Koleksiyon/r/bayburt/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2026
    نظرة يوسف القرضاوي إلى الاقتصاد المقاصدي في ضوء كتابه فقه الزكاة

    Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif; Kavut, Ahmet; Ayengin, Tevhit

    لقد تميّز الفقه الإسلامي عبر تاريخه بالتنوع بين المذاهب وباتساع آفاق الاجتهاد فيه. غير أنّ العصر الحديث أفرز حاجة إلى تجديد متوازن يصل بين واقع العصر ومحورية النصوص الشرعية. وفي هذا السياق قدّم يوسف القرضاوي (1926-2022) مقاربة متميزة جمعت بين التراث والحداثة. وقد قام منهجه على الوسطية والاعتدال؛ فلم يقبل الغلو والتضييق، كما لم يقبل التهاون بالثوابت أو التفريط فيها. وجعل مقاصد الشريعة في مركز اهتمامه، مع التزامه بصيانة النصوص والأحكام المجمع عليها، واتجه في تعامله مع المذاهب إلى اختيار الرأي القائم على الدليل من غير تعصب مذهبي. كما أولى القرضاوي أهمية خاصة للاجتهاد الجماعي والعمل المؤسسي، مؤكدا أن القضايا المعقدة في العصر الحديث لا يمكن أن يستوعبها الاجتهاد الفردي وحده، وأسهم في دعم المجامع الفقهية وتطويرها. وربط، من خلال مفهومه لفقه الواقع، بين الفتوى والمعطيات الاقتصادية والاجتماعية والسياسية. وهكذا استهدفت منهجيته بناء فقه حيوي يجمع بين الثابت والمتغير، ويتفاعل مع العصر من غير أن يفقد جوهره وأصوله. وتتناول هذه الدراسة التصور الفقهي للقرضاوي ورؤيته الاقتصادية القائمة على المقاصد، من خلال التركيز على جهوده في مجال فقه الزكاة. وتعتمد الدراسة بصفة خاصة على كتابه «فقه الزكاة»، لتبيان أن تصوره للزكاة يقوم على اعتبارها نظاما متكاملا يحقق تداول الثروة، ويعزز العدالة الاجتماعية، ويحد من الفقر، ويؤسس للتكافل الاجتماعي في صورة مؤسسية. وفي هذا الإطار، تحلل الدراسة آراءه المتعلقة بزكاة النقود الورقية، والرواتب والأجور، ودخول أصحاب المهن الحرة، والأصول الثابتة المدرّة للدخل، وأسهم الشركات، وغيرها من الأموال المعاصرة. وقد خلصت الدراسة إلى أن القرضاوي جعل النماء، والقدرة المالية، وصيانة حق الفقراء، وتحقيق العدالة بين المكلفين، من أهم المرتكزات في ترجيحاته الفقهية. كما ناقشت اهتمامه بالدور الذي تضطلع به الدولة ومؤسسات الزكاة في حصر الأموال الزكوية، وجبايتها، وتوزيعها، وتمكين المحتاجين من الناحية الاقتصادية. وتعكس رؤية القرضاوي في فقه الزكاة العناصر الأساسية لنموذج اقتصادي إسلامي مقاصدي يروم التوفيق بين الموروث الفقهي الكلاسيكي والواقع الاقتصادي المعاصر، ويقوم على العدل والتكافل وصيانة الكرامة الإنسانية.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Eski Uygurcadan Modern Yazı Dillerine Bir Dilbilgiselleşme Tipi: İsim + İyelik + Bulunma Durumu

    Güzel, Ferdi; Azili, Kenan

    Eski Türkçe dönemi, Türkçenin ilk tanıklanan dillik malzemesine sahip bir evre olarak dilbilgiselleşme açısından üretken tarihsel yazı dillerini kapsamaktadır. Özellikle tercüme eserlerin verildiği Eski Uygur çevrelerinde üretilen metinlerde, kaynak dildeki ifadeleri karşılamak üzere kullanılan çeşitli dilbilgisel görevdeki dikkat çekici kimi yapılara rastlanmaktadır. Bunlar arasında bilhassa edatlar, türetim ve kullanım şekilleri açısından bir hayli çeşitlilik göstermektedir. İsim ve fiil köklerinin çeşitli biçim birimler ile dilbilgiselleşme sürecine girmesi sonucu ortaya çıkan çok sayıda yapının farklı kavramsal ilişkilerle meydana geldiği görülmektedir. Bu kavramsal ilişkiler, ortaya çıkan yeni yapıların söz dizimsel görevlerini belirleyici rol üstlenmektedir. Uygur metinlerinde durum morfemleriyle beraber, iyelik çekiminden oluşan özel yapıların oluşturduğu bir grup görevli sözcük tespit edilmektedir. Bu formların isim+3. tk. iyelik+bulunma durumu yoluyla türetildiği, dilbilgiselleşme süreci ile birlikte çeşitli kategorilerde görev aldığı ve birçok kavramsal ilişkiyi taşıdığı görülmektedir. Bu makalede, geç tarihli Uygurca metinlerde kullanılan küçintä, tıltagınta, tüşintä, ugrınta, yolınta ve el(i)gintä gibi dilbilgiselleşmiş biçimler, sözdizimsel ve kategorik ilişkiler bakımından ele alınacaktır. Biçimlerin ortak türetilme yolundan hareketle, kategorik değerleri üzerine odaklanılacak, biçimsel ve karakteristik özellikleri belirlenecektir. Bu aşamada, modern yazı dillerindeki örneklerle karşılaştırılarak Türkçedeki süreklilikleri irdelenecektir. Böylece, Eski Türkçeden modern Türk yazı dillerine kadar devam eden bir dilbilgiselleşme stratejisi olarak bu yapıların genel sınıflandırmadaki konumu tayin edilmeye çalışılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2026
    Akademik Akıl ile İnanan Kalbin Sentezi: İlahiyat Öğrencileri İçin Kur’an ile İlişki Ölçeği’nin (Kiö) Geliştirilmesi

    Süheyb, Okur

    İlahiyat eğitimi, doğası gereği öğrencileri “akademik aklın” eleştirel disiplini ile “inanan kalbin” manevi teslimiyeti arasında karmaşık bir sentez kurmaya zorlamaktadır. Ancak mevcut literatürdeki ölçme araçları, öğrencilerin Kur'an-ı Kerim ile kurdukları bu çok katmanlı ilişkiyi genellikle “okuma sıklığı” gibi davranışsal boyutta ele almakta, varoluşsal ve entelektüel bütünleşmeyi ölçmekte yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma, ilahiyat fakültesi öğrencilerinin Kur'an-ı Kerim ile kurdukları ilişkinin doğasını; manevi yönelim, akademik ilgi ve bu iki alanın bütünleşmesi ekseninde değerlendirebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmek amacıyla yürütülmüştür. Metodolojik araştırma desenine sahip çalışmanın verileri, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenim gören lisans öğrencilerinden iki aşamalı olarak toplanmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde, 161 öğrenciden elde edilen verilerle açımlayıcı faktör analizi (AFA), 288 öğrenciden elde edilen verilerle ise doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda, toplam varyansın %63,214’ünü açıklayan, 13 madde ve üç alt boyuttan (Manevi Yönelim, Bütünleşme, Akademik İlgi) oluşan psikometrik açıdan güçlü bir yapı elde edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları, modelin mükemmel uyum iyiliği değerlerine sahip olduğunu göstermiştir (χ²/sd= 2.471, RMSEA=.072, CFI=.942). Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) ise .884 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak literatüre kazandırılan “Kur'an ile İlişki Ölçeği (KİÖ)”, öğrencilerin Kur’an’ı Kerim ile kurdukları ilişkiyi sadece teknik bir okuma eylemi olarak değil, akademik merak ve manevi huşunun iç içe geçtiği bütüncül bir tecrübe olarak ölçme imkânı sunmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • DerlemeAçık Erişim2026
    Beth Singler, Religion and Artificial Intelligence: An Introduction, Routledge, 2025, 218 s.

    Hasanov, Behram

    Beth Singler’s Religion and Artificial Intelligence: An Introduction (2025) is a pioneering study that explores the increasingly complex intersections between religion and artificial intelligence (AI) through the lenses of cultural and digital anthropology. Singler conceptualizes religion and AI as ‘two objects seemingly in motion’ and analyzes their intersections as forms of “entanglement,” challenging the assumption that religion belongs solely to the past while AI represents a purely secular future. Methodologically, the book adopts a bricolage approach rooted in religious studies, drawing on digital ethnography and grounded theory to allow theory to emerge from empirical data. Singler structures the relationship between religion and AI around three key categories: rejection, adoption, and adaptation. Rejection is illustrated through Christian and Muslim apocalyptic responses that frame AI as a threat to divine order. Adoption is examined through cases such as AI-generated sermons, personalized prayer apps, and ritual robots, which de- monstrate how religious traditions integrate AI technologies. Adaptation refers to more subtle transformations, including algorithmic authority, social media filter bubbles, and deepfake imagery, which reshape religious practice and truth claims. In later chapters, Singler analyzes transhumanism as an implicit religion, highli- ghting parallels between AI narratives such as Roko’s Basilisk and classical esc- hatological motifs. She also explores new religious movements that position AI as a spiritual being and discusses posthumanist challenges to human exceptionalism. Overall, the book presents AI as a cultural and religious phenomenon, offering a nuanced framework for understanding religion in the digital age.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Matematik Öğretiminde Dijital Araç Kullanımına İlişkin Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi

    Küçük Demir, Betül; Akkuş, Emin Feyza

    Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin dijital araçları kullanma durumlarını ve bu sürece ilişkin deneyimlerini derinlemesine incelemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması araştırma deseninin benimsendiği çalışmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 10 ortaokul matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Analizler sonucunda öğretmenlerin dijital araçlara yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olduğu, ancak altyapı eksiklikleri, zaman yetersizliği ve dijital okuryazarlık düzeyine bağlı olarak çeşitli zorluklar yaşadıkları belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin dijital araçları daha etkili kullanabilmek adına uygulama odaklı hizmet içi eğitimlere ihtiyaç duydukları da vurgulanmıştır. Bu bulgular, matematik öğretiminde dijital araç kullanımının artırılmasına yönelik politikaların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    Phytochemical profile, antioxidant potential, and cytotoxic effect of the ethanol extract of Micromeria fruticosa

    Çakır, Özlem; Topcu, Kübra Cinar; Anlar, Pinar

    In this study, the ethanol extract of dried Micromeria fruticosa (L.) Druce, commercially sourced from the Tortum Valley (Erzurum Province), was comprehensively analysed to evaluate its bioactive potential. Considering that geographical origin and botanical differences significantly influence phytochemical composition and biological activity, the use of locally sourced commercial samples provides valuable data for plant standardisation and comparative studies. The total antioxidant activity of the extract was determined as 8.84±0.10, 4.96 ±0.05, 34.64 ±0.69, and 18.27 ±0.11 mg TE/g dry weight by DPPH, FRAP, CUPRAC, and ABTS assays, respectively. The total phenolic content was 26.25 mg GAE/g dry weight, and LC-MS/MS analysis revealed a high quinic acid content (93.395 mg/g). ICP-MS analysis showed high levels of essential minerals (Na, Mg, K, Ca, Fe, and Al), while toxic elements such as Cd, Te, and Tl were below the limit of detection, and Pb and Ba were present at very low concentrations. Additionally, the extract significantly reduced A549 lung cancer cell viability in a dose-dependent manner. Overall, Tortum Valley–derived M. fruticosa represents a promising natural bioactive source, and this study highlights the impact of local botanical and environmental variations on the biological activity of the same plant species.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bamsı Beyrek Destanı’nın Uşak Varyantı ve Bu Varyantta Tanıklanan Limitatif İşlevli Bir Gramer Yapısı

    Akpinar, Ahmet

    Dede Korkut hikâyeleri, Oğuz Türklerinin mücadelelerini ve kahramanlıklarını anlatan destansı halk hikâyeleridir. Çeşitli vesilelerle Orta Asya, Balkanlar ve Anadolu’ya taşınarak ve yüzyıllarca dilden dile aktarılarak hikâyeleşen bu destanlara Türkiye Türkçesi ağızlarında çeşitli biçimleriyle rastlanmaktadır. Anadolu’nun pek çok yöresinde varyantı tespit edilen bu anlatılardan biri de Bamsı Beyrek hikâyesidir. Bamsı Beyrek hikâyesi, motif zenginliği ve konusu itibariyle diğer anlatılardan ayrılmaktadır. Bununla birlikte, Bamsı Beyrek anlatısının Anadolu varyantları sözlü gelenek içerisinde destanî özelliğini sürdürerek zamanla hikâye ve masal mahiyetini almıştır. Anadolu’dan derlenen ağız araştırmaları metinleri, içerisinde hem folklorik unsurları hem de Türk dilinin muhtelif dönemlerine ait arkaik sözcük ve gramer yapılarını barındırmaktadır. Söz konusu bu çalışmada, Bamsı Beyrek Destanı’nın Uşak ilinden derlenen varyantı tanıtılacak ve ilk defa bu varyantta tanıklanan bir gramer yapısı incelenecektir. Bu yapı, olumsuz fiil tabanına -IncA zarf-fiiliyle bağlanarak keri son çekim edatını alıp -mA(y)IncA keri biçiminde birleşik zarf-fiil yapısını oluşturmaktadır. Söz diziminde “-mayıncaya kadar, -madıkça” anlamında eylem zarfını işaretlemekte ve görevi bakımından limitatif fonksiyonunu yerine getirmektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Intertextual Relations in Reading Texts of Turkish Language Teaching for Foreigners (Case of C1 Level)

    Maden, Sedat; Durmaz, Nidanur

    The aim of this study is to reveal and evaluate the intertextual relations in the reading texts of Turkish language teaching for foreigners. In the study, reading texts from Yedi İklim Turkish Language Teaching Set C1 level textbooks prepared by Yunus Emre Institute were determined as a sample. C1 level was chosen since the goal of "making intratextual and/or intertextual comparisons" was involved between being close to the last stage in providing language proficiency level and Program for Teaching Turkısh as a Foreign Language reading achievements of this level. In the study, data were collected by using document analysis, one of the qualitative research methods. Collaboration relations were taken as a criterion in the determination of intertextual relations. Headings were created for each relationship, and the texts were read more than once and the intertextual relations were determined with the help of similar studies in the literature. In order to ensure reliability, the findings were examined by a Turkish teacher and a Turkish education academician. As a result of the study, it was determined that the quotes were included mostly from the open relations and the hidden quotes were not included in the closed relations. In total, no intertextual relations were detected in 3 texts. It has been determined that the most inter-textual relations are established in the texts titled The Lamp Shivering Flame Is Cold, Numbers in Our Culture and Common Elements of Turkish-Bosnian Folk Culture.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Okul Kütüphanelerinin ve Sınıf Kitaplıklarının Ortaokul Öğrencilerinin Okuma Eğilimi Açısından Değerlendirilmesi

    Maden, Asli; Önal, Aydın

    Araştırmada, okul kütüphaneleri ve sınıf kitaplıklarının ortaokul öğrencilerinin okuma eğilimlerini karşılama açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, Giresun ilindeki bir ortaokulda farklı sınıf seviyelerinde (5, 6, 7 ve 8) eğitim gören öğrenciler arasından tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmanın materyalleri de aynı ortaokulun kütüphanesinde ve sınıf kitaplıklarında bulunan kitaplardan oluşmaktadır. Öğrencilerin okuma eğilimleri, Okuma Eğilimi Anketi aracılığıyla toplanmıştır. Kütüphane ve kitaplıklardaki kitapların tür, konu ve yazar bilgileri araştırmacılar tarafından Kitap Sınıflama Formu’na işlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin okuma eğilimini destekleyen kitapların okul kütüphanesi ve sınıf kitaplıklarında yeterince yer bulmadığı tespit edilmiştir. Buna karşın öğrencilerin tercih etmedikleri kitapların kütüphanede ve kitaplıklarda daha fazla bulunduğu belirlenmiştir. Ulaşılan sonuçlar okul kütüphanesindeki ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların tür, konu ve yazar açısından öğrencilerin okuma eğilimlerini yeterince karşılayamadığını ortaya koymuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beklenmedik Olayların Menkul Kıymetler Piyasası Üzerindeki Etkisi: Türkiye Örneği

    Kaya, Abdulkadir; Gülhan, Ünal

    Son yıllarda yapılan çalışmalarda Etkin Piyasalar Hipotezinin aksine fiyatların tüm bilgileri içermediği, yatırımcı davranışları, beklenmeyen olaylar gibi faktörlerin fiyatlar ve volatiliteler üzerinde önemli etkilerinin olduğunu ortaya koymuştur. Beklenmeyen bir olay karşısında oluşan belirsizlikler yatırımcı davranışlarını etkilediği gibi yabancı sermaye akışını da olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de son on yıl içinde gerçekleşen önemli beklenmedik olaylardan Gezi Parkı olayları, 15 Temmuz darbe girişimi ve 19 Mart 2021 tarihindeki Merkez Bankası başkanı değişimi olaylarının Borsa İstanbul Menkul kıymetler Piyasası üzerindeki etkilerini tespit etmektir. Bu amaçla üç olayın gerçekleşme tarihine kadar oluşturulmuş BIST100 endeksi haftalık zaman serileri ile ARIMA modeller tahmin edilmiş ve oluşturulan modeller ile olayları takip eden 12 haftalık tahminler yapılmış ve tahminler ile gerçekleşen BIST100 endeksi değerleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonrasında her üç olayında BIST100 endeksinde önemli olumsuzluklara sebep olduğu, olayı takip eden ilk haftada endeks üzerinde en yüksek olumsuz etkinin % 17,98 ile 15 Temmuz darbe girişimine, 12 haftalık ortalama değişimler dikkate alındığında en yüksek olumsuzluğun ise %18,25 ile Gezi Parkı olaylarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen bulgular Etkin Piyasalar Hipotezinin aksine piyasanın etkin olmadığını ve hisse senedi fiyatlarını etkileyen faktörlerin tamamının fiyatlara yansımadığını göstermektedir dolayısıyla piyasaya ulaşan bir bilgi veya beklenmeyen olayların hisse senedi fiyatlarını etkilediği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2023
    Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Normlar Hiyerarşisindeki Yeri ve Yargısal Denetimi Açısından İncelenmesi

    Oz, Burcin

    2017 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile birlikte, Parlamenter sistem terk edilerek yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi benimsenmiştir. Bu değişiklikle Bakanlar Kurulu ortadan kaldırılmış ve yürütme yetkisi tamamen Cumhurbaşkanına devredilmiştir. Anayasa değişikliği ile Kanun Hükmünde Kararname kaldırılarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi getirilmiş ve Cumhurbaşkanına, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarma yetkisi verilmiştir. Bu sayede Cumhurbaşkanı, bazı konularda doğrudan düzenleme yapabilme yetkisine sahiptir. Ancak, Cumhurbaşkanının bu yetkisi sınırsız değildir ve Anayasal sınırlamalara tabidir. Aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenebilir. Olağanüstü dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmadan önce yargısal denetime tabi tutulamasalar bile; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayından geçtikten sonra kanun statüsü kazanarak Anayasa Mahkemesi’nin yargısal denetimine tabi tutulabilirler. Bu çalışma Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin hukuki yapı ve denetim mekanizmaları açısından detaylı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada yazın taraması yöntemi kullanılarak çeşitli dergi, kitap ve makalelerden yararlanılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Muzaffer Buyrukçu’nun ‘Dışardaki Rüzgâr’ Romanı Üzerine Bir Tahlil Denemesi

    Deveci, Mutlu; Aytaç, Aslıhan

    Yazın yaşamında toplum sorunlarına değinen Muzaffer Buyrukçu, gerçekçi bir yaklaşımın izdüşümünde şekillendirdiği eserleri ile yaratıcılığını üretkenliğe dönüştürür. Gündelik gerçekliğin farklı görünümlerini yansıttığı eserleri ile yazar, birey- toplum ilişkisi bağlamında bir yapı kurarken toplumsal açmazların bireye yansıyan yüzünü irdeler. Ayrıntıların önemine dikkat çeken yazar, dış dünya gerçekliğinin kuşatması altındaki anlatı kişilerinin psikolojik, ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel mücadelelerini detaylandırarak çıkarımlarda bulunur. Gözlemci gerçekçi yönelimi ile Muzaffer Buyrukçu, ‘Dışardaki Rüzgâr’ romanında, bireyin içinde bulunduğu sosyo- ekonomik ve sosyo- kültürel açmazları bürokratik hayat düzleminde konu edinir. Bu bağlamda roman ‘dışardalık’ kavramıyla ilişkilendirildiğinde, ben’in, öteki/ başkaları ile birlikte varoluşunu imler. Ben/ başkişi, toplumsal olana karıştığında (dışardalık), olup- bitenin sorgulamasını yaparken tiranlaşan ötekilerin davranış biçimleriyle şekillenen bürokratik hayatın pençesine yakalanır. İdealize edilen anlatı başkişisi Erdal, dışardaki’lerin rüzgâr’da yönlendirmesiyle rüzgâr’da savrulur ve böylece travmatik deneyimlerin öznesi hâline gelir. ‘Dışardaki Rüzgâr’ı, gündelik hayat gerçeğinden hareketle meydana getiren yazar; toplumsal sorunları, bireyin bakış açısını esas alarak aynalamayı tercih eder. Bu bakımdan başkişinin deneyimleri aracılığıyla sosyal adaletsizlik ile yozlaşma izlekleri çok yönlü biçimde ön plana çıkarır. Bununla birlikte bireyin dünyayı algılama biçimi ve sosyal değişimler karşısındaki görünümleri de yapı unsurları ile birlikte netleştirmeye çalışır. Olay örgüsü ise geçmişin, hâl zamandaki yansımalarıyla irdelenirken zaman ve mekân, roman kişilerine göre fonksiyonelleştirilir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Platon’un İdealar Âlemi Teorisi ile Divan Şiirindeki Bazı Anlatıların Benzerlikleri

    Karaduman, Ruken; Erzen, Mehmet Halil

    Antik Yunan filozoflarından Platon, düşünce tarihinde oldukça önemli bir yere sahiptir. O, kendisinden sonraki birçok düşünürü derinden etkilemiş ve düşünce hareketlerinden bazılarının temellerini atmıştır. Platon’un ahlak, estetik, metafizik gibi alanlardaki görüşleri arasında geliştirdiği en dikkat çekici teorilerinden biri olan idealar teorisinde, orijinalin yani hakikatin yansıması olarak idealardan söz edilir. İdealar kuramına göre nesneler (görüngüler) ve idealar şeklinde iki farklı dünya vardır. Bedensel varlığı nesneler dünyasında yer alan insanın sahip olduğu zannına kapıldığı bilgiler birer doksa (sanı)dan başka bir şey değildir. Gerçek bilgi ancak idealar âlemine aittir. Nitekim idea; gerçek, kalıcı, sürekli ve değişmez olandır. Nesneler ise ideanın sûretinden başka bir şey değildir. Bu teorideki özellikle zaman ve mekândan bağımsız, fiziksel dünyanın ötesinde ancak bu dünya ile sıkı biçimde bağlantılı bir dünya olarak ideaların izahı, tasavvuf düşüncesiyle ve divan şiirindeki bazı metaforlar ile çeşitli noktalarda benzerlikler göstermektedir. Bilhassa Platon’un mağara alegorisinin tasavvufi okumalara imkân sunan anlatım özellikleri çağrışımın niteliğini artırmaktadır. Bu benzerliklerdeki esas nokta tasavvuftaki tecelli anlayışına paralel biçimde ideanın doğruluk, güzellik ve iyiliğin aslı kabul edilirken dünyadaki nesnelerin ise ideaların yansımaları olduğu fikridir. Buradan hareketle çalışmamızda, idealar kuramı klasik Türk şiiri bağlamında ele alınmakta; Platon’un idealar âlemi ve ilgili görüşlerinin bilhassa tasavvufi şiirlere koşut yönleri üzerinde durulmaktadır. Bu bağlamda Divan şairlerinin nesneler dünyası üzerine söylemlerinde sıklıkla kullandıkları rüya, ayna, fânûs-ı hayâl, zıll-ı hayâl, serab gibi motiflerin idealar kuramındaki düşünüş şekilleri ile ortaklıkları dikkat çeker. Ancak bu çalışmada tasavvufî düşünüş şekillerinin eski Yunan felsefesinden ne kadar ve nasıl etkilendiğini ortaya koymaktan ziyade divan şiirindeki bazı anlatımlara farklı bir çerçeveden bakmak amaçlanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Yolsuzluk ve iktisadi gelişme ilişkileri: latin amerika, doğu avrupa ve asya ülkeleri’nden örnekler

    Gültekin, Ömer Faruk

    Yolsuzluk, toplumsal refah artışının önündeki en büyük engellerden biridir. Toplumlara bugün için büyük maliyetler oluşturmasının yanı sıra gelecek nesillere de ekonomik ve sosyal açıdan maliyetler oluşturur. Bu nedenle yolsuzluğun azaltılması, toplumların ekonomik gelişme gerçekleştirebilmeleri için çok önemlidir. Yolsuzluğun ekonomik gelişmeyle ilişkilerini araştırmak için Sovyet etkisi altında kalan bazı Avrupa ve Asya ülkeleri ve Latin Amerika ülkelerini kapsayan iki farklı model geliştirilmiştir. 2000-2019 döneminin araştırıldığı modellerde yer alan değişkenler yolsuzluk algı endeksi, kişi başına düşen gelir, yönetişim, enflasyon, kamu harcamaları, doğrudan yabancı yatırımlar, ticari dışa açıklık ve beşeri sermaye endeksidir. Modellerle ilgili temel sınamalar sonrası İki Aşamalı Sistem GMM ve panel ARDL yaklaşımlarına dayalı tahminler yapılmış ve 4 farklı tahmin sonucu elde edilmiştir. Sonuçlara göre, ilk modelde kişi başına düşen gelir artışı, beşeri sermaye endeksi, ticarileşme ve yönetişim, yolsuzluk üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Öte yandan kamu harcamaları ve doğrudan yabancı yatırımların sonuçları Sistem GMM tahmini için istatistiksel olarak anlamlı değildir. İkinci modelde yolsuzluğun kişi başına düşen gelir artışını olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Son aşamada Dumitrescu-Hurlin nedensellik testi yapılmış ve bazı değişkenlerden yolsuzluğa doğru tek yönlü nedensellik ilişkilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Yabancı Para Cinsinden Alınan ve Verilen Avansların Değerlemesinden Doğan Kur Farklarının Finansal Tablolar Üzerindeki Etkisi

    Doğan, Zeki; Köksal, Ayşe Gül; Zozik, Adalet

    Yabancı para cinsinden avansların nasıl de- ğerlemeye tabi tutulacağı ile ilgili vergi mevzua- tımızda herhangi bir yasal düzenleme bulunma- maktadır. Konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanmış herhangi bir tebliğ de bu- lunmamaktadır. Ancak, Gelir İdaresinin konuya iliş- kin vermiş olduğu özelgeler bulunmaktadır. Bu söz konusu özelgelerde Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü “yabancı para cinsinden avansların de - ğerlemeye tabi tutulacağı ve değerleme sonucu ortaya çıkan kur farklarının da sonuç hesapları aracılığıyla gelir tablosuna yansıtılacağı” yönün- dedir. Bu çalışmada ise dönem sonunda yabancı para cinsinden avansların değerlemesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Türkiye Muhasebe Stan- dartlarının (TMS), Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), Danıştay’ın yaklaşımları ve konu ile ilgili bazı özellikli konular ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Devamında ise örnek uygulama ile yabancı para cinsinden avansların değerlemesinden doğan kur farklarının finansal tablolar üzerindeki etkisi orta- ya konulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2024
    A research on the evaluation of hotel customers’ citizenship behaviors in the experiencescape

    Yildiz, Tugba; Devecı, Fatma Gorgün

    Customer citizenship behavior provides many advantages to businesses in the service sector. In order to obtain these advantages, the antecedents of the variable must be determined. Therefore, this research aims to determine the direct, indirect, and mediating effects for customer citizenship behavior within the scope of Experiencescape from a marketing perspective in the hospitality industry. For this reason, in addition to customer citizenship behavior, Experiencescape, memorable tourism experience, and customer satisfaction variables were included in the research model. The research sample consisted of 258 local and foreign tourists who were at least 18 years old, came to Erzurum between January and May 2023, and stayed in Mountain Hotels in Erzurum. According to the findings, “localness,” and “escapism” dimensions of Experiencescape effect on memorable tourism experiences. Memorable tourism experiences also effect on customer satisfaction and “tolerance”, “advocacy”, “helping” and “feedback” dimensions of customer citizenship behavior. Besides this, customer satisfaction is effect on the “advocacy”, “helping” and “feedback” dimensions of customer citizenship behavior. Lastly, customer satisfaction has a partial mediating role in the relationship between memorable tourism experiences and the helping dimension of customer citizenship behavior. The obtained results were discussed from a marketing perspective. With this point of view, recommendations have been developed.

  • MakaleYalnız künye2024
    Hicretin Kur’an’î Hedefleri Üzerine Bir Değerlendirme

    Varlı, Abdussamet

    İnsanlık tarihinin en eski toplumsal hareketlerinden bir tanesinin göç olduğu söylenebilir. Kişinin doğup büyüdüğü ortamı terk etmesi bazı durumlarda tercihe bağlı olsa da çeşitli gerekçelerle farklı zamanlarda zaruret olmuştur. Bu mecburiyet günümüzde de değişmemiş ve birbirinden farklı sebeplerle insanların yurtlarını terk etme serüveni devam etmiştir. Bu kapsamda insanoğlunun göç etmesinin temel gerekçelerinden bir tanesinin, sahip olunan inanç veya ideoloji sebebiyle kişilere yapılan baskılar olduğu söylenebilir. İslamî açıdan bakıldığında söz konusu gerekçeyle yapılmış göçler, Hz. Peygamber’e atfen hicret başlığı altında ele alınmıştır. Bu bakımdan hicret denilen yolculuk, sıradan göç etme eyleminden özenle ayrılmış ve farklı bir kavramsal temelde yeniden teşekkül etmiştir. Bu temel hicretin diğer sosyal, beşerî ve ekonomik kaygılar dışında, hareket noktasının dinî kaygıları içeriyor olmasıdır. Günümüzde de farklı coğrafyalarda varlığını devam ettiren hicret olgusunu sıradan göçlerden ayıran nokta, bu olguyu besleyen dinî bir arka planın var oluşudur. Dolayısıyla bu çalışmada ele alınacak ilk husus hicretin epistemolojik arka planı olacaktır. İnsanların inançlarını değiştirmeleri için yapılmış olan baskıların tarihine bakıldığında, insanlık tarihi kadar eski ve neredeyse tüm peygamberlerin hayatlarının değişmez gerçeği olduğu görülecektir. Bireylerin inançları sebebiyle görmüş oldukları zulümler Kur’an’da peygamberlerin hayatlarıyla örneklendirilmek suretiyle ele alınmış ve inananlar övülerek manevi açıdan desteklenmiştir. Bundan dolayı çalışmanın diğer bir başlığı da değer yargıları ve inançları sebebiyle Kur’an’daki bazı peygamberlerin hicret etmeleri ve bunun gerekçeleri olacaktır. Kur’an baskı ve zulüm yoluyla inançlarına müdahale edilen mü’minlere hicret etmeleri tavsiyesinde bulunurken bu noktada hangi hedefleri gözetmiş olduğu önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur’an kendi öğretilerini kabul etmek suretiyle dünya hayatına yön veren ve bu bakış açısı neticesinde farklı zorluklarla karşılaşan muhataplarının hicret etmelerini tavsiye ederken, bu zorlu yolculuğun neticesinde ortaya çıkacak olan olumlu sonuçlara vurgu yapmak suretiyle onları hicret etmeye teşvik etmektedir. Sonuçları açısından hem dünya hem de ahirete taalluk eden bu teşvikler, inananlara hicretleri esnasında moral ve motivasyon sağlayıcı niteliğe sahiptir. Bu araştırma, inanan muhatapların hicrete teşvik edilmesiyle amaçlanan gayelerin neler olduğunu Kur’anî çerçevede ele almayı amaç edinmiştir. Farklı başlıklar altında bu Kur’anî hedeflerin gözler önüne serilmesiyle hicret yolculuğunun dini kazanımları ortaya konulmaya çalışılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Yükseköğretim Öğreticileri Perspektifinden Uzaktan Eğitim: Bir Meta Sentez Çalışması

    Aksoy, Dilara Arzugül

    Ülkemizde Covid-19 pandemisi öncesinde yaygın olarak kullanılmayan uzaktan eğitim, salgın sürecinde acil uzaktan öğrenme boyutuyla tüm yükseköğretim kurumlarında zorunlu olarak uygulanmıştır. Belirtilen bu zorunluluk yükseköğretim öğreticilerine ve öğrencilerine uzaktan eğitimi deneyimleme imkânı sağlamıştır. Bu araştırma, Türkiye’deki yükseköğretim öğreticilerinin deneyimlerine dayanarak uzaktan eğitimin sunduğu olumlu katkıları ve karşılaşılan engelleri meta sentez yöntemi ile mevcut çalışmalar çerçevesinde sunmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda arama kriterleri ve anahtar kelimeler belirlendikten sonra SCOPUS, TR Dizin ve ERIC veri tabanlarında 2021 yılı itibariyle yayınlanmış, Türkiye’de yükseköğretim düzeyinde yürütülmüş, öğreticilerin uzaktan eğitim deneyim ve görüşlerine odaklanan araştırmalar hedeflenmiştir. Ulaşılan makaleler dahil etme kriterlerine göre değerlendirilmiş ve 17 araştırma veri kaynağı olarak kabul edilmiştir. Meta sentez sonucunda uzaktan eğitimin olumlu katkıları ve öğreticilerin karşılaştıkları engeller belirlenmiştir. Teknik sorunlar, etkileşim eksikliği, ölçme değerlendirme sürecine yönelik kaygılar ve düşük katılım oranları öğreticilerin uzaktan eğitimde karşılaştıkları öne çıkan engellerdir. Öte yandan uzaktan eğitimin zaman ve mekân açısından esneklik sunması, kaydedilen derslerin tekrar izlenebilmesi, kolay erişim sağlanması ve kriz dönemlerinde eğitimin devamlılığını sağlaması ise öğreticiler tarafından olumlu katkı olarak değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda öğretici görüşlerinden hareketle yükseköğretim kurumları ve öğreticilere yönelik öneriler sunulmaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Metin Sadeleştirme Üzerine Yapılan Çalışmalar Üzerine Bir İnceleme

    Kaya, Musa; Avşar, Abdulvahap

    Bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine yapılan çalışmaları incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada, içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan araştırmalarda 2011- 2021 yılları arasında metin sadeleştirme üzerine 33 lisansüstü tez ve 2 makale tespit edilmiştir. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine yapılan çalışmalar; yapıldığı yıl, yapıldığı üniversite, sadeleştirilen düzey, sadeleştirilen tür, sadeleştirmede ölçü olarak belirlenen kaynak, etkinlik hazırlama, sözlük hazırlama, uzman görüşü alınma, uygulanma ve hangi boyutta sadeleştirildiği başlıkları altında incelenmiştir. Araştırmalar sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine 20 farklı üniversitede lisansüstü tez hazırlandığı; Gazi Üniversitesi toplam 6 tezle 1. sırada yer alırken Necmettin Erbakan Üniversitesinin 4 tezle 2. sırada yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca A1 ile C1 arasında tüm düzeyler için sadeleştirme yapıldığı ve bazı çalışmaların A1-A2 ve B1-B2 gibi birden fazla düzeye yönelik olarak yapıldığı belirlenmiştir. B1 düzeyinde 40 sadeleştirme yüksek lisans, 10 sadeleştirme doktora tezi ve 1 sadeleştirme ise makale çalışması olarak yapılmış ve toplam 51 çalışmayla en fazla B1 düzeyinde sadeleştirme işlemi yapılmıştır. Sadeleştirme işlemi yapılan edebi türlere bakıldığında, hikâye türünde 76, fıkra türünde 15, destan ve masal türlerinde 10, roman türünde 5, mektup türünde 2 gezi yazısı, anı ve deneme türlerinde 1 (birer) adet sadeleştirme işleminin yapıldığı tespit edilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Ab-initio Study of Structural, Spectroscopic and Electronic Properties of High Energy Explosive Molecules: DFT/TD-DFT Calculations

    Kepceoğlu, Abdullah; Ekincioğlu, Yavuz

    This research explores the ground state geometry and molecular properties of FOX-7 and nitroguanidine molecules, with a focus on their spectroscopic and electronic characteristics. Initially, the conformational space of each molecule was systematically scanned using molecular mechanic calculations and the most probable conformer structure was obtained for each molecule. Subsequently, geometry optimizations of molecules were conducted by using ab initio density functional theory (DFT) with Becke’s three-parameter hybrid-exchange functional, which combines the Lee–Yang–Parr correlation functional (B3LYP) method, and the standard 6-311++G(d,p) basis set. The theoretically determined geometrical parameters from optimized structure and experimental values available in the literature were compared, providing validation for the structural properties of both molecules. Furthermore, the stability and reactivity properties of both molecules are estimated in terms of HOMO-LUMO energies. Overall, this study contributes to a comprehensive understanding of the ground state geometry, molecular structure, and spectroscopic behavior of FOX-7 and nitroguanidine, paving the way for potential applications in various fields of science and technology.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele