İlgi alanları
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yayınları
13 →- MakaleAçık Erişim2026MIST Ülkelerinde Jeopolitik Riskin Doğrudan Yabancı Yatırımlar Üzerine Etkisi
Yıldız, Şaduman
Tasarruf oranları düşük olan gelişmekte olan ülkelerde iktisadi büyüme çoğunlukla doğrudan yabancı yatırımlar aracılığı ile artırılabilmektedir. Doğrudan yabancı yatırımlar aracılığı ile ülkeler sermaye birikimini ve istihdamı artırmanın yanı sıra ülkeye teknoloji transferi de sağlayabilmektedirler. Bu çalışmada, yükselen ekonomiler olarak tanımlanan MIST (Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye) ülkelerinde 1985-2023 dönem aralığında jeopolitik riskin doğrudan yabancı yatırımlar üzerine etkisi panel veri analizi kullanılarak araştırılmıştır. Doğrudan yabancı yatırımların bağımlı değişken olduğu model için yapılan eşbütünleşme testi sonucuna göre doğrudan yabancı yatırımlar ve jeopolitik risk arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan katsayı tahmin testine göre jeopolitik riskte meydana gelen %1 oranındaki artış doğrudan yabancı yatırımları %0.176 oranında azaltmaktadır. Son olarak çalışmada yapılan nedensellik testi ile de eşbütünleşme testi sonuçları doğrulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, MIST ülkelerinde doğrudan yabancı yatırımların artışı jeopolitik riskin düşük olmasına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Bu bulgu, bu ülkelerdeki politika yapıcıların doğrudan yabancı yatırım politikalarını tasarlarken jeopolitik riski dikkate almaları gerektiğini göstermektedir.
- MakaleYalnız künye2025The Relationship Between Economic Growth and Human Development in the New Fragile Five Countries
Yıldız, Şaduman; Kapici, Özlem
This study examined the relationship between economic growth and human development with annual data for 1990-2021 for the country group consisting of Türkiye, Argentina, Qatar, Egypt, and Pakistan, which have various economic vulnerabilities, and made policy recommendations based on the results. The study, which used panel data analysis, employed GDP per capita as a representative of economic growth and the "Human Development Index" created by UNDP as an indicator of human development and established two models. Within the scope of panel data analysis, the cross-sectional dependence, homogeneity, and stationarity tests were conducted for variables and established models. Afterward, the models established were analyzed with the cointegration and causality tests. The analysis found a mutual relationship between economic growth and human development in the New Fragile Five countries between 1990 and 2021.
- MakaleAçık Erişim2024İktisadi Büyüme, Enerji Tüketimi ve CO2 Emisyonu Arasındaki İlişki: MIST Ülkeleri Üzerine Bir Değerlendirme
Yıldız, Şaduman; Gök, Aslıhan
İktisadi büyüme kişi başına reel gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH)’daki artışı ifade etmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeyini ortaya koyan en önemli göstergelerden biri de iktisadi büyümedir. Bu bağlamda ülkelerde iktisadi büyümelerini sağlamayı amaçlamışlardır. Sanayi devrimi sonucunda iktisadi büyümeyi sağlamak için ülkelerin enerji tüketiminde artış yaşanmış ve bu da çevreye zararlı atıklar karışmasına neden olmuştur. Ayrıca sanayi devrimi ile kentsel nüfusta da artış yaşanmış ve enerji tüketimi de bu bağlamla artmıştır. Çeşitli nedenlerle artan enerji tüketimi çevresel sorunların artmasına neden olmuştur. Ülkeler iktisadi büyümelerini gerçekleştirebilmek için enerji tüketimlerini artırmış ve bu da ülkelerde karbondioksit (CO2) emisyonunda da artışın yaşanmasına neden olmuştur. Yapılan bu çalışmada Meksika, Endonezya, Güney Kore ve Türkiye (MIST) ülke grubu için iktisadi büyüme, enerji tüketimi ve CO2 emisyonu arasındaki bağlantı 1971-2014 dönemi yıllık verileriyle ele alınmıştır. Ayrıca çalışmaya kontrol değişkeni olarak kentleşme verisi de dahil edilmiştir. Çalışmada eşbütünleşme ilişkisini araştırmak için Durbin-Hausman eşbütünleşme testi (2008) ve LM (2007) eşbütünleşme testi uygulanmıştır. İktisadi büyüme, enerji tüketimi, CO2 emisyonu ve kentleşme değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuş sonra OLS-CD katsayı tahmin yöntemi ile katsayılar tahmin edilmiştir. Katsayı tahmini sonucunda enerji tüketimi için kullanılan elektrik tüketiminin CO2 emisyonunu azalttığı sonucuna ulaşılırken kentleşme ve iktisadi büyümenin ise CO2 emisyonunu arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024The Relationship Between Public Expenditures and Openness in the MIST Countries
Yıldız, Şaduman
After the Second World War, increases were observed in both public expenditures and openness, and researchers started to investigate the relationship between these two variables. As a result of the investigations, three hypotheses revealing the relationship between public expenditures and openness were developed. These hypotheses are the compensation hypothesis, the efficiency hypothesis, and the deindustrialization hypothesis. According to the compensation hypothesis, there is a positive relationship between openness and public expenditures, and openness increases public expenditures. On the other hand, according to the efficiency hypothesis, there is a negative relationship between public expenditures and openness, and openness reduces public expenditures. Finally, according to the deindustrialization hypothesis, there is no relationship between public expenditures and openness. In the present study, the effect of openness on public expenditures in the MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries was tested via panel data analysis using annual data for the 1960-2021 period. In this respect, as a result of the LM cointegration test, it was concluded that there was a cointegration relationship between the variables of public expenditures and openness. Afterward, a coefficient estimate was made for the variables with the CUP-FM and BA-OLS tests, and a positive relationship was revealed between the variables of public expenditures and openness. Finally, the result of the Fisher causality test supported the result of the LM cointegration test. Thus, it was concluded that the compensation hypothesis was valid in the MIST countries for the 1960-2021 period.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Feldstein-horioka paradoksu’nun türkiye için geçerliliğinin analizi
Yıldız, Şaduman
Yatırımlar ile tasarruflar arasındaki ilişki her dönemde iktisatçıların ilgisini çeken konular arasında yer almaktadır. Nitekim yatırım ve tasarruf üzerine yapılan araştırmalardan biri de Feldstein ve Horioka (1980) tarafından yapılmıştır. Söz konusu araştırma, ekonomide sermaye hareketliliğinin olduğu durumda yurtiçi yatırımlar ile yurtiçi tasarruflar arasında yakın ilişkinin olduğunu ileri sürmektedir. Genel iktisat teorisine zıt olan bu durum Feldstein-Horioka Paradoksu (Bulmacası-Hipotezi) olarak ifade edilmektedir. Feldstein-Horioka Paradoksu (FHP) uluslararası makroekonominin en önemli paradoksları arasında yer almıştır. FHP’nin Türkiye’de geçerli olup olmadığını ortaya koyabilmek için 1980-2021 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak ele alınan değişkenler arasındaki ilişki ARDL Sınır Testi ve Toda-Yamamoto Granger Nedensellik Analizi ile test edilmiştir. Yapılan ARDL Sınır Testi sonucunda “değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi yoktur” hipotezi kabul edilerek değişkenler arasında uzun dönem eşbütünleşme ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan yapılan Toda-Yamamoto Granger Nedensellik Analizi sonucu da ARDL Sınır Testi sonucunu destekler nitelikte olup hem yatırımdan tasarrufa hem de tasarruftan yatırıma doğru nedensellik ilişkisi olmadığını göstermektedir. Bu bağlamda yapılan testlere göre, FHP’nin ele alınan dönemde Türkiye için geçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuç, Türkiye’de yatırımların daha çok yurtdışı tasarruflar ile finanse edildiğini ortaya koymaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Analysis of the Validity of the Environmental Kuznets Curve Hypothesis for Turkey
Yıldız, Şaduman
Environmental wastes increasing with the industrialization process have caused environmental problems to come into prominence worldwide. Therefore, the relationship between economic growth and environmental pollution has become the center of attention for many researchers, and many studies have been conducted. One of the most important hypotheses that reveal the relationship between these variables is the Environmental Kuznets Curve (EKC). In this context, the study aimed to examine the validity of the EKC, which revealed an inverse-U-shaped relationship between economic growth and environmental pollution, for Turkey in the period between 1990 and 2015. The relationship between environmental pollution and economic growth in the study was analyzed through the ARDL limit test. According to the analysis results, it was concluded that the EKC hypothesis was valid for Turkey in the period mentioned. In this respect, environmental degradation initially rises as economic growth increases, but environmental pollution decreases with the increase in environmental consciousness after a certain threshold growth level. Moreover, the study elucidated that the increase in the amount of renewable energy consumption reduced environmental pollution. Accordingly, it is recommended to produce with clean technology that will enhance the environmental quality in the production process and implement a stable growth policy that will increase the amount of renewable energy consumption within the total energy consumption. Furthermore, legal regulations can be made to promote the use of environmentally friendly technologies in production, and tax reductions or various investment supports can be provided within this framework.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2021Türkiye’de Phillips Eğrisi’nin Geçerliliğinin Fourier\rEşbütünleşme ve Fourier Nedensellik Testleri ile Analizi
Yıldız, Şaduman
Bir ülke ekonomisinin en önemli başarı ölçütleri arasında enflasyon ve\rişsizlik göstergeleri yer almaktadır. Nitekim enflasyon ve işsizlik oranlarının\rartması ülkelerin refah düzeylerini azalttığı için politika yapıcılar hem\renflasyonun hem de işsizliğin düşük düzeylerde kalmasını amaçlamakta ve\rbu doğrultuda para ve maliye politikalarını yapmaktadırlar. Makroekonomi\rliteratüründe enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi ortaya koyan Phillips\rEğrisi’ne göre, enflasyon arttığı zaman işsizlik azalırken enflasyon azalırken\rise işsizlik artmakta yani enflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü bir ilişki\rbulunmaktadır. Bu bağlamda ekonomide Phillips eğrisinin geçerli olması\rdurumunda uygulanacak politikalar ile hem enflasyona hem de işsizliğe\raynı anda çözüm bulmak mümkün olmamaktadır.\rBu çalışmanın amacı, Türkiye’de 2006:01 – 2020: 11 dönemi için en önemli\rekonomik sorunlar arasında yer alan enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi\raraştırarak Phillips eğrisinin geçerli olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu\ramaç doğrultusunda ilk olarak Fourier ADF ve Fourier KPSS analizleri\ryapılarak ele alınan değişkenlerin düzeyde durağan olmadıkları ve birinci\rfarklarında durağan oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan\rFourier eşbütünleşme analizi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin\rolmadığı belirlenmiştir. Son olarak Single Fourier-Frequency Toda &\rYamamoto nedensellik analizi yapılarak değişkenler arasındaki kısa dönemli\rilişkinin olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan nedensellik\ranalizi sonuçlara göre, hem enflasyondan işsizliğe hem de işsizlikten\renflasyona doğru nedensellik ilişkisi olmadığı görülmüş olup enflasyondaki\rdeğişimlerin işsizlik üzerinde ve işsizlikteki değişimlerin ise enflasyon\rüzerinde kısa dönemde etkili olmadığı ortaya konulmuştur. Bu bağlamda\renflasyon ile işsizlik arasında ters yönlü ilişki olduğunu ileri süren Phillips\reğrisinin Türkiye için ele alınan dönem ve yapılan analizler çerçevesinde\rgeçerli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2018The causality analysis of the relationship between inflation, interest rate and exchange rate in turkey
Başar, Selim; Yıldız, Şaduman
The aim of this study was to investigate the relationship between inflation, interest rate, and exchange rate in Turkey for the period between 1984 and 2017. In line with this aim, firstly the effect of the relationship between these variables on the Turkish economy through monetary transmission mechanism was explained and theoretical information was presented. Then, the relationship between inflation, interest rate, and exchange rate was analyzed by OLS method and investigated using the Toda–Yamamoto (TY) causality test. Toda - Yamamoto (TY) causality analysis has some advantages compared to other methods of causality analysis. In this analysis, since variables do not have to be stationary at level, information loss caused by taking difference is prevented. In order to perform Toda - Yamamoto (TY) causality analysis, firstly, the stationarity test is performed on variables and the maximum order of integration (dmax) is determined. Then, taking into account the information criteria, such as AIC and SIC, the augmented VAR model is estimated at level by determining estimated order level [k + (dmax)] with the optimal lag length (k) for the variables. According to the results obtained from the study, in Turkey, 1984 - 2017 period, it is determined that there is one way causality, from interest rate to inflation, between inflation, interest rate and exchange rate. This result shows that interest rate is an important monetary policy instrument affecting inflation. For this reason, it can be said that taking into account the effect of interest rates will be beneficial while the inflation targeting policy, which has been implemented by the Central Bank since 2002, is maintained.
AtıfOpenAlex7TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2018Solomon ash uyumluluk deneyi ve bireylerin karar verme tarzları arasındaki ilişki (türkiye örneği)
Battal, Fetullah; Çınar, Ertuğrul; Kılıçaslan, Şenol; Yıldız, Şaduman
Bu çalışmanın temel amacı bireylerin karar alırken örgütünbaskısından etkilenip etkilenmediğini araştırırken, bu etkinin anlamlıolup olmadığını da incelemektir. Ülkemizde daha önceden sosyal psikolojialanıyla ilgili çok çalışma yapılmamış olmasına rağmen söz konusu buçalışma için ABD’de daha önceden Asch (1951) tarafından uygulananuyumluluk deneyi ve Scott ve Bruce (1995) tarafından yapılan Kararverme tarzları ölçeği temel alınmıştır. Bu çalışma da karma analiz yoluizlenmiştir.Çalışmanın kapsamı ise Bayburt üniversitesinde lisans eğitiminedevam eden öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda iserasyonel karar verme eğilimi yüksek olan öğrencilerin ilginç bir şekildegruba uyma konusunda daha istekli olduğu gözlemlenirken, sezgiselkarar verme puanı yüksek ola katılımcıların gruba uyma konusundadaha az istekli olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu çalışma kontrol grubuve deney grubu olmak üzere iki grup üzerinde gerçekleştirilmiştir. Kontrolgrubunda katılımcıların %99’u bütün sorulara doğru cevabı vermiştir.Ancak deney grubunda ise bu oran %65 lere kadar gerilerken hiçbir şekilde grubun baskısına uymadan cevap verenlerin sayısı %35seviyesinde gözlemlenmiştir. Yapılan çalışmanın sonuçları, ilginç birşekilde, rasyonel bir karara sahip olduğu belirlenen katılımcıların grupbaskından daha fazla etkilendiği ortaya koyarken Sezgisel karar vermeoranının yüksek olduğu katılımcıların grup baskısından daha azetkilendiği ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmanın genel sonucu, teorik(İstatistiksel) olarak bireylerin kendilerini karar verme tarzlarında kiboyutlardan birine eğilimli oalrak algılarlar. Ancak pratikte tersinesonuçlar verebilmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2018Evaluation of external trade potential between turkey and brics countries in the framework of linder hypothesis
Künü, Serkan; Yıldız, Şaduman
In this study, Linder hypothesis validity for Turkey's exports and imports with BRICS countries (Brazil, Russia, India, China and South Africa) in 1996-2016 period have been investigated using panel data analysis. According to the results of the study, Linder hypothesis is valid in terms of exports between Turkey and BRICS countries. Accordingly, the difference of per capita GNP levels between Turkey and BRICS countries as long as decreases, the exports of Turkey’s to these countries increase. In other words, %1 decrease in the difference of per capita GNP levels between Turkey and BRICS countries increases the exports of Turkey rate of 0.09%. This shows that the trade between Turkey and BRICS countries is interindustry trade. On the other hand, 1% increase in GNP of BRICS countries increases export of Turkey rate of 2.867%. Linder Hypothesis is not valid in terms of importation in between Turkey and BRICS countries.
AtıfTR Dizin3
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:18:27.107937646Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:18:27.107937646Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10638 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Yıldız, Şaduman | |
| person.affiliation.name | İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü, İktisat Politikası Anabilim Dalı | |
| person.familyName | Yıldız | |
| person.givenName | Şaduman | |
| person.identifier.orcid | 0000-0002-9990-0628 | |
| person.identifier.yok | 213E5CFA47B23558 | |
| person.interest | Gelişme Ekonomisi - Makro | |
| person.interest | Maliye Politikası | |
| person.interest | Büyüme | |
| person.jobTitle | Doç. Dr. | |
| person.status | verified | |
| person.url | https://rdlsis.bayburt.edu.tr/tr/researcher/saduman-yildiz |






