Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Digitalization and Sustainability Conflict in Society: Waste Culture and Green Consciousness

    Kizmaz, Nuran

    Sustainability, which is based on the protection of the resources we have within the framework of the global climate crisis, is gaining importance day by day. With the industrial revolution, we see that the daily lives of individuals have become integrated with technology. It is seen that all institutions of society, from communication to economy, from education to politics, have become connected to technology and networks. Thus, the concepts of increasing digitalization and sustainability have become synonymous with each other. In this article, the relationship between the two concepts will be analyzed in a social and environmental context, and their positive and negative aspects will be discussed. This study aims to understand and evaluate the conflict between wasteful culture and green consciousness by addressing the societal implications in the relationship between digitalization and sustainability. By examining how digital technologies have the potential to provide environmental benefits but also how they affect environmental threats such as e-waste, the study aims to reveal the societal consequences arising from this dilemma. Thus, the main question of the research will be tried to be answered whether digitalization provides environmental benefits in line with sustainability goals or deepens the e-waste crisis by triggering a culture of waste. In the research, a literature review will be conducted from qualitative research methods. As a result, inferences will be made on the future potential of sustainable digital technologies by drawing attention to the awareness of the balance between digitalization and green consciousness.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleYalnız künye2025
    The Effect of Consumer Minimalism on Sustainable Consumption: The Mediator Role of Perceived Consumer Effectiveness

    Yildiz, Tugba; Devecı, Fatma Gorgün

    This study aims to determine the effect of consumer minimalism on sustainable consumption and to reveal the mediation effect of perceived consumer effectiveness. The research sample consisted of 1010 consumers aged 18 and above. Structural equation modeling and Process Macro were utilized in data analysis. According to the findings “clutter removal” and “longevity” have an effect on “perceived consumer effectiveness”. Perceived consumer effectiveness has an effect on “rethinking”, “reusing”, “refurbish”, “reuse” and “repurpose”. Further, “clutter removal” and “cautious shopping” has a direct effect on “rethinking”, “refurbish” and “reuse”. “Longevity” has a direct effect on “reusing”, “refurbish” and “repurpose”. Finally, “self-sufficiency” has a direct effect on “rethinking”, “refurbish" and “repurpose”. Mediation effects have been revealed by adding the “perceived consumer effectiveness” variable to the direct effect model for the “clutter removal” and “longevity” dimensions.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Yeniden Kazanım Tutum Ölçeğinin Geliştirilmesi

    Yetişensoy, Okan; Aydoğdu, Cansu Çetinkaya; Bayram, Fatma Ozge; Gökçe, Nazlı; Arslan, Esma; Kilci, Zülal

    Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinin yeniden kazanım tutum düzeylerini belirlemek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada, karma araştırma modellerinden keşfedici sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri orta sosyo-ekonomik düzey bir ortaokulda öğrenim gören 560 öğrenciden toplanmış ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Ölçekteki kapsam ve görünüş geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuştur. Yapı geçerliğini belirlemede araştırmanın nicel verileri; Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) için 412, Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) için 430 öğrenciden elde edilmiştir. Gerçekleştirilen AFA sonucunda 6,238 öz değere sahip, toplam varyansın %44,55’ini açıklayan, 14 maddelik tek boyutlu bir yapıya ulaşılmıştır. Bu yapı gerçekleştirilen DFA ile doğrulanmıştır. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışması sonuçları da ölçeğin geçerliğini desteklenmiştir. Ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı ,90; split half güvenirlik katsayısı ise ,89 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler ve değerlendirmeler neticesinde geliştirilen ölçeğin ortaokul öğrencilerinin yeniden kazanıma yönelik tutumlarını belirlemede alanyazına katkı sağlayabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak ortaokul öğrencilerine yönelik yeniden kazanım tutum ölçeğinin kullanıldığı yeni bilimsel çalışmaların gerçekleştirilebileceği önerilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Lisansüstü Öğrencilerinin Kendini Yönetme Becerilerine Yönelik Nitel Bir Araştırma

    Esmer, Yusuf; Arıbaş, Ayşe Nihan

    Bireylerin hem özel yaşamlarında hem de iş yaşamlarında başarılı olabilmeleri için kendini yönetme becerisine sahip olmaları gerekmektedir. Kendini yönetme becerisi, eğitim hayatı ile başlamakta ve çalışma hayatı ile devam etmektedir. Öğrencilik yaşamında kendini yönetebilme becerisi kazanan bireylerin, eğitim hayatından sonraki aşamalarda da karşılaşılması muhtemel sorunlarla mücadele etme noktasında daha başarılı olabilecekleri söylenebilmektedir. Bu çalışmanın amacı iş dünyası için önemli bir insan kaynağı olan lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerilerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında görüşme tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin amaçları, hedefleri, misyonları, vizyonları, sahip oldukları değerler, sorumluluklar, hayatlarının dönüm noktası, stratejileri, güçlü ve zayıf yönleri ile tehdit ve fırsat algılarına yönelik 12 sorudan oluşan bir soru formu kullanılmıştır. Bayburt Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Organik Tarım İşletmeciliği Anabilim Dalı`nda yüksek lisans ve doktora öğrenimi gören 25 öğrenciden veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak öğrencilerin kendini yönetmeye yönelik algıları belirlenmiştir. Kendini yönetme konusunda genel olarak öne çıkan kavramların; kendini geliştirme, uzmanlaşma, dürüstlük, azim, kararlılık, üniversite, aile, sürekli öğrenme ve akademik derece olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğrencilerin kendini yönetme algılarından hareketle lisansüstü öğrencilerinin kendini yönetme becerisine sahip oldukları söylenebilmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    DERİN ÖTEKTİK ÇÖZÜCÜNÜN Rheum ribes KÖKLERİNDEN FENOLİK BİLEŞİK EKSTRAKSİYONU ÜZERİNE ETKİSİ

    Kantar, Naciye Kutlu

    Bu çalışmada ışkın bitkisi (Rheum ribes) köklerinden biyoaktif bileşik eldesinde farklı çözücü tipleri değerlendirilmiştir. Yeşil çözücü olarak kolin klorür ve laktik asit ile hazırlanan farklı molar oranda (1:1, 1:2, 1:3) derin ötektik çözücüler ve su kullanılmıştır. Toplam fenolik bileşik miktarı derin ötektik çözücü ile etanol ekstraktına benzer olarak yüksek bulunmuştur. Toplam flavonoid bileşik ekstraksiyonunda en yüksek değer etanol ile elde edilirken ikinci sırada derin ötektik çözücü gelmektedir. Antioksidan aktivite üzerine ise en etkili çözücünün derin ötektik çözücü (1:3) olduğu saptanmıştır. Ek olarak temel bileşen analizi ile farklı çözücüler kullanılarak hazırlanan ışkın ekstraktlarının biyoaktif içerik (toplam fenolik, toplam flavonoid bileşik, antioksidan aktivite) açısından benzerlik/farklılıkları değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, ışkından biyoaktif bileşik ekstraksiyonunda organik çözücülere alternatif olarak derin ötektik çözücünün kullanımı uygun bulunmuştur.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Comparison of the effects of accelerated aging with different lamps (UV-A and -B) on color and pendulum hardness properties of Russian olive wood treated with UV system varnish

    Ayata, Ümit; Efe, Fatih Tuncay; Gürleyen, Levent; Çakıcıer, Nevzat; Türk, Mutlu

    In this study, some surface changes were investigated in Russian olive (Elaeagnus angustifolia L.) wood with UV system parquet varnish (3 and 5 layers) applied indoors, after exposure to artificial aging environments with different lamps. UV-A 340 and UV-B 313 type lamps were used in the aging application. Experimental samples were exposed to 252 hours of aging. In addition, tests of color parameters [(red color (a*) tone, yellow color (b*) tone and lightness (L*)] and pendulum hardness values were performed on aged and unaged varnish layers. According to the results of the research, statistical analysis of variance results were obtained for all tests in both varnish types and both lamp types. After the layers of both varnish types were exposed to 252 hours of aging of both lamp types, L* and b* values decreased while a* values increased. It was determined that the total color difference results of UV-B 313 lamps in both varnish types were higher than that of UV-A 340 lamps. Pendulum hardness values gave different results against different lamps.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Strategy Development for the Applicability of Photovoltaic Systems in Hospitality Enterprises using SWOT Analysis and AHP Method: The Case of Sinop Province

    Alcan, Yalçın; Esmer, Yusuf; Alcan, Özlem

    Strategy is the way to achieve the objective or goal. In this context, strategies are developed and attempted to be implemented in order to achieve certain objectives or goals in each enterprise or sector. In this study, by combining SWOT analysis and AHP method, a strategy was developed to use the photovoltaic systems in hospitality enterprises. For this purpose, in the study, based on the relevant literature, a research has been conducted on the applicability of photovoltaic systems in the hospitality enterprises in Sinop. In the research, SWOT analysis was carried out for managers, experts and related academicians to identify the strengths and weaknesses of photovoltaic systems and opportunities and threats to these systems. 4 strategies were developed using the data obtained from the SWOT analysis, and then the most suitable one was tried to be determined by AHP method. As a result of the research, it has been determined that the most suitable strategy for the applicability of photovoltaic systems for hospitality enterprises in Sinop province is carrying out studies for photovoltaic systems to be an alternative energy source in the tourism sector.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Capacity Factor Analysis in Small Scale Hydropower Plants and a Practice Specific to Giresun

    Serencam, Uğur

    Energy is the fundamental element of social and economic sustainability in every aspect of life, from the smallest living body to large scale industrial facilities. In Turkey rapidly increasing industrial development process lead to extensive energy demand, which is met largely from imported fossil sources. Especially in recent years, as a result of increasing environmental awareness and economic and strategic reasons, a portion of the energy deficit is fed from, clean and reliable hydroelectric power plants with great importance. In our country, a total of 295511 GWh electricity was produced in 2017. About 41368 GWh (14%) of the total amount was generated by large hydraulic plants and 17082 GWh (5.78%) by small hydraulic plants. In this study, small hydroelectric power (SHP) stations are considered to reduce the increasing energy cost and for this purpose SHP in Giresun are analyzed leading to private additives in the capacity factor analysis. According to the results it is possible to conclude that thetime of power plant investment is shortened as the capacity factor increases in hydroelectric power plants.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Sürdürülebilirlik, Çevresel Riskler ve Çevre Muhasebesi Arasındaki İlişkinin Tespiti: Erzurum İlinde Bir Araştırma

    Güler Sülük, Rana; Ag, Aliriza

    Amaç – Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı çeşitli boyutlarıyla ele alınmakla birlikte Erzurumili organize sanayi bölgesindeki üretim işletmelerinin sürdürülebilirlik, çevre, çevresel riskler veçevre muhasebesi konularına yönelik yaklaşımları tespit edilmeye çalışılmıştır.Yöntem – Bu araştırmada, verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Bu konudabelirtilmesi gereken önemli noktalardan biri araştırmanın teorik çerçevesinin oluşturulması veuygulama aşamasında literatür tarama yönteminden yararlanılmış olmasıdır. Anket yoluyla eldeedilen veriler frekans analiziyle incelenmiş olup kurulan hipotezler Çoklu Regresyon ve Korelasyonanalizine tabi tutulmuştur.Bulgular – Sürdürülebilirlik, çevresel riskler, çevre muhasebesi ve çevre politikalarına yönelikoluşturulan hipotezlere göre yapılan analizlerde ortaya çıkan değerlerin anlamlı ve pozitif etkiyesahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte araştırma bölgesindeki işletmelerin çevresel konularve çevre muhasebesi hakkında düşüncelerine yönelik yapılan analizde, şirketlerin %89.2’sininçevresel sorunların önlenmesinde çevre ile dost alternatif kaynaklarının kullanılmasınıönemsedikleri tespit edilmiştir.Tartışma – Bu çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulardan hareketle işletmelerinsürdürülebilirliği anlayabilmeleri ve bünyelerinde en iyi şekilde uygulayabilmeleri için ilgili kurumve kuruluşlardan özellikle bölgede bulunan üniversitelerden destek alması önerilebilir. Diğeryandan işletmelerin sürdürülebilirlik konusundaki tutumlarının çevre muhasebesi ve çevrepolitikalarına uygun olması ve işletmelerin çevre sorunlarını önlemesi için çevreyi koruyupgeliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarına önem vermesi gerektiği söylenebilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017Scopus SJRQ2
    Mikroalg üretimi ve mikroalglerden biyoyakıt eldesi

    Çakmakcı, Mehmet; Elcik, Harun

    Enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan fosil yakıt rezervleri hızla tükenmektedir ve bu yakıtların çevresel zararları her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple, tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler gibi ülkemiz de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelmiştir. Bu kapsamda ülkemizde, yenilenebilir enerji yasası çıkarılarak yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilir enerji üretiminin desteklenmesi ve çevrenin korunması amaçlanmıştır. Son dönemde önemi artan yenilenebilir enerji kaynaklarından bir tanesi de biyokütle enerjisidir. Biyokütle enerji kaynağı olarak, ana bileşenleri karbonhidrat bileşikleri olan bitkisel ve hayvansal kökenli tüm organik maddeler kullanılabilmektedir. Bu enerji kaynakları içerisinde mikroalgler, yüksek fotosentetik etkinlikleri, yüksek biyokütle üretimleri ve hızlı çoğalmaları gibi avantajlarıyla biyoyakıt üretimi için umut verici görülmektedir. Mikroalglerden, biyokimyasal yöntemler ile elektrik, etanol, hidrojen, metan ve biyodizel üretilebildiği gibi termokimyasal yöntemler kullanılarak da sentez gazı, biyolojik kömür, biyodizel ve elektrik üretilebilmektedir. Bu derleme makalesinde, mikroalglerin izolasyonu, mikroalgal biyokütle üretimi, biyokütlenin hasadında kullanılan yöntemler ve mikroalglerin yenilenebilir biyoyakıtlar için ham madde kaynağı olarak kullanılabilirliği incelenmiştir

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Yapay sinir ağları ile CO2 emisyonu tahmini: türkiye örneği

    Pabuçcu, Hakan; Bayramoglu, Turgut

    Kalkınma ve çevre ilişkisi vurgulanmaya başlandığı günden beri gündemdendüşmemiştir. Bunun en somutlaşmış hali 2015 yılında düzenlenen Paris İklimZirvesi’dir. Sözleşmeye taraf olan diğer ülkeler gibi Türkiye’de sera gazı salımdeğerlerini artıştan azalış yöntemi ile azaltmayı taahhüt etmiştir. Diğer yandan Türkiyegelişmekte olan bir ülke olarak enerji üretimini ve tüketimini artırmak zorundadır.Büyüme ise beraberinde çevre kirliliği getirmektedir. Çevre kalitesi karbondioksit (CO2)gibi zehirli gazların çevreye bırakılması ile oluşmaktadır. Zehirli gaz emisyonunun enönemli kaynakları ise enerji üretimi ve tüketimi, endüstriyel üretim, seyahat için enerjitalebinden oluşmaktadır. Diğer nedenler bunların yanında kirletici olarak zayıfkalmaktadır. Bu sebeple bu çalışmada AB-28 ülkeleri ile Türkiye’nin gelecekte sera gazısalım değerlerini tahmin etmede beşer yıllık olmak üzere 1990-2030 yılları arası nüfus,GSYH, enerji üretimi ve tüketimi, ulaşım için enerji kullanımı ve sera gazı salımmiktarları kullanılmıştır. Tahmin konusunda başarılı sonuçlar veren Yapay Sinir AğlarıModeli (YSA) ile Türkiye’nin 2020-2025-2030 yılları için CO2 eş değeri salım miktarlarısırası ile 740,33 Milyon Ton (Mt), 1039,32 Mt ve 1244,13 Mt bulunmuştur. Bulunan busonuçların Türkiye’nin Paris İklim Zirvesi’nde 2030 yılı için taahhüt ettiği 929 Mt CO2eşdeğeri salım miktarından fazla olduğu anlaşılmaktadır. Türkiye’nin taahhütünü yerinegetirebilmesi için enerji verimliliğini artırması ve yenilenebilir enerjilere geçiş yapmasıgerekmektedir.

    AtıfTR Dizin14
    TR Dizinİncele
  • Proje2016
    Biyobozunur Katı Atık Tesislerinin Termodinamik, Termoekonomik Analiz Ve Optimizasyonları Çerçevesinde Yenilenebilir Enerji Potansiyellerinin Araştırılması Ve Sıfır Atık Yaklaşımıyla Sürdürülebilir Modellerin Geliştirilmesi

    Abuşoğlu, Ayşegül; Özahi, Emrah; Tozlu, Alperen

    In this study, thermodynamic and thermoeconomic analysis are performed using actual operating data of the Gaziantep Solid Waste Power Plant in Gaziantep. ASPEN Plus Engineering and Engineering Equation Solver (EES) software programs are used in order to analyze the current system thermodynamically. Energetic and exergetic efficiencies of the system are evaluated as 39.57 % and 56.29 %, respectively. Thermoeconomic analyses are performed by using "specific exergy costing" (SPECO) method and the payback period is found to be 5.82 year according to the analyses. In additition, five different scenarios are carried out for the purpose of energy recovery from the exhaust gas of the system and thermodynamic and thermoeconomic analyses of scenarios are also carried out. Scenario 2 (Electricity production using gas turbine cycle) is found to be the optimal scenario which can be integrated into the system in terms of the thermodynamic and thermoeconomic analyses. As a result of the thermodynamic analyses of scenario 2, energetic and exergetic efficiencies are found to be 47.16 % and 61.83 %, respectively. Also, 1287 kW extra power can be produced using second scenario which has a short payback period of 3.7 year. By means of these proposed scenarios and conducted analyses, the first study for solid waste power plant in Turkey is carried out in detail. This detailed study is conducted for the first time that related to solid waste power plants in Turkey with proposed scenarios and performed analyses. In addition to this, the other novelty of this study is to assess the proposed scenarios in the project for other solid waste power plants in Turkey in the frame of zero waste.

  • MakaleYalnız künye2014
    Biyokütle enerjisi potansiyeli ve ekonomik etkileri: TRA1 Bölgesi üzerine bir saha araştırması

    Yaprakli, Sevda; Bayramoglu, Turgut

    Bu çalışmanın amacı TRA1 Bölgesi’nde (Erzurum-Erzincan-Bayburt) Biyokütle Enerjisi (BE) potansiyelini ve ekonomik etkilerini tespit etmektir. Bu amaçla 2013 yılı için TRA1 Bölgesi’nde 952 anket formu kullanılarak bir saha araştırması yapılmış ve elde edilen veriler istatistiki analizlere tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre TRA1 Bölgesi’nde hayvansal ve bitkisel kaynaklı toplam ekonomik BE potansiyeli 4,778 Ton Eşdeğeri Petrol-TEP’tir. BE’nin % 56’sı Erzurum’da, % 27,2’si Erzincan’da ve % 16,8’i Bayburt’ta üretilebilecek düzeydedir. Ayrıca TRA1 Bölgesi’nde BE üretiminin yerel ekonomi üzerindeki en önemli üç etkisinin; ilave gelir artışı, istihdam artışı ve toprak verimliliğinin artması şeklinde olacağı belirlenmiştir. Sonuç olarak, TRA1 Bölgesi’nde BE potansiyelinin varolduğu ve bu potansiyele uygun BE üretiminin yerel ekonomiye olumlu katkıda bulunacağı tespit edilmiştir.