Dactylorhiza, Digitalis, Dianthus, Draba, Echinops, Equisetum, Ferula, Filipendula, Fritillaria, Fumaria, Gagea, Galanthus, Galium, Genista, Gentiana, Geranium, Geum, Gladiolus, Glychirrza, Helichrysum, Hesperis, Hypericum, İnula, İris, Isatis, Juniperus, Lilium, Linaria, Linum, lysimachia, Malus, Malva, Marrubium, Melissa, Mentha, Micromeria, Morina, Muscari, Mysotis, Narcissus, Neotchichatchewia, Nepeta, Onobrychis, Orchis, Ornithogalum, Origanum, Paeonia, Papaver, Pedicularis, Peganum, Phelypaea, Platanthera, Plantago, Pilosella, Pelargonium, Potentilla, Polygonum, Polygala, Primula, Punica, Prunus, Pyrus, Ranunculus, Rhamnus, Rhododendron, Rhus, Rosa, Rubia, Rubus, Rumex, Salvia, Sambucus, Satureja, Scilla, Scorzonera, Scutellaria, Sedum, Sempervivum, Sideritis, Sophora, Sorbus, Stachys, Tanecetum, Teucrium, Thymus, Trigonella, Tulipa, Tussilago, Uechtriitzia, Vaccinium, Verbascum, Verbena, Veronica, Viburnum and Ziziphora species commonly found in the region may be may be evaluated economically.

  • MakaleYalnız künye2017
    Organik Olarak Üretilen Yumurtaların Bazı Besinsel ve Duyusal Özelliklerinin İyileştirilme Olanakları

    Kaya, Hacer; Aksakal, Vecihi; Karaalp, Musa

    Organik olarak üretilen tavuk yumurtasının daha fazla besleyicilik ve duyusal özelliklere sahip olmasının yanı sıra sağlığa zararlı herhangi bir madde içermemesi, tüketicinin öncelikli beklentilerindendir. Araştırmalar, beklenenin aksine; kafes yumurtaları ile organik yumurtaların kuru madde, lipit ve yağ asitleri arasında önemli bir farklılık bulunmadığını göstermektedir. Organik yumurtanın kafes yumurtasına göre yaklaşık iki kat fiyata satılmasının sadece psikolojik ve etik motivasyon taşıdığı bildirilmektedir. Avrupa Birliği Konseyi organik yumurta üretiminde tavukların bazal rasyonun yanı sıra yeşil kaba yem materyallerine erişimini de gerekli görmektedir. Ancak bu erişimin sağlanması durumunda, organik olarak üretilen yumurta tüketici beklentilerine karşılık verebilir. Araştırmalar ülkemiz Organik Tarım Kanuna göre tavuk başına ayrılan 4 m2 'lik gezinti alanının bu talepleri karşılamada yeterli olmadığını göstermektedir. Bu durum tavuklara ayrılan gezinti alanının çeşitli yem bitkileri ile rotasyona uygun olarak ekili olmasını sağlayacak şekilde artırılmasını veya gezinti alanına dışarıdan ilave yeşil kaba yem materyallerinin getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Böylece fonksiyonel gıda özelliği olan bir ürün elde etmenin yanı sıra gagalama ve kanibalizmin azalarak hayvan refahının arttığı bir üretim tarzına ulaşılmış olacaktır. Bu derlemede organik yumurta üretiminde başta karotenoidler olmak üzere yağ asitleri gibi kimyasal içeriklerin artırılması ile renk, koku ve tat gibi duyusal özelliklerin iyileştirilme olanaklarına yönelik uygulamalara yer verilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2017
    Türkiye’de Organik Koyun ve Keçi Yetiştiriciliğinin Mevcut Durumu ve Gelişim Stratejileri

    Ceyhan, Ayhan; Aksakal, Vecihi; Koyuncu, Mehmet; Taskin, Turgay; Koşum, Nedim; Dellal, Gürsel

    Dünyada artan nüfusun sağlıklı ve dengeli beslenmesi amacıyla tarımsal üretimde konvansiyonel üretim biçimi yaygın olarak yapılmaktadır. Ancak bitkisel ve hayvansal üretimde verimi artırmak ve hastalıklarla mücadele etmek amacıyla kullanılan kimyasal maddeler su ve toprağa geçerek insan ve hayvan sağlığını etkilemektedir. Günümüzde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya, Kanada ve Avustralya gibi gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyadaki tüketiciler çevreye zarar vermeyen, insan ve hayvanlar üzerinde olumsuz etki yapmayan tarım ürünleri tüketim yönünde taleplerde bulunmaktadırlar. Koyun ve keçi yetiştiriciliği hem ülkemizde hem de dünyada organik hayvansal et ve süt üretiminde tüketicilerin taleplerini karşılamada önemli rol almaktadır. Dünyada 2012 yılında organik sertifikalı sığır, koyun ve domuz sayısı sırasıyla; 4,6, 5,6 ve 1,0 milyon baştır. Avrupa Birliği (AB)'inde bulunan 28 ülkenin 2015 yılında organik sertifikalı sığır, domuz, koyun, keçi ve tavuk sayısı sırasıyla; 3,7, 0,978, 4,5, 0,718 ve 31,6 milyon baştır. Türkiye'de organik hayvancılıkta en önemli oransal artış keçi yetiştiriciliğinde gerçekleşmiş (%652,1), bunu sırasıyla kanatlı (%187,7) ve koyun (%22,3) yetiştiriciliği izlemiştir. Türkiye'de 2015 yılında üretilen organik süt üretiminin %2,6 koyundan ve %6,3'ü keçilerden, organik kırmızı et üretimini ise %38,2 koyundan ve %1,6 keçiden sağlanmaktadır.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele