Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Sınav Döneminde Üniversite Öğrencilerinin Tükürük Kortizol Düzeyleri İle Beslenme, Sigara İçme, Fiziksel Aktivite Durumlarının Belirlenmesi

    Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Erkılıç, Ali Ozan; Ozcan, Gulbahar Boyuk

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, sınav döneminde üniversite öğrencilerinin tükürük kortizol düzeyleri ıle beslenme, sigara ıçme fiziksel aktivite durumlarının belirlenmesidir. Yöntem: Bu çalışma Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde 2023-2024 final sınav döneminde yürütülmüştür. Bir anket ile katılımcıların demografik özellikleri, beslenme ve fiziksel aktivite davranışları belirlenirken, antropometrik ölçümler alınmış ve beslenme durumları değerlendirilmiştir. Final sınavından önce ve sonra alınan tükürük örneklerinde kortizol hormonu seviyeleri ELISA ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma, klinik olarak herhangi bir sağlık problemi bulunmayan 18-25 yaş aralığındaki toplam 120 gönüllü öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada, öğrencilerin sınav öncesi ve sonrası tükürük kortizol düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Kortizol düzeyleri erkek öğrencilerde (n=60) kız öğrencilerden (n=60) daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Sigara içenlerin kortizol düzeyleri içmeyenlere göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sınav kaygısı kız öğrencilerde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sınav döneminde fiziksel aktivite, beslenme davranışları veya besin tercihleri açısından anlamlı bir değişiklik gözlenmemiştir (p>0.05). Sonuç: Öğrencilerin için önemli stress etmenlerinden birisi olan sınav dönemidir. Bu dönemde beslenme, fiziksel aktivite ve sigara kullanımı üzerindeki etkilerinin incelenmesi önemlidir. Kortizol seviyeleri bu tür çalışmalar için önemli bir belirteçtir ve stres önleme stratejilerinin etkinliğinin değerlendirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigation of the Relationships between Personality Traits and Self-Perceptions of Leadership Behaviors of Faculty of Sport Sciences Students

    Karataş, İsmail; Adatepe, Eda; Bulut, Adem

    This research was conducted to examine the relationships between the personality traits of students of Faculty of Sports Sciences at Bayburt University and their self-perceptions of leadership behaviors. In this context, consistent with the purpose of the quantitative study, the relational screening model was used. The sample of the study consists of a total of 451 students of the Faculty of Sports Sciences, including 188 women and 263 men. Convenience sampling method was used in selecting the research group. A survey form was used as a data collection tool and this form consists of three parts. The first part of this survey form includes "Personal Information Form", the second part includes "Undergraduate Students' Self-Perceptions of Leadership Behaviors Scale", and the third part includes "Turkish Big Five Personality Scale". First, descriptive statistics of the raw data obtained through this form were calculated, taking into account the data type. Correlation and regression analyzes were conducted on the data obtained in the study. As a result, it was determined that there were significant relationships between the participants' personality traits and their self-perceptions of leadership behaviors, and it was understood that these personality traits were effective on their self-perceptions of leadership behaviors.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Are Functional Trainings Effective On Male Students Of Vocational School Of Health Services?

    Söyler, Mehmet; Çingöz, Yunus Emre; Altuğ, Tolga

    In this study, it was aimed to examine the effects of functional training applied for eight weeks on the body composition and some physical fitness parameters of male volunteer paramedic students studying at a university's health services vocational schools. In order to determine the effects of functional training applied for eight weeks on body composition (body weight, height, body fat percentage, body mass index), standing long jump, flexibility, push-ups, sit-ups, speed and balance parameters, a pre-test-post-test protocol was applied and the difference between the two measurements was calculated. Normality and T-Tests were used in the analysis of all parameters. Significance was determined at the p

  • MakaleAçık Erişim2023
    Ergenlik Dönemindeki Bireylerin Anaerobik Zirve Güç ve Kuvvet Düzeylerinin Farklı Değişkenler Bağlamında İncelenmesi

    Temür, Hacı Bayram; Türker, Üstün

    Bu çalışmayla, spor yapan ve yapmayan ergenlik döneminde olan bireylerin yatay ve dikey sıçrama, 20 m koşu zamanı ve el kavrama kuvveti ile birlikte, anaerobik zirve güç değerlerinin farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesinin yanı sıra anaerobik zirve güç değerlerinin söz konusu değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Yaşları ortalaması 13,76 ± 1,45 yıl olan 70 gönüllü birey çalışmaya dâhil edildi. Bunların 39’unu sedanterler, 31’ini ise basketbol oynayanlar oluşturmaktadır. Çalışma grubunun spor yaşları ortalaması 2,56 ± 1,47 yıl olduğu görüldü. Tüm katılımcıların boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, yatay ve dikey sıçrama mesafeleri, 20 m. koşu zamanları ile birlikte sağ ve sol el kavrama kuvvetleri belirlendi. Bunlarla birlikte, anaerobik zirve güç değerleri, Lewis formülü kullanılarak hesaplandı. Ölçümler sonunda elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldı. Bu verilerin istatistiksel analizlerinde, SPSS (26.0) paket programında ortalama puanlar, korelasyon, ve bağımsız örneklem t-Testi kullanıldı. Analizler sonucunda, basketbol eğitimi alanlar ile sedanter katılımcılar arasında, yaş, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve 20 m. koşu zamanı değişkenleri bakımından anlamlı farklığın olmadığı (p<0,05) belirlendi. Diğer taraftan dikey sıçrama, durarak uzun atlama, sağ ve sol el kavrama kuvvet değerlerinde ise spor yapanlar lehinde anlamlı farklılık olduğu (p<0,01) tespit edildi. Anaerobik zirve güç düzeyinin, çalışmaya dahil edilen 20 m. koşu zamanı dışındaki tüm değişkenlerle anlamlı ve pozitif yönlü ilişki gösterdiği saptandı. Sonuçta, basketbol antrenmanlarının kuvvet parametreleri üzerine olumlu etkisi olduğu söylenebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Öğretmen Adaylarının Spor ve Farklı Değişkenler Açısından Zekâ Oyunlarına Karşı Tutumlarının İncelenmesi

    Tatlısu, Bülent; Kan, Muhammed Enes

    Öğretmen adaylarının spor ve farklı değişkenler açısından zekâ oyunlarına karşı tutumlarının incelenmesi amaçlanan bu çalışma genel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubunu 2022-2023 öğretim yılında öğrenimini çevrimiçi öğrenme yöntemleriyle sürdüren olarak devam eden 377 kadın, 242 erkek olmak üzere toplam 619 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile birlikte Kurupınar ve Aydoğan (2020) tarafından geliştirilen “Zekâ Oyunlarına Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Veriler SPSS 26.0 Windows paket programı ile analiz edildi. Bağımsız değişkenin kategori sayısına bağlı olarak ikili gruplarda Bağımsız Örneklem t-Testi, çoklu gruplarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile Posthoc testlerinden LSD testi kullanıldı. Sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. Araştırmada üniversite öğrencilerinin zekâ oyunlarına yönelik tutum durumlarını; cinsiyetlerinin, yaşlarının, aile gelir düzeylerinin, öğrenim gördükleri bölümlerinin, spor yapma durumlarının ve yapmış oldukları spor türünün etkilediği tespit edildi. Sonuç olarak spor zekâ oyunlarına yönelik tutum durumuna etken bir değişken olduğu tespit edildi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Şiddetli Egzersiz Alanının Üst Sınırını Belirlemede Kullanılan Bir Yöntemin Maksimal Laktat Dengesini Belirleyebilme Başarısının Değerlendirilmesi: Deneysel Çalışma

    Balcı, Gorkem Aybars; Ozkaya, Ozgur; Alp, Egemen; Çabuk, Refık; As, Hakan

    Amaç: Maksimal laktat dengesi (MLD), şiddetli egzersiz ala- nının alt sınırını belirleyebilmenin geçerli ve güvenilir bir yöntemidir. Diğer yandan, yakın zamanda ortaya atılan bir teknik, şiddetli egzersiz alanının üst s ınırını belirlemede popüler olmu ştur (the highest inten- sity; IHIGH). Ancak bu yeni tekniğin altında yatan teorik temele dayalı olarak, MLD’yi sorgulayan bir çal ışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, IHIGH belirlemede kullanılan bu yöntemin alt sınıra uygulanması sonucunda elde edilecek egzersiz şiddetinin MLD’yi hangi düzeyde karşılayacağının araştırılmasıydı. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, iyi antrene 10 bisiklet sporcusuyla yapıldı. Katılımcılar, tüketici kademeli egzersizlerden sonra bireysel I HIGH düzeylerinin belirlenmesi için bir dizi sabit yüklü tüketici egzersize tabi tutuldu. Bireysel IHIGH düzeyleri, hâlen zirve oksijen kullanımı veren (⩒O2pik) en yüksek egzersiz şiddeti olarak kabul edildi. MLD, farklı egzersiz şiddetlerinde yapılan 30 dk’lık submaksimal egzersizlerin 30 ve 10. dk kan laktat ı farklarının 1 mmol·L-1’den az olabildiği en yüksek egzersiz şiddeti dikkate alınarak belirlendi. Değişkenler arasındaki farklılıklar, eşleştirilmiş örneklem t- test ile de ğerlendirildi. Etki büyüklü ğü (EB) Cohen d’ye göre analiz edildi. Bulgular: Beklendiği gibi MLD ve IHIGH egzersiz şiddetine ait ortalama ⩒O2 farkları anlamlıydı (55,2±4,50’ye k ıyasla 61,2±5,06 mL∙dk-1∙kg-1; p=0,000; EB=2,17). Ancak MLD %5 aşıldığında yapılan bir egzersize ait ortalama ⩒O2 değerleri, IHIGH’ı belirlemede kullanılan yöntemle elde edilen ⩒O2pik’e ula şamadı (56,3±3,42’ye k ıyasla 60,6±5,02 mL·dk-1·kg-1; p=0,002; EB=1,50). Sonuç: Elde edilen bul- gulara göre I HIGH’ı belirlemede kullanılan prosedürün ve şiddetli eg- zersiz alanı için hesaplanan ⩒O2pik’in aynı alanın alt sınırı için geçerli olmadığı ortaya koyuldu.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş ve duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Yıldızhan, Yasemin Çakmak; Sezgin, Yusuf

    Bu araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin öznel iyi oluş ve duygusal zekâ düzeyleri; bunların demografik değişkenlere (yaş, cinsiyet, medeni durum…) göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve duygusal zekânın öznel iyi oluşu yordama durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmış ve 2019/2020 eğitim-öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan beş ilde (Malatya, Erzincan, Erzurum, Iğdır ve Ağrı) Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalışan 348’i erkek ve 123’ü kadın olarak toplam 471 beden eğitimi ve spor öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Yaşam Doyumu Ölçeği ve Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği ile ‘Duygusal Zeka Ölçeği-Kısa Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda; katılımcıların öznel iyi oluş puanlarının orta ve duygusal zekâ düzeylerinin ise yüksek olduğu belirlenmiştir. Medeni durum ve çocuk sahibi olma değişkenleri ile öznel iyi oluş düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, yaş, medeni durum ile çocuk sahibi olma değişkenleriyle duygusal zekâ alt boyutlarından öz kontrol ve iyi oluş arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca öznel iyi oluş düzeyleri ile duygusal zekâ alt boyutları arasında orta ve düşük seviyede pozitif bir ilişki olduğu, duygusal zekâ alt boyutlarından öz kontrol, duygusallık ve iyi oluşun öznel iyi oluşun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve toplam varyansın %55’ini açıkladığı belirlenmiştir. Sonuç olarak beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin duygusal zeka düzeyleri artıkça öznel iyi oluş düzeyleri de artmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Profesyonel ve Amatör Lig Futbolcularının Organik Gıda Tercihlerinin Belirlenmesi

    Kul, Murat; Gıdık, Betül; Gidik, Osman; Evli, Fatih; Evli, Meltem

    Bu çalışmanın amacı amatör ve profesyonel liglerde futbol oynayan sporcuların organik gıda tercihlerini, medeni durum, oynadığı lig, yaş, spor yaşı, eğitim durumu, kronik sakatlık durumu, oynadığı mevki, gelir düzeyi gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışma, amatör liglerde oynayan 838, profesyonel liglerde oynayan 233, toplamda 1071 futbol oyuncusu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, “Organik ürün tüketimini etkileyen faktörler ve tutumlar üzerine bir saha çalışması” (Sarıkaya, 2007), “Erciyes Üniversitesi İİBF akademik ve idari personeli ile İİBF işletme gündüz ve ikinci öğretim öğrencilerinin organik ürünleri algılamaları” (Kacur, 2009) ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde iki bağımsız değişken arasındaki anlamlı farkın olup olmadığını belirlemek amacı ile t-Test kullanılmıştır. Birden fazla bağımsız değişkenin kendi aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile Anova, hangi grupların arasında anlamlı fark olduğu ise Tukey Post Hoc testi uygulanmıştır. Sonuçta katılımcılarım medeni durum, kronik hastalık durumu, yaş, eğitim durumu, oynadığı lig ve gelir durumu değişkenlerinde anlamlı fark tespit edilmiştir. Bununla birlikte katılımcıların organik gıdalar hakkında bilgi sahibi oldukları ve organik gıdaları sağlıklı buldukları sonucuna da ulaşılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Development of Sustainable Event Awareness Scale: Validity and Reliability Study

    Adatepe, Eda; Kolayiş, Hakan

    This research was conducted with the aim of developing a measurement tool that measures the sustainable event awareness of individuals participating in sports activities. An item pool was created with the literature, expert opinions and field workers. This research group consisted of trainers, athletes, physical education and sports teachers, referees, sports managers and technical staff in Turkey who participated in national and international sports events. 812 volunteers participated in this research. Data was collected with Google Forms. It is a descriptive study designed according to the general scanning model. Explanatory and confirmatory factor analyzes were conducted for the scale called “Sustainable Event Awareness Scale” (SEAS). As a result of the analysis, 24 items with construct validity were included in the final scale. It has been determined that the scale is gathered under a total of four factors: support, performance evaluation, system structure and processes. The Cronbach Alpha internal consistency coefficient was found to be .936 for the entire scale, and it was concluded that the scale was reliable and that the scale, which has a four-dimensional structure, measures the targeted features in all sub-dimensions and is valid. As a result, this scale, which has been developed, can be used as a valid and reliable scale that measures the features that are desired to be measured in accordance with the purpose of the research.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye yönelik tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki

    Gönen, Mevlüt; Ceyhan, Mehmet Ali

    Sağlıklı beslenmeye yönelik tutumun sağlıklı beslenme davranışının belirleyicilerinden biri olduğu söylenebilir. Sağlıklı beslenme davranışı ise sağlıklı bir hayat sürmenin öncüleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Sağlıklı beslenmenin aynı zamanda, kişilik gelişim fonksiyonlarından biri olan benlik saygısıyla ilişkili olduğu da düşünülmektedir. Bu ilişki göz önünde bulundurularak bu çalışmada, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları ile benlik saygıları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde farklı bölüm ve sınıf derecelerinde öğrenim görmekte olan 139 (%47.0)kadın 157 (%53.0) erkek olmak üzere toplam 296 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen Demografik Bilgi Formu, Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin, analizinde öncelikli olarak verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için normallik testi yapılmıştır. Verilerin normal dağıldığı belirlendikten sonra betimsel istatistik, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) ve gruplar arası farkı belirlemek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum puan ortalamalarının, cinsiyet, sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin benlik saygısı düzeyi puan ortalamalarının ise, cinsiyet ve öğrenim görülen bölüm değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark gösterdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ve benlik saygısı puan ortalamaları arasında ise düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    PPARGC1A Gen Polimorfizmi (rs8192678) ile Elit Sporcuların Yarışma Performansları Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi

    Bayraktar, Işık; Zorba, Erdal; Ulucan, Korkut; Bulğay, Celal; Ergun, Mehmet Ali; Kazan, Hasan; Akman, Onur

    PPARGC1A (rs8192678) gen polimorfizmi ve atletik performans arasıdaki ilişkiler konusunda sınırlı sayıda araştırma mevcuttur. Bu nedenle, bu çalışmada PPARGC1A genindeki rs8192678 polimorfizminin Türk elit atletizm sporcularının yarışma performansları ile olası ilişkisin araştırılması amaçlamaktadır. Çalışmaya 18-35 yaşları arasında toplam 60 elit sporcu (31 sprint/güç ve 29 dayanıklılık) ve 20 kontrol/sedanter gönüllü olarak katıldı. Atletlerin kişisel en iyi (PB)/yarışma performans düzeylerini belirlemek için Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) puan ölçeği kullanıldı. Tüm ekzom dizilimi (WES), katılımcıların kanından izole edilen genomik DNA tarafından gerçekleştirildi. rs8192678 polimorfizmi ile PB arasındaki ilişki, cinsiyet ve spor deneyimi ayarlaması ile tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) ile incelendi. Bulgulara göre grup içi ve gruplar arasında, G/G, G/A ve A/A genotip dağılımları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak, PPARGC1A rs8192678 polimorfizmi ile sporcuların performansı arasında anlamlı hiçbir ilişki tespit edilmemiştir. Ancak, yapılan araştırma hakkında daha net bilgi verebilmek için daha fazla katılımcı ile yapılması önerilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası Hazırlık Sürecinde Yıldız Kadın Boksörlerin Atletik Performans Sürecinde Fiziksel ve Fizyolojik Etmenler

    Söyler, Mehmet; Çingöz, Yunus Emre

    Bu çalışma, Elit düzeydeki Yıldız Kadın Boks sporcularının hazırlık kampı atletik performans sürecinde antrenmanlar sonrası oluşan fiziksel ve fizyolojik değerlere etkisinin araştırılması amacı ile yapılmıştır. Araştırmamıza Çankırı ilinin Özel Çankırı Çınar Spor kulübü adına yarışan ve farklı seviyelerde derecesi olan yaşları 14-16 aralığın da elit düzeydeki sporcular katılım sağlamıştır. Gönüllü katılımcılara Teknik Direktör ve antrenörleri nezaretinde antrenman programı hazırlanmış olup seçilen performans parametrelerine yönelik değişimleri belirlemek amacıyla sekiz haftalık hazırlık kampı öncesinde ön test ve kamp sonrasında turnuvaya bir gün kala ise son test uygulanmıştır. Testlerde katılımcılara antropometrik ölçümler, fiziksel performans testleri (dikey sıçrama, durarak uzun atlama, denge testi) ve kuvvete yönelik testler (şınav, mekik, ip atlama, el kavrama) testleri ön test – son test olacak şekilde uygulanmıştır. Verilerin analizinde katılımcıların yaş değişkenlerinin belirlenmesinde frekans analizi; vücut kompozisyonu, fiziksel parametreler için yapılan deneylerin ortalamalarını belirlemek için tanımlayıcı istatistik ve katılımcılara yapılan ön test ve son testteki durumu belirlemek ve aralarındaki ilişkiyi saptamak için Wilcoxon Testi uygulanmıştır. Ip atlama testi dışındaki diğer tüm testler arasında anlamlı farklılığa rastlanırken, ip atlama testinde anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Sonuç olarak; 14-16 yaş grubu bayan boksörlerde, hazırlık kampına yönelik 8 haftalık atletik performans antrenmanların, boks sporuna özgü bazı spesifik performans testlerinde olumlu yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2021
    The Effect of Using Different Exhaustion Intervals and Mathematical Models on Critical Power Estimations

    Balcı, Görkem Aybars; Ozkaya, Ozgur; Norouzi, Mahdi; Çabuk, Refık; As, Hakan

    Predicted critical power (CP) varies up to 5-20% depending on the preferred mathematical model and different time to exhaustion intervals. Those differentiation rates related to CP estimations cause some contradictory results. The aim of this study was to evaluate the relationship between CP predictions obtained from three different exhaustion approaches (short: 2-10 minutes; medium: 2-15 minutes; long: 2-20 minutes) using five mathematical models (linear total work (CP1), linear 1/time (CP2), nonlinear 2-parameter (CP3), nonlinear 3-parameter (CP4) and exponential (CP5)), and other indices such as maximal lactate steady-state (MLSS), ventilatory threshold (VT), respiratory compensation point (RCP) and critical threshold (CT). 10 well trained male cyclists voluntarily participated in the study. VT and RCP levels of the athletes were determined by incremental ramp tests. Constant work rate exercises were applied on different days to determine maximal oxygen uptake, peak power output, MLSS, CT and CP. Obtained data were tested by validity analysis. As mathematical models and exhaustion intervals changed, the CP predictions varied up to 20%. Except the CP4, other CP estimations were higher than the work rates corresponding to the MLSS and VT (p&lt;0.05). The CP5, which was estimated by short exhaustion interval, corresponded to the work rates belonging to the CT and RCP (p&gt;0.05; standard error of estimate ~4% and r&gt;0.95). Regardless of the preferred exhaustion interval, CP predictions obtained from the other mathematical models were insufficient to estimate any of anaerobic threshold indices (p&lt;0.05). As a result, the CP5 estimated by short exhaustion interval can be used to predict the work rates corresponded to the CT and RCP. It was not appropriate to estimate the other threshold intensities by the CP. 

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Organic Food Nutrition Knowledge Level of Olympic Boxers in Turkey

    Kul, Murat; Gıdık, Betül; Şipal, Onur; Gidik, Osman; Şipal, Önder

    One of the most important features of organic foods is that they are produced by organic farming methods, which is an environmentally friendly form of agricultural production. This study aims to determine the organic food awareness level and the perception of disadvantage towards organic food of all Olympic boxers in Turkey and attitudes towards organic food. The sample of the study consists of 29 volunteer athletes, 19 men, and 10 women, Olympic boxers in Turkey. It was ensured that the participants answered the demographic and scale questions in the survey via the internet. In the statistical evaluation of the data obtained from this study, the statistical software of SPSS 26.0 version; Cronbach's Alpha reliability, KruskalWallis H and Mann Whitney U tests were applied. In conclusion, a significant difference was determined between the organic food awareness level and attitudes towards organic foods and the national class variable at the level of P<0.05.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Kümeleme Set Direnç Antrenmanı Profesyonel Voleybol Sporcularında Sprint, Çabukluk, Kuvvet ve Dikey Sıçramada Daha İyi Gelişimler Sağlayabilir

    Çabuk, Refık; Cin, Merve; Demirarar, Onur; Ozcaldiran, Bahtiyar

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, 6 hafta boyunca uygulanan geleneksel ve kümelenmiş direnç antrenmanların sprint, çabukluk, maksimal kuvvet ve dikey sıçrama performansı üzerine olan etkilerini kıyaslamaktır. Gereç ve Yöntemler: Yirmi sekiz profesyonel erkek voleybol oyuncusu bu çalışmaya katıldı. Sporcular, geleneksel direnç antrenman (GDA; n=14) ve kümelenmiş direnç antrenman grubu (KDA; n=14) olarak randomize bir şekilde 2’ye ayrıldı. Her iki grup direnç antrenmanlarını, 6 hafta boyunca ardışık olmayan 3 ayrı günde (Pazartesi, Çarşamba ve Cuma). Katılımcılara karşı hareket sıçrama, çabukluk t, 10-m, 20-m sprint, 1 tekrar maksimal (1TM) arka squat [back sguat (BS)] , “bench pres” (BP), “pull over” (PO), “military pres” ve “dead lift” (DL) testleri 6 haftalık antrenman öncesinde ve sonrasında uygulandı. Bulgular: Her iki antrenman grubu 1 TM, sprint zamanı, dikey sıçrama yüksekliği ve çabukluk t-test performanslarında istatistiksel olarak önemli gelişmeler gösterdi (p<0,05). GDA grubuyla kıyaslandığında, KDA grubu 1TM BS’de (KDA: %4,76±%2,34’e karşı GDA: %2,21±%1,57; p=0,002, “effect size” (ES)=0,51), 1TM PO’da (KDA: %7,59±%4,57’e karşı GDA: %3,96±%3,65; p=0,004, ES=0,91), 1TM DL’de (KDA: %4,19±%2,76’e karşı GDA: %1,79±%2,92; p=0,024, ES=0,875) ve 1TM BP (CRT: %5,82±4,58’e karşı GDA: %2,66±3,51; p=0,033, ES=0,31). GDA grubuyla kıyaslandığında, KDA grubu 20-m sprint (KDA: %6,48±%4,70’e karşı GDA: %1,81±%1,04; p=0,001, ES=1,93) ve çabukluk t-testi (KDA: %11,35±%3,89’a karşı GDA: %2,28±%1,85; p=0,000, ES=0,81) ve dikey sıçramada (KDA: %6,21±%0,90’a karşı GDA: %2,13±%0,61; p=0,000, ES=5,45) istatistiksel anlamda daha yüksek kazanımlar sağladı. Sonuç: Bu çalışma, profesyonel voleybolcularda, GDA yöntemine kıyasla daha iyi avantajlar sağlamaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Elit Karate Sporcularında İmgeleme ve Kaygı İlişkisinin İncelenmesi

    Kul, Murat; Boz, Emre

    Bu araştırmanın temel amacı, elit karate sporcularının imgeleme kullanımları ve sürekli kaygı düzeyleriarasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklem grubunu tesadüfi örneklem seçme yöntemiylebelirlenen 120 [n(erkek)=61, n(kadın)=59] elit karate sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçlarıolarak “Sporda İmgeleme Envanteri” ve “Sürekli Kaygı Envanteri” kullanılmıştır. Bu değişkenler parametriktestlerle sınanmış, aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla da Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon (r)Katsayısı tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yarışma alanı değişkenine ilişkin sürekli kaygıtoplam puanı ve “Motivasyonel Özel İmgeleme” alt boyutu arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.Katılımcıların anne eğitim durumu değişkeni ile “Motivasyonel Genel-Uyarılmışlık” ve “MotivasyonelGenel-Ustalık” alt boyutları arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Sürekli kaygı toplam puanı ile spordaimgeleme envanteri alt boyutlarından “Bilişsel İmgeleme” alt boyutunda düşük düzeyde anlamlı bir ilişkitespit edilmiştir. Millilik sınıfı ile sürekli kaygı toplam puanı değişkenlerine ilişkin yapılan korelasyon analizineticesinde de düşük düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Yine millilik sınıfı değişkeni ilişkin analizneticesinde sporda imgeleme envanteri alt boyutlarından “Bilişsel İmgeleme” alt boyutunda düşük düzeydeistatistikî açıdan anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak elit karate sporcularında imgelemekullanımı ile sürekli kaygı toplam puanı arasında “Bilişsel İmgeleme” alt boyutunda düşük düzeyde anlamlıbir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Sporda Sponsorluk Üzerine Bir Derleme

    Öktem, Tuncay

    Sponsorluk, ticari amaçlara ulaşabilmek için bir aktiviteye nakdi veya ayni destek sağlama şeklinde tanımlanabilir. Sponsorluk, kurumların yaptıkları iş ile doğrudan bağlantısı olmayan bir etkinliğe desteği aracılığıyla kurum veya marka için farkındalık yaratacak olumlu bir tanıtım meydana getirmeyi amaçlayan, pazarlama iletişiminde kullanılan önemli bir araçtır (Meenaghan,1983; Bennett,1999). Son yıllarda sponsorluğun uygulama alanları içerisinde spor alanı kendisine geniş bir alan bulmakta ve kendisini ön plana çıkarmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sponsorluğun tarihsel gelişimini ve bireysel sporcuların, spor kulüplerinin, spor organizasyonlarının en önemli gelir kaynaklarını içinde barındıran sporda sponsorluk kavramını, türlerini ve kategorilerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman toplama ve inceleme yöntemi aracılığıyla verilere ulaşılmıştır. Bu çalışmada veri toplamak için; kitap, makale, tez, internet sitesive benzeri veri toplama araçlarından faydalanılarak tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada genelde sponsorluk, özelde ise sporda sponsorluk hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda çalışma kapsamında sponsorluğa ve sporda sponsorluğa yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucundasporda sponsorluk, dünyanın hemen hemen her yerinde kurumların hedef kitlelerine ulaşmakta kullandıkları en etkili iletişim araçlarından biri haline geldiği söylenebilir. Buradan da anlaşılacağı gibi spor sponsorluğunun, kurumların vazgeçilmez bir aracı, sporcuların, organizasyonların, yayıncı kuruluşların ve spor kulüplerinin kaybetmek istemeyecekleri bir gelir kaynağı olarak varlığını ve gelişimini sürdürmeye ve sponsorluk içindeki payını artırmaya devam edeceği düşünülmektedir.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Spor işletmelerinde nakit yönetimi: bist’de bir uygulama

    Dayi, Faruk; Esmer, Yusuf; Ulusoy, Tolga

    Spor işletmeciliği, hizmet işletmeciliğinde olduğu üzere yüksek tutarda duran varlık yatırımını gerektirmemektedir. Bu nedenle işletme sermayesi yönetimi spor işletmelerinin faaliyetine devam etmelerinde hayati öneme sahiptir. Yüksek tutarlı bonservis bedeliyle futbolcu alım ve satımı futbol işletmelerinin nakit giriş ve çıkışlarının etkin yönetilmesini gerektirmektedir. İşletme sermayesi unsurlarından biri olan nakit yönetimi, futbol işletmelerinin nakit giriş ve çıkışlarının tahmininde ve nakit bütçesinin hazırlanmasında önemli bir etkiye sahiptir. Çalışmanın amacı futbol işletmeleri için nakit yönetiminin önemini ortaya koymaktır. Çalışmada Borsa İstanbul’da işlem gören Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş.’nin (Trabzonspor) 2012-2017 dönemine ait Kamuyu Aydınlatma Platformu bilgilendirmelerinden elde edilen bilgiler ile mali tablo verileri kullanılarak Trabzonspor’un 2017-18, 2018-19 ve 2019-20 sezonlarına ait nakit bütçesi oluşturulmuştur. Trabzonspor’un futbolcu transferlerinde yüksek tutarlı bonservis ve yıllık ücret ödemelerinden dolayı yüksek tutarlarda nakit çıkışlarının gerçekleştiği, sportif başarı olmadığından nakit girişlerinde önemli bir yükseliş olmadığı ve nakit yönetiminde ciddi sorunlar yaşadığı tespit edilmiştir. Bu sonuç spor yöneticilerinin başarısında hiç şüphesiz nakit yönetiminin önemli bir yeri olduğunu göstermektedir.

    AtıfOpenAlex12TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Tek Bir Seansta Zirve Oksijen Kullanım Düzeyini Veren En Yüksek Güç Çıktısını Tahmin Etmenin Basit Bir Yöntemi

    Balcı, Görkem Aybars; Ozkaya, Ozgur; Norouzi, Mahdi; Çabuk, Refık; As, Hakan

    Zirve O2 tüketim düzeyi (𝑉 O2pik) veren en yüksek güç çıktısı (aerobik limit güç; ALG)şiddetli ve aşırı egzersiz alanlarını ayıran önemli bir eşiktir ve sporcularda bireysel birALG belirleyebilmek için çok sayıda sabit yüklü tüketici test yapmak gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı; sporcuların ALG’lerini tek bir seansta belirleyebilecek biryaklaşım önermektir. Araştırmaya iyi antrene 12 bisiklet sporcusu katılmıştır (𝑉 O2maks:64,7±4,2 mL∙dk-1∙kg-1; Zirve Güç (ZG): 374,1±65,7 W). 𝑉 O2pik düzeyinin belirlenmesiiçin lineer yük artışlı (ramp) testler uygulatılmıştır (+1 W·2 s-1) ve protokollerinsonunda ulaşılan final güç üretim değerleri (FG) ortalama yanıt zamanı (mean responsetime: MRT) düzeltmesi uygulanmadan (FGMRT) ve uygulanarak (FGMRT)değerlendirilmiştir. Sporcuların 𝑉 O2maks’ı ve bu değeri veren ZG değerleri, doğrulamatestleri uygulanarak bulunmuştur. Devamında sporcuların ALG (𝑉 O2maks’a %5’tendaha yakın 𝑉 O2 değeri veren en yüksek güç çıktısı) değerleri, 15 W’lık intervallerlebitkinlikle sonlanan sabit yüklü testler yoluyla ayrı günlerde taranmıştır. FGMRT ileALG değerleri arasındaki fark anlamlı değildir (FGMRT: 435,2±50,8; ALG: 435,4±62,5W, p=0,968). Bland-Altman sonuçları yüksek uyum göstermiştir (Bias=0,20±17,6 W;p=0,968). FGMRT, gerçek ZG’nin %117,5±8,8’ine karşılık gelirken, belirlenen ALGdeğeri ZG’nin %117,1±7,37’sine karşılık gelmiştir (p=0,759). Diğer yandan ramptestinden elde edilen en yüksek 15-s 𝑉 O2 ortalamaları da ALG yükündeki 𝑉 O2yanıtlarıyla benzerdir ( Ramp Test: 62,3±4,9 ml∙dk-1∙kg-1, %96,2; ALG: 61,5±4,3ml∙dk-1∙kg-1, %95; p=0,119 ). Sonuç olarak, ALG’yi belirleyebilmek için ayrı günlerdeçok sayıda bitkinlikle sonlanan test yapmak yerine, tek seansta bir ramp testuygulamasının 𝑉 O2maks’ı düşük tahmin ettiği ancak ALG’yi ve bu değere karşılık gelen𝑉 O2 yanıtını belirleyebilmenin oldukça pratik bir yöntemi olabileceği bulunmuştur

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Determination of effects of exercise at anaerobic threshold on NESFATIN-1 hormone in trained male subjects

    Özdenk, Çağrı

    The effects of exercise at the anaerobic threshold on nesfatin-1 levels have been investigated in trained male subjects. A total of 30 males performed an aerobic running exercise for 30 min in mornings. Venous blood samples were taken at rest and at the end of the test. ELISA method was used to analyse nesfatin-1 levels. Nesfatin-1 levels were found to be 102.8±5.1 ng/ml at rest and it increased to 109.6±6.2 ng/ml at the end of the test. However, this increase was not statistically significant (P=0.3). The nesfatin-1 level was found to be 1.695±0.09 ng/ml/kg when standardised to body weight. There was a correlation between body weight to nesfatin-1 levels and change of nesfatin-1 levels during exercise: R=0.50858 (p=0.004). We showed that nesfatin-1 is not exercise induced hormone but it may vary among the subjects either increasing or decreasing. Thus further studies should be performed in subjects with carying fitness status.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele