Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2025Rize Çay Bahçeleri İçin Tehdit Oluşturan Türkiye İçin Yeni Bir İstilacı Bitki Kaydı: Begonia cucullata Willd. var. hookeri (A.DC.) L.B.Sm. & B.G.Schub
Sefali, Abdurrahman; Demir, İbrahim; Yapar, Yakup; Keser, Ali Murat; Yurtvermez, Bayram
Bir alanın biyolojik çeşitliliği mevcut doğal envanterin devamlılığı için önemlidir. Benzer şekilde tarım alanlarında verimi üst düzeyde tutabilmek insanoğlu için zorunluluk haline gelmiştir. İstilacı bitkiler biyolojik çeşitliliği ve tarımı, olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmaya konu olan Begonia cucullata Willd. var. hookeri (A.DC.) L.B.Sm. & B.G.Schub taksonu, Rize ilindeki bazı çay (Camellia sinensis (L.) Kuntze) bahçelerinde doğal yollarla yayılmaya başladığı tespit edilmiştir. Yerel düzeyde çay bahçelerinin ekonomik ve tarımsal önemi göz önünde bulundurulduğunda, bu kaydın ne denli önem arz ettiği görülmektedir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Lavanta Yağı ve Genetik Etkileşim: Epigenetik Perspektiften Sağlık Üzerine Bir İnceleme
Karakas, Ümıt
Amaç: Lavanta yağı, Lamiaceae ailesinin önemli bir üyesi olan lavanta bitkisinden elde edilen ve çeşitli terapötik etkilerle öne çıkan bir uçucu yağdır. Tarihsel olarak, antik medeniyetlerden günümüze kadar antibakteriyel, antienflamatuar, anksiyolitik, antifungal ve yara iyileştirici özellikleri nedeniyle geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Lavanta yağının temel bileşenleri olan linalool ve linalil asetat, sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etkiler gösterirken, inflamasyonu ve oksidatif stresi azaltarak çeşitli kronik hastalıkların tedavisine yardımcı olabilmektedir. Yapılan araştırmalar, lavanta yağının nörolojik bozukluklardan kansere kadar uzanan geniş bir etki spektrumu olduğunu ortaya koymuş, ancak bu etkilerin moleküler düzeyde nasıl gerçekleştiği henüz tam olarak anlaşılmamıştır. Çalışmanın amacı güncel literatürü mikroRNA’lar çerçevesinde derlemektir. Yöntem: Çalışmanın içeriği “Lavanta yağı”, “miRNA”, “epigenetik”, “gen ifadesi” anahtar kelimelerinin kombinasyonları ile PubMed, Google akademik, Web of science ve Science direct veri tabanlarından yapılan taramalarla oluşturulmuştur. Bulgular: Son yıllarda, esansiyel yağların genetik ve epigenetik düzeydeki etkileri üzerinde durulmakta ve miRNA'lar ile olası etkileşimleri incelenmektedir. miRNA'ların gen ekspresyonunun düzenlenmesindeki kritik rolü göz önüne alındığında, lavanta yağının özellikle stres, depresyon ve inflamasyonla ilişkili miRNA'ları etkileyerek genetik mekanizmaları modüle etme potansiyeli büyük bir araştırma alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, bu alandaki literatür eksikliği dikkat çekmektedir. Lavanta yağının terapötik etkilerinin daha iyi anlaşılması, özellikle miRNA'lar üzerindeki etkilerine odaklanan moleküler çalışmaların artmasıyla mümkün olacaktır. Sonuç: Gelecekteki çalışmalar, lavanta yağının moleküler biyolojideki yerini sağlamlaştırabilir ve klinik kullanımı genişletebilir. Bu doğrultuda, lavanta yağının biyolojik mekanizmalarını aydınlatmak, onu hastalıkların tedavisinde daha etkili bir araç haline getirebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Türkiye’deki İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve İşgünü Kayıplarının Cinsiyet Temelli Analizi
Ozdemir, Mustafa
Amaç: Bu çalışma, 2018-2022 yılları arasında Türkiye'de iş kazaları, meslek hastalıkları ve işgünü kayıplarını cinsiyet temelli bir yaklaşımla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki olay sıklığı ve etkilerindeki farklılıkları anlamayı hedefleyerek bu farkların iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikalarına nasıl yansıyabileceğini değerlendirmektedir. Yöntem: Çalışmada kullanılan veriler, 2018-2022 dönemine ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan resmi istatistiklerden elde edilmiştir. Nicel analizde, erkek ve kadın çalışanlar için iş kazaları ve meslek hastalıkları ayrı ayrı incelenmiş; kaza sıklık oranları, toplam iş göremezlik gün sayısı ve sektörel dağılım gibi ölçütler kullanılmıştır. Nitel analizde ise sektör bazlı istihdam desenleri, iş rolleri ve risk maruziyetleri gibi cinsiyet farklılıklarına katkıda bulunan faktörler değerlendirilmiştir. Bulgular: Bulgular, iş kazaları ve meslek hastalıklarının dağılımı açısından belirgin cinsiyet farklılıkları olduğunu göstermektedir. Erkek çalışanların, özellikle fiziksel olarak zorlu işlerin yoğun olduğu inşaat sektöründe daha yüksek iş kazası oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir. Kadın çalışanlar ise daha çok sağlık sektöründe yoğunlaştığından, biyolojik ajanlara ve ergonomik sorunlara bağlı meslek hastalıkları ile daha sık karşılaşmaktadır. Ayrıca, iş kazalarının en sık 11:00-11:59 saatleri arasında gerçekleştiği ve erkeklerin iş kazalarından sonra kadınlara kıyasla daha uzun iş göremezlik süreleri geçirdiği tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma, İSG politikalarına cinsiyet eşitliği perspektifinin entegrasyonunun önemini vurgulamaktadır. Özellikle erkeklerin yoğun olduğu inşaat sektöründe güvenlik protokolleri ve eğitimlerin iyileştirilmesi, kadınların yoğun olduğu sağlık sektöründe ise ergonomik önlemler ve sağlık taramalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Cinsiyet kaynaklı risklerin anlaşılması, daha etkili önleme stratejileri geliştirilmesi ve iş güvenliğinin artırılması açısından kritik öneme sahiptir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2025Farmers as a consumers: utaut with dual moderated mediation model
Yilmazel, Sefa Emre
The purpose of the study is to determine the factors that affect the adoption and implementation of clean and energy efficient practices by farmers. For this reason, in line with the model developed within the scope of UTAUT, it was investigated whether two moderator variables (environmental concern, financial benefits) make a difference for clean and energy practices. Data were collected from 400 participants for clean production and 400 participants for energy-efficient production. The data obtained were analyzed with Process Macro model 4 and model 21 developed by Hayes. As a result, it was seen that the UTAUT variables had a significant effect on farmers' adoption intention in both data. In addition, the moderating effect of adoption intention on the relationship between UTAUT variables and usage behavior was proven. Furthermore, the effect of both moderator variables in the study was revealed. While environmental concern has a moderating effect between performance expectancy, effort expectancy and facilitating conditions and adoption behavior in the clean production. Financial benefits has a significant moderating effect between adoption intention and usage behavior for all four of the UTAUT variables in the energy efficient production.
- MakaleYalnız künye2024Ortaokul Türkçe Ders Kitaplarındaki Dinî Terimler
Kavun, Mahir
Bu araştırmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı imam hatip ortaokullarında ve ortaokullarda 2023-2024 eğitim-öğretim yılında kullanılan Türkçe ders kitaplarındaki dinî terimlerin tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikli olarak Türk Dil Kurumu tarafından 2023 yılında 12. baskısı yapılan Türkçe Sözlük’teki (TS) “din bilimi” kategorisinde bulunan sözcükler incelenmiştir. Sonrasında ise ortaokul (5., 6., 7. ve 8. sınıf) Türkçe ders kitaplarında bu sözcüklerin geçiş sıklıkları çıkarılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi ile elde edilen veriler, doküman analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre TS’de 475 dinî terim bulunmaktadır. Bu terimlerin 38 tanesi (222 geçiş sıklığı ile) ortaokul Türkçe ders kitaplarında geçmektedir. Tespit edilen dinî terimler geçiş sıklıklarıyla birlikte şu şekildedir: abdest, Allah, ayet, cami, cehennem, cennet, cuma namazı, din (I), diyanet işleri, dua, eren, gazi, hacı, haç, Hak, halife, hatim, helal, ibadet, iftar, iman, inanç, kıyamet, kilise, kurban, kutsal, mabet, medrese, melek, Mevla, mihrap, Musevi, namaz, ruh, şeytan, tanrı, Tanrı ve veli. Bu araştırmada ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki dinî terimler araştırılmıştır. Daha sonra yapılacak çalışmalarda farklı ders kitaplarındaki dinî terimler üzerine araştırmalar yapılabileceği önerilebilir.
- MakaleYalnız künye2024Doğal işsizlik ve konjonktürel işsizlik stokastik sınır analizi
Koç, Ümit
Bu çalışmanın temel amacı cari işsizlik oranını ayrıştırarak doğal işsizlik oranlarının tespit edilmesidir. Bu kapsamda seçili gelişmekte olan ülkeler 2001-2022 dönemi stokastik sınır yaklaşımı kullanılarak ampirik olarak incelenmektedir. İktisadi teori cari işsizlik oranını friksiyonel, yapısal ve konjonktürel işsizliğin toplamı olarak ayrıştırmaktadır. Ayrıca teorik yaklaşımlar friksiyonel işsizlik ve yapısal işsizliğin toplamının doğal işsizlik (NRU) olarak adlandırılan bir denge işsizlik kavramına karşılık geldiğini de ifade etmektedir. Bu noktadan hareketle bu çalışmada friksiyonel (geçiçi) işsizlik oranı sıfır kabul edilerek, cari işsizlik oranı doğal işsizlik oranı ve konjonktürel işsizlik oranı olarak ikiye ayrıştırılmaktadır. İşsizliğin bileşenlerini elde ederken literatür kullanılan en yaygın yöntem tek değişkenli istatistiksel filtreler olmaktadır. Bu filtrelerin başında şüphesiz HP filtresi gelmektedir. Çalışmada, tek değişkenli istatistiksel filtre sonucunda hesaplanan doğal işsizlik oranının stokastik sınır yaklaşımı sonucu ulaşılan değerlere kıyasla daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Doğal işsizlik değerlerinin literatürde tahmin edilenden düşük olması, konjonktürel işsizliğin daha önce düşünülenden daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Bu durumda politika yapıcılara aktif para ve maliye politikalarının uygulanması açısından daha geniş bir alan oluşturmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Hastaların Sağlık Okuryazarlığı ile Hasta Katılımı Arasındaki İlişkide Algılanan İletişim Engellerinin Aracı Rolü: Kesitsel Bir Çalışma
Kocakaya, Mustafa; Demir, Rahime Nur
Amaç: Bu çalışmanın amacı, sağlık okuryazarlığı ile hasta katılımı arasındaki ilişkide algılanan iletişim engellerinin aracı rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen kriterleri karşılayan 481 katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, Bayburt şehir merkezinde ikamet eden bireylerden toplanmıştır. Ayrıca veriler, çevrim içi yöntemler ile elde edilmiştir. Paket programları kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %57,8’i kadın, %31,2’si 18-24 yaş aralığında, %52,2’si bekâr, %30,4’ü lisans mezunu ve %42,6’sının 0-17.000 TL hane gelirine sahip oldukları bulunmuştur. Veriler Bayburt il merkezinde ikamet eden bireylerden toplanmıştır. Katılımcıların belirli bir hane gelirine sahip oldukları tespit edilmiştir. Tüm değişkenler arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir. Sağlık okuryazarlığının iletişim engelleri üzerinde (β=0,433; p<0,001), sağlık okuryazarlığının hasta katılımı üzerinde (β=0,642; p<0,001) ve hasta merkezli iletişim engellerinin hasta katılımı üzerinde (β=0,257; p<0,001) anlamlı ve pozitif yönde etkisi olduğu belirlenmiştir. Hasta merkezli iletişim engellerinin analize dâhil edilmesiyle sağlık okuryazarlığının hasta katılımı üzerindeki etkisinin devam ettiği ancak azaldığı (β=0,530; p<0,001) görülmüştür. Sonuç: Sağlık okuryazarlık düzeyinin artışı, algılanan iletişim engellerini azaltabileceği gibi hasta katılımını artırabilir. Algılanan iletişim engelinin olmaması da hasta katılımı artırabilecek bir etkidir. Algılanan iletişim engelleri, sağlık okuryazarlığının hasta katılımı ilişkine aracılık etmektedir. Değişkenler arasındaki ilişkiler, incelenen örnekleme göre değişebilmektedir. Literatürde yer alan araştırma sonuçlarının birbirinden farklı olmasına bağlı olarak hasta katılımı etkileyen unsurların hastalığa ve bölgeye göre özel olarak araştırılması yararlı olacaktır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Theoretical Investigation of the Molecular Properties of the Fluoroaniline and Fluoroanisole Isomers
Kepceoğlu, Abdullah; Ekincioğlu, Yavuz
This research paper aims to analyse the molecular properties of fluoroaniline and fluoroanisole isomers through a range of theoretical methods. These methods include optimization of molecular structures, conformational analysis, and calculation of nonlinear optics (NLO) properties, frontier molecular orbital (HOMO-1, HOMO/SOMO, LUMO, LUMO+1) energies, chemical reactivity descriptors (ionization potentials - vertical and adiabatic, electron affinity, chemical hardness, softness, and electronegativity), molecular electrostatic potential (MEP), natural bonding orbital (NBO), and UV-Vis spectra. To achieve this, the density functional theory method with B3LYP functional and 6-311++G (d, p) basis set were used for the calculations. Additionally, the research examines the vertical and adiabatic ionization energy parameters of the molecules by constructing singly charged cation radicals. The outcome of this study provides valuable insights into the molecular properties of fluoroaniline and fluoroanisole isomers, which can be useful in the production of pharmaceuticals and agrochemicals.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Duygusal zeka ve iletişim becerileri arasındaki ilişki: türkiye örneğinde bir meta-analiz
Battal, Fetullah
Bu çalışmanın amacı ve kapsamı, ulusal/uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış, Türkiye odaklı örneklemlerden elde edilen ampirik verilerden yararlanan makaleler üzerinden,duygusal zeka ve iletişim becerileri arasındaki doğrudan ilişkiyi incelemektir. Bu ilişkinin ortaya koyulması için CMA programı yardımıyla meta analiz yöntemi tercih edilmiştir.Çalışma sonucunda korelasyon değerleri bulunan yirmibeş makalenin orta-yüksek seviyede pozitif yönlü ve anlamlı olarak ilişkilerinin bulunduğu görülmüştür (EB=-0,460, p<0,00).Aynı zamanda incelenen ampirik çalışmaların içerisinde iki adet çalışmanın negatif yönlü ve zayıf korelasyon düzeylerine sahip olduğu görülmüştür.Bu araştırmanın gerçekleştirilmesindeki temel sorulardan biriside duygusal zeka ve iletişim becerileri arasındaki ilişki üzerine yapılmış analizlerin genel resmini ortaya koyarak gelecekte ilgili konular hakkında çalışma yapacacak potansiyel araştırmacılara rehberlik etmektir. Meta analiz çalışmaları kümülatif sonuçları içerdiği için hem ulusal yazında hemde uluslararası yazında ampirik çalışma yapmak isteyen araştırmacılara önemli bir katkı sunacaktır. Ayrıca duygusal zekanın iletişim becerileri ile ilişkileri örgütteki yöneticiler tarafından doğru yönetilirse olumlu sonuçların alınabileceği ve sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayabileceği düşünülmektedir. Gelecekte yapılacak çalışmalarda duygusal zekanın öncülleri veya sonuçları açısından daha kapsamlı bir değerlendirme yapılabilir ve bu çalışmanın sonuçları yardımıyla daha genel bir çerçeve sunulabilir. Bu haliyle çalışmanın sonuçları hem tekil düzeyde hemde meta analiz düzeyinde literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Assessment of Nucleic Acid Extraction Kits for SARS-CoV-2 Surveillance in Wastewater Samples
Bayraktar, Bülent; Aslan, İsmail; Korkmaz, Serol; Parmaksız, Ayşe; Sait, Ahmet
Objective: The aim of this study is to evaluate the effectiveness of three commercial nucleic acid extraction kits (kit A, B and C) in isolating SARS-CoV-2 viral RNA from wastewater samples. Method: In this study, water samples were collected in March 2021 from three wastewater treatment plants located in different parts of Istanbul, and it was confirmed that they were negative for SARS-CoV-2. Different concentrations of the SARS-CoV-2 virus, previously inactivated at the BSL-3 laboratory of the Pendik Veterinary Control Institute, were added to the wastewater samples. RNA extraction and quantification were performed using commercial nucleic acid extraction kits and and RT-qPCR kit specific to SARS-CoV-2. Results: At the end of the study, it was determined that kit C yielded the highest total RNA and produced more consistent results, significantly outperforming the other two kits in terms of RNA yield and purity. Statistical analysis revealed significant differences in RNA concentrations (p < 0.05) and gene copy numbers (p < 0.01) between the kits, and kit C demonstrated superior linearity and reproducibility. Conclusion: According to the findings, although all three evaluated kits are suitable for detecting SARS-CoV-2 RNA in wastewater samples, kit C provides the most efficient and reliable performance, especially for high-throughput studies. Additionally, this study highlights the importance of selecting appropriate nucleic acid extraction methods for wastewater surveillance, which serves as an early warning system for outbreaks that threaten public health.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025TarBIoT KDS: Akıllı Tarım Uygulamaları için Blokzincir ve IoT teknolojileri ile Gerçek zamanlı Karar Destek Sistemi Tasarımı
Ayberkin, Doruk
Bu çalışma, tarım sektöründeki küresel zorlukları ele almak için yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Araştırma, blokzincir ve Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojilerini entegre ederek, tarımsal verilerin toplanması, güvenli bir şekilde depolanması ve analiz edilmesi için kapsamlı bir sistem önermektedir. TarBIoT olarak adlandırılan bu sistem, çeşitli sensörlerden elde edilen toprak ve iklim verilerini gerçek zamanlı olarak işleyerek, çiftçilere ve diğer paydaşlara yönelik bir karar destek mekanizması sunmaktadır. Sistemin temel bileşenleri arasında IoT sensör ağı, blokzincir altyapısı, veri işleme ve analiz modülü ile karar destek sistemi bulunmaktadır. Bu entegre yapı, tarımsal üretimde verimliliği artırma, kaynakları optimize etme ve çevresel sürdürebilirliği destekleme potansiyeli taşımaktadır. Blokzincir teknolojisinin sağladığı şeffaflık ve güvenilirlik, verilerin tüm paydaşlar arasında güvenli bir şekilde paylaşılmasına olanak tanırken, karar destek sistemi, bu verileri anlamlı ve uygulanabilir bilgilere dönüştürmektedir. Çalışma, önerilen sistemin simülasyonunu gerçekleştirerek, su seviyesi, nem oranı, toprak pH değeri gibi kritik tarımsal parametrelerin izlenmesi ve analiz edilmesindeki etkinliğini değerlendirmektedir. Sonuçlar, TarBIoT sisteminin, akıllı tarım uygulamalarının geliştirilmesinde, gıda güvenliğinin artırılmasında ve sürdürülebilir tarım pratiklerinin yaygınlaştırılmasında önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Bu araştırma, tarım sektöründeki dijital dönüşümü hızlandırma ve veri odaklı tarım uygulamalarını yaygınlaştırma potansiyeli taşımaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Examination of Restaurant Menus in the Michelin Guide within the Scope of Turkish Cuisine
Apak, Ömer Ceyhun; Nazikgul, Mehmet
This study aims to reveal how the dishes of Turkish cuisine are represented in the Michelin Guide in restaurants with a descriptive approach. Thus, this study revealed the importance of Turkish cuisine by Michelin-starred and Bib-Gourmand restaurants, which are known worldwide. According to findings, are 38 restaurants in the Michelin Guide in Turkiye. The menus of 23 of these restaurants were accessed and analyzed. It was seen that the restaurants in the Michelin guide designed their menus as hot and cold starters, main courses, and desserts. Therefore, the Turkish cuisine menu dishes were evaluated in three categories: hot-cold starters, main courses, and desserts. In the menus of the restaurants included in the Michelin guide, Turkish cuisine foods are found in 38% of hot-cold starters, 52% of main courses, and 33% of desserts. In general, 41% of the menus of the restaurants in the Michelin Guide consist of Turkish cuisine. The word cloud created for hot and cold starters, main courses and desserts, hummus for hot-cold starters, lamb for main courses, and baklava for desserts are the most prominent dishes.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2025RF ve DC Magnetron Püskürtme Tekniği ile Büyütülmüş Ni Katkılı α-Fe2O3 İnce Filmin Optik, Yapısal ve Morfolojik Özellikleri
Şenay, Volkan; Sarıtaş, Sevda; Salari, Maryam Abdolahpour; Muğlu, Günay Merhan
Bu araştırmada, doğru akım (DC) ve radyo frekansı (RF) magnetron püskürtme tekniği kullanılarak cam alttaş üzerinde Ni katkılı hematit (α- Fe2O3) ince film sentezlenmiştir ve üretilen filmin birçok fiziksel özellikleri araştırılmıştır. Elde edilen Ni katkılı α-Fe2O3 ince filmin optik, yapısal ve morfolojik analizleri, UV-VIS spektroskopisi, EDX, X-ışını kırınımı (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve atomik kuvvet mikroskobu (AFM) kullanılarak belirlenmiştir. Absorbsiyon ölçümüne dayanarak, ince filmin bant aralığı enerji değeri 2,12 eV olarak hesaplanmıştır. XRD analizi, incelenen ince filmin nanokristalin yapıya sahip olduğunu göstermiştir. SEM görüntüsüne göre ince film alttaş boyunca düzgün bir yüzey morfolojisi sergilemiştir. Ayrıca AFM görüntüleri, düşük bir RMS pürüzlülük değeri ortaya koymuştur ve bu da Ni katkılı Fe2O3 ince filminin pürüzsüz bir yüzeye sahip olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Bayburt İli ve Çevresinde Bulunan İçme Suyu Kaynaklarının Kalitesinin Değerlendirilmesi
Yıldırım, Ümit; Güven, Onur
Bayburt il merkezi ve çevresini kapsayan bu çalışmada, doğal içme suyu kaynaklarının kalitesi değerlendirilmiştir. Hem halk sağlığı hem de ekolojik etkilerden dolayı suların kalitesinin değerlendirilmesi ve izlenmesi kritik bir konudur. Bu kapsamda iki farklı dönemde (kurak dönem; Eylül 2023 ve yağışlı dönem; Mayıs 2024) su örneklemesi yapılarak ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Kaynak sularının hem fiziksel hem de kimyasal içerikleri analiz edilmiştir. Suların Piper Diyagramı aracılığıyla fasiyesi, Gibbs diyagramıyla da kökeni belirlenmiştir. Kaynak sularının sulama amacıyla kullanılabilirlikleri, ABD Tuzluluk Laboratuvarı ve Wilcox Diyagramları ile yorumlanmıştır. Suların kaliteleri Su Kalitesi İndeksi (WQI) ve Ağır Metal Değerlendirme İndeksi (HEI) kullanılarak karakterize edilmiştir. Ayrıca bu sular Türk Standardı (TS 266), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ABD Çevre Ajansı (EPA) tarafından belirlenen içme suyu standartlarıyla karşılaştırılmıştır. Kaynak sularının kimyasında su-kayaç etkileşimi büyük rol oynamaktadır. Bu suların tümü sulama amaçlı kullanılabilmektedir. Bazı örneklerin nitrat, florür, arsenik ve bor değerleri standart değerlerin üzerindedir. Bu suların halk sağlığı açısından olumsuz etkileri nedeniyle içme amacıyla kullanılmaması önerilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Farklı Ekolojik Koşullarda Yetiştirilen Lavandin (Lavandula x intermedia Emeric Ex Loisel.) Bitkisinin Antioksidan Aktivitesi ve Uçucu Yağ Bileşenlerinin Mikrodalga hidrodistilasyon ile Belirlenmesi
Gıdık, Betül; Sağlam, Nilay Özlem
Tıbbi aromatik bitkiler her geçen gün önemi ve kullanım alanları artan değerli bir bitki grubu halini almaktadır. Özellikle uçucu yağlar yakın zamanlarda sıkça günlük hayatımızda kullanılmaktadır. Lavandin (Lavandula x intermedia Emeric ex Loisel.) çiçek kısımlarında uçucu yağ elde edilen ve parfümeri sanayii başta olmak üzere birçok alanda kullanılan ekonomik değeri olan bir bitkidir. Bu çalışmanın amacı; farklı ekolojik koşullarda yetiştirilen Lavandin bitkisinin antioksidan aktivitesi ve uçucu yağ bileşenlerini belirleyerek ekolojik farklılıkların bu değişkenler üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu amaçla farklı lokasyonlarda yetiştirilen lavandin örneklerinin mikrodalga hidrodistilasyon yöntemi ile elde edilen uçucu yağ oranlarının %0,5-%4,4 değerleri arasında değiştiği görülmüştür. Majör uçucu yağ bileşenlerinin linalool (%13,66-%26,40) ve linalilyl asetat (%10,88-%29,89) olduğu görülmüştür. Lavandin örneklerine ait TP (Toplam fenolik madde) 2,13-4,74 mg GAE/g numune değerleri arasında, TF (Toplam flavonoid madde) 0,43-0,66 mg QE/g numune değerleri arasında, FRAP (Demir (III) indirgeme) 27,62-79,50 µmol Fe2SO4.7H2O/g numune değerleri arasında ve DPPH (radikal temizleme aktivitesi) ise 0,54-1,84 SC50 mg/mL değerleri arasında olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, ekolojik koşulların lavandin bitkisi için antioksidan aktivitesi ve uçucu yağ oranında etkili olduğunu ve çalışmada kullanılan bitki materyallerinin parfümeri sanayiinde kullanıma uygun olduğu fikrini desteklemektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Destinasyon Yiyecek İmajının Seyahat Motivasyonuna Etkisi: Doğu Karadeniz Örneği
Ünlü, Hami
Turistlerin davranışlarını anlamak ve seyahat faaliyetlerine katılma motivasyonlarını belirlemek turizm bölgeleri açısından son derece önemlidir. Bir bölgenin sahip olduğu kültürel çekicilik unsurlarının turistlerin seyahat motivasyonu üzerindeki etkisine yönelik birçok çalışma mevcuttur. Bu çalışmada ile yiyecek imajının turistlerin seyahat motivasyonu üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini Doğu Karadeniz (Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt, Gümüşhane) illerini 2024 yılının ilk altı ayında ziyaret eden yerli turistler oluşturmaktadır. Araştırma verileri 496 yerli turistten kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS istatistik programına aktarılarak regresyon analizine tabi tutulmuştur. Doğu Karadeniz’de gerçekleştirilen çalışmada bölgenin sahip olduğu yiyecek imajının turistlerin seyahat motivasyonu üzerinde önemli bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yiyecek imajının seyahat motivasyonunun alt boyutlarından sosyalleşme, rahatlama, deneyim yaşama ve kendini geliştirme motivasyonları üzerinde de ortalama üzerinde bir etkisinin olduğu belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2025“Aygıt” Kelimesinin Etimolojisi Üzerine
Güzel, Ferdi
“Alet, araç” anlamlarını taşıyan “aygıt” kelimesi ölçünlü Türkiye Türkçesine ağızlardan kazandırılmıştır. Tarihî ve çağdaş lehçelerin hiçbirinde bulunmayan aygıt, Türkiye Türkçesi ağızlarında birbiriyle bağlantılı olan birçok anlama sahiptir. Kelimenin daha çok Türkiye Türkçesinin Batı grubu ağızlarında yaygın bir kullanımı vardır. Etimolojik çalışmaların büyük bir kısmında yer almayan bu kelimenin yapısı hakkında bugüne kadar doyurucu bir açıklama yapılamamıştır. Bize göre aygıt kelimesi Türkiye Türkçesi ağızlarında ve bazı çağdaş Türk lehçelerinde “uzun sopa, sırık” anlamına gelen arkıt kelimesi ile bağlantılıdır ve arkıt> aykıt> aygıt şeklinde gelişme göstermiştir. Başlangıçta “çeşitli işler için kullanılan uzun sopa, sırık” anlamını taşımaktayken anlam genişlemesi ve genelleşme ile bazı ağızlarda “alet, araç-gereç” anlamını kazanmıştır. Türkçede damak seslerinin önündeki /r/ sesinin /y/’ye dönüştüğü bazı örnekler arkıt> aykıt> aygıt gelişiminin ses bilgisi yönünden mümkün olduğunu göstermektedir. Aygıt ile arkıt arasındaki anlam ortaklıkları ve Anadolu ağızlarındaki “ağaç, kereste” anlamını taşıyan bazı kelimelerin aygıt ile benzer anlamlar taşıması da iki kelime arasındaki bağlantıyı desteklemektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Yetişkin Bireylerin Üçüncü El Tütün Dumanına Yönelik İnanışları ve Etkileyen Faktörler
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Amaç: Bu araştırma yetişkin bireylerin üçüncü el tütün dumanına yönelik inanışlarını ve etkileyen faktörleri belir- lemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Kesitsel tipteki araştırmanın örnekle- mi, Türkiye’de toplumda yaşayan yetişkin bireylerden oluşturuldu (n=835). Veriler, 10 Haziran-31 Temmuz 2021 tarihleri arasında anket formu ve Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği kullanılarak toplandı. Veriler, IBM SPSS v.25.0 programında tanımlayıcı istatistikler, karşılaştırmalı analizler ve çoklu doğrusal regresyon anali- zi kullanılarak test edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 29,10±9,76 olup, %74,9’unun kadın, %64,8'inin ev sahibi ve %85,3'ünün üçüncü el duman kavramını daha önce duymadıkları belir- lendi. Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği'nin toplam puan ortalamasının 4,30±0,64 olduğu bulundu. Kadınların, kırsal bölgede yaşayanların, üçüncü el duman kavramını daha önce duyanların, sigara içmeyenlerin, sigara içilmesine izin verilen yerlerde bulunmayı tercih etmeyenlerin ve evlerinde sigara içilmesi tamamen yasak olan yetişkin bireylerin Üçüncü El Dumana Yönelik İnançlar Ölçeği'nin toplam puan ortalamasının daha yük- sek olduğu belirlendi (R2= 0,079; F=7,064; p<0,001). Sonuç: Yetişkin bireylerin üçüncü el dumana ilişkin inanç düzeylerinin yüksek olduğu belirlendi. Çalışma sonuçları- nın, toplumda yaşayan yetişkin bireylerin sigarayı bırakma motivasyonunu artırmak için yapılacak çalışmalara katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Yetişkinlerin üçüncü el du- mana ilişkin inançlarının belirlenerek bilgi ve farkındalık- larını artırmaya yönelik deneysel çalışmaların yapılması önerilir.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2025Öğretmen Adaylarının Yaşamsal Hafızalarına Dayalı Öğretmen Rol Modelleri
Kuzey, Memet; Metin, Rafet
Araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının kendi eğitim-öğretim hayatlarında içselleştirdikleri öğretmen rol modellerini ve bu modellerin yaşamsal hafızalarındaki yansımalarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda temel nitel araştırma deseni kullanılarak bir devlet üniversitesindeki 2023-2024 öğretim yılında eğitim fakültesi öğrencilerinden oluşan bir çalışma grubuyla görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde öğrencilere açık uçlu sorular yöneltilerek veriler toplanmış ve betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonuçları, öğretmen adaylarının öğretmen rol modellerinin öğrenme-öğretme süreçlerinde önemli olduğunu ve bu modellerin öğrencilerin sosyal, psikolojik durumları ve akademik başarıları üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Öğrenciler, kendilerine etki eden olumlu ve olumsuz rol model öğretmenleri hakkında da görüş bildirmişlerdir. Ayrıca, öğretmenlerinin iyi bir rol model oluşturmasının yanı sıra iyi rol modeli öğretmenlerini örnek aldıklarını da belirtmişlerdir. Eğitim fakültelerinde iyi bir rol model öğretmen yetiştirmek için kişisel ve mesleki gelişime, iletişim becerilerine, pedagojik yetkinliklere ve alan uzmanlığına önem veren bir program önermişlerdir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Uzaktan Öğretici Rolündeki Öğretmenlerin Dijital Yeterliklerinin İncelenmesi
Yavuz, Mehmet; Kayali, Bünyami
Çalışmada uzaktan öğretici rolündeki öğretmenlerin dijital yeterliklerinin belirlenerek çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini uzaktan öğretim deneyimine sahip 470 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Eğitimciler için Dijital Yeterlilikler Çerçevesi ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada betimsel ve kestirimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öğretmenlerin dijital yeterlik çerçevesinin ortalaması hesaplanmıştır. Ortalamanın dijital yeterlik çerçevesindeki karşılığı “Uzman” sınıfına denk gelmektedir. Cinsiyet faktörüne göre öğretmenlerin dijital yeterlik düzeyleri erkek öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Bununla birlikte çalışılan okul düzeyi, öğrenim seviyesi, günlük teknolojik cihaz kullanım süresi ve deneyim gibi faktörler açısından ise öğretmenlerin dijital yeterlik düzeyleri arasında anlamlı farklılık gözlenmemiştir.
