Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Güzel, Ferdi(13)
- Azili, Kenan(8)
- Maden, Asli(8)
- Ustabulut, Mete Yusuf(7)
- Yıkılmaz, Arzu(6)
- Gülden, Bahadır(5)
- Bulut, Mesut(4)
- Kaplan, Kadir(4)
- Kaya, Musa(4)
- Maden, Sedat(4)
- Akpinar, Ahmet(3)
- Avşar, Abdulvahap(3)
- Banaz, Emrullah(3)
- Berk, Rifat Ramazan(3)
- Keskin, Savaş(3)
- Akkoyun, Tuğba(2)
- Bayram, Bora(2)
- Boylu, Emrah(2)
- Demirel, Osman(2)
- Dolgunsöz, Emrah(2)
- Kara, Kürşad(2)
- Karaca, İlhan(2)
- Kavun, Mahir(2)
- Köroğlu, Zeynep Çetin(2)
- Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif(1)
- Akboğa, Gökçenur(1)
- Akyilmaz(1)
- Aslan, Mecit(1)
- Aybirdi, Nilüfer(1)
- Aydın, Fadile(1)
- Ayengin, Tevhit(1)
- Ayhan, Ömer(1)
- Aytaç, Aslıhan(1)
- Açık, Fatma(1)
- Bahtiyar, Gul(1)
- Barin, Erol(1)
- Batur, Zekerya(1)
- Bilgin, Yusuf(1)
- Bilici, Özlem Utku(1)
- Boyraz, Nurcihan Kübra(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Analysis of Turkish and Turkish Culture Textbooks in Terms of Listening Strategies
Maden, Asli; Avşar, Abdulvahap
The present study sought to ascertain the listening strategies employed in Turkish and Turkish Culture textbooks for students in grades five, six, seven and eight. The document analysis method, a qualitative research approach, was employed, and the data were classified according to the listening strategies defined by Kurudayıoğlu and Kiraz (2020). The findings demonstrated that in the 5th-grade books, there were 12 activities with 5 strategies before listening, 10 with 3 during listening, and 18 with 7 following listening. In the sixth grade, ten activities were identified, incorporating three strategies before listening, six during listening, and six post-listening. The 7th-grade books comprised 12 activities with 4 strategies: 4 before, 1 during, and 12 with 7 after listening. In the eighth grade, there were seven activities with four strategies before listening, one during listening, and sixteen with seven strategies following listening.
- MakaleAçık Erişim2026Examining Middle School Students' Speaking Self-Efficacy in Terms of Various Variables
Maden, Asli; Kana, Fatih; Köroğlu, Arda; Kiler, Baran
This study aimed to determine middle school students’ speaking self-efficacy levels and examine whether these levels differed according to individual characteristics, digital media use, reading habits, and parental education. The study employed a relational survey model within a quantitative research approach. The sample consisted of 546 middle school students attending schools in a province in western Türkiye. Data were collected using the Speaking Self-Efficacy Scale for Middle School Students along with a personal information form prepared by the researchers. Independent-samples t-tests, one-way analysis of variance, Welch tests, and appropriate post hoc comparison tests were used to analyze the data. The findings showed that speaking self-efficacy scores differed significantly according to some of the variables examined. Regarding gender, a significant difference in favor of girls was identified only in the susceptibility to influence subscale. As age and grade level increased, scores tended to decrease, particularly in the affective, content, and paralinguistic subscales. Longer daily durations of digital gaming, social media use, and internet use were associated with lower scores in several speaking self- efficacy subscales. In contrast, speaking self-efficacy scores increased as weekly reading time rose. The number of books read per month produced a significant difference only in the affective subscale. A significant difference was identified in the paralinguistic subscale according to maternal education and in the content subscale according to paternal education. Overall, the findings indicate that middle school students’ speaking self-efficacy is associated not only with individual characteristics but also with digital media use, reading habits, and parental education. The results are expected to contribute to instructional practices aimed at improving speaking skills and to future research in the field.
- MakaleAçık Erişim2026Görece Küçük Ölçekli Bir Derlem Üzerinden Kelime Sıklık ve Dağılım Analizi
Berk, Rifat Ramazan
Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretim materyallerindeki sözcük seçiminde yalnızca mutlak sıklığa dayalı geleneksel yaklaşıma alternatif olarak dağılım (range) ve ortalama indirgenmiş frekans (average reduced frequency - ARF) gibi istatistiksel ölçütlerin birlikte kullanılmasının önemini araştırmaktadır. Çalışma, Yunus Emre Enstitüsü’nün Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti (YİTÖS) B1 ve B2 seviyelerindeki dinleme metinlerini derlem olarak kullanmıştır. Metinlerdeki sözcükler, mutlak frekans, dağılım ve ARF değerlerine göre ayrı ayrı sıralanmış ve ilk 30’ar sözcüğün listeleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bulgular, “bir”, “ve”, “ol-”, “bu” gibi temel sözcüklerin tüm listelerde üst sıralarda yer aldığını göstermiştir. Ancak, yalnızca mutlak frekansa göre yapılan sıralamada, “gazete”, “festival”, “Selvihan” (B1) ve “su”, “çalışma”, “hayat” (B2) gibi belirli birkaç metinde yoğun kullanılan sözcüklerin yapay olarak üst sıralara çıktığı tespit edilmiştir. Buna karşılık, dağılım ölçütü “sonra”, “yap- ”, “gibi” gibi metinler arasında yaygın kullanılan sözcükleri öne çıkarmıştır. ARF ölçütü ise hem mutlak sıklıktaki yapay yükselmeleri dengelemiş hem de dengeli dağılım gösteren sözcükleri koruyarak daha güvenilir bir liste sunmuştur. Öğretim materyali geliştiricilerinin ve araştırmacıların, sözcüklerin önem derecesini belirlerken yalnızca mutlak sıklığa değil, dağılım ve ARF gibi bileşik ölçütlere de başvurmaları daha dengeli söz varlığı seçimine imkân sağlayacaktır.
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ4The Impact of Quizizz on Turkish EFL High School Students’ Vocabulary Learning
Aybirdi, Nilüfer; Kirca, Sinem
Mastering vocabulary plays a pivotal role in the overall process of foreign language learning. Owing to technological progress, mobile-based learning tools have gained significant popularity in aiding learners of English as a foreign language. This research, adopting a mixed-methods design that integrated both quantitative and qualitative perspectives, examined how using the Quizizz platform influenced Turkish EFL learners’ vocabulary growth. Participants comprised 64 eleventh-grade students enrolled in a Turkish vocational and technical high school, who were randomly divided into experimental and control groups. During a six-week intervention, students in the experimental group practiced new vocabulary via Quizizz, whereas those in the control group learned identical word sets using conventional whiteboard-based lists. Improvements in vocabulary knowledge were measured through pre- and post-tests specifically developed by the researchers. Students’ attitudes toward Quizizz were explored using a 12-item survey complemented by semi-structured interviews. Findings indicated that participants in the experimental group demonstrated notably higher vocabulary improvement than those in the control group. Students further expressed that the Quizizz platform was easy to use, enjoyable, and practical. The overall outcomes highlight how mobile-assisted technologies can effectively foster vocabulary acquisition and boost learner engagement within EFL settings.
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ4Dinleme Becerilerinin Gelişiminde Estetik Dinleme Etkinlikleri: İlkokul 2. Sınıf Öğrencileri Örneği
Kaplan, Kadir; Boyraz, Nurcihan Kübra
Bu araştırmada, estetik dinleme etkinliklerinin ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama başarı düzeylerine etkisini incelemek ve estetik dinleme etkinlik sürecini değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırma, karma yöntem araştırmalarından gömülü deneysel model olarak desenlenmiştir. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilen araştırmaya bir devlet okulunun ikinci sınıf A ve B şubelerinde öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Nicel boyutunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenle yürütülen araştırma nitel verilerle desteklenmiştir. Deneysel işlem sürecinden önce ve sonra “Dinlediğini Anlama Başarı Testi” gruplara uygulanmıştır. Deney grubuna haftada bir gün üç ders saati kendi sınıf öğretmeni tarafından yedi hafta boyunca toplam yedi estetik dinleme etkinliği uygulanmıştır. Son test olarak kullanılan test, kalıcılık testi olarak ta kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel veriler kestirimsel istatistik testleri ile çözümlenmiştir. Görüşmeden elde edilen nitel veriler içerik analizi ile çözümlenerek nicel veriler desteklenmiştir. Sonuç olarak estetik dinleme etkinliklerinin dinlediğini anlama başarı düzeyine olumlu yönde bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bu bulgular, estetik dinleme etkinliklerinin ilkokulun erken yıllarında dinleme becerisinin geliştirilmesine katkı sağladığını ve sınıf öğretmenleri tarafından derste uygulanabileceğini göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Eski Uygurcadan Modern Yazı Dillerine Bir Dilbilgiselleşme Tipi: İsim + İyelik + Bulunma Durumu
Güzel, Ferdi; Azili, Kenan
Eski Türkçe dönemi, Türkçenin ilk tanıklanan dillik malzemesine sahip bir evre olarak dilbilgiselleşme açısından üretken tarihsel yazı dillerini kapsamaktadır. Özellikle tercüme eserlerin verildiği Eski Uygur çevrelerinde üretilen metinlerde, kaynak dildeki ifadeleri karşılamak üzere kullanılan çeşitli dilbilgisel görevdeki dikkat çekici kimi yapılara rastlanmaktadır. Bunlar arasında bilhassa edatlar, türetim ve kullanım şekilleri açısından bir hayli çeşitlilik göstermektedir. İsim ve fiil köklerinin çeşitli biçim birimler ile dilbilgiselleşme sürecine girmesi sonucu ortaya çıkan çok sayıda yapının farklı kavramsal ilişkilerle meydana geldiği görülmektedir. Bu kavramsal ilişkiler, ortaya çıkan yeni yapıların söz dizimsel görevlerini belirleyici rol üstlenmektedir. Uygur metinlerinde durum morfemleriyle beraber, iyelik çekiminden oluşan özel yapıların oluşturduğu bir grup görevli sözcük tespit edilmektedir. Bu formların isim+3. tk. iyelik+bulunma durumu yoluyla türetildiği, dilbilgiselleşme süreci ile birlikte çeşitli kategorilerde görev aldığı ve birçok kavramsal ilişkiyi taşıdığı görülmektedir. Bu makalede, geç tarihli Uygurca metinlerde kullanılan küçintä, tıltagınta, tüşintä, ugrınta, yolınta ve el(i)gintä gibi dilbilgiselleşmiş biçimler, sözdizimsel ve kategorik ilişkiler bakımından ele alınacaktır. Biçimlerin ortak türetilme yolundan hareketle, kategorik değerleri üzerine odaklanılacak, biçimsel ve karakteristik özellikleri belirlenecektir. Bu aşamada, modern yazı dillerindeki örneklerle karşılaştırılarak Türkçedeki süreklilikleri irdelenecektir. Böylece, Eski Türkçeden modern Türk yazı dillerine kadar devam eden bir dilbilgiselleşme stratejisi olarak bu yapıların genel sınıflandırmadaki konumu tayin edilmeye çalışılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2026Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programının Dijital Okuryazarlık Bağlamında İncelenmesi
Maden, Asli; Soylu, Şeymanur
Bilim ve teknolojideki gelişmeler, insan yaşamında birçok değişikliği beraberinde getirmiştir. Bunlardan biri de okuryazarlık becerileridir. Teknolojinin araç ve ortamlar açısından sunduğu imkânlar özellikle dijital okuryazarlık becerilerinin önemini artırmaktadır. Günümüzde dijital okuryazarlık artık dil eğitimine konu olmuş ve program hazırlarken dikkate alınır hâle gelmiştir. Bu doğrultuda araştırmada, Türkiye Maarif Vakfı tarafından hazırlanan Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı’nın (2020) dijital okuryazarlık bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. A1, A2, B1ve B2 dil düzeylerindeki beceri alanlarında dijital okuryazarlıkla ilgili kazanımların bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Kazanımların dil becerilerine nasıl dağıtıldığı değerlendirilmiştir. Nitel araştırma yöntemine göre yürütülen araştırmada doküman analizi tekniği uygulanmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; programda dil düzeylerine göre dijital okuryazarlığa yönelik öğrenme-öğretme sürecine dair çeşitli açıklamalar yer aldığı yine dil beceri alanlarında kazanımlara yer verildiği ancak bu kazanımların sayıca yetersiz olduğu, dengeli dağılım göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca dinleme/izleme, yazma, okuma ve sözlü üretim beceri alanındaki kazanımlarda dijital okuryazarlığın daha çok yer bulduğu da tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025“Aygıt” Kelimesinin Etimolojisi Üzerine
Güzel, Ferdi
“Alet, araç” anlamlarını taşıyan “aygıt” kelimesi ölçünlü Türkiye Türkçesine ağızlardan kazandırılmıştır. Tarihî ve çağdaş lehçelerin hiçbirinde bulunmayan aygıt, Türkiye Türkçesi ağızlarında birbiriyle bağlantılı olan birçok anlama sahiptir. Kelimenin daha çok Türkiye Türkçesinin Batı grubu ağızlarında yaygın bir kullanımı vardır. Etimolojik çalışmaların büyük bir kısmında yer almayan bu kelimenin yapısı hakkında bugüne kadar doyurucu bir açıklama yapılamamıştır. Bize göre aygıt kelimesi Türkiye Türkçesi ağızlarında ve bazı çağdaş Türk lehçelerinde “uzun sopa, sırık” anlamına gelen arkıt kelimesi ile bağlantılıdır ve arkıt> aykıt> aygıt şeklinde gelişme göstermiştir. Başlangıçta “çeşitli işler için kullanılan uzun sopa, sırık” anlamını taşımaktayken anlam genişlemesi ve genelleşme ile bazı ağızlarda “alet, araç-gereç” anlamını kazanmıştır. Türkçede damak seslerinin önündeki /r/ sesinin /y/’ye dönüştüğü bazı örnekler arkıt> aykıt> aygıt gelişiminin ses bilgisi yönünden mümkün olduğunu göstermektedir. Aygıt ile arkıt arasındaki anlam ortaklıkları ve Anadolu ağızlarındaki “ağaç, kereste” anlamını taşıyan bazı kelimelerin aygıt ile benzer anlamlar taşıması da iki kelime arasındaki bağlantıyı desteklemektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Türkçedeki Hukuk Terimleri
Kavun, Mahir
Bu araştırmanın amacı, Türkçe Sözlük’te yer alan hukuk terimlerinin; sözcük türü, kaynak dil ve kuruluş şekilleri açısından incelenmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yöntemiyle hazırlanmıştır. Araştırmada inceleme nesnesi olarak Türk Dil Kurumu tarafından 2023 yılında 12. baskısı yapılan Türkçe Sözlük kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre Türkçe Sözlük’te bulunan 524 hukuk teriminin; büyük bir kısmının (%87,98) isim türünde olduğu, bu terimlerin; Almanca, Arapça, Farsça, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve Türkçe olmak üzere 7 farklı kaynak dile ait olduğu ve kaynak diller açısından bu terimlerin 3’te 2’sinden fazlasının (%66,03) Türkçe olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bahsi geçen terimlerin yarıdan fazlasının (%53,63) birleşik yapıda olduğu ve birleşik yapıdaki sözcüklerin ise büyük bir kısmının (%87,54) ayrı yazıldığı saptanmıştır. Bu bulgulardan hareketle Türkçedeki 524 hukuk teriminin büyük bir kısmının Türkçe olmasının Türkçenin bir bilim dili olduğu tezini güçlendirdiğini söylemek mümkündür. Bu araştırmada Türkçe Sözlük’te yer alan hukuk terimleri inceleme konusu yapılmıştır. Daha sonra yapılacak çalışmalarda ise yazınsal metinlerdeki ya da tarihî metinlerdeki hukuk terimleri çeşitli parametreler açısından ele alınabilir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Mana Harfinin Etimolojik Kökeni ve Tarihsel Evrimi Üzerine Bir Araştırma
Oruç, Nurullah; Akyilmaz
Kavramların doğru ve kapsamlı bir biçimde anlaşılabilmesi, öncelikle onların anlam sınırlarının titizlikle belirlenmesine ve kullanım bağlamlarının açıkça ortaya konmasına bağlıdır. Nitekim bir kelimenin sözlük anlamı, onun terimleşme sürecinde temel bir referans noktası olarak işlev görmekte ve terimsel anlamının oluşumunda belirleyici bir rol üstlenmektedir. Bu düşünce ekseninde incelenmesi gereken noktalardan biri de harf kavramıdır. Bu makale sözlük anlamı ve terimleşme süreçleri bağlamında mana harflerinin nasıl biçimlendiğini ve geliştiğini ele almaktadır. Çalışma, mana harflerinin etimolojik kökeni, tarihsel gelişimi ve metin içindeki fonksiyonel rolünü incelemektedir. Bu doğrultuda, teorik, tarihî ve metinsel düzeylerde derinlemesine bir çözümleme sunulması hedeflenmektedir. Klasik dilcilik birikimi ile modern dilbilim yaklaşımları arasında köprü kurmayı hedefleyen bu araştırma, Arap dili çalışmalarına anlam merkezli yeni açılımlar getirmeyi ve mana harflerinin kuramsal boyutunu görünür kılmayı amaçlamaktadır. Literatürdeki mevcut çalışmalardan farklı olarak bu makale, mana harflerinin tarihsel gelişim sürecini erken dönem Arap dilcilerinden modern araştırmacılara kadar uzanan geniş bir çerçevede değerlendirmekte; böylece konuyla ilgili bütüncül ve sistematik bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma kapsamında nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş; veri toplama süreci ise doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte hem klasik Arap dilciliği kaynaklarından hem de çağdaş akademik çalışmalardan yararlanılmıştır. İncelemenin ilk aşamasında, “mana harfi” kavramının etimolojik kökeni, sözlükteki temel anlamı ve klasik dilbilim literatüründeki terimsel karşılıkları ele alınmıştır. Ardından bu harflerin dilsel yapı içerisindeki yeri ve anlam üretme mekanizmaları üzerindeki etkisi, bağlamsal ve işlevsel açılardan değerlendirilmiştir. Mana harflerinin, sadece sentaktik bir rol üstlenmekle kalmayıp aynı zamanda anlamı yönlendiren, pekiştiren ya da sınırlandıran bir işlev gördüğü vurgulanmıştır. Bu çerçevede mana harfleri, Arapçanın semantik örgüsünde anlamın taşınmasına aracılık eden temel unsurlar arasında yer almaktadır. Tarihsel sürecin detaylı incelenmesiyle birlikte, mana harflerinin erken dönem dilciler tarafından nasıl kavramsallaştırıldığı, hangi yönleriyle sınıflandırıldığı ve zamanla nasıl bağımsız bir inceleme sahasına dönüştüğü ortaya konmuştur. Ayrıca, klasik metinlerde mana harflerine yönelik yaklaşımların modern dilbilim anlayışıyla nasıl kesiştiği veya ayrıştığına da yer verilmiştir. Bu yönüyle çalışma, geleneksel sınıflandırmaların ötesine geçerek mana harflerinin serüvenini tarihî süreklilik içinde ele almakta ve alan yazına yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Harf kavramının dilbilimsel bağlamda zaman zaman mana harfi dışındaki kelime türlerini de kapsayacak biçimde genişletildiği; bu durumun kavramsal ayrımları zorunlu kıldığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda “hurûfu’l-meʿânî” tabiri anlam taşıyan harfleri ifade ederken, “meʿânî’l-ḥurûf” ise bu harflerin taşıdığı anlamları konu edinmektedir. İlk tabir, biçimsel sınıflandırmaya, ikincisi ise içeriksel ve anlambilimsel analizlere işaret etmektedir. Terminolojik olarak edat kavramı ise kapsam açısından mana harfinden daha geniş bir çerçeveye sahiptir; her mana harfi bir edat olarak değerlendirilebilirken, her edatın mana harfi olmadığı, bu ayrımın klasik kaynaklarda da vurgulandığı görülmektedir. Bununla birlikte, hem mana harfi hem de edat terimlerinin anlam taşıma işlevine işaret ettikleri için birbiriyle ilişkili kavramlar olduğu da göz ardı edilmemelidir. Sonuç olarak, elde edilen veriler mana harflerinin, dilin anlam inşasına katkıda bulunan en küçük fakat en etkili yapı taşları arasında yer aldığını; bu nedenle dilin kuramsal çözümlemelerinde özel bir konumda değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Mana harflerinin tarihsel gelişimiyle birlikte, anlam üretme süreçlerine yaptığı katkılar, bu unsurların Arap dilinin semantik ve yapısal örgüsündeki merkezi rolünü açıkça ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Türkiye Türkçesi Ağızlarında “Toykur-” Fiili
Güzel, Ferdi
Türkiye Türkçesinin Batı grubu ağızlarında çeşitli değişke ve türevleri ile varlığını sürdüren toykur- fiili tespit edilebildiği kadarıyla ilk kez 19. yüzyılın sonunda kaydedilmiştir. Bu fiil Anadolu ağızlarında “1. Köpek, tavşan vb. hayvanlar oturmak. 2. Ürkerek kulak kabartmak. 3. Şımarıklık etmek. 4. Kafa tutmak. 5. Yaslanmak, kaykılmak. 6. Vücudu dik tutarak biraz arkaya doğru bükmek.” anlamlarını taşımaktadır. Fiilin toykar- ve toykul- değişkeleri ve toykurt- türevinin de benzer anlamları vardır. Fiilin türevlerinden biri olan toykuru “düz, dosdoğru”, müstakil olarak sadece Kastamonu ağzında tespit edilmiştir. Toykuru ve değişkelerinin diğer yerlerde sadece “aykırı” ve değişkeleri ile kurulan bir ikileme içinde varlığını koruduğu görülmektedir. Türkiye Türkçesi ağızlarındaki mevcut verilere göre toykur- fiilinin yapısı hakkında kesin bir hükme varmak güçtür. Ses ve anlam yakınlığı dikkate alındığında kelimenin doğru ve doğrul- kelimelerinin kökü olan tog- veya tur- fiilinin türevi olan turkur- “kaldırmak, doğrultmak” ile bağlantılı olduğunu düşünmek mümkündür. Anadolu Ağızlarında “doğrulmak, dik bir konuma gelmek” anlamını taşıyan başka fiillerin de toykur- ile benzer anlam alanına sahip olduğu görülmektedir. “Doğrulmak, dik bir konuma gelmek” anlamını taşıyan başka kelimelerin de toykur- gibi “kibirlenmek, gururlanmak, somurtmak” vb. anlamları vardır.
- MakaleAçık Erişim2025Eski Türkçede Kesinlik Semantiğine Bir Bakış: Kıyıksız Örneği
Çapan, Ezgi
Zarflar farklı teorilerle artzamanlı ya da eşzamanlı olarak morfolojik, semantik, sentaktik gibi pek çok bakımdan incelenmiştir. Türk dilinde zarf oluşumunun çeşitli yolları bulunur. Zarflar; morfolojik yolla, sentaktik yapıdaki işleviyle ya da semantik olarak meydana gelebilir. Bu doğrultuda Türk dilinin Eski Türkçe dönemine ait önemli eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig’de geçen zarfları artzamanlı olarak incelemek Türk dili tarihi gelişiminin ortaya konması çerçevesinde kıymetlidir. Bu çalışmada kıyıksız sözcüğünün nasıl zarflaşarak sözcükselleştiği meselesi üzerinde durulacaktır. Diğer taraftan kıdıgsız sözcüğü ile bir ilgisi olup olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Kıyıksız sözcüğüne benzer şekilde başka sözcüklerin hem kökleri hem de çekimlendikleri benzer morfemler kapsamında farklı morfo-semantik yapılarda hangi anlamları taşıdığı da ortaya konmaya çalışılacaktır. Ayrıca bu çalışma, benzer kavram alanlarına işaret eden kıyıksız ve siziksiz sözcükleri gibi yine benzer bir biçimde sözcükselleşmiş, bu kavram alanına dâhil edilebilecek başka sözcüklerin olup olmadığı hususuna da yardımcı olacaktır. Kıyıksız sözcüğü gibi zarflaşarak “kesinlik” kavram alanını meydana getiren sözcükselleşmenin bir sisteminin olup olmadığı da ifade edilmeye çalışılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025ة وفقيه سيري صر القرآني دراسة لغويةالنصر الأويتَ أثر حروف الجر ف
Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif; Ayengin, Tevhit
يانِالِسَال نْيبِ ُ عَمجَي ٍ جَيَهمُنَ ٍ رطاإِ نْمضِ نِيَآقِرِال ىعْنَالم ِ ءَابِنَ فَيَ ر ةِاجَال فِ ِحُرِوَال َ أَثَرِ ُ ةراسدِال ههِذَ ُ وَلَانَتتِ ،»يَِفَ«وَ ،»ءَابِال«وَ ،»َىلِعََ«وَ ،»َىلإِِ«وَ ،» ْْن ِمُ« :هِيَ ٍ أَحَرِفِ ِ سَةمخَل ُ ليحُلِالت ِ صصَُّخَ وَقَدِ .فَقِهِالوَ رِيفَسَالتوَ ههِذَ ُهاسَبِتتِكَ يَالت عْدِدَةِالمت ليةدِلَاال َ ئِفٍاوْظٍال بِينُْي (يَهفَقِ – رِي يتِفَسَ – يَ ممُعْجَ) تْياوْتسَالم ثَلَاثَيَ ٍ جهمُنَ عَبِرِ ىعَلِ تِدِلَ قَدِ يَهفَ لة؛دِلَاال َ يةِدَاأَحَ سَتْلي حُرِوَفِال ههِذَ أَنِ ُ ئِجتانَال رِهظُْوَتِ .قِاسَبِالوَ قِياسَال بِحُسَبٍ تْالأَدَوَا ةلَابِسَالموَ ،(َىلِعََ) قِاحُقِستلَاا أَوَ قِاصَّلتلَااوَ ،(َىلإِِ) يةعْالم أَوَ ءَتهالَانِا/ايةغْالوَ ،( ْْن ِمُ) نْييبِالت أَوَ ضُيبِعْالت ُ ثُبِحُال زَ رِِبُِوَي .(يَِفَ) يةسَبِبِال مابِروَ يةنِازَمُال/يةنِاكَالم يةظْرِفَالوَ ،(ءَابِال) يةعْدِالتوَ الآلية/ةنِاعْستلَااوَ يةسَبِبِالوَ َىلإِِ« وْلَلمُدِ نْمضِ فَقِارِالم ِ دَخَوْلَ فَيَ بِحُثُالكَ ية؛كَسيكَلَا ٍ أَمُثِلِة خَلَالَ مُنْ ،مْالأَحَكَا ِ طانَبِاست فَيَ كَلذْ َ أَثَرِ ىعَلِ نَبِنَيَي اوَمُ ،ضُيبِعْتلِل أَمْ نْييبِتلِل » َنْْكَََس ْمُأََ َام ِمُ« نِ ِوَكَوْ ،»ْمَُكَِوَسُءَ ُرِبِِ« فَيَ سَحِالم ارمُقِدِ يرِ ِوَتِقِدِ ،»فَقِارِالم ،نِيَارِمُالوَ اج،زَجالوَ ش،لأَخَفَا) ةلِغْال بٍتكَ فَيَ لةدِلَاال ُ لَاتْتماحَا ضِ َعْرُِتِ ،ًايجَهمُنَ .حُكَمَال فَيَ ٍ تِغْيرِ مُنْ كَلذْ ي،زَارِال ي،زَمُخَشَّرِال ي،طْبِرِال) ىكَبِرِال رِيفَسَالت ةمُدِوَ نِ فَيَ ُ ضِبِطُُّتِ ثَمَ ،(»غَبٍارِال تْامُفَرِدَ«وَ ،»عْرِبِّال نِاسَل«وَ فَعْيَاشَّال عَنَدِ فَقِهِال فَيَ ٍ ةيلِمعَ ٍ راثَآ لىإِ ُ فَرِوَقِال ههِذَ لَ َحُوُْتِ أَنِ لقَبِ ا،صْدِهِاوَمُقِ الآية قِيابِسَ (رِيكَثِ بِنْا ،بِيَطقِرِال ،لِحُرِوَفِل يَلدِلَاال–فَيَيوْظٍال َ ليحُلِالت أَنِ لىإِ ُ ةراسدِال ُ وَتِخَلِص قِيَيهبِالوَ اصجَصَّالوَ ةمُاقَدِ بِنْاوَ نِيَاساكَالوَ ِ عَةاصْنَ فَيَ هاعَنَ ىغَنَ لَا ً ةيجَهمُنَ ً خَطْوْةِ عْدِ ُي راية،دِالوَ ايةرِوَال نْيبِ لمُاكَالت ىعَلِ ً ائكَتوَمُ فَقِهِال بِأَصْوْلَ ً رِاَ
- MakaleYalnız künye2025An analysis of the artificial intelligence concerns of those learning turkish as a foreign language from the perspective of various variables
Banaz, Emrullah; Demirel, Osman
This study aims to identify the levels of anxiety towards artificial intelligence (AI) among individuals learning Turkish as a foreign language and to examine whether this anxiety shows significant differences according to variables such as gender, level of education, course level, and the use of AI in language learning. Employing a quantitative research design, the study adopted a survey model; data were collected online from 170 international students learning Turkish at A2, B1, B2, and C1 levels at various language teaching centres in Türkiye. The Artificial Intelligence Anxiety Scale was administered to participants; independent samples t-test and one-way analysis of variance were used in the analyses as parametric tests. According to the research results, participants' overall anxiety levels regarding AI were found to be high (X=4.30). In particular, concerns that AI could be misused, create mental dependency in individuals, and lead to uncontrollable outcomes form the basis of these high anxiety levels. Although male participants reported higher mean levels of AI anxiety (X = 4.40) than female participants (X = 4.19), this difference was not statistically significant (p=.264). However, significant differences emerged with respect to proficiency level and AI-use status. A2-level learners exhibited higher levels of anxiety, while individuals actively using AI tools demonstrated lower levels of anxiety. According to the results, it can be argued that the anxiety of individuals learning Turkish as a foreign language towards AI has a complex and multidimensional structure. The findings reveal that this anxiety is shaped not only by demographic factors such as technological competence or academic background, but also by individuals' relationship with technology, their level of experience, and their perceptual evaluations.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Kaosta doğan, kozmosla görevlendirilen kağan: oğuz kağan
Akkoyun, Tuğba
Destanlar, çoğunlukla, milletlerin herhangi bir şekilde yok olma aşamasına geldikleri dönemlerin tarihleridir. Sözlü gelenekle aktarılırken mitik bir zeminin üzerine inşa edilen yeni tabaklarla donanan ürünlerdir. Varoluş süreleri boyunca çekirdekteki aslî unsurları da taşırlar. Kimi zaman şecere, kimi zaman evrenin yaratılışı vb. hakkında insanların ilk bilgi ve tasavvurlarını içeren arkaik unsurlara sahiptirler. Türk destanlarının bugüne erişebilenleri için de durum aynıdır. Oğuz Kağan Destanı’nın arkaik yapısı, sözcük düzeyinden makro düzeye tüm metinde sürmektedir. Oğuz Kağan’ın dünyaya gelişinden itibaren Türk mitolojisinin ve kültürünün izleri anlatıda takip edilebilmektedir. Hemen tüm kültürlerin ilk mitolojik bilgisi olarak görülen kozmoloji, destanın temelinde yer almaktadır. Türklerin kozmolojik tasavvurlarının yanı sıra, dinî düşünce öncesi (yazının icadı öncesi) unsurlar, devlet geleneği ve yapısı gibi ögeler destanda anlamsal tabakalar halinde izlenebilmektedir. Tabakalar ve kültürel kodların anlamlandırılabilmesi için göstergelerin kavram alanlarının farklı açılardan değerlendirilmesi, dil bilim, onomastik gibi disiplinlere de başvurulmasını gerekli kılmaktadır. Bilhassa adlandırmanın ontolojik ve kültürel bağlantıları metnin çözümlenmesine ışık tutan seçimler olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda makalede astronomi, eski Türk dili, onomastik, antropoloji, tarih bilimleriyle bağlantılar kurulmuştur. Bu çalışma, Ferruh Ağca tarafından hazırlanan (2019) “Uygur Harfli Oğuz Destanı” (OKD) metni üzerine temellendirilmiştir. Metnin başında ve çeşitli kısımlarında eksikler olması bir dezavantaj teşkil etse de eldeki kısmın dilsel verilerinden yararlanılmıştır. Uygur harfli OKD’nin ait olduğu çevre, ne zaman ve kimin tarafından yazıldığı, sözlü gelenekte yaşayan destanın yazıya geçirilmiş ilk şekli olup olmadığı belli olmasa da metin, anlatı geleneği özelliklerini barındırmaktadır. İçerdiği mitolojik ifadeler nedeniyle en erken tarihli Oğuznâme olduğu genel kanaattir. Ay Kağan’ın bir erkek çocuk doğurmasıyla başlayan destanda, doğumundan itibaren üstün güç ve özellikler sergileyen bir Türk kağanının yaşamı, zaferleri ve kurduğu devletin bekası için oğullarını görevlendirmesi anlatılır. Çalışmada; Oğuz Kağan’ın adıyla anıldığı, canavarı avlama sahnesine kadar incelenen kısımdaki göstergelerin siyasi birliğe ihtiyaç duyulan kaotik bir ortamda dünyaya gelen Oğuz ekseninde, anlatının mitik ve kültürel kavram alanını, tutarlı/ tabakalı yapısını disiplinler arasılık yardımıyla ortaya koymak amaçlanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Arap Sözlüklerinde Dilsel Ödünçleme ve Anlamsal Gelişim Arapçalaştırılmış Örneklerin Analitik İncelemesi
Fallaha, Mahmoud
Bu araştırma, Arap dilindeki söz varlığı ödünçlemesi ve anlam gelişimi olgularını yöntem bakımından incelemektedir. Çalışma, tarih boyunca ödünç alınan sözcüklerdeki anlam dönüşümlerini irdeleyerek, bu kelimelerin Arapça sözlüklerdeki seyrini ve anlam değişim mekanizmalarını çözümle-meyi amaçlamaktadır. Araştırma, betimleyici, çözümleyici ve tarihsel yön-teme dayanmaktadır. Çalışma öncelikle, dilsel ödünçleme kavramını ve bu kavramın Arapçalaştırma (ta'rīb), sözcük alıntılama (daḫīl) ve dil teması (temās) gibi ilişkili terimlerle bağlantısını inceleyerek aralarındaki farkları ortaya koymaktadır. Ardından, bu olgunun Arap dilindeki tarihsel gelişimi-ni siyasi, toplumsal ve kültürel nedenleriyle ele almaktadır. Araştırma, Arap dilinin yabancı unsurları özümseme ve bunları kendi ses ve biçim sistemine uyarlama yeteneğini ortaya koymakta ve bu unsurların anlam gelişimi ku-rallarına tabi tutulma sürecini incelemektedir. Çalışma, ödünçlenen sözcük-lerin geçirdiği anlam değişimlerini- genişleme, daralma ve aktarım süreçleri-ni- örneklerle açıklamakta ve bu sözcüklerin Cahiliye döneminden modern döneme kadar Arapça sözlüklerdeki semantik gelişimini takip etmektedir. Ayrıca, toplumsal, siyasal ve ekonomik etkenlerin dilsel ödünçleme sürecin-deki rolünü incelemekte, Arapçanın Farsça, Türkçe ve Yunanca gibi komşu dillerle etkileşimini örneklerle göstermektedir. Çalışma, el-Ferâhîdî'nin Kitâbü'l-Ayn'ından çağdaş sözlüklere kadar Arap sözlükbiliminin ödünçle-nen sözcükleri ele alış yöntemlerindeki gelişimi de ortaya koymaktadır. So-nuç olarak bu araştırma, dilsel ödünçlemenin basit bir sözcük aktarımı ol-mayıp, toplumlar arası kültürel etkileşimi yansıtan karmaşık bir süreç oldu-ğunu belirtmektedir. Ödünçlenen sözcüklerin, alıcı dilin toplumsal ve kültü-rel bağlamında geçirdiği anlam değişimleri belgelemektedir. Ayrıca Arap sözlüklerinin farklı dönemlerde bu olguya yaklaşımlarındaki yöntemsel geli-şimini de ortaya koymaktadır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2025Gazi TÖMER Yabancılara Türkçe Öğretim Seti Dinleme Metinlerinin Konuşma Hızı Açısından İncelenmesi
Berk, Rifat Ramazan
Bu araştırma, Gazi TÖMER Yabancılara Türkçe Öğretim Seti'nde yer alan dinleme metinlerinin konuşma hızlarını (saniye başına düşen kelime sayısı - SBK) A1'den C1'e tüm dil seviyelerinde kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Çalışmada, setin beş farklı seviyesindeki toplam 101 dinleme metni, nicel araştırma yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Metinlerin kelime sayıları ve kayıt süreleri hesaplanmış, bu veriler ışığında her metnin konuşma hızı hesaplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler ve Welch ANOVA ile Games-Howell post hoc testleri gibi karşılaştırmalı analizlerle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, dinleme metinlerinin kelime sayıları ve kayıt sürelerinin dil seviyesi yükseldikçe istikrarlı bir artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. A1 seviyesinde ortalama 50.68 kelime ve 33.14 saniye olan metinler, C1 seviyesinde 233.74 kelime ve 144.68 saniyeye kadar çıkmaktadır. Ancak ilginç bir şekilde, konuşma hızı beklenenin aksine doğrusal bir artış eğilimi sergilememiştir. A2 seviyesinde en yüksek değere (1.916 SBK) ulaşan konuşma hızı, C1 seviyesinde en düşük seviyeye (1.613 SBK) gerilemiştir. Yapılan istatistiksel analizler, özellikle A2-C1 ve B1-C1 seviyeleri arasında anlamlı farklılıklar olduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonuçları, ileri seviye dinleme metinlerindeki düşük konuşma hızının materyal tasarımında bir tutarsızlık olabileceğine işaret etmektedir. Özellikle C1 seviyesindeki yavaş konuşma temposu, öğrencilerin gerçek hayattaki doğal konuşma hızlarına uyum sağlamasını zorlaştırabilir. Bu bulgular ışığında araştırma, dinleme materyallerinin konuşma hızı açısından seviyelere uygun şekilde kademelendirilmesi ve ileri düzeylerde doğal konuşma temposunun korunması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde materyal tasarımına katkı sağlayacak veriler sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Etwinning as a collaboration platform in education: etwinning projects in language education in the context of teachers' views
Maden, Asli; Hançer, Mevhibe Kübra
The eTwinning activities carried out through the European School Education Platform are an exemplary model of integrating technology and curriculum in education. This platform, which the European Commission supports, fosters collaboration between educators and students at both national and international levels. Through this platform, students encounter diverse cultures and enhance their language skills. Using project-based learning in this context fosters the acquisition of 21st-century skills, including critical thinking, creativity, collaboration, and communication. However, research focusing on the role of eTwinning projects in language education is limited. The present study aims to examine the effects of eTwinning projects (a network-based learning environment supported by the European Union) on language education, based on teachers' views. The research utilised the case study method, a qualitative research design. The study's participants included 48 English language educators working within the city center of Bayburt. The study's findings were collected using semi-structured interviews, providing a comprehensive overview of the participants' perceptions. The analysis of the findings showed that most respondents found eTwinning projects to be effective in the context of language education. Consequently, the study findings suggested organizing seminars on new research and regulations, coordinating eTwinning projects, making planning announcements, and ensuring curricula compliance.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2025Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Yapay Zekâ Destekli Şarkı Üretimi: Öğrenci Görüşleri
Banaz, Emrullah; Demirel, Osman
Yapay zekâ, modern eğitim sistemlerinde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Öğrencilerin başarılarının tahmin edilmesi, kişiye özel ders içeriklerinin önerilmesi ve oluşturulması, anında dönütlerin sağlanması ve teknik destek sunulması gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Bu araştırmada, yapay zekâ destekli şarkı üretimine yönelik yabancı dil olarak Türkçe öğrencilerinin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki bir Türkçe öğretim merkezinde B1 ve B2 seviyelerinde öğrenim gören yabancı uyruklu 10 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırma bulgularından hareketle öğrencilerin şarkıların sözlerinin güzelliğini, ses kalitesini ve genel dinleme deneyimini olumlu yönde değerlendirdikleri gözlenmiştir. Ayrıca bu tür şarkıların dersleri daha eğlenceli hâle getireceği ve öğrenme sürecine katkı sağlayacağı yönünde görüş bildirmişlerdir. Ele alınan araştırma, yapay zekâ teknolojisinin dil eğitimi süreçlerinde etkin bir şekilde kullanılabileceğini ve bu kullanımın öğrencilerin dil becerilerindeki gelişim üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini yansıtmaktadır. Ayrıca ulaşılan sonuçlardan hareketle dil öğretiminde yapay zekâ destekli materyallerin kullanımının daha geniş bir alana yayılması gerektiği ve bu tür yenilikçi yaklaşımların eğitim sistemlerine entegre edilmesinin önem arz ettiğine yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Selçuklu dönemi iran’ında arapça yazan müellifler
Dayı, Rumeysa Bakır
On birinci yüzyılda İran coğrafyası Selçuklu hâkimiyetine girmiş, İslâmî dönem içerisinde kültür, sanat ve edebiyat açısından parlak dönemlerinden birini yaşamıştır. Selçuklu devlet adamlarının desteği ile Fars edebiyatının yanı sıra Arapça ve Arap edebiyatı da gelişim göstermiştir. İslamiyet’in yaygınlaşması ve Arapların İran’ı fethetmesi ile Arapça da siyasi bağlamda kendini göstermiş, Arapların İran topraklarına göç etmesi ile hızlanmıştır. Arap dilinin İran topraklarında yaygınlaşması, İran lehçeleri üzerinde daha çok sarayda kullanılan Pehlevice’nin üzerinde etki bırakmış hatta onu gölgede bırakmıştır. Siyasi ve divani konularda Arapçanın zorunlu hale gelmesi, Arapça kelimelerin de dile girmesine yol açmıştır. İslam kültüründe dini ve edebi ilimlerin Arapçaya çevrilmesi ve İran’da eğitim merkezlerinin açılması, Arap dilinin İranlılar arasında giderek yaygınlaşmasını sağlamıştır. Pehlevice’den Arapçaya çeviri yoluyla başlayan dil çalışmaları, şiir nazmetme ve dilbilim çalışmaları ile ortaya çıkmış, saray idaresinin desteği ile de hız kazanmıştır. Bu çerçevede Arapça ve Farsça bir milletin edebi, kültürel ve günlük hayatında ortak bir dili haline gelmiştir. İran halkı Arapça ile tanıştıktan sonra Farsça ve Arapça kelimeleri birleştirmiş iki dili tek bir potada harmanlamışlardır. Hatta bazı kelimeleri olduğu gibi alıp kendi dillerine yansıtmışlardır. Selçuklu İranı’nda, Arapça söz söyleyen büyük şair ve yazarlar ortaya çıkmış, Arap edebiyatı İran’da yükselişe geçmiştir. Bu durumda dini ve siyasi otoriterler içerisinde belli bir konuma ulaşmak isteyen kişiler, bu dili öğrenmek, yazışma ve konuşmada bu dili kullanmak zorunda olduklarını fark etmişlerdir. Arapça nazım ve nesir yazanlar, sultanların yanında ve hizmetinde büyük ikram ve iltifat görmüşlerdir. Özellikle bu dönemde müelliflerin eserlerinde Arapçayı tercih etmelerinin en önemli nedenlerinden biri kültürel etkileşimin yanında Arapçanın edebî sanatlar açısından daha hazır oluşu ve daha yerleşmiş anlatım tarzına sahip oluşudur. Ayrıca bu dönemde nesir konularında dinî, ilmî ve edebî alanlarda çeşitlilik meydana gelmiş, bu da İranlı müelliflerin dikkatini cezbetmiştir. Zira Arap ve İran topraklarında mensur çalışmalar Arap müelliflerden önce İran asıllı müellifler tarafından kaleme alınmış, tercüme hareketleri ile Arapçaya kazandırılmıştır. Örneğin Arap nesrinin gelişimi konusunda hem Pehleviceyi hem Arapçayı iyi bilen Ibn Mukaffa’nın ve Arapça risale yazan ve bu türü yeniden düzenleyen Yahyâ el-Kâtib’in adı zikredilebilir. Söz konusu bu 8.yy ediplerin yanında Selçuklu döneminde de ünlü Arapça yazarlar bulunmaktadır. Kübrevî tarikatının lideri büyük âlim Seyfüddîn el-Bâharzî, dil ve edebiyat âlimi Hâtib-i Tebrizî, saray kâtibi ve şecere âlimi Tuğrâî, tarihçi, şair ve yine soy bilimci Ebîverdî, ünlü Selçuklu vezirlerinden Enûşirvan b. Hâlid İran asıllı Arapça eserler kaleme alan müellifler arasında bulunmaktadır. Çalışmada, Selçuklu dönemi İran coğrafyasında Arapçanın tercih edilme nedenleri ele alınıp İran’da Arapça eserler kaleme alan ve Arapça yazılan eserleri şerh eden İranlı müellifler incelenecektir.
AtıfOpenAlex1
İncele




