Koleksiyon/r/bayburt/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2024
    Usability of calcite mineral, which develops in the crack fillings of carbonate rocks, as ornamental stone

    Camuzcuoğlu, Murat

    Turkey has a significant amount of mineral content from a geological perspective, offering essential resources, especially in mining (ornamental stone production). In this study, methods are being developed for the extraction, processing, and usability of calcite minerals, which develop as vein fillings (secondary formations) among fragmented limestone along the Bayburt-Erzurum highway for ornamental stone use. The chemical and crystallographic properties of the mineral were determined through XRD and FTIR analyses, and its suitability for ornamental stone use was evaluated. (durable, clean, and transparent) epoxy was used as a binding material for ornamental stone production, and the use of calcite minerals in jewelry production was examined, revealing its potential economic value in terms of durability, aesthetics, and rarity. Generally, while calcite minerals are widely used in various industrial fields, their use as ornamental stones remains limited. This study presents a new perspective on evaluating calcite minerals as ornamental stones, demonstrating the possibility of processing a low-hardness mineral as an ornamental stone using binding materials and its potential economic value. These findings significantly evaluate natural minerals in different applications and enhance their financial potential.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” Önerisinin Ulusal Gazetelere Yansıması

    Dursunoğlu, İsmail

    Türkiye 2016 referandumunda kabul edilen ve bir yıl sonra fiili olarak hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS) ile yeni bir siyasal zemine kavuşmuştur. Sadece basit bir hükümet sistemi değişikliği olarak görülmemesi gereken bu yenilik, aynı zamanda siyasal alanı da sistem tartışmaları çizgisine indirgemiştir. Bu tartışmalar; dem-okrasi, kuvvetler ayrılığı, meclisin etkinliği, iktidarın kişiselleşmesi gibi argümanlar ışığında yapılmıştır. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) öncülüğünde, İYİ Parti, Saadet Partisi (SP), Demokrat Parti (DP), Gelecek Partisi(GP) ve DEVA Partisi’nden müteşekkil “Altılı Masa”nın birincil motivasyonu anti-demokratik olarak niteledikleri CHS’den yeniden parlamenter sisteme dönüştür. Bu kapsamda 28 Şubat 2022 tarihinde Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem (GPS) önerisini kamuoyu ile paylaşmışlardır. Medya; yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde, siyasal, toplumsal, ekonomik vb. birçok gelişmenin kamuoyuna aktarılmasında aracılık eden bir platformdur. Medya ku-ruluşlarının kamuoyunu yansıtmak dışında, kamuoyu oluşturmak ve kamuoyunu yönlendirmek gibi işlevleri de bulunmaktadır. Medya, sahip olduğu bu güç nedeniyle siyasetle yakın ilişki içindedir. Medya, bütün bunlarla beraber siyasal alandan vatandaşa yönelik ileti sağlamaktadır. Bu çalışma, Altılı Masa tarafından açıklanan GPS önerisinin ulusal gazetelerde nasıl yer bulduğunu konu edinmektedir. Çalışmada Hürriyet, Milliyet, Sabah, Akşam, Sözcü, Cumhuriyet, Milli Gazete, Yeniçağ, Karar ve Yeni Şafak gazetel-erinden oluşan toplam on gazete incelenmiştir. Çalışmanın amacı, incelenen gazeteler ışığında medyanın GPS önerisini kamuoyuna nasıl yansıttığını belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden döküman incelemesi yapılmıştır. Çalışma, ilgili konu üzerinden siyaset ve medya ilişkisine yönelik bir değerlendirme yapmayı hedeflemekte-dir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Öykün- (< *öḏkün-) FİİLİ ÜZERİNE NOTLAR

    Güzel, Ferdi

    Eski Türkçe ötkün- “taklit etmek; anlatmak” bugün çağdaş Türk lehçelerinin bir kısmında aynı şekliyle varlığını sürdürmesine rağmen Oğuz grubu Türk lehçelerinde öykün- şeklinde görülür. Bazı çalışmalarda “taklit etmek” ile “anlatmak” anlamlarını taşıyan farklı fiillerden söz edilmektedir. Gerek Eski Türkçede gerekse Anadolu ağızlarında yer alan veriler ötkün- “taklit etmek” fiilinin “anlatmak” anlamının da bulunduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bazı çalışmalarda iddia edildiği gibi iki ayrı fiil değil aynı fiilin birbiriyle ilgili iki anlamı söz konusudur. Oğuz grubu Türk lehçelerindeki öykün- biçimi, ötkün- fiilinin aslının *öḏkün- olduğunu ortaya koymaktadır. Tarihi ve çağdaş lehçelerdeki ötkün- biçimi benzeşme sonucu ortaya çıkmıştır. Tarihî lehçelerde sızıcı /d/ sesinin benzeşme sonucu /t/’ye dönüştüğü birçok örnek bunun mümkün olabileceğini doğrulamaktadır. ötkün- fiilinin öt- “ses çıkarmak” ilişkilendirilmesi hem fonetik hem de semantik açıdan mümkün değildir. Fiilin asli ikinci sesinin /ḏ/ olması, kelimeyi öt- “ses çıkarmak” ile ilişkilendirmenin önündeki en büyük engeldir. Ayrıca ötkün- fiilinin temel anlamı “taklit etmek”tir, “ses çıkarmak” ile bu anlam arasında kolay bir bağlantı kurulamaz. Anadolu ağızlarındaki öyk- ve ök- verilerine göre ötkün- fiilinin tabanı *öḏük- şeklinde tasarlanabilir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Bireysel iş uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulamasının iş mahkemelerine katkısı

    Keskin, Abdurrahman; Beşoluk, Erdal; Keten, Abdüssamed

    25 Ekim 2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda İş Mahkemelerine başvurmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Böyle bir uygulamaya gidilmesinin temel nedeni iş mahkemelerindeki sürekli artan dava yükünün davaların görülme sürelerini uzatmasıdır. Bu durum hem adaletin zamanında tecelli etmemesine hem de işçilerin hak kayıpları yaşamasına sebebiyet vermektedir. Öte yandan iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun ihtiyari bir yöntemken 7036 sayılı kanun ile zorunlu hale getirilmesi, zorunluluk unsurunun hem anayasal zemine hem de iş hukukunun temel ilkelerine aykırı olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Bu çalışma zorunlu arabuluculuğun 2017’den günümüze kadar uygulamada ne ölçüde başarılı olabildiğini mevcut eleştiriler çerçevesinde incelemektedir. Bu çalışma zorunlu arabuluculuk uygulamasının uygulamada yeterli olmamasına rağmen iş mahkemelerinin dava yükünü kayda değer bir şekilde azalttığını savunmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Reflections of Mind Games Used in Primary School Mathematics Lessons on Teaching and Learning Process: A Case Study

    Filiz, Tunahan

    This study focused on the opinions of classroom teachers regarding the reflections of mind games used in mathematics lessons on the teaching and learning process. Case study design, which is one of the qualitative research types, was used in the study. The views of 15 classroom teachers, who used mind games in primary school mathematics lessons and received training on mind games were examined. The criterion sampling method was followed to identify the teachers, who would participate the study. The interview and observation forms developed by the researcher were used to collect the data. Content analysis method was used to analyse the data gathered. The content analysis findings presented the participant's opinions in 14 categories grouped around five themes. As a result of the research, it was determined that classroom teachers used brain teasers to improve students' mathematical skills and to increase their motivation and interest in the lesson. In addition, it was determined that classroom teachers frequently used mind games based on reasoning and operation games in mathematics lessons. In addition, it was concluded that mind games used in the process of teaching and learning mathematics contribute to both cognitive development and social and emotional development of students. Finally, it was determined that classroom teachers experienced difficulties arising from teaching, students and school in the mathematics teaching process supported by mind games. For this reason, a mind games activity guide can be prepared by classroom teachers in primary school mathematics lessons.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Relationship Between Body Image and Anxiety and Depression in Pregnant Women in Türkiye

    Kırbaş, Zila Özlem; Özkan, Hava; Aktaş, Elif Odabaşı

    Objective: This study was conducted to examine the relationship between body image and anxiety and depression during pregnancy. Materials and Methods: A cross-sectional and correlational study was conducted with 300 pregnant women in a public hospital and family health centers between October 2022 and February 2023. Data were collected with the Personal Information Form, Body Understanding Scale for Pregnancy (BUMPs) and Hospital Anxiety and Depression (HAD) Scale. Mean, percentage, Independent Sample t-test, One-Way ANOVA, Correlation and Multiple Linear Regression were used for data analysis. Results: Correlation analysis showed significant positive correlations between Body Image and Anxiety and Depression in Pregnancy. In the multiple linear regression analysis, it was found that 13% (R2 adj. = 0.13) of the variance in the HADS-A subscale variable was explained by independent variables. It was found that 27% of the variance in the HAD-D subscale variable (R2 adj.= 0.27) was explained by independent variables. Conclusions: This study showed that body image during pregnancy is a multifaceted problem that affects anxiety and depression in pregnant women. The high prevalence of prenatal anxiety and depression highlights the importance of this condition as a public health problem.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Türkiye'de Ekonomik Kalkınma ve Karayolu Trafiğinde Yaralanma ve Ölümler Arasındaki İlişki: Mekânsal Panel Veri Analizi

    Elmalı, Kübra; Pekmezci, Fatih

    Günümüzde trafik kazaları dünya genelinde ve Türkiye özelinde büyük bir sorun olarak güncelliğini ve önemini korumaya devam etmektedir. Özellikle artan nüfus ve teknolojik gelişme ile birlikte ele alındığında ülkelerin gelişmişlik oranları ile yaşanan trafik kazaları arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda çalışmada trafik kazaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmış olup komşuluk ilişkilerinin de etkisinin dahil edilerek farklı bir bakış açısıyla bakılması hedeflenmektedir. Mekânsal ekonometri yardımıyla diğer illerin komşuluğunun etkisinin de modele dahil edilerek araştırıldığı çalışmada Türkiye’nin 81 iline ait 2013-2022 dönemi verileri kullanılarak uygulamalar yapılmıştır. Çalışmada bağımlı değişken olarak il düzeyinde trafik kazası sonucu oluşan yaralı sayısı değişkeni alınırken bağımsız değişken olarak ise gelir, araç sayısı oranı ve kaza sayısı oranları modele dahil edilmiştir. Modelde yer alan mekânsal ekonometrik analizler bölge komşuluğu ele alınarak yapılan uygulamalardan oluşmaktadır. Bu doğrultuda mekânsal etkiler üç farklı model altında incelenmiştir. Test sonuçlarına göre; modelde yer alan değişkenlerden gelir değişkeni ve araç oranı değişkeni trafik kazası sonucu oluşan yaralanma ile aynı yönde anlamlı bir ilişki göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    İş Stresi ve İş Doyumu Arasındaki İlişkide Güvenlik Performansının Aracılık Rolünün İncelenmesi

    Yildiz, Salih; Koroglu, Ali; Ozdemir, Mustafa

    Stres, çalışanların iş doyumu üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Çalışanlar maaş, terfi, çalışma ortamı ve işin niteliği gibi iş ile ilgili pek çok faktörden dolayı stres yaşayabilmekte ve bu durum onların iş doyumunu düşürmektedir. İşletmeler gerçekleştirdikleri birtakım faaliyetlerle çalışanların stres düzeyini düşürerek iş doyumlarını yükseltmeye çalışmaktadır. Ancak alanyazında, iş stresi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunan faktörleri inceleyen çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş stresi ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi ve güvenlik performansının bu ilişkideki aracılık rolünü incelemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için Sakarya ilinde bulunan bir süt ürünleri fabrikası çalışanlarından anket yoluyla veriler toplanmıştır (n=301). Analizler sonucunda iş stresi ile güvenlik uyumu, güvenlik katılımı ve iş doyumu arasında negatif; güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı ile iş doyumu arasında pozitif ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin iş doyumu üzerinde güvenlik uyumu ve güvenlik katılımı aracılığıyla dolaylı bir etkisi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarının özellikle üretim faaliyetinde bulunan işletmeler tarafından iş yerlerinde kullanılması pratikte önemli katkılar sağlayacaktır. İşletmeler, düzenleyecekleri eğitim faaliyetleri, çalışanları karar alma sürecine katma vb. faaliyetlerle çalışanların güvenlik performansını artırarak iş stresinin iş doyumu üzerindeki negatif etkisini azaltabilir. İş doyumu yüksek olan çalışanların devamsızlık gibi olumsuz tutum ve davranışları azalacak, iş performansları ise artacaktır. Böylece işletme maliyetleri düşürerek karlılığını artırmış olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4
    Karpuz atıkları ve karpuz suyu ile zenginleştirilmiş tam buğday ekmeği üretimi ve duyusal özelliklerinin değerlendirilmesi

    Cebeci, Fatma; Vergili, Samet; Karaman, Mustafa

    Ekmek, ülkemizde beslenme açısından önemli yer tutan, fazla tüketilen bir gıdadır. Bu nedenle ekmeğin zenginleştirilmesiyle besleyici değerinin artırılması üzerine çalışmalar, halkımızın sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi açısından önemlidir. Karpuz, gıda endüstrisinde işlenmesi sırasında %30-41 kısmının kabuk ve %2’lik kısmının ise çekirdek yan ürünü açığa çıkaran bir meyvedir. Bu çalışmada karpuz atıklarının ve karpuz suyunun ekmeğin zenginleştirilmesinde kullanılmasıyla biyoaktif özelliği iyileştirilmiş ekmek üretimi hedeflenmiştir. Üretilen ekmek, kontrol tam buğday ekmeğiyle karşılaştırılmıştır. Duyusal analiz sonuçlarına göre kontrol tam buğday ekmeğiyle (KE) karşılaştırıldığında karpuz atıkları ve karpuz suyu ile zenginleştirilmiş ekmeğin (KAZE) renk, koku, gözenek yapısı, tekstür, çiğnenebilirlik, lezzet ve genel beğeni açısından farklı bulunmadığı gözlenmiştir (t testi, p>0.05). Toplam fenolik madde içeriği açısından kuru örneğin gramı başında KAZE ve KE örneklerinde sırasıyla 0.860.02 mg gallik asit eşdeğer cinsinden (GAE) ve 0.430.01 mg GAE değerleri bulunmuştur. Sırasıyla KAZE ve KE kuru örneklerinin gramı başına DPPH metodunda; 0.400.04 mg askorbik asit eşdeğeri (AAE) ve 0.300.04 mg AAE, ABTS metodunda; 1.130.05 mg AAE ve 0.620.02 mg AAE değerleri saptanmıştır. Sonuçlar KAZE örneğinin toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite değerleri açısından KE örneğinden daha zengin olduğunu göstermektedir (p

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Intention to Send Gifts in Live Streaming Commerce: The Role of Emotional Attachment And Engagement

    Yilmazel, Sefa Emre

    Live streaming commerce tends to develop continuously with the digital generation. Therefore, this study focus on gift-giving behavior in live streamings. The purpose of the study is to explore the emotional and engagement factors that influence the intention to give gifts in live broadcast commerce. Accordingly, data were collected from 492 live steaming viewers. The data obtained were analyzed in SPSS 22 and AMOS 24 package programs. As a result of the analysis, emotional attachment and engagement positively affected the intention of viewers to send gifts. In addition, emotional attachment affected the engagement of the viewers. The antecedent variables of emotional attachment were attractiveness, perceived entertainment, pleasure and arousal while the antecedent variables of engagement were trustworthiness, expertise, professionalism, price discount, social presence and self-esteem. For this reason, companies, influencers or sellers who trade live streaming can increase the intention of users to send gifts by first ensuring emotional attachment and then converting it into engagement.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Assessing the Economic Impact of Medical Tourism: A Sectoral Analysis

    Okur, Fatih; Murat

    Purpose – This study aims to determine the contribution of health tourism, which is a sector in the trend of development and growth, to the Turkish economy in the period 2010q1-2023q4. The study attempts to show how promoting medical tourism, as stated in the Health Transformation Program, can increase economic growth in Türkiye. Methodology/Design/Approach – This study analyses the industrial production index, medical tourism revenues, and real effective exchange rate data to examine the causality relationship in the short, medium, and long term within the framework of the “frequency domain causality approach”. Findings – while there is causality from the industrial production index, which represents economic growth, to medical tourism revenues in every period, no causality was found from medical tourism to economic growth. A causality was found from the real effective exchange rate to economic growth in the short and medium term, but no causality was found from economic growth to the real effective exchange rate. The findings show a causality from medical tourism revenues to the real effective exchange rate in the short term and a causality from the real effective exchange rate to tourism revenues in the medium term. This explains why healthcare services have become cheaper in Turkey due to the increase in the exchange rate. Originality of the research – It is thought that the method and period applied in the study could fill the gap in the literature.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Etbâu’t-Tâbiîn Neslinden Gelen Bir Alim Zaviyesinden İsnad ve İsnadla İlgili Bazı Konulara Bakış: Abdullah b. Mübârek’in Yaklaşım ve Katkıları

    Türkoğlu, Hamdi

    Etbâu’t-Tâbiîn tabakasından olan Abdullah b. el-Mübârek, hicrî ikinci asırda hadis, fıkıh ve tasavvuf gibi alanların önemli simalarından biridir. Hadis tarihinin tedvin ve tasnif gibi iki önemli dönemine şahit olan Abdullah b. el-Mübârek, hadis ilminin muhtelif konuları hakkındaki düşünceleri ve telif etmiş olduğu eserleri ile bu dönemin hadis ilminin şekillenmesine katkı sunduğu gibi sonraki dönemde yapılacak çalışmalar için de örnek teşkil etmektedir. Telif etmiş olduğu eserlerin tasnif döneminin ilk ürünleri olması ve bu eserlerin bir kısmının günümüze ulaşması hicrî ikinci asırdaki tasnif anlayışını ve zihniyetini yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Diğer taraftan hadis ilminin muhtelif konuları hakkındaki yaklaşımları, ilgili konuların gelişmesi ve şekillenmesine önemli katkılar sağlamıştır. Özellikle isnadın hadis için önemini vurgulaması, râvilerin adalet ve zabtı konusundaki açıklamaları, cerh ve ta’dil alanında râviler hakkındaki değerlendirmeleri bu konuların temelini oluşturduğu söylenebilir. Bu sebeple bu çalışmada İbnü’l- Mübârek’in isnada ve isnadla doğrudan alakalı bazı konulara yaklaşımı tetkik edilecektir.

  • MakaleYalnız künye2025
    Antioxidant capacity, phenolic compound content, and mineral composition of ethanol extracts from sorbus aucuparia and sorbus kusnetzovii

    Sefali, Abdurrahman; Çakır, Özlem; Topcu, Kübra Cinar; Anlar, Pinar

    Ethanol extracts of Sorbus aucuparia L. and Sorbus kusnetzovii Zinserl. fruits, belonging to the Rosaceae family, were obtained using an ultrasonic-assisted extraction method. The total phenolic contents of S. aucuparia and S. kusnetzovii were 8.44±0.66 mg GAE/g and 8.65±2.18 mg GAE/g, respectively, while their total flavonoid contents were 2.30±0.01 mg QE/g and 2.67±0.13 mg QE/g, respectively. The fruits’ DPPH values were measured as 9.59±0.00 mg TE/g and 9.28±0.05 mg TE/g, FRAP values as 9.51±0.42 mg TE/g and 13.38±0.52 mg TE/g, and CUPRAC values as 13.43±0.01 mg TE/g and 23.21±0.74 mg TE/g. Furthermore, both Sorbus species were found to have a rich mineral content. Therefore, it can be concluded that S. aucuparia and S. kusnetzovii fruits contain potent antioxidants, abundant phenolic compounds, and valuable minerals. Furthermore, they have significant potential as functional foods and are strong candidates for further clinical research.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Technostress and Related Managerial Variables: A Global Perspective

    Durmuş, İbrahim

    Technological innovations have influenced organizations' business activities. In the study of technostress in management, the aim was to evaluate the perception of technostress created by technological changes and developments among employees. To achieve this goal, studies published in the WoS literature were examined. The research utilized a bibliometric analysis method. The analysis focused on the key terms and conceptual relationships that the authors frequently emphasized in their studies. Some of the key concepts that were often highlighted by the authors include technostress, covid-19, performance, social media, stress, information overload, overload, job satisfaction, technology, burnout, digital transformation, technostress creators, productivity, work-family conflict, digitalization, strain, coping, job, job performance, techno-overload, digital, emotional exhaustion, satisfaction, self-efficacy, work-life balance, anxiety, exhaustion, well-being, and work engagement. When considering the relationships between these concepts, it was found that technostress, covid-19, burnout, productivity, stress, work-family conflict, job satisfaction, work engagement, technology, coping, higher education, digital transformation, work-life balance, techno-stressors, digital stress, anxiety, health, academic performance, online learning, technostress creators, ICT, job burnout, digital, innovation, information technology, covid-19 pandemic, remote work, and self-efficacy form strong connections together. Regarding centrality and density, technostress creators, job burnout, personality, technostress inhibitors, organizational commitment, personality traits, compliance intention, compulsive usage, eustress, and job engagement were found to have strong relationships. Implementing technological and digital transformations after employees have experienced them may lead to healthier outcomes. Particularly for individuals who enjoy technology and can apply technological innovations in their lives, stress factors may be at lower levels.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    Horasan’da Dinî Hayat ve Tasavvuf: İlhanlılar Dönemi

    Durmuşoğlu, Kurban

    İlhanlılar dönemi, Orta Çağ İslâm dünyasında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu dönem, siyasî ve toplumsal yapıların yeniden şekillendiği, dinî ve kültürel dönüşümlerin yaşandığı bir süreçtir. Bu bağlamda İran ve Hint geleneğinin buluştuğu kavşak noktası konumundaki Horasan coğrafyası da bu dönemde dinî ve tasavvufî hareketlerin merkezi olmuştur. İlhanlılar dönemi, bölgedeki İslâmî yapının şekillendiği ve tasavvufî düşüncenin güçlendiği bir dönemdir. Çalışma, bu süreçteki siyasî faktörlerin dinî yaşama nasıl etki ettiğini ele alırken, tasavvufun hem halk arasında hem de yönetim düzeyinde nasıl bir rol oynadığını analiz etmektedir. Çalışmada tasavvufî ekollerin ve tarikatların yayılımı, dinî liderlerin ve sûfîlerin toplum üzerindeki etkileri ve İlhanlı yönetiminin tasavvufa yaklaşımı gibi konular ele alınmaktadır. Çalışma, kaynaklardan elde edilen verilerle, dönemin dinî atmosferine dair kapsamlı bir analiz sunmayı hedeflemektedir. Araştırmada, Horasan’daki İslâmî pratiklerin ve tasavvufî düşüncenin nasıl bir dönüşüm geçirdiği; İlhanlıların bölgedeki dinî politikalarının bu dönüşüme nasıl yön verdiği incelenmektedir. Ayrıca, çalışmada dönemin önde gelen mutasavvıflarının ve dinî liderlerinin, Horasan’da dinî hayatın şekillenmesindeki rolleri üzerine de yoğunlaşmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Speculative House Price Bubble Dynamics and Bursting Mechanisms in Türkiye: A Threshold Regression Model Proposal

    Kuzu, Mehmet

    One of the most current social and socio-economic problems in Türkiye is the speculative bubbles that have formed in the housing markets due to the current economic and financial crisis, making it difficult for households to own a house. This study analyzes the dynamics and bursting mechanisms of speculative price bubbles in the Turkish housing market. The GSADF test was applied using monthly data for 2012-2024 to identify bubble periods in the housing market. In the determined bubble periods, robust regression analysis was performed to determine the main factors affecting these price formations. In addition, the Kalman filtering method was used to examine the dynamic coefficients of housing price bubbles that change over time. The findings show that falling interest rates trigger housing price bubbles in Türkiye in an inflationary process; the bursting of the bubbles is associated with increasing domestic and foreign risk premiums, interest rate expectations, and realized interest rate increases. In addition, it investigated how the current housing bubble can burst in a controlled manner through the threshold regression model. The study results reveal that maintaining the interest rate difference between Türkiye and the US within 10% to 17% is critical in preventing financial and economic instabilities regarding housing prices. In addition, it can be argued that the current inflation rate and risk premiums should be managed effectively to ensure stability in housing prices.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Evaluation of Small Livestock Farms in Çorum Province in terms of Structural Characteristics, Herd Management Practices, Biosecurity and Animal Welfare

    Tekce, Emre; Aydemir, Seyma; Bayraktar, Bulent; Kotan, Gökşad Cemil; Öztürk, Duygu

    This study was conducted to examine the structural characteristics, biosecurity, and animal welfare practices of 120 small ruminant farms in Çorum province. The study included face-to-face surveys, observations, and measurements on farms with at least 50 animals, where a total of 17 different parameters were considered: 7 related to shelters, 7 related to building and equipment conditions, and 3 related to animal health. The majority of participating farm owners were young and middle-aged men who rely on livestock farming as their primary source of income (69%). The sector shows growth potential, demonstrated by the fact that 65% of farmers reported an increase in flock size over the last five years. However, a significant deficiency in modern herd management was identified, as 70% of farms do not use formal record-keeping systems. In terms of biosecurity, although 90.83% of breeders follow a regular vaccination schedule, crucial preventive measures like physical area disinfection and manure removal are performed infrequently, often only once a year. Lack of knowledge about biosecurity and excessive costs were reported as the main obstacles to effective implementation. The welfare assessment, based on the ANI 35L-derived protocol, rated the farms' housing and equipment status as "medium", with critical deficiencies noted in insulation and facilities for heat and cold protection (77.5% lack insulation). However, animal health parameters were generally rated as "moderate", with only skin condition being scored as "good". In conclusion, small ruminant farms in Çorum exhibit growth potential but urgently require improvements in key areas such as record-keeping, biosecurity measures, and modern barn infrastructure to enhance animal welfare and productivity.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2025
    Adverse Effects of Commonly Used Acaricides on the Reproductive Physiology of Drone Honeybees (Apis mellifera L.)

    Erdogan, Yasar

    This study evaluated the adverse effects of three widely used commercial acaricides (amitraz, flumethrin, and formic acid) on the reproductive physiology and quality parameters of drones (Apis mellifera caucasica), commonly used for the control of the destructive pest, Varroa destructor. The experiment was conducted on 20 colonies at the Bayburt University Beekeeping Application and Research Station during the spring-summer of 2025. The acaricides were applied to different experimental groups shortly before the drone cells were capped. Key reproductive quality parameters including body weight, sexual maturity rate, sperm viability, sperm concentration, and semen volume were assessed. The results showed that all three acaricide applications had statistically significant negative effects (p&lt;0.05) on all measured reproductive parameters. Notably, the amitraz and formic acid treatments caused the most significant decreases in sperm viability and sperm concentration. Furthermore, compared to the control group, significant reductions were observed in both sexual maturity rates and drone body weights. The amitraz treatment group, in particular, exhibited the lowest sperm concentration (0.90±0.04×106/μL), a finding that aligns with the most substantial decrease in body weight (52.24 mg lower than the control). These findings clearly demonstrate that the common acaricidal compounds used against Varroa mites pose potential physiological and reproductive risks to drone. This highlights a critical concern for sustainable beekeeping, especially in queen bee rearing programs, and underscores the need for careful consideration of treatment methods and timing.

  • MakaleAçık Erişim2025
    İslamî İlimlerde Bir Problem Olarak Hakikat ve Mecazın Cem‘i Meselesi ve Hadislerde Tezâhürü

    Demir, Necip Sefa

    Bu makale İslamî ilimler geleneğinde asırlardır tartışılan ve fıkıh usûlü ile belâgat disiplinlerinin kesişiminde yer alan “hakikat ve mecazın tek bir lafızda aynı anda cem‘i (birleşmesi)” meselesini, hadis metinleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla ele almaktadır. Çalışma bir kelimenin veya ifadenin aynı anda hem hakikî (gerçek) hem de mecazî anlamı taşıyıp taşıyamayacağına dair klasik tartışmaları, Nebevî beyanın dilsel ve retorik özellikleri ışığında yeniden değerlendirmektedir. Bu yönüyle makale mevcut literatürdeki Kur’an merkezli çalışmaları tamamlayıcı nitelikte olup hadislerdeki dilsel çok katmanlılığı merkeze alan özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma nitel yöntem esas alınarak yürütülmüştür. İlk olarak hakikat ve mecaz kavramlarının klasik usûl ve belâgat literatüründeki teorik temelleri ele alınmış; ardından hadislerde bu iki anlamın bir arada bulunduğu örnekler belirlenmiş ve bunlar Tîbî (ö. 743/1343), İbn Hacer (ö. 852/1449), Aynî (ö. 855/1451) ve Münâvî (ö. 1031/1622) gibi klasik şârihlerin yorumları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu çözümlemeler, hadis dilinin yalnızca literal bir düzlemde değil aynı zamanda anlamın inşa edildiği vecîz bir söylem alanında da işlediğini göstermektedir. “El”, “kalp”, “nur” ve “hicret” gibi kelimelerin hem hakikî hem de mecazî anlamlarda kullanıldığı örnekler Nebevî dilin belâgat gücünü ve etkileyiciliğini açıkça göstermektedir. Elde edilen bulgular hakikat ve mecazın aynı lafızda birleşmesinin yalnızca edebî bir tercih değil aynı zamanda mesajın etkisini güçlendiren ve dinleyici üzerinde entelektüel ile duygusal bir yankı uyandıran güçlü bir retorik araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tür müşterek kullanımlar hadislerin anlam zenginliğini artırmakta ve onların tebliğ, terbiye ve irşad yönlerine güç kazandırmaktadır. Sonuç olarak makale hadislerin doğru anlaşılmasında dilbilimsel yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini; Nebevî beyanın hakikat–mecaz müşterekliği üzerinden yeniden yorumlanmasının anlam inşası sürecine önemli katkılar sunduğunu savunmaktadır. Böylece çalışma hadis dilinin klasik belâgat mirasıyla çağdaş dilbilimsel analizleri buluşturan bir yorum modeline zemin hazırlamakta ve Nebevî hitabetin belâgat inceliklerini modern idrake uygun biçimde yeniden görünür kılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4
    Göksu Nehri ve Tarsus Çayı (Mersin) Arasında Yer Alan Akarsu Havzalarının Morfometrik Özellikleri

    Yıldırım, Ümit; Guler, Cuneyt; Kurt, Mehmet Ali; Güven, Onur

    Bu çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesinde yer alan Mersin ilindeki 17 adet akarsu havzasının Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ile morfometrik analizlerinin yapılarak çalışma alanında havza tabanlı yönetim stratejilerinin geliştirilmesine yönelik katkıların oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, morfometrik parametreler, “temel parametreler” ve bu parametrelerden türetilen “karakteristik parametreler” olmak üzere iki grupta incelenmiştir. Havzaların hidrolojik, jeomorfolojik ve jeolojik olarak yorumlanmasında kullanılan karakteristik parametreler; drenaj yoğunluğu, akarsu sıklığı, drenaj dokusu, çatallanma oranı, form faktör, uzama oranı, yüzeysel akış uzunluğu, rölyef oranı ve hipsometrik integraldir. Elde edilen sonuçlara göre; çalışma alanının batısında, karbonatlı kayaçların bulunduğu havzalarda drenaj yoğunluğu, akarsu sıklığı ve sel riski düşük olup doğudaki havzalarda ise sel riski daha yüksektir. Akarsu havzalarının alanı ile rölyef arasında negatif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bazı havzalarda, tektonik ve yapısal faktörlerin çatallanma oranlarını etkilediği tespit edilmiştir. Havzalar, kuzey–güney doğrultusunda ince ve uzamış şekillere sahiptir. Çalışma alanının batısındaki havzaların hipsometrik integral değerleri, doğuda yer alan havzalara göre daha yüksek olup bu havzalar aşınma açısından daha hassastırlar. Bu çalışma ile analizler sonucunda elde edilen veriler ile yapılan sel/taşkın afet riski değerlendirmelerinin dışında, çalışma alanında ilerleyen süreçte yapılacak hidrolojik modelleme ve afet risk yönetimi süreçlerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar için de veri tabanı oluşturulmuştur.