Koleksiyon/r/bayburt/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2023
    Ultrasonic extraction conditions using response surface methodology: total phenolic content of bee pollen

    Sahin, Huseyin; Can, Zehra; Gürgen, Ayşenur; Kara, Yakup

    Bee pollen plays a significant role in bee nutrition, bee population sustainability, pollination processes, and its health and nutritional benefits for humans. It contains protein, vitamins, minerals, and antioxidants, offering valuable nutritional properties. The total phenolic content (TPC) is an important parameter in determining the nutritional and health value of pollen. The presence of high levels of phenolic compounds in pollen enhances their health benefits and can provide protective effects against diseases by combating oxidative stress. In the study, ultrasonic extraction conditions for pollen were optimized using the Response Surface Method to maximize TPC. The experimental study was designed according to Box-Behnken design: 30–70% ethanol ratio, 5–15 min of extraction time, and 10–20% ultrasonic amplitude modulation (AM). The TPC of the obtained extracts were determined using the Folin-Ciocalteu procedure. The optimal extraction conditions were predicted as 60.012% ethanol ratio, 11.054 min, and 19.160% AM for reaching 9.572 mg/GAE g extract.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Üniversite Öğrencilerinde Günlük Alınan Besin Öğeleri Dağılımının ve Metabolik Sendrom Riskinin Belirlenmesi: Bayburt Üniversitesi Örneği

    Akeren, Zahide; Kaya, Oncagül

    Amaç: Bu çalışma, Bayburt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilerin günlük alınan ana besin öğeleri dağılımının ve metabolik sendrom riskinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildi. Gereç ve Yöntemler: Araştırma verileri Aralık 2022-Şubat 2023 tarihleri arasında yüz yüze toplandı. Çalışmaya katılmayı kabul eden öğrencilere “veri toplama formu” ve “Metabolik Sendrom Araştırma Formu” doldurtulduktan sonra 24 saatlik besin tüketim kaydı verildi. Geriye dönük olarak tüketilen besinlerini kaydetmeleri istendi ve bu işlemler toplamda 15-20 dakika arasında bitirildi. Beslenme kayıt formları ile elde edilen veriler, “Beslenme Bilgi Sistemi (BeBİS 9.0) programı” kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Üniversite öğrencilerinin metabolik sendrom risk ortalamasının 6,26±2,03 olduğu, %82,9’unun orta ve yüksek risk grubunda olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin tanıtıcı bilgileriyle metabolik sendrom riski karşılaştırıldığında; 26-30 yıl (9.57±2.99), grubunda olan öğrencilerin metabolik sendrom riskinin 15-20 yıl (6.10±2.20) ile 21-25 yıl (6.20±1.73) gruplarında yer alan öğrencilerden anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Öğrencilerin metabolik sendrom risk düzeyleri ile cinsiyet, bölüm, sınıf, sigara, alkol, fiziksel aktivite ve kronik hastalık varlığı değişenleri arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Öğrencilerin metabolik sendrom risk düzeyleri enerji ve ana besin öğeleri alımlarına göre karşılaştırıldığında; alınan toplam enerji (p<0,001), tüketilen su (p=0,010), toplam yağ (p<0,001), karbonhidrat (p<0,001), lif (p=0,020) ve çoklu doymamış yağ (p<0,001) ile aralarındaki istatistiksel anlamlı fark olduğu bulunurken, protein ve alkol (meyve, sebze, fermante ürünler) tüketimine göre anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin önemli bir kısmının (%82,9) metabolik sendrom riski taşıdığı, özellikle enerji alımı ko- nusunda dikkatli olunması gerektiği sonucuna ulaşıldı.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bilimsel Araştırmalarda Etik: Kavramlar ve İlkeler

    Esmer, Yusuf; Ozdaslı, Kürsat

    Bilim merak edilen bir şey üzerine düşünme ve onunla ilgili sistematik olarak bilgi edinme sürecidir. Bilimsel araştırma ise bir problemin ortaya konulması ve geçerliliği olan evrensel bilimsel yöntemlerin kullanılarak konunun araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Bilimsel araştırma yapmak, sorumluluk ve belirli kurallara uymayı gerektirmektedir. Bu bağlamda bilim insanlarının bilimsel araştırma sürecinde uyması gereken etik ilkeler ve uzak durmaları gereken etik dışı davranışlar bulunmaktadır. Bunlar, bilim etiği olarak ifade edilmektedir. Bilim etiği, bilimsel araştırma, yayınlama ve değerlendirme süreçlerinden oluşmaktadır. Bilim etiğine uygun geçekleştirilen bilimsel araştırmalar daha güvenilir ve objektif sonuçlar vereceğinden, hem araştırmacıları hem de araştırmayı ilgilendiren bilim dalını daha değerli kılmaktadır. Bilim etiğine uygun yapılmayan araştırmalar ise bilimsel çalışmayı değersizleştirmekle birlikte ilgili bilim dalına ve topluma da zarar vermektedir. Bu nedenle bilimsel araştırma ve yayınların bilim etiğine uygun bir şekilde doğruluk, dürüstlük, açıklık, adillik, sorumluluk ve titizlik çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın bilimsel araştırmalarda karşılaşılan etik sorunları, ihlalleri ve nedenlerini açıklama ve etik ihlallerin önlenmesine yönelik çözüm önerileri sunma noktasında ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    مدارس التفسير في مصر في العصر الحديث

    Abdelazız, Eıd Fathı Abdellatif

    لما نزلَ القرآن الكريم على رسول الله ﷺ، احتاج بعض الصحابة الكرام، إلى تفسير بعض آياته الكريمة التي صَعُبَ عليهم فهمها، ولذلك أخذ رسول الله ﷺ على عاتقه تفسير هذه الآيات، فبيّن لهم ما أُشكِل عليهم؛ فلما توفي رسول الله ﷺ اهتم بعض الصحابة بتفسيرها وبيان معانيها وألفاظها؛ ومع توسُّعهم وانتشارهم في الأمصار، نشأت في كلّ بلدٍ مدرسة للتفسير؛ فكان ابن عبّاس في مكّة، وأبيُّ بن كعب في المدينة، وعبد الله بن مسعود في الكوفة، ثم كثرت مدارس التفسير، وكثرت اتجاهاته ومناهجه، في كل الدول الإسلامية. وفي العصر الحديث ظهرت نزعات تفسيريّة جديدة؛ نتيجة لتطور العلوم، حيث ظهرت النزعة العِلميّة في تفسير القرآن، والبحث عن أوجه الإعجاز فيه. ولما كان العصر الحديث هو عصر العلم والتكنولوجيا، فقد ظهر كثير من المفكرين والعلماء، الذين أخذوا في الربط بين العلم وتطوراته، وبين القرآن الكريم، وردوا كل شيء إليه. ولذلك تنوعت كتب التفسير في مصر في القرن العشرين وكثرت، واشتهر كثيرون. وقد اتسمت هذه التفاسير بالسهولة والأسلوب الأدبي البلاغي، حيث طبيعة العصر الذي يحتاج إلى السهولة، ليصل إلى شريحة أكبر؛ ولذلك فإننا نتناول جهود هؤلاء العلماء في خدمة القرآن الكريم، ومناهجهم في تفسيره. وكان من أهم الصعوبات التي واجهت الباحث في هذا البحث هو ذلك الكم الهائل من المفسرين والمفكرين ومؤلفاتهم التي تركوها لنا في كل الاتجاهات المتنوعة والمختلفة، ولكنها تتفق جميعًا حول إعلاء كلمة الله تعالى، وفهم نصوصه الكريمة، وتقريبها إلى الأذهان والأفهام.

  • MakaleYalnız künye2023
    Religious Culture and Ethics Courses and Imam Hatip High School Vocational Course Teacher Candidate’s Opinions on the Public Personnel Selection Exam and Field Knowledge Tests for Teachers

    Kaya, Fatih

    This research aims to examine the opinions of teacher candidates about the DKAB-OABT applied since 2013 and the IHL-OABT exams that have started to be held since 2018. The research was carried out with the case study method, one of the qualitative research designs. The study group of the research consisted of 25 teacher candidates who graduated from various faculties of theology and who took the OABT exam at least twice, determined by the purposive sampling method. In this context, the data of the research were obtained through a semi-structured interview with 3 open-ended questions. In the analysis of the data, themes were created using content analysis. It has been concluded that during the preparation process for the OABT exam, the most frequently used resources by teacher candidates are OABT lecture books, digital content, OABT question banks and trial exams. It has been determined that the majority of the participants are of the opinion that the education given in the undergraduate level is "adequate" in preparation for the exam, since the theology education at the undergraduate level is qualified and the course content is comprehensive. However, it was determined that the participants found the content validity of the OABT sufficient and stated that the OABT questions coincided with the undergraduate education of theology, covered most of the compulsory courses, and the question distribution was suitable for the courses explained in the exam content by OSYM. In addition, it was concluded that the majority of the teacher candidates were of the opinion that the OABT exam should be done in a single session, since the subject and question distribution of the OABT questions were close and the exams were similar.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Aşırı Turizm Algısının Yaşam Kalitesine Etkisinde Turist-Yerli Halk Etkileşiminin Kalitesinin Aracı Rolü

    Ünlü, Hami

    Aşırı turizm, turizm faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz etkilerden dolayı halkın turizme karşı hissettiği olumsuz duygular olarak ifade edilmektedir. Aşırı turizm algısının yerli halk üzerinde etkisini belirlemeye yönelik olarak birçok çalışma yapılmıştır. Aşırı turizm gerçekleştiği destinasyonlarda yerli halkın turizm faaliyetlerinden ilk başta ekonomik etkiden dolayı memnun olduğu fakat zamanla olumsuz etkilerin ortaya çıkmasıyla birlikte bu durum tam tersine döndüğü görülmüştür. Bu araştırma, aşırı turizm algısının yaşam kalitesi üzerindeki etkisinde turist-yerli halk etkileşiminin aracılık rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırma Trabzon’da yaşayan bireylerin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri yerli halktan kolayda örnekleme yönteminden yararlanılarak toplanmış ve 402 veri ile analizler yapılmıştır. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi amacıyla doğrudan etkileri belirlemek için yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Turist-yerli halk etkileşimi kalitesinin aracılık rolünün belirlenmesi için PROCESS makrosunda Model 4 uygulanmıştır. Araştırma sonucunda turist-yerli halk etkileşiminin aşırı turizm algısı ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiye anlamlı bir şekilde aracılık ettiği belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Theological Authority, Critical Reason, and The Epistemological Disintegration of Belief Systems

    Aksakalli, Ayhan

    This study examines the transformation of theological authority in an era shaped by epistemological skepticism, capitalist structures, and digital technologies. While traditional metaphysical frameworks once positioned God as the foundation of knowledge and morality, modernity has fractured this certainty, leading to competing structures of belief. The decline of divine authority has not eradicated the need for transcendence, but has instead redirected it into economic ideologies, algorithmic governance, and digital utopias. Capitalism now dictates human behavior with quasi-theological force, while artificial intelligence and transhumanism offer new visions of omniscience and immortality. This study argues that secularization has not resulted in the disappearance of belief but in its reconfiguration. As theological structures dissolve, they are continuously reinvented, raising the fundamental question: Has metaphysics truly ended, or has it simply been displaced into new ideological and technological domains?

  • MakaleAçık Erişim2025
    An Analysis of the Narrations on Wiping the Neck

    Türkoğlu, Hamdi

    This study addresses the matter of wiping the neck in the narrations, aiming to identify the foundations of this practice within the ḥadīth literature. While numerous ṣaḥīḥ (sound) narrations provide a detailed description of ablution (wuḍūʾ), they do not include any information regarding the wiping of the neck. Likewise, it is noteworthy that in thematically classified ḥadīth sources, while chapter headings (bāb) have been established for the wiping of the head, ears, or feet, there is a conspicuous absence of any such heading for the wiping of the neck. Conversely, some narrations, which have been identified as weak (ḍaʿīf) or fabricated (mawḍūʿ), do mention the wiping of the neck. The narrations concerning this practice have been transmitted through Wāʾil b. Ḥujr and ʿAbdallāh b. ʿUmar. It has been established that the narrations originating from Wāʾil b. Ḥujr are weak, while the report transmitted from ʿAbdallāh b. ʿUmar is not found in the foundational ḥadīth collections and has been deemed fabricated. In response to these narrations, ḥadīth scholars (muḥaddithūn) and jurists (fuqahāʾ) have adopted varying approaches. Some scholars, such as al-Ghazālī, accepted these narrations—despite their being understood as weak or fabricated—as proof (dalīl) and consequently considered the wiping of the neck to be a Sunnah (prophetic practice). In contrast, some scholars, including al-Nawawī, have deemed the wiping of the neck a reprehensible innovation (bidʿa), stating that no ṣaḥīḥ (sound) narration on this matter exists from the Prophet. According to another viewpoint, while acknowledging the weakness of the narrations, the act of wiping the neck is regarded as recommended (mustaḥabb). Furthermore, there exist some ṣaḥīḥ narrations indicating that the Prophet, when wiping his head, would pass his hands to the nape of his neck. However, this action has not been interpreted by the scholars (ʿulamāʾ) as evidence for the distinct practice of wiping the neck; rather, it has been understood as an integral part of the motion of wiping the head.

  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3
    Deprem Sonrası Yeniden Yerleşim Çalışmalarında Küresel Eğilimler ve Mekânsal Yaklaşımlar: Bibliyometrik Bir Analiz

    Degirmenci, Yavuz; Eraslan, Büşra

    Bu çalışma, 2015-2025 döneminde deprem sonrası yeniden yerleşme literatüründeki küresel eğilimleri ve mekânsal yaklaşımları bibliyometrik yöntemle analiz etmeyi amaçlamaktadır. Web of Science veri tabanından elde edilen 890 makale, performans analizi ve bilimsel haritalama teknikleriyle incelenmiştir. Bulgular, literatürün 2021 yılından itibaren teknik sismolojik analizlerden sosyo-mekânsal dayanıklılık paradigmasına evrildiğini göstermektedir. Çin, yayın sayısı bakımından alanda öne çıkan ülke konumundadır.; Japonya ve Şili merkezli çalışmaların ise afet sonrası yeniden yerleşim, katılımcı planlama ve toplumsal uyum temaları bakımından işbirliği ağlarında görünür olduğu belirlenmiştir. 2023 sonrası yükselen algoritma trendi, yapay zekâ destekli yer seçim modellerinin önemini ortaya koymaktadır. Türkiye özelinde ise 2023 depremleri sonrası çalışmalar, mekânsal aidiyetin yerleşme başarısındaki kritik rolünü teyit etmektedir. Çalışma, sürdürülebilir iyileşme için teknik verimlilik ile toplumsal meşruiyetin entegre edildiği bütüncül modelleri önermektedir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Torul ilçesinin idari yapısı ve nüfus dinamikleri üzerinden tarihsel-güncel bir analiz

    Göktaş, Serdar

    Torul, Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde yer alan ve Gümüşhane iline bağlı, tarihî ve coğrafi açıdan önemli bir ilçedir. Tarihi İpek Yolu’nun önemli bir kesişme noktası ve güzergâhı olan Torul, bu geçmişten gelen kritik rolüne rağmen günümüzde coğrafyasının da yarattığı dezavantajlarla birlikte halkının beklentisi olan büyüme ve gelişme ivmesini bir türlü yakalayamamıştır. Şüphesiz bu ivmenin yakalanama-masının sebeplerinin tarihsel bir geçmişle birlikte ele alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Coğrafi dezavantajı, bağlı olduğu sancak ve vilayet merkezlerinin uzaklığı, tarih boyunca yaşadığı idari değişiklikler, Torul tarihinin ve günümüzdeki durumunun belirleyicileri olmuşlardır. Bu makale, Torul ilçesinin idari taksimatının tarihsel seyrini ve güncel yapısını detaylıca incelerken, demografik hareketlerini ve bunların ilçenin sosyo-ekonomik durumu üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, özellikle Erken Cumhuriyet dönemindeki idari parçalanmışlıktan, nüfusun zirveye ulaştığı 1960-1980 dönemine ve sonrasındaki yoğun dış göç ile idari küçülmenin bölge sosyo-ekonomik yapısı üzerindeki kalıcı etkilerine odaklanmaktadır. Veriler, arşiv belgeleri, dönemsel salnameler, Genel Nüfus Sayımları, bölgesel monografiler ve güncel TÜİK verileri ışığında karşılaştırmalı bir analiz sunmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2026
    A moderated mediation model of AI acceptance in healthcare: Perceived AI usage competence, AI trust, and AI anxiety

    Kılınç, Mehmet

    This study examined whether perceived AI usage competence is associated with AI acceptance in healthcare and whether this association is mediated by AI trust and moderated by AI anxiety. A cross-sectional, correlational survey design was used. Data were collected online from 422 adults in Türkiye who had used healthcare services within the previous six months. Perceived AI usage competence was modeled as the independent variable, AI trust as the mediating variable, AI acceptance in healthcare as the outcome variable, and AI anxiety as the moderating variable. Descriptive statistics, reliability analysis, confirmatory factor analysis, Pearson correlation analysis, and Hayes PROCESS Macro Model 8 were used to analyze the data. The findings indicated that perceived AI usage competence was positively associated with AI trust and AI acceptance in healthcare, and AI trust was positively associated with AI acceptance. The trust-mediated indirect association between perceived AI usage competence and AI acceptance was statistically significant. AI anxiety moderated both the competence–trust association and the direct competence–acceptance association, with weaker associations observed at higher levels of AI anxiety. Overall, the findings suggest that AI acceptance in healthcare is related not only to perceived technical competence but also to psychosocial factors such as trust and anxiety.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    Market-based financial literacy under macro-financial and political risk conditions: A rolling ARX–PCA proxy index for the BIST 100

    Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih

    This study develops a time-varying Market-Based Financial Literacy Proxy Index (MBFLPI) for Borsa İstanbul's BIST 100 index. The term financial literacy is retained in a restricted sense: MBFLPI is an indirect, outcome-based market proxy, not a direct score of investors' knowledge, skills, attitudes or behaviour. Using actual BIST sessions from 1 August 2013 to 30 January 2026, a 252-session rolling ARX relates USD-denominated returns to Türkiye's two-year government bond yield, conservatively lagged industrial production, the five-year sovereign CDS, and the VIX. It derives benchmark macro-financial alignment, low first-order return predictability and model-based residual stability; rolling PCA combines the diagnostics, and the composite is rescaled to 0–100 for ex post presentation. Sensitivity analysis varies the window, aggregation, calibration, return denomination and normalisation. Event movements are descriptive associations, not evidence of causal transmission. Published Türkiye evidence provides an external benchmark: pre-sample S&amp;P and OECD/INFE–Capital Markets Board reports supply historical context, whereas fieldwork-matched TEB–Boğaziçi University and FODER–Visa Türkiye/Ipsos surveys and monthly Capital Markets Board investor statistics yield mixed or null evidence. The comparison does not support convergent validity. MBFLPI therefore remains a complementary market-level proxy rather than a substitute for survey-based financial literacy.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Social Identity in Team Sports: A Quantitative Study of University Student-Athletes

    Çakır, Zekai; Uğurlu, Döndü; Sengonül, Abdullah; Yel, Kader; Güzel, Sema; Yaman, Menzure Sibel; Aktoklu, Sevda; Dilek, Ahmet Naci; Gürbüz, Cihan

    The predominance of psychological approaches in sport-related social identity research highlights the need to examine social identity within a broader sociological framework, particularly in the context of team sports. This study aims to investigate the levels of social identity among university students engaged in team sports and to determine whether these levels differ across various demographic and sport-related variables. Rather than conducting a process-oriented qualitative analysis, this study examines social identity quantitatively through measured social identity levels and selected demographic and sport-related variables. The study used a quantitative descriptive survey design with a sample of 266 university students participating in amateur-level team sports. Data were collected using a personal information form and the Social Identity Questionnaire for Sport, and analysed using descriptive statistics, independent-samples t-tests, one-way ANOVA, and Spearman’s correlation analysis. The findings indicated that participants’ social identity levels were close to moderate. While no significant differences were observed with respect to gender and age, significant differences were found in favour of participants who held leadership roles, engaged in out-of-team social interaction, and had longer sport experience, as well as across different sport branches (p &lt; .05). Furthermore, a positive and significant relationship was identified between sport experience and social identity levels. In conclusion, social identity in team sports appears to be more closely associated with social interaction, in-group roles, and accumulated sport experience than with individual demographic characteristics.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2005
    Alan Öğretmeni Yetiştirmede Tezsiz Yüksek Lisans Eğitiminin Sonuçlarının Değerlendirilmesi

    Özkan, Esra; Yalçın, Mehmet; Açıkyıldız, Metin; Bayrak, Ramiz; Doğar, Esra; Gürses, Ahmet

    Eğitim sistemleri, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ve toplumun ihtiyaç duyduğu insan gücü çerçevesinde yeniden şekillenmektedir. Öğretmen yetiştirme sistemleri de bu gelişmelerden doğrudan etkilenmekte, programlar, eğitim-öğretim süreçleri ve altyapı bakımından alternatif yaklaşımlar gündeme gelmektedir. Eğitim Fakültelerinin yeniden yapılanması süreci de bu tartışmaların bir sonucu olarak görülebilir. Bu çalışma, tezsiz yüksek lisans eğitimlerini sürdüren kimya öğretmen adaylarının ortaöğretim kimya öğretmenleriyle öğretmenlik mesleğine karşı tutumlarını karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2003-2004 yılı güz döneminde tezsiz Yüksek Lisans programına devam eden 36 kimya öğretmen adayı ve 22 ortaöğretim kimya öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır (α=0,92). Yapılan anket çalışması sonuçlarından kimya öğretmen adaylarının ortaöğretim kimya öğretmenleriyle öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında önemli bir farkın olmadığı tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Malzeme Taşıma Odaklı Planlama için Üretim Sistemlerindeki Tezgah Yerleşim Düzenlerinin Benzetim Analizi ile Karşılaştırılması

    Aksarayli, Mehmet; Altuntas, Serkan

    Günümüzde işletmeler üretim maliyetlerini azaltmak ve verimliliklerinin artırmak için uygun tesis planları yapmak zorundadırlar. Çalışma, üretim sistemlerindeki tesis içi yerleşim problemlerinin çözümüne ulaşmakta kullanılan temel tezgâh yerleşim şekilleri ve ürüne göre yerleşim için önerilen yeni bir yaklaşımı birbirleriyle karşılaştıran bir çalışmadır. Çalışmada özellikle tezgâhlar arasındaki malzeme taşıma süreleri ve bu sürelerin toplam üretim süresi içerisindeki oranları ile ilgilenilmiştir. Buna ek olarak, incelenen tüm tezgâh yerleşim şekillerine göre benzetim modelleri sonucunda elde edilen tezgâhların kullanım yüzdeleri ve ürünlerin üretim miktarları da bu çalışma kapsamında aktarılmıştır. Çalışmada ilk olarak tesis planlamasında kullanılan temel yerleşim şekilleri için bir üretim sistemi tanımlanmıştır. Daha sonra tanımlanan üretim sistemi, her bir yerleşim şekli için tezgâh yerleşimi yapılmıştır. Ardından ürüne göre yerleşim şekli için önerilen yaklaşım aktarılarak üretim sistemi için tezgâh yerleşimi yapılmıştır. Daha sonra tezgâh yerleşim şekilleri "PROMODEL" benzetim yazılımı ortamına aktarılmıştır. Son olarak yapılan analizler ile farklı tezgâh yerleşim şekillerinin malzeme taşıma süreleri ve toplam üretim süresi içerisindeki oranları karşılaştırılmış ve analizlerden elde edilen sonuçlar yorumlanarak aktarılmıştır

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009Scopus SJRQ3
    Az bulunan Barbutiidae familyasının (Acari: Actinedida) Türkiye’deki ilk bulgusu: Barbutia anguineus (Berlese)

    Doğan, Salih; Akgül, Güldem Dönel

    A newly recorded mite species, Barbutia anguineus (Berlese), collected from Turkey is herein re-described and figured. This is the first record of the family Barbutiidae in Turkey.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Formation of consumption society and consumer behavior - A comparative application -

    Çınar, Recai; Çubukçu, İhsan

    Basic aim of this study is to appraise consumption understanding of consumer covered by either organizations or mass media tools by the increasing importance of globalization within the terms of &amp;#8220;consumption society&amp;#8221; and &amp;#8220;consumption culture&amp;#8221;. There are two parts in the study. In the fist part, the factors affecting consumer&amp;#8217;s purchasing behaviours and factors affecting creation of consumer society and consumer culture are considered. In the application part of the study, consumption understandings of consumers, the level of sensitiveness of consumers to the factors that increase consumption and the factors affecting formation of consumption cultere are examined by comparing two seperate studies carried in 1998 and 2008. At he end of the study, we concluded that, consumers of today make up of consumption soceity that depends on consumption objects.

    AtıfTR Dizin32
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2011
    Gıdaların kalite özelliklerinin belirlenmesinde yakın kızılötesi (NIR) spektroskopisi

    Ertugay, Mustafa Fatih; Başlar, Mehmet

    780-2500 nm dalga boyu aralığındaki elektromanyetik radyasyonun absorpsiyonu temeline dayanan yakın kızılötesi (NIR) spektroskopisi, son zamanlarda gıda bileşenlerinin analizinde giderek yaygınlaşan, numuneyi tahrip etmeyen hızlı bir alternatif teknoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu teknik, gıdalardaki çeşitli bileşenlerin nicel (kantitatif) analizlerinde kullanılmaktadır. NIR diğer geleneksel metotlarla karşılaştırıldığında; analizlerin yapılması sırasında kimyasal madde kullanımına gerek olmaması, analiz maliyetinin düşük olması, birçok bileşenin eş zamanlı ve hızlı (15-90 s) analizi, NIR ile analiz edildikten sonra yapılacak olan diğer analizler için numunenin tekrar kullanılabilirliği ve az miktarda örnek ihtiyacının olması gibi çeşitli üstünlüklere sahiptir. Ayrıca, gıda sanayinde on-line olarak uygulanabilmektedir. Bununla birlikte, kalibrasyon modeli genellikle referans analizlere dayandırıldığı için, standart veya referans analizlere bağımlılık, güvenilir ve stabil kalibrasyon modeli oluşturma gibi bazı dezavantajlara sahiptir. Bu çalışmada, gıdalarda yakın kızılötesi spektroskopisinin tarihsel gelişimi, teorisi, kalibrasyon modelinin geliştirilmesi, avantaj ve dezavantajları ile uygulama alanları anlatılmaktadır.

    AtıfTR Dizin14
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2011Scopus SJRQ2
    Türkiye’den Eustigmaeus Berlese (Acari: Stigmaeidae) cinsine ait gözsüz yeni bir akar türü

    Doğan, Salih; Akgül, Güldem Dönel; Özçelik, Sezgin

    A new eyeless mite species of the genus Eustigmaeus from Turkey, Eustigmaeus anophthalmus, is describedand illustrated.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2011
    Tüketicinin korunmasında tüketici bilinç düzeyinin önemi: Hane halkları üzerine bir uygulama

    Kaynak, Selahattin; Akan, Yusuf

    Rekabetçi bir piyasanın oluşması ve tüketicilerin korunmasında bilginin ve yasaldüzenlemelerin önemi her geçen gün artmaktadır. Bir bireye veya topluma birhakkın tanınması kadar, o hakkın varlığının bilinmesi ve kullanılması da önemlidir.Bu çalışmanın amacı, devletin çıkarmış olduğu yasalar, firmaların tüketici merkezliüretim ve satış politikaları ve tüketici derneklerinin tüketiciyi koruma çabalarıkonusunda tüketicilerin bilinç düzeyini belirlemektir. Bu amaçlar doğrultusunda biranket çalışması yapılmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizlertüketicilerin büyük bir kısmının devletin ve firmaların tüketici merkezli üretim vesatış politikaları ile tüketici dernek ve vakıflarının çabalarından haberdar olmaklabirlikte, yeterli bir bilinç düzeyinde olmadıklarını göstermektedir.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele