Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Aksakal, Vecihi(5)
- Gül, Volkan(5)
- Bayraktar, Bülent(4)
- Erdogan, Ummugulsum(4)
- Cokkizgin, Alihan(3)
- Girgel, Umit(3)
- Tekce, Emre(3)
- Çölkesen, Mustafa(3)
- Öztürk, Erdoğan(3)
- Altun, Hilal Ürüşan(2)
- Aydemir, Seyma(2)
- Dellal, Gürsel(2)
- Erdoğan, Yaşar(2)
- Esmer, Yusuf(2)
- Gıdık, Betül(2)
- Kotan, Gökşad Cemil(2)
- Polat, Taşkın(2)
- Çokkızgın, Hatice(2)
- Akkurt, Murat(1)
- Aktaş, Şaziye Canan Bölükbaşı(1)
- Arı, Ari(1)
- Arıbaş, Ayşe Nihan(1)
- Avcı, Sibel(1)
- Ayberkin, Doruk(1)
- Bayram, Bahri(1)
- Bozdeveci, Arif(1)
- Burcak, Ender(1)
- Can, Zehra(1)
- Cengiz, Mahir Murat(1)
- Ceyhan, Ayhan(1)
- Dayı, Özkan(1)
- Develi, Erdem Asaf(1)
- Erhan, Muhammet Kuddusi(1)
- Ertek, Nur(1)
- Göktaş, Bora(1)
- Haşimoğlu, Sümer(1)
- Karaalp, Musa(1)
- Karaoğlu, Şengül Alpay(1)
- Karatas, Neva(1)
- Karayar, Simge(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2018Yağlık Ayçiçeği Çeşitlerinde Oluşan Kuş Zararı Miktarları ve Verime Etkileri
Gül, Volkan; Polat, Taşkın; Öztürk, Erdoğan
Dünya genelinde kuşların tarımsal alanlara vermiş olduğu zarar, çiftçiler açısından önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Tarımsal amaçlı kullanılan arazilerde şehirleşme veya çevre düzenlemesi amacıyla yapılan ağaçlandırma, kuşlara ait doğal yaşam alanlarını arttırdığı için, bu arazilerde yetiştirilen ürünlerin kuş zararından etkilenme oranını da artırmaktadır. Özellikle kuşlar, ayçiçeği yetiştiriciliği yapılan arazilerde ayçiçeği tohumuna önemli derecede zarar veren canlılardır. Bu çalışmada, kontrollü ve kontrolsüz şartlarda yetiştirilen 10 farklı yağlık ayçiçeği çeşidinde (Pioneer63F73, Pioneerp64LL05, Pioneer64LC108, PioneerPR64G46, Coral, Golsun, Şems, Aga1301, Duna ve Bosfora) kuş zararının tespiti ve bu zararın tane verimine olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda; kuş zararı en fazla %51.19’luk oranla Pioneer64LC108 çeşidinde belirlenmiş, en düşük kuş zararı ise Bosfora ve Şems çeşitlerinde sırasıyla %9.94 ve % 11.7 olmuştur. Tüm çeşitlerin ortalaması olarak kuş zararı tane veriminde yaklaşık olarak %35.1 oranında bir azalmaya neden olmuştur. Mevcut içerisinde, erkenci, tabla yapısı eğik ve iç bükey olan Bosfora ve Şems çeşitlerinin kuş zararından daha ez etkilendikleri ve verim kayıplarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018Yumurta Tavuğu Yemlerinde Sepiyolit Kullanımının Pelet Kalitesi ve Pelet Üretim Parametrelerine Etkisi
Çıvracı, Sadık; Onbaşılar, İlyas; Yalçın, Sakine; Burcak, Ender
Bu araştırmanın amacı, endüstri koşulları altında yumurta tavuğu yemlerinde sepiyolit kullanımının pelet kalitesine ve pelet üretim parametrelerine olan etkisini belirlemektir. Araştırmada, kontrol ve deneme grubu için yedişer parti olmak üzere her grup için toplam 14 tonluk pelet yem ticari bir yem fabrikasında üretilmiştir. Her parti 2 tondur. Üretilen kontrol grubu yemi %14,12 ham protein, %4,47 ham selüloz ve %3,20 ham yağ içermektedir. Deneme grubu yemine karıştırıcıda %1 sepiyolit ilave edilmiştir (top-dressed). Fabrikada 6 mm delik çaplı peletleme diski kullanılmıştır. Sepiyolit kullanımı enerji tüketimini %16,14 düzeyinde azaltmış, pelet dayanıklılık indeksini önemli ölçüde artırmıştır (p<0,001). Pelet dayanıklılık indeksi, kontrol grubu yeminde %49,08 ve deneme grubu yeminde %87,39 bulunmuştur. Bu nedenle, yumurta tavuğu yemlerinde sepiyolit kullanımının pelet kalitesi üzerine faydalı etkileri olabileceği sonucuna varılmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018Bayburt Koşullarında Yetiştirilen Farklı Bezelye Genotiplerinde Fenolojik Özellikler, Verim ve Verim Unsurlarının Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma
Cokkizgin, Alihan; Girgel, Umit; Çokkızgın, Hatice; Çölkesen, Mustafa
Bu çalışma, 2016 yılında on farklı bezelye genotipinin (Pisum elatius L.(erkenci ve doğalvejetasyon kökenli), Utrillo, Bolero, Reyna, Nihal, Jof, Karina, Pisum elatius L.(doğalvejetasyon kökenli), Senador, Pisum sativum L. (doğal vejetasyon kökenli)) fenolojiközellikleri, verim ve verim bileşenlerini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. AraştırmaTesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekerrürlü olarak Bayburt üniversitesiAydıntepe Meslek Yüksekokulu deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada bitki boyu,gövde kalınlığı, dal sayısı, ilk bakla yüksekliği, bakla boyu, bakla eni, bitkide baklasayısı, baklada tane sayısı, 1000 tane ağırlığı ve tane verimi özellikleri incelenmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre en düşük tane verimi değeri 61 kg/da ile doğalvejetasyondan toplanan Pisum elatius L.’populasyonundan alınırken, en yüksek verimdeğeri ise 138 kg/da ile Reyna çeşidinden elde edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2018A Research on Determination of the Morphological and Agronomical Characteristics of Local Beans (Phaseolus vulgaris L.) Genotypes Under the Organic Farming System in Bayburt
Cokkizgin, Alihan; Girgel, Umit; Çölkesen, Mustafa
This study was carried out Bayburt University Food and Agriculture and Livestock Application and Research Centre in 2016 growing season to determine the morphological and agronomical characteristics of local genotypes of beans (Phaseolus vulgaris L.) under the organic farming conditions. In the study, 13 local bean genotypes and 3 registered varieties (Önceler-98, Horoz and Dermason) were used. The experiment was carried out to the randomized complete block design with three replications. By using cow manure, the area was fertilized with 10 tons per decares. In the study, plant height 32.1-44.3 cm, first pod height 6.7-11.1 cm, plant stem diameter 5.6-8.4 cm, pod length 85.9-120.7 mm, pod width 12.5-15.4 mm, the number of seeds per plant varied between 10.0-24.1 number/plant, the number of seed per pod 3.5-5.5 number/beans, the weight of 1000 seed 393.7-545.5 g and the yield varied between 128.3-194.3 kg/da was found. The highest yield was obtained from the dermason bean variety. Also the yield and locality adaptation of the Önceler-98 variety and Aydintepe genotype have highest adaptation capacity. As a result, it is considered useful to use some of the examined local genotypes as a genitor in breeding studies, which is suitable to evaluate some morphological characteristics and yield.
AtıfTR Dizin9
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Biyodinamik Tarım ve Organik Tarımın Karşılaştırılması
Çakır, Özlem; Karatas, Neva; Yildiz, Hilal
Modern tarımsal uygulamalar ürünlerin dayanıklılık ve verimliliğini en üst düzeyeçıkarmak için farklı biyolojik, fiziksel ve kimyasal işlem basamakları içerir. Bu işlemlerarasında özellikle kimyasal girdi kullanımının giderek artması sonucunda ortaya çıkançevresel etkiler konusundaki endişeler nedeniyle, modern tarımsal uygulamalar içinalternatif felsefeler ortaya çıkmıştır. Bu alternatif yaklaşımlar birçok yönden gelenekseluygulamalara benzerken göze çarpan birkaç farklılık ile gelenekselden ayrılmaktadır. 18.yüzyılın sonlarında başlayan endüstriyel devrimle birlikte, artan nüfus ve küresel ısınma,gezegenimizin bozulduğunun farkına varılmasına neden olmuş ve günümüzde organik vebiyodinamik gibi alternatif tarım metotları ile insan, çevre, su ve toprakların korunmasıgündeme gelmiştir. Biyodinamik tarım; 1924'te filozof Rudolf Steiner ve agronom E.Pfeiffer tarafından kurulan bir sistem olup insan-doğa-evren kavramını esas alanantropolojik bir teoriye dayanmaktadır. Biyodinamik tarım birçok açıdan daha iyi bilinenorganik tarıma benzer ve her ikisi de temel olarak kimyasal girdi (gübre, böcek ilacı,herbisit, hormon) kullanımına olan felsefi muhalefetleriyle şekillenmiştir. Biyodinamiktarımın organik tarımdan farkı, felsefi ve tarihi yönleri dışında, hayvansal organlarlafermente edilen özellikli bitki veya mineraller içeren biyodinamik preparatlarınkullanımında yatmaktadır. Bu derlemede, biyodinamik tarım uygulanmasının avantajlarıortaya konularak iki sistem (organik ve biyodinamik) arasındaki farklara yer verilecektir.
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Evaluation of Sunflower Plant Residues for Organic Farming
Sezek, Murat; Öztürk, Erdoğan; Gül, Volkan
Chemical inputs such as hormones, drugs, and fertilizers used in the cultivation of agricultural products, which have an important place in human nutrition, affect health in a negative way. Therefore, organic fertilizers and natural manuring methods are being developed today that meet the needs of plants and do not adversely affect human health, instead of chemical substances damaging the soil and plant. Organic agriculture is important in terms of health nutrition, assessment of all kinds of organic wastes that will increase soil fertility and sustainability in agriculture. Especially in all parts of the sunflower plant, there are 63.9% potassium (K2O), 21.7% nitrogen (N) and 14.4% phosphorus (P2O5) nutrients and the specific amount of stalks and roots remaining after the harvest in sunflower cultivation areas is mixed with soil and used as green manure Is one of the most important methods that can be practically applied. In addition, remaining parts of sunflower such as stem and table after harvest can be evaluated as burning. These ashes containing highly potassium can be evaluated as organic fertilizer by sprinkling on the field. In this compilation; Especially in Turkey, sunflower harvest residues are evaluated in the poor lands in terms of organic matter, raising the awareness of the farmers towards obtaining the organic products, and the contributions of this to the economy are examined.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Determination of the Relationship Between the Phenological Characteristics of F1 and F2 Hybrid Pea Varieties by Correlation Factor Analysis
Cokkizgin, Alihan; Girgel, Umit; Çokkızgın, Hatice; Çölkesen, Mustafa
This study was carried out on hybrid plants obtained from the crossing of wild peas and cultivated peas (Utrillo and Bolero cultivars). The F1 and F2 hybrid pea genotypes were grown at Bayburt University, Food, Agriculture and Livestock Research Center in 2016. Correlation coefficient analysis was performed on plant height, stem diameter, first pod height, number of branches per plant, pod length, pod width, pod number per plant and seed number per pod. According to correlation analysis; positive and significant relationships were found between plant height and number of branches per plant (0.4779*), plant height and first pod height (0.4188*), stem diameter and pod length (0.4397*), stem diameter and pod number per plant (0.6185**) number of branches per plant and pod number per plant (0.5774**), pod length and pod width (0.4691*), pod number per plant and seed number per pod (0.4662*) for F1 and F2 hybrid pea varieties.
- Derleme MakaleYalnız künye2018Organic Viticulture Recent Status in Turkey and Development Opportunities
Erdogan, Ummugulsum; Şenses, İrem Mutlum; Akkurt, Murat
Anatolia has a wide range of variety and species of grape due to its location is within the native lands of the grape. Turkey is one of the world’s major winegrowing centre because it has an important potential in terms of vineyards area and grape production. Today, people have turned to organic farming due to unbalanced population movements, depletion of natural resources, climate change, conscious consumption and food security. Organic agriculture is an agricultural system that aims to evaluate the future of human and ecosystem as an indivisible whole with healthy plant and animal production. Grape is in the first place in terms of trade among horticultural plants worldwide. In this context, grape is one of the most important of the 197 organic crops grown in our country. The large proportion of organic grapes produced in our country is dried and the organic dried grape is exported abroad. Therefore, the demands of the foreign market are great importance. With this research, the recent situation of organic viticulture in our country has been reviewed and suggestions have been made for improvements.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Yağlık Ayçiçeği Tanelerinin Bazı Karakteristik Özelliklerinin Belirlenmesi
Polat, Taşkın; Öztürk, Erdoğan; Gül, Volkan
Ayçiçeği tane özellikleri, verim ve kaliteyle yakından alakalıdır. Dolayısıyla, bu özellikler, genotip ve çevrenin ortak etkileşimi altında olup, özellikle iklim ve toprak yapısı gibi faktörlerden etkilenmektedir. Bu araştırmada, Orta Karadeniz Bölgesinde yağlık ayçiçeği tarımının yoğunluğu dikkate alınarak seçilen, Samsun (Bafra, Vezirköprü ve Havza), Amasya (Merzifon), Çorum (Merkez) ve Tokat (Turhal) yörelerinde 2015 yılında üretici bazında yetiştiriciliği yapılan ve pazara sunulan yağlık ayçiçeği tanelerinin boyu, eni, kalınlığı, bin tane ağırlığı, tane iç oranı, kabuk oranı, nem ve yağ oranları incelenmiştir. Çalışmada, farklı yörelerde yetiştirilen yağlık ayçiçeği tanelerinde nem oranı haricindeki diğer özellikler bakımından önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; ortalama tane boyu, eni ve kalınlığı sırasıyla 10.6-11.4; 4.9-5.4 ve 2.6-3.3 mm, kabuk oranı %12.7-26.1, bin tane ağırlığı 49.0-65.0 g, tane iç oranı %58.7-77.5, nem içeriği %7.0-8.7 ve yağ oranı %41.5745.67 arasında değerler almıştır. Bu sonuçlara göre, bölgede Samsun-Bafra ve Tokat-Turhal yörelerinde üretilen yağlık ayçiçeği taneleri incelenen özellikler yönünden ön plana çıkmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2017Organic Agriculture and Animal Husbandry in Bayburt Current Status
Bayraktar, Bülent
Nowadays, organic products are produced without the use of chemical additives in natural conditions is constantly increasing every day. However, the new organic food market and organic production evaluation and development of areas with high potential for the formation of the subject is of great importance. In this context, bayburt, accommodates very suitable ecological conditions for organic production. A significant portion of the surface area agricultural land with meadows and pastures. In addition, minimal amount of chemical and industrial facilities is one of the provinces where the use of the drug is low. Areas with high potential in the development and evaluation of the institutions has an important role. However, the institutions, which is determined by the strategic objectives, resources and competencies varies according to. In this review, Bayburt province implemented in joint projects, training activities, and the development of organic production of agricultural subsidies, it is observed that Speed has a restorative effect. So it has not made production, but with high potential of supporting the development of organic agriculture and animal husbandry products will make a major contribution to the development of the current expected.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2017Organik Olarak Üretilen Yumurtaların Bazı Besinsel ve Duyusal Özelliklerinin İyileştirilme Olanakları
Kaya, Hacer; Aksakal, Vecihi; Karaalp, Musa
Organik olarak üretilen tavuk yumurtasının daha fazla besleyicilik ve duyusal özelliklere sahip olmasının yanı sıra sağlığa zararlı herhangi bir madde içermemesi, tüketicinin öncelikli beklentilerindendir. Araştırmalar, beklenenin aksine; kafes yumurtaları ile organik yumurtaların kuru madde, lipit ve yağ asitleri arasında önemli bir farklılık bulunmadığını göstermektedir. Organik yumurtanın kafes yumurtasına göre yaklaşık iki kat fiyata satılmasının sadece psikolojik ve etik motivasyon taşıdığı bildirilmektedir. Avrupa Birliği Konseyi organik yumurta üretiminde tavukların bazal rasyonun yanı sıra yeşil kaba yem materyallerine erişimini de gerekli görmektedir. Ancak bu erişimin sağlanması durumunda, organik olarak üretilen yumurta tüketici beklentilerine karşılık verebilir. Araştırmalar ülkemiz Organik Tarım Kanuna göre tavuk başına ayrılan 4 m2 'lik gezinti alanının bu talepleri karşılamada yeterli olmadığını göstermektedir. Bu durum tavuklara ayrılan gezinti alanının çeşitli yem bitkileri ile rotasyona uygun olarak ekili olmasını sağlayacak şekilde artırılmasını veya gezinti alanına dışarıdan ilave yeşil kaba yem materyallerinin getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Böylece fonksiyonel gıda özelliği olan bir ürün elde etmenin yanı sıra gagalama ve kanibalizmin azalarak hayvan refahının arttığı bir üretim tarzına ulaşılmış olacaktır. Bu derlemede organik yumurta üretiminde başta karotenoidler olmak üzere yağ asitleri gibi kimyasal içeriklerin artırılması ile renk, koku ve tat gibi duyusal özelliklerin iyileştirilme olanaklarına yönelik uygulamalara yer verilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2017Türkiye’de Organik Koyun ve Keçi Yetiştiriciliğinin Mevcut Durumu ve Gelişim Stratejileri
Ceyhan, Ayhan; Aksakal, Vecihi; Koyuncu, Mehmet; Taskin, Turgay; Koşum, Nedim; Dellal, Gürsel
Dünyada artan nüfusun sağlıklı ve dengeli beslenmesi amacıyla tarımsal üretimde konvansiyonel üretim biçimi yaygın olarak yapılmaktadır. Ancak bitkisel ve hayvansal üretimde verimi artırmak ve hastalıklarla mücadele etmek amacıyla kullanılan kimyasal maddeler su ve toprağa geçerek insan ve hayvan sağlığını etkilemektedir. Günümüzde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya, Kanada ve Avustralya gibi gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyadaki tüketiciler çevreye zarar vermeyen, insan ve hayvanlar üzerinde olumsuz etki yapmayan tarım ürünleri tüketim yönünde taleplerde bulunmaktadırlar. Koyun ve keçi yetiştiriciliği hem ülkemizde hem de dünyada organik hayvansal et ve süt üretiminde tüketicilerin taleplerini karşılamada önemli rol almaktadır. Dünyada 2012 yılında organik sertifikalı sığır, koyun ve domuz sayısı sırasıyla; 4,6, 5,6 ve 1,0 milyon baştır. Avrupa Birliği (AB)'inde bulunan 28 ülkenin 2015 yılında organik sertifikalı sığır, domuz, koyun, keçi ve tavuk sayısı sırasıyla; 3,7, 0,978, 4,5, 0,718 ve 31,6 milyon baştır. Türkiye'de organik hayvancılıkta en önemli oransal artış keçi yetiştiriciliğinde gerçekleşmiş (%652,1), bunu sırasıyla kanatlı (%187,7) ve koyun (%22,3) yetiştiriciliği izlemiştir. Türkiye'de 2015 yılında üretilen organik süt üretiminin %2,6 koyundan ve %6,3'ü keçilerden, organik kırmızı et üretimini ise %38,2 koyundan ve %1,6 keçiden sağlanmaktadır.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2016Sustainability Organic Agriculture and Livestock Production with Respect to European Union in Eastern Anatolia and East Black Sea Regions
Altun, Hilal Ürüşan; Haşimoğlu, Sümer; Aksakal, Vecihi; Cengiz, Mahir Murat; Erdoğan, Yaşar; Bayram, Bahri; Dellal, Gürsel
The majority of farm households in Turkey and especially the Eastern Anatoliaare still based on low-input semi subsistence agriculture and livestock production. Despite a slow decline in recent years, agriculture and livestock production remains a major employer in Turkey and it is a significant contributor to the country's gross domestic product, GDP. Whist Turkey is one of the EU candidate countries, is self sufficient in food production and Turkish agriculture is poorly structured inefficient, with farming in the Eastern Anatoliabeingmainlysubsistencefarming. Yet,thesetraditionalruralstructures combined with poor access to low level of education and low level of off-farm unemployment problem makes the situation more complicated and unsustainable. The best way to promote sustainability, better and higher production of Eastern Anatolian and rural Turkey is to invest in the local people, villages through improved, continuing and effective agricultural and livestock programs in particular.Investment in human capital especiallyintheruralareasleadstomoreemploymentopportunitiesthrough entrepreneurship and innovation in organic agriculture and livestock production. A holistic approach to developing and improving supply chains could unlock the potential forsophisticated,state-of-the-artorganicagricultureandlivestockproducersand businesses in the region to become EU and global players. Eastern Anatolian livestock producers and the farmers have the ambitions to take part in future progress because the region is naturally organic not by design but default.It is for sure that present potential of the region has not been fully determined and utilized. EU has greatly benefited from previous enlargements economically, politically and socially. When European Union (EU) and Turkish Government relations considered and accession of Turkey to EU would be the logical consequence of the previous accessions. The screening on chapter 11 (Agriculture and rural development) is one of the important criteria and Turkey is working on to meet these benchmarks.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2015Etlik Piliç Yemlerine İlave Edilen Yarpuz'un (Mentha Pulegıum L) Doku Yağ Asidi Kompozisyonu ve Raf Ömrüne Etkileri
Altun, Hilal Ürüşan; Erhan, Muhammet Kuddusi; Aktaş, Şaziye Canan Bölükbaşı
Öz: Bu çalışmada yarpuzun (Mentha Pulegıum L) etlik piliçlerde doku yağ asidi kompozisyonu ve raf ömrüne etkisi araştırılmıştır. Araştırmada bir günlük yaşta toplam 150 adet Ross 308 civciv kullanılmış, civcivler üç gruba ayrılmış (her grup beş tekrarlı) her alt grupta on adet hayvan olacak şekilde rastgele dağıtılmıştır. Kontrol grubu bazal yemle beslenmiştir. Diğer gruplar ise sırasıyla bazal yeme %0.25 ve %0.50 yarpuz ilave edilerek beslenmiştir. Deneme sonunda kesilen hayvanların göğüs ve but kaslarının yağ asit kompozisyonu ve TBARS değerlerine bakılmıştır. Yarpuzun en yüksek seviyesinin (%0.50) verildiği grupta, göğüs etlerine ait TBARS değerlerinin tüm günlerde en düşük olduğu bulunmuştur. But etlerinde ise %0.25 yarpuz en yüksek antioksidan etkiye sahip olmuştur. Diyete yarpuz ilavesinin but etlerinde laurik asit, linoleik asit, dokosaheksaenoik asit (DHA) ve n-6 seviyesini, göğüs etlerinde ise laurik, ekosapentaenoik asit (EPA) ve DHAyı artırdığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, diyete yarpuz ilavesi etin raf ömrünü olumlu yönde etkilemiş ve EPA ve DHAyı artırmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele







