Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Güzel, Ferdi(13)
- Azili, Kenan(8)
- Maden, Asli(8)
- Ustabulut, Mete Yusuf(7)
- Yıkılmaz, Arzu(6)
- Gülden, Bahadır(5)
- Bulut, Mesut(4)
- Kaplan, Kadir(4)
- Kaya, Musa(4)
- Maden, Sedat(4)
- Akpinar, Ahmet(3)
- Avşar, Abdulvahap(3)
- Banaz, Emrullah(3)
- Berk, Rifat Ramazan(3)
- Keskin, Savaş(3)
- Akkoyun, Tuğba(2)
- Bayram, Bora(2)
- Boylu, Emrah(2)
- Demirel, Osman(2)
- Dolgunsöz, Emrah(2)
- Kara, Kürşad(2)
- Karaca, İlhan(2)
- Kavun, Mahir(2)
- Köroğlu, Zeynep Çetin(2)
- Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif(1)
- Akboğa, Gökçenur(1)
- Akyilmaz(1)
- Aslan, Mecit(1)
- Aybirdi, Nilüfer(1)
- Aydın, Fadile(1)
- Ayengin, Tevhit(1)
- Ayhan, Ömer(1)
- Aytaç, Aslıhan(1)
- Açık, Fatma(1)
- Bahtiyar, Gul(1)
- Barin, Erol(1)
- Batur, Zekerya(1)
- Bilgin, Yusuf(1)
- Bilici, Özlem Utku(1)
- Boyraz, Nurcihan Kübra(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Okul Kütüphanelerinin ve Sınıf Kitaplıklarının Ortaokul Öğrencilerinin Okuma Eğilimi Açısından Değerlendirilmesi
Maden, Asli; Önal, Aydın
Araştırmada, okul kütüphaneleri ve sınıf kitaplıklarının ortaokul öğrencilerinin okuma eğilimlerini karşılama açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, Giresun ilindeki bir ortaokulda farklı sınıf seviyelerinde (5, 6, 7 ve 8) eğitim gören öğrenciler arasından tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmanın materyalleri de aynı ortaokulun kütüphanesinde ve sınıf kitaplıklarında bulunan kitaplardan oluşmaktadır. Öğrencilerin okuma eğilimleri, Okuma Eğilimi Anketi aracılığıyla toplanmıştır. Kütüphane ve kitaplıklardaki kitapların tür, konu ve yazar bilgileri araştırmacılar tarafından Kitap Sınıflama Formu’na işlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin okuma eğilimini destekleyen kitapların okul kütüphanesi ve sınıf kitaplıklarında yeterince yer bulmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın öğrencilerin tercih etmedikleri kitapların kütüphanede ve kitaplıklarda daha fazla bulunduğu belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlar okul kütüphanesindeki ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların tür, konu ve yazar açısından öğrencilerin okuma eğilimlerini yeterince karşılayamadığını ortaya koymuştur.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Evaluation of Classroom Teaching Undergraduate Program Course Contents in terms of Mother Tongue Education
Kara, Kürşad
In this study, the courses in the classroom teaching undergraduate program; content, credits, periods in which it was taught, language skills and its compatibility with the achievements in the Turkish Lesson Curriculum. Primary education is the first step in which an individual receives his mother tongue education formally. For this reason, the course contents of the classroom teaching undergraduate program should be at a sufficient level in terms of mother tongue education. Based on the fact that the primary purpose of the mother tongue education and teaching process is to provide the development of listening, speaking, reading and writing skills, the place of the courses related to these four basic language skills in the classroom teaching undergraduate program has been examined by document analysis method. In the results obtained in the study, it was seen that the classroom teaching undergraduate program did not have the necessary course content for mother tongue education. In addition, it was determined that the credits of the courses containing the four basic language skills were not sufficient. In order to eliminate the problem, it is recommended to update the classroom teaching undergraduate program according to the language education and teaching criteria. In addition, it should be ensured that the courses that include applications that will develop the four basic skills of the language with a constructive approach are included in the program.
- MakaleAçık Erişim2023Beden Folkloru Açısından Gagavuz Mânilerinde Kadınlar
Akkoyun, Tuğba
Bedenin ve davranışların kültürel göstergeler olarak incelendiği antropoloji, sosyoloji gibi bilimler dahilindeki çalışmalar 19. yüzyıldan itibaren takip edilebilmektedir. Konunun halk bilimi içinde değerlendirilmesi ve folklorun alt dalları olarak görülmesi ise Amerikalı halk bilimci Katharine Young tarafından 1989’da ortaya atılan beden folkloru (bodylore) terimiyle gerçekleşmiştir. Beden folkloru mensubu olduğu kültürün, bireyin bedenine yansımaları olarak düşünülebilir. Kişinin fiziksel yapısında değişiklik oluşturan dövme, kına, süs, kıyafet; dil, kulak, göbek, kaş gibi vücudun belirli yerlerine yapılan piercing uygulamaları, saç ve kıllarla ilgili işlemler, günümüz kozmetik/ plastik cerrahi işlemleri vb. tüm unsurlar çalışmalarda kültürel açıdan değerlendirilir. İnsanın temel gereksinimlerinden olan iletişimi yalnızca konuşma diliyle kurmadığı, duygu ve düşüncelerini bedeniyle de yansıttığı gerçeğinden hareket edilir. Bireyin bedeni üzerinde yaptığı geçici veya kalıcı değişikliklerin, davranışlarının kültürel temelleri ve anlam dünyası üzerinde durulur. Bedende gözlenen somut göstergeler değerlendirilerek kültürel yorumlamalar yapılır. Türk halk şiirinin anonim ürünlerinden mâniler başlangıçta ferdî birer yaratım eseridir; zamana ve mekâna bağlı olarak anonimleşirler. Fuad Köprülü’nün belirttiği üzere mâni; halk edebiyatının en eski ve umumi bir şeklidir, kökleri İslamiyet öncesine gider ve türkülere kaynaklık etmiştir. Mâninin bu kadim geçmişi ve geniş kitlelerce benimsenerek halkın ortak zevkini yansıtması, onun kültürel kodların önemli bir taşıyıcısı olarak değerlendirilmesine imkân sunar. Aşk-muhabbet temasının sıkça işlendiği mânilerde kadın; beğenilen veya beğenilmeyen fiziksel yapısı ve davranışlarıyla, ona nasıl davranılması gerektiğiyle yer alır. Bu çalışmada Gagavuz mânilerinde kadın varlığı, beden folkloru açısından ele alınmış, kadın güzelliğinin, zarafet ve doğurganlığının göstergesi olan bedensel ve davranışsal ögelerinin önemli görüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023‘Ateş’ Anlamıyla ot Sözü ve Türevleri
Yıkılmaz, Arzu
Türkçe soldan sağa ilerleyen bir dil olduğundan kök en soldadır. İsim ya da fiil olabilen bir kök ise, sağına getirilen ek veya eklerle türetilebilir. Böyle bir durumda da sağdan sola, yani geriye doğru gidilir ve anlamlı en küçük parça olan köke ulaşılır. İsim ya da fiil olan kökün sağına getirilen ek veya eklerle oluşan türev biçimler içinde sesçe, biçimce, anlamca aynı köke bağlı olanlar ise söz ailesi olarak adlandırılır ve birlikte değerlendirilirler. Bu şekilde bir değerlendirme ile kökün doğruluğunun sağlaması da yapılmış olur. Bu nokta da köken bilgisinin bulunmasında temel dayanağı oluşturur. Ayrıca kök ve türevleri arasında ses, biçim, anlam ilişkilerinin kurulması yanında, o sözün ve türevlerinin tarihî ve çağdaş Türk lehçelerindeki varlığının kontrol edilerek ortaya konması da köken bilgisinde temel dayanaklarını oluşturur. Özellikle türevlerin doğru şekilde tespiti sırasında, söz kökleri ile türevleri arasındaki eski bilgi-yeni bilgi ilişkisi ve bilgilerin dış dünyadaki yan yanalığının dile yansımasını dikkate almak şarttır. Başka bir deyişle, bilgilerin komşuluğu, anlamdaki bağlantıyı kuran önemli bir dayanaktır. Bu makalede, günlük ve kültür hayatımızın önemli bir parçası olan, Eski Türkçeden beri kullanılagelen temel sözlerimizden biri olan ‘ateş’ anlamıyla ot sözü ve türevleri bu bakış açısıyla değerlendirilecek, hem tarihî ve çağdaş Türk lehçelerindeki biçim ve anlamları, hem de başka dillere verilmiş biçim ve anlamları ile desteklenerek incelenecektir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023“Türkçe Artı İki ” Mümkün mü? Almanya’da Yaşayan Türk Gençlerinin Çok Dilliği
Karaca, İlhan
Küreselleşme süreçleriyle birlikte çok dillilik tüm gelişmiş toplumlarda bir değer olarak yükselmektedir. Göç ve karşılıklı bağımlılıklar gibi nedenlerle kendileri de çok dilli olan uluslar, vatandaşlarına ana dillerinin yanına en az iki dili daha koyma çağrısında bulunarak onları bu yönde desteklemektedirler. Özellikle uluslararası göç, insanlara çok dilli olmak için önemli bir fırsat sunmaktadır. Çalışmanın nesnesi olan Almanya’da yaşayan Türk gençleri de bu ayrıcalıklı durumu yaşamaktadırlar. Onlar ebeveynlerinden aldıkları ilk dillerinin yanında, geldikleri toplumun diline ömür boyu maruz kalarak ve buna ek olarak okullarda öğretilen yabancı dillerden birini daha edinerek çok dilli olma potansiyeline sahiptirler. Bu potansiyel dilin kimlikle olan ilişkisi ile birlikte düşünüldüğünde, Türk gençleri ideal olarak kültürel benliklerini kazanmış, çok kültürlü anlayışta ulus-ötesi nitelikli bireylere dönüşebilmektedirler. Çalışmanın amacı, Almanya’da ikinci, üçüncü ve dördüncü kuşak Türk gençlerinin göçün bireylere sunduğu çok dillilik potansiyelini ne ölçüde değerlendirebildiklerini tespit etmektir. Bu doğrultuda ilgili literatür ve çok dillilik kuramları ışığında Türk gençlerinin “Türkçe artı iki” şeklinde çok dilli olma durumları değerlendirilmiştir. Alan yazını şimdiye kadar bu gurubu daha çok iki dillilik bağlamında ele alarak genelde dilin doğru kullanımı ile ilgili eksikliklere odaklanmaktadır. Bu eğilim, Türk gençlerinin dil becerilerinin toplumda negatif algılanmasına ve kimliklerinin dışlanmasına neden olmaktadır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre Türk gençleri, genel olarak anadilini koruma ve gelinen toplumdaki dillere açılarak kimliğini çok dilli olarak kurgulama motivasyonuna sahiptir. Ancak göç şartları ve Alman dil politikaları onları bu yönde desteklememektedir. Buna göre Türk gençleri, referans olarak seçilen çok dillilik yaklaşımlarından hiç birine göre “Türkçe artı iki” modeline göre çok dilli değildirler. Özellikle dördüncü kuşaktakiler Almanca tek dilliliğine ya da Türkçeden arındırılmış Almanca İngilizce iki dilliliğine geçiş yapmış bulunmaktadır. Diğer kuşaklar ise göçün ürettiği “yaşam dünyasal çok dillilik” tanımına göre çok dillidirler. Ancak bu çok dillilik, standart dilin dışında, resmî olarak onaylanmayan ve dolayısıyla sosyal değeri düşük bir çok dilliliktir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Comparative Analysis of Turkish as a Foreign Language Teaching Programs Prepared by Maarif Foundation and Ankara University TÖMER
Kaplan, Kadir
In the study, the Teaching Turkish as a Foreign Language Programs prepared by Ankara University TÖMER and Maarif Foundation were examined and the similarities and differences of the programs in terms of learning outcomes were emphasized. In the study in which document analysis, one of the qualitative research designs, was used, 69 of the 316 objectives in the program prepared by Ankara TÖMER were related to listening skills, 45 to oral expression skills, 54 to conversational speaking skills, 90 to reading comprehension skills, 58 to written expression skills; In the program prepared by the Maarif Foundation, 264 of the 1315 objectives were associated with listening/watching skills, 210 with oral interaction skills, 222 with oral production skills, 302 with reading skills, and 317 with writing skills. It was observed that the most common outcomes were related to listening, followed by oral interaction and oral production, reading and writing, respectively, and that a total of 61 outcomes were common in the two programs. The common learning outcomes related to listening are the skills of following instructions and directions, using question expressions, developing skills related to daily life, enriching vocabulary, and following the content presented in different environments; the common learning outcomes related to oral expression and conversation, oral interaction and oral production are the skills of using stereotypes, expressing oneself, and preparing speeches with different content; common learning outcomes related to reading are reading media messages, understanding the information conveyed through different text types, and comprehending messages to facilitate daily life; common learning outcomes related to writing are conveying feelings and thoughts, and preparing texts in different contents.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2023Yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde geliştirilen Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programlarında dünya edebiyatının öğretimi
Veyis, Fatih; Kayar Muslu, Ayşegül; Yalçın, Büşra
Milletlerin kendi toplumlarına ait gelenek, görenek ve kültürlerinden beslenen edebî yaratılar milli bir edebiyatı oluştururken tüm dünya milletlerinin edebî eserlerinin oluşturduğu genel çerçeve ise dünya edebiyatı kavramıyla karşılanmaktadır. Türk milli eğitim sistemi içerisinde ortaöğretim düzeyinde öğrencilerin dünya edebiyatını tanıyabilecekleri ders Türk dili ve edebiyatı dersidir. Bu durumdan hareketle bu çalışmada yapılandırmacı öğretim yaklaşımı temel alınarak hazırlanan yakın dönem Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarında dünya edebiyatına ne derece ve şekilde yer verildiği incelenmiştir. Araştırma durum çalışması deseniyle yürütülmüş ve 2005, 2011, 2015, 2017 ve 2018 yıllarında hazırlanan öğretim programlarında yer alan dünya edebiyatı ile ilgili veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. 2005 ve 2011 programlarında amaç, metin seçimi ve kazanım konularında dünya edebiyatı ile ilişkilendirilebilecek veriler bulunmakla birlikte dünya edebiyatı öğretiminin sınırlı ve yüzeysel olduğu, Türk edebiyatını tür, içerik ve zihniyet açısından etkilemesi yönüyle Batı edebiyatına yönelik kazanım ve etkinliklere yer verildiği görülmüştür. 2015 ve sonrasındaki programlarda metin ve tür merkezli planlamaya geçilmesiyle birlikte belirli türlerde dünya edebiyatından metinlere yer verilmesi noktasında daha somut ve planlı bir düzenleme söz konusudur. 2015 programında dünya edebiyatından yer verilen metinler masal/fabl, destan/efsane, roman, deneme ve söylev türündedir. Bu planlamaya göre programda dünya edebiyatından 5 metin türünden alınacak 6 edebî metne yer verilirken 2017 ve 2018 programlarında bu türlere şiir, tiyatro, mektup/e-posta, hikâye de eklenerek toplamda 9 farklı türden 10 metne yer verilmiştir. İncelenen programlarda dünya edebiyatının öğretimi konusunda zamanla nicelik ve nitelik açısından gelişim olduğu görülse de programlarda dünya edebiyatı öğretimi bir sanat eğitimi yaklaşımıyla değil, Türk edebiyatı geleneğini nasıl etkilediğini karşılaştırmalı metin çalışmaları yoluyla göstermek amacıyla yer almaktadır.
- MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ3Kültürel Kavramsallaştırma Örneği: Eski Uygur Sivil Metinlerindeki Örü Kodı Bol- Yapısı Üzerine
Azili, Kenan
Eski Uygur sivil metinleri, diğer Eski Türkçe metinlerin aksine dinî içerikli tercüme yoluyla oluşturulmamış, hayatın içinde, halkın sosyal aktivitelerini gösterecek biçimde yazılmıştır. Bu anlamda metinler çok farklı düzeyde kültür kodlarını taşımaktadır. Bu metinlerde yer alan örü kodı bol- ifadesi, bugüne kadar yapılan çalışmalarda çeşitli anlamlandırma teklifleri yapılsa da tam anlamıyla çözüme kavuşamamıştır. İfadenin dil bilimsel açıdan mukayeseli incelenmesinin yanında kültürel kavramsallaştırma yönünden dil ve kültür ilişkisi içinde yeniden ele alınması gerekmektedir. Çalışmada, söz konusu ifadenin dil bilimsel değerlendirmesi için öncelikle ifadeyi oluşturan örü kodı yapısı incelenecektir. Daha sonra formun yardımcı fiil ile oluşturulmuş son şekli, metinlerde tanıklanarak sentaktik dizilimin pragmatik sıralaması göz önünde bulundurulup diğer formlarla denkliği kurulacaktır. Bu evrede kurulan denklikler kültür dil bilimin kültürel kavramsallaştırma dalına göre değerlendirilecek ve kültürel kodları analiz edilecektir. Çalışmanın en önemli amacı, bazı dil formlarının sadece dil bilimsel izah ile çözülemeyeceği, dil kültür ilişkisi ile kültür dil bilim gibi farklı disiplinlerin yardımı ile çözmek gerektiğini göstermektir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2022Kur’ân’in kerîm sifati
Çakır, Numan
Kur’ân’ın sahip olduğu özellikler Kur’ân’da bazen birkaç kelimeyle, bazen de geniş biçimde açıklanmıştır. Çeşitli âyetlerde Kur’ân kelimesinin sıfatı olarak “ʿaceb”, “ʿarabî”, “ʿazîm”, “hakîm”, “kerîm”, “mecîd”, “mübîn” ve “zi’z-zikr” kelimeleri varit olmuştur. Vâkıa Sûresinin 75-77. âyetlerinde yıldızların mevkilerine yemin edilerek Kur’ân’ın kerîm olduğu söylenmiş, böylece bir kitabın “kerîm” olarak nitelenmesi ilk defa Kur’ân’la başlamıştır. “Kerîm”, zamanla Kur’ân’ın en fazla kullanılan sıfatı olmuştur. Zira müslümanlar Kur’ân’dan söz ederken ona saygı ve hürmet göstererek çoğunlukla “Kur’ân-ı Kerîm” derler. Kur’ân’ın “kerîm” sıfatının hangi anlama geldiği hususunda pek çok yorum yapılmıştır. Çünkü “kerîm” lafzının Arap dilinde birçok anlamı olup müfessirler onun anlamında fikir birliği edememişlerdir. Bu makalede Kur’ân’ın “kerîm” sıfatının onun hangi özelliğini ifade ettiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu maksatla önce “kerîm” lafzının Arap dilindeki anlamları gösterilmiş, ardından “kerîm” sıfatının Kur’ân’da hangi anlamlarda kullanıldığı incelenmiş, son olarak da Kur’ân’ın “kerîm” sıfatının anlamı hakkında müfessirler tarafından yapılan yorumlar ele alınıp değerlendirilerek bir neticeye varılmaya gayret edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2022“Donanma” sözü üzerine
Yıkılmaz, Arzu
Dilin yapısı, ses ve anlam temelinde kurulur. Ses yapısındaki değişiklikler türetmeler üzerinden takip edilirken, anlam yapısındaki değişiklikler eğretilemeler üzerinden takip edilerek öğrenilir. Eğretileme, nedensiz sözlük birimlerinin herhangi bir ilişkiyle nedenli olarak kullanılmasıdır. Sözlük birimlerinin nedensiz kullanımları onların gerçek anlamlarını verirken; nedenli kullanımlar eğretilemeye işaret eder. Kurulan nedenli ilişkiye bağlı olarak kazanılan yan anlam veya eğretilemeli anlam, söz konusu ilişkinin yapısına göre bireysel veya toplumsal olabilir; türüne göre ise benzerlik (metonomic metaphor), komşuluk ilişkisine (syndochic metaphor) veya kültürel ilişkiye dayalı (cognitive metaphor) olabilir. Kültürel eğretilemeler, bireysel veya toplumsal kurgulara ve farz etmelere dayalı çağrışımların doğurduğu eğretilemelerdir. Benzerlik veya komşuluk ilişkisine dayanılarak kurulmuş eğretilemeler evrensel iken; kültüre bağlı olarak kurulan eğretilemeler yereldir ve toplumun genel kabulüne bağlı oluşturulan ve dolayısıyla toplumun ürünü olmaları ve toplumun düşünüşünü yansıtmaları bakımından önemi büyüktür. Bu noktada gerçek anlamdan, mecaza; somuttan, soyut anlama geçişlerin her düzeyindeki kullanımları görülür. Bu bağlamda mecazlaşmaların altında toplumun kültür macerasının yattığı tespit edilir. Tam olarak bu özelliği taşıyan bir örnek olan donanma sözü bu yazıda bu yönüyle dikkatlere sunulacaktır.
- MakaleYalnız künye2022Şançi ııı (e 152) yazıtı’nın ilk iki satırıyla ilgili okuma ve anlamlandırma önerisi
Akpinar, Ahmet
Yenisey Yazıtları’nda alp ve er sözcükleriyle yan yana geldiğinde “kahramanlık, yiğitlik, mertlik, şecaat” gibi sözcüklerle tanımlanan erdem sözcüğü er erdem, erdem üçün, er erdem üçün, alpın erdemin üçün gibi söz gruplarıyla birleştiğinde bir ideali ifade etmektedir. Bu ideal yazıtlarda çeşitli durumlarda gerçekleşmekte olup devletin iç ve dıştaki haberleşme faaliyetlerinde görev almayı ifade eden “elçilik” mesleği ile de ilişkilidir. Sözgelimi, Yenisey Yazıtları, Türk kabileleri ve devletleri arasında elçilik ve haberleşmenin hangi şekillerde yapıldığına dair pek çok kavramı içermektedir. Bu kavramlardan biri de Eski Türkçedeki yumuş sözcüğüdür. İlk defa Şançi III Yazıtı’nda “haber, haberleşme; elçilik” anlamında tanıklanan bu sözcüğün eski Uygurcada tapıg/tapıgçı sözcüğünün kavram alanı içerisinde kullanılarak bir anlam genişlemesi sonucu eski Uygurcadan itibaren “iş, hizmet, görev; hizmetçi, görevli” anlamında yaygınlaştığı, ancak kök anlamını da koruduğu tarihî metinlerden takip edilebilmektedir. Bu çalışmada, Şançi III (E152) Yazıtı’nın ilk satırında geçen yumuş sözcüğünün anlamı hem cümle bağlamındaki diğer sözcükler yardımıyla (erdem, yor(ı)t-) hem de tarihî Türk lehçelerinden tanıklarla değerlendirilecek, ayrıca önceki okuma ve anlamlandırma tekliflerindeki farklılıklar da göz önünde bulundurularak yazıtın ilk iki satırı anlamlandırılacaktır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Türkçe Öğretmeni Adaylarının Ders Planlamaya Yönelik Öz Yeterlilik Algıları
Maden, Asli; Ustabulut, Mete Yusuf
Araştırmada, hizmet öncesi eğitim alan Türkçe öğretmeni adaylarının ders planlamaya yönelik öz yeterlik algılarının tespit edilmesi ve çeşitli değişkenlerin yeterlik algısı üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmada nicel modellerden tarama kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği lisans programında öğrenim gören adaylar arasından belirlenmiştir. Adayların ders planı hazırlama yeterliklerine ilişkin verilerin analizinde nicel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, Türkçe öğretmeni adaylarının ders planı hazırlamaya yönelik öz yeterlik algılarının Katılıyorum aralığına denk geldiği, adayların Türkçe dersini planlama konusunda kendilerini yeterli gördüğü tespit edilmiştir. Ders planı hazırlama öz yeterliği üzerinde adayların cinsiyet durumlarının etkili bir değişken olmadığı görülmüştür. Ancak sınıf düzeyi ve başarı ortalamasına bağlı olarak ders planı hazırlamaya dair öz yeterlik algısının yükseldiği, akademik gelişim ve başarının algı üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu ulaşılan sonuçlar arasındadır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Dijital Hikâye Anlatısı Olarak Instagram Kimliği: ‘Biyografi’ Yazma Kültürü Üzerine İnceleme
Keskin, Savaş; Kömür, Gökhan; Laleh, Nafiseh; Sönmez, Gurur
Bu çalışma, Türkiye’de bir grup Instagram kullanıcısının Biyografi kullanım pratikleri üzerinden dijital kimlik üretimine dair bir okuma içermektedir. Kimliklerin yazıldığı ve dijital bir hikâye anlatısı olarak sistemdeki diğer kullanıcılarla paylaşıldığı bir alanı ifade eden Instagram Biyografisi, kişinin kendisi hakkında anlattıklarına genel bir çerçeve çizmekte ve bir prolog olma özellikleri taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Instagram Biyografisi’ndeki (Bio) dijital kimlik anlatılarının sistemli bir panoramasını çıkarmak ve kültüre dönüşen bu pratiği bir grup kullanıcı özelinde anlamaktır. Bir ön araştırma olarak tasarlanan ve evreni dar tutulan çalışmada, tabaka örnekleme yöntemi ile seçilen 300 kullanıcının profillerindeki veriler kodlama cetveli ile yapılandırılmış ve İçerik Analizi metoduyla çözümlenmiştir. Çalışma bulguları, kullanıcıların geleneksel kimlik anlatıları yerine yeni bir biçemi tercih ettiklerini, emoji kullanımının kimlik anlatısında önemli bir detay olduğunu ve Biyografi kültürünün lokal ve evrensel dil kodlarını içeren karma bir kültür biçimini yarattığını ortaya koymaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Content Analysis for Postgraduate Theses Related to Teaching Turkish in the Balkan Countries
Maden, Sedat; Kara, Kürşad
It is aimed to examine the research trends of the postgraduate theses on the Turkish language education and teaching Turkish in the Balkan countries i.e. Albania, Bosnia and Herzegovina, Bulgaria, Croatia, Montenegro, Kosovo, North Macedonia, Romania, Serbia, Slovenia, and Greece in this study. This study was carried out using descriptive content analysis, which is one of the content analysis methods. In the study, data were collected through document analysis. The sample of the research consists of postgraduate theses which were published in the YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu) Thesis Center and on the Turkish language education and teaching Turkish in the Balkan countries. 26 different postgraduate theses which can be sampled have been determined for this purpose. The theses sampled were subjected to an analysis under the themes of country, year of preparation, distribution of doctoral or master’s theses, university, subject areas, and method. Descriptive content analysis was applied in the analysis of the acquired data. It has been seen that these theses are related to 7 Balkan countries i.e. Albania, Bosnia-Herzegovina, Bulgaria, Kosovo, North Macedonia, Romania, and Greece as a result of the study. Any studies related to Croatia, Montenegro, Serbia, and Slovenia from other Balkan countries were not found. Most of the postgraduate studies are related to Bosnia and Herzegovina, and Kosovo. 26 postgraduate theses were prepared between 2003 and 2021. 22 of the postgraduate studies are at the master’s level, and 4 of them are at the doctoral level. Mostly qualitative research design was used in the examined theses. It is observed that postgraduate studies have been conducted in 12 universities on teaching Turkish related to the Balkan countries in Turkey. The largest number of postgraduate studies were conducted at Gazi University among these universities. The subjects discussed in the theses on teaching Turkish in the Balkan countries are discussed under 14 subject titles. Writing skill was discussed more intensively in terms of subject frequency. It can be suggested that results of the theses covering the subjects of needs analysis and perception-view based upon teaching Turkish should be examined by Turkish governmental institutions teaching Turkish in these countries, and Turkish teaching policies should be updated based upon the results.
- MakaleAçık Erişim2022Conceptually Examination of the Studies on Writing Mistakes in Teaching Turkish as a Foreign Language
Kaya, Musa
Articles, master thesis and PhD theses on writing mistakes in teaching Turkish as a foreign language are analyzed in this research conducted through qualitative methods. Studies on writing mistakes in Turkish texts written by learners as a foreign or secondary language constitute paradigm of this research; are handled for analysis of concepts used in classification of type, numerical rates to language levels, place conducted and writing mistakes. The total 88 studies on this research show that 5 PhD theses constitute 5,6% of these studies, 31 master theses constitute 35,2% and 52 articles constitute 59% . There are 4 PhD theses in Türkiye, 1 PhD thesis in abroad; 23 master theses in Türkiye, 8 master theses in abroad; 34 of articles in Türkiye, 18 articles in abroad. 61 studies conducted on determining writing mistakes and being evaluated were conducted in Türkiye, 27 studies were in abroad. Mistake is used 2 times, incorrect is 4 in PhD theses; incorrect is 19 times, mistake is 10, problem is 5 times and incorrectness is 1 in the master theses; incorrect is 33 times, mistake is 26, problem is used 3 times, incorrectness is 5 and difficulty is used 2 times in the articles.
- MakaleAçık Erişim2022Fransa’da iki dilli öğrencilerin Türkçe eğitiminde kullanılan etkinlik bültenlerinin kültürel açıdan incelenmesi
Gülden, Bahadır
Bu araştırmada Fransa’da Türkçe dersleri için hazırlanmış olan EILE Programı ve etkinlik bültenleri, dil öğretiminde kültürden yararlanılması açısından incelenmiştir. EILE programı ve bültenler (proje temelli 9 adet, ve etkinlik temelli 14 adet) kültürel açıdan incelemeye tabi tutulmuştur. Kültür, sınırları çok geniş bir terim olduğu için bulguların tespit edilmesinde kültürel bir standarda ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle veri toplama araçları olarak UNESCO’nun somut olmayan kültürel miras listeleri ve halk bilimi kadroları kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. İlk olarak EILE Programı’nın Türkçe öğretiminde hangi kültürel unsurları önerdiği ve kültüre nasıl bir işlev yüklediği tespit edilmiştir. Ardından EILE Programı çerçevesinde hazırlanan kitaplar incelenmiştir. Kitaplarda bulunan metinler, etkinlikler ve görseller taranarak hangi kültürel unsurlardan Türkçe öğretiminde yararlanıldığı tespit edilmiştir. Veri toplama araçlarından biri olan halk bilimi listesi beş alt sınıflandırmadan oluşmaktadır. Kitaplar kültürden yararlanılma durumu hakkında her kültür sınıfına göre ayrı ayrı analiz edilmiştir. Bu analizlerin sonucunda kitaplarda genel olarak dil öğretiminin kültürle desteklenmeye çalışıldığı sonucuna varılmıştır ancak edebî türler, kelime varlığı, halk sanatları, halk sporları, halk mutfağı başta olmak üzere pek çok açıdan kitapların kültürel unsurlarla desteklenebileceği sonucuna varılmıştır. Kitapların hazırlandığı yaş grubunun (2-5. sınıf) ilgi ve ihtiyaçları dikkate alınarak hem somut olmayan kültürel mirastan hem de halk bilimindeki kültürel unsurlardan nasıl yararlanılacağı hakkında tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu tavsiyeler kitaplardaki EILE programındaki temalarla ilişkilendirilerek kültürel unsurların hangi temada nasıl kullanılacağı hakkında da bilgiler verilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Don sözü ve kök ailesi
Yıkılmaz, Arzu
Dilin yapısının temelinde ses-biçim ve anlam unsurları yer alır. Buna göre, örneğin Türkçe bir sözün Türkçenin konuşulduğu farklı coğrafyalarda farklı söylenir durumda oluşunu veya türevlerinde görülen birtakım ses-biçim değişikliklerini tespit etmek, sözün kök ailesini bulmanın bir yoludur. Diğer bir yol, bir sözün kök veya türevlerinin temel, yani yazılı dilde bilinen ilk anlamından, mecazlaşmasıyla ortaya çıkan tüm anlam genişlemelerindeki söz-varlık ilişkilerini bulmaktır. Yazı tarihine bakıldığında, söz köklerine yapımlık eklerin gelmesiyle oluşan türevleşmelerin ve lehçeler arası alıntıların, sözlüklerin oluşturulmasından çok daha önce gerçekleşmiş olduğu görülür. Bu sebepten sözlüklerde bir söz kökü de, bir türev biçim de madde başı olabilmektedir. Farklı madde başlarında yer almış sözlerin birbiriyle olan ilişkilerini kurmak, kök ailesini bulmak da demektir. Bu amaçla yapılan çalışmalarda ise anlam belirleyici unsur olarak görev almaktadır. Anlamdaki aktarmalar yoluyla elde edilen “nedenli” olan eğretilemeli anlatımlar ile de bazen bütünün bir bölümü, bazen dışın içi veya tersi kastedilebilir. Bu yolla yapılan anlam aktarmaları da kök bilgiye ait anlam dallanmalarını gösterir. Bu çalışmada Türklerin hem temel hem de kültür sözlerinden biri olarak önem arz eden don sözü ve kök ailesi incelenecektir. Bu ailenin her üyesinin; kendi içinde tarihî ve çağdaş lehçelerdeki ses-biçim özellikleri, türevleri, kazandıkları tüm anlamlar üzerinden bağlantıları gösterilecektir. Bağlantıların bazen kök, bazen de türev biçimler yoluyla; bazen mecaz anlam, bazen de aktarmalı anlamlar yoluyla kurulabildiği gösterilecektir.
- MakaleAçık Erişim2022Türkçede Tutunmuş Sözler ve Ekler
Yıkılmaz, Arzu
Yazılı metinlerden takip edilerek varlığı bilinen, bugüne göre “eski” ya da “ilk” sözler ve ekler zaman içinde çeşitli değişmelere uğrarlar ya da zaman çizgisinde varlıklarını sürdüremez olup kullanımdan düşerler. Bazı sözler ve ekler ise kimi yerlerde tutunarak günümüz Türkçesinde varlıklarını sürdürmeye devam ederler. Türkoloji çalışmalarında bu tip sözler ve ekler “fosil” ve “saklantı” terimleri ile yer bulur. Bu yazıda “Tutunmuş” terimi teklif edilmektedir. “Tutunmuş” sıfatıyla adlandırılarak ele alınan bu tür söz ve eklerin tutunma yollarından biri, sözün eke veya ekin söze (gramatikal yapıya )tutunuşu sayesindedir. Başka bir yolu, sözün anlam genişlemesi veya daralmasıyla tutunuşudur. Bir diğer yolu olan başka söze tutunuşları ise, türküler ve şarkılar, meşhur yaygın şiirler, atasözleri, deyimler gibi edebî türler sayesinde olur. Bunlar, sözün ve ekin tutunup kalma ve kendini koruma yollarıdır. Bu tip sözler ve ekler kalıplaşan ifadelerde standartlaşıp; hatta klişeleşip süreklilik ve yaygınlık kazanırlar. Sürekli tekrar edilmeleri de o sözü ve o eki orada hem korur, hem devamını sağlar, hem de yaygınlaştırır. Bu sözler ve ekler kendi döneminde kullanıldığı biçimi ve anlamı ile yaşarlar; bunun dışında günümüz Türkçesinde bilinmez ve yaygın şekilde kullanılmazlar. Bu yazıda bahsedilen yollarla “tutunmuş” şekilde günümüzde yaşamaya devam eden; fakat standart Türkçede kullanımdan düşmüş sözler ve ekler incelenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2022The Struggle for the Mother Tongue of the Turkish Community in Germany From Past to Present: A General Evaluation
Karaca, İlhan
The most important problem of Turkish society in Germany originates from the mother tongue. As a matter of fact, the mother tongue has been one of the most discussed issues since the first years of migration. However, the limitations imposed on the mother tongue by the majority society and the mutually produced information pollution are an obstacle to the opening of an effective field of struggle. Immigration studies are devoted to the German spoken by the immigrants, rather than to their original language. Although the problem of the native language of immigrants is actually related to the field of linguistics it has been pushed into the lap of sociology by this discipline. However sociology does not include studies that examine the transfer and loss of language and its effects on migration. As a esult, the mother tongue debates have become like a labyrinth with no exit. In the study, the struggle for the mother tongue of the Turkish society in Germany was evaluated over generations. In the light of sociolinguistic theories and related literatüre, it has been tried to reveal how close this struggle is to the conditions required for the preservation of a language that is in the state of reference. The results show that Turkish should be taken under institutional protection in order to be able to maintain it as a mother tongue in Germany. Nevetheless, the struggle moves the Turkish society away from this goal as the generations progress. While the process is working towards language shift, the German society is also preparing to offer Turkish as a foreign language course in German schools. Parallel to this, the struggle for the mother tongue of the Turkish society also tends to install Turkish as a second foreign language course in high schools. This refers to the acceptance that Turkish children's mother tongue will no longer be Turkish in the future.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Dil Bilgisi Öğretiminde Bir Etkinlik Önerisi: Ek Çarkı
Kaplan, Kadir; Batur, Zekerya; Ercan, Ertuğrul
Çalışmada sözcükte yapı konusunun öğretimine katkı sağlayacağı düşünülen “Ek Çarkı” etkinliğinin uygun kuramsal çerçevede sunulması amaçlanmıştır. Tamamlayıcı karma desen kullanılan çalışmada 2019 Türkçe Öğretim Programı’nda 5. sınıf okuma temel becerisiyle ilişkilendirilen “Yapım ekinin işlevlerini açıklar.” kazanımı ve “Ya- pım ekleri ezberletilmez, işlevleri sezdirilir. Kelime türetmenin mantığı kavratılır.” kazanım altı açıklaması dikkate alınarak öğrencileri kurallarla sıkmayacak, onları da sürece dâhil edecek eğlenceli bir etkinlik hazırlanmıştır. “Ek Çarkı” etkinliği öncesi çalışma grubundaki öğrencilerin testten elde ettikleri puanların aritmetik ortalaması- nın (yüzlük sistemde) x"=67.69 iken etkinlik sonrası uygulanan testin ortalama puanı- nın x"=76.39 olması hedeflenen kazanımın öğrenciler tarafından kazanıldığını göster- mektedir. Öğrencilere ait test puan ortalamalarının cinsiyetlere göre anlamlı bir şe- kilde farklılaşmadığı, puan dağılımından yola çıkarak yapılan sınıflandırma sonucu 23 öğrenciden geçer derecede 1 öğrenci, orta derecede 6 öğrenci, iyi derecede 9 öğ- renci, pekiyi derecede ise 7 öğrenci olduğu görülmüştür. Dil bilgisi öğretiminde öğ- rencileri öğrenme sürecine dâhil etmek amacıyla hazırlanan bu etkinlik önerisinin söz- cükte yapı konusunun öğretiminde etkili olacağı; böylece öğrencilerin dil bilgisinde öğrendiklerini okulda ve okul dışı hayatlarında kullanabilme becerilerinin gelişeceği düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele




