Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(5)
Birim yayınları
32 →- MakaleYalnız künye2026Evaluation of Phenotypic Traits and Essential Oil Content in Wild-Grown Achillea biebersteinii Populations in Northeastern Türkiye
Coban, Furkan; Gül, Volkan; Çakır, Ahmet
Achillea biebersteinii Afan., a medicinal and aromatic plant widely distributed in Türkiye, is valued for its essential oil content and bioactive compounds. This study aimed to investigate the phenotypic variation, yield performance, and essential oil content of A. biebersteinii populations collected from ten different locations in northeastern Türkiye. A total of six morphological and agronomic traits plant height (PH), inflorescence diameter (ID), stem diameter (SD), number of flowering branches (NFB), dry herbage yield (DHY), and dry flower yield (DFY) alongside essential oil content (EO), were evaluated. ANOVA results revealed statistically significant differences among locations for PH, DHY, and NFB, indicating strong environmental or genetic influences. In contrast, EO content showed no significant variation across locations, suggesting greater genetic stability. Correlation analysis indicated a strong positive association between NFB and DHY, while EO content was negatively correlated with PH and SD. Principal Component Analysis further clarified trait associations and revealed distinct groupings among locations, with L9 and L10 showing superior yield performance and L3 standing out for its high EO content. These findings highlight the substantial phenotypic and chemotypic diversity of A. biebersteinii in northeastern Türkiye and underscore the importance of location specific selection in breeding and conservation programs. The identification of high-yielding and high-quality populations provides a valuable resource for sustainable utilization of this species in medicinal and aromatic plant sectors.
- MakaleAçık Erişim2026Exploratory Proteomic Analysis of Rhododendron ponticum Bee Pollen Based on High-Resolution Mass Spectrometry
Ecem Bayram, Nesrin; Celik, Saffet
Bee pollen is a bee product that is widely preferred by people for its nutritional properties as well as its health-protective properties, and is defined as a ‘superfood’. In this preliminary exploratory study, monofloral Rhododendron ponticum bee pollen was analyzed using a label-free LC-QTOF-MS proteomic approach. According to the results obtained, a total of 37 proteins from the rhododendron plant have been fully confirmed in the pollen sample. Normalized spectrum counting values (NSAF) providing information about the semi-quantitative amount of these proteins were determined to be between 120.84 and 43259.22. Based on these findings, it can be said that the proteomic approach can provide biomarkers for monitoring the botanical source and quality of monofloral bee pollen. However, since no biological or technical replicate study was conducted, the findings obtained are exploratory in nature and should be considered semi-quantitative. To our knowledge, this study is the first to report the protein profile of R. ponticum bee pollen using a proteomic approach.
- MakaleAçık Erişim2024The Effect of Pre-Applied Titanium Dioxide Nanoparticles on Germination in Carthamus tinctorius L. Varieties
Dınler, Burcu Seçkın; Sefaoğlu, Fırat; Gül, Volkan; Çetinkaya, Hatice; Koç, Fatma Nur
In the present study, to promote sustainable nano-farming, the apparent effects of different concentrations (0, 100, 200, 300, 400, 500 ppm) of titanium dioxide nanoparticle (TiO2NPs) solutions on the germination percentage, index and duration of seeds belonging to Balcı, Dincer, Hasankendi, Koc, Olas, and Zirkon safflower varieties were investigated. Moreover, scanning electron microscopy (SEM) was employed to analyze TiO2NPs in germinated safflower varieties. Germination performance was TiO2NPs concentration and variety depended. It was determined that the seed samples displayed different responses to TiO2NPs concentrations; germination percentages were between 20.0±1.15 and 82.9±0.44%, germination durations were between 2.01±0.021 to 3.82±0.017 days, and germination indices were between 9.97±0.606 and 38.97±0.959. While the highest germination percentage (82.9±0.44%) was obtained from Dincer variety with 100 ppm TiO2NP pre-application, the lowest germination percentage (20.0±1.15% and 20.0±1.92%) was obtained from Balcı and Hasan Kendi varieties with 100 and 300 ppm TiO2NP pre-application. According to this result, although the highest germination percentage based on variety was obtained from the Dincer variety, the Balcı variety with the lowest germination percentage provided the most significant increase in the 200 ppm TiO2NPs application dose compared to the control. According to the germination percentage, it can be said that the most effective TiO2NPs application dose in Safflower varieties is 200 ppm. Further research on nanoparticles is needed to determine both the economical doses of TiO2NP pre-application and its uptake by the plant.
- MakaleAçık Erişim2024Derin ötektik çözücülerin portakal kabuğundan biyoaktif bileşiklerin ekstraksiyonuna etkisi
Kantar, Naciye Kutlu; Hacıbektaşoğlu, Hanife
Atık değerlendirme kapsamında en önemli meyve atıklarından biri olan portakal kabuğuna alternatif kullanım alanı oluşturmak adına bu çalışma planlanmıştır. Çalışmada, öncelikle organik çözücülerin (etanol, metanol ve su) yerine alternatif olabilecek farklı tipte derin ötektik çözücüler kullanılarak ultrasonik destekli ekstraksiyon yöntemi eşliğinde portakal kabuğu ekstraktları hazırlanmış olup bu ekstraktların biyoaktif bileşik içerikleri (toplam fenolik bileşik, toplam flavonoit bileşik, antioksidan aktivite ve bireysel fenolik bileşik profili) değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, derin ötektik çözücülerin en yüksek toplam flavonoit madde ve antioksidan aktivite değerlerinin sağlanmasında istatistiksel olarak etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bireysel fenolik bileşik profili incelendiğinde en baskın bileşenin hesperidin olduğu görülmüş ve en yüksek değere kolin klorür:gliserol (1:2) kombinasyonu ile ulaşılmıştır. Sonuçta derin ötektik çözücülerin portakal kabuğundan fitokimyasal bileşiklerin ekstraksiyonunda organik çözücülere alternatif olabildikleri saptanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Farklı Yabani Brassica Tohumlarının Yağ Asidi Kompozisyonu ve Biyodizel Kalitesi
Girgel, Umit; Onemli, Fadul; Gıdık, Betül; Gül, Volkan
Her geçen gün artan dünya nüfusu ve gelişen sanayi alanları enerjiye duyulan ihtiyacı da artırmaktadır. Bu durum alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarını ve bu kaynakların verimli kullanımı konusunu daha değerli kılmaktadır. Bu çalışmada, yabani türlerin biyodizel üretiminde kullanılabilirlik potansiyelini belirlemek amacı ile Türkiye’nin Bayburt ili ekolojik koşullarında yetiştirilen Brassicaceae familyasından Sinapis arvensis, Brassica nigra ve Brassica napus tohumlarının biyodizel kalite özellikleri ve GC-MS kullanılarak yağ asitleri kompozisyonu bölge için ilk kez belirlenmiştir. Brassicaceae familyasından çalışmada yer alan türlerin yağ verimi %30,29-46,02 arasında bulunmuştur. Ayrıca linolenik asit (%7,62-13,70) değerleri en düşük B.napus, en yüksek B.nigra’da belirlenmiştir. Parlama noktası bakımından (194-195℃) B.napus ve S.arvensis birbirine en yakın türler olduğu görülmüştür. S.arvensis ve B.nigra’nın yağ asidi kompozisyonu ve biyodizel kalite analiz sonuçları B.napus’a benzer değerlerde bulunmuştur. Yabani türler olan S.arvensis ve B.nigra’nın biyodizel kalite özellikleri ve yağ asitleri kompozisyonu bakımından yenilenebilir enerji üretim potansiyeline sahip olduğu görülmüştür.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023DERİN ÖTEKTİK ÇÖZÜCÜNÜN Rheum ribes KÖKLERİNDEN FENOLİK BİLEŞİK EKSTRAKSİYONU ÜZERİNE ETKİSİ
Kantar, Naciye Kutlu
Bu çalışmada ışkın bitkisi (Rheum ribes) köklerinden biyoaktif bileşik eldesinde farklı çözücü tipleri değerlendirilmiştir. Yeşil çözücü olarak kolin klorür ve laktik asit ile hazırlanan farklı molar oranda (1:1, 1:2, 1:3) derin ötektik çözücüler ve su kullanılmıştır. Toplam fenolik bileşik miktarı derin ötektik çözücü ile etanol ekstraktına benzer olarak yüksek bulunmuştur. Toplam flavonoid bileşik ekstraksiyonunda en yüksek değer etanol ile elde edilirken ikinci sırada derin ötektik çözücü gelmektedir. Antioksidan aktivite üzerine ise en etkili çözücünün derin ötektik çözücü (1:3) olduğu saptanmıştır. Ek olarak temel bileşen analizi ile farklı çözücüler kullanılarak hazırlanan ışkın ekstraktlarının biyoaktif içerik (toplam fenolik, toplam flavonoid bileşik, antioksidan aktivite) açısından benzerlik/farklılıkları değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, ışkından biyoaktif bileşik ekstraksiyonunda organik çözücülere alternatif olarak derin ötektik çözücünün kullanımı uygun bulunmuştur.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Soya proteini izolatı-fruktoz glikasyon konjugatlarının yapısı ve bazı teknofonksiyonel özellikleri üzerine ultrason işleminin etkisi
Yüzer, Mustafa Onur
Bu çalışmada, konjugatlar ultrasonik işlemden (130 W, 20 kHz) 5 ve 15 dakika sonra soya protein izolatı (SPI) ve fruktoz (F) sulu dispersiyonlarının ısıtılıp glikasyon reaksiyonu (95 oC, 30 dakika) gerçekleştirilmesiyle hazırlanmıştır. Ultrasonik ön işlemin, elde edilen SPI-F konjugatlarının yapı ve fonksiyonel özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Serbest amino grupları, aşılama derecesi ve FT-IR analizleri SPI-F konjugatlarının oluşumunu doğrulamıştır. Ultrasonik işlem glikasyon reaksiyonunu teşvik etmiştir. Konjugatların yapısal ve fizikokimyasal özelliklerindeki değişiklikler SPI’nin su tutma ve yağ tutma özelliklerinin düşmesine neden olsa da emülsifikasyon özelliklerini geliştirmiştir. Bu nedenle, emülsifikasyon özelliklerini kontrol etmek için soya proteini glikasyon konjugatlarının yapısını değiştirmek için optimum bir ultrasonik ön işlem kullanılabilir. Bu bulguların, gıda emülsiyonu ve diğer sistemlerde glikasyonla modifiye edilmiş protein-sakarit ikili sistemlerinin uygulanması için yararlı olacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - Proje2023Derin Ötektik Çözücüler Kullanılarak Arı Ekmeğinden Biyoaktif Bileşenlerin Ultrasonik Destekli Ekstraksiyonunun Optimizasyonu
Kantar, Naciye Kutlu; Bayram, Sinan; Çelik, Saffet; Ecem Bayram, Nesrin; Gerçek, Yusuf Can; Baştürk, Fatma Nur; Yildirim, Nazlican
Arı ekmeği arıların protein kaynağı olarak kullandıkları temel besin maddelerinden birisi olup kovan içeresinde arı poleninin fermantasyonu sonucu oluşmaktadır. Bu ürün fonksiyonel özllikleri sebebiyle son birkaç yıldır arı ürünleri arasında bilinilirliği ve tüketimi artan ürünler arasında yerini almıştır. Bununla birlikte, derin ötektik çözücüler (deep eutectic solvent-DES), değişken viskoziteleri, uygulamaya özel ayarlanabilirlikleri, alev almazlıkları, düşük buhar basınçları ve kimyasal kararlılıkları nedeniyle geleneksel çözücülerin yerini alacak umut verici yeşil alternatifler olarak son yıllarda büyük ilgi görmektedir. Bu nedenle bu çalışmada, arı ekmeği örneği farklı hidrojen bağ alıcısı (HBA):hidrojen bağ donörü (HBD) kombinasyonlarına sahip olan 10 farklı DES?de ekstrakte edilmiş ve en yüksek toplam protein içeriğine sahip DES kombinasyonunun kolin klorid (ChCl)-üre olduğu belirlenmiştir. Daha sonra ChCl-üre ile hazırlanan ekstraktlarda maksimum biyoakif madde ekstraksiyonu için ultrasonik ekstraksiyon koşulları optmize edilmiştir. Yanıt yüzey yöntemi ile yapılan optimizasyon sonucunda optimum koşullar; ultrasonik güç için %31.3, ekstraksiyon süresi için 25 dk ve sıcaklık için 35 °C olarak bulunmuştur. Modelin arzu edilebilirlik değeri ise (d) 0.83 olduğu görülmüştür. Elde edilen ekstraktlarda toplam fenolik madde, toplam protein içerik, bireysel fenolik madde, bireysel amino asit içerik ve bireysel vitamin içerik analzilerinin yanı sıra antioksidan ve antimikrobiyal aktivite testleri gerçekleştirlmiştir. Elde edilen sonuçlara göre toplam protein, toplam bireysel amino asit ve toplam bireysel fenolik içerik, ChCl-üre ile elde edilen ekstraktlarda geleneksel çözücü (etanol) ile hazırlanan ekstrakta kıyasla daha yüksek oranda tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen tüm bu bulgular arı ekmeğinden ekstrakte edilmek istenen hedef bileşiklerin yapısal özelliklerine bağlı olarak ChCl-üre kombinasyonunun etanole alternatif olabileceğini göstermiştir.
- MakaleYayıncıda açık erişim2023Scopus SJRQ3Sesame seed protein: Amino acid, functional, and physicochemical profiles
Yüzer, Mustafa O.; Gençcelep, Hüseyin
Sesame (Sesamum indicum L.) is an erect herbaceous annual plant with flat seeds. It is one of the oldest cultivated oilseed plants in the world, especially popular in Africa and Asia. The present research objective was to describe a sesame protein isolate, i.e., its amino acid profile, functional and physicochemical properties, zeta potential, and hydrodynamic diameter. The surface charge and hydrodynamic diameter in aqueous solutions were obtained for standard sesame seeds, defatted sesame seeds, and the sesame protein isolate. Defatted sesame seeds yielded the following optimal parameters: salt concentration – 0.6 M, pH – 7, iso-electric point (pI) – 4. The sesame protein isolate was rich in methionine content, which is rare in other plant proteins, but its lysine content was lower than in other isolates. The sesame protein isolate displayed almost identical zeta potential profiles with its pH. The decreasing pH increased the zeta values gradually from the lowest negative value to the highest positive value. The zeta potentials of standard and defatted sesame seeds at pH 7 were –23.53 and –17.30, respectively. The hydrodynamic diameter of the sesame protein isolate (0.33 μm) was smaller than that of sesame seeds (2.64 μm) and defatted sesame seeds (3.02 μm). The sesame protein isolate had a water holding capacity of 1.26 g/g and an oil holding capacity of 3.40 g/g. Its emulsifying properties looked as follows: emulsion capacity – 51.32%, emulsion stability – 49.50%, emulsion activity index – 12.86 m2/g, and emulsion stability index – 44.96 min, respectively. These values are suitable for the sesame protein isolate and are consistent with the literature. The sesame protein isolate was a good source of protein (88.98%). Using sesame proteins as functional components can be an important basis for better knowledge of the relationship between electrical charge interactions in food matrices and the structure, stability, shelf life, texture, structural and functional properties of food. Research prospects include the effects of sesame protein isolates on various food systems.
AtıfScopus36WoS31OpenAlex28İncele
- MakaleAçık Erişim2022COMPARISON OF POLLEN MORPHOLOGIES EXAMINATION OF SOME Rhododendron SPECIES - PLANT SOURCE OF MAD HONEY
Mayda, Nazli; Özkök, Aslı; Ecem Bayram, Nesrin
Honey is one of the important natural products used for apitherapeutic purposes as well as food consumption. The authenticity of the products to be used for apitherapy is very important. Botanical origin is one of the most critical factors affecting the characterization of bee products, especially honey. Therefore, melissopalynological analysis is essential in honey samples. In this study, the pollen morphologies of four different Rhododendron taxa, the origin of the monofloral "Mad honey" used for apitherapeutic purposes in Turkey, were examined. Five different measurement parameters have been used to investigate the pollen morphology of the plants. As a result, it can be said that pollen morphology has an important place in confirming the botanical origin of “Mad honey”.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:14:21.561431484Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:14:21.561431484Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10213 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Gıda Teknolojisi Programı | tr |
| dc.title | Food Technology | en |
| organization.identifier.code | bayburt-aydintepe-gida-isleme-gida-teknolojisi-programi | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bgida teknolojisi programi\b |





