Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Bilginin Aktarımı, Güvenilirliği ve Öğretimi Bağlamında Muhaddislerle Modern Eğitimcilerin Yöntemlerinin Mukayeseli Bir Analizi
Demir, Necip Sefa
Bu çalışma, hadis ilminde bilginin aktarım süreçleri ile modern eğitim yaklaşımlarını mukayeseli bir perspektifle ele almaktadır. İslâm medeniyetinin temel disiplinlerinden biri olan hadis ilmi bilginin korunması, titizlikle değerlendirilmesi ve güvenilir bir şekilde nakledilmesi süreçlerini içeren köklü bir geleneğe sahiptir. Araştırmanın konusunu, muhaddislerin klasik rivâyet metotları ile modern eğitimin öğrenci merkezli, etkileşimli ve teknoloji odaklı yapısı arasındaki işlevsel benzerlikler ve yapısal farklar oluşturmaktadır. Çalışma, geleneksel bilgi aktarım yöntemlerinin modern pedagojik araçlarla olan ilişkisini metodolojik bir düzlemde tartışmaya açması bakımından akademik bir öneme sahiptir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimleyici ve tematik analiz teknikleri kullanılmıştır. Bu kapsamda muhaddislerin ve modern eğitimcilerin bilgi aktarım yöntemleri, kendi disiplinlerinin özgün bağlamları içinde ayrı ayrı analiz edilmiş ardından belirlenen temalar ışığında iki disiplin arasındaki benzerlikler ve farklılıklar mukayeseli olarak değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde hoca-öğrenci ilişkisindeki otorite ve rehberlik dengesi, bilginin doğrulanması, dijital araçların eğitime entegrasyonu ve bilgi okuryazarlığı gibi temel izlekler ana veri setini oluşturmuştur. Elde edilen bulgular hadis usûlündeki titiz bilgi doğrulama mekanizmalarının günümüz dijital çağındaki bilgi kirliliğiyle mücadelede ve akademik dürüstlük süreçlerinde önemli bir kuramsal referans sunduğunu göstermektedir. Özellikle hoca otoritesinin merkezî bir rol oynadığı geleneksel model ile öğrenciyi merkeze alan modern pedagoji arasındaki karşılaştırma, eğitimde rehberlik ve disiplin arasındaki dengenin ilişkisini ortaya koyma açısından önemlidir. Çalışmanın teknolojik boyuttaki en somut tespiti ise klasik dönemdeki kitâbet metodunun modern uzaktan eğitim sistemleri ve dijital ders materyalleri (PDF) ile mekânsal engellerin aşılması noktasında güçlü bir işlevsel süreklilik taşıdığıdır. BAYUZEM örneğinde görüldüğü üzere hocanın hazırladığı 14 haftalık PDF ders notlarının sisteme yüklenmesi ve öğrenciye ulaştırılması, klasik kitâbet geleneğinin dijital bir formda devam ettiğini kanıtlamaktadır. Neticede rivâyetten dijitale uzanan bu bilgi yolculuğu, geçmişin etik değerleri ile geleceğin teknolojik imkânlarının birbirini tamamlayan bir sentez oluşturabileceğini netleştirmiştir. Kaynak gösterme mecburiyeti ve intihal denetimi gibi modern akademik uygulamaların, muhaddislerin bin yıl önce sistematize ettiği ilim ahlâkı, sıdk ve emanet ilkelerinin teknolojik yansımaları olduğu anlaşılmıştır. Araştırma, geleneksel ilim geleneğinin sadece tarihsel bir miras olmadığını aksine çağdaş eğitim sorunlarına pratik ve teorik çözümler üretebilecek dinamik bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur.
- MakaleAçık Erişim2025İslamî İlimlerde Bir Problem Olarak Hakikat ve Mecazın Cem‘i Meselesi ve Hadislerde Tezâhürü
Demir, Necip Sefa
Bu makale İslamî ilimler geleneğinde asırlardır tartışılan ve fıkıh usûlü ile belâgat disiplinlerinin kesişiminde yer alan “hakikat ve mecazın tek bir lafızda aynı anda cem‘i (birleşmesi)” meselesini, hadis metinleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla ele almaktadır. Çalışma bir kelimenin veya ifadenin aynı anda hem hakikî (gerçek) hem de mecazî anlamı taşıyıp taşıyamayacağına dair klasik tartışmaları, Nebevî beyanın dilsel ve retorik özellikleri ışığında yeniden değerlendirmektedir. Bu yönüyle makale mevcut literatürdeki Kur’an merkezli çalışmaları tamamlayıcı nitelikte olup hadislerdeki dilsel çok katmanlılığı merkeze alan özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Araştırma nitel yöntem esas alınarak yürütülmüştür. İlk olarak hakikat ve mecaz kavramlarının klasik usûl ve belâgat literatüründeki teorik temelleri ele alınmış; ardından hadislerde bu iki anlamın bir arada bulunduğu örnekler belirlenmiş ve bunlar Tîbî (ö. 743/1343), İbn Hacer (ö. 852/1449), Aynî (ö. 855/1451) ve Münâvî (ö. 1031/1622) gibi klasik şârihlerin yorumları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu çözümlemeler, hadis dilinin yalnızca literal bir düzlemde değil aynı zamanda anlamın inşa edildiği vecîz bir söylem alanında da işlediğini göstermektedir. “El”, “kalp”, “nur” ve “hicret” gibi kelimelerin hem hakikî hem de mecazî anlamlarda kullanıldığı örnekler Nebevî dilin belâgat gücünü ve etkileyiciliğini açıkça göstermektedir. Elde edilen bulgular hakikat ve mecazın aynı lafızda birleşmesinin yalnızca edebî bir tercih değil aynı zamanda mesajın etkisini güçlendiren ve dinleyici üzerinde entelektüel ile duygusal bir yankı uyandıran güçlü bir retorik araç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tür müşterek kullanımlar hadislerin anlam zenginliğini artırmakta ve onların tebliğ, terbiye ve irşad yönlerine güç kazandırmaktadır. Sonuç olarak makale hadislerin doğru anlaşılmasında dilbilimsel yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini; Nebevî beyanın hakikat–mecaz müşterekliği üzerinden yeniden yorumlanmasının anlam inşası sürecine önemli katkılar sunduğunu savunmaktadır. Böylece çalışma hadis dilinin klasik belâgat mirasıyla çağdaş dilbilimsel analizleri buluşturan bir yorum modeline zemin hazırlamakta ve Nebevî hitabetin belâgat inceliklerini modern idrake uygun biçimde yeniden görünür kılmaktadır.


