Koleksiyon/r/bayburt/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleYalnız künye2025
    İlahiyat Fakültesi Lisans Öğrencilerinin Bilim ve Din Hakkındaki Görüşlerinin İncelenmesi Üzerine Nitel Bir Çalışma (Bayburt Üniversitesi Örneği)

    Keles, Nurcan; Keleş, Hatice

    Bu çalışmada, Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyan öğrencilerin, bilim ve din arasındaki ilişkiye dair görüşlerinin ortaya konması amaçlanmıştır. İslam ve prensipleri günümüze dek değişmemiş olsa da dinden uzaklaşan birçok ilahiyat öğrencisi de bulunmaktadır. Bu açıdan gelecek nesillerin gittikçe daha da gelişen ve normal hayatla iç içe yaşam koşullarında yer alan bilim ve sabit bir inanç sistemine sahip olan din arasındaki çatışma veya uyum noktasında birtakım tartışmalar olabilmektedir. Bu noktada, ilahiyat öğrencilerinin seçilme sebebi ise bu kesimin hem gelenekçi/radikal hem de modern dünyada yetişmiş bireylerin oluşturduğu karma bir yapı arz etmesidir. Bu sebeple araştırmada nitel yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da Çakmak ve arkadaşları tarafından geliştirilen Din-Bilim Tutum Ölçeği (2022), kullanılmıştır. Kullanılan ölçeğe dayalı olarak geliştirilen nitel ölçme aracının maddeleri dikkate alınarak “Din ve Bilim Görüşme Formu” adı verilen yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. İlahiyat fakültesi 4. sınıf öğrencilerine Din Bilim Ölçeği uygulanarak durum deseni incelemesi yapılmıştır ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile de veriler toplanmıştır. Temaların önceden net olmaması nedeniyle, verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi yapılarak maddelere verilen cevaplar, üç kategoriye ayrılmıştır. Öğrencilerin yarı yapılandırılmış ölçeğe göre verdikleri cevaplar, ortaya çıkan nedenlerin (kodların) frekans ve yüzdeleri hesaplanarak her bir soru için sırasıyla hazırlanan tablolarda gösterilmiştir. Öğrencilerden alınan örnek açıklamalar, her tablonun sonunda gerekçeleriyle birlikte verilmiştir. Böylece öğrencilerden elde edilen verilerle görüşler daha detaylı olarak sunulmuştur. Bu amaçla, kullanılan sorulara göre, öğrencilerin bilim ve din hakkında çeşitli görüşlere sahip oldukları bulunmuştur. Bu görüşler de tartışma ve sonuç kısmında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak öğrenciler, bilimin değişken yapısını gerekçe göstererek hayatlarında öncelikle dini esas aldıklarını, daha sonra din ile bilimin birbirini tamamlayan iki unsur olduğu için birlikte çalışmaları gerektiğini açıklamışlardır. Gerektiği yerde dini, gerektiği yerde de bilimi esas aldıklarını ifade etmişlerdir. Az sayıda öğrenci de ekonomi, psikoloji ve toplumsal durumlarda bilimi ön plana almışlardır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2025
    Yapılmakta Olan Yatırımların Enflasyon Düzeltmesine Tabi Tutulmasında Özellikli Durumlar

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Türkiye’de enflasyon ortamında mali tablolarını düzeltmek zorunda kalan şirketler, bazı so- runlarla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunlardan biri de bilançoda yer alan ve “258 Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabında izlenen tutarın düzeltmesi ile ilgilidir. Çünkü yatırımcılar, yapılmakta olan yatırımlar hesabını düzeltmeye tabi tutmaları sonucunda oluşan ve enflasyon düzeltmesi karı ola- rak dikkate alınması gereken düzeltme farklarını, söz konusu yatırımları henüz şirketlerine al- mamalarına rağmen cari dönem kazançlarıyla ilişkilendirerek, bu tutarlar üzerinden gelir veya kurumlar vergisi ödemek zorunda kalmaktadırlar. Bu çalışmada ise yatırımcıları bu sorundan kurtarabileceği düşünülen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen, “258 Yapılmakta Olan Yatırımlar” hesabının düzeltilmesi ile ilgili düzenlemeler hakkında, açıklayıcı bilgilere ve önerilere yer verilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2025
    Tüm Yönleriyle Sermaye Tamamlama Fonunun İncelenmesi

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Bir şirkette menfaat sahibi olanlar için şirketin finansal yapısının güçlü ve sağlıklı olması ol- dukça önemlidir. Ancak, ülkemizde şirketlerin büyük çoğunluğu, varlıklarını yabancı kaynak ağır- lıklı finanse etmeleri nedeniyle sermayelerinin bir kısmını ve hatta tamamını kaybedebilmektedirler. Böyle bir durumda şirketlerin sermaye kayıplarını önlemek için alabileceği iyileştirici önlemlerden biri de sermayenin tamamlanması seçeneğidir. Sermayenin tamamlanması, sermaye şirketleri için Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı hükmü kapsamında bir seçenek olarak düzenlenmiş olsa da uy- gulamada hala sermaye tamamlama fonunun ortaklar/şirketler tarafından hangi hesap ya da he- saplarda izleneceği veya bu fonun katma değer vergisine tabi olup olmadığı gibi konularda tereddütler devam etmektedir. Bu çalışmada, uygulayıcılara yol göstermek amacıyla, Türk Ticaret Kanunu açısından sermayenin tamamlanmasına ilişkin düzenlemeler, sermaye tamamlama fonunun kurumlar vergisi karşısındaki durumu, hem ortakların hem de şirketlerin sermaye tamamlama fo- nunu Tekdüzen Hesap Planı ve Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı kapsa- mında hangi hesap/hesaplarda izleyebileceği, bu fonun enflasyon düzeltmesine tabi tutulması ve sermaye artırımında veya zarar mahsubunda kullanılıp kullanılamayacağı gibi konular, ayrıntı- larıyla ele alınmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    “Rahatlatıcı yiyecek (comfort food)” olarak görülen yiyeceklerin kültürel ve duygusal anlamları

    Tekin, Zeynep

    Bu çalışmanın konusunu “rahatlatıcı yiyecek (comfort food)” kavramı ve bu kavramın kültürel ve duygusal bağlamının incelenmesi oluşturmaktadır. Rahatlatıcı yiyecekler, genel olarak tüketimi psikolojik ve duygusal rahatlık veren, kişiye geçmiş anılarını ve belirli kişileri anımsatan, negatif ve pozitif duygu durumlarında tüketilen yiyecekler olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda çalışma, Türk toplumundaki bireylerin rahatlatıcı yiyecekler hakkındaki görüşlerini, rahatlatıcı yiyecek tüketme nedenlerini ve bu yiyeceklerin toplumsal, kültürel ve duygusal anlamlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Literatürde daha çok Batı kültürü bağlamında ele alınan bu kavramın Türk kültüründe nasıl anlaşıldığı, bireylerin bu yiyeceklere yükledikleri anlamları, bu yiyeceklerin toplumsal bellekteki yerinin araştırılmasının ve kültürler arası farklılık ve benzerliklerin ortaya konmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Nitel metodoloji benimsenen bu çalışma, olgubilim deseni ile tasarlanmıştır. Çalışmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Farklı yaş, cinsiyet ve sosyo-kültürel geçmişe sahip 30 birey ile yarı-yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda rahatlatıcı yiyeceklerin, bireylere; duygusal rahatlık verdiği, olumsuz duygulardan kurtulmalarına, iyi hissetmelerine ve geçmişi anmalarına yardımcı olduğu, bireylerde huzur, güven, nostalji, birliktelik hislerini uyandırdığı ve ritüeller üzerinden kültürel, duygusal ve toplumsal bağların taşıyıcısı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca rahatlatıcı yiyeceklerin duygusal ve psikolojik rahatlık vermesinin yanı sıra insanlar ile duygusal bağları güçlendirme, kültürel kimliğin korunmasına destek olma ve toplumsal aidiyet hissini güçlendirme gibi işlevleri de olduğu bulgularına da ulaşılmıştır. Bu yönüyle çalışma, Türk kültürüne özgü beslenme alışkanlıklarının duygusal ve sosyal yansımalarına ışık tutmaktadır. Uluslararası literatürde rahatlatıcı yiyecekler genellikle bireysel baş etme mekanizması olarak ele alınırken, bu çalışmada rahatlatıcı yiyeceklerin Türk kültüründe daha çok nostalji, kültürel aktarım ve kolektif kimlik ile ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025
    Enflasyon Düzeltmesi ve Finansman Gider Kısıtlaması Uygulamasının Mali Analiz Sonuçları Üzerindeki Etkisi

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Enflasyon düzeltmesi, toplam varlıkları içinde parasal olmayan kalemlerinin payı fazla olan ve varlıklarının finansmanında yoğun yabancı kaynak kullanan işletmelerde düzeltme karı ile so- nuçlanmakta ve dolayısıyla işletmenin dönem net karında (öz kaynakları) artış olmaktadır. Öz kaynaklardaki artışla birlikte yabancı kaynakların toplam pasif içindeki payı azaldığından fi- nansman gider kısıtlaması kapsamında hesaplanan kanunen kabul edilmeyen gider tutarı azal- maktadır. Başka bir ifade ile enflasyon düzeltmesi, gider kısıtlaması kapsamında hesaplanan kanunen kabul edilmeyen finansman giderlerinin tutarını azalttığı için bu azalan tutar kadar vergi matrahının daha az hesaplanmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda enflasyon düzeltmesi ve finansman gider kısıtlaması uygulamasının aynı amaca hizmet etmedikleri anlaşılmaktadır. Bu çalışmada enflasyon düzeltmesi kavramı, finansman gider kısıtlaması uygulaması, finansman gider kısıtlaması uygulamasına ilişkin 18 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan özellikli durumlar ve finansman gider kısıtlaması uygulamasına ilişkin özelgeler ve güncel yargı kararları ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Ayrıca, enflasyon düzeltmesi ve finansman gider kısıtlaması uygulamasının mali analiz sonuçları üzerindeki etkisi bir örnek bilanço ve gelir tablosundan fay- dalanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ4
    EFFECT OF ELECTROMAGNETIC FIELD DERIVED FROM ELECTRIC FENCE SYSTEM ON SPERM ACTIVITIES OF HONEYBEES (Apis mellifera L.)

    Erdoğan, Yaşar

    This study investigated the effects of electromagnetic fields (EMFs) from electric fence systems on physiological and reproductive parameters of male honeybees (Apis mellifera caucasica). The study was conducted between May and August 2024 at the Bayburt University Beekeeping Application and Research Center, with five experimental groups. Hives were positioned at varying distances (1–2.5 m) from the fence. The findings showed that the average body weight (245.4 mg), sexual maturity rate (58.56%), and sperm concentration (0.87 ± 0.04 × 10 ⁶/µL) of drones closest to the electric fence were significantly reduced (p < 0.05). The electric field effect was limited in groups at greater distances, with statistically insignificant differences in some parameters. No significant differences were found between groups in sperm volume. Results demonstrate that electric fields from fence systems suppress developmental processes and reproductive physiology of drones in a distance-dependent manner. Lower body weight, decreased sperm concentration, and proportion of mature males in colonies near the fence show electromagnetic stress is a significant risk for bee health. Future studies should examine the effects of electromagnetic fields at different frequencies and strengths on larval development, sperm morphology, oxidative stress markers, and gene expression profiles.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye Türkçesi Ağızlarında “Toykur-” Fiili

    Güzel, Ferdi

    Türkiye Türkçesinin Batı grubu ağızlarında çeşitli değişke ve türevleri ile varlığını sürdüren toykur- fiili tespit edilebildiği kadarıyla ilk kez 19. yüzyılın sonunda kaydedilmiştir. Bu fiil Anadolu ağızlarında “1. Köpek, tavşan vb. hayvanlar oturmak. 2. Ürkerek kulak kabartmak. 3. Şımarıklık etmek. 4. Kafa tutmak. 5. Yaslanmak, kaykılmak. 6. Vücudu dik tutarak biraz arkaya doğru bükmek.” anlamlarını taşımaktadır. Fiilin toykar- ve toykul- değişkeleri ve toykurt- türevinin de benzer anlamları vardır. Fiilin türevlerinden biri olan toykuru “düz, dosdoğru”, müstakil olarak sadece Kastamonu ağzında tespit edilmiştir. Toykuru ve değişkelerinin diğer yerlerde sadece “aykırı” ve değişkeleri ile kurulan bir ikileme içinde varlığını koruduğu görülmektedir. Türkiye Türkçesi ağızlarındaki mevcut verilere göre toykur- fiilinin yapısı hakkında kesin bir hükme varmak güçtür. Ses ve anlam yakınlığı dikkate alındığında kelimenin doğru ve doğrul- kelimelerinin kökü olan tog- veya tur- fiilinin türevi olan turkur- “kaldırmak, doğrultmak” ile bağlantılı olduğunu düşünmek mümkündür. Anadolu Ağızlarında “doğrulmak, dik bir konuma gelmek” anlamını taşıyan başka fiillerin de toykur- ile benzer anlam alanına sahip olduğu görülmektedir. “Doğrulmak, dik bir konuma gelmek” anlamını taşıyan başka kelimelerin de toykur- gibi “kibirlenmek, gururlanmak, somurtmak” vb. anlamları vardır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Eski Türkçede Kesinlik Semantiğine Bir Bakış: Kıyıksız Örneği

    Çapan, Ezgi

    Zarflar farklı teorilerle artzamanlı ya da eşzamanlı olarak morfolojik, semantik, sentaktik gibi pek çok bakımdan incelenmiştir. Türk dilinde zarf oluşumunun çeşitli yolları bulunur. Zarflar; morfolojik yolla, sentaktik yapıdaki işleviyle ya da semantik olarak meydana gelebilir. Bu doğrultuda Türk dilinin Eski Türkçe dönemine ait önemli eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig’de geçen zarfları artzamanlı olarak incelemek Türk dili tarihi gelişiminin ortaya konması çerçevesinde kıymetlidir. Bu çalışmada kıyıksız sözcüğünün nasıl zarflaşarak sözcükselleştiği meselesi üzerinde durulacaktır. Diğer taraftan kıdıgsız sözcüğü ile bir ilgisi olup olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Kıyıksız sözcüğüne benzer şekilde başka sözcüklerin hem kökleri hem de çekimlendikleri benzer morfemler kapsamında farklı morfo-semantik yapılarda hangi anlamları taşıdığı da ortaya konmaya çalışılacaktır. Ayrıca bu çalışma, benzer kavram alanlarına işaret eden kıyıksız ve siziksiz sözcükleri gibi yine benzer bir biçimde sözcükselleşmiş, bu kavram alanına dâhil edilebilecek başka sözcüklerin olup olmadığı hususuna da yardımcı olacaktır. Kıyıksız sözcüğü gibi zarflaşarak “kesinlik” kavram alanını meydana getiren sözcükselleşmenin bir sisteminin olup olmadığı da ifade edilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Pedagogical Power of Quantum Metaphors: Rethinking the Student as a Contextual Being

    Aksakalli, Ayhan

    This study examines how quantum metaphors such as wave-particle duality, observer effect, uncertainty principle, and superposition reframe the ontology of the learner in educational contexts. Using interpretative phenomenological analysis, the research explores how fifteen undergraduate physics students perceive their learning experiences through these metaphors. Findings reveal that learners do not possess fixed, measurable identities. Instead, they emerge as fluid, relational beings whose subjectivities are continuously shaped by contextual interactions. Wave-particle duality highlights the fragile multiplicity of student identity, while the observer effect shows how pedagogical environments reconstruct self-perception through observation. The uncertainty principle reflects students' epistemological disorientation and ontological instability, and superposition reveals the coexistence of conflicting roles and desires. The study critiques traditional assessment practices that reduce learners to standardized outcomes, advocating for formative and process-centered evaluations that acknowledge complexity and becoming. Through the notion of quantum pedagogy, the research proposes a dynamic, observer-dependent understanding of learner subjectivity. Ultimately, quantum metaphors are positioned not merely as explanatory devices but as critical tools for reimagining pedagogical existence, offering a framework attuned to the complexities of contemporary education.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • Derleme MakaleYalnız künye2025
    Matters to be Considered in Inflation Adjustment and Deduction of Research, Development and Design Expenditures

    Doğan, Zeki; Zozik, Adalet

    Research, development, innovation and de - sign activities carried out in our country for vario- us purposes such as competing in the internatio- nal arena, achieving the desired economic growth rate and ensuring its sustainability, producing, designing and marketing new knowledge and technologies, attracting foreign capital, getting rid of technological dependence, increasing producti- vity and profitability, ensuring the effective use of resources are financially supported by our state. However, the direct capitalization or expensing of research, development and design expenditures in the accounting records also affects whether these expenditures will be subject to inflation ad- justment and the amount of R&D and design de - ductions to be deducted by taxpayers from their declarations. This study provides explanatory information on the inflation adjustment of research, develop- ment and design expenditures and how much of the amounts arising from the adjustment can be deducted by income or corporate taxpayers thro- ugh their declarations.

  • MakaleYalnız künye2025
    Natural Disaster Awareness of Social Studies Teachers After the Kahramanmaraş Earthquakes in Turkey

    Kuzey, Memet; Bozkaya, Hasan

    This study aims to investigate whether social studies teachers (SSTs) in Turkey have sufficient awareness of natural disasters within the context of the elementary social studies curriculum following the two major earthquakes that occurred in Kahramanmaraş on February 6, 2023. The research group consisted of 20 SSTs working in the province of Hatay during the 2022-2023 academic year, a region significantly affected by the earthquakes centered in Kahramanmaraş. A case study design was employed in this research. Data were collected using a semi-structured interview form consisting of fifteen open-ended interview questions. Content analysis and descriptive analysis methods were employed to analyze the data. The findings revealed that SSTs had deficiencies in their knowledge of types of disasters, their ability to translate disaster-related information into action was low, and they exhibited insufficient awareness of natural disasters.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Okul Yöneticilerinin Etik Liderlik Davranışları ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin Örgütsel Adaletleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

    Kul, Murat; Erdoğan, Yunus

    Bu araştırmanın temel amacı, okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel adaletleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Sakarya ilinde görev yapan 90 kadın ve 254 erkek olmak üzere toplam 344 öğretmen ile yürütülmüştür. Öğretmenlerin etik liderlik algılarını ölçmek amacıyla "Etik Liderlik Ölçeği", örgütsel adalet algılarını belirlemek amacıyla ise "Örgütsel Adalet Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle normallik testi uygulanmış; ardından alt problemlerin test edilmesinde t-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon Analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin etik liderlik ve örgütsel adalet algılarının; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve okul yöneticiliği deneyimi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, etik liderlik ile örgütsel adalet algıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, mevcut literatürle büyük ölçüde örtüşmekte olup, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel adalet algılarının geliştirilmesinde etik liderlik davranışlarının belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Eğitimde Finansal Bilinç; Öğretmen Adaylarının Finansal Okuryazarlık ve Finansal İyi Oluş Düzeyleri

    Altunay, Furkan

    Bu araştırmanın amacı; öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluşları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve bu ilişkinin cinsiyete ve öğrenim görülen bölüme göre değişimini incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’nin Kuzeydoğusunda yer alan bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak öğretmen adaylarının demografik bilgilerini elde etmek için araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Sarıgül (2015) tarafından geliştirilen finansal okuryazarlık tutum ve davranış ölçeği ile Norvilitis ve ark. (2003) tarafından geliştirilen, Sunal (2012) tarafından da Türkçeye uyarlanan finansal iyilik hali ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz, Bağımsız Gruplar t-Testi, ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluş arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Finansal okuryazarlık tutum ve davranışları ile finansal iyi oluşun cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm düzeyinden bağımsız olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarına, finansal okuryazarlık eğitiminin verilmesinin onların finansal iyi oluşlarını olumu yönde etkileyeceği, böylece hem bireysel hem de toplumsal olarak ekonomik refaha katkıda bulunulabileceği söylenebilir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Ebeveynlerin Perspektifinden Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bir Üniversite Öğrencisinin Yaşamında Sporun Önemini Keşfetmek

    Aydemir, Uğur

    Bu araştırma, üniversite öğrenimi gören otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı almış özel gereksinimli öğrencinin yaşamında sporun önemine ilişkin ebeveyn görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel durum çalışması deseninde yürütülen araştırmaya, ulusal spor yarışmalarında dereceleri olan OSB tanısı almış bir öğrencinin anne ve babası katılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve nitel içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda üç ana tema belirlenmiştir: sporun gelişim alanlarına, okul yaşamına ve aile yaşam kalitesine etkisi. Bulgular, sporun OSB tanısı almış bireyin sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimine katkı sağladığını, okul yaşamını olumlu etkilediğini ve ebeveynler için sosyal destek sunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, ebeveynlerin spora yönelik tutumlarının, OSB tanısı almış bireyin spora katılımı ve spordan elde edeceği yararlar açısından kritik öneme sahip olduğu görülmüştür.

  • MakaleYalnız künye2025
    Yazma Eğitimi Nasıl Olmalı? Lisansüstü Tezlerde Sunulan Önerilerin İncelenmesi

    Maden, Sedat; Önal, Aydın

    Ana dili olarak Türkçe öğretimi alanında hazırlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerindeki yazma öğretimiyle ilgili önerileri incelemek ve eğilimlerini belirlemek için yapılan çalışma, nitel araştırma yöntemine göre kurgulanmıştır. Araştırma verisini oluşturan lisansüstü tezlerdeki önerileri meta-tematik analiz yöntemi incelenmiştir. Çalışmanın materyali Ulusal Tez Merkezi’nden elde edilmiştir. Çalışmanın materyalini elde etmek için Ulusal Tez Merkezi’ndeki tez arama kısımlarına Türkçe, Türkçe öğretimi, Türkçe eğitimi, yazma becerisi, yazma öğretimi ve yazma eğitimi anahtar kelimeleri yazılmış ve 2018-2020 arası yıl kısıtlaması konularak izinli tezler dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda, lisansüstü tezlerde yazma öğretimi ile ilgili 566 önerinin sunulduğu belirlenmiştir. Bu önerilerin içinde en fazla yazma süreciyle ile ilgili önerilerde bulunulduğu tespit edilmiştir. Bu sonucu sırasıyla öğretmen ve öğretmen adayları, araştırmacılar, Türkçe öğretim programı, Türkçe ders kitabı ile ilgili önerilerin takip ettiği görülmüştür. Bu sonuçlar araştırmacıların yazma öğretimi süreci üzerinde daha çok durduklarına işaret etmektedir. Yazma öğretimi süreciyle ilgili; yazma süreci, yazma etkinlikleri, yazma yöntem ve teknikleri, aktif öğrenme teknikleri ve duyuşsal unsurlar ile ilgili konular daha fazla ön plana çıkmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ4
    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe Ders Kitaplarının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine Göre İncelenmesi (5. Sınıf Örneği)

    Maden, Sedat; Önal, Aydın

    Bu çalışmanın amacı, 2024-2025 Eğitim Öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığınca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun olarak hazırlanan 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki etkinliklerin ve metin altı soruların “Yenilenmiş Bloom Taksonomisi”nin bilişsel süreç basamaklarına göre incelemektir. Bu araştırmada nitel araştırma modellerinden doküman analizi deseni kullanılmıştır. Ayrıca verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, metin altı sorularının anımsama (%48,16) ve anlama (%25,18) basamaklarında daha fazla olduğu; uygulama (%1,48) ve yaratma (%2,96) basamaklarında oldukça az olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular, metin altı sorularının öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini destekleme açısından sınırlı kaldığını göstermektedir. Ayrıca ders kitabında yer alan metin altı soruların %25’i üst düzey, %75’i düşük düzey düşünme becerilerine yöneliktir. Etkinliklerin 54’ünün (%8) anımsama, 327’sinin (%50) anlama, 68’inin (%10) uygulama, 35’inin (%5) çözümleme, 90’ının (%14) değerlendirme ve 85’inin (%13) yaratma bilişsel süreç basamaklarına ait olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra etkinliklerin %32’si üst düzey, %68’i düşük düzey düşünme becerilerine yöneliktir. Metin altı sorulara nazaran etkinlikler daha üst düzey bilişsel süreçleri içermektedir. Yine tema ve metin türü bağlamında, metin altı soruların ve etkinliklerin bilişsel süreç basamaklarına dengeli dağılmadığı belirlenmiştir. Bu tespitler doğrultusunda, metin altı soruların ve etkinliklerin bilişsel süreç basamaklarına uygun bir şekilde, temalara ve metin türlerine daha planlı ve orantılı biçimde dağıtılması gerektiği önerilmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Türkiye’den İki Yeni Kayıt: Araeoncus altissimus Simon, 1884 ve Trichoncus auritus (L. Koch, 1869) (Araneae: Linyphiidae)

    Aksan, Nurcan Demircan; Topçu, Aydın

    Bu çalışmada, iki linyphiid türü olan Araeoncus altissimus Simon, 1884 ve Trichoncus auritus (L. Koch, 1869), Türkiye’den ilk kez rapor edilmiştir. Her iki tür de Kafkasya ve Avrupa’nın bazı bölgelerinden bilinmesine rağmen, şu ana kadar Türkiye’deki varlıkları bilinmemekteydi. Bu türlerin Bayburt ilinden tespit edilmesi, yalnızca bilinen dağılım alanlarındaki biyocoğrafik boşluğu doldurmakla kalmayıp, aynı zamanda örümcek çeşitliliğinin ortaya konmasında bölgesel faunistik çalışmaların önemini de vurgulamaktadır. Örnekler, Bayburt ilindeki üç farklı lokalitede taş altları ve kayalık habitatlardan penset ve el aspiratörü kullanılarak toplanmıştır. Örnekler stereomikroskop kullanılarak teşhis edilmiş ve dijital kamera ile fotoğraflanmıştır. Yeni kayıtlara ait morfolojik ve genital karakterlerin tanımları ve fotoğrafları verilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Diyabetikler için Sağlıklı Bir Atıştırmalık Olarak Aronya Soslu Düşük Kalorili Probiyotik Meyveli Yoğurt

    Türkoğlu, Zehra; Arslaner, Ayla; Yıldız, Beysun; Dilan; Akkoyun, Melike; Işık, Elif Büşra

    Diyabet hastaları için günlük diyetin önemli bölümünü oluşturan ara öğünlerin düşük kalorili olması yanı sıra, sağlıklı atıştırmalıklar içermesi gerekmektedir. Bu çalışmada, başta diyabetikler olmak üzere, sağlıklı beslenme endişesi taşıyan bireyler için fonksiyonel, alternatif bir ara öğün formüle etmek amaçlanmıştır. Bunun için, yüksek lif içeriği ve düşük glisemik indeksi nedeniyle fermente süt ürünlerinde doğal tatlandırıcı olarak potansiyel taşıyan hurma (Phoenix dactylifera) meyvesi ve anti-diyabetik etkisi bilinen Aronya (Aronia melanocarpa (Michx) Elliot) meyvesinden elde edilen sos, probiyotik meyveli yoğurt üretiminde kullanılmıştır. Elde edilen meyveli probiyotik yoğurtlarda 21 günlük depolama süresinde bazı kalite nitelikleri, şeker profil analizleri, probiyotik raf ömrü ve duyusal analizler gerçekleştirilmiştir. Aronya soslu probiyotik yoğurt örneklerinin, kurumadde, invert şeker, toplam şeker, kül ve pH oranları sırasıyla; %21.20, %6.248, %9.421, %1.250 ve 3.94-4.06 bulunmuştur. Meyveli yoğurt örnekleri protein ve kurumadde içeriği bakımından ilgili tebliğlere uygundur. Yoğurt örneklerinde, toplam spesifik mikroorganizma sayısı depolamanın tüm günlerinde istenen terapötik etkiyi sağlayacak seviyenin üzerinde (&gt;8.00 log kob/g) tespit edilmiştir. Meyveli yoğurt örneğinde 84.15 kcal/100 g olarak hesaplanan kalori değeri, diyabetikler için tavsiye edilen aralığın (100-150 kcal/100 g) oldukça altındadır. Duyusal analiz sonuçlarına göre hem sade hem de meyveli yoğurtlar, kavrulmuş çiya ve yulafla ara öğün olarak tüketilmeye uygundur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2025
    Evaluation of Hotels in Trabzon in Terms of Disabled Tourism

    Çavus, Ahmet; Ünlü, Hami

    Participation in tourism activities is a right for all individuals in society. Facilitating the participation of individuals with disabilities in these activities, despite their limitations, is also a requirement stemming from international and national legislation. Therefore, this research aims to evaluate the practices of certified tourism operation hotels in Trabzon, a major tourism destination in the Black Sea Region, for individuals with disabilities, to identify existing deficiencies, and to develop proposed solutions for these problems. The research was designed using a mixed-use design. Managers of 42 certified tourism operation hotels in Trabzon completed surveys. Quantitative data from the surveys were transferred to SPSS, and descriptive analyses were conducted. The data obtained from the qualitative statements in the survey were analyzed by content analysis using the MAXQDA program. The study revealed inadequate disability-friendly practices in hotels, inadequate physical arrangements, a lack of specially trained personnel, and insufficient awareness of disability tourism.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2025
    The Relationship Between Economic Growth and Human Development in the New Fragile Five Countries

    Yıldız, Şaduman; Kapici, Özlem

    This study examined the relationship between economic growth and human development with annual data for 1990-2021 for the country group consisting of Türkiye, Argentina, Qatar, Egypt, and Pakistan, which have various economic vulnerabilities, and made policy recommendations based on the results. The study, which used panel data analysis, employed GDP per capita as a representative of economic growth and the "Human Development Index" created by UNDP as an indicator of human development and established two models. Within the scope of panel data analysis, the cross-sectional dependence, homogeneity, and stationarity tests were conducted for variables and established models. Afterward, the models established were analyzed with the cointegration and causality tests. The analysis found a mutual relationship between economic growth and human development in the New Fragile Five countries between 1990 and 2021.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme