Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    TarBIoT KDS: Akıllı Tarım Uygulamaları için Blokzincir ve IoT teknolojileri ile Gerçek zamanlı Karar Destek Sistemi Tasarımı

    Ayberkin, Doruk

    Bu çalışma, tarım sektöründeki küresel zorlukları ele almak için yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Araştırma, blokzincir ve Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojilerini entegre ederek, tarımsal verilerin toplanması, güvenli bir şekilde depolanması ve analiz edilmesi için kapsamlı bir sistem önermektedir. TarBIoT olarak adlandırılan bu sistem, çeşitli sensörlerden elde edilen toprak ve iklim verilerini gerçek zamanlı olarak işleyerek, çiftçilere ve diğer paydaşlara yönelik bir karar destek mekanizması sunmaktadır. Sistemin temel bileşenleri arasında IoT sensör ağı, blokzincir altyapısı, veri işleme ve analiz modülü ile karar destek sistemi bulunmaktadır. Bu entegre yapı, tarımsal üretimde verimliliği artırma, kaynakları optimize etme ve çevresel sürdürebilirliği destekleme potansiyeli taşımaktadır. Blokzincir teknolojisinin sağladığı şeffaflık ve güvenilirlik, verilerin tüm paydaşlar arasında güvenli bir şekilde paylaşılmasına olanak tanırken, karar destek sistemi, bu verileri anlamlı ve uygulanabilir bilgilere dönüştürmektedir. Çalışma, önerilen sistemin simülasyonunu gerçekleştirerek, su seviyesi, nem oranı, toprak pH değeri gibi kritik tarımsal parametrelerin izlenmesi ve analiz edilmesindeki etkinliğini değerlendirmektedir. Sonuçlar, TarBIoT sisteminin, akıllı tarım uygulamalarının geliştirilmesinde, gıda güvenliğinin artırılmasında ve sürdürülebilir tarım pratiklerinin yaygınlaştırılmasında önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Bu araştırma, tarım sektöründeki dijital dönüşümü hızlandırma ve veri odaklı tarım uygulamalarını yaygınlaştırma potansiyeli taşımaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Depresyonda motor aktivitenin makine öğrenmesi ile değerlendirilmesi

    Aras, Selim; Aras, Neriman; Engin, Mustafa Alptekin

    Psikiyatrik hastalıkların neredeyse tümünde olduğu gibi depresyonun da klinik olarak değerlendirilmesi gözleme ve subjektif hasta şikâyetlerine dayanmaktadır. Psikomotor retardasyon (gerileme) depresyonun önde gelen semptomlarından biridir ve bunun göstergesi olarak depresyonlu hastalarda fiziksel aktivite azalır. Bu çalışmada, depresyonu olan ve olmayan bireylerin günlük fiziksel aktivite verileri ile oluşturulmuş bir veri setini referans olarak kullanarak, depresyon tanısı için makine öğrenimi temelli objektif bir tanı destekleyici yöntem geliştirmek amaçlanmıştır. Geniş bir öznitelik araştırması yapıldıktan sonra, Fisher Öznitelik Seçimi ile en iyi dört öznitelik belirlenmiş ve Toplu Torbalı Ağaç yöntemini kullanarak 0,88 doğruluk ile referans çalışmasından daha iyi bir sınıflandırma sonucu elde edilmiştir. Ayrıca, referans çalışma ile karşılaştırmak için sınırlandırılan dört öznitelikten daha fazlası seçildiğinde doğruluğun 0,90’nın üzerine çıktığı belirlenmiştir. Böylece, fiziksel aktivite verilerini kullanarak geliştirilen makine öğrenimi temelli yöntemle depresyonu olan ve olmayan bireyleri yüksek doğruluk payı ile ayırt edilmesi başarılmıştır. Bu çalışma, aktivite verilerinin depresyonda tanı destekleyici bir araç olarak kullanılabileceğine dair umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, fiziksel aktivite gibi farklı biyobelirteçlerin de makine öğrenimi ile birlikte kullanıldığında, psikiyatrik değerlendirmedeki objektif tanı destekleyici kriterlerin eksikliğini giderebilecek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2024
    The Effect of STEM Education on the Pre-school Pre-service Teachers’ Lifelong Learning Tendencies

    Yalçın, Paşa; Çakır, Zehra; Yalçın, Sema Altun

    The research aims to explore the effect of STEM education on pre-service teachers' lifelong learning tendencies. 22 pre-service teachers studying in the 4th grade participated in the research. The research was carried out within the scope of the STEM education elective course given in the pre-school teaching department in the faculty of education. A methods approach was employed in the research. In the research, in which the explanatory mixed design was applied, the quantitative data were collected with the Lifelong Learning Tendency Scale. Qualitative data were obtained with a semi-structured interview form. At the end of the study, it was determined that STEM education had a positive effect on the pre-service teachers' lifelong learning tendencies and developed their lifelong learning skills. It was found, with STEM education, that producing machines, robots, and vehicles with simple materials contributed to their seeing the materials around them with different eyes and their desires to learn and produce new things. It was also stated that they contributed to self-directed learning, increased their willingness to explore and research, and activated their learning by doing and experiencing skills. It was concluded that they enjoyed doing the activities, which made the information permanent and created their desire to use these activities in their lessons in order to create fun and permanent learning environments in the future.

  • MakaleYalnız künye2024
    Metaverse’ün Disiplinlerarası Görünümü: Lisansüstü Tez Çalışmalarının Bibliyometrik Profili

    Dertli, Şükran; Dertli, Muhammet Emin

    Bu araştırmanın temel amacı, metaverse konusuna yönelik yapılan lisansüstü tez çalışmalarının genel özelliklerini bibliyometrik analiz yöntemiyle belirleyerek literatüre katkı sağlamaktır. Bu bakımdan, Yöktez (Yüksek Öğretim Kurumu Tez Merkezi) veri tabanı üzerinden elde edilen tez çalışmaları çeşitli parametrelere göre bibliyometrik açıdan analiz edilmiştir. Bu çalışmada lisansüstü tezlerin akademik düzeylerine, yazarlarına, danışman ünvanlarına, başlıklarına, yayın dillerine, konularına, dizinlerine, bölüm başlıklarına, anahtar kelimelerine, yayın yıllarına, üniversitelerine, tezlerin yazıldığı illere, enstitülere, ana bilim dallarına, erişim durumlarına, sayfa sayılarına, modeline ve örneklemine göre dağılımına odaklanılmıştır. Araştırma sonuçları IBM SPSS Statistics 25.0 paket programında ve kelime bulutunda analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ile frekans ve yüzde analizleri yapılmıştır. Yöktez veri tabanı gelişmiş arama üzerinden "metaverse" değişkeni kullanılarak arama yapıldığında 34'ü yüksek lisans, 4'ü doktora, 3'ü sanatta yeterlilik ve 1'i tıpta uzmanlık olmak üzere toplam 42 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında metaverse’ün yüksek lisans tezlerinde daha fazla merak uyandırdığı ve tez çalışmalarında metaverse teknolojisinin daha çok dijitalleşme ve sanal dünya ile ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla tüm bu durumlar metaverse’ün son yıllarda ilgi çekici bir konu olduğunu ortaya koymuştur. Aynı zamanda metaverse teknolojisinin niceliksel olarak yeterince ele alınmadığı literatürde eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen en belirgin sonuç, metaverse teknolojisinin disiplinlerarası bir çalışma konusu olduğudur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex13TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Effect of STEM-Based Robotic Coding Education on Primary School Students’ Decision-Making Skills

    Çakır, Zehra; Yalçın, Sema Altun; Meral, Meryem; Samur, Esila

    This study aimed to determine the effectiveness of STEM-based robotic coding education for primary schoolers in terms of their decision-making skills. Mixed method was preferred in the research. Pretest-posttest control group designs were used in the quantitative phase, and the case study was used in the qualitative phase of the research. The study sample consisted of 65 third graders. Pre-testing of experimental and control group students was performed using the decision-making skill scale. STEM-based robotic coding training was given to the experimental group for 6 weeks. Afterwards, the decision-making skill scale was applied as a post-test to both the experimental and control group. Quantitative data were analyzed with the paired and independent samples t-test. A statistically significant increase was observed in the experimental group students’ decision-making skills in favor of the post-test. There was no significant difference between the pre-and post-test scores of the control group students. An interview with 15 experimental group students was conducted in order to collect qualitative data, and the interview results were analyzed using the content analysis technique. According to the qualitative findings, robotic coding education positively affected the students’ decision-making, problem-solving, and willingness to share ideas. Suggestions were made based on the results.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Teknoloji destekli matematik öğretiminin öğrencilerin matematik performansına etkisi: ikinci dereceden bir meta-analiz

    Filiz, Tunahan; Demir, Mustafa; Kaya, Metin; Çelik, Ahmet

    Matematik öğretiminde kullanılan tüm teknolojik desteklerin öğretimsel yönüne bakılmaksızın öğrencilerin matematik performanslarını olumlu düzeyde etkileme gücüne sahip olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda bu araştırmada teknoloji destekli matematik öğretiminin öğrencinin matematik performansına etkisini incelemek amaçlanmıştır. 2017-2022 yılları arasında teknoloji destekli matematik öğretiminin öğrencilerin matematik performansı üzerindeki etkisini inceleyen 22 meta analiz araştırması ve bu araştırmalardan gelen 27 etki büyüklüğü second-order meta analiz yöntemiyle birleştirilmiştir. Teknoloji destekli öğretimin matematik performansına etkisinin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca teknoloji destekli öğretim ile ilgili çalışmalarda lokasyon ve yayın kalitesinin öğrencilerin matematik performansı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Öte yandan teknoloji destekli öğretim, performans çeşidi, öğretim kademesi, yanlılık durumu, araştırma türü ve yıl aralığı moderatör değişkenlerine göre istatistiksel olarak bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Teknoloji destekli tüm öğrenme modellerinin öğrencilerinin matematik performansını artırdığı ancak Digital Tools Based Instruction ve Software Based Instruction modellerinin öğretim sürecinde kullanımının öğrencilerin matematik performansına etkisi bakımından diğer öğrenme modellerine göre daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonuçları doğrultusunda önerilere yer verilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Parkinson’s Disease Detection Via Machine Learning Using Data Splitting and Validation Methods

    Engin, Mustafa Alptekin

    Parkinson’s disease (PD), a neurological disorder, negatively affects the lives of patients and their caregivers. PD, which is very difficult to diagnose early by examining the clinical characteristics of the person, can be diagnosed using voice recordings. However, the inconsistent performance results of the models obtained from the evaluation of voice recordings through machine learning techniques limit the usability of these models to aid in diagnosing physicians. This study used a database of 195 voice data obtained from 31 individuals, 23 of whom have PD. The classification of the voices as healthy or patient was based on the 22 features in the database. The split ratios 90/10, 80/20, 70/30, 50/50 and 30/70 were used to select the training and test phase data, respectively. In addition, each split ratio was evaluated using 10-fold cross-validation, 5-fold cross-validation, holdout validation and resubstitution validation methods in the training phase, which is the initial process that will directly affect the other classification procedures. In addition, the classification process was performed using quadratic discriminant analysis, support vector machine, ensemble bagged tree, k-nearest neighbours and neural network classifiers. All procedures were repeated 10 times to ensure consistency of results and randomisation of split ratios. As a result, the k-nearest neighbours classifier with 80/20 splitting ratio and 10-fold cross-validation was determined to be the most successful among the compared methods with 95.64±3.21% accuracy. Therefore, it can be seen that much more successful results can be obtained by analysing only the effects of the existing parameters of the classifiers.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Mobil Öğrenmenin Sınıf Öğretmeni Adaylarının Noktalama İşaretlerini Kullanma Başarılarına ve Görüşlerine Etkisi

    Maden, Sedat; Arıcı, Şemsinur

    Mobil ortamda sunulan öğretim uygulamasının sınıf öğretmeni adaylarının noktalama işaretlerini kullanma başarılarına ve görüşlerine etkisini ortaya koymayı amaçlayan bu araştırmada karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı desenin kullanımı tercih edilmiştir. 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz yarıyılında Muş Alparslan Üniversitesinde yapılan ve kota örnekleme yöntemiyle örneklem grubunun oluşturulduğu bu araştırmada uygulamaya başlamadan önce öğretmen adaylarının noktalama işaretlerini bilip kullanma durumları başarı testi ile ölçülmüştür. Ardından sınıf öğretmeni adaylarına noktalama işaretlerinin kullanımını öğretmek amacıyla araştırmacılar tarafından mobil bir uygulama tasarlanmış ve bu uygulama deney grubundaki öğrencilerinin kullanımlarına sunulmuştur. Öğretmen adayları bu uygulamayı akıllı telefonlarına indirerek uygulamadaki içerikleri takip etmişlerdir. Araştırmada yarı deneysel desen ve görüşme yöntemi kullanılarak elde edilen veriler SPSS paket programında bağımsız örneklemler için t-testi aracılığıyla analiz edilmiştir. Daha sonra araştırmacılar tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanan görüşme formu kullanılarak görüşme yöntemi aracılığıyla öğretmen adaylarının görüşleri alınmış ve öğretmen adaylarından elde edilen veriler içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda ise mobil ortamda sunulan öğretim uygulamasının öğretmen adaylarının noktalama işaretlerini kullanmalarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının görüşlerinden noktalama işaretlerini kullanmalarıyla ilgili olarak yanlış kullanım sıklığı, yanlış kullanım nedenleri, doğru kullanımı etkileyenler, neler yapılmalı ve mobil uygulama temalarına ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan deney grubu öğrencileri mobil uygulamanın öğrenmelerinde olumlu etkiye sahip olduğunu ifade etmişlerdir. Araştırmada Türk dili ders içeriklerinin tamamının öğretmen adaylarına mobil ortamda sunulması, öğretmen adaylarına yönelik olarak mobil uygulamalar aracılığıyla öğretim programlarındaki bütün ders içeriklerinin yöneltilmesi, mobil uygulama geliştirilmeden önce internet bağlantısı vb. sorunlarının çözümü için önceden plan yapılmasının araştırmacılara fayda sağlayacağı, mobil uygulamaların geliştirilmesi ve yayınlanması süreci temel seviyede bilgisayar bilgisi gerektirdiği için yönettiği derslerin içeriklerini mobil ortamda sunmak isteyen öğretmen ya da öğretim elemanlarının bu konuda kendilerini geliştirmelerinin faydalı olacağı vb. önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Implementation of Fuzzy Linear Programming Approach for More Accurate Demand Forecasting in a Make-to-Stock Company

    Teke, Çağatay

    Demand forecasting is of crucial importance for make-to-stock companies because product demand is uncertain and it changes with time. Fuzzy linear programming (FLP) can be an optimum approach for such uncertain situations. In this study, the FLP model was used for more accurate demand forecasting in a make-to-stock company. Demand forecasting study was carried out according to the FLP method and linear programming (LP) method. Solutions of FLP and LP were compared in terms of imputed shortage cost, inventory carrying cost, and net profit. Results show that the applied FLP method is more advantageous than LP as it provides a 67% decrease in costs and a 15% increase in net profit.

  • MakaleAçık Erişim2023
    The Blockchain Usage and Current Trends in the Tourism Sector: A Conceptual Research

    Esmer, Yusuf; Medeni, Ihsan Tolga; Medenı, Tunç Durmus; Erol, İsmail

    Today, with changes and developments in technology, there are changes in concepts, uses, and even in daily life, and it is seen that this situation permeates all areas of life. In this context, many new types of technology have emerged. Blockchain is one of these technologies and is one of the applications in the tourism sector in human life. Therefore, it is necessary to examine this phenomenon by focusing on the studies carried out to perceive the possible results of both software and hardware applications realized with technologies developed on blockchain, and to understand the opportunities that may arise in the tourism sector. Accordingly, in this study, particularly studies on the areas where tourism and blockchain intersect are examined and a conceptual analysis is conducted on these topics by determining the topics of blockchain use in Europe and the USA from the perspective of basic accommodation services, tourist data, medical tourism, and global application areas. Based on this academic framework, an application suggestion for Türkiye is also provided.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2023
    Dynamic Volatility Spillover Among Emerging EAGLE Markets

    Bozma, Gürkan; Künü, Serkan; İmamoğlu, İlyas Kays

    The aim of this study is to investigate the volatility spillover between EAGLE stock market indices using the method proposed by Diebold and Yilmaz (2009, 2012). To achieve this aim, EAGLE stock market data was collected from the DataStream database for the period from 2005 to 2019. The Granger causality test was applied using the VAR model, and it was found that there are various causality relationships between countries. The findings indicate that, while the total volatility spillover index was approximately 10% in 2005, it nearly tripled during the financial crisis. The US debt crisis and the economic contraction in the Eurozone caused the total volatility spillover index to reach its maximum level of approximately 40%, and it continued to decrease until 2019. Turkey, Brazil, India, and Indonesia were found to be the net receivers of volatility, while China, Russia, and Mexico were identified as the net transmitters of volatility.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Using Metaverse in Education: Bibliometric and Content Analysis on Applications, Tools and Impacts

    Yavuz, Mehmet; Kayali, Bünyami; Balat, Şener

    The study aims to investigate the impact of metaverse technologies in the field of education. To achieve this objective, bibliometrics and content analysis were employed. During the study, a total of 178 studies were subjected to bibliometric analysis, while 112 studies specifically focused on education were examined through content analysis. The analysis revealed that most publications were concentrated in 2023 (n=98) and 2022 (n=67). Furthermore, the most frequently employed keywords in these studies included metaverse, virtual reality, augmented reality, education, and artificial intelligence. In terms of country distribution, the highest number of publications originated from China (n=103), followed by South Korea (n=73), India (n=34), and the USA (n=30). On the authorship front, the most prolific contributors were Kim, J., Lee, H., Lee, L. H., and Niyato, D. In the realm of metaverse utilization in education, virtual reality, augmented reality, mixed reality, and extended reality technologies emerged as the most prominent. Additionally, the analysis identified higher education and secondary education as the primary contexts for metaverse application. The recommendations presented in the examined studies were categorized into five groups: To Ensure a Quality Learning Experience, To Improve Student Experience, For Skill Development, To Support Education Activities, and For Material Use. Finally, regarding the limitations of metaverse technology in education, a six-category structure was identified, encompassing Technical Problems, High Cost, Ethical and Safety Concerns, Learning Requirements, Limitations of the Technology Used, and Health Problems.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Farklı Renk Kanallarında Üretilen Doku Özniteliklerinin Yüz Sahteciliği Tespiti Başarımına Etkisinin İncelenmesi

    Nabiyev, Vasif; Yılmaz, Asuman Günay; Turhal, Ugur

    Yüz tanıma sistemleri temassız olmaları ve kullanım kolaylığından dolayı pek çok uygulamada kendine yer bulmaktadır. Fakat teknolojinin gelişimi ve bilgiye erişimin kolaylaşması nedeniyle bu sistemler, sahte yüzler kullanılarak yapılan saldırılara karşı dayanıksızdır. Bu çalışmada, farklı renk uzaylarındaki kanallardan çıkarılan doku özniteliklerinin yüz sahteciliği tespitindeki başarımı incelenmiştir. Bu amaçla HSV, YCbCr ve daha önceden bu alanda kullanılmayan L*a*b* renk uzaylarının kanallarından çıkarılan çok seviyeli yerel ikili örüntü özniteliklerinin çeşitli birleşimleri ile yüz sahtecilik tespiti gerçekleştirilmiştir. Öznitelik vektörleri temel bileşenler analizi ile küçültülüp, destek vektör makinesi sınıflayıcısının eğitiminde kullanılmıştır. CASIA ve Replay-Attack veri setleri üzerinde yapılan deneylerde farklı kanallardan çıkarılan öznitelik birleşimlerinin yüz sahteciliği tespitinde başarılı olduğu görülmüştür.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Forecasting of Export Volume Using Artificial Intelligence Based Algorithms

    Ozden, Erdemalp

    Technological breakthroughs have transformed communication and taken transportation, health, and commerce to an unprecedented level. In this way, sudden developments have rapidly affected all countries. In this context, analysis methods are changing compared to the past, and annual analyses fail to catch the trend even for macroeconomic indicators. In this paper, new artificial intelligence-based estimation methods were used to see the future trend of export volume, and their estimation performances were compared by adding them to the classical econometric method. Historical quarterly data from 2013 to 2021 were used in the training and testing phases of the models. For this purpose, the variables of gross domestic product, foreign direct investment, and dollar exchange rate, which affect the export volume, were determined as inputs in estimating the export volume. According to the analysis results, support vector machine model was determined as the best method for predicting export volume in Turkey. This study can provide an essential basis for policymakers to export estimation and formulate their export-enhancing policies effectively.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2022
    Bireylerin Koroner Arter Hastalığı Risk Seviyesinin Bulanık Uzman Sistem Yaklaşımı İle Belirlenmesi

    Teke, Çağatay

    Koroner Arter Hastalığı (KAH) dünya genelinde insanların hayatını kaybetmesine sebep olan en önemli hastalıklardan biridir. Tıp alanında yaşanan gelişmeler bu hastalığın tedavisini kolaylaştırsa da risk faktörlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesinde hala birtakım yetersizlikler söz konusudur. Bu çalışmada, KAH ile ilgili yaygın belirti ve şikayetleri olan bireyler göz önüne alınarak tanıda kullanılan çeşitli risk faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca bulanık uzman sistem yöntemi kullanılarak bireylerin KAH risk düzeylerini tespit etmek amacıyla bir yapay zeka sistemi geliştirilmiştir. Tasarlanan sistem kural tabanlı olup, bu kural tabanı yapısı tıp uzmanlarından edinilen bilgilerle oluşturulmuştur. Sistem, bireylerin hastalık riskini azaltmak için kendi kendine risk değerlendirmesi ve özelleştirilmiş öneriler sunmaktadır. Bu sayede koroner arter hastalığından muzdarip kişilerin sayısındaki artış önlenebilir veya geciktirilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirilmesine yönelik insan performans teknolojileri uygulaması

    Karaman, Selçuk; Kayali, Bünyami

    Çalışmanın amacı öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanımlarının iyileştirmesine yönelik İnsan Performans Teknolojileri (İPT) çözümlerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda etkileşimli tahta kullanımına engel olan faktörler (bilgi, olanak ve motivasyon vb.) belirlenerek, bu faktörlerin ortadan kaldırılmalarını sağlayacak müdahaleler tasarlanmış ve uygulanmıştır. Çalışmada Gelişimsel Araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubunda bir devlet okulunda görev yapan beş farklı branş öğretmeni bulunmaktadır. Çalışma kapsamında veriler gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle analiz edilerek, yüzde ve frekansları sunulmuştur. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım düzeylerinin belirlenmesine yönelik gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Müdahaleler sonrasında öğretmenlerin derslerde etkileşimli tahta kullanımına yönelik algılarında iyileşme görülmüştür. Müdahale sonrası öğretmenlerin etkileşimli tahta kullanım sürelerinde önemli bir artış görülürken elde edilen en önemli sonuçlardan biri ise etkileşimli tahta kullanım niteliğinin yani tahtanın ders içeresindeki kullanım yeri ve amacının değişim göstermesi olmuştur. Öğretmenler etkileşimli tahtaların sunuş ve gösteri özelliklerini daha fazla kullanmaya başlarken tahta kullanımları derslerin sunuş kısımlarında yoğunlaşmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleYalnız künye2021
    Mobil Programlama Dersini Alan Öğretmen Adaylarının Mobil Programlama Öğrenimine Yönelik Görüşleri

    Kaban, Abdullatif

    Bu çalışmada Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri öğretmen adaylarının Mobil Programlama dersindekazandıkları deneyimleri ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada nitel araştırmayöntemlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Çalışmaya amaçlı örnekleme yöntemi ileseçilen 15 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmaya katılan kişilerle telekonferans üzerinden yapılanmülakat yoluyla toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucundakatılımcıların mobil programlama öğrenimine yönelik genel görüşleri, bu süreçte yaşadıklarızorluklar ve bu zorlukların nedenleri ile bu dersin işlenmesine yönelik görüş ve önerileri belirlenmişve bulgular kısmında verilmiştir. Yapılan incelemede mobil programlama öğreniminin başlangıçtazor olduğunu ve normal programlamadan farklı bir mantığa sahip olduğu sonucuna varılmıştır.Ayrıca mobil programlama öğrenmek için bir dönemin yetmediği, derslerde bolca örnek çözmekgerektiği belirlenmiştir. Mobil programlama dersi almadan önce normal bir programlama dili ve webtasarımı dersinin alınmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. Elde edilen bu sonuçların mobilprogramlama eğitimi verecek kişilere, bu dersin içeriğini belirlemeye karar verecek kişilere ve bukonuda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara katkı sunduğu düşünülmektedir

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ4
    Sinyalize Dönel Kavşaklarda Diferansiyel Gelişim Algoritması ile Sinyal Süre Optimizasyonu

    Murat, Yetis Sazi; Cakici, Ziya

    “Vakit” in “Nakit” ten daha değerli olduğunu her fırsatta dile getiren insanoğlu, günlük hayatta, zamanının büyük bir bölümünü de trafikte harcamaktadır. Özellikle sinyalizasyon sistemi ile kontrol edilen kavşaklarda meydana gelen yüksek düzeyli zaman kayıpları, yakıt tüketimleri, gürültü kirlilikleri vb. psikolojik, ekonomik ve çevresel problemleri de beraberinde getirebilmektedir. Karşılaşılabilecek olası problemler ise yalnızca doğru ve güçlü bir matematiksel altyapıya sahip olan denetim stratejileri ile en aza indirilebilmektedir. Bu çalışmada, sinyalize dönel kavşakların performanslarının arttırılması amacıyla, kavşaktaki ortalama taşıt gecikmesinin minimize edilmesini hedefleyen bir sinyal süresi optimizasyonu modeli oluşturulmuştur. Oluşturulan modelde, fazlara ait sinyal süreleri ve devre süresi Diferansiyel Gelişim Algoritması kullanılarak optimize edilmiştir. Çalışma kapsamında, modelin etkinliği, Denizli Kelleci Kardeşler Kavşağı’ndan 4 farklı zaman periyodunda toplanan gerçek trafik verileri kullanılarak VISSIM simülasyon programında test edilmiştir. Sonuç olarak, söz konusu model ile ortalama gecikmelerin, kavşaktaki mevcut duruma kıyasla yaklaşık %45’ e kadar azaltılabileceği belirlenmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex8TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Türkiye Sağlık Harcamalarının GPR, SVR ve DT Modelleri ile Tahmini

    Guleryuz, Didem

    Ülkeler için artan sağlık maliyetleri ve bu durumun uzun vadeli sürdürülebilirliği siyasi gündeminmerkezinde yer almaktadır. Sağlık harcamalarındaki sürekli artış, hükümet bütçeleri, sağlık hizmetleri vekişisel hasta finansmanı üzerinde baskı oluşturmaktadır. Politika yapıcılar, ortaya çıkabilecek sorunlarauyum sağlamak ve bu maliyetleri düşürmek için reformlar planlamak isterler. Bu durum, planlayıcıları karardestek sistemlerine ve tahmin modellerine yönlendirmiştir. Bu çalışmada, Türkiye’nin Sağlık Harcaması(HS) için çeşitli belirleyicileri dikkate alan bir tahmin modeli tasarlamak amacıyla Destek Vektör Regresyonu(SVR), Regresyon Ağacı (DT) ve Gauss Süreç Regresyonu (GPR) olmak üzere üç makine öğrenmealgoritması kullanılmıştır. Kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla, kentsel nüfus oranı, işsizlik oranı, 65 yaş veüstü nüfus, ortalama yaşam süresi, hekim oranı ve toplam hastane yatak sayısı girdi değişkenleri olarakbelirlenmiştir. Veri seti eğitim ve test verisi olarak ayrılmış ve 1990-2019 yılları arası 30 yılı kapsamaktadır.Geliştirilen modeller performans ölçütleri dikkate alınarak karşılaştırılmış ve en iyi model belirlenmiştir.SVR, GPR ve DT modelleri için belirleme katsayısı (R2 ) eğitim aşamasında sırasıyla 0.9929, 0.9989 ve0.9611, test aşamasında sırasıyla 0.9536, 0.8944 ve 0.1166’dır. Ayrıca, SVR modeli, test aşamasında enyüksek R2ve en düşük kök ortalama kare hatası değerleri ile en iyi tahmin sonuçlarına sahiptir. Çalışma,önerilen SVR modelinin RMSE değerini diğer GPR ve DT modellerine kıyasla sırasıyla % 32.02 ve % 39.66azalttığını göstermiştir. Sonuç olarak, Türkiye’nin sağlık harcamaları SVR modeli kullanılarak yüksekdoğrulukta tahmin edilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex10TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    E-hizmet kalitesi ölçümü: uzaktan eğitim hizmeti veren kamu üniversiteleri örneği

    Perçin, Selçuk; Senturk, Pelin

    Bilişim ve eğitim alanında yaşanan gelişmelerle karşımıza çıkan e-öğrenme, öğrenci merkezli, birçok avantajıbulunan, çağdaş bir eğitim ve öğretim sistemi olarak tanımlanabilmektedir. Günümüzde e-öğrenme sistemiülkemizdeki birçok üniversite tarafından kullanılmaktadır ve bu durum beraberinde rekabeti getirmiştir. Eöğrenme sisteminde başarılı olunması ve memnuniyetin sağlanması için e-öğrenme öğrenci gereksinimleri veteknik gereksinimlerin karşılanması gerekmektedir. E-öğrenme sisteminin öneminden hareketle bu çalışmadaBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Üniversitelerarası Yenilikçilik ve Girişimcilik Endeksi sıralamasına girenve uzaktan eğitim hizmeti veren otuz devlet üniversitesi e-hizmet kalitesi bakımından değerlendirilmiştir.Uygulamada Kalite Fonksiyon Göçerimi, Bulanık Doğrusal Regresyon, 0-1 Hedef Programlama ve EntropiAğırlıklı Uzaklık Metriği yöntemleri kullanılmıştır. Uygulama sonucunda söz konusu yöntemler kullanılaraküniversitelerin sıralanması sağlanmıştır. Modelin üniversitelerin e-öğrenme sistemlerinin performansdeğerlendirme konusunda kullanılabilecek etkin bir karar verme aracı olması ve eğitim sektörüne katkıdabulunması beklenmektedir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele