Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bayraktar, Bülent(2)
- Korkmaz, Serol(2)
- Sait, Ahmet(2)
- Albayrak, Mevlut(1)
- Aslan, İsmail(1)
- Ates, Fatih(1)
- Avcı, Sibel(1)
- Bayir, Yasin(1)
- Bayram, Sinan(1)
- Bozdeveci, Arif(1)
- Bülbül, Ali Savaş(1)
- Can, Zehra(1)
- Ince, Omer Baris(1)
- Kara, Yakup(1)
- Karaoğlu, Şengül Alpay(1)
- Orçan, İlayda(1)
- Parmaksız, Ayşe(1)
- Peksen, Aysun(1)
- Sönmez Sarı, Ebru(1)
- Terzi, Handan(1)
- Tezcan, Erdem(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Assessment of The Relationship Between Telomere Length and Physiological Parameters in Cattle Infected with Bovine Leukosis Virus
Ince, Omer Baris; Bayraktar, Bülent; Tezcan, Erdem; Korkmaz, Serol; Sait, Ahmet
The study aims to investigate the relationship between relative telomere lengths and various physiological parameters in cattle infected with bovine leukosis virus, as well as to identify the risk factors associated with cow-level bovine leukosis virus infection in dairy cattle in Türkiye. Three variables—age, parity, and body condition score—were used for risk assessment. Antibodies specific to bovine leukosis virus were detected using an enzyme-linked immunosorbent assay, and relative telomere lengths were measured by polymerase chain reaction. The highest seropositivity rate (39.13%) was observed in cattle with a body condition score of 3–3.5 and aged between 2–8 years. relative telomere length was found to be positively correlated with seropositivity, advanced age, and parity, while a negative correlation was observed between seropositivity and body condition score. Relative telomere lengths in bovine leukosis virus-infected cattle were significantly shorter (P < 0.05) than those in non-infected cattle. Among body condition score groups, the shortest relative telomere lengths were found in bovine leukosis virus-infected cattle with body condition score ≤ 2.5 and in non-infected cattle with body condition score 3–3.5. Regarding age groups, the shortest relative telomere lengths were observed in bovine leukosis virus-infected cattle older than 8 years (P < 0.05), as well as in non-infected cattle of the same age group (P < 0.05). In conclusion, relative telomere lengths in bovine leukosis virus-infected cattle were found to be significantly shorter than in non-infected cattle (P < 0.05). The shortest relative telomere lengths were recorded in both bovine leukosis virus-infected and non-infected cattle over 8 years of age (P < 0.05). Finally, the association between bovine leukosis virus infection and relative telomere lengths, along with other factors such as age, parity, and body condition score, is considered potentially useful for disease control and prevention programs.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Assessment of Nucleic Acid Extraction Kits for SARS-CoV-2 Surveillance in Wastewater Samples
Bayraktar, Bülent; Aslan, İsmail; Korkmaz, Serol; Parmaksız, Ayşe; Sait, Ahmet
Objective: The aim of this study is to evaluate the effectiveness of three commercial nucleic acid extraction kits (kit A, B and C) in isolating SARS-CoV-2 viral RNA from wastewater samples. Method: In this study, water samples were collected in March 2021 from three wastewater treatment plants located in different parts of Istanbul, and it was confirmed that they were negative for SARS-CoV-2. Different concentrations of the SARS-CoV-2 virus, previously inactivated at the BSL-3 laboratory of the Pendik Veterinary Control Institute, were added to the wastewater samples. RNA extraction and quantification were performed using commercial nucleic acid extraction kits and and RT-qPCR kit specific to SARS-CoV-2. Results: At the end of the study, it was determined that kit C yielded the highest total RNA and produced more consistent results, significantly outperforming the other two kits in terms of RNA yield and purity. Statistical analysis revealed significant differences in RNA concentrations (p < 0.05) and gene copy numbers (p < 0.01) between the kits, and kit C demonstrated superior linearity and reproducibility. Conclusion: According to the findings, although all three evaluated kits are suitable for detecting SARS-CoV-2 RNA in wastewater samples, kit C provides the most efficient and reliable performance, especially for high-throughput studies. Additionally, this study highlights the importance of selecting appropriate nucleic acid extraction methods for wastewater surveillance, which serves as an early warning system for outbreaks that threaten public health.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri
Albayrak, Mevlut; Bayir, Yasin; Ates, Fatih
Amaç: Bu araştırma ile sağlık çalışanı adayı öğrencilerin covid başta olmak üzere bulaşıcı enfeksi- yonlardan korunma konusundaki bilgi düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntemler: Araştırmanın örneklemini, bir üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri oluşturdu. Araştırma verileri, “Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri Anket Formu” ve “Sosyodemografik Bilgi Formu” uygulanarak toplandı. Veriler; sayı, yüzdelik, ortalama ve standart sapma ve ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %3,16’sı ameliyathane hizmetleri, %2,69’u diş protez teknolojisi, %9,13’ü diyaliz, %10,54’ü eczane hizmetleri, %4,92’si fizyoterapi, %4,92’si ilk ve acil yardım, %4,92’si odyo- metri, %7,85’i ortopedik protez ve ortez, %4,10’u tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik, %7,96’sı tıbbi görüntüleme teknikleri, %13,82’si tıbbi laboratuvar teknikleri, %3,40’ı yaşlı bakımı, %22,60’ı eczacılık bölümünde öğrenim görmekte ve %60,77’sinin birinci sınıf öğrencisi olduğu belirlenmiştir. Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin diğer bölümlerdeki öğrencilere göre %100,0’ünün bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kişisel hijyene dikkat etmenin gerekliliğini bildiği ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p < ,05).
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Toplumda Yaşayan Yaşlı Yetişkinlerin Pandemi Farkındalığı: Tanımlayıcı-Kesitsel Bir Çalışma
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Giriş: COVID-19 pandemisi, tüm dünyada özellikle yaşlı popülasyonun sağlık ve iyilik halini olumsuz etkilediği bilinen önemli bir halk sağlığı krizidir. Bu çalışma toplumda yaşayan yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı ve yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapıldı. Araştırmanın verileri 188 yaşlı yetişkinden kişisel bilgi formu ve Pandemi Farkındalık Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan yaşlı yetişkinlerin Pandemi Farkındalık Ölçeği toplam puan ortalaması 33,08 ± 3,58 idi. Evli olanların, ortaokul ve üzeri mezunu olanların, yüksek gelirli olanların, çalışanların ve COVID-19 aşısı olanların pandemi farkındalıklarının yüksek olduğu belirlendi (p < 0,05). Çoklu doğrusal regresyon analizinde kadınların (β = 0,282, %95 GA = 0,451-3,590), ortaokul ve üzeri mezunların (β = 0,459, %95 GA = 1,464-5,883) ve yüksek gelirli olanların (β = 0,182, %95 GA = 0,216-2,438) Pandemi Farkındalık Ölçeği puan ortalamalarının daha yüksek olduğu saptandı (p < 0,05). Sonuç: Yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığının orta-üzeri düzeyde olduğu belirlendi. Cinsiyet, eğitim durumu ve sosyoekonomik durum değişkenlerinin yaşlı yetişkinlerin pandemi farkındalığı düzeyinin yordayıcıları olduğu saptandı. Çalışma sonuçları, yaşlı yetişkinlerin pandemiler hakkında bilgi ve farkındalığını artırmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetlerinde erkek cinsiyetine, eğitim düzeyi ve düşük gelirli olanlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermektedir..
- MakaleAçık Erişim2023Alyssum filiforme Bitkisinin Antimikrobiyal, Antibiyofilm, Antioksidan Aktivitesinin ve Fenolik Profilinin Belirlenmesi
Kara, Yakup; Bülbül, Ali Savaş; Orçan, İlayda
Öz − Bakteriler antibiyotiklere ve türevlerine karşı günden güne direnç kazanmaktadır ve bu küresel bir sorun haline gelmektedir. Bitkilerde bulunan sekonder metabolitlerin (fenolik bileşikler, flavonoidler, alkoloidler gibi) antioksidan ve antimikrobiyal gibi çeşitli aktiviteleri sebebiyle bu küresel sorunun önüne geçilebileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda çeşitli çalışmalar yapılmış ve halen de yapılmaktadır. Bitkisel kaynaklardan antioksidan, antimikrobiyal ve anti-biyofilm gibi etki gösteren bileşenlerin belirlenmesi ile antibiyotik ve türevlerine karşı oluşan direnç aşılabilir. B vitamini ve magnezyum açısından zengin olan Brassicacea ailesinin bir üyesi de Alyssum filiforme türüdür. Alyssum filiforme bu kapsamda değerlendirilebilecek potansiyele sahip bir endemik türdür. Bu çalışmada; endemik olarak yetişen türün antimikrobiyal, anti-biyofilm, antioksidan ve RP-HPLC-PDA ile fenolik profili belirlendi. Elde edilen ekstre antimikrobiyal aktivite için Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MIC) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyonu (MBC) yöntemleri uygulandı, antioksidan aktiviteyi belirlemek için ise 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikalini temizleme aktivitesi ve demir indirgeme antioksidan güç (FRAP) metodları kullanıldı. Biyofilm oluşumunu önlemedeki etkinliği gözlemleyebilmek için kristal viyole bağlama yöntemi kullanıldı. Tüm bakterilerde olumlu sonuçlar elde edildi. FRAP ve DPPH sonuçları sırasıyla 13.070 μmol FeSO4.7H2O/g ve SC50 5.190 mg/ml olarak belirlendi. Elde edilen fenolik analiz sonucunda bitkinin kafeik asit ve krisin yönünden zengin olduğu bulundu. Elde edilen sonuçlar ışığında Alyssum filiforme türünün sağlık açısından değerli bir tür olduğu düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Pseudomonas aeruginosa and Pyoverdines: A Hidden Threat in Apitherapy Applications
Bayram, Sinan
Pseudomonas aeruginosa, a Gram-negative rod-shape bacterium, is one of the most common pathogens in nosocomial infections and this pathogenic species draws attention with its high prevalence rate in patients with septicemia. Pyoverdines are fluorescent siderophore produced by some Pseudomonas species such as P. aeruginosa and Pseudomonas fluorescens. These siderophores support biofilm production in these microorganisms and also plays a role as a virulence factor. In this study, anti-Pseudomonas activity of 10 different honey samples was evaluated by agar well diffusion (AWD) method. In addition, minimum inhibition concentration (MIC) and minimum bactericidal concentration (MBC) values of these honey samples were determined via microbroth dilution method. The obtained results showed that only oak honey and chestnut honey have negligible scale low anti-Pseudomonas activity. In addition, it was observed that other honey samples did not have an inhibitory effect against these pathogens. Finally, the promoting property of pyoverdine siderophore production of these honey samples was evaluated and it was concluded that all honey samples stimulated pyoverdin production at a concentration ½ w/v.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Farklı substratlar, Pleurotus ostreatus'un antioksidan özelliklerini ve antimikrobiyal aktivitesini etkiler mi?
Karaoğlu, Şengül Alpay; Peksen, Aysun; Can, Zehra; Bozdeveci, Arif; Avcı, Sibel
Öz: Bu çalışmanın amacı, yetiştirme ortamının Pleurotus ostreatus (Jacq. ex Fr.) P. Kumm.'un antioksidan özellikleri ve antimikrobiyal aktiviteleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Çalışmada beş adet talaş (%80) ve atık (%20 Çay Atığı veya Buğday Kepeği) ile farklı oranlarda (%80 Talaş + %20 TW, %80 Talaş + 20% GW) yetiştirme substratları hazırlanmıştır. Toplam 19 farklı ortamda yetiştirilen P. ostreatus'tan elde edilen metanol ekstraktların, mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktiviteleri agar kuyu difüzyon tekniği ile test edildi. Toplam fenolik içerik, Folin-Ciocalteau prosedürü kullanılarak ölçülmüştür. Antioksidan kapasitesi, DPPH'nin ferrik indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) ve serbest radikal süpürücü aktivitesi kullanılarak belirlendi.. 80QS+20TW substratından elde edilen mantarların metanol ekstraktının bu çalışmada incelenen tüm mikrooganizmalara karşı en etkili ekstrakt olduğu belirlendi. Farklı substratlar üzerinde yetiştirilen mantar ekstraktlarının antioksidan içerikleri arasında önemli farklılıklar (P
AtıfOpenAlex1
İncele






