Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kırsal kalkınma desteklerine dayalı tarımsal girişimciliğin kırsal yoksulluğa etkisi: Girişimci farkındalığı, algılanan kontrol ve beklentilerin analizi
Hilal Alan
Bu çalışma kırsal kalkınma desteklerine dayalı girişimciliğin kırsal yoksulluk üzerindeki etkisini analiz etmektedir. Son zamanlarda girişimciliğin kırsal yoksulluğun azaltılması üzerine önemli etkileri olduğu gözlenmektedir. Belirtilen çerçevede konu değerlendirildiğinde yoksulluk ve girişimcilik ilişkisine dair bazı ipuçları belirmektedir. Özellikle son zamanlarda girişimciliğin kırsal yoksulluğun azaltılması üzerine önemli etkileri olduğuna dair yapılan literatür incelemesinde kırsal yoksulluk ve girişimcilik ilişkisine yönelik bazı kanıtlar mevcuttur. Bu çalışma girişimciliğin kırsal yoksulluğu azalttığına dair kanıtlar sunmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma genel hatları itibarı ile bölüm ve bunların alt bölümlerinden meydana gelmektedir. Öncelikle giriş bölümünde konuya dair ifadeler ve önemli kısımlara kısmi olarak değinilmiştir. Daha sonra kavramlar bölümünde yoksulluk, kırsal yoksulluk ve girişimcilik ile ilgili tanımlamalar ve kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Literatür kısmında ise kırsal yoksulluk ile girişimcilik arasındaki ilişki incelenerek ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Bu çalışma ile ilgili olarak düşünülen örneklem büyüklüğü, örneklem tekniği, veri toplama yöntemi, analiz yöntemi gibi bilgiler materyal metot bölümünde verilmektedir. Sonuç ve öneriler bölümde çalışma sonuçları tartışılacak, gelecekteki araştırmacılara öneriler sunularak çalışmanın kısıtlamalarına değinilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Sedanter erkeklerde tabata ve thera-band© egzersizlerinin motorik özellikler üzerine etkilerinin incelenmesi
Ertuğrul İpek
Bu araştırmanın amacı; sedanter genç erkeklerde farklı antrenman yöntemlerinin motorik özelliklere etkisinin ve hangi antrenmanın daha yüksek kazanımlar sağlayacağını ortaya konulması bu çalışmanın amaçlarıdır. Araştırmanın örneklem grubunu genç erkek spor yapmayan (sedanter) bireylerin evrenini temsil etmektedir. Bu nedenle örneklemimiz 18-23 yaşları arasında denekler üzerinde herhangi bir seçme yöntemi yapmadan iki egzersiz grubu ve 16 sedanter erkekten oluşmaktadır. Gruplar, sırt ve bacak kuvvetlerinin bileşke kuvvet ortalamalarına göre homojen olarak ayrılmıştır. 8 haftalık antrenman boyunca haftada 3 gün Tabata ve Thera-Band antrenmanı yaptırıldı. Gruplardaki çalışılan örneklem sayılarının Shapiro-Wilk testi ile normallik sınaması yapıldı. Grup içi ön test ve son test sonuçlarını karşılaştırmak için Paired Sample T testi, gruplararası ön test ile gruplar arası son test değerlerini karşılaştırmak için ise Independent Student T testi kullanıldı. Araştırmada nicel ölçüm yöntemleri kullanıldı. Sedanter genç erkeklerde antrenman öncesi ve sonrası vücut kitle indeksi, sırt kuvveti, bacak kuvveti, el kavrama kuvveti, dikey sıçrama, aerobik ve anaerobik dayanıklılık ölçümü, 20 metre sürat testi, T testi ve esneklik testi ölçümleri alındı. Yapılan ölçümlerde elde edilen verilerin ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Yapılan araştırmada hem thera-band hem de tabata egzersiz uygulamaları sırt kuvvetini, bacak kuvvetini, sağ ve sol el pençe kuvvetini, 20 metre sürati, çevikliği, dikey sıçramayı, anaerobik gücü, esnekliği anlamlı derecede geliştirdiği (p<.05) tespit edildi. Sonuç olarak, araştırmamızda 8 hafta uygulanan Tabata -Thera-Band antrenmanlarının Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde; sedanterlere uygulanan thera-band ve tabata egzersizlerinin motorik özellikler üzerine etkilerinin benzer olduğu ve birbirilerinin yerine kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Sedanter, Tabata, Thera-Band.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022XIX. yüzyıl Anadolu Halvetî Tekkeleri
Ali Kemal Zengin
Halvetiyye Tarîkatı 14. yy.'da Azerbaycan'da ortaya çıkmış, kısa süre içerisinde İslâm coğrafyasına özellikle de Anadolu'ya yayılmıştır. Mezkur topraklarda ilk defa Amasya'da ortaya çıkan Halvetiyye Tarîkatı, dini ve tasavvufî anlamda Osmanlı tebaası üzerinde en fazla etkiye sahip olan tarîkatlardan birisi olmuştur. Her milletten insana irşadını ulaştıran Halvetiyye Tarîkatı zamanla birçok kola ayrılmış adeta tarîkatlar doğuran bir tarîkat olmuştur. Osmanlı devrinde İstanbul merkez olmak üzere birçok yerleşim yerinde tekkeler kuran tarîkat, bu açıdan da önde gelmektedir. Bazı Osmanlı Padişahlarının Halvetiyye'ye müntesip olduklarına dair rivayetler, devlet ile olan münasebetlerinin de müspet olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada 19. yy.'da Anadolu Coğrafyası'nda faaliyet gösteren önemli Halvetiyye Tarîkatı Tekkeleri ve Şeyhleri, tekkelerin faaliyetleri, Halvetiyye Tarîkatı'nın diğer tarîkatlarla olan münasebetleri, tekkelerin kapatılması sürecinde Halvetiyye Tarîkatı'nın durumu incelenmeye ve açıklanmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kütahya Erguniye Mevlevîhanesi
Mehmet Gültekin
Kütahya Ergûn Çelebi Mevlevîhanesi (Zaviyesi ya da Dergâhı) olarak bilinen bu eser, günümüzde "Dönenler Camii" olarak hizmet vermektedir. Mevlevîhane, Kütahya Ulu Camii ve Vâcidiye Medresesi ile aynı bölgede yer almaktadır. İlk kuruluşu hakkında kaynaklar 14. Yüzyıla kadar dayandırmaktadır. Ancak eserin günümüze ulaşan yapısı 19. Yüzyılda yapılan tamiratlar ve eklemeler ile bu şeklini almıştır. Bitişiğindeki Selçuklu döneminden kalma Hezâr Dinarî Mescidi; sonradan, Kütahya Mevlevîhane'sinde ilk meşihat eden ve yapıya adını veren Celaleddin Ergûn Çelebi ve ahfadının medfun olduğu bir türbe haline gelmiştir. Konya ve Karahisar (Afyon) Mevlevîhanelerinden sonra, en önemli ve erken dönem Mevlevîhanelerinden olan Kütahya Mevlevîhanesi'nin ilk inşasına dair bir kitabesi bulunmamaktadır. Ancak Germiyanoğlularının I. Yakub Bey'den itibaren "Çelebi" unvanıyla anılması, Mevlevîhane'nin 14. Yüzyılda kurulmuş olacağını göstermektedir. Nitekim aynı dönemlerde Ulu Arif Çelebi'nin bölgeye yaptığı seyahat bu durumu destekler niteliktedir. Kütahya Mevlevîhanesi'nin tarihinde en önemli mevki şüphesiz, dergâhın bilinen ilk şeyhi Celaleddin Ergûn Çelebi'dir. Konya'da önemli Mevlevi şeyhlerinin elinde yetişen Ergûn Çelebi Kütahya postnişinine tayin edilmiştir. Ergûn Çelebi ile dergâha ilave edilen hücre, matbah ve semahâne ile Kütahya Mevlevîhanesi zamanının en önemli Mevlevîhanelerinden biri olmuştur. Ergûn Çelebi'den sonra çelebiler tarafından devam ettirilen Mevlevîhane genellikle türbegah olarak devam ettirilmiştir. Ergûn Çelebiden sonra Kütahya Mevlevîhanesi'nde 19. Yüzyıla gelinceye kadar; Burhaneddin Çelebi (ö. 798/1395), Zeyneddin Çelebi (ö. 828/1424), İbrahim Dede (ö. 1010/1601), Mehmed Dede (. 1060/1650), Kâmile Hanım (ö.?), Hüseyin çelebi (ö.?) Fatma Hanım (ö. 1122/1710), Sâkıb Dede (ö. 1148/1735), Halis Ahmed Dede (ö. 1191/1791), Abdurrahim Atâ Çelebi (ö. 1206/1791), İsmail Hakkı Çelebi ve İdris Hamdi Çelebi postnişin olarak görev yapmışlardır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Siyasal aktör söylemleri üzerinden Cumhuriyet Mitingleri'nin incelenmesi
Ferdi Katılmış
Karar alma süreçlerinde veya toplumun tepki gösterdiği herhangi bir olay karşısında kamuoyu üzerinde önemli bir etkiye sahip olan siyasal aktörler, siyasal mekanizma içerisinde belirli bir politik güç ve otorite elde eden kişi veya gruplar olarak tanımlanmaktadır. Bu aktörler, farklı katmanlara hitap etmelerinin yanı sıra farklı bir kimliğin temsilcisi konumunda da olabilmektedirler. Özellikle siyasal hareketliliğin yaşandığı dönemlerde daha etkin olan siyasal aktörler, sorumlulukları ölçütünde farklı mecraları kullanarak siyasal etkileşimin toplumun geneline yayılmasında faaliyet göstermektedir. Siyasal sistem içerisinde devlet başkanı, hükümet, siyasi partiler, politikacı, politika yapıcı, yargıç, bürokrat ve teknokratlar devlet içi aktörler olarak kabul edilirken; sendikalar, STK'lar, baskı grupları ve medya gibi örgütler de devlet dışı diğer aktörler olarak tanımlanmaktadır. Seçmenlerin siyasal davranışlarının şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan siyasal aktörlerin faaliyet gösterdikleri alanlardan biri de 14 Nisan 2007 tarihinde Ankara'da başlayıp İstanbul, Manisa, Çanakkale, İzmir ve Samsun'da devam eden Cumhuriyet Mitingleri olmuştur. Çalışmanın konusunu siyasal aktörler ve Cumhuriyet Mitingleri oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Çalışma siyasal aktörlerin söylem ve demeçleri üzerinden Cumhuriyet Mitingleri'nin incelenmesini amaçlanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Giriş, ikinci bölümünde Kavramsal ve Kuramsal Çerçeve yer almıştır. Bu bölümde siyaset ve siyasal aktörler detaylı şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümünde Cumhuriyet Mitingleri, öncesi ve sonrasında yaşanan siyasal gelişmeler ışığında kronolojik bir şekilde anlatılmıştır. Siyasal Aktör Söylemleri Üzerinden Cumhuriyet Mitinglerinin Değerlendirilmesi çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmuş ve bu bölümde siyasi aktörlerin Cumhuriyet Mitingleri' ne ilişkin yaklaşımları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca dönemin siyasi atmosferi, siyasi aktörlerin söylemleri üzerinden değerlendirilmiştir. Son bölümde ise toplumun farklı kimlik ve katmanlarına hitap eden siyasi aktörlerin Cumhuriyet Mitingleri'yle ilgili farklı yaklaşım ve söylemlerinin "biz ve onlar" ayrımı yapılmasına neden olduğu, toplumsal alanda kurulan bu karşıtlıkların ideolojik mücadeleden kaynaklandığı ve mitinglerin ideolojik hegemonya krizi karşısında gösterilen bir refleksle düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bankaların türev ürün kullanımını etkileyen faktörler
Tuğba Tatar
Türev ürünler, özellikle piyasanın oldukça oynak olduğu durumlarda kullanılabilecek önemli bir risk yönetim aracıdır. Türkiye'nin finansal sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan bankalar, 2000'li yıllardan itibaren fon ve varlık yönetiminin risklerini ve belirsizliklerini en aza indirmek için portföy türev araçlarına yönelmiştir. Bu çerçevede çalışmada 2008Q1-2022Q1 dönemleri dikkate alınarak üçer aylık veriler ile 57 dönemlik veri ile bankaların gerçekleştirdiği türev miktarı ile aktif büyüklüğü, GSYİH, TÜFE, faiz oranı, krediler, likidite oranı, mevduat, net faiz marjı, takipteki kredi, özel karşılıklar, sermaye, aktif karlılığı, öz sermaye karlılık oranı ve USD kuru değişkenleri arasındaki ilişki regresyon modeli çerçevesinde analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bankaların gerçekleştirdiği türev miktarı ile aktif büyüklüğü, GSYİH, TÜFE, faiz oranı, krediler, likidite oranı, mevduat, net faiz marjı, takipteki kredi ve USD kuru arasında ilişki olmadığı buna karşın, özel karşılıklar, sermaye, aktif karlılığı ve öz sermaye karlılık oranı arasında negatif yönlü ilişki mevcut olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çelik kule yapıların gerilme yığılması etkisi altında parçacık sürü optimizasyonu ve ateş böceği algoritması ile optimum tasarımı
Elif Yılmaz
Çelik yapılara olan rağbet gün geçtikçe artmaktadır. Çelik yapıların betonarme yapılara göre maliyeti yüksektir. Bu nedenle daha az maliyetle çelik yapı üretmek gerekmektedir. Son yıllarda yapay zekaya dayalı optimizasyon teknikleri gün geçtikçe artmaktadır. Mühendislik problemlerinin çözümünde de kullanılan yapay zeka maliyeti düşürerek optimum sonuç vermektedir. İmalat sonrası çekme çubuklarında meydana gelebilecek yorulmaya veya malzeme kusurlarına (parçalardaki boşluklar, eleman üzerindeki ani kesit değişikliği, çentik veya delik gibi sebepler) bağlı olarak malzeme sürekliliği bozulabilmektedir. Malzeme sürekliliğinin bozulduğu noktalarda gerilmeler normal değerinden uzaklaşıp maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Bu durum gerilme yığılması olarak adlandırılmaktadır. Gerilme yığılmasının ortaya çıktığı elemanlarda gerilme durumu karmaşık olabilmektedir. Bu karmaşıklığı sadece basit eğilme ya da basınç, basit burulma ve basit eğilme yöntemleri ile çözmek mümkün olmayabilir. Bu durumda gerilme yığılması faktörü olan K katsayısı hesaplara dahil olmaktadır. Bu çalışmanın amacı farklı yıllarda geliştirilen sezgisel iki algoritmanın optimizasyon işlemi üzerindeki etkinliğini test etmektir. Bunun için sezgisel optimizasyon algoritmalarından 1995 yılında geliştirilen parçacık sürü optimizasyonu (PSO) ve 2009 yılında geliştirilen ateş böceği algoritması (FFA) kullanılmıştır. Optimizasyon işlemi için literatürde farklı algoritma teknikleri ile optimize edilmiş 25 elemanlı, 72 elemanlı ve 582 elemanlı uzay kafes kule yapıları ile 52 elemanlı düzlem kafes kule yapısı kullanılmıştır. Optimizasyon işleminde bulunan sonuçlar bu örneklerin farklı algoritma teknikleri ile optimize edildiği çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Daha sonra en yüksek gerilme kapasitesine sahip elemanda çentik olduğu düşünülerek bu elemana ait gerilme değeri gerilme yığılması katsayısı K ile çarpılıp optimizasyon işlemi yeniden yapılmış ve sonuçlar tablolarla sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Optimizasyon, parçacık sürü optimizasyonu, ateş böceği algoritması, gerilme yığılması, çelik kule.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Şiî Müfessir Hâşim b. Süleymân el-Bahrânî'nin (ö. 1107/1696) tefsir metodu
Hasan Faruk Satıcı
Kur'ân'ı anlama ve yorumlama çabaları, onun nazil olduğu ilk dönemlerden itibaren başlayarak günümüze kadar devam etmiştir. İslam tarihinin iki ana mezhebinden biri olan Şîa da kendi mezhebinin esaslarına göre bir tefsir yöntemi geliştirmiştir. Şîa içinde bulunan ahbârîlik ve usûlîlik adlı iki farklı ekol arasında Kur'an'ı yorumlama metodu açısından önemli farklılıklar vardır. Ahbârîlik, rivayetleri önceleyip imamlardan gelen ahbâr ile Kur'ân'ı tefsir etmeye çalışırken, usûlîlik ehl-i sünnetin rey metoduna benzer bir metodu takip etmiştir. Ahbârîlere göre, Kur'an'ın tefsirini en iyi bilenler imamlar olup onların dışındakilerden gelen rivayetlere dayanarak yapılan tefsir, Kur'an'ın rey ile tefsir edilmesi anlamına gelir ki, bu da caiz değildir. Şiî âlimler arasında "Allâmetü'l-Bahreyn" lakabıyla anılan Bahrânî (öl. 1107/1696) de, el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsirinde ayetleri ahbârî anlayışla yorumlamıştır. Yetmiş kadar eseri olan Bahranî'nin en önemli eseri, el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsiridir. Ülkemizde Şiî müfessirler ve tefsirleri hakkında yapılan akademik çalışmalarda artış olmasına karşın Bahrânî'nin el-Burhân fî tefsîri'l-Kur'ân adlı tefsirini ele alan bir çalışma olmadığını tespit ederek bu konuyu çalışmaya karar verdik. Çalışmamızda Bahrânî'nin tefsir metodunu, tefsirinde dayandığı ilkeleri ve Kur'an ilimleri hakkındaki görüşlerini ortaya koymaya gayret ettik. Çalışmamıza müellifin hayatı, hocaları, talebeleri, eserleri ve Şîa içindeki konumunu tabakat ve teracim kitaplarından araştırarak başladık. Bu konudaki bilgileri Şîa kaynaklarından derlemeye özen gösterdik. Ardından el-Burhân tefsiri baştan sona inceleyerek çalışmanın asıl muhtevasını ortaya konmaya çalıştık. Müellifin görüşlerini en doğru şekilde ortaya koymak ve tahlil etmek temel hedefimiz olduğundan, her konuda sözü uzatmadan bir iki örnek vermekle yetindik. İmkânlar ölçüsünde bu alanda yapılmış olan benzer çalışmaları da inceledik. Bu çalışmamız neticesinde ortaya çıktı ki, Bahrânî Ehl-i beyti, Hz. Ali'yi ve taraftarlarını öven, buna karşın ilk iki halifeyi yeren rivayetlere tefsirinde çokça yer vermiştir. Muhammed el-Bâkır (öl. 114/733), Ca'fer es-Sâdık (öl. 148/165), Ali er-Rızâ (öl. 203/819) başta olmak üzere imamlardan nakledilen birçok rivayeti aktarmış; hatta Kur'an'ın üçte birinin Şîa ve düşmanları hakkında indiğini belirtmiş; nüzûl sebepleri hakkında da farklı açıklamalar yapmıştır. Müteşâbih ayetleri tefsir ederken zâhiri manadan ziyade bâtınî manaya ağırlık vermiştir. Onun tefsirinin başka bir önemli özelliği de mezhebî bir tefsir olarak İmâmiyye itikadını esas almasıdır. İmâmet ve velâyet, onun ayetleri tefsir ederken tavizsiz bir şekilde savunduğu iman esaslarıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İsmail Hakkı Bursevî'nin Rûhu'l-Beyân adlı tefsirinde kevni ayetlere yaklaşımları
Ömer Karaca
Kur'an'ı Kerim'de yer alan ayetler Allah Teâlâ'nın varlığının ve birliğinin delillerini ifade eder. Ayetler aynı zamanda Allah Teâlâ ile insanlar arasındaki bağlantıyı kuran köprülerdir. Kur'an'da yer verilen bu köprüler/vahiyler, yüce yaratıcının eşsiz kudretini insanlara anlatmak için kimi zaman telkin kimi zamanda ispat şeklinde ifade edilir. Ayrıca bu ayetler insanları hidayetin çeşitli yollarına ulaştırır. Allah Teâlâ, insanların ibret almaları için kâinattan pek çok örneği varlığının ispatı olarak onlara sunmuştur. Allah Teâlâ'nın kudretini ve kâinatın oluşumuyla kâinatta sergilediği ayetlerini ifade eden bu delilleri Kur'an'da anlatması kevnî ayet olarak değerlendirilir. Bu çalışmada, kevnî ayetlerin daha çok bilimsellikle ilişkili olmasına rağmen işari tefsirin temsilcilerin arasında sayılan İsmail Hakkı Bursevî'nin "Rûhu'l-beyân" adlı tesirinde bu ayetlere yaklaşımları incelenmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Erzincan/Otlukbeli ilçesinde bazı yenilebilir yabani bitkilerin besin içeriklerinin belirlenmesi
Mustafa Bakacak
Bu çalışmada; Erzincan ilinin Otlukbeli ilçe sınırları içerisinde yöre halkı tarafından tüketilen dağsorsalı, körmen, evelik, yemlik, çiriş, ısırgan otu, kenger, ışkın, dağ kekiği ve çakşır yabani bitki türlerinin tüketim biçimleri, bazı gıda kalite özellikleri (nem oranı, kuru madde oranı, kül oranı, organik madde oranı ve protein oranı) ve bitki besin içerikleri (P, K, Mg, Ca, Fe, Mn, Zn, Na, Al ve Cu) araştırılmıştır. Çalışmada Otlukbeli il sınırları içerisinde doğal olarak yetişen Arum rupicola var. rupicola Boiss., Allium vineale L., Rumex crispus L., Tragopogon Rheum ribes L., Satureja hortensis L., Prangos platychlaena Boiss. Ex. Tchihat subsp. platychloena olmak üzere 8 familyaya ait 10 yabancı bitki türü belirlenmiştir. Bu bitkilerin nem oranı %89,01-94,05, kuru madde oranı %6,03-10,77, kül oranı %6,35-21,36, organik madde oranı %80,63-93,65, protein oranı %9,94-35,71, P değeri 1123,84-8065,38 ppm, K değeri 15974,56-79800,65 ppm, Mg değeri 2146,45-7048,44 ppm, Ca içeriği 1426,21- 11575,28 ppm, Fe içeriği 142,01-4603,19, Mn içeriği 46,33-276,32 ppm, Zn içeriği 3,14-78,87 ppm, Na içeriği 184,39-923,05 ppm, Al içeriği 313,90-5588,58 ppm ve Cu içeriği 2,58-19,49 ppm aralığında olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, sebze olarak tüketilen yabani bitki türlerinin incelenen besin içerikleri bakımından büyük farklılıklar gösterdiği ve kültürü yapılan benzer bitkilere nazaran daha zengin besin içeriğine sahip oldukları elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kimyasal özellikler, yabani bitkiler, besin değerleri, biyoçeşitlilik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kur'ân-ı Kerîm'de helâl ve haram yiyeceklerin tefsirler açısından değerlendirilmesi
Kübra Sağlam
Kur'ân'a göre insan, Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Allah (c.c.) yeryüzünde insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi ve yeryüzünde faydalanması için birçok nimet yaratmıştır. İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için temel gereksinimlerden birisi de gıda ihtiyacıdır. İnsanlar, kendilerine sunulan bu nimetlerden çeşitli yönlerde faydalanarak onlardan istifade ederler. Allah Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de insanların fayda ve zararına olan yiyecek ve içecek türü şeyleri açıklayıp, bunlarla ilgili hükümleri helâl ve haram şeklinde bildirmiştir. Allah (c.c.) tarafından helâl ya da haram olarak belirlenen yiyecek ve içecekler hükmen bütün müminler için aynı şekilde bağlayıcıdır. Kişinin helâl ve harama karşı gösterdiği duyarlılık onun dindarlıktaki özveri ve hassasiyetini belirler. Bu çalışmada, Kur'ân-ı Kerîm'de bulunan helâl ve haram yiyeceklerin neler olduğu ele alınmıştır. Allah'ın helâl kılıp rızık olarak faydalanılmasını istediği yiyecekler ile Allah'ın haram kılıp insanların faydasına olmadığını belirttiği yiyeceklerin neler olduğu, ilgili tefsîrler açısından değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kur'ân, tefsîr, helâl, haram, tayyib, habis.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Roger Garaudy'nin bazı Kur'ani meseleleri yorumlaması
Yusuf Okumuş
Roger Garaudy, Batı medeniyetinin merkezi Fransa'da dünyaya gelmiştir. Anne-babası ateist olmasına rağmen kendisi on dört yaşında Hıristiyanlığı benimsemiş ve altmış dokuz yaşında iken İslâm'ı kabul ettiğini açıklamıştır. Bu çalışmamızda, Garaudy'nin bazı Kur'ânî meseleler hakkındaki yorumları ele alınıp onun bakış açısı incelenmiş ve Kur'ân anlayışının ortaya konulması hedeflenmiştir. Temel İslâm Bilimleri alanında daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olması çalışmamızı daha da önemli bir hale getirmiştir. Bu araştırmada Garaudy'nin kitapları ekseninde dokümantasyon yöntemi kullanılmış ve veriler toplanıp tanzim edilmiştir. Böylece onun Kur'ân'a bakışı, bütün eserlerinin farklı bölümlerinde bulunan bilgilerden hareketle oluşturulmuştur. Garaudy, neredeyse bütün dinlerin kitaplarını okumuş ve böylece dinler hakkında büyük bir müktesebata sahip olmuştur. Bu ilmi birikimle Kur'ân'ı okumaya başlamış ve şirki ısrarla reddetmesi sebebiyle onu diğer kitaplara nispetle tevhidi öne çıkaran bir kitap olarak nitelemiştir. Kur'ân'ın dinamik bir yapısının olduğunu söyleyerek şeriat, ictihad, servet, tasavvuf, İslâm sanatları ve felsefe gibi günümüzde de tartışılan önemli konuları, Kur'ân bağlamında ele almış ve değerlendirmiştir. Şeriatın kanunlar yığını olmadığını, aksine Allah'ın manevi yasası olduğunu belirtmiştir. Yine şeriatın Kur'ân ve sünnet olmak üzere iki ana kaynağı olduğunu açıklamış ve şeriatı, Allah'ın iradesinin bireylerin hayatına ve tarihe müdahalesi şeklinde tanımlamıştır. İctihadı ise, İslâm'ın yeniden ayağa kalkmasının ve Kur'ân'a dönüşün en önemli şartı olarak görmüştür. Zira ictihadın, Allah adına toplumlara gerçeğin bilgisini öğrettiğini ve bu hakikatle milletlerin ictihad ile taklidin karanlığından kurtulabileceğini savunmuştur. Servetin ise, ilahi iradenin yeryüzünde tatbik edilebilmesi için Allah tarafından insanlara ihsan edildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla mülkün tek sahibinin Allah olduğunu ve Kur'ân'ın da bu prensibi vurguladığını ifade etmiştir. Tasavvufun, İslâm sanatlarının ve felsefenin kaynağının ise, Kur'ân'ın bizzat kendisi olduğuna dikkat çekmiştir. Çünkü Kur'ân'ın, bu unsurların aslını ve içeriğini oluşturan ana kaynak olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca Kur'ân'ın tarihsel bir metin olup bir bilim kitabı değil; insanlara sembol ve mesellerle seslendiğini dile getirmiştir. Anahtar Kelimeler: İslâm, Kur'ân, Tefsir, Garaudy, Modern Yorum.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çevrim içi oyunların sözlü iletişime etkisi: Ortaöğretim örneği
Mert Kızıltaş
İnsanların bilişsel, psikomotor, zihinsel becerilerini geliştiren eğlenme ögesini içerisinde barındıran uğraşa oyun denmektedir. Teknolojiyle birlikte dijital platformlarda yer almaya başlayan oyunlar internet vasıtasıyla çevrim içi bir hâle bürünmüş, adına çevrim içi oyun denilen yeni bir tür oluşturmuştur. Çalışmada çevrim içi oyunların iletişim becerisine etkisinin ortaöğretim öğrencileri örnekleminde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini; Samsun'un merkezi ilçelerinde bulunan altı farklı lise türünden (fen, sosyal bilimler, anadolu, meslek, güzel sanatlar, imam hatip) 430 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma karma yöntem üzerine yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilişkisel tarama için hazırlanan verileri SPSS 23.0 ile analiz edilmiş olup ve bağımsız örneklemlerden olan tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel analizle ilgili verileriyle ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, toplanan veriler tablolaştırılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre çevrim içi oyunların bireylerin sözlü iletişim becerisine yönelik etkileri olduğu saptanmıştır. Bu etkiler; dinleme, konuşma, okuma, iletişim becerilerinin kullanımına ve bu becerilerin desteklenmesine yönelik olmuştur.Bunun yanı sıra elde edilen bulgularda çevrim içi oyunların Türkçenin sözlü olarak kullanımına dair istenmeyen, amaç dışı bir etkisi tespit edilmiştir: Türkçe sözcüklerle İngilizce sözcüklerin bir arada karma bir dil şeklinde kullanılması. Sonuç olarak çevrim içi oyunlara yönelik akademik çalışmaların arttırılması gerektiğine, çevrim içi oyunların iletişim boyutunun öğrenci-öğretmen-veli iş birliği içerisinde kontrollü bir şekilde gerçekleşmesi gerekliliğine, çevrim içi oyunların kazandırdığı iletişim becerilerinin formel ortamlara da getirilmesi ve bu ortamlarda uygulanmasının fayda getireceğine dair tavsiyelerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Marka yönetiminde stratejik marka konumlandırmanın önemi ve bileşenleri: Volvo örneği
Mahır Zahırov
Günümüzde teknoloji alanında yaşanan gelişmeler ve artan pazar rekabeti, işletmeleri tüketici istek ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik stratejiler belirleyerek, marka konusunda farklılaşmayı zorunlu kılmıştır. Bu yüzden işletmelerin en önemli sorunlarından biri markayı tüketici zihninde nasıl konumlandıracağıdır. Rakip sayısının artması işletmelerin günümüzde ayakta kalabilmesini zorlaştırıyor. Fiyat, ambalaj veya şekil değişikliği gibi farklılaştırıcılar, şirketlerin giderek daha fazla benzer olan ürünleriyle piyasada rakiplerin önüne geçebilmeleri artık yeterli görülmemektedir. Bu durum tüketicilerin markayı pazardaki ürünlerden farklılaştırmasına olanak sağlayacak başarılı bir marka imajı için konumlandırmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Çalışmada marka yönetimi, konumlandırma ve ilgili kavramlar detaylı olarak incelenmiştir. Uygulama kısmında marka yönetiminde stratejik marka konumlandırma örneği olarak Volvo markasının tüketicinin zihninde nasıl ''güvenli'' otomobil markası görünümü yarattığı araştırılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mustafa Irgat'ın şiirlerinde aidiyetsiz kimlik ve dil
Özge Atasoy
Mustafa Irgat, şiir serüvenine başladığı 1970 yılından vefat ettiği 1995 yılına kadar ortaya koyduğu şiirlerle uç bir noktada yer almıştır. İkinci Yeni etkisinde ve ötesinde bir şiir geliştiren Mustafa Irgat, 1970'li yılların şiirinde görünmeye başlar. 1970 Kuşağı içerisinde şiir yazmayı ve yayımlamayı sürdüren Mustafa Irgat, 1980 Sonrası şiirde de etkinlik gösterir. Şair kimliğinin oluşmaya başladığı 1970'li ve 1980'li yılların genel edebiyat ortamından etkilenmeyerek özgün ve özerk bir şiir ortaya koyar. İlk şiirlerinden itibaren kendi tarzını oluşturan Mustafa Irgat, ne 70 Kuşağına ne de 80 Kuşağına bağlı kalmayarak Ece Ayhan'ın "sivil şiir", "sıkı şiir" diye tanımladığı türden bir şiir yazmıştır. Aykırı duruşuyla dikkatleri çeken Mustafa Irgat, hayatı boyunca yaşadığı aidiyet ve kimlik sorunsallığı neticesinde aidiyetsiz bir kimliği benimser. Aidiyet ve kimlik kavramları; felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi pek çok alana etki etmiş kavramlardır. Edebiyatta ise bireysel yönden ön plan çıkmış olup, varoluş meselesi ile desteklenerek ele alınmıştır. Aidiyet ve kimlik kavramları, Mustafa Irgat'ın şiir anlayışını etkileyen önemli kavramlardır. Özellikle hayatı temel alındığında yaşadığı varoluşsal çatışmalar, onun aidiyetsiz bir kimliği benimsemesine etken olmuştur. Bunun sonucunda inşa ettiği aidiyetsiz kimliği; dilini, edebi ve fikri yönünü etkilemiştir. Nitekim aidiyetsiz kimlik kavramı, Mustafa Irgat şiirinin ana izleğini oluşturur. Mustafa Irgat, şiirlerinde aidiyetsiz kimlik kavramını ön plana çıkarmış ve bu kavram çerçevesinde bir şiir dünyası kurmuştur. Mustafa Irgat'ın şiirlerinde iktidar karşıtlığı net bir şekilde görülmektedir. Onun iktidarla yaşadığı çatışma, aidiyet ve kimlik kavramlarıyla bağlantılıdır. Nitekim Mustafa Irgat, iktidarla yaşadığı çatışma sonucunda aidiyetsiz bir kimliğe bürünmüş ve şiirlerinde de iktidarla hiçbir ilişkisi olmayan aidiyetsiz kimlikleri işlemiştir. Aidiyetsiz bir kimliği benimseyen Mustafa Irgat, dilin aidiyetlerine de dâhil olmaz. Yerleşik dilin tüm kurallarını bozarak kendi şiir dilini kurar. Bu çalışmada, Mustafa Irgat'ın şiirlerindeki aidiyetsiz kimlik kavramının kullanım hususiyetleri ve şiir dilinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Mustafa Irgat'ın şiirleri, aidiyetsiz kimlik kavramı ekseninde değerlendirilmiş ve şiir dilinin felsefi arka planı ortaya konulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler
Murat Balcı
Dil, insanın zamanla ortaya çıkardığı; insanlar arasında iletişimi sağlayan, insanları diğer canlılardan farklı kılan, kendisini yüzyıllardır sürekli geliştiren ve farklılaştıran canlı bir varlık ve araçtır. Dilin canlı bir varlık olarak kalmasını sağlayan; unutulmasını, kaybolup gitmesini önleyen, dilin söz hazinesi olan sözlüklerdir. Sözlükler, dillerin zamanla ortaya çıkardığı bütün söz varlıklarının toplandığı, en önemli kaynaklardır. Türk dili tarihi boyunca, Türk dili ile ilgili önemli sözlükler hazırlanmıştır. Bunlardan birisi de Derleme Sözlüğü'dür. Derleme Sözlüğü 1932-1960 yılları arasında gönüllüler ve alanında uzman kişilerin çabalarıyla oluşturulmuştur. Sözlükler kelimelerden meydana gelir. Bir sözlük oluşturulurken hangi kurallara bağlı kalınacağını belirleyen, dilin sözvarlığındaki kelimelerin derlenmesi ve seçilmesi süreçlerini takip eden, sözlük hazırlamanın kurumsal çerçevesini oluşturan, dil biliminin bir alt dalı olan bilim, sözlük bilimidir. Sözlükler araştırmacılar tarafından şekil ve içerik bakımından farklı şekillerde incelenmişlerdir. Bu çalışmada Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler (hapax legomenonlar) ele alınacaktır. Eski ya da yeni dillerin tüm kaynaklarında yalnızca bir defa rastlanan kelimelere tek veri denir. Çalışmanın amacı Derleme Sözlüğü'ndeki tek verilerin gerçekte tek veri olup olmadığını belirlemek ve bu tek verilerin özelliklerini ortaya koyabilmektir. Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler tarama yöntemiyle tespit edilerek fişlenmiştir. Tespit edilen madde başları alfabetik düzene göre sıralanmıştır. Her madde başının sonunda kelimenin geçtiği cilt ve sayfa sayısı da belirtilmiştir. Araştırmanın konusu ile ilgili yurt içi çeşitli kaynaklara da başvurulmuş ve yeri geldiğinde yurt dışı literatürler de ele alınmıştır. Asıl faydalanılan kaynak ise Türk Dil Kurumu tarafından basılan Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğüdür. Anahtar Kelimeler: Dil, sözlük, sözlük bilimi, Derleme Sözlüğü, tek veri.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Mü'min Sûresinin ana tefsir kaynaklarına göre konulu tefsir bağlamında tahlili
Harun Aksakal
Çalışmamızın ana konusunu Mü'min sûresinin muhteva analizi oluşturmaktadır. Araştırmamız boyunca Mü'min sûresi içerinde yer alan itikat, ibadet, ahlak ve âhiret ahvali gibi konular ele alınmıştır. Bir önceki sûre Zümer sûresinde Kur'ân'ın kendi katından indirildiği şekliyle yer alan bir sonraki Mü'min sûresinde ise bu konuyu pekiştirmek, şüpheleri ortadan kaldırmak, inanılması yönüyle ehemmiyetini ortaya koymak için Arap dilinde önemli bir yere sahip olan te'kid, yemin gibi mânalara gelen huruf-ı mukattaa ile başlayıp Kur'ân'ın tenzili bu harflerden sonra tekrar edilmiştir. İnanan, tevbe eden ve Allah'ın rahmetini umanlar için af ve mağfiret, inkâr edip asi olanlar için de gazap sıfatlarının sıralanmasıyla son kitabın Allah kelamı olduğu vurgulanmıştır. Daha sonra son peygamberden Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamberliğini onaylama ve tebliğ vazifesinde oluşabilecek sıkıntılara karsı peygamberi teselli, peygamber asrındaki inkârcıların akıbetlerini geçmiş kavimlerden misallerle uyarmakta, inkârın sonunu, kaybediş ve hüsran sahnelerini, geçmiş kavimler ve helâk olan toplumları misal göstererek insanlığı uyarmaktadır. Çalışmamızda Mü'min sûresinin tahlili objektif bir üslupla, metodolojik olarak ele alınmış, muhtevi konular tarihsel akışa bağlı kalınarak örneklendirme yöntemiyle vuzuha kavuşturulmaya çalışılmıştır. Amacımız Mü'min sûresinin muhteva analizini yaparken üzerinde çalışmış olduğumuz Konulu Tefsir bağlamında sûrenin içerisinde yer alan konuları, o konuyla alâkalı âyetleri konu bütünlüğü içerisinde başlıklar halinde ele almak. Böylece okuyucunun o konuyla alâkalı ihtiyaç duymuş olduğu bilgileri bir araya toplamak suretiyle konu bütünlüğünü oluşturmaktır. Bunu yaparken konumuz olan Mü'min sûresi ile ilgili Ana Tefsir kaynaklarında yer alan yorum farklılıklarını bir araya getirdik. Bununla birlikte kendi yorumumuzu da delillendirmek suretiyle kattık, Ayrıca konuyu desteklemek amacıyla o konuyla alâkalı Kur'ân-ı Kerimdeki diğer âyetleri ve hadis-i şerifleri de bir arada zikretmek suretiyle konumuz olan sûrenin muhteva analizini konu bütünlüğü bakımından zenginleştirmeye gayret ettik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Biyostimülant uygulamalarının çilekte gelişme, verim ve kalite üzerine etkileri
Ayşegül Yavuz
Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen, taze ve işlenmiş olarak tüketilebilen ve aile işletmeciliğine de uygun olan üzümsü meyvelerden çilek (Fragaria x ananassa Duch.), böğürtlen (Rubus fruticosus) ticari açıdan önemli ve üretimi artan meyve türlerindendir. Bu çalışma örtüaltı koşullarında bazı mikrobiyal içerikli bitki büyüme düzenleyicilerinin çilek, böğürtlen ve goji bitkilerinin vejetatif gelişimi ve meyve kalitesi üzerine olan etkilerini belirleyebilmek amacıyla yürütülecektir. Çalışma 2020-2021 yılları arasında, Bayburt Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Arazisinde ısıtmasız polikarbon serada gerçekleştirilecektir. Çalışmada bitkisel materyal olarak gün nötr çeşit olan 'Monterey, Portola' çilek, "Arapaho, Cebeci" dikensiz böğürtlen çeşitlerinin bitki büyüme ve gelişme düzenleyicisi olarak ise 10 mikrobiyal içerikli preparatlar kullanılacaktır. Deneme boyunca uygulamaların bitkilerin vejetatif gelişimine olan etkilerini tayin edebilmek amacıyla bitkilerde gövde çapı, bitki boyu, yaprak sayısı ölçümleri, sezon boyunca meyve kalite analizleri (meyve ağırlığı, meyve çapı, SÇKM, pH, titre edilebilir asit değerleri, vitamin ve mineral besin element içerikleri, yapılacaktır. Çalışma sonunda yapılan ölçümlerin ortalama değerleri istatistiksel olarak değerlendirilecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Bayburt ili yeşil ve sarı tüfleri ile üretilmiş kompoze çimentoların akışkanlaştırıcı kimyasal katkı uyumlarının araştırılması
Hatice Algan
Günümüzde sanayileşme ile birlikte atmosfere yayılan CO2 miktarı her geçen gün artmaktadır. Bu salınımda önemli paya sahip olan çimento sektörü, sürdürülebilirlik hedefleri dikkate alındığında alternatif bağlayıcılara ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, son zamanlarda alternatif bağlayıcıların sektörde kullanımı için akışkanlaştırıcı katkı uyumları önemli araştırma konularından biri olmuştur. Bu çalışmada, Bayburt yöresinde bulunan yeşil ve sarı renkli tüflerle üretilmiş çimentoların farklı iki akışkanlaştırıcı katkı (polikarboksilat (PK) ve melamino formaldehit esaslı (MF)) ile olan uyumu araştırılmıştır. Bu kimyasal katkılarla hazırlanan çimento hamurları üzerinde standart kıvam suyu ve priz süreleri belirlenmiştir. Ayrıca bu çimentolarla üretilen kimyasal katkılı çimento harçlarının yayılma, basınç dayanımı ve porozite özellikleri araştırılmıştır. Sonuç olarak, PK ve MF esaslı katkılar Kompoze çimentoların kıvam suyunu azaltıcı etkisinin olduğu görülmüştür. PK esaslı katkıların iki kompoze çimentoda daha yüksek oranda su azalttığı, ancak %0,5'ten daha yüksek oranlarda PK'nın kullanımının uygun olmadığı belirlenmiştir. Kimyasal katkılar kompoze çimento harçlarının fiziksel ve mekanik özelliklerini önemli oranda değiştimiştir. %40 oranında yeşil Bayburt tüfü ile üretilmiş bağlayıcıda %0,5 melamino formaldehit katkı kullanımı, 28 gün yaşındaki basınç dayanımını %20 artırmış ve 46,3 MPa olarak ölçülmüştür. Anahtar kelimeler: Çimento, süper akışkanlaştırıcı, katkı uyumu, Bayburt tüfü
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Muhammed el-Medenî'nin Risâle fî Beyâni mâ Vaka'a min'el-Evhâmi fi Sıhâhi'l-Cevherî adlı eserinin edisyon kritiği
Uğur Kılıç
Çalışmamız Arap dilinin Osmanlı dönemi öğrenim ve öğretim tarihi içinde önemli bir yer tutan Osmanlı medreselerinde yetişmiş çok yönlü bir âlim olan Muhammed el-Medenî'nin Risale fî beyâni mâ vaka' min'el-evhâmi fî sıhâhi'l-Cevherî adlı eserinin tahkikli neşrini ortaya koymayı hedeflemektedir. Muhammed el-Medenî Osmanlı döneminde yaşamış, yazdığı eserlerden çok yönlü bir âlim olduğu anlaşılan ve o dönemde oldukça meşhur olmuş bir âlimdir. Bir süre Medine'de ikamet ettiği için bu nisbeyi almıştır. Lugat alanında yazılmış olan, Fîruzâbâdî'nin el-Kāmûsu'l-muhit adlı eserinde Cevherî'nin Tacu'l-luga adlı eserine yöneltmiş olduğu eleştirileri bir araya getiren, zaman zaman Fîruzâbâdî'nin Cevherî'ye yöneltmiş olduğu eleştirilerinde haklı ya da haksız olduğuna dair Muhammed el-Medenî'nin görüşlerini de ifade ettiği bu eser luğat alanında iki temel eser olan bu iki kitap üzerinde yapılan bir çalışma olması hasebi ile önemlidir. Çalışmamızın giriş bölümünde; luğat ilmi hakkında tarihi ve teknik bilgi verdikten sonra luğat alanında Arap âleminde Türkiye'de ve Batı Dünyasında yapılmış çalışmalara kısaca yer verilmiştir. Birinci bölümünde, Muhammedd el-Medenî, Fîruzâbâdî ve Cevherî'nin hayatı hakkında bilgi verildikten sonra Çalışmamıza konu olan Risale fî beyâni mâ vakaa min'el-evhâmi fî sıhâhi'l-Cevherî adlı eser tanıtılmış, eserin Müellif'e aidiyeti konusu, eserin mevcut nüshası tanıtılmış ve edisyon kritik çalışmamızda takip edilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. ikinci bölümde eserin tahkikli neşri yapılmıştır.
