Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Seyyid Kutub ve Mevdûdî'nin tefsirlerinde güncel tefsir problemleri
Kübra Durmuşoğlu
Bu çalışmada Seyyid Kutub ve Mevdûdî'nin tefsirlerinde ele alınan güncel tefsir problemleri incelenmiştir. Çalışmada, modern dönemde ortaya çıkan sosyal, siyasal ve fikrî meselelerin bu iki müfessirin Kur'an yorumlarına nasıl yansıdığı ele alınmıştır. Konu, çağdaş tefsir anlayışını anlamak açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Seyyid Kutub ve Mevdûdî'nin tefsirlerinde güncel tefsir problemlerine yaklaşımlarını ortaya koymak ve bu yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini çağdaş Kur'an tefsirleri oluşturmaktadır. Örneklem olarak Seyyid Kutub'un Fî Zılâli'l-Kur'ân adlı tefsiri ile Mevdûdî'nin Tefhîmu'l-Kur'ân adlı eseri seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracı doküman incelemesidir. Veriler, ilgili tefsir metinlerinin incelenmesi yoluyla elde edilmiştir. Veri çözümleme sürecinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, her iki müfessirin de Kur'an'ı yaşanan hayata rehber olarak gördüğü tespit edilmiştir. Seyyid Kutub'un tefsirinde daha çok toplumsal adalet, hâkimiyet ve cahiliye kavramları öne çıkmaktadır. Mevdûdî'nin tefsirinde ise sistemli düşünce, siyasal yapı ve İslam toplumunun inşası konuları ön plandadır. Her iki müfessirin de güncel problemlere Kur'an merkezli çözümler üretmeye çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Bayburt florasında doğal olarak yetişen adaçayı (Salvia spp.) türlerinin uçucu yağ, uçucu yağ bileşenleri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi
Bayram Yurtvermez
Bu çalışma, Bayburt ili florasında doğal olarak yayılış gösteren Salvia türlerinin uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenleri ile toplam fenolik madde ve antioksidan aktivitesini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. İlk defa Bayburt ili sınırlarında doğal olarak yetişen 11 farklı Salvia türü ile ticari olarak temin edilmiş kültür türleri olan Salvia officinalis ve Salvia fruticosa bitki materyali olarak kullanılarak belirtilen özellikler bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda toplamda 106 uçucu yağ bileşeni belirlenmiştir. En yüksek uçucu yağ içeren yabani türün %0,154 ile Salvia sclarea olduğu görülmüştür. En yüksek toplam fenolik madde içeriği (64,44 mgGAE/g) ve en yüksek DPPH değeri (133,55 mgTE/g) Salvia bracteata türünde tespit edilmiştir. Bayburt florasında doğal olarak yetişen türler arasında özellikle Salvia bracteata, Salvia multicaulis ve Salvia nemorosa toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite sonuçları açısından yüksek değerler ile dikkat çekici bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar Bayburt ili florasında doğal olarak yayılış gösteren Salvia türleri arasında uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenleri ile toplam fenolik madde ve antioksidan aktivitesi bakımından değerli türlerin bulunduğunu göstermiştir. Bölgenin iklim koşulları ile üretimi yapılan bitki çeşitliliği göz önününe alınarak, daha kapsamlı analizler ile desteklendikten sonra özellikle S. bracteata, S. multicaulis ve S. nemorosa türlerinin kültüre alınma potansiyellerinin olabileceği düşünülmektedir. Bu türlerin daha kapsamlı analizler ile araştırılarak bölgeye ekonomik gelir ve yani istihdam alanları kazandırılabileceği sonucuna varılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Girişimcilik okuryazarlığı: Bir ölçek geliştirme çalışması
Alper Abca
Bu tez çalışmasında, üniversite öğrencilerinin girişimcilik okuryazarlığı düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Girişimcilik okuryazarlığı; bireyin girişimcilik alanına ilişkin bilgiye erişme, bilgiyi anlama, eleştirel değerlendirme ve toplumsal bağlamda anlamlandırma kapasitesi ile bu bilgiyi yenilikçi, etik ve sürdürülebilir değer yaratımı doğrultusunda kullanmaya yönelik farkındalık, duyarlılık ve davranışsal hazırbulunuşluk düzeyi olarak ele alınmıştır. Araştırma, nitel ve nicel aşamalardan oluşan karma yöntemli bir ölçek geliştirme çalışmasıdır. Nitel aşamada 10 akademisyen/uzman, 10 girişimci ve 25 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 45 katılımcı ile derinlemesine görüşme ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Veriler MAXQDA aracılığıyla refleksif tematik analiz yaklaşımıyla çözümlenmiş; nitel bulgular ve alan yazın doğrultusunda girişimcilik okuryazarlığı beş boyutlu bir yapı olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu boyutlar; girişimsel bilgi ve iş süreçleri, girişimci düşünme, girişimsel değerler ve etik farkındalık, girişimsel öz yeterlik ve psikolojik hazırbulunuşluk ile girişimsel davranış eğilimi olarak belirlenmiştir. Kavramsal yapı temelinde oluşturulan madde havuzu, dil, ölçme-değerlendirme ve alan uzmanlarının görüşleriyle değerlendirilmiş ve 41 maddelik taslak ölçek hazırlanmıştır. Ön deneme ve pilot uygulama sonrasında bir madde çıkarılarak 40 maddelik form ana uygulamaya hazır hâle getirilmiştir. Nicel aşamada Açıklayıcı Faktör Analizi için 403, Doğrulayıcı Faktör Analizi için 576 üniversite öğrencisinden veri toplanmıştır. AFA'da temel eksen faktörleme yöntemi ve direct oblimin döndürme tekniği kullanılmış; faktör sayısının belirlenmesinde Kaiser kriteri, yamaç-birikinti grafiği, paralel analiz ve kuramsal anlamlılık birlikte değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda beş faktörlü ve 35 maddeli bir yapı elde edilmiştir. DFA aşamasında bu yapı farklı bir örneklem üzerinde test edilmiştir. Likert tipi ordinal veri yapısı nedeniyle WLSMV kestirim yöntemi kullanılmıştır. DFA sürecinde üç madde çıkarılmış ve kuramsal olarak uygun görülen bir hata kovaryansı tanımlanmıştır. Revizyon sonrasında ölçeğin nihai formu beş faktör ve 32 maddeden oluşmuştur. Nihai modelin uyum indeksleri kabul edilebilir düzeyde bulunmuş; faktör yükleri, açıklanan varyans değerleri ve model uyum bulguları ölçeğin yapı geçerliğini desteklemiştir. Ölçeğin benzeşim geçerliği Açıklanan Ortalama Varyans (AVE) değerleriyle, ayrışım geçerliği ise HTMT oranlarıyla incelenmiştir. Güvenirlik kapsamında bileşik güvenirlik, Cronbach alfa ve McDonald's omega katsayıları değerlendirilmiş; elde edilen bulgular ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak geliştirilen Girişimcilik Okuryazarlığı Ölçeği'nin, üniversite öğrencilerinin girişimcilik okuryazarlığı düzeylerini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ölçek, girişimcilik okuryazarlığını yalnızca bilgi düzeyiyle sınırlı olmayan; girişimci düşünme, iş süreçleri bilgisi, etik farkındalık, psikolojik hazırbulunuşluk ve davranışsal eğilim bileşenlerini içeren çok boyutlu bir yapı olarak değerlendirmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026El-Fütûhâtü'l-Mekkiyye bağlamında Muhyiddin Ibnü'l-Arabî'nin kelam ve felsefe eleştirisi
Emre Topcuoğlu
Tezde İbnü'l-Arabî'nin şahıslar bağlamında kelâmcı ve filozoflara; gruplar bağlamında kelâmî ve felsefî ekollere; disiplinler bağlamında ise kelâm ve felsefeye yönelik eleştirileri ontolojik ve epistemolojik açıdan ele alınmaktadır. Çalışmada amaçlanan husus, İbnü'l-Arabî'nin eleştirileri bağlamında, onun bir sûfî olarak düşünce dünyasının, kelâm ve felsefe ya da kelâmcı ve filozoflar arasındaki gerçek konumunu tespit etmektir. Çalışmanın temel kaynağı, İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye isimli geniş külliyatıdır. İbnü'l-Arabî'nin zikredilen eserdeki eleştirileri, önemli kelâm ve felsefe metinleri de dikkate alınarak aktarılmakta ve değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda İslâm düşüncesinin bu üç kanalına (tasavvuf, kelâm ve felsefe) ait fikirler mukayese edilmektedir. Çalışma neticesinde İbnü'l-Arabî'nin ontolojik ve epistemolojik bağlamda onu kelâm ve felsefe disiplinlerinden ayrıştıran özgün düşünce sisteminin açıklık kazanmasına katkı sağlandığı söylenebilir. Onun ontoloji alanında teorik fizik ve metafiziğe ilişkin görüşleriyle kendine has bir evren tasavvuru ve vesilecilik anlayışı geliştirdiği; epistemoloji alanında ise özgün bir duyumcu/deneyimci tavra sahip olup bilgide de vesileci bir tutum sergilediği görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Türkçe öğretiminde yapay zekâ kullanımı ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Emine Gül Aydoğdu
Türkçe öğretiminde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma yönteminin olgubilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin YZ teknolojilerini nasıl algıladıkları, bu teknolojileri hangi amaçlar için kullandıkları, eğitim süreçlerindeki rolünü nasıl değerlendirdikleri ve etik kullanımına ilişkin görüşlerini analiz etmektedir. Çalışma, Türkçe öğretiminde YZ'nin etkin ve etik kullanımını anlamak için öğretmenlerin bu teknolojiyi algılama biçimlerini, tutumlarını ve deneyimlerini incelemeyi hedeflemektedir. Araştırma kapsamında, öğretmenlerin YZ'yi yazma, değerlendirme ve bireyselleştirilmiş öğrenme gibi öğrenim alanlarında nasıl kullandığına ilişkin görüşlerine yer verilerek öğretmen görüşleri analiz edilmiştir. Veri toplama süreci, nitel yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla gerçekleştirilmiş olup, elde edilen veriler içerik analizi ve tematik analiz yaklaşımları doğrultusunda sistematik olarak analiz edilmiştir. Nitel veri analizi programları olan MAXQDA ve NVivo programlarından da yardım alınmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler YZ'nin eğitimde öğrenci güdülenmesini arttırma, öğrencilere kişisel ihtiyaçlarına yönelik bireyselleştirilmiş öğretim süreçleri sunma fırsatlarını vurgulamakta; bunun yanı sıra teknolojilerin etik kullanımı, veri güvenliği ve mahremiyet ile ilgili konularında endişelerini dile getirmektedirler. YZ teknolojilerinin Türkçe öğretiminde daha verimli bir şekilde kullanılabilmesi için öğretmenlerin dijitali kullanma yeteneklerinin artırılması ve etik yönergelerin netleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırma, yapay zekânın eğitimdeki rolünün daha etkili hale gelmesi için planlar sunmakta ve eğitimcilere yol gösterici bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zekâ, Türkçe öğretimi, öğretmen görüşleri, eğitim teknolojileri, etik kullanım.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimi, rekreasyonel liderlik davranışı ve boş zaman yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Furkan Şahin
Araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimleri, rekreasyonel liderlik davranışları ve boş zaman yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen çalışmada örneklem grubu toplam 385 (n) katılımcının bulunduğu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşmaktadır. Katılımcıların konu ile ilgili görüşlerinin alınması için 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Çok Yönlü Liderlik Yönelimi Ölçeği, Rekreasyonel Liderlik Davranışı Ölçeği ve Boş zaman Yönetimi Ölçeği. Elde edilen tüm ham veriler SPSS (26. versiyon) yazılımında test edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde ilk olarak tanımlayıcı analizler gerçekleştirilmiştir ve Parametrik testlerin kullanımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda; t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. İlgili testler aracılığı ile yapılan sınamalar neticesinde katılımcıların çok yönlü liderlik yönelimine ilişkin cinsiyet, yaş ve haftalık boş zaman değişkeni bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular tespit edilmiştir. Rekreasyonel liderlik davranışına ilişkin ise haftalık boş zaman ve yaş değişkenine bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular bulunmuştur. Boş zaman yönetimine ilişkin cinsiyet ve sınıf düzeyi alt boyutuna bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular bulunmuştur. Son olarak çok yönlü liderlik yönelimi, rekreasyonel liderlik davranışı ve boş zaman yönetimi alt boyutları arasında düzeyi ve yönü farklılık gösteren ilişkilerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Etial 160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde erbiyum elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi
Çağrı Gültekin
Alüminyum döküm endüstrisinde, alaşım özelliklerini geliştirmek gelişen teknoloji gereksinimlerine bağlı olarak önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Etial 160 alaşımına erbiyum elementi takviyesiyle sıvı metal temizliği, akıcılık ve mekanik özellikler üzerindeki etkilerinin kapsamlı deneysel çalışmalarla incelenmesidir. Dökümler kokil kalıba döküm yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, Etial 160 alüminyum alaşımına farklı oranlarda Erbiyum (Er) elementi takviyesinin alaşımın karakteristiğine etkileşimi araştırılmıştır. Çalışmada, Er takviye oranı %0,03, %0,05 ve %0,1 olarak kokil kalıplara dökümler yapılmıştır. Deneylerde vakum altında katılaştırma (RPT), K-mold kalıbı, mekanik test kalıbı, farklı kesit kalınlıkları olan 4 kanallı akıcılık kalıbı ve spiral akıcılık kalıbı tercih edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde Er ilavesinin alaşım akıcılık özelliklerine olumsuz etki ettiği, sıvı metal ilerleme mesafelerinde azalma olduğu görülmüştür. Mekanik test sonuçları açısından Er ilavesi alaşım özelliklerinin geliştirilmesine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Yapılan denelerde ilavesiz dökümde 153 MPa olan çekme gerilmesi maksimum %0,1 Er ilaveli dökümde 236 MPa' a kadar çıktığı belirlenmiştir. % uzama değerlerinde 3,04 uzamadan Er ilavesi sonucu 4,56 seviyelerine ulaşıldığı tespit edilmiştir. Er ilavesinin mikroyapı incelemeleri sonucu yapının değiştiği gözlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Şa'râvî tefsirinde belagat ilmi ve Kur'an'ın i'cazı
Zeynep Demiryorgan
Bu çalışma Şa'râvî'nin tefsir kitabında işlediği belagat ve i'caz anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Şa'râvî'nin tefsirinde işlediği belagat ve i'caza konu olan tüm ayetler incelenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ayetler, Şa'râvî'nin ele aldığı şekliyle klasik dönem tefsir kitaplarıyla mukayeseli olarak açıklanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Şa'râvî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, i'caz ve belagat kavramları temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Kur'an-ı Kerim'in belagat bağlamında i'cazı hakkında ayetler örneğinde açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kur'an'ın içerdiği gaybî bilgiler ve ilmî hakikatler sebebiyle muciz olmasıyla ilgili izahatlar yapılmıştır. Şa'râvî'nin Kur'an'ın temelde fesahat ve belagat cihetiyle muciz olduğunu ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an'ı Kerim'in hem içerdiği gaybî bilgiler, hem bildirdiği ilmî hakikatler hem de insan ruhuna etki etmesi sebebiyle muciz olduğunu belirttiği de anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Şa'râvî, Kur'an, Mucize, Belagat, İ'caz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İlk dört halîfenin sünnete yaklaşımı
Maşallah Konuksever
Bilindiği gibi sünnet, Kur'ân'dan sonra dînimizin ikinci temel kaynağıdır. Geçmişte ve günümüzde Müslümanların benimsemiş oldukları İslam anlayışını Kur'ân ve sünnet belirlemiştir. Ancak sahâbeden günümüze kadar Kur'ân ve sünnet, temel referans kabul edilmesine rağmen, tarihi süreç içerisinde farklı görüşler ve farklı anlayışlar ortaya çıkmıştır. Şüphesiz ki, sağlıklı bir İslam anlayışı onun temel kaynaklarının iyi anlaşılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Yüce kitabımız Kur'ân'ı Kerîm'in ifadesiyle insanlığa rehber olarak gönderilen ve Peygamberler zincirinin son halkası olan Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) hem sözlerinde hem de davranışlarında kendisine inanan kimseler için güzel bir örnek vardır. Bu sebeple hangi asırda yaşarsa yaşasın ona inanan insanların ideal bir mü'min olabilmeleri elbette ki onun sünnetini takip etmeleri ile mümkün olacaktır. İşte tam bu noktada Rasûlullâh'ın sünnetini sonraki kuşaklara aktaracak olan güzide şahsiyetler yani ashâb-ı güzînin vazîfelerinin ne derece ehemmiyetli olduğu anlaşılmaktadır. İnsanların anlama kabiliyetleri ve anlama metotları neticesinde elde ettikleri farklı anlayışların sağlamasını yapmak için elbette yine Kur'ân ve sünnetin yanı sıra ilk Müslüman nesle yani sahâbeye başvurmamız en doğru yol olacaktır. Çalışmamızın giriş bölümünde genel olarak sahâbenin sünnete yaklaşımlarına kısaca değindikten sonra araştırmanın konusu, amacı, metodu ve kaynaklarından bahsedildi. Kavramsal çerçeveye yer verilerek halîfe-hilâfet, sünnet, hadîs ve ittiba kavramları hakkında yeterli bilgi sunulmaya çalışıldı. Her bir halîfe için ayrı bölümler açılmak suretiyle toplamda dört bölüm oluşturuldu. Her bir bölümde ana hatlarıyla ilgili halîfenin hayatı öz bir şekilde verildikten sonra onların sünnet/hadîs anlayışları, sünnete verdikleri önem ve sünnete bağlılıkları, hadîslere mürâcaât etmeleri, hadîslerin rivâyet edilmesinde gösterdikleri titizlik ve hadîslerin tedvîn edilmesindeki tutumları izah edilmeye çalışıldı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun etkililiğinin incelenmesi: Deneysel bir araştırma
Zeynep Polat
Bu çalışmanın amacı cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun, matematik öğretmenlerinin aritmetikten cebire geçişin doğasına yönelik farkındalıkları ve materyal tasarımı özyeterlik inançlarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği ile matematik öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitim kursu tasarlanmıştır. Hizmet içi eğitim kursu bir hafta sürmüştür. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden deneysel araştırma modelinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2021-2022 öğretim yılında Türkiye'nin doğu karedeniz bölgesinde bulunan bir ilde görev yapmakta olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Deney grubu örneklemini hizmet içi eğitim kursuna katılan 16 matematik öğretmeni oluştururken kontrol grubunu çalışmaya katılmayan 20 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için "Aritmetikten Cebire Geçişin Doğasına Yönelik Farkındalık Ölçeği" ve "Materyal Tasarımı Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Kurs öncesinde ve sonrasında her iki gruba da ölçekler uygulanarak öntest ve sontest puanları elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Bayburt'taki hafızlık geleneğinin tarihi süreç içerisindeki durumu Oruçbeyli Kur'an Kursu örneği
Sadri Aydın
Kur'an-ı Kerim'in diğer ilahi kitapların uğradığı tahrifattan korunması amacıyla Hz. Muhammed (s.a.v) döneminden itibaren yoğun çaba gösterilmiş; sahabeler Kur'an'ın ezberlenmesi ve korunması için sistemli bir faaliyet yürütmüştür. Kur'an'ı ezberleme geleneği, Hz. Peygamber dönemiyle sınırlı kalmayıp sonraki dönemlerde de devam etmiş ve farklı coğrafyalarda hafızlık uygulamaları ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de sürdürülen hafızlık geleneği içerisinde Bayburt ilinin konumunu ele almakta ve özellikle "Bayburt'taki Hafızlık Geleneğinin Tarihi Süreç İçerisindeki Durumu: Oruçbeyli Kur'an Kursu Örneği"ni incelemektedir. Araştırmanın amacı, Bayburt'ta hafızlık geleneğinin tarihsel gelişimini ortaya koymak, günümüzde bu geleneğin nasıl sürdürüldüğünü belirlemek ve bu süreçte karşılaşılan sorunları tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni benimsenmiştir. Veri toplama sürecinde doküman analizi, mülakat ve gözlem teknikleri kullanılmıştır. Araştırma, Bayburt ilinde hafızlık eğitimi veren Kur'an kursları ile sınırlıdır. Çalışma kapsamında Bayburt'ta din eğitimi ve hafızlık geleneğinin tarihsel arka planı, medreselerden günümüze Kur'an kurslarının gelişimi ve bu kurumların yetiştirdikleri hafız sayıları incelenmiştir. Ayrıca Kur'an kurslarının genel durumu ile öğreticilerin hafızlık eğitimine ilişkin deneyimleri değerlendirilmiştir. Kur'an kurslarının oluşum ve işleyiş süreçlerinde etkili olan yerel destek mekanizmaları da araştırmanın ulaştığı bulgular arasında yer almaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Mahmûd Hamza Efendi'nin el-İstikşaf adlı risalesinde vakıf mallarında mahallî uygulamalar ve hukukî niteliği
Emrullah Hocaoğlu
Bu araştırmada, Osmanlı'nın son dönem Şam müftüsü ve Hanefî fakihi Mahmud Hamza Efendi'nin vakıf hukukuna dair yaklaşımı, el-İstikşâf an Teâmüli'l-Evkâf adlı risalesi çerçevesinde incelenmektedir. Çalışmanın temel konusu, klasik İslam hukuku ilkeleri doğrultusunda şekillenen vakıf müessesesinin Osmanlı tatbikatı ile bu uygulamaların Mahmud Hamza Efendi tarafından nasıl fıkhî bir zeminde değerlendirildiğinin ortaya konulmasıdır. Araştırmanın amacı, Osmanlı vakıf pratiğinde ortaya çıkan icâreteyn, hulû, marsad, müşeddü'l-miske ve benzeri tasarruf biçimlerinin fıkhî mahiyetini tespit etmek ve bu uygulamaların örf–fıkıh ilişkisi bağlamında nasıl meşruiyet kazandığını analiz etmektir. Bu çerçevede çalışma, vakıf hukukunun yalnızca teorik hükümlerle sınırlı kalmadığını; yerel ihtiyaçlar ve teamüller doğrultusunda dinamik bir yapı kazandığını göstermeyi hedeflemektedir. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış; başta Mahmud Hamza Efendi'nin el-İstikşâf adlı risalesi olmak üzere klasik Hanefî fıkıh kaynakları, Osmanlı arşiv belgeleri ve tabakat eserleri incelenmiştir. Metin merkezli analiz yöntemiyle risalede ele alınan vakıf uygulamaları, klasik fıkıh literatürüyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Mahmud Hamza Efendi'nin vakıf hukukunu yalnızca teorik hükümler üzerinden değil, toplumsal ihtiyaçlar ve yerel uygulamalar ışığında ele alan bir yaklaşım benimsediği ortaya konulmuştur. el-İstikşâf risalesinin, Osmanlı vakıf sisteminde karşılaşılan pratik sorunlara fıkhî çözümler sunması bakımından önemli bir kaynak olduğu ve modern vakıf hukukunun tarihsel arka planını anlamada dikkate değer katkılar sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kur'ân kursu öğrencilerinin kader anlayışı (Trabzon örneği)
Serdar Öztürk
Bu çalışmada, Kur'ân Kursu öğrencilerinin kader kavramına ilişkin anlayışları ele alınmıştır. İslâm düşüncesinde önemli bir yer tutan kader, bireyin özgür irâdesi ve sorumluluğu ile doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda, i'tikâdî mezhepler arasında kader konusundaki yaklaşımlar farklılık göstermektedir. Cebriyye, insanın irâdesiz olduğunu ve tüm olayların Allah'ın takdîriyle gerçekleştiğini savunurken; Mu'tezile, insanın özgür irâdesine vurgu yaparak onun kendi fiillerinden sorumlu olduğunu dile getirir. Kaderiyye ise insanın kaderini tamamen kendi irâdesiyle belirlediğini ve Allah'ın fiillere müdahalesinin bulunmadığını ileri sürer. Ehl-i Sünnet'e mensup kelâm mezheplerinden Eş'ariyye, kaderin Allah'ın bilgisi ve takdîriyle belirlendiğini ancak insanın sınırlı da olsa bir irâdeye sahip olduğunu ifade ederken; Mâtürîdiyye, insanın eylemlerinde irâdesinin daha etkin bir rol oynadığını kabul eder. Bu çalışma, söz konusu farklı görüşler çerçevesinde Kur'ân Kursu öğrencilerinin kader algılarını bir anket uygulaması yoluyla analiz etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Elit atletlerde psikolojik yetimliğin sporda ahlaktan uzaklaşmalarına etkisi
Abdurrahman Kara
Bu çalışmanın temel amacı, elit atletlerde psikolojik yetimliğin sporda ahlaktan uzaklaşmalarına olan etkisini incelemektir. Bu bağlamda çalışmanın örneklemini Türkiye Atletizm federasyonuna bağlı çeşitli kulüplerden 134'ü kadın, 203'ü erkek olmak üzere toplam 337 atlet oluşturmaktadır. Araştırmada her ölçek maddesinin minimum 5, maksimum 20 katı olmalıdır, kuralı dikkate alınmıştır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde sporcularda psikolojik yetimlik ölçeği 27 ve sporda ahlaktan uzaklaşma ölçeği 8 olmak üzere toplamda 35 madde bulunması ve ölçek sayısının en az beş katı kadar katılımcı zorunluluğu, çalışma için minimum katılımcı sayısının 175 olmasını gerektirmiştir. Verilerin toplanması adına bu örneklem grubuna üç ayrı form yöneltilmiştir. Bunlar; kişisel bilgi formu, sporda ahlaktan uzaklaşma ölçeği ve sporcularda psikolojik yetimlik ölçeğidir. Mevcut formlar aracılığıyla elde edilen verilerin analiz süreci SPSS 22.0 istatistiksel paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan tanımlayıcı analizlere ek olarak verilerin normal dağılım sergileyip sergilemediği kontrol edildikten sonra parametrik testlerin yapılması uygun bulunmuştur. İkili grup karşılaştırmalarında Bağımsız Örneklem t-Testi, üç ve daha fazla grup içeren karşılaştırmalarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucunda anlamlı fark tespit edilen durumlarda, farkın kaynağını belirleyebilmek adına Tukey HSD testi uygulanmıştır. Araştırma neticesinde sporda ahlaktan uzaklaşma ve psikolojik yetimlik, birbirini etkileyen önemli faktörler olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda gelecek çalışmalarda mevcut konunun derinlemesine incelenmesi adına nitel veya karma yöntemlerin kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Atletizm, sporda ahlaktan uzaklaşma, psikolojik yetimlik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Arap edebiyatında din ve feodalizm
Hazine Gül Cengiz
Arap edebiyatında din ve feodalizm, yalnızca edebî bir estetik ya da tarihsel bir olgu olarak değil, toplumsal kimliğin, adalet arayışının ve bireysel özgürlüğün odak noktası olarak büyük önem taşır. Bu iki tema, Arap toplumlarının kültürel hafızasında ve sosyopolitik yapısında belirleyici bir yer edinmiştir. Din, Arap edebiyatında hem manevi bir sığınak hem de toplumsal düzeni şekillendiren bir unsur olarak ele alınırken; feodalizm, toplumsal tabakalaşmanın ve güç dengesinin edebî yansımaları üzerinden yeniden yorumlanır. Bu çalışmanın odak noktası, Arap edebiyatında din ile feodalizmin birey ve toplum üzerindeki etkilerini eleştirel bir şekilde analiz etmektir. Edebi metinlerde dinin, bireysel özgürlükler ve ruhsal gelişim açısından nasıl bir rol oynadığı, geleneksel inançların ve pratiklerin toplumsal değişimi nasıl etkilediği irdelenir. Aynı şekilde, feodal yapının toplumsal adalet, sınıfsal eşitlik ve bireysel potansiyel üzerindeki olumsuz yansımaları; şiir ve nesir türlerindeki örnekler üzerinden detaylandırılır. Arap edebiyatında bu temaların işleniş biçimi, yalnızca geçmişe dair bir anlatı sunmakla kalmaz, aynı zamanda çağdaş toplumsal dönüşüm süreçleri için de yol gösterici olur. Din ve feodalizm çerçevesindeki sorgulamalar, modernleşen Arap toplumlarının karşı karşıya olduğu özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerine yeni açılımlar getirmektedir. Böylece edebiyat, hem geleneğin eleştirisi hem de geleceğin toplumsal idealleri için bir laboratuvar niteliği kazanır. Sonuç olarak, bu çalışmanın önemi, Arap edebiyatında din ve feodalizmin evrensel insanlık sorunlarına verdiği tepkilerden ve sunduğu çözüm önerilerinden kaynaklanır. Toplumsal değişimin dinamikleriyle bireysel dönüşümün yollarını kesiştiren Arap edebiyatı, güncel tartışmalar ve gelecek vizyonları adına zengin ve ilham verici bir kaynak sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Osmanlı âlimi Ahmed b. Zeynî Dahlân'ın Sünnîlik tasavvuru
Fatma Zengin
Bu tez 19. yüzyılda Mekke'de yaşamış önemli bir Şâfiî âlimi olan Ahmed Zeynî Dahlân'ın Sünnîlik tasavvurunu mezhepler tarihi disiplini çerçevesinde incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, Dahlân'ın Ehl-i Sünnet anlayışını hangi ilkeler doğrultusunda şekillendirdiğini, itikadî meselelerde hangi çizgide durduğunu ve dönemin yaygın mezhebî akımlarına nasıl yaklaştığını ortaya koymaktır. Dahlân, yaşadığı dönemde özellikle Şia, Mu'tezile, Hâricîlik ve Vehhâbîlik gibi oluşumları Ehl-i Sünnet dışında konumlandırmış; itikadî bütünlüğün korunmasına yönelik görüşler ileri sürmüştür. Çalışmada, Dahlân'ın bu görüşleri hangi meseleler üzerinden inşa ettiği belirlenmiş; kelâmî tartışmalarda izlediği esaslar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, Dahlân'ın eleştiri yöntemi çalışmanın ana eksenini oluşturmamakta; daha çok hangi mezhep anlayışlarını ve inanç öğelerini dışladığına odaklanılmıştır. Tezin birinci bölümünde Dahlân'ın hayatı, ilmî şahsiyeti ve yazdığı eserler tanıtılmış; ikinci bölümde onun Allah'ın sıfatları, iman, kader, rü'yetullah gibi temel inanç konularına yaklaşımı değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise Şia, Mu'tezile, Hâricîlik ve Vehhâbîlik gibi mezheplerle ilgili görüşleri analiz edilmiştir. Çalışmada nitel yöntem benimsenmiş; Dahlân'ın özgün Arapça eserleri esas alınarak metin çözümlemesi yapılmıştır. Fıkhî ve tasavvufî alanlar kapsam dışı bırakılmış; araştırma itikadî mezhepler bağlamında yapılandırılmıştır. Bu tez, Ahmed Zeynî Dahlân'ın klasik Sünnî çizgiyi nasıl koruduğunu, mezhep sınırlarını nasıl tanımladığını ve Ehl-i Sünnet kimliğini ne şekilde inşa ettiğini anlamaya yönelik bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ahmed Zeynî Dahlân, Ehl-i Sünnet, Mezhepler Tarihi, itikadî mezhepler, fırkalaşma, 19. yüzyıl, gelenek, kimlik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Katı yakıtlı kombine çevrimlerin performans ve ekserji analizi
Enes Akçay
Dünyada enerji ihtiyacı uluslararası düzeyde önemli bir yer kaplamaktadır. Artan sanayileşme, teknolojinin hızla gelişmesi enerji ihtiyacınıda her geçen gün arttırmaktadır. Dünya üzerindeki enerji kaynaklarının tükenebilir olması yüksek verimlilikle kaynakların kullanımını ön plana çıkartmaktadır. Yapılan bu çalışmada yüksek ısıl enerjiye sahip GT-MHR tip nükleer santralin performans ve ekserji analizi NIST Kimya kitabında modellenerek yapılmıştır. GT-MHR, bir yandan Brayton çevrimi ile helyum gazını kullanarak elektrik üretirken, diğer yandan sistemin atık ısısını Rankine çevrimi ile değerlendiren bir yapı sunmuştur. Brayton çevrimi, helyum gazının reaktör çekirdeğinde yüksek sıcaklıklara kadar ısıtılmasını, ardından bir gaz türbini yardımıyla mekanik enerjiye dönüştürülmesini sağlar. GT-MHR'nin tasarımında yer alan bu hibrit yapı, nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının bir arada kullanımına olanak tanır. Yaklaşık 14.000 - 16.000 kPa aralığında ekserji veriminin maksimum seviyeye ulaştığı belirlenmiştir. Bu noktada sistemin ekserji kayıpları en düşük seviyeye yaklaşmakta ve bileşenler en ideal çalışma koşullarına erişmektedir. Eğer sistem bu aralığın altında veya üstünde çalıştırılırsa, toplam ekserji verimi azalacaktır. Dolayısıyla, optimum çalışma koşullarını sağlamak için kompresör basıncının dikkatli bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Kompresör basıncı 12.000 kPa basınç seviyesinde iken 570.000 kW civarında olan net iş üretimi, 22.000 kPa seviyesinde yaklaşık 535.000 kW'a kadar düşmektedir. Bu eğilim, kompresör basıncının artırılmasının sistemin toplam iş üretimi üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu göstermektedir. Başlangıçta pompa basıncı 500 kPa'da yaklaşık 0,745 (%74,5) seviyesinde olan ekserji verimi, 1000 kPa basınç seviyesinde %75,1'e kadar yükselmektedir. 500 kPa seviyesindeki pompa basıncı yaklaşık 532.000 kW olan net iş üretirken, 1000 kPa seviyesinde 560.000 kW'a kadar çıkmaktadır. Böylece, GT-MHR hem yüksek verimliliği hem de çevresel sürdürülebilirliği bir araya getirerek geleceğin enerji teknolojilerine öncülük etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Duygusal emeğin tükenmişlik üzerindeki etkisinde iş tatmininin rolü
Hüma Demirci
Bu çalışma, duygusal emeğin tükenmişlik üzerindeki etkisini ve bu etkide iş tatmininin rolünü incelemektedir. Araştırma kapsamında, Türkiye geneli İŞKUR çalışanlarının (doğu anadolu bölgesi İŞKUR çalışanları) duygusal emek düzeyleri, tükenmişlik yaşantıları ve iş tatminleri arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Günümüzde tükenmişlik çok sık karşımıza çıkan bir kavramdır. Çalışanlar çalıştıkları örgütlere duygusal olarak bir bağ kurmaktadırlar. Duygusal olarak kurdukları bağ sonucunda bazı beklentilere girmekte ve bunun sonucunda tükenmişlik duygusuna kapılmaktadırlar. Literatürde bu kavramlarla ilişkili olarak çok sayıda çalışmanın varlığı mevcuttur. Ancak bu iki kavramın ilişkisinde iş tatmininin aracılık rolü ile ilgili çalışmanın azlığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda bu çalışmaya başlamadan önce yapılan literatür taramasından sonra, bu çalışmanın amacı İŞKUR çalışanlarının (doğu anadolu bölgesi İŞKUR çalışanları) duygusal emek düzeyleri, tükenmişlik durumlarına ve iş tatminine etkisinin olup olmadığını incelemek olarak belirlenmiştir. Elde edilen bilgiler doğrultusunda geliştirici önlemler alınması hedeflenerek ilgili alan yazınına katkıda bulunması hedeflenmiştir. Çalışmanın ilk bölümde literatür taramasına yer verilmiştir. Çalışmaya ait temel kavramlarla ilgili genel bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde araştırmanın yöntemine ait bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümde araştırma kapsamında kullanılacak ölçekler, araştırmanın örneklemi ve yapılacak analizler gibi detay bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın bulgularına yer verilmiştir. Bulgular, duygusal emeğin tükenmişlik üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ve bu etkinin iş tatmini tarafından kısmen medyatör olarak değiştirilebileceğini göstermektedir. Araştırma sonucunda ise, iş tatmininin artırılmasının duygusal emek kaynaklı tükenmişliği azaltabileceği yönünde önemli ipuçları sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Yüzme antrenörlerinin atılganlık düzeyleri, öz yeterlilikleri ve iş doyumlarının incelenmesi (Marmara Bölgesi örneği)
Buse Akpınar
Antrenörlerin atılganlık düzeyleri, öz yeterlik ve iş doyum düzeylerinin etkisi Türkiye'de sporun gelişimi ve antrenör davranışları üzerinde etkisi göz ardı edilemez. Bu araştırma ile Marmara Bölgesinde çalışan yüzme antrenörlerinin antrenörlerin atılganlık düzeyleri, öz yeterlik seviyeleri ve iş doyum düzeylerinin tespit edilmesi ve aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır Marmara bölgesinde çalışan yüzme antrenörlerin Atılganlık düzeyleri, öz yeterlilikleri ve iş doyumlarının belirlenmesi amacıyla betimsel nitelikte ve tarama modelinde dizayn edilmiştir. Araştırmaya katılan antrenörlerin iş doyum seviyelerini ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği, Antrenörlerin atılganlığın ölçülmesi için Rathus Atılganlık Envanteri (RAE) , özyeterlilik düzeylerini ölçmek için Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği (AÖYÖ)kullanılmıştır. "Yüzme Antrenörlerinin Atılganlık Düzeyleri, Öz Yeterlilikleri Ve İş Doyum" düzeylerini belirlemek için betimsel istatistiklerden aritmetik ortalama ve standart sapmadan yararlanılmış, normallik ve varyansların homojenliği kontrol edilmiştir. Parametrik testlerin uygulanabilmesi için varyansların homojen olması gerekmektedir. Analizlerden önce ölçekten alınan puanların normal dağılıp dağılmadığı Kolmogorov Simirnov (K-S) testi ve Skewness ve Kurtosis değerleri incelenmiştir. Veriler SPSS 27 versiyon paket program kullanılmıştır. Veriler normal dağıldığı saptanmış ve parametrik testlerden, ikili gruplar için t testi, ikiden fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılmıştır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Bayburt kent kültüründe sinema
Hacı Murat Okutmuş
Sinema, icat edildiği 1895 yılında Paris'teki ilk gösterimlerle serüvenine başlar. Bu tarihten bir yıl sonra İstanbul'da görülür, Cumhuriyet'in ilanından sonra da Anadolu'nun ücra köşelerine kadar yayılır. Modernitenin insanı şekillendirme araçlarından biri olan sinemanın, kültürler üzerindeki etkisi önemlidir. Bu çalışma Anadolu'nun özgün kültürü ile bilinen kentlerinden biri olan Bayburt'taki sinemacılık faaliyetlerini, Türk sinemasının Bayburt bağlamındaki çalışmalarını ve kentte sinema çevresinde oluşan kültürü konu edinmektedir. Bayburt'ta 1927 yılında "Güzel Ay Sineması" adı ile seyyar gösterimlerle başlayan seyir serüveni, 1949 yılında ilk sinema salonu "Ar Sineması"nın açılmasıyla devam etmiş, 50'li yılların ortasında "Yeni Sinema"nın da katılımıyla serüvenini sürdürmüştür. Toplumla olan ilişkisinin yoğun olduğu 60'lı ve 70'li yıllarda "Çoruh Sineması" ve "Yıldız Sineması" ile altın çağlarını yaşayan sinemacılık faaliyetleri 1986 yılında ise sona ermiştir. Çalışmada bir dönem toplum hayatının en merkezi yeri haline gelen sinema salonları ile geçmişten günümüze tüm sinema işletmecileri belirlenmiştir. Mekânların yapılış öykülerinin yer aldığı çalışmada, sinema emekçileri başta olmak üzere beyazperde büyüsünü unutamayan kent halkı ile görüşmeler yapılmış, sinemanın kültürel etkisinin peşinden gidilmiştir. Bir sosyalleşme mekânı olan sinemanın toplum hayatındaki yeri ve önemi ortaya çıkarılırken geçmişte bu kadar sıkı bağların kurulduğu mekânların yitirilmesinin üzerinde durulmuş, kent kimliğinin korunması adına öneriler getirilmiştir. Diğer yandan bu çalışma, arşiv kayıtları bir vesile yok olan kentin, kültürel zenginlikler taşıyan uzunca bir dönemini derleme yöntemiyle ortaya çıkarma çabasıdır.
