Yazarlar
- Abdurrahman Ece(1)
- Abdussamet Varlı(1)
- Ahmet Mahmut Gözün(1)
- Ali Kemal Seyis(1)
- Alper Abca(1)
- Aydın Önal(1)
- Ayhan Kurt(1)
- Bahar Zeze(1)
- Bayram Yurtvermez(1)
- Burakhan Aydemir(1)
- Büşra Yılmaz(1)
- Cihan Gürbüz(1)
- Emre Boz(1)
- Emre Topcuoğlu(1)
- Fatih Köksal(1)
- Gökşad Cemil Kotan(1)
- Hakan Kırkbir(1)
- Hamdi Türkoğlu(1)
- Hamza Kaya(1)
- Hasan Yerkazan(1)
- Lütfi Özbey(1)
- Mazhar Tunç(1)
- Mehmet Yönal(1)
- Merve Şişman(1)
- Metin Ayvazoğlu(1)
- Mine Ayyıldız Özer(1)
- Murat Kaya(1)
- Necip Sefa Demir(1)
- Nurullah Oruç(1)
- Ramazan Ünsal(1)
- Sabri Yıldırımer(1)
- Savaş Erel(1)
- Selçuk Çimen(1)
- Serkan Varol(1)
- Süheyb Okur(1)
- Taha Alperen Haçkalı(1)
- Talha Sert(1)
- Tuncay Kıratlı(1)
- Tuğçe Hırca(1)
- Uğur Aydemir(1)
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2026Hicrî V. asır İslâm hukuku metodolojisinde Hanefî–Şâfiî ayrışması (Saymerî ve Şîrâzî örneği)
Hamza Kaya
Bu çalışmada, Hicrî beşinci asrın Hanefî fakihi Saymerî ile Şâfiî fakihi Şîrâzî'nin usûl anlayışları mukayeseli olarak incelenmiştir. Çalışmada her iki müellif arasındaki usûlî ihtilafın sebepleri üzerinde durulmuştur. Mezhep âlimleri, kendi görüşlerinin haklılığını temellendirmek amacıyla hilâf türünde eserler telif etmiş olup, söz konusu eserler metodolojideki ayrışmanın ipuçlarına dair önemli veriler sunmaktadır. Nitekim bir usûl kaidesindeki ihtilafın, fürû-ı fıkıhta onlarca meselenin hükmünü etkileyebildiği görülmektedir. Bu çerçevede ihtilaf ile metodolojik ayrışma arasında umum-husus ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ihtilaf usûlde ayrışmaya yol açmayabilir; ancak her usûl ayrışmasının derin ihtilaflara sebep olduğu tespit edilmiştir. Usûl ilminde ihtilafa konu olan meseleler ayrıntılı bir şekilde ele alınarak metodolojik ayrışmaya yol açan saikler incelenmiştir. Bu bağlamda Şîrâzî'nin usûlî görüşleri, usûl ve fürû alanında telif ettiği birçok eser dikkate alınarak tespit edilmiştir. Saymerî'nin kanaatleri ise ilgili alandaki tek eseri olan Mesâʾilü'l-ḫilâf fî uṣûli'l-fıḳh adlı çalışması üzerinden belirlenmiştir. Ayrıca her iki müellifin eserlerinin yanı sıra Hicrî beşinci asrın diğer usûl âlimlerinin görüşlerine de yer verilmiştir. Çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Saymerî ve Şîrâzî'nin hayatları ile kendilerine nisbet edilen eserler ele alınmış; dönemin ilmî ve siyasî arka planına kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde usûlî ihtilafın yoğunlaştığı elfâz bahsi kapsamında umum-husus, emir-nehiy, mutlak-mukayyed, müşterek lafız, beyan ve nesih teorileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Kur'ân, Sünnet, icmâ, kıyas ve içtihat konuları değerlendirilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Yapay zekâ destekli yazma eğitiminin 7. sınıf öğrencilerinin yazma başarısına ve öz yeterlik algısına etkisi: Bir karma yöntem araştırması
Murat Kaya
Araştırmada, yapay zekâ destekli yazma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yazma başarı ve öz yeterliğine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada karma yöntem araştırmalarından açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde ön test son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel bölümünde ise olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Giresun'daki bir ortaokulda 7. sınıfta öğrenim göre 34 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmanın uygulama süreci toplam 20 hafta ve yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri "Kişisel bilgi formu, elektronik yazma alışkanlıkları ölçeği, bilgilendirici metin yazma başarısını değerlendirme ölçeği, öyküleyici metin yazma düzeylerini belirlemek için kullanılan dereceli puanlama anahtarı, ortaokul öğrencilerine yönelik yazma öz yeterlik ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılarak elde edilmiştir. Nicel veriler SPSS 26, nitel veriler ise MAXQDA 22 programı ile analiz edilmiştir. Nicel verilerden elde edilen bulgulara göre yapay zekâ destekli yazma eğitiminin deney grubu öğrencilerin bilgilendirici ve öyküleyici metin yazma başarılarını artırdığı görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin yazma öz yeterliklerinin de uygulama sonrasında arttığı ortaya çıkmıştır. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre ChatGPT yapay zekâ aracının öğrencilerin yazma deneyimlerine olumlu yansıdığı, yazmayı kolaylaştırdığı, yazım hatalarını azalttığı, yazmaya karşı motive ettiği ve yazma endişelerini azalttığı öne çıkan öğrenci görüşleri arasındadır. Sonuç olarak yapay zekâ destekli yazma eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yazma başarılarına ve öz yeterliklerine katkı sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin doğru istemler oluşturma sürecine yönelik eğitimler verilmesi ve farklı yapay zekâ araçlarıyla da yazma eğitimi çalışmalarının yapılması noktaında öneriler sunulabilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Yurt-time spor projesine katılan üniversite öğrencilerinin, fiziksel aktivite, fiziksel aktiviteden keyif alma ve fiziksel aktivite katılım motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Metin Ayvazoğlu
Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin sedanter yaşam alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefleyen ve egzersizi kısmi zamanlı çalışma rutinine entegre eden "Yurt-Time Spor Projesi"nin etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada; öğrencilerin fiziksel aktivite (FA) düzeyleri, bu aktivitelere katılım motivasyonları ve aktiviteden keyif alma düzeyleri arasındaki ilişkiler, demografik değişkenler ve proje dinamikleri bağlamında analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, fiziksel aktiviteden alınan keyif ile aktivite hacmi (MET) arasında pozitif ancak zayıf bir ilişki (ρ ≈ .09) olduğunu; buna karşın motivasyonel faktörlerin keyif alma üzerindeki yordayıcı gücünün oldukça yüksek olduğunu (ΔR² ≈ .65) ortaya koymuştur. Özellikle "bireysel nedenler" keyif almayı pozitif yönde yordarken, "nedensizlik" (amotivasyon) güçlü bir negatif etkiye sahiptir. Projeye katılımın FA üzerindeki etkisi incelendiğinde, sürekli ölçütlerde (MET) istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamış olsa da kategorik düzeyde sınırlı bir iyileşme gözlenmiştir. Bu durum, öz-bildirime dayalı ölçeklerin (IPAQ) hassasiyet kısıtları ve üniversite yaşamının yapısal bariyerleri ile ilişkilendirilmiştir. Demografik analizlerde, erkek öğrencilerin FA hacminin kadınlardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu; kadınların ise egzersize yönelik motivasyonlarının "bireysel fayda" odaklı şekillendiği görülmüştür. Yaş değişkeninin FA üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmaması, üniversite gençliğinin kronolojik yaştan bağımsız olarak "zaman yoksulluğu" ve akademik baskılar altında homojen bir hareketsizlik profili sergilediğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, Yurt-Time Spor Projesi, öğrencilerin zaman kısıtlılığı engelini aşmalarını destekleyebilecek bir uygulama örneği sunmaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Bayburt florasında doğal olarak yetişen adaçayı (Salvia spp.) türlerinin uçucu yağ, uçucu yağ bileşenleri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi
Bayram Yurtvermez
Bu çalışma, Bayburt ili florasında doğal olarak yayılış gösteren Salvia türlerinin uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenleri ile toplam fenolik madde ve antioksidan aktivitesini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. İlk defa Bayburt ili sınırlarında doğal olarak yetişen 11 farklı Salvia türü ile ticari olarak temin edilmiş kültür türleri olan Salvia officinalis ve Salvia fruticosa bitki materyali olarak kullanılarak belirtilen özellikler bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda toplamda 106 uçucu yağ bileşeni belirlenmiştir. En yüksek uçucu yağ içeren yabani türün %0,154 ile Salvia sclarea olduğu görülmüştür. En yüksek toplam fenolik madde içeriği (64,44 mgGAE/g) ve en yüksek DPPH değeri (133,55 mgTE/g) Salvia bracteata türünde tespit edilmiştir. Bayburt florasında doğal olarak yetişen türler arasında özellikle Salvia bracteata, Salvia multicaulis ve Salvia nemorosa toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite sonuçları açısından yüksek değerler ile dikkat çekici bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar Bayburt ili florasında doğal olarak yayılış gösteren Salvia türleri arasında uçucu yağ oranı, uçucu yağ bileşenleri ile toplam fenolik madde ve antioksidan aktivitesi bakımından değerli türlerin bulunduğunu göstermiştir. Bölgenin iklim koşulları ile üretimi yapılan bitki çeşitliliği göz önününe alınarak, daha kapsamlı analizler ile desteklendikten sonra özellikle S. bracteata, S. multicaulis ve S. nemorosa türlerinin kültüre alınma potansiyellerinin olabileceği düşünülmektedir. Bu türlerin daha kapsamlı analizler ile araştırılarak bölgeye ekonomik gelir ve yani istihdam alanları kazandırılabileceği sonucuna varılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Girişimcilik okuryazarlığı: Bir ölçek geliştirme çalışması
Alper Abca
Bu tez çalışmasında, üniversite öğrencilerinin girişimcilik okuryazarlığı düzeylerini belirlemeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Girişimcilik okuryazarlığı; bireyin girişimcilik alanına ilişkin bilgiye erişme, bilgiyi anlama, eleştirel değerlendirme ve toplumsal bağlamda anlamlandırma kapasitesi ile bu bilgiyi yenilikçi, etik ve sürdürülebilir değer yaratımı doğrultusunda kullanmaya yönelik farkındalık, duyarlılık ve davranışsal hazırbulunuşluk düzeyi olarak ele alınmıştır. Araştırma, nitel ve nicel aşamalardan oluşan karma yöntemli bir ölçek geliştirme çalışmasıdır. Nitel aşamada 10 akademisyen/uzman, 10 girişimci ve 25 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 45 katılımcı ile derinlemesine görüşme ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Veriler MAXQDA aracılığıyla refleksif tematik analiz yaklaşımıyla çözümlenmiş; nitel bulgular ve alan yazın doğrultusunda girişimcilik okuryazarlığı beş boyutlu bir yapı olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu boyutlar; girişimsel bilgi ve iş süreçleri, girişimci düşünme, girişimsel değerler ve etik farkındalık, girişimsel öz yeterlik ve psikolojik hazırbulunuşluk ile girişimsel davranış eğilimi olarak belirlenmiştir. Kavramsal yapı temelinde oluşturulan madde havuzu, dil, ölçme-değerlendirme ve alan uzmanlarının görüşleriyle değerlendirilmiş ve 41 maddelik taslak ölçek hazırlanmıştır. Ön deneme ve pilot uygulama sonrasında bir madde çıkarılarak 40 maddelik form ana uygulamaya hazır hâle getirilmiştir. Nicel aşamada Açıklayıcı Faktör Analizi için 403, Doğrulayıcı Faktör Analizi için 576 üniversite öğrencisinden veri toplanmıştır. AFA'da temel eksen faktörleme yöntemi ve direct oblimin döndürme tekniği kullanılmış; faktör sayısının belirlenmesinde Kaiser kriteri, yamaç-birikinti grafiği, paralel analiz ve kuramsal anlamlılık birlikte değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda beş faktörlü ve 35 maddeli bir yapı elde edilmiştir. DFA aşamasında bu yapı farklı bir örneklem üzerinde test edilmiştir. Likert tipi ordinal veri yapısı nedeniyle WLSMV kestirim yöntemi kullanılmıştır. DFA sürecinde üç madde çıkarılmış ve kuramsal olarak uygun görülen bir hata kovaryansı tanımlanmıştır. Revizyon sonrasında ölçeğin nihai formu beş faktör ve 32 maddeden oluşmuştur. Nihai modelin uyum indeksleri kabul edilebilir düzeyde bulunmuş; faktör yükleri, açıklanan varyans değerleri ve model uyum bulguları ölçeğin yapı geçerliğini desteklemiştir. Ölçeğin benzeşim geçerliği Açıklanan Ortalama Varyans (AVE) değerleriyle, ayrışım geçerliği ise HTMT oranlarıyla incelenmiştir. Güvenirlik kapsamında bileşik güvenirlik, Cronbach alfa ve McDonald's omega katsayıları değerlendirilmiş; elde edilen bulgular ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak geliştirilen Girişimcilik Okuryazarlığı Ölçeği'nin, üniversite öğrencilerinin girişimcilik okuryazarlığı düzeylerini belirlemede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ölçek, girişimcilik okuryazarlığını yalnızca bilgi düzeyiyle sınırlı olmayan; girişimci düşünme, iş süreçleri bilgisi, etik farkındalık, psikolojik hazırbulunuşluk ve davranışsal eğilim bileşenlerini içeren çok boyutlu bir yapı olarak değerlendirmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026El-Fütûhâtü'l-Mekkiyye bağlamında Muhyiddin Ibnü'l-Arabî'nin kelam ve felsefe eleştirisi
Emre Topcuoğlu
Tezde İbnü'l-Arabî'nin şahıslar bağlamında kelâmcı ve filozoflara; gruplar bağlamında kelâmî ve felsefî ekollere; disiplinler bağlamında ise kelâm ve felsefeye yönelik eleştirileri ontolojik ve epistemolojik açıdan ele alınmaktadır. Çalışmada amaçlanan husus, İbnü'l-Arabî'nin eleştirileri bağlamında, onun bir sûfî olarak düşünce dünyasının, kelâm ve felsefe ya da kelâmcı ve filozoflar arasındaki gerçek konumunu tespit etmektir. Çalışmanın temel kaynağı, İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye isimli geniş külliyatıdır. İbnü'l-Arabî'nin zikredilen eserdeki eleştirileri, önemli kelâm ve felsefe metinleri de dikkate alınarak aktarılmakta ve değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda İslâm düşüncesinin bu üç kanalına (tasavvuf, kelâm ve felsefe) ait fikirler mukayese edilmektedir. Çalışma neticesinde İbnü'l-Arabî'nin ontolojik ve epistemolojik bağlamda onu kelâm ve felsefe disiplinlerinden ayrıştıran özgün düşünce sisteminin açıklık kazanmasına katkı sağlandığı söylenebilir. Onun ontoloji alanında teorik fizik ve metafiziğe ilişkin görüşleriyle kendine has bir evren tasavvuru ve vesilecilik anlayışı geliştirdiği; epistemoloji alanında ise özgün bir duyumcu/deneyimci tavra sahip olup bilgide de vesileci bir tutum sergilediği görülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2026Sporcu öğrencilerde psikolojik yetimliğin saldırganlık ve psikolojik sağlamlık üzerine etkisi
Talha Sert
Araştırmanın temel amacı, sporcu öğrencilerde psikolojik yetimliğin saldırganlık ve psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de üniversite düzeyinde öğrenim gören ve aktif sporculuk yaşamına devam eden 18 yaş üzeri bireyler oluştururken, örneklemini Bayburt Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri arasından orantısız tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 540 sporcu öğrenci (226 kadın, 314 erkek) oluşturmaktadır. Demografik Bilgi Formu, Sporcularda Psikolojik Yetimlik Ölçeği, Kar-YA Saldırganlık Ölçeği ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiş, T-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, spor yapma sıklığı ve annenin hayatta olma durumu değişkeni ile psikolojik yetimlik arasında anlamlı farklara, yaş ve spor yaşı değişkeni ile psikolojik yetimlik arasında anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Cinsiyet, babanın hayatta olma durumu ve parçalanmış aile yapısına sahip olma durumu değişkeni ile saldırganlık arasında anlamlı farklara, yaş ile saldırganlık arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Cinsiyet, spor yapma sıklığı ve üniversite değişkeni ile psikolojik sağlamlık arasında anlamlı farklara, yaş ile psikolojik sağlamlık arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, psikolojik yetimlik ile saldırganlık arasında negatif yönlü, psikolojik yetimlik ile psikolojik sağlamlık arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Regresyon analizi sonuçlarına göre, psikolojik yetimlik alt boyutlarından ait olma ve yeterlilik negatif, motivasyon ise pozitif yönde saldırganlığı anlamlı yordadığı, ilişkili olma negatif, motivasyon ve yeterlilik ise pozitif yönde psikolojik sağlamlığı anlamlı yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, sporcu öğrencilerde psikolojik yetimlik düzeyinin saldırganlık ve psikolojik sağlamlık üzerinde anlamlı düzeyde bir yordayıcılığının bulunduğu ortaya konulmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Tekstil, kağıt ve doğal taş endüstrisi atıklarının taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan hafif beton üretiminde kullanımı
Ömer Bayrak
Tüm dünyada artan insan nüfusuna paralel olarak insanların ihtiyaçları da sürekli artmaktadır. Bu durum, hemen her alanda endüstrileşmeyi de beraberinde getirmektedir. Sanayileşmeden kaynaklanan yan ürünler ve endüstriyel atıklar tehlikeli sayılabilecek çevre sorunlarına neden olabilmektedir. Hem endüstriyel atıkların çevreye olan olumsuz etkilerinin azaltılması hem de atıkların geri dönüştürülerek ve farklı alanlarda tekrar kullanılarak ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmalar artarak devam etmektedir. Bu çalışmada atık Bayburt tüfü agrega olarak ve kağıt fabrikası atıklarından elde edilen katı lignin ile tekstil fabrikalarının atık sularından elde edilen reaktif boyar maddeler (RBM) beton katkı maddesi olarak kullanılarak taşıyıcı hafif beton (THB) ve taşıyıcı olmayan hafif beton (TOHB) üretimi amaçlandı. Atık agregaların en büyük tane çapı (Dmax), piyasada kullanılan perlit ile karşılaştırma yapabilmek amacı ile 11,2 mm olarak belirlendi. Katı lignin, kağıt fabrikası atıklarından elde edilen lignin likörünün asidik ortamda çöktürülüp kurutulmasıyla elde edildi. Tekstil boyamada kullanılan atık reaktif boyar maddeler model çözelti olarak hazırlandı. Tekstil, kağıt ve doğal taş endüstrisi atıklarından üretilen hafif beton karışımları 10×10×10 cm ölçülerindeki kalıplara dökülerek numunelere 7, 28 ve 90 gün sonra basınç dayanım testleri uygulandı. THB için en az 30 MPa (TS 206, LC 25/28'de) ve TOHB için minimum 5 MPa basınç dayanımına sahip hafif beton üretilmesi amaçlandı. Endüstriyel değerlendirilmesi hedeflenen Bayburt taşı (BT), TS 802'ye uygun, Dmax 8 mm olacak şekilde ve Fuller eğrisine önemli ölçüde uyumlu granülometride hazırlandı. BT agregaları ile 450 kg/m3 sabit çimento dozajı, sabit çökme (S2, 5-9 cm) değeri ve 0,50 sabit su/çimento kullanılarak THB karışımları hazırlandı. 28 gün boyunca kirece doygun suda kürlenen numunelere basınç dayanım testi gerçekleştirildi. Atık maddeler kullanılarak hazırlanan betonların hidrasyonu; mekanik testler, XRD, EDS, SEM, DTA/TG/DTG teknikleriyle izlendi. V Sonuç olarak; Bayburt sarı taşı (BST) agregasının puzolanik özelliğinin olmayışı, birim hacim ağırlık (BHA) değerinin yüksek olması (2,06 g/cm3) ve öz dayanımının düşük olması gibi nedenlerle hafif beton üretiminde kullanılamayacağı ancak normal beton agregası olarak başarıyla kullanılabileceği, Bayburt beyaz taşı (BBT) agregasının puzolanik özelliğinin varlığı ve öz dayanımının yüksek, BHA değerininin 2 g/cm3'ten düşük olması, bu agreganın doğrudan hafif beton üretiminde başarı ile kullanılabileceğini, ayrıca BBT agregasını kirece ve sodaya doygun ortamlarında bekletilerek mukavemetlerinin iyileşmesi ile THB üretiminde de başarı ile kullanılabileği belirlendi. Karışımlara lignin %0,6 ve RBM'lerin %0,04 katı madde olarak katılması, betonda süper akışkanlaştırıcı (SA) etki göstererek, üretilen betonların dayanımlarını artırdığı ayrıca RBM'lerin betonu kalıcı olarak renklendirdiği, bu şekilde bir kullanım ile bir yandan atıkların neden olduğu çevre problemlerinden kurtulunurken diğer yandan atıkların endüstriyel olarak değerlendirilebileceği belirlendi. BBT'nin 0-0,063 mm aralığında öğütülerek çimentoya %30'a kadar ikame edildiğinde THB ve TOHB'lerin özellikle 90 günlük dayanımlarında ciddi bir azalma oluşmadığı tespit edildi.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile algıladıkları antrenör liderliği, antrenör – sporcu ilişkisi ve antrenör iletişim becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bahar Zeze
Bu araştırmanın amacı, badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile algıladıkları antrenör liderliği, antrenör sporcu ilişkisi ve antrenör iletişim becerileri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bununla birlikte araştırmada, badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile algıladıkları antrenör liderliği, antrenör sporcu ilişkisi ve antrenör iletişim becerilerinin cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, badminton oynama süresi, spor yapma seviyesi, antrenörün cinsiyeti ve antrenörle çalışma süresi değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi hedeflenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel ve betimsel tarama yöntemlerine göre dizayn edilen araştırmaya 14-32 yaş aralığındaki 374 aktif badmintoncu katılmıştır. Araştırma verileri; Kişisel Bilgi Formu, Sporda Mükemmel Performans Ölçeği, Antrenör-Sporcu İlişkisi Envanteri, Spor İçin Liderlik Ölçeği ve Antrenör İletişim Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 istatistik paket programdan yararlanılmıştır. Verilerin analiz sürecine, verilerin normal dağılım gösterip göstermediğinin belirlenmesi ile başlamıştır. Verilerin normallik değerlendirilmesinde, Kolmogorov-Smirnov testi sonuçları ile Çarpıklık ve Basıklık değerleri dikkate alınmıştır. Araştırma verileri normal dağılım göstermediği için verilerin analizinde parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Ayrıca, Spor İçin Liderlik Ölçeğinin araştırma grubuna uygunluğunu değerlendirmek için Doğrulayıcı Faktör Analizine başvurulmuştur. Badmintoncuların araştırmada kullanılan tüm veri toplama araçlarından elde ettikleri puanların cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, badminton oynama süresi, spor yapma seviyesi, antrenörün cinsiyeti ve antrenörle çalışma süresi değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesinde Mann Whitney-U ve Kruskal Wallis-H testlerinden yararlanılmıştır. Kruskal-Wallis H testi sonucunda anlamlı çıkan farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu incelemek için ikili gruplar arasında Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Badmintoncuların Sporda Mükemmel Performans Ölçeğinden elde ettikleri puanlar ile Antrenör İletişim Ölçeği, Antrenör Sporcu İlişkisi Envanteri ve Spor İçin Liderlik Ölçeğinden elde ettikleri puanlar arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesi için ise Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile antrenör sporcu ilişkisi envanteri geneli ve alt boyutları olan yakınlık ve bağlılık alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında zayıf düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu; tamamlayıcılık alt boyutunda ise anlamlı bir ilişki olmadığı; badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile spor için liderlik ölçeği geneli ve alt boyutları olan eğitici ve öğretici davranış, demokratik davranış, otokratik davranış, sosyal davranış ve geribildirim davranışı alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında zayıf düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Buna karşın, badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile antrenör iletişim ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, badmintoncuların algıladıkları antrenör liderliğinin cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve spor yapma seviyesi değişkenlerine göre, badmintoncuların algıladıkları antrenör iletişim becerilerinin cinsiyet ve badminton oynama süresi değişkenlerine göre ve badmintoncuların algıladıkları antrenör sporcu ilişkisi düzeyinin spor yapma seviyesi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği açığa çıkarılmıştır. Sonuç olarak, badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile algıladıkları antrenör liderliği ve antrenör sporcu ilişkisi arasında zayıf düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konulurken badmintoncuların sporda mükemmel performans düzeyleri ile algıladıkları antrenör iletişim becerileri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Hadiste hâşiye geleneği ve Meşhur Muhaşşi Muhammed b. Abdüllhâdî Es-Sindî
İbrahim Arvasi
Kütübü sitte ve Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned'i gibi birçok klasik hadis eseri için hâşiye kaleme alan Muhammed b. Abdülhâdî es-Sindî, hadis hâşiye geleneğinin önemli isimleri arasında yer almaktadır. Sindî'nin hayatı, hadis ilmindeki yeri ve eserlerinin tanınması önem arz etmektedir. Bu amaçla giriş ve dört bölümden meydana gelen çalışmanın birinci bölümünde hâşiye ile ilgili terimler ve hâşiyeler konusu üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde hadis hâşiye geleneği, üçüncü bölümde Sindî'nin yaşadığı dönem, siyasî, sosyal, dinî, ilmî durum ve eserleri hakkında çalışma yapılmıştır. Dördüncü bölümde Sindî'nin hâşiye yöntemi ele alınmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Life-kinetik egzersizlerinin reaksiyon zamanı, bilişsel esneklik ve dikkat düzeyleri üzerine etkilerinin incelenmesi
Büşra Yılmaz
Araştırmada masa tenisi sporcularında life kinetik egzersizlerinin reaksiyon zamanı, bilişsel esneklik ve dikkat düzeyleri üzerine etkileri amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın evrenini 10-13 yaş grubu masa tenisi sporcuları oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için BlazePod reaksiyon cihazı, stroop testi ve bourdon dikkat testi kullanılmıştır. Ön test verilerinin toplanmasının ardından deney grubuna masa tenisi antrenmanlarına ek olarak 8 haftalık life kinetik egzersizi uygulanmıştır. Kontrol grubu ise yalnızca masa tenisi antrenmanlarını sürdürmüştür. 8. haftadan sonra her iki grup da yalnızca masa tenisi antrenmanlarını sürdürmüştür. Bu sürecin tamamlanmasının ardından 12. haftada uygulamanın kalıcılığını test etmek adına geciktirilmiş son test ölçümleri tamamlanmıştır. Tüm ölçümlerden elde edilen veriler SPSS (26. versiyon) yazılımında analiz edilmiştir. Bu aşamada tanımlayıcı istatistiklere ek olarak parametrik testlerden gruplar arası farklılıkların tespit edilmesi adına paired simple t-testi ve tekrarlı ölçümler ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ise deney ve kontrol gruplarının ön test değerleri arasında farklılık tespit edilmemiştir. Deney grubunun tüm parametrelerinde ise ön test ile son test değerleri arasında farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırma gruplarının son test ölçümlerinin karşılaştırılması sonucunda ise deney grubunun lehine anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Son olarak masa tenisi sporcularında life kinetik egzersizlerinin reaksiyon zamanı, bilişsel esneklik ve dikkat düzeyleri üzerine etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Masa tenisi, life kinetik, bilişsel esneklik, dikkat.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Bocce-Volo disiplininde yarışan sporculara uygulanan tekrarlı sprint ve yüksek yoğunluklu ınterval antrenmanlarının fiziksel ve fizyolojik etkilerinin incelenmesi
Mehmet Yönal
Bu araştırmanın temel amacı, Bocce-Volo disiplininde yarışan sporculara uygulanan tekrarlı sprint (RST) ve yüksek yoğunluklu interval antrenmanlarının (HIIT) fiziksel ve fizyolojik etkilerinin incelenmesidir. Belirlenen bu amaç doğrultusunda, kontrollü deneysel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilen çalışmanın grubu 18 elit volo sporcusundan oluşmaktadır. Araştırma kapsamında 1. Grupta yer alan sporculara normal antrenman (NA), 2. Grupta yer alan sporculara RST, 3. Grupta yer alan sporculara HIIT uygulanmıştır. Bu bağlamda her antrenman grubunda 6 sporcu yer almaktadır. Tüm bunlara ek olarak mevcut araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak; sıçrama ve adım frekansı ölçümü, kalp atım hızı sensörü, portatif laktat analizörü, vücut kompozisyon analizöründen yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizi SPSS 27.0 programında gerçekleştirilirken, analiz yöntemi olarak, non-parametrik test yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; HIIT ve tekrarlı sprint antrenman uygulamalarının, sporcuların dinlenik nabız, dinlenik laktat ve antrenman sonrası nabız değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalmaya neden olduğunu, buna karşın sıçrama performanslarında anlamlı bir artış sağladığını ortaya koymuştur. Ayrıca, HIIT antrenman uygulayan sporcuların beden kitle indeksi (BKI) değerlerinin diğer gruplara kıyasla daha düşük olduğu belirlenmiştir. NA programına tabi tutulan sporcularla karşılaştırıldığında, HIIT ve RST uygulamalarının sıçrama performansını anlamlı düzeyde iyileştirdiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda, araştırma kapsamında elde edilen bu sonuç; yüksek yoğunluklu antrenman modellerinin, özellikle anaerobik performansın artırılması ve vücut kompozisyonunun iyileştirilmesi açısından etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bocce, volo, HIIT, tekrarlı sprint antrenmanı.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Genç basketbolcuların mevkilere göre antropometrik ölçümleri ve biyomotor yetilerinin normatif çalışması
Tuncay Kıratlı
Basketbolda antropometrik ve biyomotor yetiler gibi atletik performans bileşenlerine sahip olmak, ligde ve turnuvalarda bireysel ve takım başarısı için bir ön koşuldur. Branşa özgü antropometrik ve biyomotor yetiler performansı etkileyen önemli bir faktör olarak bilinmektedir. Takım ve sporcunun belirlenmiş hedeflere etkili bir şekilde ulaşabilmesi için doğru bir antrenman programı hazırlayabilmek için normatif verilere ihtiyaç duyulmaktadır. Buna istinaden basketbol oynayan sporcuların sınıflandırılmasını yaparak sporcu seçiminde kulüplere, antrenörlere yol göstermek ve bu konuda yapılacak çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda, Türkiye genelinde 17-19 yaş aralığında Basketbol Gençler Ligi (BGL), Türkiye Basketbol Ligi U-18 (TBL U-18), Türkiye Basketbol 2. Ligi (TB2L U-18) ve Türkiye Basketbol Bölgesel Ligi U-18 (TBBL U-18) liglerinde oynayan 265 sporcunun belirlenmiş ölçütlerdeki normatif çalışması Şubat 2024-Mayıs 2024 ve Ocak 2025- Şubat 2025 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırma grubundaki sporculara boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, vücut kütle indeksi, kulaç erişim uzunluğu, yatay kulaç uzunluğu, alt ekstremite uzunluğu, oturma boyu uzunluğu, karış uzunluğu, 10 metre sprint, 20 metre sprint, lineagilitydrill, Y-balance, flamingo denge testi, shuttlerun, tekrarlı sprint, otur eriş, el kavrama kuvveti, bacak kuvveti, squat, mekik, şınavtest ve ölçümleri yapılmış mevkilere ve liglere göre kategorize edilerek incelenmiştir. Değişkenlerin ortalama, standart sapma ve yüzdelik değerleri sunularak değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda basketbolcuların mevkilerine göre normatif değerleri değişkenlik göstermiştir. Liglere göre ise boy uzunluğu, kulaç erişim uzunluğu, yatay kulaç, oturma boyu, alt ekstremite, karış uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi, 10 metre sptint, 20 metre sprint, line agility drill, Y-balance, shuttle run, tekrarlı sprint, otur eriş, dikey sıçrama, el kavrama kuvveti, bacak kuvveti, squat, mekik ve şınav değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilirken (p<.05); buna karşın vücut yağ yüzdesi, flamingo denge testi değerlerinde ise liglere göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>.05). Anahtar Kelimeler: Basketbol, biyomotor, antropometrik, norm, atletik performans.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Gençlik ve spor hizmetleri dairesi çalışanlarının etik liderlik algısı örgütsel sinizm etik iklim algısı ve iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Yakup Yiğit
Bu tez çalışmasında, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi çalışanlarının etik liderlik algısı, örgütsel etik iklim algısı, örgütsel sinizm algısı ve iş tatmini düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, etik liderliğin iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel etik iklim ve örgütsel sinizmin aracılık fonksiyonu analiz edilmiştir. Çalışmada, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan 623 personelden toplanan veriler analiz edilmiştir. Araştırma verileri, ilişkisel tarama modelinde kurgulanan çalışma kapsamında, demografik değişkenler ile etik liderlik, örgütsel etik iklim, örgütsel sinizm ve iş tatmini boyutlarını ölçen beş farklı ölçme aracı vasıtasıyla toplanmıştır. Araştırma modelinin test edilmesinde SPSS ve AMOS yazılımları kullanılmış; veri setine regresyon ve korelasyon analizleri, güvenilirlik analizi, t-testi ve ANOVA uygulanmıştır. Hipotezlerin sınanmasında Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) tekniğinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi'nde çalışan personelin cinsiyet, aylık ortalama kişisel gelir düzeyi ve mesleki hizmet süresi değişkenlerine bağlı iş tatmini düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamış; fakat etik liderlik ve örgütsel etik iklimi düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki, örgütsel sinizm düzeyi arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Düzenli aktif spor yapma ve aylık ortalama aile gelir düzeyi değişkenlerine bağlı olarak etik liderlik, örgütsel etik iklimi ve iş tatmini düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki; örgütsel sinizm düzeyi arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi'nde çalışanların örgütsel etik ikliminin etik liderlik ile iş tatmini arasındaki ilişkisinde ve örgütsel sinizmin, etik liderlik ile iş tatmini arasındaki ilişkisinde kısmi aracılık etkisi olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçları, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi'nde çalışan personelin etik liderlik, örgütsel etik iklim, örgütsel sinizm ve iş tatmini değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Çalışma bulgularına göre bireylerin etik liderlik düzeyleri arttıkça örgütsel etik iklim ve iş tatmini düzeyleri artarken, örgütsel sinizm düzeylerinin düşeceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik liderlik, örgütsel etik iklim, örgütsel sinizm, iş tatmini, büyükşehir belediyesi, yapısal eşitlik modellemesi.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Hanefî mezhebinde istihsan ve kerâhiyye konularının değişim ve gelişimi
Ayhan Kurt
Yaşadığımız asırda her alanda yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm nedeniyle insanların dinî düşünceleri, yaşantıları ve din-hayat ikilemindeki algı ve anlayışları da değişmektedir. Bu bağlamda özellikle insanların dinî hayatlarını mantıklı, sistemli, tutarlı ve sağlıklı bir zeminde yaşamalarını temin eden mezheplerin günümüzdeki varlığı ve işlevi daha da önemli hale gelmiştir. Hızla değişen ve gelişen günümüz şartlarında yeni ortaya çıkan meselelerin fıkhî çözümünde tutarlılık ve sistematiklik açısından mezhep sistematiğine baş vurmak önemlidir. Zira yeni bir meselenin doğru tahlilinde benzer ve aynı özellikteki geçmiş örneklerine müracaat etmek, hukukun süreklilik ve güvenilirliğini, hukukçunun da niteliğini gösterir. Hanefî mezhebinde bazı temel fürû-i fıkıh eserlerinde istihsan ve kerâhiyye başlığında işlenen konuları inceleyen bu çalışma, ilgili eserlerde ele alınan konuların içerik, işleniş ve tarihsel gelişimi ile günümüz meselelerine Hanefî mezhebi perspektifinden daha derinlikli ve tutarlı bir değerlendirmede bulunma imkânı sağlamayı hedeflemektedir. Hanefî mezhebinde istihsan ve kerâhiyye başlığında ele alınan konuları inceleyen bu çalışma, bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde istihsan ve kerâhiyyenin kavramsal boyutuna, ilgili kavramlarla münasebetine ve bu kavramların istihsan ve kerâhiyye konuları ile ilişkisine, haram ve mübah kavramları ile benzer ve farklı yönlerine ve ne anlama geldiklerine dair bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde klasik ve sonraki dönem eserlerinde istihsan ve kerâhiyyeye dair konular incelenmiş, öncesi ve sonrası ile kıyaslamalar yapılmış, hükümlerdeki değişim ve farklılıklar gerekçeleriyle ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca meselelerin günümüzdeki boyutuyla ilgili Hanefî mezhebi perspektifinden fıkhî açıklamalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise bazı güncel fıkıh meseleleri üzerinde durulmuş, bu meselelerin öncesi ve sonrası ile ilişkisine değinilerek fıkhî hükümleri ortaya konmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Uygulamadan entelektüel edime – Tefsirin ilk devrinde üç boyut
Ramazan Ünsal
Bu tezde uygulamadan entelektüel edime tefsirin ilk devrinde tefsir faaliyetleri üç boyutta incelenmiştir. Kur'an'ın tefsiri faaliyetleri Kur'an'ın metinleşme tarihi dikkate alınarak üç bö-lümde ele alınmıştır. Birinci bölümde vahiy öncesinde yaşanan olaylar; kıssalar, örf ve adetler, gelenek, görenekler ve toplumun kültür unsurları vahye geçmiş fiilî tefsirin örneklerini teşkil etmiştir. Ayrıca nüzul döneminde vahiy metnine geçtiği düşünülen Hz. Peygamber ve sahabe-nin yaşadığı olaylar da fiilî tefsirin malzemeleridir. Nassın toplum hayatına geçmesi, birey ve toplum hayatında meydana getirdiği değişiklikler ve vahyin etkisiyle meydana gelen hadiseler de ayetlerin anlaşılmasında fiilî tefsir malzemeleri olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise Kur'an metninin oluşumunda meydana gelen hadiselerin sözlü olarak rivayet edilmesi ince-lenmiştir. Allah'ın bir hususu anlatmak, bilgi vermek için öncesinde soru sorup cevap vermesi, Hz. Peygambere sorulan soruların vahiy tarafından cevaplanması, onun nazil olan ayetleri teb-liği esnasında yaptığı açıklamalar ve vahye konu olan hadiselerden sonra olayla ilgili anıların anlatılması sözlü tefsir malzemeleri olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise sahabiler tarafın-dan kendilerinin şahsi Kur'an nüshalarına yazdıkları tefsire dair notlar kısa açıklamalar kitabî tefsir malzemeleri olarak ele alınmış, Fatiha ve Bakara surelerinden örnekler verilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025İbn Rüşd'ün fıkıh anlayışında usûl furû ilişkisi
İdris Cebeci
Bu çalışmada, felsefeciliği ile tanınan, aynı zamanda önemli bir fıkıhçı ve başkadı olan İbn Rüşd el-Hafîd'in fıkıhçılığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. İbn Rüşd'ün fıkıhçılığı, ed-Darûrî ve Bidâyetü'l-Müctehid adlı eserlerinden tespit edilmiştir. Beş temel bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde; İbn Rüşd'ün hayatı kısaca ele alınarak kendisine nisbet edilen yirmi sekiz fıkıh eseri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; İbn Rüşd'ün hüküm teorisi kapsamında, vâcib, mendûb, haram, mekrûh, mubâh, sıhhat, fesâd/butlân, edâ, kadâ', i'âde, azîmet ve ruhsat konularına/terimlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde; İbn Rüşd'e göre İslam hukukunun ittifak edilen kitâb, sünnet, icmâ, istishâb ve kıyas delilleri ile ihtilaflı kabul edilen sahabe sözü, şer'u men kablenâ, istihsân, maslahat, sedd-i zeri'a ve amel-i ehl-i Medine delilleri işlenmiştir. Dördüncü bölümde; İbn Rüşd'ün delâlet anlayışı kapsamında lafızların, mefhûmun ve karînenin delâletleri konu edinilmiştir. Ayrıca lafızların delâleti kapsamında nass, mücmel-mübeyyen ve zâhir-müevvel lafızların delâleti; mefhûmun delâleti kapsamında da iktizânın, mefhûm-ı muvafakâtın, hitâbın ve emir ile nehyin delâleti ele alınmıştır. Son kısımda karînenin delâleti bağlamında Hz. Peygamber'in, fiil ve takrîrlerinin delâleti konusu ele alınmıştır. Çalışmamızın beşinci bölümünde ise, İbn Rüşd'ün ictihad ve taklid anlayışı, şer'î delillerin sıralaması ve tearuz konuları işlenmiştir. Bunların yanında, her bölümde ele alınan usûl konularının furû fıkha yansıması örneklendirilerek İbn Rüşd'ün fıkıh anlayışındaki usûl furû ilişkisi Mâlikî mezhebi ile mukayeseli olarak ortaya konulmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Filibeli Halil Fevzi Efendi'nin El-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri bağlamında beyân ilmi
Sabri Yıldırımer
Ebü'l-Kâsım es-Semerkandî'nin (ö. 888/1483'ten sonra) mecaz ve istiâre konularına dair yazmış olduğu Ferâ'idü'l-fevâ'id adlı meşhur risâlesi üzerine, Isâmüddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538) tarafından Şerhu Risâleti'l-istiâre isminde bir şerh yazılmıştır. Bu çalışma, İsferâyînî'nin şerhi üzerine Halil Fevzi Efendi tarafından kaleme alınan el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ şerhi 'Isâmi'l-Ferîde adlı eseri inceleyerek, belâgat ilminin beyân kısmına olan katkılarını ele almaktadır. Filibeli Halil Fevzi Efendi, XIX. yüzyılın müstesna şahsiyetlerinden biri olarak, hem tedrisât hem de telifât sahasında sergilemiş olduğu faaliyetleriyle, Osmanlı ilim dünyasının önemli ilim halkalarından biri olmuştur. Halil Fevzi Efendi'nin bu eseri iki cilt olup yaklaşık bin sayfadan oluşmaktadır. Müellif eserine 1860 senesinde başlamış ve kadılık görevi yapmış olduğu yerlerde yazmaya devam ederek 1870 tarihinde İstanbul'da tamamlamıştır. Fevzi Efendi hâşiyesinde, belâgat ilminin beyân özelinde temel kavramlarını ve inceliklerini geniş bir şekilde ele almakla beraber belâgat ilminin diğer kısımlarına da nadiren değinmiştir. Fevzi Efendi, eserinde belirli bir konuyu ele alırken, sıkça sarf, nahiv, iştikâk, mantık, felsefe, kelâm gibi başka bir konulara geçiş yaptığı görülmüştür. Bu geçişlerin, eserin bütünlüğünü ve akışını etkileyerek, okuyucunun dikkatini farklı yönlere çektiği gözlemlenmiştir. Bu sayede İslâmî ilimler arasında geniş bir bağ kuran müellif, yapmış olduğu derinlemesine analizler ile multi disipliner bir eser ortaya koymuştur. Müellif bir tartışmayı ele alırken ilk önce kelimeleri tek tek analiz edip farklı disiplinlerle harmanlayarak sonuca en doğru şekilde ulaşmayı amaçlamıştır. Kimi yerde ise farklı görüşlere değinmeden konuya devam etmiştir. Eser bu yönüyle, Osmanlı döneminin ilmî derinliğini ve entelektüel seviyesinin yüksekliğini gözler önüne sermiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Susurluk havzası özelinde kayıp veri ve kuraklık analizi
Tuğçe Hırca
Kuraklık, en karmaşık ve en yıkıcı doğal afetlerden biridir. Kuraklık etkileri, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi sayesinde en aza indirilebilmektedir. Optimum su kaynakları yönetimi için hidrolojik analizlerden güvenilir sonuçlar elde edilmelidir. Güvenilir sonuçlar ise hidrolojik ve istatistiksel analizlerde kullanılacak veri envanterinin eksiksiz olması ile yakından ilişkilidir. Bu çalışma, Susurluk Havzası örneği üzerinde kayıp veri ve kuraklık analizi olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, hidroloji literatürü için kayıp veri metodolojisi geliştirilerek havzanın istatistiki yapısına en uygun atama yönteminin belirlenmesi amaçlanmıştır. İkinci bölümünde ise geleneksel ve yenilikçi yöntemler ile havzanın kuraklık risk durumunun detaylı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Kayıp veri metodolojisinde; gerçek veri setlerinin kayıp veri miktarı, kayıp veri deseni ve kayıp veri mekanizmaları dikkate alınarak simüle veri setleri oluşturulmuştur. Simüle veri setlerindeki kayıp verilerin tahmininde basit atama teknikleri, Beklenti Maksimizasyonu (BM) ve k-En Yakın Komşu (kNN) algoritması kullanılmıştır. Gerçek veri setlerinin istatistiksel yapısına benzer olan simüle veri setleri için en uygun kayıp veri atama yöntemi farklı değerlendirme kriterlerine göre belirlenmiştir. Bu sayede, gerçek veri setlerindeki kayıp verilerin tahmininde en etkili yöntem kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, istasyon seçiminin ve normallik varsayımının BM performansına etkisi oluşturulan çeşitli senaryolarla incelenmiştir. Belirtilen metodolojiye uygun olarak verilerdeki kayıp değerler tamamlanmıştır. Kuraklık analizleri yapılmadan önce, verilerdeki tutarsızlık ve kırılmalar homojenlik testleri ile değerlendirilmiştir. Ardından kısa (1-3 ay), orta (6-9 ay) ve uzun (12-24 ay) zaman ölçeklerinde Standart Yağış İndeksi (SYİ), Standart Yağış Evapotranspirasyon İndeksi (SYEİ), Z-Skor İndeksi (ZSİ) ve Gerçek Yağış İndeksi (GYİ) hesaplanmış ve ekstrem kuraklıklar belirlenmiştir. Kuraklık indeks değerlerinin içsel bağımlılıkları incelenmiş ve kuraklık trendlerini belirlemek amacıyla parametrik olmayan Modifiye edilmiş Mann-Kendall (mMK) testi, grafiksel trend analizi için Yenilikçi Trend Analizi (YTA) yöntemi ve Yenilikçi Trend Anlamlılık Testi (YTAT) kullanılmıştır. Çalışmada, kayıp verilerin tamamlanmasında en etkili yöntemin BM olduğu, genelleştirilmiş ekstrem değer (GED) dağılımının havza yağışını Gamma dağılımından daha iyi temsil ettiği belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Çoklu spor oyunlarının farklı etkilerinin incelenmesi
Savaş Erel
Çoklu spor oyunları, genellikle milli takımların yer aldığı ve çeşitli spor dallarında yarıştığı organize bir spor etkinliğidir. Düzenlenen çok sayıda etkinliğe uyum sağlamak için, tek bir spor etkinliğinden daha uzun olmak üzere birkaç hafta boyunca yapılabilmektedir. Kültürel miras ise insanların içinde yaşadıkları kültüre bağlı olarak geçmişini, fikirlerini ve kültürel kimliklerini tanımlamak için ortaya çıkan sosyal bir olgudur. Ayrıca, soyut ve somut miras şeklinde ele alınmaktadır. Bu çerçevede araştırmamızın amacı; çoklu spor oyunlarının sosyal, politik, ekonomik, çevresel ve spor etkilerinin incelenmesine yönelik "Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeğinin" geliştirilmesi, uygulanması ve farklı etkilerinin demografik değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma, tarama modelinde olup, ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanmasından oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini; 2017 yılında Samsun Şehrinde düzenlenen 23. Yaz İşitme Engelli Olimpiyat Oyunları ile 2022 yılında Konya Şehrinde düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunlarına izleyici olarak katılan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise ilgili organizasyonlara izleyici olarak katılanlardan basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 574 birey oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak; katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini belirlemeye yönelik 7 sorudan oluşan "kişisel bilgi formu" ve araştırma sürecinde geliştilen 5 li likert şeklinde 30 soru ve 6 alt boyuttan oluşan "Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği" dir. Katılımcıların demografik özellikleri frekans ve yüzde olarak özetlenmiştir. İstatistiksel değişkenler için T testi, korelasyon testi ve ANOVA testi yapılmıştır. Ayıca parametrelerin büyüklüğü korelasyonu göstermiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Katılımcıların; cinsiyet durumlarına göre olumlu çevre, eğitim durumlarına göre Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği alt boyut ve toplam puan ortalamalarında, yarışmaların yapıldığı il değişkenine göre çoklu spor oyunları etki ölçeği alt boyutlarından olumsuz çevre dışında yer alan alt boyut ve toplam puan ortalamalarında, mesleki durumuna göre olumlu ve olumsuz çevre alt boyutları dışında yer alan alt boyutlarda, çoklu spora katılma durumu değişkenine göre olumsuz çevre dışında yer alan alt boyutlar ve toplam puan ortalamalarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yaş değişkeni ile Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği toplam ve alt boyutlarına göre; "yaş" ile "sosyal" arasında düşük ve pozitif yönde, "yaş" ile "politik" arasında düşük ve pozitif yönde, "yaş" ile "spor" arasında düşük ve negatif yönde, "yaş" ile "ekonomi" arasında düşük ve negatif yönde, "yaş" ile "ölçek toplam" puanları arasında düşük ve negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, çoklu spor oyunları etki ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir şekilde ölçüm yapabilen bir ölçme aracı olduğu, "Çoklu Spor Oyunları Etki Ölçeği" uygulaması sonucunda bu oyunların sosyal, spor, politik, ekonomi, olumlu çevre ve olumsuz çevre faktörlerinin şehirlerde yaşayan halk üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çoklu spor oyunları, kültürel miras, organizasyon.
