Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2024Ortaokul Türkçe Ders Kitaplarındaki Küresel Sorunların İncelenmesi
Maden, Sedat; Önal, Aydın
Araştırmada ortaokul Türkçe ders kitaplarında işlenen küresel sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma nitel modellerden doküman analizi ile kurgulanmıştır. Araştırmanın veri kaynağını, ortaokul Türkçe ders kitapları (5, 6, 7 ve 8.sınıf) oluşturmaktadır. Ders kitaplarında işlenen küresel sorunları belirlemek için doküman analizi ile veriler toplanmış ve veriler betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Bu çerçevede belirlenen küresel sorunlar; çevre (küresel ısınma, toprak, hava, deniz ve akarsu kirliliği vb.), sağlık, göç, savaş ve terör, hayvan neslinin tükenmesi, deprem, yoksulluk, ekonomik kriz ve demografik sorunlar başlıkları altında kodlanıp sınıflandırılmıştır. Ayrıca belirli kategorilere ayrılan küresel sorunlar sınıf seviyelerine göre tablolar hâlinde sunulmuştur. Çalışma sonucunda, ortaokul Türkçe ders kitaplarında çeşitli küresel sorunların işlendiği belirlenmiştir. Ancak küresel sorunların ders kitaplarında dengeli dağılmadığı ve güncel problemlerin kitaplarda yeterli düzeyde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yine incelenen ders kitaplarında en fazla çevre sorunlarının yer aldığına tespit edilmiştir. Göç, savaş ve terör, salgın hastalıklar ve yoksulluk gibi önemli meselelerin ise ders kitaplarında çok az işlendiği anlaşılmıştır. Bunların yanı sıra sınıf seviyeleri dikkate alınarak küresel sorunların işlenmesinde nitelik ve nicelik olarak değişikliğe gidilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Küresel sorunların temalara göre dağılımında ise “Doğa ve Çevre” temasının ön planda olduğu belirlenmiştir. Diğer temalarda ise küresel sorunların daha az işlendiği görülmüştür. Bunların yanı sıra küresel sorunların metinlerin içinde ve etkinlikler bölümünde sıkça geçtiği, diğer kısımlarda ise az ya da hiç olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, ortaokul Türkçe ders kitaplarının küresel sorunları yansıtma konusunda eksiklikler barındırdığını göstermiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Mediating Role of Emotional Intelligence in the Relationship between Hospital Perception and Fear of Medical Procedures in Children
Kırbaş, Zila Özlem
Aim: This study investigated the relationship between children's hospital perceptions, their fear of medical procedures, and the role of emotional intelligence as a potential mediator. Material and Method: The population of the research consists of 4th grade students (10-year-old students) studying in primary schools in the 2023-2024 academic year. The study included 343 students and employed a relational-cross-sectional-descriptive design. Data were collected using the Personal Information Form, Medical Procedure Fear Scale, Hospital Perception Scale for Healthy Children, and Ten-Year-Old Emotional Intelligence Scale. Data were analyzed with IBM SPSS V23 and IBM AMOS V24. Compliance with normal distribution was examined with the assumption of skewness, kurtosis, and multiple normality. Path analysis was used to test the mediator model, and Maximum Likelihood (ML) was used as the calculation method. Analysis results were presented as frequency (percentage) for categorical variables, mean±standard deviation, and median (minimum–maximum) for quantitative variables. The significance level was taken as p<0.05. Results: The study found that children's hospital perceptions predicted their fear of medical procedures. Specifically, there was a statistically significant positive relationship between hospital perception and fear of medical procedures (β=0.565; p<0.05). According to the mediated structural model analysis results, hospital perception had a statistically significant negative effect on the mediator variable emotional intelligence (β=-0.327; p<0.05). By including the mediator variable emotional intelligence in the model, the path coefficient between hospital perception and fear of medical procedures was statistically significant (β=0.554; p<0.05). Conclusion: In the study, it was found that emotional intelligence, the mediator variable, played a role in the relationship between hospital perception and fear of medical procedures.
- MakaleAçık Erişim2024Economic growth, renewable energy, and inflation: interconnections of a triangle
Okur, Fatih; Yavuz, Serdar
The primary objective of any nation's economy is to achieve economic stability and a high standard of living. This can be attained through sustainable economic growth. However, global economic competition often brings about challenges, one of which is the increasing demand for energy products driven by population growth. Historically, this demand has been predominantly met by fossil fuels, but due to resource depletion and environmental concerns, there has been a growing interest in alternative energy sources. This shift towards renewable energy has become a global trend. The energy sector serves as a key indicator of a nation's prosperity and development, with renewable energy production, transportation, and costs being vital metrics of development. For Turkey, like many developing nations, investing in renewable energy is crucial for sustainable growth. This study explores the relationship between renewable energy, economic growth, and inflation in Turkey from 1975 to 2022. It examines the process of economic growth in the first part, followed by an analysis of energy dynamics and inflation in subsequent sections. The study employs unit root tests such as ADF and PP, along with the Toda-Yamamoto causality test, using available data. The final results are then interpreted.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Work Accidents, Occupational Diseases, and Lost Workdays in Türkiye's Forestry Sector: Increasing Risks and Improvement Proposals for the 2019-2023 Period
Ozdemir, Mustafa
In this study, data regarding occupational accidents and diseases, as well as workday losses in the forestry sector in Turkey between 2019 and 2023, have been thoroughly analysed using official statistical annual reports from the Social Security Institution. In 2019, there were 27,025 employees in the sector, which increased by 31.42% to 35,517 by 2023. Alongside the rise in the number of employees, occupational accidents in the sector have also increased year by year, peaking in 2022 with 860 accidents, 14 of which resulted in fatalities. Over the five-year period, only one case of occupational disease was reported, indicating significant deficiencies in the identification and reporting of health risks within the sector. The increase in the number of lost workdays due to occupational accidents and diseases reached 11,125 in 2022, particularly during the COVID-19 pandemic, adversely affecting productivity in the sector. Consequently, this study suggests that the forestry sector in Turkey needs to enhance its preparedness for emergencies and develop comprehensive occupational health and safety policies along with crisis management practices.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Sürdürülebilir liderlik ve yeşil yönetim üzerine yapılmış lisansüstü tezlere yönelik nitel bir araştırma
Battal, Fetullah; Yılmaz, Şeymanur
Bu araştırma, 2003-2024 yılları arasında Türkiye’de gerçekleştirilen sürdürülebilir liderlik ve yeşil yönetim konulu lisansüstü tezlerin içeriklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada Türkiye Yüksek Öğretim Kurumu Ulusal Tez Merkezi'nde (YÖK-TEZ) yer alan ve belirtilen yıllar arasında yapılan çalışmalar incelenmiştir. Araştırma kapsamında, yeşil yönetim ile ilgili 16 lisansüstü tez çalışmasına, sürdürülebilir liderlik ile ilgili ise 9 lisansüstü tez çalışması olmak üzere toplam 25 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Bu tezlerin 18'i yüksek lisans tezi iken, 7'si doktora tezidir. Araştırma çalışmasının evreni ve örneklemi, tezlerin tür ve sayıları, yayınlandığı yıllar, hangi alanlarda yürütüldüğü, danışman unvanları, hedef, boyut ve yöntemleri açısından ele alınarak sistematik derleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışma bulgularında, tezlerin çoğunluğunun 2022-2024 yıllarına ait olduğunu ve en fazla Prof. Dr. unvanlı akademisyenlerin danışmanlık yaptığını göstermektedir. Tezlerden 24 tanesi Türkçe’dir ve eğitim, işletme alanlarında yoğunlaşmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Alkali Aktifleştirilmiş Uçucu Kül ve Polipropilen Elyaf Ile Iyileştirilmiş Yüksek Plastisiteli Siltli Zeminin Durabilite Performansının Incelenmesi
Kamiloğlu, Hakan Alper; Kurucu, Kutluhan; Durak, Muhammet Oğuz
Bu çalışmada aktivatör içeriği, fiber takviye türü ve fiber içeriği gibi parametrelerin durabilite özellikleri üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. Geleneksel yöntemler durabilite değerlendirmesi için genellikle ıslatma-kurutma veya donma-çözülme döngülerine odaklanırken, bu çalışma saha koşullarını daha doğru bir şekilde simüle eden ıslatma testlerinin önemini vurgulamaktadır. Zemin iyileştirme uygulamalarında, malzemenin kırılganlığı hem geleneksel hem de alkali ile aktive edilen bağlayıcıların kullanımı ile artmaktadır. Lif takviyesi, bu sorunu çözmek ve sünekliği artırmak için yaygın bir uygulamadır. Bu çalışma, çeşitli lif türlerini ve bunların zemin özelliklerinin farklı yönlerini iyileştirmedeki rollerini incelemektedir. Özellikle, farklı tip ve uzunlukları bir araya getiren hibrit liflerin kullanımı, zemin tabakalarının durabilite özelliklerini artırma potansiyeli açısından araştırılmıştır. Çalışmanın deneysel kısmı, lif takviyesi ve alkali ile aktive edilmiş uçucu kül ile stabilize edilmiş yüksek plastisiteli siltli zeminin ıslatma etkilerine karşı davranışını araştırmaktadır. Çalışma, Na2SiO3/NaOH oranının, 3 mm ve 12 mm uzunluğundaki lif içeriğinin ve bu lif uzunluklarının kombinasyonlarının bozulma, serbest basınç dayanımı (UCS) ve ıslatılmış numunelerin dayanım azalması üzerindeki etkilerini ele almaktadır. Numunelerin dayanıklılık performansı çeşitli ıslatma süreleri ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, farklı uzunluklarda karıştırılan hibrit liflerin kullanımının, stabilize edilmiş zeminin durabilite özelliklerini iyileştirmede dikkate değer katkı sunduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Some Physical Attributes of a Cr-Doped Iron Oxide Thin Film Produced by Simultaneous RF and DC Magnetron Sputtering Technique
Şenay, Volkan; Sarıtaş, Sevda; Salari, Maryam Abdolahpour; Muğlu, Günay Merhan
Iron oxide has recently attracted considerable interest because of its diverse structural and morphological configurations, leading to progressions in various technologies, including ultrahigh magnetic storage, magneto-optical sensors, humidity sensors, and gas sensors. In this research, a thin film of iron oxide doped with chromium was produced on a glass substrate using simultaneous RF and DC magnetron sputtering. The resulting thin film's optical, structural, elemental, and surface characteristics were thoroughly investigated using UV-VIS spectroscopy, XRD, XPS, AFM, and SEM. XRD was utilized to examine the structure of the thin film, which demonstrated good crystallinity. Notably, prominent diffraction peaks at various angles corresponded to specific planes of the normal hematite phase of Fe2O3, as verified by the JCPDS Card No. 33-0664. A significant peak at (104) indicated a sturdy development of the hematite phase. The XPS spectrum analysis approved the presence of iron, oxygen, and chromium in the thin film. This study, known for its straightforward methodology, provides valuable insights into the chromium impurity doping process of Fe2O3, contributing to a deeper understanding of its structural and morphological characteristics.
- MakaleAçık Erişim2025Sosyal bilgiler ders kitaplarında mizah unsurlarının incelenmesi
Degirmenci, Yavuz; Altunay, Furkan
Mizah, insanlıkla aynı yaşta olan ve insanlığın hayatının vazgeçilmez parçalarından biri haline gelmiş bir kavramdır. Mizahın eğitimde kullanılmasına yönelik daha önce yapılan çalışmalar, mizahın öğretimi kolaylaştırdığı, bilgilerin kalıcı olmasını sağladığı ve pozitif bir öğrenme ortamı meydan getirdiği vb. sonuçlara ulaşıldığını ortaya koymaktadır. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler 5, 6 ve 7. sınıf ders kitaplarında yer alan mizah unsurlarını incelemek ve değerlendirmektir. Mizahın derslerde kullanılmasını sağlayacak en önemli kaynak hiç şüphesiz ders kitaplarıdır. Bu sebeple sosyal bilgiler ders kitaplarında yer alan mizah unsurları incelenerek, çeşitli değerlendirme ve önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Bu çalışma kapsamında, 2019-2020 tarihlerinde Talim ve Terbiye Kurulu tarafından 5 yıllığına sosyal bilgiler ders kitabı olarak kabul edilen 5, 6 ve 7. sınıf ders kitaplarında yer alan mizah unsurları incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması tercih edilmiştir. Bu araştırma yöntemi, belirli bir olayın, sürecin, bireyin, grubun ya da kurumun derinlemesine incelenmesini amaçlayan bir nitel araştırma desenidir. Bu çalışma için veriler doküman inceleme tekniğine ile toplanmıştır. Dokümanlardan elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle incelenip yorumlanmıştır. Veri toplama süreci sosyal bilgiler 5, 6 ve 7. sınıf ders kitapları ile yürütülmüştür. Sosyal bilgiler ders kitaplarındaki tüm öğrenme alanları ve kazanımlar detaylı olarak incelenmiş ve yer verilen mizah unsurları araştırmacılar tarafından toplanmıştır. İlgili literatür kapsamında mizah unsuru olarak kabul edilen veriler bulgular kısmında detaylı olarak sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, ders kitaplarında mizah unsurları ile ilgili farklı türlerin, görsellerin ve metinlerin bulunduğu, bu görsel ve metinlerin öğrencilerde öğrenmeyi kolaylaştırma ve kalıcılığı sağlama amacı taşıdığı gözlemlenmiştir. Aynı zamanda sosyal bilgiler ders kitaplarında yer alan öğrenme alanlarının sadece bazılarında mizah unsurlarına yer verilirken, pek çoğunda mizah unsurlarına yer verilmediği tespit edilmiştir. En çok tercih edilen mizah unsurunun ise karikatürler olduğu tespit edilmiştir. Mizahın eğitimdeki etkisi göz önüne alındığında, ders kitaplarını hazırlayan yetkililerin içeriklerde daha fazla öğretici mizah kullanmaları önerilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Berberis vulgaris L. Ekstraktının Dana Köftelerinin Fizikokimyasal, Duyusal ve Tekstürel Özelliklerine Etkisi
Topcu, Kübra Cinar; Ugur, Gamze
Farklı konsantrasyonlarda (%0,1, %0,2 ve %0,4) Berberis vulgaris meyve ekstraktı eklenmesinin çiğ sığır köftelerinin fizikokimyasal özellikleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca, pişmiş sığır köfteleri üzerinde fizikokimyasal, duyusal ve tekstürel analizler yapılmıştır. Ekstraktın ilavesi, köftelerin yaklaşık bileşiminde önemli bir değişikliğe neden olmamıştır. pH değerlerindeki değişim, tüm gruplarda anlamlı şekilde etkilenmiştir (P<0.01). İlk başta, TBARS değerini tüm gruplarda önemli ölçüde etkilemiştir (P<0.05). Ancak, pişirme sonrasında TBARS değerlerinde önemli bir fark gözlenmemiştir (p>0.05). Pişirmeden önce renk değerlerinde anlamlı bir fark gözlenmezken, pişirme L*, a* ve b* değerlerini azaltmıştır. Pişirme verimi, tüm grupları önemli ölçüde etkilemiştir (P<0.01). Köftelere Berberis ekstraktı eklenmesi pişirme verimini azaltmıştır. Ekstraktın ilavesi, köftelerin duyusal özelliklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik oluşturmamıştır. Ayrıca, tekstür analizi, tüm gruplarda sertlik, yapışkanlık ve çiğnenebilirlik değerleri üzerinde yüksek derecede anlamlı etkiler ortaya koymuştur (P<0.01). Sonuçlar, ekstraktın köftelerin fizikokimyasal özelliklerini kayda değer şekilde değiştirmediğini göstermektedir. Ancak, lipid oksidasyonunu etkili bir şekilde azaltır ve onların tekstürel niteliklerini artırır. Bu çalışma, sığır köftelerinin kalitesini artırmak için B. vulgaris ekstraktının doğal bir katkı maddesi olarak potansiyel kullanımını desteklemektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Türkçe Öğretmenlerinin Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliğindeki Değişikliklere Yönelik Görüşleri
Kaplan, Kadir; Gülden, Bahadır
Ölçme ve değerlendirme; esas itibarıyla öğrenme öğretme süreçlerini, öğretim içeriğini, öğrenme-öğretme durumlarını ve öğretim yöntem ve tekniklerinde iyileştirmeye dönük yönlerin tespiti ve müdahale stratejilerinin geliştirilmesinde stratejik bir önem taşımaktadır. Ölçme ve değerlendirme sisteminin sorumluluğu, tüm paydaşlara düşmektedir. Sorumluluğun bir yansıması olarak Millî Eğitim Bakanlığı, 09/09/2023 tarih ve 32304 sayılı yönetmelikle ölçme ve değerlendirme yönetmeliğinde değişikliğe gitmiştir. Bu noktada araştırmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yönetmelik değişikliğine dair Türkçe öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek ve yönetmeliğin ortaya çıkaracağı olası sonuçları belirlemektir. Çalışmada Türkçe öğretmenlerinin ölçme ve değerlendirme yönetmeliğinde ile ilgili görüşleri üzerinden durulduğundan nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik desen kullanılmış ve fenomenolojik desen türlerinden betimleyici modelden faydalanılmıştır. Çalışma, 2023-2024 eğitim- öğretim yılında Bayburt il merkezinde görev yapan 21 Türkçe öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ölçme ve değerlendirme yönetmeliğine dair görüşlerini belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Yeni ölçme değerlendirme yönetmeliğine ilişkin görüşülen öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu yapılan düzenlemelerin Türkçe öğretimi açısından faydalı bulmaktadır. Süreci faydalı bulmayan öğretmenlerin gerekçelerine dikkat edildiğinde ise en sık dile getirilen eleştiri sürecin tabandan tavana doğru bir hazırlık aşamasından geçirilmediği ve sistemin altyapısının tam olarak hazırlanmaması noktasına odaklanmaktadır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Examination of studies on scientific process skills in science education through bibliometric and content analysis
Arici, Faruk
This study presents a comprehensive analysis of academic research on scientific process skills (SPS) in science education using meticulously extracted data from the Web of Science (WoS) database. A holistic approach was employed in the research, integrating bibliometric analysis and content analysis to reveal general trends and thematic structures in the literature. Specifically, bibliometric analysis was employed to examine the most frequently cited studies on inter-author collaborations and keyword trends on SPS. Content analysis provides a unique contribution to our study by detailing the analysis of these publications. A distinguishing feature of this study is the use of a more extensive data set and a more extended period than previous studies, providing a more comprehensive picture of the evolution of research on SPS over time. The VosViwer bibliometric analysis software employs an array of analytical methods, including citation analysis, co-author analysis, keyword matching, and collaboration network analysis, to identify trends within the field. The analysis encompasses studies published from the inaugural study in 1992 through August 2024. The findings reveal a substantial increase in publications, with 2020 demonstrating the highest number of publications. In contrast, the average number of publications during the preceding five-year period was restricted to eight per year. Most of these publications are classified under "Education, Educational Research," with a smaller number falling under "Biology." This observation suggests that the primary focus of SPS research is within the educational context. Furthermore, the study revealed that publications in the SSCI and ESCI indexes are more prevalent, while there are fewer studies in the SCI-E index. The prominent researchers in this field include Kamisah Osman, Hatice Zeynep Inan, and Susan A. Kirch. A notable observation was Turkey's high ranking in terms of country distribution. This observation indicates that researchers have dedicated significant attention to the SPS in the context of science education. The most prevalent keywords in the analyzed studies were "SPS," "science education," "inquiry," and "assessment." Over time, there has been an upward trend in the use of terms such as "inquiry-based learning," "teacher education," and "elementary education." The most prominent academic journals in this field include the Journal of Research in Science Teaching and the International Journal of Science Education. Notwithstanding the strides made, the study underscores Turkish researchers' need to enhance their visibility and cultivate national journals to attain international standards.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025CO2 Emissions Forecast Based on Renewable and Non-Renewable Energy Consumption in Türkiye
Eygu, Hakan; Coşkun, Hüseyin
This study aims to reveal the impact of renewable and non-renewable energy consumption on CO2 emissions in Türkiye and the potential to reach the CO2 emission level targeted in the 2030 Paris Agreement. In the first stage, the cointegration relationship was analyzed with the AARDL model approach using annual data for 1965-2022. According to the results of the analysis, in the long run, non-renewable energy consumption increases CO2 emissions, while renewable energy consumption decreases CO2 emissions. In the second phase of the research, three scenarios were prepared for each of renewable and non-renewable energy consumption. For nine scenarios, including combinations of these scenarios, CO2 emissions that may occur until 2030 were estimated using the econometric simulation method. According to the estimation results, the low non-renewable energy consumption and high renewable energy consumption scenario was determined as the scenario that can reduce CO2 emissions the most until 2030. However, even in this case, it is understood that more investment in renewable energy will be required since the 2030 CO2 emission reduction target will not be achieved. Therefore, policymakers need to enact policies to increase incentives for renewable energy generation in both the public and private sectors and take steps to improve the necessary infrastructure.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencilerinin Türkiye’de Yolsuzluk Kavramına İlişkin Algılarının Metaforlar Aracılığıyla İncelenmesi
Kan, Muhammed Enes
Devlete ve topluma önemli zararlı etkileriyle bilinen yolsuzluk olgusu dünyadaki birçok ülkenin olduğu gibi Türkiye’nin de önemli problemlerinden biridir. Bu durum çalışmanın temel motivasyon kaynağı olmuş ve çalışmada Türkiye’de üniversite öğrencilerinin “Türkiye’de yolsuzluk” kavramına ilişkin algılarının metaforlar aracılığıyla tespit edilmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemleri ile gerçekleştirilen çalışmanın araştırma grubu Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerinden oluşturulmuştur. Elde edilen veriler NVIVO 14 paket programının da yardımıyla içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre öğrenciler Türkiye’de yolsuzluğun oldukça yaygın olduğu inancına sahiptir. Hatta bazı öğrenciler yolsuzluğu Türkiye’de bir ihtiyaç olarak nitelendirmektedir. Birçok öğrenci yolsuzlukların devlete ve topluma verdiği zararlarının farkındadır. Yolsuzlukların kamu kaynaklarından çalınarak ekonomiye zarar verdiği ve toplumsal dayanışmayı aşındırdığı öğrencilerin vurguladığı önemli konulardan biridir. Çalışma sonuçları Türkiye’de yolsuzlukların yaygınlaşarak normal eylemler olarak görülmeye başladığını göstermektedir. Bu durumu bertaraf etmek ve bu algıyı ortadan kaldırmak için yolsuzlukla etkin bir mücadele şarttır.
- MakaleAçık Erişim2025The Effect of Brand Personality and Psychological Ownership of the Brands On Increasing Social Media Engagements of Brands
Kara, Adnan; Nur, Nisa
This research aims to investigate the impact of brand personality and brand psychological ownership on enhancing brands' social media engagement. An online survey was distributed to the entire research population via email through Bayburt University's Student Affairs. Furthermore, the survey link was shared in WhatsApp groups to increase participation. Data collected from 408 participants, including Bayburt University staff, current students, and alumni, between April and June 2023, were analyzed using SPSS 24.0. The findings indicate that the sincerity and competence dimensions of brand personality have a significant positive effect on the interest dimension of social media engagement. However, the excitement and ruggedness dimensions of brand personality do not have a significant effect on the interest dimension. Additionally, the excitement dimension of brand personality has a significant positive effect on the support dimension of social media engagement. In conclusion, brand psychological ownership has a significant positive effect on both the support and interest dimensions of brands' social media engagement.
- MakaleAçık Erişim2023Tartışmaların odağındaki sahâbî ebû hureyre (bir rivayet bağlamında hadis uydurduğu iddiası)
Türkoğlu, Hamdi
Sahâbeye yöneltilen tenkitleri yine sahâbe dönemine kadar götürmek mümkündür. Başta Hz. Âişe olmak üzere bir kısım sahâbîlerin, Hz. Peygamber’den eksik işitmeleri veya hatalı rivayette bulunmaları sebebiyle bazı sahâbîlerin rivayetlerini düzelttikleri (istidrak) bilinmektedir. İlk müslüman nesil olan sahâbenin birbirleri hakkındaki uyarıları, tenkitleri ve düzeltmeleri, hata yaptığı düşünülen sahâbînin adaletini ortadan kaldırma, güvenilir olmadığını ortaya koyma ve nihayet rivayetini kabul etmeme amacına matuf olmayıp nakledilen rivayetin tashihini amaçlamaktadır. Ancak sahabe asrından yaklaşık iki asır sonrasına (hicri III. asır) gelindiğinde ise sahâbe hakkındaki tenkitlerde menfî anlamda bir evrilme olduğu görülmektedir. Artık bu asırdan itibaren bazı şahıs ve fırka mensupları bazı sahâbîlerin doğrudan adalet vasıflarına yönelik tenkitlerde bulunmuşlardır. Sözü edilen asırda ilk defa bazı sahâbîlerin yalan söylediği dile getirilmiş, bunlar da yine Hz. Ömer, Hz. Âişe gibi bazı sahâbîlere nispet edilmiştir. Buna göre bir sahâbînin yalancı olduğu yine başka bir sahâbî tarafından ortaya konulmaktdır. Ancak bu anlamda sahâbeye nispet edilen rivayetlerin güvenilir senedleri bulunmadığı gibi temel hadis kaynaklarında da yer almadıkları, muhtelif türlerde kaleme alınan akademik kitap ve makalelerde ortaya konulmuştur. XVIII ve XIX. asırlara gelindiğinde ise III. asırda temeli atılan bu menfî tavra müsteşriklerin de dahil oldukları görülmektedir. Dolayısıyla bu son asırlardan günümüze kadarki zaman dilimi içerisinde müsteşriklerle beraber bazı araştırmacılar, geçmiş dönemlerde dile getirilen iddiaları daha da geliştirip genişleterek gündeme taşımayı başarmışlardır. Özellikle sahâbenin adaletini hedef alan bu menfî tenkitlerin hadis rivayetinde aktif rolü olan ve önde gelen sahâbîler etrafında yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Bu meyanda Hz. Âişe, Abdullah b. Abbâs, Abdullah b. Ömer gibi meşhur sahâbîler, bu eleştirilerden fazlasıyla nasibini alan isimlerden birkaçıdır. Aynı eleştirilerin odağında yer alan ve en çok hadis rivayet eden Ebû Hureyre de çok hadis rivayet etmek ve yalan söylemekle itham edilerek ismi ve soyu bilinmeyen bir şahıs olarak değerlendirilmiştir. Son birkaç asır içerisinde sahâbeye yöneltilen tenkitlere 1957 yılında vefat eden Abdulhüseyin Şerefüddin el-Mûsevî de katkı sunmuştur. Ebû Hureyre hakkında ve yine “Ebû Hureyre” isimli müstakil ilk çalışmayı yaptığı belirtilen Mûsevî, bu kitabında Ebû Hureyre’nin kimliğinin meçhul olduğunu, Suffe ehlinin fakirleri içerisinde yer aldığını, karın tokluğuna çalışarak ve başkalarına hizmet ederek geçimini sağladığını, eğitimsiz ve kültürsüz olduğunu ifade etmektedir. Lübnan asıllı Şiî müellif Mûsevî’nin tenkitleri arasında Ebû Hureyre’nin hadis uydurduğu iddiası da yer almaktadır. Mûsevî, Ebû Hureyre’nin kedilere olan sevgisi ve tutkusu sebebiyle kedisiyle ilgilenmeyen hatta onu hapsedip yiyeyecek-içecek bir şey vermeyen, çevrede serbestçe dolaşıp beslenmesine de müsaade etmeyen bir kadının cehenneme girdiğini bildiren rivayeti Hz. Peygamber adına uydurduğunu iddia etmiştir. Ona göre bu rivayet, Ebû Hureyre’nin uydurduğu hayali bir rivayettir. Mûsevî aynı zamanda bahsi geçen iddiasını güçlendirmek için ilgili hadis bağlamında Hz. Âişe’nin Ebû Hureyre hakkındaki itirazını delil olarak kullanmıştır. Hz. Âişe’ye nispet edilen ve tek senedle rivayet edilen (garîb) bu rivayete göre Hz. Âişe, Ebû Hureyre’nin bahsi geçen rivayeti naklettiğini işitince onu sorgulamış, azarlamış ve Hz. Peygamber’den rivayette bulunduğu zaman daha dikkatli olmasını tenbihlemiştir. Bu makalede, Ebû Hureyre’nin kedisine işkence etmesi sebebiyle bir kadının cehenneme girmesinden bahseden rivayet temelinde Mûsevî’nin iddiası tartışılacaktır. Aynı zamanda Mûsevî’nin kendi görüşünü desteklemek üzere delil olarak kullandığı Hz. Âişe’nin Ebû Hureyre hakkındaki itirazı değerlendirilecektir. Bahsi geçen rivayetler işlenirken öncelikle Ebû Hureyre tarikli rivayetler ele alınacaktır. Rivayetin senedleri tablo halinde verilecek, senedlerdeki ravilerin güvenilirlik durumlarına işaret edilerek sıhhat durumları otaya konulacaktır. Ayrıca çalışmanın ana temasını oluşturan bu rivayetin Ebû Hureyre dışındaki diğer sahâbî ravileri konumunda olan Abdullah b. Ömer, Cabir b. Abdillah, Abdullah b. Amr ve Esma bnt. Ebu Bekr’den gelen rivayetler incelenecektir. Ebû Hureyre’den nakledilen rivayetlerde olduğu gibi mezkur sahâbîlerin rivayetleri de muhtelif senedleriyle birlikte değerlendirilecektir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025The Leading Role of the State in Industrialization and the Importance of Innovation: Example of South Korea
Yazıcı, Sinan
It is possible to date the history of industrialization back to the 16th century. However, the time period accepted as the beginning of industrialization is the beginning of factory production in England in the second half of the 18th century. Western European countries such as France, Germany, and the Netherlands joined the process in the first half of the 19th century. Later, non-European countries such as Egypt and the USA joined the process. However, Egypt's industrialization process was interrupted by the Baltalimanı Trade Agreement. South Korea also joined the industrialization/development process in the second half of the 20th century. Thus, the capitalist world system continued to spread from Europe to other parts of the world.This study aims to examine South Korea, one of the examples of industrializing countries, within the framework of the Modern World System theory. According to this theory, the capitalist world economy was formed as a result of competition between states. Competition, one of the most important concepts of this theory, is a factor that leads to both the increase in the number of countries and the developments in technology in industrialization. In this context, the importance of innovation and the leading role of the state in the sustainability of competition emerges. As a result of the study, South Korea, which entered the industrialization process at the end of the Second Industrial Revolution with no other resource than labor force, started industrialization with a serious planning process led by the state. It has also reached the position of being a central/industrialized country by focusing on R&D and innovation studies since the 1980s. It has been found that the MDS theory has explanatory power in the industrialization/central country process experienced by South Korea.
- MakaleAçık Erişim2025Examining The Effectiveness of Methods Used In Teaching Basic Mathematical Concepts To Preschool Children
Küçük Demir, Betül; Günaydın, Nuray
Purpose: The aim of this study is to examine the teaching methods that can be used during the instruction of basic mathematical concepts to children in the early childhood period (48-60 months) and to determine which method is the most effective. Design/Methodology/Approach: The study utilized a quasi-experimental design, which is one of the quantitative research methods. The study sample consisted of 44 children aged 48-60 months who were continuing their education at public kindergartens under the Ministry of National Education (MEB) in Istanbul. The "Boehm Preschool Basic Concepts Test-3 (BÖÖTKT-3)" was used as the data collection tool. Data were analyzed using descriptive and inferential statistics, and the effectiveness of each method was analyzed with a dependent sample t-test. In addition, variances were found to be homogeneously distributed (p > .05). Since these assumptions were met, the data were analyzed and compared using ANCOVA. Findings: The findings from the analyses revealed that the most effective teaching method for teaching basic mathematical concepts in early childhood was the music-based method, among the methods of music-based instruction, drama, and direct instruction. Highlights: Based on the results obtained from the findings, it is suggested that the music-based teaching method should be actively used in preschool mathematics education in order to increase children's learning outcomes in basic mathematical concepts.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Bir kur’an falı örneği: hâzâ kitâbu fâl-ı kur’ân-ı ‘azim budur
Büyükada, Merve
Türklerde fal bakma geleneği İslamiyet öncesi dönemde başlayıp günümüze kadar devam etmiş ve yüzyıllar içinde birçok metot kullanılmıştır. Bunun sonucu olarak farklı muhtevalardan oluşan manzum, mensur ya da manzum-mensur karışık pek çok “falname” kaleme alınmıştır. Sayıları henüz tespit edilememiş olan bu türün örnekleri çeşitli kütüphanelerde muhtelif yazma eserler içinde yer almaktadır. Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu 06 Mil Yz A 1881/6 numarada kayıtlı “Hâzâ Kitâbu Fâl-ı Kur’ân-ı ‘Azîm Budur” başlıklı falname de bunlardan biridir. Mensur bir Kur’an falı olan metin 169 varaklık bir mecmuanın 131b-135b sayfaları arasındadır. İstinsah tarihi 1205/1790-91’dir. Müstensihi Osmân İbn-i Halîl’dir. Kur’an falında ilk olarak tefeül edecek kişinin riayet etmesi gereken hususlar verilmiştir. Daha sonra -sırasıyla- yirmi dokuz harf, farklı surelerden seçilmiş ayetlere dayandırılmış ve devamında harfler tevil edilmiştir. Harf grubunu yorumlayan bir falname örneği olan metinde, tevillerin genellikle müspet bir duruma işaret ettiği görülmüştür. Ancak bunun yanında menfi veya müspet ile menfi durumun birlikte verildiği ifadeler de bulunmaktadır. Bu çalışmada Kur’an falının çeşitli hususiyetlerine değinilmiş ve ardından metin Latin harflerine aktarılarak araştırmacıların istifadesine sunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Girişimcilik Eğitimi ve İnovasyon Stratejileri Üzerine Wos’ta Bibliyometrik Bir Analiz (2003-2025)
Battal, Fetullah; Seyrek, Emre
Bu çalışma, girişimcilik eğitimi ve inovasyon stratejilerinin tarihsel gelişimini ve literatürdeki mevcut durumunu bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektedir. Girişimcilik eğitiminin bireylerin yaratıcı düşünme, risk alma ve etkili karar verme gibi becerilerini geliştirdiği, girişimci niyetleri güçlendirdiği ve ekonomik çıktılara katkı sağladığı vurgulanmaktadır. İnovasyon stratejileri ise işletmelerin rekabet avantajı elde etmesinde ve sürdürülebilir bir yapı kazanmasında kritik bir role sahiptir. Literatürde, girişimcilik eğitimi ve inovasyon stratejilerinin entegrasyonunun birey ve kurumların yenilikçi ve uyumlu bir yapı sergilemesine olanak tanıdığı belirtilmektedir. Araştırma, 2003-2025 yılları arasında Web of Science (WoS) veri tabanında yayınlanmış 271 akademik dokümanı analiz etmiştir. Araştırma görselleri R ve Rstudio programları yardımıyla elde edilmiştir. Sonuçlar, girişimcilik eğitimi ve inovasyon stratejileri alanında uluslararası işbirliklerinin güçlü olduğunu ve bu konuların akademik çevrede giderek artan bir ilgi gördüğünü ortaya koymaktadır. Ayrıca, "innovation", "performance" ve "strategy" gibi anahtar kelimelerin bu alandaki temel araştırma odakları olduğu tespit edilmiştir. Çalışma, girişimcilik eğitimi ve inovasyon stratejilerinin entegrasyonunun bireysel ve örgütsel düzeyde yenilikçiliği artırabileceğini ve bu iki alanın birlikte ele alınmasının eğitim politikaları ve akademik çalışmalar için önemli bir rehber olabileceğini göstermektedir. Elde edilen bulguların, girişimcilik ve inovasyon süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi için gelecekteki araştırmalara ışık tutması beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Sağlık Çalışanlarında Örgütsel Dışlanmanın Sonuçları: Schadenfreude Eğilimi, Verimlilik Karşıtı İş Davranışları, Sessiz İstifa ve Psikolojik Dayanıklılık İlişkisi
Kılınç, Mehmet
Bireylerin kontrolü dışındaki bazı faktörler iş ortamını karmaşık hale getirmekte ve onları işten uzaklaştırmaktadır. Bunlardan biri olduğu düşünülen örgütsel dışlanmanın olumsuz sonuçları, schadenfreude eğilimi, sessiz istifa, verimlilik karşıtı iş davranışları ve psikolojik dayanıklılık kavramlarının ele alınmasının önemini arttırmaktadır. Bu araştırmada sağlık çalışanlarında örgütsel dışlanmanın verimlilik karşıtı iş davranışları ve sessiz istifa üzerine etkisinde schadenfreude davranışının aracı rolü ile örgütsel dışlanmanın schadenfreude davranışı üzerine etkisinde psikolojik dayanıklılığın düzenleyici rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında 472 sağlık çalışanına kolayda örneklem yöntemiyle ulaşılarak anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmada incelenen kavramları ölçen örgütsel dışlanma, psikolojik dayanıklılık, shadenfreude davranışı, sessiz istifa ve verimlilik karşıtı iş davranışı ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizleri SPSS, AMOS ve Process Macro eklentileri kullanılarak yapılmıştır. Frekans analizi, güvenirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi (DFA), korelasyon analizi, düzenleyici ve aracılık analizi gerçekleştirilerek elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Analiz edilen veriler çerçevesinde örgütsel dışlanma ile schadenfreude davranışı arasında psikolojik dayanıklılığın düzenleyici rolü, örgütsel dışlanma ile verimlilik karşıtı iş davranışları ve sessiz istifa arasında schadenfreude davranışının aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Analiz bulgularına dayanılarak sağlık kurumlarına yönelik birtakım önerilerde bulunulmuştur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele
