Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2025An Analysis of the Competitiveness of the Global Chocolate Industry: The Case of European Union Countries
Kavacik, Mustafa; İzgi, Fatma
European Union stand out as the region with the largest share of the global chocolate market. Therefore, identifying how and in which countries chocolate can be positioned with a competitive advantage requires a detailed competitive analysis. The purpose of this study is to determine and assess the chocolate industry's level of global competitiveness throughout the 27 European Union member states from 2010 to 2022. In the analysis process, the Revealed Comparative Advantage Index, the Revealed Symmetric Comparative Advantage Index, the Trade Balance Index, and the Product-Mapping method were applied. In the literature, a product-mapping of the chocolate industry in European Union countries was first conducted, providing a competitive analysis in this context. As a conclusion of the competitiveness analysis of the chocolate sector in EU countries, six countries were identified as net exporters with comparative advantage (Group A), 11 countries as net-importers with comparative advantage (Group B), and 10 countries as net-importers with comparative disadvantage (Group D).
- MakaleAçık Erişim2025ة وفقيه سيري صر القرآني دراسة لغويةالنصر الأويتَ أثر حروف الجر ف
Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif; Ayengin, Tevhit
يانِالِسَال نْيبِ ُ عَمجَي ٍ جَيَهمُنَ ٍ رطاإِ نْمضِ نِيَآقِرِال ىعْنَالم ِ ءَابِنَ فَيَ ر ةِاجَال فِ ِحُرِوَال َ أَثَرِ ُ ةراسدِال ههِذَ ُ وَلَانَتتِ ،»يَِفَ«وَ ،»ءَابِال«وَ ،»َىلِعََ«وَ ،»َىلإِِ«وَ ،» ْْن ِمُ« :هِيَ ٍ أَحَرِفِ ِ سَةمخَل ُ ليحُلِالت ِ صصَُّخَ وَقَدِ .فَقِهِالوَ رِيفَسَالتوَ ههِذَ ُهاسَبِتتِكَ يَالت عْدِدَةِالمت ليةدِلَاال َ ئِفٍاوْظٍال بِينُْي (يَهفَقِ – رِي يتِفَسَ – يَ ممُعْجَ) تْياوْتسَالم ثَلَاثَيَ ٍ جهمُنَ عَبِرِ ىعَلِ تِدِلَ قَدِ يَهفَ لة؛دِلَاال َ يةِدَاأَحَ سَتْلي حُرِوَفِال ههِذَ أَنِ ُ ئِجتانَال رِهظُْوَتِ .قِاسَبِالوَ قِياسَال بِحُسَبٍ تْالأَدَوَا ةلَابِسَالموَ ،(َىلِعََ) قِاحُقِستلَاا أَوَ قِاصَّلتلَااوَ ،(َىلإِِ) يةعْالم أَوَ ءَتهالَانِا/ايةغْالوَ ،( ْْن ِمُ) نْييبِالت أَوَ ضُيبِعْالت ُ ثُبِحُال زَ رِِبُِوَي .(يَِفَ) يةسَبِبِال مابِروَ يةنِازَمُال/يةنِاكَالم يةظْرِفَالوَ ،(ءَابِال) يةعْدِالتوَ الآلية/ةنِاعْستلَااوَ يةسَبِبِالوَ َىلإِِ« وْلَلمُدِ نْمضِ فَقِارِالم ِ دَخَوْلَ فَيَ بِحُثُالكَ ية؛كَسيكَلَا ٍ أَمُثِلِة خَلَالَ مُنْ ،مْالأَحَكَا ِ طانَبِاست فَيَ كَلذْ َ أَثَرِ ىعَلِ نَبِنَيَي اوَمُ ،ضُيبِعْتلِل أَمْ نْييبِتلِل » َنْْكَََس ْمُأََ َام ِمُ« نِ ِوَكَوْ ،»ْمَُكَِوَسُءَ ُرِبِِ« فَيَ سَحِالم ارمُقِدِ يرِ ِوَتِقِدِ ،»فَقِارِالم ،نِيَارِمُالوَ اج،زَجالوَ ش،لأَخَفَا) ةلِغْال بٍتكَ فَيَ لةدِلَاال ُ لَاتْتماحَا ضِ َعْرُِتِ ،ًايجَهمُنَ .حُكَمَال فَيَ ٍ تِغْيرِ مُنْ كَلذْ ي،زَارِال ي،زَمُخَشَّرِال ي،طْبِرِال) ىكَبِرِال رِيفَسَالت ةمُدِوَ نِ فَيَ ُ ضِبِطُُّتِ ثَمَ ،(»غَبٍارِال تْامُفَرِدَ«وَ ،»عْرِبِّال نِاسَل«وَ فَعْيَاشَّال عَنَدِ فَقِهِال فَيَ ٍ ةيلِمعَ ٍ راثَآ لىإِ ُ فَرِوَقِال ههِذَ لَ َحُوُْتِ أَنِ لقَبِ ا،صْدِهِاوَمُقِ الآية قِيابِسَ (رِيكَثِ بِنْا ،بِيَطقِرِال ،لِحُرِوَفِل يَلدِلَاال–فَيَيوْظٍال َ ليحُلِالت أَنِ لىإِ ُ ةراسدِال ُ وَتِخَلِص قِيَيهبِالوَ اصجَصَّالوَ ةمُاقَدِ بِنْاوَ نِيَاساكَالوَ ِ عَةاصْنَ فَيَ هاعَنَ ىغَنَ لَا ً ةيجَهمُنَ ً خَطْوْةِ عْدِ ُي راية،دِالوَ ايةرِوَال نْيبِ لمُاكَالت ىعَلِ ً ائكَتوَمُ فَقِهِال بِأَصْوْلَ ً رِاَ
- MakaleAçık Erişim2026Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencilerinin Kamu Hizmet Motivasyonuna Yönelik Algıları Üzerine Nitel Bir İnceleme
Kan, Muhammed Enes
Bu çalışmanın amacı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü (SBKY) öğrencilerinin kamu hizmet motivasyonu (KHM) algılarının incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma desenine göre gerçekleştirilmiştir. SBKY öğrencilerinin KHM algılarını tespit edebilmek için öğrencilere kamu hizmetinde çalışmak istemelerinin nedenleri ile KHM’nin alt boyutları olan kamu yararına bağlılık, fedakarlık, kamu politikasına ilgi ve merhamet boyutlarına ilişkin toplam 9 soru yöneltilmiştir. Elde edilen veriler nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan bir veri analiz yöntemi olan içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre SBKY öğrencilerinin kamu hizmetlerinde görev yapma isteklerinde en fazla etkili olan güdü, devlete ve millete hizmet etmektir. Öğrencilerin birçoğu kamu yararını bireysel menfaatlerine tercih edeceklerini, kamu hizmetlerinin yürütülebilmesi için her türlü fedakarlığı yapabileceklerini ve vatandaşlarla empati yaparak onlara her türlü sorunlarında ne pahasına olursa olsun yardımcı olabileceklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin öğrenim gördükleri bölümün de etkisiyle kamu politikasına ve politika süreçlerine güçlü bir ilgi duyduğu ve ülke gündemini yakından takip ettiği de çalışmanın önemli bulgularından biri olmuştur. Tüm bunlar SBKY öğrencilerinin KHM’nin tüm alt boyutlarına yönelik yüksek bir algı düzeyine sahip olduğunu ve KHM düzeylerinin yüksek olduğunu göstermektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2026Yumurta Kalite Parametreleri Üzerine Farklı Yetiştirme Sistemleri ve Mevsimin Etkisi
Tekce, Emre; Tekdemir, Orhan Atlıhan
Bu araştırma, farklı yetiştirme sistemlerinde (kafes sistemi, aile tipi ve serbest gezen sistem) üretilen tavuk yumurtalarının dış ve iç kalite parametreleri üzerindeki mevsimsel (ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış) etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada farklı yetiştirme sistemlerinden her bir mevsimde 50’şer adet olmak üzere toplam 600 adet yumurta toplanmıştır. Yumurta örneklerinin dış kalite parametreleri üzerine mevsimin etkisi incelendiğinde; kış mevsiminde kırılma mukavemeti, kabuk kalınlığı, sarı yüksekliği ve sarı indeksi önemli bulunmuştur (p
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye'nin Demografik ve Sosyal Yapısının PCA ve K-Means Kümeleme Yöntemiyle Analizi
Sebetci, Özel; Ayberkin, Doruk
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin benzersiz konumundan ve karmaşık toplumundan yararlanıp, Türkiye'deki illerin demografik ve sosyoekonomik yapısını kapsamlı bir şekilde analiz ederek illerdeki demografik ve sosyoekonomik eşitsizlikleri araştırmaktır. Amaca uygun olarak TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından açık veri olarak sağlanan 2010-2022 yılları arasında 81 ilin verilerini içeren çok boyutlu bir veri seti, Keşif Amaçlı Veri Analizi (EDA), Temel Bileşen Analizi (PCA) ve K-Ortalamalar kümelemesi gibi ileri veri analizi teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada, iç göç, nüfus artışı, yabancı nüfus yoğunluğu ve boşanma oranları gibi temel sosyoekonomik göstergeler ele alınmıştır. Analiz sonuçları, şehirler arasında göç kalıpları, nüfus artış hızı ve sosyoekonomik özellikler açısından önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymaktadır. PCA ve kümeleme analizi, şehirleri demografik ve sosyoekonomik profillerine göre gruplandırarak bu farklılıkları daha detaylı bir şekilde anlamayı sağlamıştır. Çalışma, Türkiye'nin nüfus dinamikleri ve sosyal dokusunun anlaşılması, etkili yerel ve ulusal politikaların geliştirilmesi ve sosyal uyumun güçlendirilmesi açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Sonuçlara bakılarak bazı önlemlerin alınmasının gerekliliği ortaya konulmuştur. Demografik ve sosyoekonomik profillerin çok boyutlu yapısı dikkate alınarak kentsel planlama, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler gibi alanlara özel önem verilmelidir.Göç akışının yoğun olduğu bölgelerde, sosyal hizmetlerin güçlendirilmesine, ekonomik fırsatların artırılmasına ve entegrasyon politikalarının geliştirilmesine öncelik vermelidir.Nüfus artış hızının düşük veya negatif olduğu bölgelerde nüfus artışını teşvik edecek önlemler ve ekonomik kalkınmayı destekleyici stratejiler uygulanmalıdır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2026Azerbaycan-suriye ilişkileri (1991-2025)
Sadık, Ramin
1991 yılında bağımsızlığını yeniden sağlayan Azerbaycan, kısa sürede dünya devletleri tarafından tanınmış ve çok sayıda ülkeyle ikili diplomatik ilişkiler tesis etmiştir. Kuşkusuz Azerbaycan açısından Ortadoğu coğrafyası da stratejik ve kültürel bakımdan önem arz eden bir bölge olarak öne çıkmıştır. Laik bir yapıya sahip olmasına rağmen Müslüman kimliğini koruyan Azerbaycan, bu yönüyle Ortadoğu ülkeleriyle doğal bir yakınlık içerisinde olmuştur. Ayrıca tarihsel süreç içerisinde özellikle Ortadoğu’nun kuzey kesimleriyle Azerbaycan arasında derin tarihi ve kültürel bağlar oluşmuştur. Nitekim söz konusu bölgeler tarih boyunca Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safeviler gibi çeşitli Türk hanedanlıklarının hâkimiyetinde bulunmuştur. Bağımsızlığını kazandıktan sonra Azerbaycan, Ortadoğu bölgesindeki İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün gibi ülkelerle diplomatik ilişkiler kurmuştur. Bu kapsamda Suriye ile diplomatik ilişkiler 28 Mart 1992 tarihinde tesis edilmiştir. Azerbaycan ile Suriye arasındaki ilişkiler, 2011 yılına kadar hem ikili düzeyde hem de Birleşmiş Milletler ile İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası örgütler çerçevesinde gelişme göstermiştir. 2011 yılında ise Arap Baharı’nın Suriye’yi etkilemesi ve ülkede iç karışıklıkların başlamasıyla birlikte, iki ülke arasındaki ilişkiler yavaşlamış ve zamanla tamamen durmuştur. 2015 yılından, Beşar Esad’ın görevden ayrıldığı 2024 yılının sonlarına kadar olan dönemde ise Azerbaycan ile Suriye arasındaki diplomatik ilişkiler tamamen kesilmiştir. Bu çalışmada Azerbaycan-Suriye ilişkileri ele alınmakta olup, konuya dair gerek Azerbaycan’da gerekse Türkiye’de kapsamlı ve bütüncül bir akademik incelemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu eksiklikten hareketle, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler çeşitli kaynaklar doğrultusunda incelenmiş ve tarihsel gelişim süreciyle birlikte değerlendirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Demokrat Parti Döneminde Kadınların Siyasette Temsili
Yavuz, Rabia Burçin; Türkoğlu, Elif Kaldırımoğlu
Bu çalışmanın amacı, Demokrat Parti döneminde kadın temsil düzeylerinin ve kadın temsilinin düşmesinin sebeplerini ortaya koyabilmektir. Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren kadın hakları üzerine yapılan tartışmaların temel gündem maddesi kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasıdır. 1930’lu yıllarda dünyadaki birinci dalga feminist hareketin de etkisiyle kadınların temsil hakkına sahip olması temel demokrasi sembollerinden biri haline gelmiş, nitekim 1935 yılında gerçekleşen seçimlerle kadınlar Meclis’te yer almışlardır. Bununla birlikte, 1940’lı yıllarda çok partili hayatın tesis edilmesiyle temel demokrasi göstergeleri değişmiş ve kadın temsilinin sembolik anlamı birtakım liberal unsurlarla ikame edilmiştir. Demokrat Parti iktidarında, kadın hareketinin ikinci planda kaldığı bir siyasal atmosferde, kadın temsil düzeylerinde de ciddi bir düşüş söz konusu olduğu görülmektedir. Çalışmada Demokrat Parti yönetiminin kadın hareketine şekilsel düzeyde yaklaşmanın ötesine gidememesinin ve siyasette aktif görev alan kadınların bu dönemde mevcut ataerkil siyasi yapının güdümünde hareket etmesinin kadın temsil düzeylerinin düşük kalmasına kaynaklık ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılarak siyasette kadın temsil oranlarının düşüklüğüne ve ataerkil siyaset tarzının benimsenmesine neden olan unsurlar incelenmektedir. Konunun kapsamı ve katmanlı yapısı gözetildiğinde tarihsel süreç, Demokrat Parti merkeze alınarak kısıtlanmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026The Mediating Role of Artificial Intelligence Use in the Relationship Between Digital Literacy and Artificial Intelligence Learning Intentions in Mathematics Teachers
Kaplan, Abdullah; Kurdal, Cem
Purpose: The increasing integration of artificial intelligence (AI) technologies into educational environments has emphasized the need to evaluate teachers’ digital literacy and their intentions to engage with these tools. This study aims to explore the mediating role of mathematics teachers’ perceptions of AI usage in the relationship between their digital literacy and intentions to learn AI. Method: A correlational survey design was adopted with a sample of 476 mathematics teachers from various regions of Türkiye. Data were collected online using validated measurement tools for digital literacy, perceived AI use, and AI learning intention. Statistical analyses were performed using SPSS and Hayes' PROCESS macro, including descriptive statistics and correlation analysis. The default mediating effect model was tested using regression-based mediating effect analysis with bootstrap confidence intervals for indirect effects. Findings: The results indicated a significant and positive relationship between digital literacy and AI learning intentions. Furthermore, perceptions of AI use were found to partially mediate this relationship. These findings suggest that teachers with higher digital literacy are more likely to develop stronger intentions to learn AI, both directly and through enhanced perceptions of AI usage. Highlights: The study underscores the pivotal role of digital literacy in shaping mathematics teachers’ intentions to learn about AI. Findings reveal that teachers with higher digital competencies are more inclined to pursue AI learning opportunities, both directly and through their perceptions of AI usage. The partial mediating effect of AI usage perception highlights the importance of fostering not only technical skills but also positive attitudes toward AI integration. These results emphasize the need for professional development programs that simultaneously enhance digital competencies and equip teachers with the knowledge and confidence to integrate AI tools effectively. The outcomes provide valuable evidence to guide educational policymakers and practitioners in designing targeted training initiatives aimed at promoting AI readiness in teaching.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2026Üniversite öğrencilerinde toplumsal cinsiyet algısının liderlik tarzı tercihlerine etkisinde kariyer beklentilerinin aracı rolü
Kızıl, Seda
Bu çalışmada, Bayburt Üniversitesi’nde öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin toplumsal cinsiyet algılarının mezuniyet sonrası tercih edecekleri liderlik tarzları üzerindeki etkisi ve kariyer beklentisinin bu etkideki aracı rolü incelenmiştir. Çalışmada, 594 üniversite öğrencisinden anket yoluyla toplanan nicel veriler, yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, toplumsal cinsiyet algısının liderlik tarzı tercihlerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ve kariyer beklentilerinin bu etkide kısmi aracılık rolü üstlendiğini göstermektedir. Çalışmanın kısıtları, örneklemin tek bir üniversiteyle sınırlı olması ve verilerin katılımcıların kendi verdikleri cevaplara dayanmasıdır. Elde edilen sonuçlar, üniversite öğrencilerinin liderlik tarzı tercihleri ile kariyer beklentilerinin şekillenmesinde toplumsal cinsiyet algısı ve kariyer hedeflerinin birlikte etkili ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025When Metacognition Works—And When It Doesn’t: Investigating the CRIME Technique in Middle School Mathematics
Öztürk, Mesut; Kılıç, Görkem
Purpose: This research aimed to examine the effect of teaching ratio-proportion and percentages on subjects of 7th-grade students using the CRIME technique, one of the metacognitive teaching methods. Methodology: The case study model, one of the qualitative research methods, was used in the study. Qualitative studies examining the learning process was determined, and the researcher prepared five semi-structured interview items for the interview form. The study group consisted of six students studying in the 7th grade at a public school in a province in the northeast of Turkey. Purposeful sampling method was used to determine the participants of the study. For this purpose, participants were determined from the 24-person student group to which the application was made using the maximum diversity sampling method. The selected students were identified by asking the questions in the interview form. Findings: The result of the study show that the metacognitive CRIME technique increased motivation, problem-solving, course success, and metacognitive skills. The study determined that the metacognitive CRIME technique improved metacognitive monitoring and evaluation skills in high-achieving students. Highlights: At the same time, it did not show any change in the metacognitive skills of students with medium and low levels of success, which is an original result. Unique result of the study is that the metacognitive CRIME technique was effective in the problem-solving skills of medium-achieving students. At the same time, there was no change in the problem-solving skills of low-achieving students.
- MakaleAçık Erişim2025A Psychometric Analysis of The Mathematics Learning Disability Screening Scale Developed Through DSM-5
Filiz, Tunahan; Çelik, Ahmet
Purpose: This study, it was aimed to develop a valid and reliable measurement tool by evaluating the psychometric properties of the Mathematics Learning Disabilities Screening Scale (MLDSS) for elementary and secondary school students. In this context, a measurement tool that is culturally and linguistically appropriate for the Turkish context and overcomes the limitations of translated scales was developed. Design/Methodology/Approach: The study was conducted as a scale development study within a survey research design. The scale's items were developed based on DSM-5 criteria and an extensive literature review. The sample consisted of 644 students, identified by their teachers, from 120 schools across Türkiye's seven geographical regions. The psychometric properties of the scale were evaluated using Exploratory Factor Analysis (EFA) and Confirmatory Factor Analysis (CFA), along with internal consistency (Cronbach's Alpha) and test-retest reliability analyses. Findings: The EFA results revealed a three-factor structure (Number Sense, Calculation, and Mathematical Reasoning) that explained 68.5% of the total variance. The CFA confirmed this structure, with goodness-of-fit indices indicating an excellent model fit (e.g., CFI = .95, IFI = .95, RMSEA = .069, χ²/df = 2.41). The scale demonstrated high internal consistency (Cronbach's Alpha = .93) and strong test-retest reliability (r = .90). Highlights: The mathematics learning disability screening scale is a valid and reliable instrument developed for elementary and secondary school students. Its three-factor structure is consistent with modern theories of mathematics learning disabilities and its strong psychometric properties make it a valuable tool for educators and experts in early identification and intervention planning.
- MakaleAçık Erişim2026Sanat ve Tıbbın Kesişiminde Şifalı Bitkiler: Görsel Temsiller Üzerine Bir İnceleme
Çelik, Yasemin Tümer
Giriş: Bitkiler, antik çağlardan günümüze tedavi edici özellikleri nedeniyle insanlığın en temel şifa kaynakları arasında yer almıştır. Modern tıbbın gelişimiyle birlikte bilimsel çalışmalarda da birçok bitkinin tedavi edici etkileri görülmüş; günümüzde şifalı bitki popülaritesi tekrar artmıştır. Ancak bitkilerin rolü yalnızca sağlıkla sınırlı değildir. Kültürel semboller olarak da toplumların inanç sistemlerinde, halk anlatılarında ve sanatsal üretimlerinde yer bulmuşlardır. Bu durum, bitkileri yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda sosyokültürel ve estetik bir inceleme konusu hâline getirmiştir. Amaç: Bu çalışmada, bitkileri yalnızca tıbbi yönüyle değil, kültürel, sanatsal ve mitolojik boyutlarıyla da ele alarak doğa ve kültür arasındaki ilişkiyi disiplinler arası bir perspektifle yeniden düşünme amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmış; yerli ve yabancı bilimsel makaleler, kitaplar, lisansüstü tezler ve dijital veri tabanları incelenerek kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Bu bağlamda hem tıbbi değeri hem de sanat tarihindeki sembolik karşılıkları göz önünde bulundurularak; Adaçayı, Buğday, Çam, Defne, Dut, Elma, Haşhaş, Karanfil, Lale, Nar, Nergis, Sarımsak, Kavak, Selvi ve Zeytin bitkileri inceleme kapsamına alınmıştır. Sonuç: Yapılan incelemeler, bitkilerin sanat eserlerindeki temsillerinin sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda dini ve toplumsal hafızanın bir yansıması olduğunu göstermiştir. Botanik verilerin tarihsel ve sanatsal bağlamla harmanlanmasının, tıp tarihi ve kültürel çalışmalar alanında yeni araştırma olanakları sunacağı sonucuna varılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2026Tıp Fakültesi Öğrencilerinde Sınav Kaygısının Fizyolojik Belirtilerini Azaltmada Ardıç ve Kekik Uçucu Yağlarının Etkinliği
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Bozok, Ümmü Gülşen; Ozcan, Gulbahar Boyuk
Tıp öğrencileri, bilişsel ve akademik performansı olumsuz etkileyen sınav kaygısıyla mücadele etmektedir. Aromaterapi, farmakolojik tedavilere alternatif olarak popüler hale gelmektedir. Bu çalışma, ardıç ve kekik esansiyel yağlarının lisans öğrencilerinin sınav kaygısını psikofizyolojik olarak nasıl etkilediğini incelemektedir. Sınavlara giren öğrencilerde ardıç ve kekik aroması inhalasyonu asprosin, siklik guanozin monofosfat yanıt elementi bağlayıcı protein (CREB), kortizol ve sınav kaygısı üzerinde test edilmiştir. Yöntem: Tıp Fakültesi'nden 18-25 yaş arası 80 sağlıklı öğrencinin rastgele bir örneği, final sınavları sırasında toplanmıştır. Katılımcılar kendi kontrolleriydi ve aromaterapiden önce ve sonra tükürük alındı. Tükürük örnekleri ELISA kullanılarak Asprosin, CREB ve kortizol için test edildi. Kalp hızı, oksijen satürasyonu, sistolik basınç, diyastolik basınç ve vücut sıcaklığı aroma inhalasyonundan önce ve sonra izlenmiştir. Bulgular: Bu çalışmanın bulgularına göre, ardıç ve kekik aromaterapisinin tükürük ortalama Asprosin, CREB ve kortizol hormon düzeylerini artırmada etkili olduğu, en anlamlı düşüşün ise ardıç aromaterapisi alan gruplarda olduğu tespit edildi (p<0.001). Ardıç aromaterapi uygulaması Sistolik Kan Basıncı (SKB) ve Diyastolik Kan Basıncı (DKB)'yi etkilemiş (p<0.05) ancak Kalp Atım Hızı (KAH), Periferik Kapiller Oksijen Satürasyonu (SPO2) veya sıcaklığı etkilememiştir (p>0.05). Kekik aromaterapisi SBP, DBP, HR, SPO2 veya sıcaklığı etkilememiştir (p>0.05). Sonuç: Hafıza ve duyguları kontrol eden limbik sistem koku ile bağlantılıdır. Çalışmamız, koku inhalasyonunun sınav sırasında üniversite öğrencilerinde Asprosin, CREB, kortizol ve diğer fizyolojik göstergeleri etkilediğine dair özgün kanıtlar ortaya koymuştur ve sınav kaygısının giderilmesinde destekleyici bulgular sunmaktadır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2026Örgütsel insandışılaştırmanın merhamet yorgunluğu üzerine etkisinde kendini toparlama gücünün düzenleyici rolü: sağlık çalışanları üzerine bir araştırma
Kılınç, Mehmet
Sağlık sektörü, doğası gereği çalışanlarını özellikle hastaların acı, travma ve kayıplarına sürekli tanıklık etme gibi benzersiz ve yoğun zorluklarla karşı karşıya bırakan bir alandır. Bu durum, sağlık profesyonellerini duygusal ve psikolojik olarak yıpratabilen karmaşık bir süreç olan merhamet yorgunluğu riski ile baş başa bırakmaktadır. Merhamet yorgunluğunun sağlık hizmetlerinin sunum kalitesine doğrudan etki etme potansiyeli bulunmaktadır ve merhamet yorgunluğuna yol açan faktörlerin anlaşılması, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır. Kuramsal çerçeve doğrultusunda araştırmanın temel amacı, örgütsel insandışılaştırma algısının sağlık çalışanlarının merhamet yorgunluğu düzeyleri üzerindeki etkisini ve bu ilişkide kendini toparlama gücünün potansiyel düzenleyici (moderatör) rolünü test etmektir. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi ile 387 sağlık çalışanına ulaşılmış ve anket uygulaması yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmada ilgili kavramları ölçen örgütsel insandışılaştırma, merhamet yorgunluğu ve kendini toparlama gücü ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizlerinde AMOS, SPSS ve Process Macro eklentileri kullanılmıştır. Analiz süreçlerinde güvenirlik, frekans, korelasyon ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile düzenleyici rol analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu istatistiksel analizler sonucunda elde edilen bulgular, kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Analiz edilen veriler çerçevesinde örgütsel insandışılaştırma ile merhamet yorgunluğu arasında pozitif, kendini toparlama gücü arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Kendini toparlama gücü ile merhamet yorgunluğu arasında istatistiksel olarak negatif yönlü ilişki vardır. Düzenleyici rol incelendiğindeyse, örgütsel insandışılaştırmanın merhamet yorgunluğu üzerine etkisinde kendini toparlama gücünün düzenleyici rolünün bulunduğu belirlenmiştir. Analiz bulgularına dayanılarak sağlık kurumlarına çalışanların bireysel yetkinliklerini arttırıcı ve daha insancıl örgüt ortamlarının oluşturulmasına yönelik birtakım önerilerde bulunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2026İnsan Anatomisi ve Kinesiyolojisi Dersi Öğretiminde Kullanılan Farklı Materyallerin Öğrenme Kalıcılığına Etkisi
Kul, Murat; Ceyhan, Mehmet Ali; Boz, Emre; Karataş, İsmail; Berk, Hazar Emre; Gök, Umut Diyar; Aydemir, Uğur
Bu araştırma kapsamında, İnsan Anatomisi ve Kinesiyolojisi dersi öğretiminde kullanılan farklı materyallerin öğrenme kalıcılığına etkisi incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü birinci sınıf öğrencilerinden 45 öğrenci çalışmaya dâhil edilmiştir. Ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılarak, her biri 15 kişiden oluşan 3 grup rastgele atama yöntemiyle oluşturulmuştur. Ders kapsamında hazırlanan ön test uygulanmıştır. Haftada 1 saat olacak şekilde toplam 8 hafta boyunca ders işlenmiştir. Birinci gruba yalnızca anatomik modellerle bilgi aktarımı yapılırken, ikinci gruba anatomik modeller ile slayt gösterimi yapılmıştır. Üçüncü gruba ise yalnızca slayt gösterimi ile eğitim verilmiştir. Verilerin analiz sürecinde, ilk olarak tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Grupların elde ettikleri başarı puanları arasındaki farkların sınanması için tek yönlü ANOVA ve bağımlı örneklemler için t-testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, İnsan Anatomisi ve Kinesiyolojisi dersi öğretiminde kullanılan iskelet ve kas modellerinin, öğrencilerin öğrenme kalıcılığı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2026Çilek Tarlalarındaki Ortam Sıcaklığının Bal Arıları ve Yerli Tozlayıcı Arıların Aktiviteleri Üzerindeki Etkisi
Erdogan, Ummugulsum; Erdoğan, Yaşar
Küresel iklim değişikliğine bağlı artan sıcaklıklar, arı aktivite desenlerini ve bitkilerin tozlaşma verimliliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmada, ortam sıcaklığının çilek (Fragaria × ananassa) tarlalarındaki bal arıları (Apis mellifera) ve yabani polinatör arı türlerinin aktivitesi üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Gözlemler, 12-22°C arasındaki sıcaklık aralıklarında farklı arı türlerinin çiçekleri ziyaret sıklıkları kaydedilerek yapılmıştır. Bulgular, A. mellifera'nın tüm sıcaklık aralıklarında gözlendiğini ve aktivite seviyesinin sıcaklık arttıkça önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Yerli türler arasında Lasioglossum spp. ve Halictus quadricinctus daha dar sıcaklık aralıklarında aktifken, Eristalis tenax daha yüksek sıcaklıklarda en yüksek aktivitesini göstermiştir. Genel olarak, bal arıları geniş bir termal toleransa sahipken, yerli arı türleri daha sınırlı sıcaklık aralıklarında faaliyet göstermektedir. Bu sonuçlar, yerli arı topluluklarının iklim değişikliğinin ilerlemesiyle tozlaşma hizmetlerinin azalması riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bu türlerin korunmasının tarımsal sürdürülebilirlik için önemli olduğunu göstermektedir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2026İlaç Atıklarının Çevreye ve Halk Sağlığına Etkileri, Geri Dönüşümü ve Mevzuat Çerçevesi
Karakas, Ümıt; Yönten, Eda; Baykara, Gülbahar; Çiydem, Zeynep; Yaramış, Esra; Muhcu, Merve Merve; Çekiç, Nurdane; Edanur; Özkan, Emre; Sultan
İlaç atıkları, hem çevresel ekosistemler hem de halk sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturan, yönetimi özel önlemler gerektiren tehlikeli atıklar arasında yer almaktadır. Kullanım süresi geçmiş, yanlış saklama koşullarına maruz kalmış, fazla reçete edilmiş veya tedavi değişikliği nedeniyle atıl duruma gelmiş ilaçlar; su, toprak ve hava kirliliğine yol açarak biyoçeşitliliği olumsuz etkilemektedir. Ayrıca antibiyotik kalıntılarının çevreye kontrolsüz salınımı, mikroorganizmalarda direnç gelişimine neden olarak küresel bir sağlık sorununa dönüşmektedir. Bu çalışma, önlisans öğrencileri ile düzenlenen panel çıktılarından ve literatür taramasından elde edilen veriler ışığında; ilaç atıklarının çevresel ve halk sağlığına etkilerini, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik uygulamalarını ve Türkiye ile dünyadaki mevcut mevzuat durumunu ortaya koymaktadır. Bulgular, Türkiye’de ilaç atıklarına özgü bir yasal düzenlemenin bulunmadığını, mevcut mevzuat hükümlerinin farklı yönetmelikler içinde dağınık şekilde yer aldığını göstermektedir. Sonuç olarak, ilaç atıklarının etkili yönetimi için mevzuat bütünlüğü sağlanmalı, geri dönüşüm altyapısı güçlendirilmeli ve toplum düzeyinde farkındalık artırıcı programlar yaygınlaştırılmalıdır.
- MakaleYalnız künye2026Evaluation of Phenotypic Traits and Essential Oil Content in Wild-Grown Achillea biebersteinii Populations in Northeastern Türkiye
Coban, Furkan; Gül, Volkan; Çakır, Ahmet
Achillea biebersteinii Afan., a medicinal and aromatic plant widely distributed in Türkiye, is valued for its essential oil content and bioactive compounds. This study aimed to investigate the phenotypic variation, yield performance, and essential oil content of A. biebersteinii populations collected from ten different locations in northeastern Türkiye. A total of six morphological and agronomic traits plant height (PH), inflorescence diameter (ID), stem diameter (SD), number of flowering branches (NFB), dry herbage yield (DHY), and dry flower yield (DFY) alongside essential oil content (EO), were evaluated. ANOVA results revealed statistically significant differences among locations for PH, DHY, and NFB, indicating strong environmental or genetic influences. In contrast, EO content showed no significant variation across locations, suggesting greater genetic stability. Correlation analysis indicated a strong positive association between NFB and DHY, while EO content was negatively correlated with PH and SD. Principal Component Analysis further clarified trait associations and revealed distinct groupings among locations, with L9 and L10 showing superior yield performance and L3 standing out for its high EO content. These findings highlight the substantial phenotypic and chemotypic diversity of A. biebersteinii in northeastern Türkiye and underscore the importance of location specific selection in breeding and conservation programs. The identification of high-yielding and high-quality populations provides a valuable resource for sustainable utilization of this species in medicinal and aromatic plant sectors.
- MakaleAçık Erişim2026Modern çağın tükenmişliği: Dijital bağımlılık, fiziksel ve psikolojik yorgunluğun mental iyi oluş üzerine etkisi
Süheyb, Okur
Bu araştırmanın temel amacı, dijital yorgunluğun üniversite öğrencilerinin mental iyi oluşu üzerindeki etkisini incelemektir. İlişkisel tarama modelinde desenlenen çalışmanın örneklemini, bir İlahiyat Fakültesi'nde öğrenim gören 18-35 yaş aralığındaki 508 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, Dijital Yorgunluk Ölçeği (DYÖ) ve Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMWBS) kullanılarak toplanmış; korelasyon, t-testi, ANOVA ve çoklu doğrusal regresyon teknikleri ile analiz edilmiştir. Bulgular, dijital yorgunluk ile mental iyi oluş arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle fiziksel/zihinsel yorgunluk boyutu, en güçlü negatif ilişkiyi sergilemiştir. Regresyon analizi, fiziksel/zihinsel yorgunluk ve psikosomatik sorunların, iyi oluşun en güçlü negatif yordayıcıları olduğunu ortaya koymuştur. Cinsiyete dayalı analizler, kadın öğrencilerin daha yüksek iyi oluş bildirdiğini, erkek öğrencilerin ise daha yüksek dijital bağımlılık düzeylerine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Paradoksal bir bulgu olarak, 31-35 yaş grubu hem dijital yorgunluk hem de mental iyi oluş açısından en yüksek düzeyleri sergilemiş; bu durum yaşam evreleriyle şekillenen karmaşık bir ilişkiye işaret etmiştir. Sonuç olarak, dijital yorgunluğun fiziksel ve somatik yansımalarının, öğrencilerde mental iyi oluşu azaltan en kritik faktörler olduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Mechanical power output is unaffected by starting cadence during Wingate-type sprint interval training
Agırbas, Oztürk; Çabuk, Refık; Demirarar, Onur; Tatlısu, Bülent; Ağgön, Eser
Wingate-type repeated sprint intervals (SITWingate) rely on the attainment of high peak power output (PPO) and the maintenance of average power output (AvPO) as mechanical acute responses that are critical for eliciting aerobic and anaerobic adaptations. In recreationally active participants, the starting cadence of a single WAnT has been shown to influence mechanical power indices. However, the effect of different starting cadences on mechanical power indices during a SITWingate protocol remains unknown. Therefore, the purpose of this study was to determine whether different starting cadences in SITWingate alter mechanical power outputs. Eight recreationally active men (age: 21.1 ± 2.1 years; height: 179 ± 6.4 cm; body mass: 69.8 ± 7.1 kg) volunteered to participate. Participants completed two SIT protocols with different starting cadences (SIT80rpm and SIT120rpm) in sessions separated by ≥72 hours. Each protocol consisted of three 30-s all-out cycling bouts against a standardized load corresponding to 7.5% of body mass, interspersed with 4-min passive recovery. For each bout, PPO and AvPO were obtained. Repeated-measures ANOVA indicated no significant main effect of starting cadence on PPO (F(1,7) = 0.11, p = 0.755, ηp² = 0.015), and AvPO (F(1,7) = 0.11, p = 0.753, ηp² = 0.015). Moreover, when the means of the three sprints were compared, no differences between protocols were detected for PPO (p = 0.755) and AvPO (p = 0.753). In conclusion, starting cadences (SIT80rpm vs. SIT120rpm) had no statistically significant effect on SITWingate performance indices among recreationally active men.
