Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Association of the enteral nutrition support with mortality, biochemical parameters, and health markers in geriatric patients with COVID-19: A retrospective cohort study
Özçelik, Ayşe Özfer; Esgin, Ozge; Ethemoğlu, Filiz Banu; Özyürek, Serkan; Aykırı, Hilal
This study aims to evaluate the association of the enteral nutrition support on mortality, biochemical parameters, and health markers in geriatric patients with COVID-19 treated in intensive care units (ICUs). A retrospective cohort analysis was conducted on 226 patients aged 60 years and older admitted to the COVID-19 adult ICU of Yıldırım Beyazıt University Training and Research Hospital in 2021. Demographics, ICU stay characteristics, biochemical parameters, and nutrition therapy details were collected from hospital records. Patients receiving enteral nutrition were categorized by product type (e.g., diabetic, immunonutrition, glutamine-containing, etc.), and their association on mortality, biochemical markers, and ICU outcomes were evaluated. The mortality rate was 50.4%, with an mean ICU stay of 9.63±6.50 days. Most patients (90.3%) had chronic conditions. Nutrition therapy was administered to 138 patients using various products. Immunonutrition products were associated with improved albumin levels and reduced mortality (p<0.05). Chronic conditions significantly increased mortality risk and ICU stay duration (p<0.05). Multivariate analysis revealed that longer ICU stays and the presence of chronic diseases independently reduced survival probability. Enteral nutrition support, particularly immunonutrition, may benefit geriatric ICU patients with COVID-19 by improving biochemical parameters and reducing mortality risk. Although patients receiving diabetic and glutamine-enriched products have a higher incidence of pressure ulcers, it should be considered that such products are likely to have been used in higher-risk patients.
- MakaleAçık Erişim2025Kronik Hastaların Akılcı Antibiyotik Kullanım Tutumları ve Etkili Faktörler
Semerci, Vahide; Akeren, Zahide; Kalyoncuo, Servet
Amaç: Araştırmanın amacı kronik hastalığa sahip bireylerin akılcı antibiyotik kullanımına yönelik tutumları ve etkili faktörleri belirlemektir. Araçlar ve Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel tipte olan araştırma 228 kronik hastalığa sahip birey ile tamamlanmıştır. Araştırma verileri ‘Hasta Tanıtım Formu’ ve ‘Akılcı Antibiyotik Kullanımına Yönelik Bilgi-Tutum Ölçeği’ kullanılarak toplandı. Bulgular: Katılımcıların %58.3’ünün hipertansiyon, %39’unun diyabet, %30.3’ünün kardiyovasküler hastalığının ve %23.7’sinin böbrek hastalığının olduğu belirlendi. Ayrıca %52.6’sının antibiyotiği hastalıkla ilgili şikayetleri geçene kadar kullandığı ve %27.2’sinin hekime muayene olmadan antibiyotik kullandığı bulundu. Kronik hastaların Akılcı Antibiyotik Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği toplam puanı 60.27±13.26 (32-80) idi. Modele dahil edilen değişkenlerden erkek, okur yazar olmama, tavsiyeyle ilaç kullanma, kendi başına ve şikayeti bitene kadar antibiyotik kullanma, sağlık eğitimi almama durumları akılcı antibiyotik kullanımına yönelik tutumları olumsuz yönde etkiledi (p<0.05) ve varyansın %65’ini açıkladı (R2=0.657, F=20.968, p<0.001). Sonuç: Kronik hastalığa sahip bireylerin akılcı antibiyotik kullanımına yönelik tutumlarının ortalamanın üzerinde olduğu ve olumlu tutuma sahip oldukları belirlendi. Erkeklerin, antibiyotiği hastalıkla ilgili şikâyet bitene kadar kullananların ve sağlık eğitimi almayanların akılcı antibiyotik kullanımına yönelik tutumları daha düşüktür. Ayrıca ilkokul, ortaokul, lise, üniversite ve üzeri mezun olanların, komşuları, yakınları ve arkadaşlarının tavsiyesi ile ilaç kullanmayanların ve hekime muayene olmadan antibiyotik kullanmayanların akılcı antibiyotik kullanımına yönelik tutumları daha yüksektir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2024Investigation of The Relationship Between COVID-19 Severity and Serum Adropin Levels
Tor, Ibrahim Hakki; Aydın, Pelin; Uzunçakmak, Sevgi Karabulut; Halici, Hamza; Özçelik, Cihad
Objective: COVID-19 is a multisystemic disease with high mortality and morbidity. It is very important to understand the pathogenesis of the disease and to develop pharmacological treatment methods. The aim of this study was to measure serum adropin levels in COVID-19 patients in the ward and intensive care unit and to investigate whether this value can be a prognostic factor or a pharmacological treatment target. Methods: 116 volunteer participants were included in the study. Participants were grouped as the control group consisting of patients without any disease, patients diagnosed with COVID-19 and hospitalised in the ward, patients diagnosed with COVID-19 and hospitalised in Level 2 intensive care and patients diagnosed with COVID- 19 and hospitalised in Level 3 intensive care. Venous blood was taken from the patients. Serum adropin levels were measured according to the manufacturer's instructions. ROC analysis was also performed. Results: According to serum adropin measurements, serum adropin levels of patients with COVID-19 who were hospitalised in the ward decreased compared to the control group. In Level 2 intensive care and Level 3 intensive care patients, serum adropin levels decreased compared to patients in the ward. According to Roc analysis, 333.1 ng/L adropin had a specificity of 0.8167 (95%, 0.6956-0.9048) and a sensitivity of 0.6522 (95%, 0.4273-0.8362). Conclusion: COVID-19 is a disease with high mortality and morbidity affecting all systems. With this study, we think that serum adropin levels may be a prognostic factor or a new pharmacological treatment target and may shed light on new studies.
- MakaleAçık Erişim2023Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri
Albayrak, Mevlut; Bayir, Yasin; Ates, Fatih
Amaç: Bu araştırma ile sağlık çalışanı adayı öğrencilerin covid başta olmak üzere bulaşıcı enfeksi- yonlardan korunma konusundaki bilgi düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Yöntemler: Araştırmanın örneklemini, bir üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Eczacılık Fakültesi öğrencileri oluşturdu. Araştırma verileri, “Sağlık Çalışanı Adayı Öğrencilerin Covid Başta Olmak Üzere Bulaşıcı Enfeksiyonlardan Korunma Konusundaki Bilgi Düzeyleri Anket Formu” ve “Sosyodemografik Bilgi Formu” uygulanarak toplandı. Veriler; sayı, yüzdelik, ortalama ve standart sapma ve ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin %3,16’sı ameliyathane hizmetleri, %2,69’u diş protez teknolojisi, %9,13’ü diyaliz, %10,54’ü eczane hizmetleri, %4,92’si fizyoterapi, %4,92’si ilk ve acil yardım, %4,92’si odyo- metri, %7,85’i ortopedik protez ve ortez, %4,10’u tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik, %7,96’sı tıbbi görüntüleme teknikleri, %13,82’si tıbbi laboratuvar teknikleri, %3,40’ı yaşlı bakımı, %22,60’ı eczacılık bölümünde öğrenim görmekte ve %60,77’sinin birinci sınıf öğrencisi olduğu belirlenmiştir. Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin diğer bölümlerdeki öğrencilere göre %100,0’ünün bulaşıcı hastalıklardan korunmak için kişisel hijyene dikkat etmenin gerekliliğini bildiği ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p < ,05).
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele



