Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alacadağlı, Esmeray(1)
- Aras, Neriman(1)
- Aras, Selim(1)
- Ates, Fatih(1)
- Bal, Betül(1)
- Barut, Burak(1)
- Bayraktar, Bülent(1)
- Binnetoğlu, Damla(1)
- Bütüner, Selçuk(1)
- Denkbaş, Emir Baki(1)
- Engin, Mustafa Alptekin(1)
- Erkılıç, Ali Ozan(1)
- Erkılıç, Tugçe Orkun(1)
- Fandaklı, Seda(1)
- Hacımüftüoğlu, Ahmet(1)
- Hintistan, Sevilay(1)
- Kazak, Aysun(1)
- Kufrevioglu, Omer Irfan(1)
- Kılınç, Mehmet(1)
- Malkoc, Ismail(1)
- Mohammadzadeh, Maryam(1)
- Nalci, Kemal Alp(1)
- Okkay, Ufuk(1)
- Ozcan, Halil(1)
- Sengul, Goksin(1)
- Taghizadehghalehjoug, Ali(1)
- Taspinar, Numan(1)
- Togar, Basak(1)
- Türkez, Hasan(1)
- Uzuner, Ugur(1)
- Yayli, Nurettin(1)
- Yucel, Tayyibe Beyza(1)
- Öztürk, Elif(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026A moderated mediation model of AI acceptance in healthcare: Perceived AI usage competence, AI trust, and AI anxiety
Kılınç, Mehmet
This study examined whether perceived AI usage competence is associated with AI acceptance in healthcare and whether this association is mediated by AI trust and moderated by AI anxiety. A cross-sectional, correlational survey design was used. Data were collected online from 422 adults in Türkiye who had used healthcare services within the previous six months. Perceived AI usage competence was modeled as the independent variable, AI trust as the mediating variable, AI acceptance in healthcare as the outcome variable, and AI anxiety as the moderating variable. Descriptive statistics, reliability analysis, confirmatory factor analysis, Pearson correlation analysis, and Hayes PROCESS Macro Model 8 were used to analyze the data. The findings indicated that perceived AI usage competence was positively associated with AI trust and AI acceptance in healthcare, and AI trust was positively associated with AI acceptance. The trust-mediated indirect association between perceived AI usage competence and AI acceptance was statistically significant. AI anxiety moderated both the competence–trust association and the direct competence–acceptance association, with weaker associations observed at higher levels of AI anxiety. Overall, the findings suggest that AI acceptance in healthcare is related not only to perceived technical competence but also to psychosocial factors such as trust and anxiety.
- MakaleAçık Erişim2024Depresyonda motor aktivitenin makine öğrenmesi ile değerlendirilmesi
Aras, Selim; Aras, Neriman; Engin, Mustafa Alptekin
Psikiyatrik hastalıkların neredeyse tümünde olduğu gibi depresyonun da klinik olarak değerlendirilmesi gözleme ve subjektif hasta şikâyetlerine dayanmaktadır. Psikomotor retardasyon (gerileme) depresyonun önde gelen semptomlarından biridir ve bunun göstergesi olarak depresyonlu hastalarda fiziksel aktivite azalır. Bu çalışmada, depresyonu olan ve olmayan bireylerin günlük fiziksel aktivite verileri ile oluşturulmuş bir veri setini referans olarak kullanarak, depresyon tanısı için makine öğrenimi temelli objektif bir tanı destekleyici yöntem geliştirmek amaçlanmıştır. Geniş bir öznitelik araştırması yapıldıktan sonra, Fisher Öznitelik Seçimi ile en iyi dört öznitelik belirlenmiş ve Toplu Torbalı Ağaç yöntemini kullanarak 0,88 doğruluk ile referans çalışmasından daha iyi bir sınıflandırma sonucu elde edilmiştir. Ayrıca, referans çalışma ile karşılaştırmak için sınırlandırılan dört öznitelikten daha fazlası seçildiğinde doğruluğun 0,90’nın üzerine çıktığı belirlenmiştir. Böylece, fiziksel aktivite verilerini kullanarak geliştirilen makine öğrenimi temelli yöntemle depresyonu olan ve olmayan bireyleri yüksek doğruluk payı ile ayırt edilmesi başarılmıştır. Bu çalışma, aktivite verilerinin depresyonda tanı destekleyici bir araç olarak kullanılabileceğine dair umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, fiziksel aktivite gibi farklı biyobelirteçlerin de makine öğrenimi ile birlikte kullanıldığında, psikiyatrik değerlendirmedeki objektif tanı destekleyici kriterlerin eksikliğini giderebilecek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Covid-19 Pandemisi Sonrası Spor Bilimleri Fakültesi Akademisyenlerinin Siberkondria Düzeyleri ve İnfodemide Davranışları Beslenme Durumları ile Bazı Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Pilot Çalışma
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Erkılıç, Ali Ozan
Bu çalışma Covid-19 sonrası dönemde akademik personelin siberkondria ile infodemi düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve beslenme durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tipteki bu araştırma, Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde görev yapan 23 Akademik personel ile yapılmıştır. Tüm katılımcılara demografik özelliklerinin ve beslenme durumlarının ve besin tercihlerinin belirlenmesine yönelik bir anket uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında Siberkondri Şiddet Ölçeği-Kısa Formu, İnfodemi (Dijital Ortamda Sağlık Bilgisi Edinme ve Teyit) Ölçeği ve Besin Tüketim Sıklığı formu kullanılmıştır. Çalışmada, ölçeklerin alt faktörlerinden aşırılık ile Web 1.0 ve Sağlık Bilgisi edinme arasında ve alt faktörlerden güvence ile Web 2.0 ve Dijital sağlık bilgisi edinme arasında pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Katılımcıların aşırılık düzeyi yani sağlıklarıyla ilgili araştırmalarının artan ve tekrar eden yapısı arttıkça, sağlık bilgisi edinme düzeylerinin de arttığı tespit edilmiştir (p<0,05). Aynı zamanda katılımcıların profesyonel tıbbi tavsiye almaya yönlendiren araştırmalar (güvence düzeyi) arttıkça, dijital sağlık bilgisi edinme düzeylerinin de artması üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur (p<0,05). Çalışma sonucunda Covid-19 sonrası dönemde akademik personelin siberkondria ile infodemi düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Covid-19 pandemisi sonrası siberkondri ve infodemi davranışlarındaki artış, bireylerin beslenme durumları ile doğru besine yönelmesi konusunda diyetisyenlerin önemi ve gerekliliğini ortaya koymuştur. Mevcut sonuçlarımızın bu alanda gerçekleştirilecek çalışmalar ve araştırmacılar için önemli katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023MW Assisted Synthesis of New 4,6-diaryl-3,4-Didhydropyrimidines-2(1H)-thione Derivatives: Tyrosinase Inhibition, Antioxidant, and Molecular Docking Studies
Yucel, Tayyibe Beyza; Fandaklı, Seda; Yayli, Nurettin; Barut, Burak; Uzuner, Ugur; Öztürk, Elif; Ates, Fatih
A number of new methoxy-substituted 4,6-diaryl-3,4-dihydropyrimidine-2(1H)-thiones (DH-Pyr-S, 17-28) were designed and synthesized by the reaction of methoxy-substituted chalcones (1–14) with thiourea using solid-phase microwave method (MW) in view of the structural requirements as suggested in the pharmacophore model for tyrosinase inhibition (TI). Synthesized compounds were assessed for their in vitro TI potential and compounds 16, 17, and 21 exhibited notable tyrosinase inhibitory properties at the concentrations of 31.86 ± 2.45 µM, 44.58 ± 0.46 µM, and 48.47 ± 0.66 µM, respectively. Compounds (16, 17, and 21) were exhibited experimentally more potent TI than the standard used in terms of the IC50 value (Kojic acid, 55.38 ± 2.30 µM; p<0.0001). Additionally, DPPH activity of 15-28 were evaluated and compound 17 showed the moderate DPPH activity (45.64 ± 0.34%). Binding affinities of synthesized molecules to the tyrosinase catalytic core were further investigated through in silico molecular docking studies using AutoDock Vina (version 1.2.5), discovery studio accelyrs (BIOVIA, Dassault Systèmes) and predicting small-molecule pharmacokinetic properties using graph-based signatures (pkCSM) programs were used for ADMET calculations. Among synthesized compounds 15, 21, and 24 revealed high binding affinity to tyrosinase active site with lowest binding free energy (ΔG) values of -7.9 kcal/mol, thereby outperformed kojic acid affinity. In conclusion most modeling results were in agreement with their experimental data, suggesting the TI potential of lead compounds.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2020Dünyada ve Türkiye’de COVID-19 Aşı Geliştirme Çalışmaları
Hintistan, Sevilay; Bal, Betül; Kazak, Aysun
Daha önce 2019-nCoV olarak bilinen SARS-CoV-2 virüsünün etken olduğu COVID-19 akut bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalık, Çin'den başlayarak tüm dünyaya yayılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından uluslararası kamu sağlığı acil durumu (30.01.2020) olarak ilan edilen COVID-19’la ilgili genetik ve moleküler çalışmalar ilk günden itibaren başlamış olmasına rağmen, şu ana kadar hala önleyici bir aşı ve kesin bir tedavi yöntemi bulunamamıştır. COVID-19, acil durum olarak ilan edildikten sonra özellikle ilaç ve biyoteknoloji şirketleri ile aşı sektöründeki büyük şirketler ilaç ve aşı üretimi için iş birliği içinde çalışmalarını hızla sürdürmektedir. Bu derlemenin amacı, COVID-19 ile Dünyada ve Türkiye’de COVID-19’u önlemeye yönelik geliştirilen mevcut aşı çalışmaları hakkında bilgi vermek ve bu çalışmaların birlikte analiz edilmesine katkı sunmaktır.
AtıfTR Dizin11
İncele - MakaleAçık Erişim2019Information age, digitalization and turkish health system
Alacadağlı, Esmeray
We are living in an age, which is also called information or digital revolution, where continuous learning and information are inevitable. On production, it is observed that many rules and principles which are used to get information, are replaced by raw materials, labor and capital. With its own rules and principles, there is now a new social and economic order. In order to survive and adapt to this system the necessity of having the knowledge and the conversions required by knowledge management. In the information society that replaces the industrial society, the informed individual becomes indispensable, while the organizational structures and management systems need to be redesigned in an individual-based manner. Organizations or institutions are structures established to achieve a certain purpose so that their surviving depends on the ability to answer the changing demands, adapt to the changes required by the age and provide services in a different way than others. In today's world, organizations that provide differentiation from other structures/competitors that provide services in this field are the means of benefiting from information and benefiting from it. The way of collecting, protecting and managing information also determines to lose (Özata, Sevinç, 2010:6-21). The aim of this study is to reveal the current status of e-health implementations in health sector and the effects of health service delivery as a public duty. With the literature review; it has been investigated how electronic information management, information systems and e-government applications that emerged in the mid-1990s affected and transformed health service delivery and management. In addition, qualitative analysis method was used because it was important in terms of verifying the information provided by literature review. In this context, health service providers and health information systems applicants were consulted and their opinions and suggestions were received.
AtıfOpenAlex14TR Dizin10
İncele - Proje2016Beyin Hastalıklarının Tanı ve Tedavisinde Yeni Yöntem: İn Vivo Mikrosensör Teknolojisi
Kufrevioglu, Omer Irfan; Taspinar, Numan; Binnetoğlu, Damla; Sengul, Goksin; Togar, Basak; Malkoc, Ismail; Denkbaş, Emir Baki; Ozcan, Halil; Okkay, Ufuk; Nalci, Kemal Alp
Beyin hastalıklarının birçoğunun sinaptik aralıklarda görev yapan nörotransmitterlerin beyindeki bazal seviyelerindeki değişiklikler veya sinaptik aralıktan uzaklaştırılma parametrelerinde gelişen aksaklıklar sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Bu proje kapsamında beyin hastalıklarının tanı, tedavi ve izleminde kullanılmak üzere gerekli biyouyumlu sensör, kablosuz nörotransmitter algılama cihazı ve yeni bir yazılım üretilmiştir. Beyin nörotransmitter konsantrasyonlarını algılayabilen biyouyumlu sensörlerimizin fabrikasyonu üç aşamadan oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla mikroelektrotların fotolitografik yöntemlerle üretimi, paketlenmesi ve seçici kimyasal bariyerlerle kaplanmasıdır. Üretilen sensörler düşük maliyetli ve biyouyumludur. Uyguladığımız yeni bariyerler selektivite ve sensitivite değerlerini yükseltmiştir. Ürettiğimiz sensörlerden gelen konsantrasyon bilgisine ilişkin akımın işlenmesinde kullanılan cihaz bu proje kapsamında üretilmiştir. Bu cihaz, nA seviyesindeki nörotransmitter konsantrasyonu kaynaklı akımları 107 kat yükseltmektedir. Üretilen cihaz, denekler üzerinde taşınabilmesi için oldukça küçük ve hafif olarak tasarlanmıştır. Bu cihaz, bataryası ile birlikte toplam 11.8 g ağırlığında ve 2.9 cm x 2.4 cm boyutundadır. Geliştirilen cihazdan gelen bilgiler deney ve takip esnasında işlenip hem grafik olarak hem de gerçek zamanlı analiz sonuçları olarak ekrana yansıtılabilmektedir. Labview tabanlı yazılıma bu bilgiler kablosuz haberleşme ünitesi vasıtasıyla iletilmektedir. Ayrıca, filtreleme çalışmaları sayesinde sistemin gürültü performansı iyileştirilmiştir. Geliştirdiğimiz bu sistem, deneysel olarak sıçanlarda oluşturduğumuz Depresyon, Kronik Ağrı, Hepatik Ensefalopati, Epilepsi, Alzheimer hastalığı hayvan modellerinde denenmiş, glutamat ve diğer nörotransmitterlerin ölçümleri in-vivo voltametrik olarak yapılmıştır. Burada değişikliği tespit edilen nörotransmitterlerin cinsine göre ilaçlar seçilmiş ve farklılıklar ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Çok sayıda ilaç denemeleri yapılmıştır. Başarılı bulunanlara sonuç raporunda yer verilmiştir. Bu sonuçlara göre beyin hastalıklarının birçoğunun nörotransmitter değişimleriyle ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Bu nörotransmitterlere yönelik tedavilerin de hastalıkların klinik gidişatında düzelmelere yol açtığı tespit edilmiştir. Bu proje ile beyin hastalıklarının etiyolojilerine yönelik çok sayıda veri sunulmakta hatta tedavilerine ışık tutulabilmektedir. Cihaz, yazılım ve sensör için patent başvurusunda bulunulmuştur. Ayrıca bu proje kapsamında TÜBİTAK desteği belirtilen 1 Doktora, 5 Yüksek Lisans tezi bitirilmiştir. 4 Doktora, 3 yüksek lisans tezi bitme aşamasındadır.

