Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Karaduman, Ruken(3)
- Tozlu, Necmettin(3)
- Aytaç, Aslıhan(2)
- Demir, Omer(2)
- Erzen, Mehmet Halil(2)
- Karadağ, Fırat(2)
- Türkoğlu, Hamdi(2)
- Alpay, Ahmed Hamza(1)
- Altan, Mustafa(1)
- Arıcı, Şemsinur(1)
- Aydin, Nevzat(1)
- Battal, Fetullah(1)
- Bayram, Bora(1)
- Bilici, İlhan(1)
- Dayı, Rumeysa Bakır(1)
- Demir, Necip Sefa(1)
- Hasanov, Behram(1)
- Kabak, Turgay(1)
- Kahraman, Yakup(1)
- Kapusızoğlu, Mehmet(1)
- Kaya, Musa(1)
- Kizmaz, Nuran(1)
- Konuk, Şeyda Buşra(1)
- Kömür, Gökhan(1)
- Köse, Fatma Tosun(1)
- Köse, Halil İbrahim(1)
- Kılıç, Latife Kırbaşoğlu(1)
- Mahmutoglu, Yakup(1)
- Oruç, Osman(1)
- Peçe, Halil(1)
- Sivlim, Ayşe Aktaş(1)
- Yılmaz, Şeymanur(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2022An Analysis of Osman Çeviksoy's Stories in Terms of Ten Root Values in the Turkish Curriculum
Kaya, Musa; Arıcı, Şemsinur
This study was carried out with a qualitative research approach and was conducted to examine Osman Çeviksoy's stories in terms of ten (10) root values in the 2019 Turkish Curriculum. In the study, the data were analyzed by document analysis method and content analysis technique, evaluated in terms of frequency and interpreted. According to the research, the most used root value in Osman Çeviksoy's stories is love (f=147), and benevolence (f=131), respect (f=102), responsibility (f=94) and self-control (f=46) values, respectively. were the most common values in the work. These were followed by the values of patience (f=39), friendship (f=38), honesty (f=33), patriotism (f=20) and justice (f=17). The most used root value in the work is love, the least common values are justice and patriotism. Based on the studies carried out in the field and the findings obtained, it was concluded that Osman Çeviksoy's stories are among the important sources that can be used in the values education process, since the stories of Osman Çeviksoy have a rich quality in terms of values, and it has been stated that these works can be read by students at the secondary school level.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2022Geleneğin anlamı ve anlama deneyimindeki rolü
Kahraman, Yakup
Gelenek modern düşüncenin zaman ve mekân üzerinde hâkimiyet kurarak yapay noktalar belirlemesiyle birlikte geçmişte kalan amatör düşüncelerimizin bir bakiyesi olarak değerlendirilmiştir. Bireysel ve toplumsal farklılıkları ortadan kaldırıp evrensel bir epistemolojik kurgu oluşturmaya çalışan modern bakış açısı için gelenek üzeri örtülmesi gereken bir bilgi stoku olarak değerlendirilmiştir. Tarihsel bilinç sahibi düşünürler ise modern düşüncenin geleneğe bu bakışını eleştirerek geleneğin anlam dünyamızdan yalıtılabilecek bir şey olmadığını onu muhatap almamız gerektiğini belirtmektedirler. Fakat tarihsel bilinç de kendi bilincimizi bugünün zemininden yalıtarak geleneğe ait formları yakalayabileceğimizi düşünmektedirler. Bu yaklaşım ile modern bilinç ve tarihsel bilinç birbirine yaklaşmaktadır. Bu makalede her iki yaklaşımın geleneğe bu bakışları betimlenerek hermenötik bilincin bu yaklaşımlara eleştirileri ele alınacaktır. Ayrıca geleneğin bizim anlam deneyimimizi nasıl etkilediği hermenötik bakış açısı ile ortaya konulmaya çalışılacaktır.
- MakaleYalnız künye2020As a Neo-Pragmatist Philosopher Hans Joas Concept of Value
Köse, Fatma Tosun
As an important neo-pragmatist philosopher Hans Joas notes that the term of value is very controversial in academic circles. But the analysis of how values arise have failed. For this reason he refers in ‘The Genesis of Values’ to some classical philosophers in sociology and philosophy. He presents and discusses their conception of values and the genesis of values. As a result of his research he formulates his own theory of the genesis of values under the inspiration of Pragmatism: ‘Values, arise from the experiences of self formation and self-transcendence of humanbeings. But Joas doesn’t refer to transcendental existence. He uses this term as going beyond ourselves. And self- formation is a process in that individuals achieve their self-identity.
- MakaleAçık Erişim2020Meister Eckhart Düşüncesinde Lütuf Tecrübesi ve Kutsal’a Dönüşüm*
Köse, Halil İbrahim
Geç Orta Çağ döneminin etkili figürlerinden biri olan Alman Dominik Meister Eckhart, bir vaiz, mistikve teolog olarak ortaya koymuş olduğu eserleriyle felsefi ve teolojik birtakım tartışmaların zemininihazırlamıştır. Felsefenin temel konularından biri olan mistisizm konusunda savunduğu bazı görüşler yüzündenpapalık fetvasıyla kınanacak ve kâfir ilan edilecek kadar da kilisenin dikkatini çekmiş bir isimdir. İnsanı “özünedönmüş olan” olarak tanımlarken, ilahi bir müdahale ve lütufla, kişinin bu dönüşüm sürecinin sonundaTanrı’nın oğlu hatta daha da ileri giderek Tanrı’nın kendisi olacağını ifade eden Eckhart, her ne kadar teorikanlamda bir aşama ve kademelilik fikrinden bahsetmese de pratik anlamda birtakım çaba ve disiplin gerektirenhallerden bahsederek, bu dönüşümün yolunu dinleyicilerine göstermeyi başarmıştır. Negatif teolojiyibenimseyen Eckhart, takipçilerine Tanrı hakkında konuşmaktansa susulmasını önermiş olsa da Aristo’nun“benzeri benzer bilir” ilkesinden hareketle, insanın Tanrı hakkında bir şeyler bilebilmesi için kutsal bir dönüşüm geçirerek Tanrı’laşması gerektiğini ileri sürmüştür. Tanrı’yı tek gerçek varlık kabul ederken, Tanrıdışında yaratılanları bir hiç olarak değerlendiren düşünürümüz, insanın varlık sahasına çıkması ve varlıkkazanabilmesi için bu dönüşüme muhtaç olduğunu ifade etmiştir. İki tür lütuftan bahseden Eckhart, bedelsizolarak verilen ve Tanrı’dan çıkış olarak ifade ettiği yaratımın ilk lütuf olduğunu ve herkese verildiğini, Tanrı’yadönüş olarak ifade ettiği ikinci lütfun ise sadece zeki ve anlayış sahibi olup, bu dönüşüm için çaba sarf edenlereverileceğini belirtmiştir. Bu dönüşümü soyutlanma, aydınlanma, özdeşleşme ve atılım olmak üzere dörtaşamada geçekleştirebilecek olan insan, bir nevi aslına, özüne rücu etmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Prof. dr. necatı öner’de dıl şuuru
Tozlu, Necmettin
Ülkemizde aydın, özellikle Batıcı aydın Tanzimat’tan beri kendi dünyasına düşman veonu tahriple meşgul. Sürekli hor gördüğü, sataştığı bu dünyanın dinamikleri: Dini, dili,kültürü, sanatı, geleneği vs. Hâlbuki millet ancak bu dinamikler sayesinde millettir. Budinamiklerin tahribi ve bunlarla oynama bir milletin kökünden sökülüp atılması demektir.Asıl aydın, düşünür, bilim adamı tüm bu olup bitenlerde kendi payını arayandır. Zaaflarınkaynaklarını keşfeden ve irdeleyendir. Prof. Dr. Necati Öner, bu manada tüm bu olan bitenenüfuz eden, tahribatın boyutlarını ve amacını gören bir düşünürümüz, filozofumuzdur.O, aksine milli değerleri, kültürden dile felsefeciliğinin ve mantıkçılığının harikuladedünyasında ele alır, tahlil eder, milli bünyedeki yerlerini, işlevlerini gösterir. Öner, diliönceler. Dil, onda bir milletin var oluşuyla, varlıkta kalışıyla doğrudan ilgilidir. Buna rağmenne hikmetse yüzyıllardır ihmal edilir. Yabancı dillerin istilasına uğrar. Hele yabancıdille öğretim, ancak köle toplumlarında görülebilecek bir garabettir. Bu incelemede tümbunlar Öner’in açısından ortaya konulmaya çalışılacaktır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018Dört Mezhebe Göre Namazlarda Kunût Duası Okumanın Keyfiyeti ve Hükmü
Altan, Mustafa; Mahmutoglu, Yakup
Bu makalede, kunût duasıyla ilgili Hz. Peygamber’den gelen rivayetlere ve bu rivayetlerin nakline bağlı olarak fıkıh ekollerinin esasaldıkları bazı uygulama örneklerine, ortaya çıkan ictihâdî farklılıklara ayrıntılı bir şekilde yer verilmiş; konu hakkında öne sürülen görüşlerhüküm açısından değerlendirilmiştir. Mevcut görüş ayrılıkları bir tarafa, dört mezhep açısından oluşan genel kanaat sabah namazı,vitir namazı ve Müslümanların karşılaştıkları belâ ve musîbet zamanları haricinde kunût duasının okunmayacağı yönünde olduğugörülmüştür. Bununla birlikte Hz. Peygamber’den gelen rivayetlerin ve uygulama örneklerinin farklılığı sebebiyle kimi fakihlerin bazınamazlarda kunût okumayı bidat, bazılarının sünnet kabul ettiğine ve yine bir kısmına göre kunût duası okumanın bazı namazlarlasınırlı tutulması gerektiği, bir kısmına göre de, belâ ve musîbet anlarında neredeyse tüm namazlarda okunabileceği şeklinde farklıgörüşlerin ortaya çıktığına yer verilmiştir. Makalede son olarak, özellikle ülkemizin belli yörelerinde Hanefî ve Şâfiî mezheplerine mensupMüslümanların, namazlarda kunût duasının okunmasının keyfiyetine dair mezheplerinin ictihâd farklılıklarını gerekçe göstererek farklımezhepten imama uymama ve cemaatle namaz kılmama eğilimi göstermeleri meselesine temas edilmiştir. Oysa İslâm’da cemaatlenamaz kılma ibadetinin, sarâhati/katiyeti ve önemi tüm mezhepler açısından müsellem ve ümmetin vahdeti ve birliği için çok gerekliolduğu bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla bu çalışmada, kesin (kat‘î) olanın zannî olana tercih edileceği gerçeğinden hareketle, mezheplerarasındaki görüş ayrılıklarının yine mezhep içindeki mevcut mutedil görüşlerle giderilmesinin mümkün olabileceği vurgulanmış, mezhepfarklılığı sebebiyle yaşanan ihtilafların sunulan çözüm önerileriyle giderilebileceği ifade edilmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018Toplumsal ekoloji bağlamında türklerin doğa ile ilişkilerine genel bir bakış: mandıra filozofu filminin düşündürdükleri
Kabak, Turgay
Bu çalışmada Türklerin doğaya yaklaşımı temelde mitolojik dönem, ilahidinler dönemi ve modern dönem olarak üçe ayrılıp her üç dönemi deetkileyen düşünce tarzı ve dinamikler (üretim, tüketim, modernleşme,kapitalizm vb.) toplumsal ekoloji bağlamında incelenip açıklanmayaçalışılmıştır. Bozkır kültürünün en seçkin örneklerinden birisini ortaya koyanTürkler, temel geçim kaynağı olarak tarım ve hayvancılığı seçtikleri içindaima doğa ile iç içe bir hayat sürmüşlerdir. Bu hayat esnasında doğadakisudan, ağaçtan, bitkiden, hayvandan ve bilumum canlıdan yararlanmışlardır.Başka bir ifadeyle Türklerin kurduğu kültür ve medeniyet içerisinde doğaunsurları vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ġlk planda maddi alışveriş olarakgörünen bu ilişkiler sadece sosyo-ekonomik alanda kalmamış, Türklerininanış ve düşünüş dünyasına da etki etmiş ve doğaya saygı duyan birfelsefenin oluşmasını sağlamıştır. Çalışmanın konusu da bu felsefede zamaniçerisinde meydana gelen değişimlerdir.
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2018Türk Siyasal Hayatında Asker-Sivil İlişkileri, 15 Temmuz ve Dinî Gruplar Meselesi
Peçe, Halil; Bilici, İlhan
Türk siyasal hayatında asker-sivil ilişkileri her dönem önem arz etmiştir. Ordubelirli periyotlarla sivil yönetimi “yola getirme” noktasında inisiyatif alıpsiyasete müdahil olmuş ve bunun neticesinde darbeler meydana gelmiştir. Herne kadar bu darbeler her zaman geleneksel askeri metotlar çerçevesindegerçekleşmese de askeri elitler, istenen sonuca ulaşma bağlamında etkiliolmuşlardır. Asker-sivil ilişkilerinde önemli en son gelişme 15 Temmuz 2016tarihinde ordu içine yuvalanmış FETÖ örgütü eliyle gerçekleşen darbegirişimidir. Bu darbe girişimi neticesinde asker-sivil ilişkilerine dairtartışmaların yeniden hararet kazanması yanında, dinî gruplar meselesi farklıboyutlarıyla ele alınmaya başlamıştır. Bu çalışma Türk siyasal hayatındakiasker-sivil ilişkilerine değinmenin yanında, 15 Temmuz darbe girişiminin dinîgruplar boyutuyla nasıl ele alınması gerektiğine dair bir tartışmaya kapıaçmaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017The Interpretation of Research Findings on The Adjournment Inclination and The Ways to Deal with It in Terms of Religious Adjournment
Demir, Omer
The importance, scope, results of adjournment behavior in the religious field and the ways to deal with the adjournment behavior have been investigated in this study. What the adjournment is, what the types of adjournment are, what the compounds of adjournment inclination are, what the adjournment cycle is and what the adjournment inclination’s reasons are have been emphasized considering theoretical background. Then, the subject has been taken into the field of religious responsibility, the importance of adjournment in the religious field, its scope and the ways to deal with the fact of adjournment have been examined. The study has aimed at contributing to the solution of adjournment problem which is an obstacle for the faith-behavior integrity in the religious education. In the study, the literature review method has been used, the studies which have been conducted on the adjournment inclination, the ways to deal with it, and the research findings have been interpreted considering other relevant studies in the reference of main religious sources related to the topic. In the study, it has been seen that the adjournment fact in the religious responsibility field has the social, mentalintellectual, moral, economic, occupational and educational aspects besides its individual aspects. The ways to deal with the adjournment behavior in the religious field have been reviewed under the titles of “the determination of adjournment’s reason, taking an immediate action, proper time management, the perception of ‘future time’, the adjournment of desires, the temperate entertainment, positive perfectionism, positive self-sense-honour-self-efficacy, motivation, choosing the valuable one, the other strategies to deal with the rationality and logical affectivity and adjournment
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2015Vıews On Teacher Traınıng
Tozlu, Necmettin
Raising and training is a multidimensional activity that includes human experience gained thousands of years round. In this study we are going to focus much more on itellectual-philosophical aspects of teacher training and make a brief analyse on what has been done in this field up to day.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Our Model Of Human Raısıng, Our Future And Our Phılosophy Of Educatıon
Tozlu, Necmettin
From the moment we started to take the West as our ideal we lost our originality and authenticity in all our activities. Education is one of the fields where this can be observed clearly. Transportations from the west which can be mentioned under the paradigm of reformation never had an specific philosophical backround. In this respect the main point it is to develop a new philosophy of education. This subject is mainly discussed in this article.
- MakaleYalnız künye2015Felsefe ve din eğitimi ilişkisinde felsefi kazanımlar
Demir, Omer
Bu çalışmada din eğitimi ve felsefe ilişkisi bağlamında din eğitiminde felsefi kazanımların neler olabileceği araştırılmıştır. Konu öncelikle din, eğitim ve felsefe ilişkileri bağlamında ele alınmış daha sonrada din eğitiminde felsefi kazanımlar; amaç oluşturma, felsefi tutum geliştirme, aklı kullanmaya teşvik ve düşünceyi harekete geçirme, tutarlılık, bilinçli yaşama, üst düzey akıl yürütmeler, eleştirme, sorgulama, özgürlük, hoşgörü, ilişkilendirme, karşılaştırma, kötülükten kaçınma, soru sorma, kendini tanıma ve gerçekleştirme, düşünceleri savunabilme, farklı düşünce, bilgi ve kültürlere açık olma, değişim ve gelişim, düşünceyi etkili bir şekilde dile getirme, bilgeliği ve bilgiyi sevme, bağımsız akıl yürütme ve kararlar alabilme, bütüncül bakış açısı geliştirme, doğru bir din anlayışı geliştirme, inançları ve düşünceleri güçlendirme ve empatik düşünceyi geliştirme başlıkları altında toparlanmıştır.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2015Hadislerde mesken mahremiyetini tehdit eden unsurlara karşı alınan önlemler
Aydin, Nevzat
Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri ile sosyo-kültürel alandaki gelişmeler, mahremiyet algısının dönüşümüne ve sınırlarının değişimine neden olmaktadır. Kişilerin özel hayat alanlarını daraltan ve konut dokunulmazlığını tehdit eden pek çok gelişmenin yaşandığı son zamanlarda mesken mahremiyeti ihlalleri, üzerinde dikkatle durulması gereken önemli bir sorundur.Dinimiz, insanda fıtrî bir duygu ve değer olan mahremiyeti korumayı hedef edinmiş, aile hayatıyla doğrudan ilişkili olduğu için mesken mahremiyetini düzenleyen ilke ve esasları ortaya koymuştur. Bu araştırmada hadislere göre mesken mahremiyetinin genel bir çerçevesi çizildikten sonra mesken mahremiyetini ihlal eden unsurların ve eylemlerin mahiyeti açıklanacaktır. Ayrıca mesken mahremiyeti ihlaline karşı Hz. Peygamber'in aldığı önlemler ve uyguladığı yaptırımlar, konut dokunulmazlığının korunmasına yönelik ilke ve esaslar, O'nun söz ve uygulamalarından hareketle tespit edilecektir
AtıfTR Dizin10
İncele - MakaleYalnız künye2014Postmodernizm ve eğitim
Bayram, Bora; Kılıç, Latife Kırbaşoğlu
Son yıllarda modernizmin eleştirisiyle adını sıkça duyduğumuz bir söylem dikkatleri üzerine çekmektedir: postmodernizm. Sanayi sonrası toplumların var oluş sürecinin doğurduğu bu kavram, eleştirisi ve vadettikleriyle hayli iddialı bir perspektif çizmektedir. Özgürlük, eşitlik ve adalet kavramlarına yeni bir bakış kazandıran postmodern tavır, sanattan sosyolojiye dek yankılarını çok çeşitli alanlarda hissedebileceğimiz yeniliklerle yüklü şekilde hayatımıza girmiştir. Postmodernizmin şüphesiz eğitim üzerine de etkisi olmuştur. Buna göre öğrenciyi bir birey olarak merkeze alıp öğretmenin rehber olarak öne çıktığı yeni bir ortam tasavvur edilmiştir. Öğrencinin kendi öğrenmelerini kendinin yapılandırması, okullarınsa seçime dayalı alternatif konular sunması ortaya atılan en önemli yenilikler olarak dikkat çekmektedir. Postmodern yaklaşımın eğitim sürecine dâhil edilmesiyle eğitimli insanın algısı da değişmiştir. Temel alanlarda sağlanan öğrenmelerin eğitimli birey için artık yeterli olarak görülmediği yeni bir yaklaşımın kapılarının aralandığı bu süreçte eğitimli birey, kitle iletişim araçlarının etkili şekilde kullanımına vakıf niteliklere sahip olmalıdır. Bu bağlamda bireyin yeteneklerine göre en iddialı olduğu alanlarda eğitim yapılması gerekliliği öğretim yöntemlerinde de ciddi bir sorgulamayı gerekli kılmıştır. Çalışmamızda bu gereklilikler çerçevesinde postmodernizm kavramı ve onun eğitimle ilişkisi irdelenmiştir.
AtıfTR Dizin5
İncele



