Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim202410. Sınıf Ekosistem Ekolojisi Konusunun Öğretiminde Öğrenme Amaçlı Yazma Aktivitelerinin Etkisi
Öztürk, Bilge; Demiroğlu Çiçek, Sümeyra
Çalışmanın amacı: Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim 10. sınıf biyoloji dersi içerisinde yer alan Ekosistem Ekolojisi konusunun öğretiminde Öğrenme Amaçlı Yazma (ÖAY) aktivitelerinin öğrenmeye etkisinin belirlenmesi ve ÖAY aktiviteleri ile yürütülen ders sürecinin öğrenci görüşleri açısından incelenmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden açıklayıcı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında Bayburt Merkezde yer alan bir lisenin 10. sınıfında öğrenim gören 87 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ön Bilgi Testi (ÖBT), Ekosistem Ekolojisi Başarı Testi (EEBT) ve Görüşme Formu (GF) kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde normallik testlerinden Shapiro-Wilk Testi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan her iki testten elde edilen verilerin normal dağılım şartını taşımamasına bağlı olarak testlere non-parametrik testlerden Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testi yapılmıştır. Diğer taraftan nitel verilerin analizinde içerik analizi yönteminden faydalanılmıştır. Bulgular: EEBT'den elde edilen verilerin analizi neticesinde ÖAY aktivitelerinden mektubun ve günlüğün 10. sınıf öğrencilerinin Ekosistem Ekolojisi konusundaki başarılarını arttırdığı belirlenmiştir. Bu aktivitelerden mektup ve günlük dikkate alındığında mektup yazma aktivitesinin günlük yazma aktivitesine oranla akademik başarıya katkısının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. GF’den elde edilen verilerin analizine göre öğrencilerin ÖAY aktivitelerine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Önemli Vurgular: Bulgulardan elde edilen sonuçlar neticesinde öğrenci çıktılarını arttırmak amacıyla, ortaöğretim seviyesi biyoloji derslerinde ÖAY aktivitelerinin kullanımının desteklenmesinin önemli olduğu düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2024Ekonomide Lokomotif Güç: İktisadi Devlet Teşekkülleri (1940-1945)
Uğur, Uçar
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli bir yere sahip olan İktisadi Devlet Teşekküllerinin (İDT) kuruluş sürecini, ekonomik bağlamını ve faaliyetlerini sayısal verilerle açıklamak ve bu kuruluşların önemini ortaya çıkarmaktır. Bunlara ek olarak bu teşekküllerin hangi sektörlerde faaliyet gösterdiğini ve bu sektörlerdeki üretim, istihdam ve yatırımlara katkılarını incelemek bir diğer amaçtır. Tasarım/Yöntem: Araştırma ele alınırken öncelikle tarih biliminin birinci el kaynaklarından olan arşiv belgelerinden istifade edilmiştir. Bununla birlikte belirlenen tarihler arasındaki döneme ait veriler ulusal basın taranarak veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Son olarak konu ile bağlantılı telif ve tetkik eserlerden istifade edilmiştir. Çalışma, doküman analizi şeklinde yapılmış, elde edilen veriler analiz edilerek metin oluşturulmuştur. Bulgular: İktisadi Devlet Teşekkülleri, 1930’lu yılların başında sermaye, müteşebbis, bilgi ve teknik uzman eksikliği ile alt yapı sorunları gibi sebeplerden dolayı özellikle sanayi alanında devletin ekonomiye müdahale etmesi sonucunda kurulmuşlardır. İDT’ler devletin toplumsal alandaki görevlerinden olan halkın refah seviyesinin artırılması sorumluluğunu yerine getirmek ve bunun gerçekleşmesi için gerekli koşulların oluşmasında önemli bir role sahiptir. Ayrıca bu kurumlar kalkınma dönemindeki Türkiye ekonomisine olumlu ve yapıcı bir etki ile katkıda bulunarak özellikle kalkınmaya ve teknolojik ilerlemeye öncülük etmiştir. Konunun özelinde ise İkinci Dünya Savaşı yıllarında İDT’ler, Türkiye ekonomisinin istikrarını korumada ve savaşın olumsuz etkilerini hafifletmede önemli rol oynamıştır. Sınırlılıklar: Çalışmanın en önemli sınırlılığı belirli bir zaman dilimini (1940-1945) ele almasıdır. Bu sınırlandırılmaya gidilmesinin sebebi ise özellikle Devletçilik politikasının hayata geçirilmesiyle birlikte kurulan ilk İDT’lerin İkinci Dünya Savaşı gibi olağanüstü bir dönemdeki faaliyetlerinin ele alınması düşüncesidir. Özellikle 1945 yılından sonraki süreçte küresel dünyada Devletçilik politikasının benimsenmesinde bir yavaşlama söz konusudur. Bundan dolayı çalışma ele alınırken bu çerçevede bir yol izlenmiştir. Özgünlük/Değer: Çalışmayı özgün kılan en önemli özellik birinci el arşiv kaynaklarının kullanılmasıdır. Bir diğer özgün değer ise konunun tarih bilimi bağlamında ve dönemsel olarak ele alınmasıdır. Daha önce ele alınan çalışmalar genellikle bu kurumların özelleştirmelerini konu edinip iktisat biliminde ele alırken, bu çalışma doğrudan İDT faaliyetlerine değinmektedir.
- MakaleYalnız künye2024Gerontological Paradigm in Aging in Place
Alpay, Ahmed Hamza
Aging and being an older person makes sense in many people's ideals of coping and learning, assuming that the problems of aging in place largely involve environmental influences. Elderly empowering independence, confidence, and self-actualization is one of the few positive stereotypes in indirect individual behavior in many measures of aging in place. Environmental gerontology, especially in aging, is due to the experiences we will revive and the time we need to live indirectly. Aging in place is a core philosophical concern in gerontology that has multiple facets, psychological components of the home for people to age in the right place. Things that change or stay the same in the environment can turn into a withdrawal process throughout our lives. Such phenomena, which affect the future needs of many people, have to do with how they understand the answers to ancient questions in an adaptive process. Aging in place continues to excite researchers to uncover and develop a sense of purpose. In this article, the phenomenon of aging in place will be viewed from the gerontological paradigm and the behavioral patterns of aging individuals will be discussed in the characterization of environmental factors.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Ulusal Deprem Tatbikatı Sonrası Korku Pazarlaması Kapsamında, Küçük İşletmelerin Afet Sigortası Satın Alma Eğilimleri
Yildiz, Emel; Çınar, Öznur
Doğal afetlerin neden olabileceği bireysel kayıp kaynaklı riskler, bu risklerin meydana getirebileceği korku ve bu korkunun neden olabileceği telafi sistemleri isteği (doğal afet sigortası) bağlamından hareket ederek, bu araştırmanın amacı, bir doğal afet tatbikatı vasıtasıyla olası yüksek riskli bir afetin meydana getirebileceği kayıpların neden olacağı olası korkunun doğal afet sigortası yaptırma ile olan ilişkisini araştırmaktır. Araştırmanın ana kütlesi Bayburt ilinde faaliyette bulunan 2162 esnaftır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodu kullanılmıştır. Bu ana kütleden toplamda 764 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma, anket yöntemi kullanılarak 02/02/2023 ile 02/06/2023 tarihleri arasında Bayburt merkezi ve iki ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma anketi hazırlanırken kuramsal çerçevede belirtilen kaynaklardan genel anlamda faydalanılmış olup, anket demografik bilgileri, tatbikatla, sigortayla ve bireylerin afet duygularıyla ilgili soruları içermektedir. Araştırma sonucunda deneklerin afetlerden yüksek oranda korkmakta, afet tatbikatlarında korku duygusu yaşamamakta ve deneklerin ancak yarısı tatbikattan sonra afet sigortası yaptırmaya isteklidir. Ayrıca afet sürecinde duyulan korku hissi afet sonrası afet sigortası yaptırma isteğini belirleyen bir faktör değildir.
- MakaleYalnız künye2024Turizmde Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Çalışmaların Değerlendirilmesi: Bibliyometrik Haritalama Analizi
Apak, Ömer Ceyhun
Bu araştırma, turizmde bölgesel kalkınma konusunda yapılan çalışmalara genel bir bakış açısı sağlamak için ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın amacı, Web of Sience veri tabanında turizmde bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmaların bibliyometrik özelliklerini incelemektir. Bu kapsamda “turizm” ve “bölgesel kalkınma” anahtar kelimeleri kullanılarak 1.353 çalışmaya ulaşılmıştır. Daha sonra Web of Sience veri tabanında konaklama, eğlence ve spor turizmi kategorisi seçilerek 1999-2023 yılları arasında yayınlanan 269 makaleye ulaşılmıştır. Elde edilen makalelerin özellikleri ile bibliyometrik haritalama analizi gerçekleştirilmiştir. VOSviewer yazılım aracı kullanılarak bibliyometrik ağlar oluşturulmuş ve analizler görsel olarak sunulmuştur. Yapılan çalışmalar yayın dili ve yılı, en çok atıf yapılan yayınlar, en çok kullanılan anahtar kelimeler, özetlerde kullanılan en çok sözcükler, en çok atıf alan yazarlar, en çok atıf alan dergiler ve en çok atıf alan ülkeler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre çalışmaların yayın dili büyük çoğunlukla İngilizcedir. En çok yayının 2020 yılında yapıldığı görülmüştür. Anahtar kelimelerde en çok kullanılan kelimelerin bölgesel kalkınma ve turizm olduğu, çalışma özetlerinde ise en çok kullanılan sözcüklerin politika, ülke, büyüme ve turist olduğu belirlenmiştir. En çok atıf alan yazarların Wall, Kastenholz ve Björk olduğu, en çok atıf alan dergilerin ise Tourism Management, Journal of Sustainable Tourism ve Annals of Tourism Research olduğu tespit edilmiştir. Son olarak en fazla atıf alan ülkelerin ise sırasıyla Avustralya, Finlandiya ve Amerika Birleşik Devletleri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın sonuçları turizmde bölgesel kalkınmaya yönelik yapılan çalışmalar hakkında genel bilgiler sunmaktadır.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2024Determination of optical properties of ovangkol (Guibourtia ehie (a.chev.) j.léonard) wood treated with oxalic acid and hydrogen peroxide
Ayata, Ümit; Camlibel, Osman
Ovangkol wood, an exotic wood species, is becoming valuable in the woodworking industries, particularly in the furniture sector. Bleaching treatments alter the color of the wood. In this study, changes in certain surface properties [whiteness index (WI*), glossiness, and color parameters (lightness (L*), red color (a*) tone, yellow color (b*) tone, chroma (C*), and hue angle (ho))] were investigated by applying two different bleaching chemicals [oxalic acid (C2H2O4) and hydrogen peroxide (H2O2) + sodium hydroxide (NaOH)] on ovangkol (Guibourtia ehie (A.Chev.) J.Léonard) wood surfaces. According to the results, increases in WI* in the parallel direction and all color parameters were observed with the C2H2O4 chemical. Additionally, with the NaOH + H2O2 solution, increases in L* and ho values were achieved, while decreases in a*, C*, and b* parameters were observed. When using the C2H2O4 chemical, the ∆E* value was recorded as 4.25, whereas it was determined as 13.14 for treatments with solutions containing H2O2 + NaOH. Positive changes in ∆L* values were observed with both chemicals. However, positive ∆a*, ∆b*, and ∆C* values were observed with the C2H2O4 chemical, while these values were negative with the NaOH + H2O2 solution. The glossiness values decreased at both 60° and 85° angles regardless of whether the bleaching agents were applied parallel or perpendicular to the wood fibers.
- MakaleAçık Erişim2024Pain Level and Medication Compliance of Elderly Individuals with Chronic Diseases: Cross-Sectional Study
Semerci, Vahide; Sönmez Sarı, Ebru
This study was conducted in cross-sectional type to determine the medication compliance, pain level and factors affecting the pain level of elderly individuals with chronic diseases. 154 elderly individuals were included in the study. Data were collected with the Patient Information Form, Geriatric Pain Scale and Medication Compliance Reporting Scale. In the analysis of data; descriptive statistics such as number, percentage, mean, standard deviation, minimum and maximum values, Independent samples t test, One-Way ANOVA and multiple linear regression analysis were used. Of the participants whose average age was 71.82±5.78, 56.5% were male, 43.5% were primary school graduates, and most of them were hypertension (68.8%) and diabetes (40.3%) patients. The total score of the Medication Compliance Reporting Scale of elderly individuals is 19.73±5.38 and the Geriatric Pain Scale score is 53.33±27.68. Among the variables included in the model; gender, educational status, number of illnesses and painkiller use were found to affect the level of geriatric pain (p
- MakaleAçık Erişim2024Decolorization of acid yellow 17 by ozonation and peroxone (O3/H2O2) process
Cengiz, Ibrahim
In this study, the decolorization of Acid Yellow 17, a mono azo dye with a wide range of applications such as in food, textiles, personal care products, and household cleaning products, was investigated in aqueous solutions using ozonation and peroxone processes. The effects of ozone gas flow rate (150, 200, and 250 L/h), ozone gas concentration (5.5, 11, and 16.5 g/m3), initial dye concentration (100, 200, and 300 mg/L), and hydrogen peroxide concentration (25, 50 and 62.5 mg/L) on decolorization in the batch bubble reactor were investigated. When the ozone gas flow rate was increased from 150 L/h to 200 L/h in the ozonation process, the removal efficiency increased from 70% to 80.2%. At gas flow rates above 200 L/h, removal was negatively affected. The removal efficiency increased with increasing ozone gas concentration, and at the end of the 45-minute reaction time, a removal efficiency of 98% was achieved at an ozone gas concentration of 16 g/m3. The increase in initial dye concentrations decreases the removal efficiency due to the increase in the amount of pollutant per unit ozone molecule. In the peroxane process, the effect of hydrogen peroxide on color removal was limited. It was determined that the ozonation process was more effective for the removal of Acid Yellow 17 from aqueous solutions.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Üniversite Öğrencilerinin Psikolojik İyi Oluş, Öz Düzenleme ve Depresyon Düzeyleri Arasındaki İlişkiler
Akeren, İhsan
Depresyonun azaltılmasında öğrencileri güçlendireceği düşünülen psikolojik iyi oluş ve öz düzenlemenin etkisini belirlemek bu araştırmanın amacıdır. 12 fakülte ve yüksekokuldan 319 öğrenciye ulaşılarak Psikolojik İyi Oluş, Öz Düzenleme ölçekleriyle birlikte ve Beck Depresyon Envanteri-II doldurulması sağlandı. Bunun yanında katılımcılardan cinsiyet, yaş ve sınıf seviyesi bilgileri de toplandı. Katılımcıların psikolojik iyi oluş ve öz düzenleme puanları görece yüksek, depresyon puanları düşüktür. Psikolojik iyi oluş, öz düzenleme ve depresyon puanları sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaşmamaktadır ve sosyo-demografik değişkenler bu puanları yordamamaktadır. Psikolojik iyi oluş ile öz düzenleme arasında pozitif yönde anlamlı, bu ikisi ile depresyon arasında negatif yönde anlamlı korelasyon bulunmaktadır. Sosyo-demografik değişkenler kontrol altında tutulduğunda psikolojik iyi oluş depresyonu %13, öz düzenleme depresyonu %8.5 oranında yordamaktadır. Gençlik döneminde yaşanan depresyonun ciddi olumsuz sonuçlara neden olduğu düşünüldüğünde onu azaltan faktörleri belirlemek oldukça önemlidir. Depresyona yönelik önleyici müdahalelerde görev alanların psikolojik iyi oluşun yanı sıra öz düzenleme becerilerinin de etkililiğini bilmeleri çözüme katkı sağlayacaktır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Investigation of the Relationships between Personality Traits and Self-Perceptions of Leadership Behaviors of Faculty of Sport Sciences Students
Karataş, İsmail; Adatepe, Eda; Bulut, Adem
This research was conducted to examine the relationships between the personality traits of students of Faculty of Sports Sciences at Bayburt University and their self-perceptions of leadership behaviors. In this context, consistent with the purpose of the quantitative study, the relational screening model was used. The sample of the study consists of a total of 451 students of the Faculty of Sports Sciences, including 188 women and 263 men. Convenience sampling method was used in selecting the research group. A survey form was used as a data collection tool and this form consists of three parts. The first part of this survey form includes "Personal Information Form", the second part includes "Undergraduate Students' Self-Perceptions of Leadership Behaviors Scale", and the third part includes "Turkish Big Five Personality Scale". First, descriptive statistics of the raw data obtained through this form were calculated, taking into account the data type. Correlation and regression analyzes were conducted on the data obtained in the study. As a result, it was determined that there were significant relationships between the participants' personality traits and their self-perceptions of leadership behaviors, and it was understood that these personality traits were effective on their self-perceptions of leadership behaviors.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ3Almanlar Tarafından Yapılan Zincirli Höyük [Sam’al] Kazıları ve Osmanlı Devleti’nin Bu Süreçteki Uygulamaları
Yildirim, Yildiray
Osmanlı Devleti, 19. yüzyılda Avrupa’da meydana gelen tarihi eser araştırmalarındaki gelişmelere bağlı olarak yabancı araştırmacıların akınına uğradı. Bu araştırmacıların mensup olduğu devletlerden biri de Almanya idi. Almanlar, ilk olarak Anadolu’nun batısında yürüttükleri faaliyetlerin ardından ülkenin diğer kısımlarında da çalışmalar yapmaya başladı. Bu yerlerden biri, Osman Hamdi Bey’in 1884 yılında keşfettiği Zincirli Höyüktü. Berlin Müze Müdürü Carl Humann’ın başkanlığında 1888 yılında kazı için ilk ruhsat alındı. Bunu 1890 ve 1894 yılındaki kazılar takip etti. Ardından 1902 yılında üçüncü kazının devamı niteliğinde başlanan kazı ile Almanların yaptığı çalışmalar son buldu. Kazılarda bulunan eserlerden bir kısmı mevcut nizamname ve padişah onayı ile Almanya’ya verildi. Zincirli hakkında yapılan araştırmalar, genellikle arkeoloji veya eskiçağ disiplini çerçevesinde yoğunlaşmakta ve Almanların yaptığı kazılar hakkında çok kısa bilgiler verilmektedir. Doğrudan Almanlar tarafından Anadolu’da yapılan çalışmaları içeren araştırmalarda ise Zincirli kazılarına neredeyse hiç değinilmemiştir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi doküman analizi tekniği ile Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan Osmanlı Dönemi belgelerinden hareketle Almanlar tarafından yürütülen Zincirli Höyük kazıları incelenmiştir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin kazı sürecindeki yaklaşımı, Alman kazı ekibinin ve Osmanlı Devleti’nin buluntularla ilgili tutumları ele alınmıştır. Asar-ı Atika Nizamnamesi kapsamında kazıların yürütüldüğü ve buluntuların buna göre değerlendirildiği tartışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2024The Relationship Between Public Expenditures and Openness in the MIST Countries
Yıldız, Şaduman
After the Second World War, increases were observed in both public expenditures and openness, and researchers started to investigate the relationship between these two variables. As a result of the investigations, three hypotheses revealing the relationship between public expenditures and openness were developed. These hypotheses are the compensation hypothesis, the efficiency hypothesis, and the deindustrialization hypothesis. According to the compensation hypothesis, there is a positive relationship between openness and public expenditures, and openness increases public expenditures. On the other hand, according to the efficiency hypothesis, there is a negative relationship between public expenditures and openness, and openness reduces public expenditures. Finally, according to the deindustrialization hypothesis, there is no relationship between public expenditures and openness. In the present study, the effect of openness on public expenditures in the MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries was tested via panel data analysis using annual data for the 1960-2021 period. In this respect, as a result of the LM cointegration test, it was concluded that there was a cointegration relationship between the variables of public expenditures and openness. Afterward, a coefficient estimate was made for the variables with the CUP-FM and BA-OLS tests, and a positive relationship was revealed between the variables of public expenditures and openness. Finally, the result of the Fisher causality test supported the result of the LM cointegration test. Thus, it was concluded that the compensation hypothesis was valid in the MIST countries for the 1960-2021 period.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Rus Basınında Çarlık Rusya’nın Erzurum’u İşgal Yılları (1916-1917)
Eşki, Fatih Mehmet
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya arasında Kafkas Cephesi’nde son büyük savaş yaşanmıştır. Çarlık Rusya’nın Rus Kafkas Ordusu ile Osmanlı Devleti’nin 3. Ordusu bu cephede karşı karşıya gelmiştir. 3. Ordunun insanüstü bir savunma yapmasına rağmen Rus Kafkas Ordusu 16 Şubat 1916 tarihinde Erzurum’u işgal etmiştir. Şehrin işgalinden hemen sonra Rus Kafkas Ordusu yönetimi Erzurum’da genel temizlik yaparak cadde, sokak ve evlerde dezenfeksiyon faaliyetleri yürütmüştür. Çarlık Rusya çeşitli coğrafyalarda tecrübe ettiği idari ve yönetim faaliyetlerini iki yıla yakın bir sürede kaldığı Erzurum’da uygulamıştır. Erzurum’da Geçici Askerî Yönetim oluşturmanın yanı sıra bilim, kültür, imar ve ticaret gibi birçok faaliyetler uygulamıştır. Çarlık Rusya’nın çeşitli üniversitelerinden Erzurum’a gelen bilim insanları şehirdeki tarihi yapıları kayıt altına almış, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını araştırmışlardır. Kafkas Cephesi’nde stratejik öneme sahip Erzurum’da yeni tahkimatlar ile yollar inşa etmiştir. Ayrıca Çarlık Rusya’nın çeşitli şehirlerinden Erzurum’a gelen tüccarlar ticari faaliyetler yürütmüşlerdir. Şehre gelen Rus muhabirler ise burada sosyal yaşama dair gördüklerini propaganda kapsamında gazete sayfalarına aktarmışlardır. Erzurum’da bulunan Rus askerleri şehirde kendilerine sosyal ve kültürel yaşam alanı oluşturmuşlardır. Rus askerleri Erzurum’daki gelişmeleri şehirde yayımlanan askerî gazetelerden takip etmişlerdir. Çarlık Rusya’da 1917 yılında yapılan devrimler Erzurum’da bulunan Rus birlikleri tarafından sevinçle karşılanmıştır. Rus Kafkas Ordusu’nun Erzurum garnizonu Bolşevik taraftarlarının merkezi haline gelmiştir. 18 Aralık 1917 tarihinde yapılan Erzincan Mütarekesi sonucunda Rus Kafkas Ordusu Erzurum’dan çekilmiştir. Bu çalışmada Çarlık Rusya işgali altındaki Erzurum’da uygulanan çeşitli faaliyetler bütüncül olarak ele alınmıştır. Kaynak olarak dönemin Rusça gazeteleri, bilimsel periyodikleri ile bu alandaki Rusça ve Türkçe çalışmalardan faydalanılmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2Alevilik üzerine nitel bir araştırma: bayburt örneği
Oğuz, Elif; Erbay, Adem; Kalkan, Rıfat; Özpolat, Doğukan
Alevilik denildiğinde yeknesak bir toplum düşünülmesine rağmen birçok şehre ve bölgeye yayılmış Aleviliğin, birbirinden farklı düşüncelere sahip olduğu araştırmalar sayesinde gün yüzüne çıkmaktadır. Kültürü ve inancı yaşayan ve yaşatan kesimlere yönelik çalışmalar hem özgünlük yönünden hem de pratikteki yansımaları görebilmek açısından oldukça önem taşımaktadır. Bayburt nüfusunun çoğunluğunu Sünnî-Hanefî kesim temsil etmekte, küçük bir kısmını ise Aleviler oluşturmaktadır. Bayburt’ta yaşayan Aleviler bilimsel çalışmalara konu olmamıştır. Bu çalışma ile Bayburt ilinde bulunan sekiz Alevi köyünde yaşayan insanların Alevi inancıyla kültürel ve toplumsal bağlarının ortaya konulması, Sünnî halk ile iletişim biçiminin değerlendirilmesi ve gelecek kuşaklara inancın aktarılması gibi pek çok soruya cevaplar aranmıştır. Yöntem olarak nitel araştırma metodu, mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda Bayburt’ta bulunan Alevi köyler ziyaret edilmiş, buradaki insanlarla gerçekleştirilen mülakatlarla dinî yaşam, inanç ve kültürlerine dair bilgiler katılımcılardan elde edilmiştir. Çalışmamızda mülakat tekniğine uygun olarak Alevilerin tecrübeleri, kendilerini nasıl yorumladıkları, dünyalarını nasıl inşa ettikleri, deneyimlerine nasıl bir anlam yükledikleri anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Çalışma sonucunda Bayburt’taki Aleviliğin yalnızca ziyaretgâh gibi yerlerde dua edilen, ibadet ve erkândan kopulan, yeni nesillere aktarımında oldukça sorunlar barındıran bir durumda olduğu, kültürün ve inancın yok olma riskiyle karşı karşıya kaldığı tespit edilmiştir
- MakaleAçık Erişim2024Dünya mirası Cumalıkızık’ta yaşayan yerel halkın turiste karşı tutumu
Apak, Ömer Ceyhun; Oflaz, Musa; Soylu, Bedriye Çilem
Turizm endüstrisinin gelişimi dinamik bir süreçtir ve bu süreçte yerel halkın turistlere karşı tutumları, destinasyonların turizm gelişiminde önemli bir role sahiptir. Turizm faaliyetlerinin olumlu ekonomik etkileri ile olası çevresel ve sosyo-kültürel etkileri arasındaki denge, yerel halkın tutum ve katılımıyla şekillenebilmektedir. Dolayısıyla yerel halkın turistlere yönelik tutum ve davranışları, turizmin başarısını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle, yerel halkın turizm gelişim sürecine aktif olarak dahil edilmesi ve görüşlerinin alınması gelecekteki turizm planlaması için önemlidir. Bu çalışmada Cumalıkızık’ta yaşayan yerel halkın turistlere karşı tutumlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi olarak fenomenoloji deseni benimsenmiştir. Çalışmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış form aracılığıyla görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Bu çerçevede Cumalıkızık köyünde yaşayan 12 kişi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların izni doğrultusunda görüşmeler ses kaydına alınmıştır. Ses kayıtları daha sonra içerik analizi için yazıya geçirilmiş ve her bir araştırmacı tarafından kontrol edilmiştir. Sonraki aşamada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler iki kategori altında temalar oluşturularak kodlanmıştır. Araştırma bulgularına göre yerel halk genel olarak turizm faaliyetlerine ve turiste karşı olumlu bir tutum içerisindedir. Turizmin olumlu etkileri arasında ekonomik etkiler, olumsuz etkileri arasında ise çevre kirliliği ve kültürel yozlaşma ön plana çıkmıştır.
- MakaleYalnız künye2024Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Alanında Kültür Aktarımı Konulu Araştırmaların Eğilimleri: Bir İçerik Analizi
Maden, Asli; Özgen, Akif
Bu araştırmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında kültür aktarımı üzerine hazırlanan lisansüstü tez ve makalelerin eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, 2007-2023 yıllarında hazırlanan kültür aktarımı konulu makale ve lisansüstü tezler ele alınmıştır. Araştırma örneklemi için Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi, TR Dizin, Google Akademik ve DergiPark veritabanları üzerinden taramalar yapılmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın verileri doküman incelemesi yöntemiyle toplanmış ve elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonucunda, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında kültür aktarımı konulu toplamda 61 çalışmanın yapıldığı görülmüştür. Ulaşılan çalışmalardan 28’i lisansüstü tez, 33’ü ise makale türündedir. Kültür aktarımı üzerine hazırlanmış olan lisansüstü tez çalışmalarının tamamının yüksek lisans tezi olduğu ve en fazla lisansüstü tez çalışmasının Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde tamamlandığı tespit edilmiştir. Kültür aktarımı konulu hazırlanan makalelerin daha çok iki yazarlı çalışmalardan oluştuğu belirlenmiştir. Ayrıca hem lisansüstü tezler hem de makalelerde en sık başvurulan araştırma yönteminin nitel araştırma modellerinden seçildiği de ulaşılan sonuçlar arasındadır.
- MakaleAçık Erişim2024The Effect of Service Quality Perception and Reasons for Preference of Customers Staying in Public Guesthouses on the Intention to Revisit
Apak, Ömer Ceyhun; Ünlü, Hami; Kıvanc, Mirac İlyas; Nazikgul, Mehmet
The research aims to determine the effect of service quality perceptions of customers visiting Bayburt University Guest House and the reasons for choosing the guest house on their intention to visit again. The study is a descriptive research based on the survey model. In this framework, survey data were obtained by face-to-face interviews with 488 guests staying in the guest house. Regression analysis was performed with the data obtained within the scope of the research purpose. According to the findings, it was determined that service quality perception and its sub-dimensions (except staff and sports/entertainment) have a positive effect on the intention to visit again. In addition, it was determined that the reasons why guests prefer the guesthouse and its sub-dimensions have a positive effect on the intention to visit again.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Üstbilişe Dayalı Öğretimin Matematik Başarısı ve Problem Çözmeye Etkisi: Bir Meta-Analiz Araştırması
Öztürk, Mesut; Aydın, Ümit
Bu araştırma üstbilişe dayalı öğretim yönteminin Türk öğrencilerin matematik başarılarına ve problem çözme becerilerine etkisini inceleyen önceki nicel araştırmaların ortak etkisini belirlemeye yönelik bir meta-analizdir. Çalışmaya üstbilişin matematik başarısı ve problem çözme becerisi üzerine etkisini inceleyen, 2000-2023 yılları arasını kapsayan, 12 deneysel araştırma dâhil edilmiştir. Üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısı üzerine yapılan çalışmaların ortalama etki büyüklük değeri (g=1.17), problem çözme becerisi üzerine yapılan çalışmaların ortalama etki büyüklük değeri (g=1.39) olarak hesaplanmıştır. Yapılan analiz sonucunda etki büyüklük değerlerinin anlamlı olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak üstbilişe dayalı öğretimin matematik başarısı ve problem çöme becerisi üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlardan bir diğeri ise üstbilişe dayalı öğretimin hem matematik başarısı üzerindeki hem de problem çözme becerisi üzerindeki etkisi ilkokul öğrencilerinde ortaokul öğrencilerine göre daha yüksek olmasıdır. Bu meta-analiz, üstbilişe dayalı öğretimin problem çözme ve matematik başarısı üzerindeki etkisine yönelik önceki çalışmalardan elde edilen verilerle genel bir sonuca ulaşarak gelecekteki çalışmaların etkilerinin karşılaştırılabileceği referanslar sağlamıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024The New Face of Thinking in Education: Bibliometric Map of Design Thinking
Yılmaz, Turkan Karakuş; Kara, Zeynep Avinç; Kara, Abdulkadir
In the age of information and technology, students are expected to develop skills such as critical thinking, problem solving, and creative solutions. Design thinking stands out as an effective approach to develop these skills in education. Design thinking is a method that encourages empathy, creativity, collaboration, and user-oriented solutions and increases student participation in education. As educators are expected to continue applying and researching this approach, this study aims to analyze the current status and development trends of design thinking in the field of education, to reveal the research dynamics, cooperation networks, and impact areas in the field. The bibliometric analysis method was used to provide a holistic perspective in a data-based, numerical, and objective way. Within the scope of the research, the studies published in the ‘Education-Educational Research’ category with the keyword ‘design thinking’ in Web of Science between 2010-2024 were analysed. The bibliometric analysis of research on design thinking in education (DOD) between 2010 and 2024 shows that this field has become an essential subject of study. In these studies led by the USA and China, themes such as creativity, higher education, and experiential learning come to the fore. The concentration of studies in specific journals and by a limited number of prolific authors creates opportunities for new researchers. Citation data emphasise the impact and importance of TOD research on educational practices and outcomes. In addition, the findings of the research may be useful in developing new perspectives and approaches for future studies on design thinking and in examining the existing literature and previous studies from a broader perspective.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Tüketicilerin Alışveriş Yaptığı E-Ticaret Sitelerine Ait Marka Çağrışımlarından Etkilemesinde Marka Evangelistlerinin Aracılık Rolü
Göktaş, Bora
Müşteri zihnindeki duyguları ve düşünceleri ifade eden marka çağrışımları, e-ticaret markalarının tercih edilmesi ve marka evangelizmi ile ilişki halinde olan bir kavramdır. Marka evangelizmi ile o markayı deneyimlemiş olan gerçek müşteriler marka hakkında olumlu şeyler söylemekte, tekrar satın alma davranışı göstererek marka sadakatini yerine getirmekte ve rakip markaları ise satın alınmasın diye kötüleyebilmektedir. Böylece hem marka çağrışımları hem de marka evangelizmi markanın farklılaşmasını sağlayarak olası müşterilerin e-ticaret sitesini tercih etme davranışlarını etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, marka çağrışımlarından etkilenerek e-ticaret sitesi seçen tüketicilerin bu tercihlerinde evangelist davranışlar gösteren markanın diğer müşterilerinin bir aracı rolü olup olmadığının tespit edilebilmesidir. Çalışma için alanyazın tarandığında doğrudan bu aracı etkiyi inceleyen çalışmaların halen kısıtlı olduğu görülmektedir ve bu çalışma ile alanyazının gelişmesine katkı sağlanabileceği düşünülmektedir. Çalışmada “kolayda örnekleme yöntemi” ile 416 kişiden çevrimiçi veri toplanmıştır. Araştırma hipotezlerinin analiz edilmesi için Regresyon Analizi içerisinde yer alan Hayes Process Macro Model 4 kullanılmıştır. Bulgulara göre, katılımcıların “duygusal marka çağrışımları” boyutundan “bilişsel marka çağrışımları” boyutuna göre e-ticaret sitesi tercihlerinde daha çok etkilendiği ve bu etkide “olumlu marka yönlendirmesi” boyutunun “karşıt marka yönlendirmesi” boyutuna oranla daha fazla aracılık rolü üstlendiği görülmüştür.
AtıfTR Dizin1
İncele
