Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleYalnız künye2021Comparison Of Epizot And Motifs In Cemşîd ü Hurşid Mesnevi With Turkish Folk Story AndFairy Tales
Karaduman, Ruken
Folk tales and tales that have survived through oralexpression contain many cultural elements synthesized infolk imagination. It is possible to follow the traces of thesecultural elements not only in folk literature texts but alsoin classical and modern Turkish literature products Inevery literary tradition, the cultural accumulation, socialbelief system and lifestyle carried by previous narrativesare assimilated by the artist and reflected by his uniqueperspective Especially in mesnevi, which is one of the verseforms of classical Turkish literature based on narration, theeffects of cultural heritage elements such as beliefs, mythsand legends of ancient narratives are felt intensely. Whileour poets recognize and use the Mesnevi form throughIranian literature, they succeed in assimilating this formwith themselves. Ahmedî's 4798 couplets Cemşîd ü Hurşîd mesnevi hasan important place in our literature in terms of narrationtechnique. The subject of our study is to examine thismesnevi, which is a compilation work, in terms of episodesand motifs, and to determine the similarities anddifferences with traditional narrative types such asTurkish fairy tales and folk talesIn this article, folk talessuch as Dede Korkut Stories, Elif ile Mahmut, Tahir ileZühre, Raznihan ile Mahfiruze, Ferhad ile Şirin and manytales such as Güneş Kızı, Kırk Boy, Altın are studied in thecontext of repetitive episodes and motifs in terms of form and function in Cemşîd ü Hurşîd. In addition, in order toreveal the relations between the texts, the narratives in theevent flow of the mesnevi were evaluated over thesimilarities they contain with these folk narrative types,especially in the world of fiction, extraordinary andstructural elements..
- MakaleYalnız künye2021Okul Öncesi Dönem 5 Yaş Çocuklarının Sosyal Konumları ile Mizaç Özellikleri Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi
Beceren, Burcu Özdemir; Arat, Ceren Ari
Bu çalışmadaki amaç okul öncesi dönem 5 yaşındaki çocukların sosyal konumları ile mizaç özellikleri\rarasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir\rilinin Buca ilçesinde okul öncesi eğitime devam eden 114 çocuk (70 kız, 44 erkek) ve anneleri ile babaları\rmeydana getirmektedir. Çalışma tarama modelli bir araştırma çalışmasıdır. Okul Öncesi Dönem 5 yaş\rçocuklarının sosyal konumları ile mizaç özellikleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek için korelasyon analizi\rgerçekleştirilmiştir. Okul Öncesi Dönem 5 yaş çocuklarının sosyal konumlarınının ve mizaçlarının\rcinsiyetlerine, anne ve babanın çalışma durumlarına, yaşadıkları eve ve aile tipine göre farklılaşmasının\rolup olmadığı Mann-Whitney U testiyle analiz edilmiştir. Okul öncesi dönem 5 yaş çocuklarının sosyal konumları ve mizaçlarının anne ve babalarının eğitim seviyesine, babaların mesleklerine ve kaç kardeş\rolduğuna ve doğum sırasına göre farklılaşıp farklılaşmadığı Kruskal-Wallis Testiyle analiz edilmiştir.\rYapılan bu analizler SPSS 20.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Analizlerin sonucunda okul öncesi\rdönem 5 yaş çocuklarının sosyal konum puanları ile sebatkârlık ve ritmiklik alt ölçek puanları arasında\rolumsuz ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Erkeklerin sosyal konumları ve sebatkârlıkları kızlarınkinden\rdaha düşük olarak belirlenmiştir. Anne ve babanın eğitim seviyesine bağlı olarak sosyal konum ve\rsebatkârlık olumlu yönde tepkisellik olumsuz yönde anlamlı farklılaşma göstermiştir. Doğum sırasıyla\rtepkisellik arasında anlamlı farklılaşma olduğu görülmüştür. Geniş ailelerde yaşayan çocuklar çekirdek\railedeki çocuklardan daha sebatkâr bulunmuştur.
- MakaleYalnız künye2021The Vâmık u Azra Mesnevi of Lâmî Chalabi in the Framework of Intertextuality
Karaduman, Ruken
Intertextuality, one of the literary criteria, can be expressed as the relationship between a text and other\rtext types. With the intertextuality method, the traces the text carries about the previous texts and the relations in\rdifferent texts are determined. In this study, Lâmi'î Çelebi's mesnevi named Vâmık u Azrâ is discussed in the\rcontext of intertextual relations. In the mesnevi Turkish, Arab, Iran, Greek and Chinese narrative elements were\rexamined in the framework of methods such as referent, recitation and secret quotation. The protagonist of the\rstory, Vâmık, was characterized by various characteristics of historical or other fictional figures such as Prophet\rSolomon, Ibrahim, Narcissus, Mecnun, Cemşid, and intertextual relations were established with the associations\rmade to their stories. In addition, pegasus-like beings and dragons expressed as nerre are also included in the\rmesnevi as mythical elements belonging to various nations. These narrative elements, which provide the depth of\rthe text and are aimed at the imagination and comprehension of the reader, have many functions such as\roriginalizing the work, contributing to the plot, and adding excitement to the adventure.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Analysis of turkish language teaching prospective teachers'opinions about digital games
Kana, Fatih; Ustabulut, Mete Yusuf
The aim of this research is to examine the views of Turkish language tecahing prospective teachers\rabout digital games. For this purpose, the correlational survey design was used in the study. The sample of\rthe study consists of Turkish language teaching prospective teachers. The data were collected through the\rUsing Digital Educational Games Scale. Descriptive analysis, t-test, ANOVA, and correlation analysis\rwere used to analyze the data obtained in the study. A significant difference was found between Turkish\rlanguage teaching prospective teachers' views on digital educational games and their age, grade point\raverage, place where they spent most of their lives, grade levels, number of books they read annually, time\rspent on the internet daily and gender. Educational digital games do not scare the prospective teachers, and\rthey do not have any hesitation due to the content of educational games or technical problems arising from\rthe computer. Prospective teachers consider that educational games will make learning better and more\rcreative, enrich their learning experiences, and make teachers more comfortable. They also state that they\rcan learn digital educational games on their own, solve the problems they encounter while playing digital\reducational games in different ways, they do not need an experienced person about educational games, and\rthey can control educational digital games. It is seen that there is a significant difference between the views\rof Turkish teacher candidates about digital educational games and their gender, age, grade level, number\rof books they read annually, and the time they spend on the internet daily. As a result, with the development\rof technology, internet games are played a lot by children. In order to prepare the generation Z for the new\rworld order, prospective teachers should be well-equipped in this regard; prospective teachers state that\rthey can apply digital educational games in lessons and do it continuously.\r
AtıfOpenAlex11TR Dizin3
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2021Yaşlı Bakımında Ortam Destekli Yaşam Teknolojilerinin \rKullanımı: Geleneksel Derleme
Hintistan, Sevilay; Daştan, Buket
Ortam destekli yaşam, yaşlanmayla artan sosyal izolasyonu \razaltmak, yaşlının bağımsız bir şekilde yaşamasını ve aktif kalmasını\rsağlamak için yaşam ve çalışma ortamına entegre edilebilen herhangi\rbir teknolojik aracın kullanılmasıdır. Yaşlı nüfusun dünya çapında artması, hastaneler ve bakımevleri de dâhil olmak üzere sağlık ve bakım \rhizmetine talebi artırmaktadır. Yaşlı nüfusun giderek artması durumunda, gelecekte yaşlılara bakım verecek yeterli insan olmayacak, bu \rnedenle gelecekte yaşlılara bakmak ve bağımsız yaşamalarına yardımcı\rolmak için yardımcı yaşam teknolojilerine ihtiyaç duyulacaktır. Yaşlı\rbakımı, genellikle olay odaklı bir sistem kullanarak çevrenin ve yaşlının faaliyetlerinin gerçek zamanlı gözlemlenmesini gerektirir. Yaşlılara \rbağımsız yaşamda yardımcı olan ortam destekli yaşam teknolojileri, \rbakımı uygun maliyetli ve güvenilir bir şekilde geliştirmek için gereklidir. Yaşlıların günlük yaşamda sağlıklı kalabilmeleri sürekli ve gerçek zamanlı bir sağlık izleme ve değerlendirme sistemi olan sensör \rteknolojisindeki gelişmelerle mümkündür. Ortamdaki yaşam sensörleri\rolarak da bilinen ortam sensörleri ve giyilebilir cihazlar, yaşlının sağlık durumundaki değişiklikleri izlemek, düşmeleri tespit etmek veya \rgünlük aktiviteleri izlemek için yaşlıların evlerinde kullanılabilmektedir. Ev içi ortamı izlemede kullanılan bu tür teknolojiler, yaşlıların sağlık uzmanları ve aileleriyle daha iyi iletişim kurmasına, bağımsız \ryaşamlarını uzatmaya olanak sağlayabilir. Yaşlanan toplum, teknolojik \ryeniliklerle maksimum konfor, güvenlik ve emniyet içerisinde yaşayabilir. Ortam destekli yaşam ile yaşlı bireylerin yaşam kalitesini iyileştirmek, bağımsız yaşam maliyetlerini azaltmak, yaşlı veya hasta \rkişilerin öz güvenini ve özerkliğini artırmak mümkündür.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021Türkiye’de Phillips Eğrisi’nin Geçerliliğinin Fourier\rEşbütünleşme ve Fourier Nedensellik Testleri ile Analizi
Yıldız, Şaduman
Bir ülke ekonomisinin en önemli başarı ölçütleri arasında enflasyon ve\rişsizlik göstergeleri yer almaktadır. Nitekim enflasyon ve işsizlik oranlarının\rartması ülkelerin refah düzeylerini azalttığı için politika yapıcılar hem\renflasyonun hem de işsizliğin düşük düzeylerde kalmasını amaçlamakta ve\rbu doğrultuda para ve maliye politikalarını yapmaktadırlar. Makroekonomi\rliteratüründe enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi ortaya koyan Phillips\rEğrisi’ne göre, enflasyon arttığı zaman işsizlik azalırken enflasyon azalırken\rise işsizlik artmakta yani enflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü bir ilişki\rbulunmaktadır. Bu bağlamda ekonomide Phillips eğrisinin geçerli olması\rdurumunda uygulanacak politikalar ile hem enflasyona hem de işsizliğe\raynı anda çözüm bulmak mümkün olmamaktadır.\rBu çalışmanın amacı, Türkiye’de 2006:01 – 2020: 11 dönemi için en önemli\rekonomik sorunlar arasında yer alan enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi\raraştırarak Phillips eğrisinin geçerli olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu\ramaç doğrultusunda ilk olarak Fourier ADF ve Fourier KPSS analizleri\ryapılarak ele alınan değişkenlerin düzeyde durağan olmadıkları ve birinci\rfarklarında durağan oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan\rFourier eşbütünleşme analizi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin\rolmadığı belirlenmiştir. Son olarak Single Fourier-Frequency Toda &\rYamamoto nedensellik analizi yapılarak değişkenler arasındaki kısa dönemli\rilişkinin olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan nedensellik\ranalizi sonuçlara göre, hem enflasyondan işsizliğe hem de işsizlikten\renflasyona doğru nedensellik ilişkisi olmadığı görülmüş olup enflasyondaki\rdeğişimlerin işsizlik üzerinde ve işsizlikteki değişimlerin ise enflasyon\rüzerinde kısa dönemde etkili olmadığı ortaya konulmuştur. Bu bağlamda\renflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü ilişki olduğunu ileri süren Phillips\reğrisinin Türkiye için ele alınan dönem ve yapılan analizler çerçevesinde\rgeçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2021The Determinants of Intra-Industry Trade in The Manufacturing Industry Between Turkey and The European Union Countries
Kurt, Duygu Baysal; Çoban, Orhan
Traditional foreign trade theories explain inter-industry foreign trade that\rarises from factor endowment differences. In other words, traditional\rforeign trade theories argue that inter-industry trade takes place between\rcountries with different levels of development. In this context, these theories\rare insufficient to explain foreign trade between countries with same levels\rof development. The concept of intra-industry trade was used to explain\rforeign trade between developed countries, and then it was also used for\rforeign trade between countries with different levels of development. When\revaluated from this point of view, the concept of intra-industry trade has an\rimportant place in both economics and foreign trade literature.\rWhen Turkey's foreign trade data is examined; EU (European Union) as a\rforeign trade partner and the manufacturing industry as a sector come to the\rfore. The main purpose of this study is to measure intra-industry trade\rbetween Turkey and EU countries in the manufacturing industry for the\rperiod 1996-2017 and is analyzing the determinants.\rIn the literature, there are many indices with static, semi-dynamic and\rdynamic properties to measure intra-industry trade. In this study, while\rmeasuring the level of intra-industry trade, GL (Grubel-Lloyd) index was\rused. Also, in the analysis that is revealed the determinants of intra-industry\rtrade, AE (Aquino) index in addition to GL index was used. System\rGeneralized Method of Moments (SGMM) was used for revealing the\rdeterminants of intra-industry trade between Turkey and EU countries\rTurkey in the manufacturing industry. According to the GL index, more\rthan 40% of foreign trade of Turkey’s manufacturing industry with Spain\rand Italy consists of intra-industry trade. According to the SGMM results,\rthe variables that are insignificant in both the GL index and the AE index are\rthe trade openness of the trading partner and border neighborhood. SGMM\rresults show that the increases of the GDP (gross domestic product)\rdifference, GDP per capita difference, trade openness difference, distance\rbetween the two countries and trade imbalance decrease intra-industry\rtrade in the manufacturing industry. In addition, the increases of the\raverage GDP of two countries, Turkey’s trade openness against the trading\rpartner and trade intensity raises intra-industry trade in the manufacturing\rindustry. It was determined that sharing the same sea, which is considered\ras a dummy variable in the analysis, positively affects intra-industry trade.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleAçık Erişim2021Validity and Reliability of Turkish Version of the Individual Work Performance Questionnaire
Öztürk, Havva; Kaba, Nagihan Köroğlu
Aim: The purpose of the current study was to perform Turkish validity and reliability tests of the\r“Individual Work Performance Questionnaire”.\rMethod: This methodological study was undertaken with 309 nurses who worked at two public\rhospitals located in the Black Sea Region. The data were collected using the “Information\rRequest Form” and “Individual Work Performance Questionnaire”. Analyses of language and\rcontent validity, construct validity, and reliability was performed.\rResults: The average age of the participating women was 28.77±6.25 years, average\rprofessional experience was 6.73±5.76 years, 85.4% of the participants were female (n=264),\r54% were single (n=167), and 60.2% had undergraduate degrees (n=186). It was seen that\rthe content validity index of the questionnaire was .96. The confirmatory factor analysis results\rwere; X2\r/sd= 2.55, RMSEA= .071, GFI= .92, CFI= .92, NFI= .88, IFI= .92 and TLI= .90. The total\rquestionnaire Cronbach alpha coefficient was ,80.\rConclusion: As a result, the “Individual Work Performance Questionnaire” made of 14 items\rused to determine nurses’ work performance levels was valid and reliable. Nurses’ work\rperformance levels could be measured correctly and consistently.
AtıfOpenAlex18TR Dizin18
İncele - MakaleAçık Erişim2021Computational contact mechanics for a medium consisting of\rfunctionally graded material coating and orthotropic substrate
Öner, Erdal
This paper presents a semi-analytical method to investigate the frictionless contact mechanics between a\rfunctionally graded material (FGM) coating and an orthotropic substrate when the system is indented by a\rrigid flat punch. From the bottom, the orthotropic substrate is completely bonded to the rigid foundation. The\rbody force of the orthotropic substrate is ignored in the solution, while the body force of the FGM coating is\rconsidered. An exponential function is used to define the smooth variation of the shear modulus and density\rof the FGM coating, and the variation of Poisson’s ratio is assumed to be negligible. The partial differential\requation system for the FGM coating and the orthotropic substrate is solved analytically through Fourier\rtransformations. After applying boundary and interface continuity conditions to the mixed boundary value\rproblem, the contact problem is reduced to a singular integral equation. The Gauss–Chebyshev integration\rmethod is then used to convert the singular integral equation into a system of linear equations, which are\rsolved using an appropriate iterative algorithm to calculate the contact stress under the rigid flat punch. The\rparametric analyses presented here demonstrate the effects of normalized punch length, material\rinhomogeneity, dimensionless press force, and orthotropic material type on contact stresses at interfaces,\rcritical load factor, and initial separation distance between FGM coating and orthotropic substrate. The\rdeveloped solution procedures are verified through the comparisons made to the results available in the\rliterature. The solution methodology and numerical results presented in this paper can provide some useful\rguidelines for improving the design of multibody indentation systems using FGMs and anisotropic materials.
AtıfOpenAlex10TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Farklı Renk Kanallarında Üretilen Doku Özniteliklerinin Yüz Sahteciliği Tespiti Başarımına Etkisinin İncelenmesi
Nabiyev, Vasif; Yılmaz, Asuman Günay; Turhal, Ugur
Yüz tanıma sistemleri temassız olmaları ve kullanım kolaylığından dolayı pek çok uygulamada kendine yer bulmaktadır. Fakat teknolojinin gelişimi ve bilgiye erişimin kolaylaşması nedeniyle bu sistemler, sahte yüzler kullanılarak yapılan saldırılara karşı dayanıksızdır. Bu çalışmada, farklı renk uzaylarındaki kanallardan çıkarılan doku özniteliklerinin yüz sahteciliği tespitindeki başarımı incelenmiştir. Bu amaçla HSV, YCbCr ve daha önceden bu alanda kullanılmayan L*a*b* renk uzaylarının kanallarından çıkarılan çok seviyeli yerel ikili örüntü özniteliklerinin çeşitli birleşimleri ile yüz sahtecilik tespiti gerçekleştirilmiştir. Öznitelik vektörleri temel bileşenler analizi ile küçültülüp, destek vektör makinesi sınıflayıcısının eğitiminde kullanılmıştır. CASIA ve Replay-Attack veri setleri üzerinde yapılan deneylerde farklı kanallardan çıkarılan öznitelik birleşimlerinin yüz sahteciliği tespitinde başarılı olduğu görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2022Forecasting of Export Volume Using Artificial Intelligence Based Algorithms
Ozden, Erdemalp
Technological breakthroughs have transformed communication and taken transportation, health, and commerce to an unprecedented level. In this way, sudden developments have rapidly affected all countries. In this context, analysis methods are changing compared to the past, and annual analyses fail to catch the trend even for macroeconomic indicators. In this paper, new artificial intelligence-based estimation methods were used to see the future trend of export volume, and their estimation performances were compared by adding them to the classical econometric method. Historical quarterly data from 2013 to 2021 were used in the training and testing phases of the models. For this purpose, the variables of gross domestic product, foreign direct investment, and dollar exchange rate, which affect the export volume, were determined as inputs in estimating the export volume. According to the analysis results, support vector machine model was determined as the best method for predicting export volume in Turkey. This study can provide an essential basis for policymakers to export estimation and formulate their export-enhancing policies effectively.
- MakaleAçık Erişim2022Ebû Sâlim el-Ayyâşî’nin ve Abdulganî en-Nâblusî’nin Seyahatnamelerinde Atalar Kültüne Dair Tespitler
Ünalan, Ibrahım
Atalar kültü İslamiyet öncesindeki inanç sistemlerinden biri olup atalara ve onların mezarlarına duyulan saygıyı ifade eder. Bu inanç bağlamında ataların öldükten sonra geride kalan neslin üyelerini koruyacağına, onlara müşkül zamanlarında yardım edeceğine inanılır. Bazı hastalıkların veya felaketlerin ataların kızmasından kaynaklandığı düşünülür. Bu nedenle de ataların ruhlarına büyük saygı duyulur. Onları memnun etmek için kurbanlar bağışlanır ve çeşitli ritüeller uygulanır. Ataların mezarları korunup muhafaza edilir. Ata mezarlarına saygısızlıkta bulunanlar ve zarar verenler cezalandırılır. Atalar kültü Türklerin en eski inanç sistemlerinden biridir. İslamiyet öncesi dönemde başlayan bu inanış İslamiyet’in kabulünden sonra birtakım değişikliklere uğrayarak Türklerin yeni yaşam tarzına ve dinî inanışına uyum sağlamıştır. Atalar kültü Cahiliye dönemindeki müşrik Araplar arasında da görülmüştür, müşrik Arapların putlara saygı duyması, bazı putlara insan silueti verilmesi, onlara kurban sunulması atalar kültü inancından kaynaklanmaktadır. Bu inancın izleri daha sonraki yüzyıllarda da Araplar arasında devam etmiştir. Seyyahlar gittikleri ülkelerin veya şehirlerin kültüründen söz ederken oradaki halkın türbe ziyaretlerinden, türbelerde adakta bulunma, kurban kesme, mum yakma, bez bağlama vb. uygulamalarından da söz etmişlerdir. Osmanlı dönemi Arap edebiyatı seyyahlarından Ebû Sâlim el-Ayyâşî’nin er-Rihletu’l-‘Ayyâşiyye isimli seyahatnamesi ve Abdulganî en-Nâblusî’nin el-Hakîka ve’l-Mecâz fî Rihle Bilâdi’ş-Şâm ve Mısr ve’l-Hicâz adlı seyahat kitabı bu türden seyahatnamelere örnektir. Bu çalışmada Ebû Sâlim el-Ayyâşî’nin ve Abdulganî en-Nâblusî’nin söz konusu seyahatnameleri atalar kültü bağlamında incelenip değerlendirilecektir. Seyyahların yaptıkları türbe ziyaretleri ve bu ziyaretlerle ilgili uygulamalar atalar kültü çerçevesinde açıklanmaya çalışılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2022Öğretmen Adayları İçin Biyofili Düzeylerini Belirleme Ölçeğinin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Sefali, Abdurrahman; Köse, Esra Özay
Bu çalışmada, öğretmen adaylarının biyofili düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Biyofili ölçeği için Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2013-2014 ve 2017-2018 eğitim-öğretim dönemlerinde öğrenim gören sınıf öğretmenliği ve fen bilgisi öğretmenliğinden veriler toplanmıştır. 599 öğrenciye uygulanan deneme formuna madde ve açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile elde edilen modele, 269 öğrenci üzerinden veri toplanarak doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğe geçerlik aşamalarında sırasıyla uygulanan madde analizi, açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi neticesinde ölçeğin toplam varyansın %50.41’ini açıklayarak 25 maddeli, dört faktörlü bir yapıya sahip olduğu görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları, ölçeğin faktör yapısının verilerle uyum içerisinde olduğunu göstermiştir. Ölçeğin güvenirliğini belirlemek amacıyla hesaplanan Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0.88 olarak bulunmuştur. Bulgular, Biyofili Ölçeği’nin çeşitli biyofili seviyelerindeki öğretmen adaylarının biyofili düzeylerini belirlemede güvenilir ve geçerli bir ölçek olduğuna işaret etmektedir.
- MakaleYalnız künye2022Değer Odaklı Aile Eğitimine Yönelik Özel Eğitimde Görev Yapan Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi
Uğur, Saruhan; Saruhan, Yeşim; Arslan, Adem
U araştırma değer odaklı aile eğitimine yönelik özel eğitimde çalışan öğretmenlerin görüşlerini incelemek için yapılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında kolay ulaşılabilirlik yöntemi ile ulaşılan ülkemizin farklı illerinde özel eğitim kurumlarında çalışan 82 öğretmen ile yapılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak; özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre çocuklar günlük yaşam, değer görme, öz bakım, toplumsal uyum, sevgi, sorumluluk, saygı, kabul, insani değerler, öz güven, empati, güven, azim-çaba, çalışkanlık, sosyal değerler ve hoşgörü değerlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Ailelerin ise bağımsız yaşam, sorumluluk, mutluluk, sevgi, saygı, akademik gelişim, öz bakım, toplumsal uyum, kabul, merhamet, sosyal değerler, evrensel değerlerlerini görmek istediğini düşünmektedirler. Öğretmenler ailelerle; doğrudan iletişim, yüz yüze iletişim, telefon ile iletişim, toplantılarla, okul giriş çıkışlarında, çevrim içi toplantılarla, ev ziyaretleri ile, küçük not kağıtları ile ve samimiyetle iletişim kurduklarını ifade etmektedirler. Özel eğitimde çalışan öğretmenlere göre aileler en çok kabul, psikolojik destek, duygusal destek, öğretim yöntem ve teknikleri, doğru iletişim, öz bakım, davranış eğitimi, sabır eğitimi, engel özellikleri, okul aile iş birliği, cinsel eğitim, bilgilendirme, sorunlarla baş etme, rehberlik, ev etkinlikleri, değerler eğitimi konularında eğitime ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenlerin %14,6’sı aile eğitim ya da katılım çalışması yapmadıklarını ifade etmişlerdir. %85,4’ü ise seminerler, bireysel görüşmeler, sınıfa davet, etkinlik paylaşma, aile toplantıları, grup sohbetleri, çevrim içi eğitim ve gezi yaptıklarını ya da planladıklarını ifade etmişlerdir. Özel eğitimde öğretmenler değer odaklı bakış açısı geliştirmelidir. Ayrıca değer odaklı aile eğitimleri düzenlenebilir ya da yaygınlaştırılabilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022The Effect of Foreign Trade Volume of Seafood: An Analysis on the Gravity Model Method of Turkey
Ozden, Erdemalp; Gültekin, Ömer Faruk; Bayramoglu, Turgut
Seafood is a vital food resource and, more importantly, a common subject in many areas such as the environment, employment, and foreign trade in sectoral terms. In this study, we investigated the effect of Turkey's seafood production and its trade with these products on Turkey’s foreign in line with the predictions of the gravity model, which is a theory of international economics. As a result, using 1990-2019 data with 12 countries where Turkey has the highest seafood trade, trading partners with higher revenues showed a higher demand and greater import chances, and an increase in production capacity by Turkey could create additional trade volumes. Besides, the geographical distance is negative and statistically significant in the models following the theoretical expectation, and the shipping cost was the critical factor determining Turkey's bilateral trade performance. The exchange rate has a positive and significant effect on trade, and seafood exports have a positive and statistically significant effect on trade, while imports have a negative and significant effect. As a result of the study, if Turkey's production increases overall the model variables, its trade will increase following the gravity model.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Investigation of green consumers 'subjective well being within the scope of purchase behavior, attitudes and personality traits
Erciş, Aysel; Yildiz, Tugba
Environmental problems that increase with global developments require individuals to behave more envi- ronmentally. The determination of this requirement depends on increasing the awareness of individuals and motivating green consumer behaviors. At this point, one of the most important factors is the happiness and satisfaction levels of people's lives, known as subjective well-being. The increase in the subjective well-being of individuals creates a win-win relationship between the environment and the consumer, and presents the gains of being a green consumer back to the consumer as life satisfaction. In this study, personality traits were first examined in order to define green consumers correctly. Later, the effect of personality traits on the environment and helping attitudes was revealed, and finally, the effect of green purchasing behavior on sub- jective well-being, which is an important indicator of social welfare, was investigated. The results revealed that personality traits affect green consumers' attitudes towards both the environment and helping, and these attitudes have an effect on green purchasing behavior. In addition, it was determined that green purchasing behavior was effective on the output variable of the model, subjective well-being.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022COVID-19 Pandemisinde Gün Yüzüne Çıkan Bir Sorun: Regl Yoksulluğu ve Halk Sağlığı Hemşiresinin Sorumlulukları
Terzi, Handan; Sönmez Sarı, Ebru
Menstrüasyon, bireyler için bedensel, ruhsal ve toplumsal uyum gerektiren bir konudur. Regl olan bireylerin büyük çoğunluğu, aylık menstrual döngülerini sağlıklı ve saygın bir şekilde yönetme konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır. Menstrüel ürünlere erişimin olmaması durumu olarak tanımlanan regl yoksulluğu, dünyanın birçok ülkesinde bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamları gibi pek çok alanda dezavantaj yaratan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu konuda tüm dünyada toplum farkındalığını artıran sosyal medya kampanyaları ve vergilerin kaldırılması veya azaltılmasına yönelik bir takım girişimler yapılmaktadır. Regl yoksulluğu, COVID-19 pandemisi ile günümüzde daha görünür hale gelmiştir. Regl yoksulluğu kaynaklı ortaya çıkan eşitsizliklerin yönetiminde, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinin birincil sorumlusu olan halk sağlığı hemşirelerinin eğitim, rehberlik, danışmanlık, savunuculuk ve işbirlikçi rollerini etkin kullanması bir gerekliliktir. Bu derleme çalışmasında ihmal edilmiş ve COVID-19 pandemi sürecinde bireysel ve toplumsal etkileri daha da görünür boyuta ulaşan bir halk sağlığı sorunu olan regl yoksulluğu kavramının, halk sağlığı hemşiresinin rol ve sorumlulukları özelinde proaktif pencereden ele alınması amaçlanmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ2Soküm’ün aktarılmasında yaşanan sorunlara bir örnek olarak bayburt’ta zanaatlar ve zanaatkârlık
Kabak, Turgay
İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşantısı başladıktan sonra ortaya koyduğu ilk planlı, teşkilatlı ve örgütlü faaliyetlerden birisi ticarettir. Çünkü insan, yapısı gereği bütün ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilen bir varlık değildir. Hayatta kalması için diğer insanların ürettiklerine de ihtiyaç duymaktadır. Ticaretin, mesleklerin ve para akışının da doğuşuna vesile olan bu ihtiyacı karşılamak için dünyanın her yerinde insanlar farklı organizasyonlar geliştirmişlerdir. Türklerin Anadolu ve çevresinde geliştirdiği Ahilik teşkilatı ve bu teşkilat içerisinde zanaatkârlar geçmiş dönemlerde Türk insanının ihtiyacı olan bütün mal ve hizmetleri el emeği yoğun bir çalışma şekliyle karşılamışlardır. Ancak bu zanaatlar ve onları icra eden zanaatkârların faaliyetlerini sadece ticari faaliyetler olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü bu faaliyetlerin çevresinde çok zengin bir somut ve somut olmayan kültürel miras da oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı insanların ilk üretim biçimlerinden birisi olan ve el emeği yoğun bir üretim sürecine sahip olan zanaatlar içerisinde yok olmaya en yakın beş tanesinin Bayburt il merkezindeki durumunu incelemektir. Bu incelemeyi yapabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve saha araştırması yöntemleri kullanılmıştır. Saha araştırmasında da gözlem ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Daha sonra elde edilen veriler ilgili literatür ışığında incelenerek, diğer büyük illere göre hala bir nebzede olsa geleneksel hayatın devam ettiği Bayburt ilinde dahi zanaatların ve zanaatkarların modern zamanın sanayi ve ticaret gücü ile rekabet edemediği ve yok olmaya yüz tuttuğu tespit edilmiştir. Bu tespitin ortaya koyduğu durum sadece bazı zanaatların yok olması demek değildir. Bu zanaatı icra eden zanaatkârların mesleğin öğrenilmesinden icrasına, halka satışından esnaflar arasındaki meslek hukukuna kadar sahip oldukları çok geniş kapsamlı bir geleneksel bilginin de gelecek kuşaklara aktarılamayarak yok olmaya başladığı görülmektedir. UNESCO’nun çeşitli sözleşmeler çerçevesinde somut olmayan kültürel miras listesinde kabul ettiği ve milli kültürü oluşturan önemli nüvelerden birisi olan mesleki bilgilerin yok olması aynı zamanda genelde ülkemizde özelde de Bayburt’ta somut olmayan kültürel mirasımızı geleceğe aktarma konusunda çok büyük problemlerle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bugün ülkemizde amatörler, müzeler ve çeşitli kurumlar tarafından zanaatların somut çıktıları olan ürünler çoğu bağlamından kopuk bir şekilde de olsa koruma altına alınıp saklanmaktadır; ancak bu zanaatların sahip olduğu kültürel değeri yaşatabilmek için sadece materyal saklamak yeterli değildir. Materyallerin üretim sürecinin bağlamı ile birlikte yaşatılması gereklidir. Ancak bu şekilde mesleki bilginin içerisinde yer alan kültürel kodlar geleceğe aktarılabilir ve dünya kültür mirasına kazandırılabilir. Çalışmanın dikkat çektiği husus da Bayburt ilinde geç kalınması durumunda mesleklerinin son temsilcileri olan zanaatkârlar ile birlikte bu somut olmayan kültürel mirasın yok olacağıdır. Bu konuda özellikle il bazındaki resmi kurumların üniversitede istihdam edilen uzmanların ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun da paydaş olduğu projelerle bu süreci tersine çevirebileceğine de dikkat çekilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Gömülü ve sarıcı öznitelik seçim yöntemlerinin kullanılması ile akciğer rahatsızlıklarının tespiti
Aras, Selim; Engin, Mustafa Alptekin
Son yıllarda biyomedikal sinyal işleme alanındaki gelişmelere rağmen, akciğer rahatsızlıklarının tespiti üzerine hızlı ve yüksek doğrulukta çalışan teşhis sistemlerine duyulan ihtiyaç artmaktadır. Yapılan çalışmada fiziki muayene ile 94 farklı kişiden, solunum döngülerinin otomatik olarak tespit edilmesiyle elde edilen 150 adet normal ve 444 adet normal olmayan akciğer sesleri veri tabanı olarak kullanılmıştır. Sınıflandırmada öznitelik olarak frekans ve zaman bölgesinde 12 farklı yöntem uygulanmıştır. Elde edilen öznitelikler gömülü ve sarıcı öznitelik seçim yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu yöntemler; özyinelemeli öznitelik eliminasyonu, uyarlanabilir yapı öğrenimi ile öznitelik seçimi, bağımlılık kılavuzlu denetimsiz öznitelik seçimi, sıralı yerellik ile denetimsiz öznitelik seçimi, içbükey küçültme yoluyla öznitelik seçimi, en küçük mutlak büzülme ve seçim operatörü öznitelik seçim yöntemleri olarak isimlendirilmektedir. İncelenen bu öznitelikler doğrusal destek vektör makineleri, k en yakın komşuluk, karar ağaçları ve naive Bayes yöntemleri ile sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak öznitelik sayısının sınırlandırılmadığı durum için, özyinelemeli öznitelik eliminasyonu yönteminin k en yakın komşuluk sınıflandırma ile beraber kullanıldığı durum için %97,3 doğruluk değerindeki başarıma ulaşılmaktadır. Öznitelik sayısının üç ile sınırlandırıldığı durumda ise uyarlanabilir yapı öğrenimi ile öznitelik seçimi yönteminin karar ağaçları yöntemi ile beraber kullanılması ile %91,4 değerinde başarıma ulaşılmıştır. Sınıflandırmada solunum döngülerinin otomatik tespit edilmesi ve en uygun özniteliklerin seçilmesi aracılığı ile yüksek doğruluk değerine ulaşılmıştır.
- Derleme MakaleAçık Erişim2022Tatlı Kemikler: Diabetes Mellitus’un Kemik Sağlığına Etkisi
Hintistan, Sevilay; Daştan, Buket
Diabetes mellitus, dünya çapında milyonlarca nüfusu etkileyen, önemli mortalite ve morbiditeye sahip, kronik hiperglisemik, yaygın bir hastalıktır. Diyabetin kardiyovasküler sistem, göz, böbrek ve sinir sistemi üzerinde iyi bilinen komplikasyonlarının yanı sıra iskelet sistemide diyabetten etkilenir. Son zamanlarda diyabetin iskelet sistemini olumsuz etkilediği, kemik kalitesinde ve kemik gücünde bozulma, artan kırık riski ve bozulmuş kemik iyileşmesi gibi kemik üzerine zararlı etkilerinin olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır. Diyabetin kemik sağlığı üzerinde güçlü bir etkisi vardır ve iskelet kırılganlığı artık hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetin önemli bir komplikasyonu olarak kabul edilmektedir. Tip 1 diyabette kemik mineral yoğunluğunun azalması, Tip 2 diyabette ise kemik yoğunluğunun normal hatta daha yüksek olmasına rağmen, kemik kalitesinin ve gücünün bozulması kırık riskini artırır. Tip 1 ve Tip 2 diyabetin geç aşamalarında, insülin eksikliği, insülin benzeri büyüme faktörü 1’in yetersiz salınımı kemik homeostazını bozarak kırılganlığa yol açabilir. Kemik kırılganlığına yol açan patofizyolojik mekanizmalar çok faktörlüdür ve potansiyel olarak kemik oluşumunun bozulmasına, kemik yapısının değişmesine ve kemik gücünün azalmasına yol açar. İlginç bir şekilde farklı antidiyabetik tedaviler, glisemik kontrol, hipoglisemik olayların tetiklenmesi, kemik oluşumu üzerindeki etkileri nedeniyle kırık riskini etkileyebilir. Bu derlemede, diyabetin kemik homeostazına etkisi, kırık riski, antidiyabetik tedavinin kemik üzerine etkisi ve sağlık personeline öneriler tartışılmaktadır.
