Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(2)

Birim yayınları

16 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    MIST Ülkelerinde Jeopolitik Riskin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Üzerine Etkisi

    Yıldız, Şaduman

    Tasarruf oranları düşük olan gelişmekte olan ülkelerde iktisadi büyüme çoğunlukla doğrudan yabancı yatırımlar aracılığı ile artırılabilmektedir. Doğrudan yabancı yatırımlar aracılığı ile ülkeler sermaye birikimini ve istihdamı artırmanın yanı sıra ülkeye teknoloji transferi de sağlayabilmektedirler. Bu çalışmada, yükselen ekonomiler olarak tanımlanan MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde 1985-2023 dönem aralığında jeopolitik riskin doğrudan yabancı yatırımlar üzerine etkisi panel veri analizi kullanılarak araştırılmıştır. Doğrudan yabancı yatırımların bağımlı değişken olduğu model için yapılan eşbütünleşme testi sonucuna göre doğrudan yabancı yatırımlar ve jeopolitik risk arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan katsayı tahmin testine göre jeopolitik riskte meydana gelen %1 oranındaki artış doğrudan yabancı yatırımları %0.176 oranında azaltmaktadır. Son olarak çalışmada yapılan nedensellik testi ile de eşbütünleşme testi sonuçları doğrulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, MIST ülkelerinde doğrudan yabancı yatırımların artışı jeopolitik riskin düşük olmasına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu bulgu, bu ülkelerdeki politika yapıcıların doğrudan yabancı yatırım politikalarını tasarlarken jeopolitik riski dikkate almaları gerektiğini göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2025
    The Relationship Between Economic Growth and Human Development in the New Fragile Five Countries

    Yıldız, Şaduman; Kapici, Özlem

    This study examined the relationship between economic growth and human development with annual data for 1990-2021 for the country group consisting of Türkiye, Argentina, Qatar, Egypt, and Pakistan, which have various economic vulnerabilities, and made policy recommendations based on the results. The study, which used panel data analysis, employed GDP per capita as a representative of economic growth and the "Human Development Index" created by UNDP as an indicator of human development and established two models. Within the scope of panel data analysis, the cross-sectional dependence, homogeneity, and stationarity tests were conducted for variables and established models. Afterward, the models established were analyzed with the cointegration and causality tests. The analysis found a mutual relationship between economic growth and human development in the New Fragile Five countries between 1990 and 2021.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigating the Relationship Between the Financial Conditions Index with Economic Growth and Net Capital Inflow: Causality Analysis for Türkiye

    Kuloğlu, Eşref; Akar, Nuri Çağrı

    The global economic crisis, which had a devastating effect worldwide with the bankruptcy of Lehman Brother's investment bank in the United States of America in 2008, revealed that countries should indicate risks and take precautions accordingly. In this sense, the importance of the Financial Conditions Index (FCI), which was created by considering the monetary policy instruments of the country's central banks and various macroeconomic and financial variables as a whole, has also increased. FCI, the index that has taken place in the literature since the 1990s, with the growth of countries, has been investigated in empirical studies conducted after the global economic crisis. In this study, the related index is calculated using Principal Component Analysis (PCA), and the data generated is analyzed with growth and net capital inflow items. According to the results of the related analysis, while there is bidirectional causality between FCI and real gross domestic product (GDP) growth, one-way causality was found between FCI and net capital inflow. The index created accordingly is the Granger cause of the net capital inflow.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Investigating the relations between coffee prices and the growth of selected coffee exporting countries

    Kuloğlu, Eşref; Akar, Nuri Çağrı

    Coffee, one of the most important commodities traded in the world, is mainly grown in Latin America and Africa under certain altitudes and climatic conditions. In this study, causality relationships between world coffee prices and GDPs of four coffee producer countries, two from Latin America (Brazil and Colombia) and two from Africa (Kenya and Ethiopia), were tested. Using the series from 1981-2021, the relationships were investigated empirically with Engle-Granger cointegration analysis, error correction model, and Toda-Yamamoto causality methods. According to the analysis, while unidirectional causality between GDP and world coffee price was found for Brazil, Colombia, and Kenya, there was no causality for Ethiopia. As a result of the Engle-Granger cointegration analysis, which tests the long-term relationship, a significant relationship has been found between GDP and coffee prices for all selected countries. According to the results of the error correction model results model that tests the short-term relationship, the relationship between GDP and world coffee price is obtained for Brazil and Colombia. However, such a relationship could not be found in Kenya and Ethiopia.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    İktisadi Büyüme, Enerji Tüketimi ve CO2 Emisyonu Arasındaki İlişki: MIST Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme

    Yıldız, Şaduman; Gök, Aslıhan

    İktisadi büyüme kişi başına reel gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH)’daki artışı ifade etmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri de iktisadi büyümedir. Bu bağlamda ülkelerde iktisadi büyümelerini sağlamayı amaçlamışlardır. Sanayi devrimi sonucunda iktisadi büyümeyi sağlamak için ülkelerin enerji tüketiminde artış yaşanmış ve bu da çevreye zararlı atıklar karışmasına neden olmuştur. Ayrıca sanayi devrimi ile kentsel nüfusta da artış yaşanmış ve enerji tüketimi de bu bağlamla artmıştır. Çeşitli nedenlerle artan enerji tüketimi çevresel sorunların artmasına neden olmuştur. Ülkeler iktisadi büyümelerini gerçekleştirebilmek için enerji tüketimlerini artırmış ve bu da ülkelerde karbondioksit (CO2) emisyonunda da artışın yaşanmasına neden olmuştur. Yapılan bu çalışmada Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye (MIST) ülke grubu için iktisadi büyüme, enerji tüketimi ve CO2 emisyonu arasındaki bağlantı 1971-2014 dönemi yıllık verileriyle ele alınmıştır. Ayrıca çalışmaya kontrol değişkeni olarak kentleşme verisi de dahil edilmiştir. Çalışmada eşbütünleşme ilişkisini araştırmak için Durbin-Hausman eşbütünleşme testi (2008) ve LM (2007) eşbütünleşme testi uygulanmıştır. İktisadi büyüme, enerji tüketimi, CO2 emisyonu ve kentleşme değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuş sonra OLS-CD katsayı tahmin yöntemi ile katsayılar tahmin edilmiştir. Katsayı tahmini sonucunda enerji tüketimi için kullanılan elektrik tüketiminin CO2 emisyonunu azalttığı sonucuna ulaşılırken kentleşme ve iktisadi büyümenin ise CO2 emisyonunu arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Relationship Between Public Expenditures and Openness in the MIST Countries

    Yıldız, Şaduman

    After the Second World War, increases were observed in both public expenditures and openness, and researchers started to investigate the relationship between these two variables. As a result of the investigations, three hypotheses revealing the relationship between public expenditures and openness were developed. These hypotheses are the compensation hypothesis, the efficiency hypothesis, and the deindustrialization hypothesis. According to the compensation hypothesis, there is a positive relationship between openness and public expenditures, and openness increases public expenditures. On the other hand, according to the efficiency hypothesis, there is a negative relationship between public expenditures and openness, and openness reduces public expenditures. Finally, according to the deindustrialization hypothesis, there is no relationship between public expenditures and openness. In the present study, the effect of openness on public expenditures in the MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries was tested via panel data analysis using annual data for the 1960-2021 period. In this respect, as a result of the LM cointegration test, it was concluded that there was a cointegration relationship between the variables of public expenditures and openness. Afterward, a coefficient estimate was made for the variables with the CUP-FM and BA-OLS tests, and a positive relationship was revealed between the variables of public expenditures and openness. Finally, the result of the Fisher causality test supported the result of the LM cointegration test. Thus, it was concluded that the compensation hypothesis was valid in the MIST countries for the 1960-2021 period.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Feldstein-horioka paradoksu’nun türkiye için geçerliliğinin analizi

    Yıldız, Şaduman

    Yatırımlar ile tasarruflar arasındaki ilişki her dönemde iktisatçıların ilgisini çeken konular arasında yer almaktadır. Nitekim yatırım ve tasarruf üzerine yapılan araştırmalardan biri de Feldstein ve Horioka (1980) tarafından yapılmıştır. Söz konusu araştırma, ekonomide sermaye hareketliliğinin olduğu durumda yurtiçi yatırımlar ile yurtiçi tasarruflar arasında yakın ilişkinin olduğunu ileri sürmektedir. Genel iktisat teorisine zıt olan bu durum Feldstein-Horioka Paradoksu (Bulmacası-Hipotezi) olarak ifade edilmektedir. Feldstein-Horioka Paradoksu (FHP) uluslararası makroekonominin en önemli paradoksları arasında yer almıştır. FHP’nin Türkiye’de geçerli olup olmadığını ortaya koyabilmek için 1980-2021 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak ele alınan değişkenler arasındaki ilişki ARDL Sınır Testi ve Toda-Yamamoto Granger Nedensellik Analizi ile test edilmiştir. Yapılan ARDL Sınır Testi sonucunda “değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi yoktur” hipotezi kabul edilerek değişkenler arasında uzun dönem eşbütünleşme ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan yapılan Toda-Yamamoto Granger Nedensellik Analizi sonucu da ARDL Sınır Testi sonucunu destekler nitelikte olup hem yatırımdan tasarrufa hem de tasarruftan yatırıma doğru nedensellik ilişkisi olmadığını göstermektedir. Bu bağlamda yapılan testlere göre, FHP’nin ele alınan dönemde Türkiye için geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuç, Türkiye’de yatırımların daha çok yurtdışı tasarruflar ile finanse edildiğini ortaya koymaktadır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Üçlü Açmaz - İkili Açmaz Hipotezlerine İlişkin Tartışmalar

    Varlık, Cemil; Akar, Nuri Çağrı

    Bu çalışmada üçlü açmaz ve ikili açmaz görüşlerine ilişkin tartışmalar ışığında teorik ve ampirik literatürün incelenmesi amaçlanmaktadır. Üçlü açmaz hipotezi, parasal bağımsızlık, sermaye hareketlerinin serbestliği ve döviz kuru istikrarı hedeflerinin aynı anda uygulanamayacağını, bunlardan sadece iki tanesinin gerçekleştirilebileceğini öngörmektedir. Bu görüşe göre, finansal entegrasyon altında para politikası bağımsızlığına, dalgalı bir döviz kuru rejimi sayesinde ulaşılabilir. Ancak Rey (2015) tarafından geliştirilen ikili açmaz hipotezi, finansal küreselleşme altında merkez ülkelerin para politikalarının çevre ülkelerin ulusal para politikalarını etkilediğini, bu yüzden söz konusu ülkelerin döviz kuru rejimine bağlı olmaksızın bağımsız bir para politikası uygulayamayacaklarını savunmaktadır. Bu görüşe göre, giderek küreselleşen piyasalarda döviz kuru artık bir şok emici işlevi görmemekte, esnek döviz kuruna sahip ülkeler bile bağımsız para politikası uygulayamamaktadır. Dolayısıyla son yıllarda birçok iktisatçı, üçlü açmazın ikili açmaza dönüştüğünü iddia etmeye başlamıştır. Literatürdeki tartışmalar ve ampirik çalışmalar incelendiğinde bir taraftan üçlü açmazın halen geçerli olduğuna dair bulgular ve görüşler mevcutken, diğer yandan üçlü açmazın artık ikili açmaza dönüştüğüne ilişkin eleştiriler ve bulgular vardır. Ayrıca ikili açmazın kısmen geçerli olduğuna dair bulgulara da rastlanmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Analysis of the Validity of the Environmental Kuznets Curve Hypothesis for Turkey

    Yıldız, Şaduman

    Environmental wastes increasing with the industrialization process have caused environmental problems to come into prominence worldwide. Therefore, the relationship between economic growth and environmental pollution has become the center of attention for many researchers, and many studies have been conducted. One of the most important hypotheses that reveal the relationship between these variables is the Environmental Kuznets Curve (EKC). In this context, the study aimed to examine the validity of the EKC, which revealed an inverse-U-shaped relationship between economic growth and environmental pollution, for Turkey in the period between 1990 and 2015. The relationship between environmental pollution and economic growth in the study was analyzed through the ARDL limit test. According to the analysis results, it was concluded that the EKC hypothesis was valid for Turkey in the period mentioned. In this respect, environmental degradation initially rises as economic growth increases, but environmental pollution decreases with the increase in environmental consciousness after a certain threshold growth level. Moreover, the study elucidated that the increase in the amount of renewable energy consumption reduced environmental pollution. Accordingly, it is recommended to produce with clean technology that will enhance the environmental quality in the production process and implement a stable growth policy that will increase the amount of renewable energy consumption within the total energy consumption. Furthermore, legal regulations can be made to promote the use of environmentally friendly technologies in production, and tax reductions or various investment supports can be provided within this framework.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Türkiye’de Phillips Eğrisi’nin Geçerliliğinin Fourier\rEşbütünleşme ve Fourier Nedensellik Testleri ile Analizi

    Yıldız, Şaduman

    Bir ülke ekonomisinin en önemli başarı ölçütleri arasında enflasyon ve\rişsizlik göstergeleri yer almaktadır. Nitekim enflasyon ve işsizlik oranlarının\rartması ülkelerin refah düzeylerini azalttığı için politika yapıcılar hem\renflasyonun hem de işsizliğin düşük düzeylerde kalmasını amaçlamakta ve\rbu doğrultuda para ve maliye politikalarını yapmaktadırlar. Makroekonomi\rliteratüründe enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi ortaya koyan Phillips\rEğrisi’ne göre, enflasyon arttığı zaman işsizlik azalırken enflasyon azalırken\rise işsizlik artmakta yani enflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü bir ilişki\rbulunmaktadır. Bu bağlamda ekonomide Phillips eğrisinin geçerli olması\rdurumunda uygulanacak politikalar ile hem enflasyona hem de işsizliğe\raynı anda çözüm bulmak mümkün olmamaktadır.\rBu çalışmanın amacı, Türkiye’de 2006:01 – 2020: 11 dönemi için en önemli\rekonomik sorunlar arasında yer alan enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi\raraştırarak Phillips eğrisinin geçerli olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu\ramaç doğrultusunda ilk olarak Fourier ADF ve Fourier KPSS analizleri\ryapılarak ele alınan değişkenlerin düzeyde durağan olmadıkları ve birinci\rfarklarında durağan oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan\rFourier eşbütünleşme analizi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin\rolmadığı belirlenmiştir. Son olarak Single Fourier-Frequency Toda &\rYamamoto nedensellik analizi yapılarak değişkenler arasındaki kısa dönemli\rilişkinin olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan nedensellik\ranalizi sonuçlara göre, hem enflasyondan işsizliğe hem de işsizlikten\renflasyona doğru nedensellik ilişkisi olmadığı görülmüş olup enflasyondaki\rdeğişimlerin işsizlik üzerinde ve işsizlikteki değişimlerin ise enflasyon\rüzerinde kısa dönemde etkili olmadığı ortaya konulmuştur. Bu bağlamda\renflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü ilişki olduğunu ileri süren Phillips\reğrisinin Türkiye için ele alınan dönem ve yapılan analizler çerçevesinde\rgeçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-29T17:14:19.937367647Z
dc.date.available2026-10-29T17:14:19.937367647Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10123
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleİktisat Politikası Anabilim Dalıtr
dc.titleEconomic Policyen
organization.identifier.codebayburt-iktisadi-ve-idari-bilimler-iktisat-iktisat-politikas
organization.unitTypedivision
rdl.unit.alias\biktisat politikasi anabilim dali\b
rdl.unit.alias\beconomic policy\b