Yazarlar
- Abdurrahman Ece(1)
- Abdussamet Varlı(1)
- Ahmet Mahmut Gözün(1)
- Ali Kemal Seyis(1)
- Alper Abca(1)
- Aydın Önal(1)
- Ayhan Kurt(1)
- Bahar Zeze(1)
- Bayram Yurtvermez(1)
- Burakhan Aydemir(1)
- Büşra Yılmaz(1)
- Cihan Gürbüz(1)
- Emre Boz(1)
- Emre Topcuoğlu(1)
- Fatih Köksal(1)
- Gökşad Cemil Kotan(1)
- Hakan Kırkbir(1)
- Hamdi Türkoğlu(1)
- Hamza Kaya(1)
- Hasan Yerkazan(1)
- Lütfi Özbey(1)
- Mazhar Tunç(1)
- Mehmet Yönal(1)
- Merve Şişman(1)
- Metin Ayvazoğlu(1)
- Mine Ayyıldız Özer(1)
- Murat Kaya(1)
- Necip Sefa Demir(1)
- Nurullah Oruç(1)
- Ramazan Ünsal(1)
- Sabri Yıldırımer(1)
- Savaş Erel(1)
- Selçuk Çimen(1)
- Serkan Varol(1)
- Süheyb Okur(1)
- Taha Alperen Haçkalı(1)
- Talha Sert(1)
- Tuncay Kıratlı(1)
- Tuğçe Hırca(1)
- Uğur Aydemir(1)
Yayınlar
- Doktora TeziAçık Erişim2024Çeşitli antrenman metotlarının taekwondocularda bazı biyomotor ve fizyolojik özelliklere etkisi
Burakhan Aydemir
Bu çalışmanın amacı, çeşitli antrenman metotlarının taekwondocularda bazı biyomotor ve fizyolojik özelliklere etkisini incelemektir. Kontrol gruplu deneysel model kullanılarak yapılan bu çalışmada 3 farklı araştırma grubuyla uygulama yapılmıştır. Araştırma gruplarının tümü 2023 yılında aktif olarak taekwondo sporunda lisanslı sporcu olmakla birlikte Trabzon ilinde ikamet eden müsabık sporculardan oluşmaktadır. Katılımcıların yaş guruplarının belirlenmesi ise ulusal/uluslararası turnuvalarda en fazla sporcunun katılım sağladığı gençler kategorisinde (14-17 yaş) yarışmacı olmalarına dikkate alınmıştır. Bu gruplar Deney Grubu 1 (taekwondoya özgü pliometrik antrenman), Deney Grubu 2 (taekwondoya özgü direnç lastiği antrenmanı) ve Kontrol Grubu (taekwondo antrenmanı) olarak adlandırılarak rastgele atama yapılarak belirlenmiştir. İlgili gruplara uygulanan 8 haftalık antrenman döneminin öncesinden ve sonrasında 20 metre sürat testi, 5-10-5 çeviklik testi, dikey sıçrama testi, stork denge testi, rast test, yoyo testi, taekwondo tekme frekansı performansı ve taekwondo elektronik yelek vuruş testleri uygulanmıştır. Gruplardan elde edilen verilerin SPSS (25. sürüm) yazılımıyla tanımlayıcı analizlerinin yapılmasının ardından araştırmada yer alan pliometrik, direnç ve kontrol gruplarının biyomotor ve fizyolojik gelişimlerinin grup içi (ön test-son test) karşılaştırmalarında wilcoxon işaretli sıralar testi, grupların ön ve son testlerinin gruplararası karşılaştırmalarında ise kruskal wallis testi kullanılmıştır. Kruskal wallis testi sonucunun anlamlı çıktığı durumlarda farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla posthoc çoklu karşılaştırma testlerinden düzeltilmiş bonferroni kullanılmıştır. Biyomotor test sonuçları incelendiğinde denge ve eseklik parametreleri taekwondoya özgü direnç lastği ile antrenman yapan grup lehine sonuçlar göstermiştir. Fizyolojik test sonuçları incelendiğinde, max güç, yorgunluk indeksi, relative güç ve maxVo2 parametreleri pliometrik antrenman yapan grup lehine sonuçlar geöstermiştir. Elektronik yelek vurş testi gruplar arası farklılıkların incelendiği sonuçlara göre ise palding ve yopchagi tekiklerinde direnç lastiği ile antrenman yapan grup lehine sonuçlar görülürken, burgu palding tekniği pliometrik antrenman yapan grubun lehine sonuçlar göstermiştir. Sonuç olarak; direk ve patlayıcı vuruşların yapıldığı teknikler için taekwondoya özgü direnç lastiği antrenmanlarının etkisi bulunurken, atletik ve dönerek yapılan daha zor vuruşlarda pliometrik antrenmanların etkisi bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Taekwondo, direnç lastiği, pliometrik, performans.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Anadolu merinosu kuzu rasyonlarına farklı oranlarda ilave edilen graviola yağ ekstresinin besi performansı ve adipokin, serebral, kardiyak, bağırsak ile mitokondriyal fonksiyon yanıtının sirkadiyen değişimi üzerine etkisi
Gökşad Cemil Kotan
Sirkadiyen ritim, 24 saatlik bir döngü boyunca fizyolojik süreçleri içeren organizmanın yaşadığı fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişikliklerdir. Sirkadiyen ritim, enerji metabolizması, uyku-uyanıklık döngüsü, vücut sıcaklığının düzenlenmesi gibi birçok fizyolojik süreçler ile fizyolojik sistemlerin düzenlenmesinde anahtar rol oynamaktadır. Sirkadiyen ritim, yaşamın her aşamasında mevcut olup hayvanların endokrin sistemi, sindirim sistemindeki fizyolojik rolü ve büyüme performansı ile yakından ilişkili olması nedeniyle hayvanların sağlıklı büyümesi ve gelişimi için kritik öneme sahiptir. Işık döngüsündeki değişiklikler, yetersiz aydınlatma, yem ve su kısıtlaması, yüksek sıcaklık, hastalıklar gibi stres faktörleri sirkadiyen ritim bozukluğuna yol açan başlıca etmenlerdir. Sirkadiyen ritim bozukluğu, kuzuların büyüme ve gelişiminde yavaşlama, iştah metabolizmasını etkileyerek yem tüketiminde azalma, üreme performansında düşüş, davranış bozukluklarına (aşırı hareketlilik) ve immun sistemde zayıflama neticesinde hastalıklara yol açabilmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler, endokrin sistem üzerinden hormon salınımı ile sirkadiyen ritim üzerinde düzenleyici etkiye sahiptirler. Mucizevi besin olarak atfedilen Graviola (Annona muricata L.), antioksidan, antimikrobiyal ve antienflamatuvar, antihelmintik, antipiretik, sedatif, antispazmodik etkileriyle geleneksel tamamlayıcı tıp alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Anadolu Merinosu kuzu rasyonlarına farklı oranlarda ilave edilen graviola yağ ekstresinin besi performansı ve adipokin, serebral, kardiyak, bağırsak ile mitokondriyal fonksiyon yanıtının sirkadiyen değişimi üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu kapsamda çalışmanın hayvan materyalini 2.5 aylık yaşta 48 adet Anadolu Merinosu ırkı erkek kuzu oluşturmaktadır. Çalışma her grupta 12 adet hayvan olacak şekilde 1 kontrol (G0), 3 kuzu besi denemesi (G200, G400 ve G600) olmak üzere 4 gruptan oluşmaktadır. Çalışmanın grupları ise kuzu besi rasyonlarına graviola yağ ekstresi ilavesine göre sırasıyla G0 (kontrol, graviola yağ ekstresi uygulanmayan grup), G200 (200 ppm oranında ilave edilen grup), G400 (400 ppm oranında ilave edilen grup) ve G600 (600 ppm oranında ilave edilen grup) şeklinde oluşturulmuştur. Çalışma 2023 yılı Mart-Mayıs ayları arasında, 10 gün süreyle adaptasyon ve VI 60 gün süre ile besi denemesi olmak üzere toplamda 70 gün sürmüştür. Araştırma süresince doğal fotoperiyot altında, gece muayenesini kolaylaştırmak için 2 lüksten daha az şiddetli loş ışık sürekli olarak açık kalmıştır. Besi performansı üzerine Graviola yağı ekstresi etkisini incelediğimizde dönemsel olarak farklılıklar olsa da, 0-60 günlerde yem tüketimi üzerine etkisinin olmadığı (p>0,005) kontrol grubuna kıyasla canlı ağırlık artışı (CAA) üzerine etkisinin olmadığı ancak canlı ağırlık (CA) G400 ppm, yemden yararlanma oranı (YYO) üzerine ise G200 ppm dozunun etkili olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak G400 dozu 60. günde graviola yağ ekstresi uygulamasının güvenli olmasının yanı sıra sirkadiyen ritim düzenleyicisi protein BMAL1 ve melatonin hormonu ile vücut kondüsyon skoru (VKS) düzenleyici rolü irisin hormonu düzeyleri üzerinde etkili olduğu, en yüksek canlı ağırlık düzeyi üzerinde etkili ve faydalı olabileceği kanaatine varılmıştır. Sirkadiyen değişimi incelemek amacıyla araştırmanın 0., 15., 30., 45. ve 60. günlerinde 07:00, 13:00, 19:00, 01:00, 07:00 zaman dilimlerinde kuzuların vena jugularis'inden kan serum örnekleri alındı. Alınan kan numunelerinden elde edilen serum örneklerinde apelin, irisin, visfatin, melatonin, Beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF), Beyin ve kas ARNT-benzeri protein 1 (BMAL1), Beyin Mitokondriyal Taşıyıcı Protein-1 (BMCP1), Mitokondriyal-türevli peptid (MOTSc), Kardiyak troponin I (cTnI), Glukagon-Benzeri Peptid-1 (GLP-1), Glukagon-Benzeri Peptid-2 (GLP-2) düzeyleri ELİSA yöntemiyle incelendi. Serum örnekleri, analiz gerçekleşinceye kadar -80 C°'de saklandı. Çalışmaya ait veriler IBM SPSS 22 Statistics programında verilerin normal dağılımı kontrol edilerek ortalama ve standart hata olarak belirtilmiştir. Elde edilen veriler general lineral model multivariate (apelin, irisin, visfatin, melatonin, BDNF, BMAL1, BMCP1, MOTS-c, cTnI, GLP-1, GLP-2) analizi yapılmıştır. Ortalamalar arasındaki farkları karşılaştırmak için Duncan'ın çoklu karşılaştırma testi uygulanarak istatistik önemlilik değeri p değeri <0,05 anlamlı olarak kabul edildi. Deneme çalışma BMAL1 (saat: 13:00), BMCP1, GLP1, GLP2, irisin, MOTS-c, visfatin, melatonin (saat 01:00) değerleri üzerine incelendiğinde G400 katkı dozunda saat 19:00'da 60 günde etkili olurken, apelin (saat 19:00), cTnI (saat 13:00 ve 07:00'de) G600 dozunda saat 13:00'de 60 günde en iyi sonuçlar elde edilmiştir. BDNF üzerine G200 dozunda saat 19:00 ile 13:00'de 60 günde elde edilirken, canlı ağırlık üzerine G400 dozunda ve canlı ağırlık artışı linear olarak artış göstererek 60. günde en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca, apelin hormon düzeyinin ölçülmesi, glukoz, insülin ve enerji metabolizmasındaki rolü nedeniyle beslenmenin etkisi; irisin, VKS düzenleyici rolü nedeniyle beslenmeye bağlı canlı ağırlık ve VKS'nin değerlendirilmesi, melatonin, sirkadiyen ritim düzenleyici hormon olması nedeniyle sirkadiyen, BDNF, serebral yanıtın incelenmesi, MOTSc ve BMCP1, mitokondriyal fonksiyon değerlendirilmesinde, cTnI, kuzularda miyokardiyal hasarın belirlenmesinde kardiyak yanıtın değerlendirilmesi, GLP-1 ve GLP-2'nin bağırsak yanıtının incelenerek gastrointestinal sistemin değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Ancak, bu alanda daha kapsamlı ve moleküler düzeyde araştırmaların yapılmasının gerekli olduğu, sirkadiyen ritim düzenleyicisi BMAL1'in sirkadiyen ritim süreçlerinin değerlendirilerek beslenme programlarının oluşturulması, etkinliğin incelenmesinde ve besi performans yönetimi süreçlerinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Nöroteoloji bağlamında Kur'an okumanın serebral (creb) ve kortizol yanıtı üzerine etkisinin incelenmesi
Süheyb Okur
İnancın ve ibadetlerin insanlar üzerindeki etkileri konusunda pek çok araştırma yapılmıştır. Son yıllarda bu araştırmalar sadece teolojik alanla sınırlı kalmamış, çeşitli bilim dalları tarafından da sürdürülmüştür. Bu bilim dallarından biri de "Nöroteoloji" dir. Mevcut bilimsel gelişmeleri dini tecrübeyi anlamak için kullanan nöroteoloji hem nöroloji hem de teolojinin verilerinin kullanıldığı bir alt alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Nöroteoloji çalışmaları temelde beynin bazı bölgelerinin doğrudan Tanrı deneyimi veya dini ve manevi deneyimden sorumlu olduğu temel hipotezinden hareket etmekte ve genel olarak inanç ile beyin arasında bir ilişki olup olmadığını incelemektedir. Bu noktada Kur'an okumanın beyindeki Creb ve Kortizol yanıtına etkisini incelemeye yönelik yapacağımız doktora çalışmamız nöroteolijik açıdan önem arz etmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Derviş Zaim sinemasında şamanın yolculuğu
Fatih Köksal
Derviş Zaim, 1990'lı yıllarda ana akım Türk sinemasına alternatif olarak beliren sanat sinemasının, yaygın adıyla "Bağımsız Sinema"nın temsilcilerindendir. Derviş Zaim sineması, "Bağımsız Sinema"nın genel niteliklerini taşımakla birlikte özgün bir sinema estetiği arayışıyla kültürel kodlardan ve geleneksel anlatı formlarından hem biçimsel hem de içeriksel anlamda beslenme bilinci ile çağdaşlarından ayrışmaktadır. Bu yönelimini otantik temsil ve yüzleşme kavramları ile açıklayan yönetmenin hem etik hem estetik anlamda bir iyileştirme idealinin peşinde olduğu söylenebilir. Dolayısıyla Derviş Zaim'in ele aldığı kültürel, toplumsal, politik, ekolojik sorunlara bağlı olarak filmografisinde yaygın bir tema şeklinde beliren hastalıklar, adeta mitik bir yolculuğun sonunda hakikatle yüzleşme ile ulaşılacak bir erginlenmeyle ve tedavi ritüeliyle iyileşmektedir. Filmlerindeki kahramanların arayış süreci ve bu süreci destekleyen mitsel motiflerin eski Türk dini ve şamanın yolculuğu ile ilgili oluşuna dair tespitlerimiz, bu tezde Derviş Zaim'in kurmaca filmlerine yönelik mitolojik bir içerik analizi yapmamızın sebebini oluşturmaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Helal gıda standartlarının İslam hukuku açısından değerlendirilmesi
Taha Alperen Haçkalı
İnsanın en temel haklarından biri, inancının gerekliliklerine uygun bir yaşam sürme hakkıdır. Müslümanlar da özellikle modern yaşamın giderek karmaşık bir hale gelmesiyle birlikte helal beslenme ihtiyaçlarını daha güvenilir şekilde karşılamak amacıyla bir helal belgelendirme sistemi oluşturmuştur. Helal belgelerinin esas aldığı kurallar bütünü ise helal standartlardır. Helal standartlar, farklı uzmanlık alanından kişilerin bulunduğu teknik komiteler tarafından oluşturulmaktadır. Bu çalışmada, dünyada öne çıkan helal gıda standartlarından; İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde hazırlanan ve Türk Standardları Enstitüsünün helal belgelendirmede (TS OIC/SMIIC 1:2019 adıyla) referans aldığı Helal Gıda İçin Genel Gereklilikler (OIC/SMIIC 1:2019) standardı, Malezya'nın resmi olarak yayımladığı Helal Gıda- Genel Gereklilikler (MS 1500:2019) ile Helal Et ve Kümes Hayvanları Üretimi için Malezya Protokolü, Singapur'un resmi olarak yayımladığı Helal Sisteminin Geliştirilmesi, Uygulanması ve Yönetimi için Genel Kılavuz (MUIS-HC-S002) ile Helal Gıdaların İşlenmesi ve Elleçlenmesine Yönelik Genel Kurallar (MUIS-HC-S001) ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Standardizasyon Örgütü tarafından yayımlanan, Helal Gıda - Bölüm 1: Genel Gereklilikler (GSO 2055-1:2015) ile İslami Kurallara Göre Hayvan Kesim Gereklilikleri (GSO 993:2015) standartları İslam hukuku çerçevesinde değerlendirilmiştir. Genel olarak helal gıda standartları ve İslam hukuku birlikte ortaya koyulmaya çalışılarak helal gıda standartları ile fıkıh ilişkisinin daha net anlaşılması sağlanmıştır. Helal gıda standartlarının; helal, haram hayvanlar, bayıltma yöntemleri, hayvan kesimi gibi temel konularda belirlemiş olduğu kurallar, Hanefî, Şafiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin bu konulardaki görüşleri kapsamında ele alınmıştır. İzlenilen bu yöntem sonucunda hem standartların benzer ve farklı yönleri hem de standartlarda belirlenmiş olan gerekliliklerin fıkhî karşılıkları ortaya konulmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Hadîs ve belâgat ilişkisi
Necip Sefa Demir
İslâmî ilimlerin en önemlilerinden sayılan hadîs ililmlerinin belâgat ilimleri ile ilişkisinin tespiti ve belâgatın, hadîslerin anlaşılmasındaki rolü ve etkisinin ortaya konması son derece mühimdir. Bu gaye ile giriş ve üç bölümden oluşan bu çalışmanın girişinde genel bilgiler ve kavramlar ile bu ilişki tanıtıldıktan sonra ilk bölümünde hadîs ilimlerinin belâgat ilimleriyle ilişkisi ve bunların etkileşimi çeşitli yönlerden ele alınarak örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde ise meânî, beyân ve bedî' ilimlerinden oluşan belâgat ilimlerinin hem genel olarak tanıtılması hem de hadîslerdeki tezâhürü ve onların doğru anlaşılmasına etkileri örneklerle belirtilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda Resûlullah'ın (s.a.s.) kullandığı tespit edilen edebî/belâgî sanatlar müstakil bir bölüm olarak sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise ilk bakışta anlaşılması müşkül olan ancak belâgat ilimleri sayesinde Kur'ân ve Sünnet ile teâruz etmeyecek şekilde doğru bir anlama kavuşturulan hadîsler ele alınarak açıklanmaya ve belâgat ilimlerinin, hadîslerin doğru anlaşılmasındaki rolünün ortaya konulmasına çalışılmıştır. Neticede bu iki esas ana ilmin birbirleriyle girift bir ilişki içinde olup bağımsız düşünülemeyeceği ve çoğu belîğ/vecîz olarak günümüze ulaşan hadîslerin de belâgat bilgisi ve bakışı olmadan doğru anlaşılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Asıl hadisler bağlamında Buhârî'nin şartları
Zeyd Taban
Tasnif döneminin başlamasıyla birlikte İslami ilimlerle ilgili bâblara asıl olacak hadisler de hadis müellifleri tarafından belirlenmeye başlamıştır. Şüphesiz belirlenen bu asıl hadisler müelliflerin gözettiği kriterlere göre değişiklik arz etmektedir. Bu noktada hadis ilimleri içerisinde önemli bir konumu bulunan Buhârî'nin asıl hadislerin tespiti konusundaki yerinin ve farkının ne olduğunun incelenmesi çalışmanın çıkış noktası konumundadır. Bu sebeple çalışmada bir hadisin bir bâba asıl olması için Buhârî'nin gerekli gördüğü asgari şartların ne olduğunun Sahîh'e aldığı ve Sahîh dışında bıraktığı hadisler üzerinden incelenmesi hedeflenmiştir. Buna göre çalışma asıl hadis terimiyle kastedilen mananın, çalışmanın amacı ve hedeflerinin netleştirildiği giriş bölümüyle başlamaktadır. Birinci Bölüm'de tarihi süreç içerisinde Buhârî'nin şartlarıyla ilgili dile getirilen tespitlerin değerlendirmesi yapılmış, ricâle indirgendiği görülen şartlar yeniden gözden geçirilmiş, somut verilerle elde edilen metin ve isnâdla ilgili şartlar ortaya konmaya çalışılmış ve bunların asıl hadisle irtibatı incelenmiştir. İkinci Bölüm'de Buhârî'nin kendi dönemi ve ondan öncesi ile mukayesesi yapılarak onun asıl hadislerle ilgili tasarrufları, bu husutaki farklı yönleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca burada başka müelliflerin asıl olarak kabul ettiği ancak Buhârî'nin Sahîh'ine almadığı hadislerin Buhârî açısından ne anlama geldiği tartışılmış, onun bu konudaki farkının somut şekilde görülebilmesi için kitabına aldığı hadislerden çok, almadığı asıl hadislerin incelenmesinin önemi vurgulanmıştır. Üçüncü Bölüm'de başka muhaddisler tarafından asıl kabul edilip Buhârî'nin Sahîh'ine almadığı hadislerin herhangi bir illeti haiz olup olmadığı örnek rivayetler üzerinden incelenmiş ve bunun "sahih hadis" konusuyla irtibatı araştırılmıştır. Böylece çalışma Buhârî'nin kitabına aldığı hadislerde gözettiği şartlar konusunu "asıl hadisler/asıllar" üzerinden ele alarak ve buna "Buhârî'nin almadığı asıl hadisler" konusunu da dâhil ederek farklı bir perspektif ortaya koymaya çalışmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Sporcularda sirkadiyen ritmin aerobik ve anaerobik performans üzerine etkisi
Cihan Gürbüz
Çalışmanın amacı, günün farklı saatlerinde yapılan egzersizin etkisini araştırmak ve arasındaki uyum sürecine bakılmıştır. Araştırma Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören erkek öğrenciler üzerinde 15 sabah egzersiz grubu (SEG), 15 akşam egzersiz grubu (AEG) 15 kontrol grubu (KG) olmak üzere toplamda 45 katılımcı gönüllü katılımı ile yapılmıştır. Çalışmaya gönüllü katılan 45 erkek sporcu (Yaş: 20,93±0,37 yıl; Vücut Ağırlığı: 71,28±0,98 kg; Boy Uzunlukları: 1,77±0,015 cm) katıldı. Katılımcılar 45 gün boyunca aerobik ve anaerobik kapasite gelişimine yönelik devir antrenmanı yapmışlarıdır. Antrenmanlar (pazartesi, çarşamba ve cuma) olarak belirlenmiştir. Katılımcılar antrenmana başlamadan önce ön test, 15 gün sonra ara test ve 45 günün sonunda son test alınmıştır. Antrenmanlara başlamadan öncesinde antrenmanların arasında ve sonunda Cooper testi, Dikey sıçrama, T-testi, Vücut sıcaklığı, Kan basıncı, Kalp atım hızları (KAH) alınmıştır. Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 24.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Demografik verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel testler (Ortalama, Minimum, Maksimum, Standart Sapma) uygulanmıştır. Verilerin normallik dağılımları shapiro wilk testi ile sınanmıştır. İlişkili gruplarda normal dağılım gösteren değişkenler arasındaki farklar, tek yönlü anova, normal dağılmayan değişkenler ise wilcoxon sıralı işaret ile belirlenmiştir. İlişkisiz gruplarda normal dağılım gösteren değişkenler farklar tekrarlı ölçümler anova ile normal dağılmayan değişkenler ise Kruskal Wallis H testi ile belirlenmiştir. İstatistiksel anlamlı farklılık p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Analizler sonucunda ön-ara ve son test sabah alınan ölçümlerde SEG Cooper ve dikey sıçramada anlamlı fark bulunurken AEG cooper, vücut sıcaklığı, KAH ve kan basıncında p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Akşam alınan ölçümlerde SEG ve AEG grubun Cooper testinde anlamlı fark bulunurken KG kan basıncında ve KAH p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Ön test sabah ölçümlerinde Cooper ve kan basıncında anlamlı farklılık görülürken akşam ölçümlerinde Cooper, dikey sıçrama, vücut sıcaklığı ve kan basıncında p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Ara test sabah testlerinde Cooper, t-testi, dikey sıçrama, vücuy sıcaklığı ve KAH anlamlı farklılık bulunurken akşam ölçümlerinde Cooper testi, dikey sıçrama ve vücut sıcaklığında p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Son test sabah ölçümlerinde Cooper, t-testi, dikey sıçrama, vücut sıcaklığı ve KAH anlamlı farklılık bulunurken akşam ölçümlerinde t-testi, dikey sıçrama, vücut sıcaklığı ve KAH p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak, sporcular üzerinde yapılan antrenman doğrultusunda sabah egzersiz grubu ve akşam egzersiz gruplarının sirkadiyen ritmin etkisinin olduğu görülerek aerobik ve anaerobik performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği söylenebilirken kontrol grubu üzerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Aerobik, anaerobik, sirkadiyen ritim, performans.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Güreş antrenörlerinin algıladıkları liderlik stilleri ile örgütsel bağlılık, iş tatmini ve yaşam kalite düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Hakan Kırkbir
Araştırma güreş antrenörlerin algıladıkları liderlik stilleri ile örgütsel bağlılık, iş tatmini, yaşam kalitesi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ilinde güreş antrenörlük görevini aktif olarak sürdüren kişiler çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanması adına 5 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği, Örgütsel Bağlılık Ölçeği, İş Tatmini Ölçeği ve Yaşam Kalitesi Ölçeği. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu çalışmanın analiz sürecinde SPSS (26. Versiyon) kullanılmıştır. Testlerden t-testi, MANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ise; cinsiyet, eğitim durumu, milli sporcu olma, spor branşı türü ve görev yapılan bölge değişkenlerinde farklılık bulunmamıştır. Ancak dönüşümcü liderlik alt boyutunda; yaş, medeni hal, antrenörlük kademesi, görev yapılan kurum ve görev süresi değişkenlerine bağlı istatistiki açıdan anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. İşlemci liderlik alt boyutunda; yaş, algılanan gelir durumu, antrenörlük kademesi, görev yapılan kurum ve görev süresi değişkenlerine bağlı istatistiki açıdan anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Örgütsel bağlılık değişkeninde ise; yalnızca algılanan gelir durumu, antrenörlük kademesi ve görev süresi değişkenlerinde istatistiki açıdan anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre güreş antrenörlerinin algıladıkları liderlik stilleri ile örgütsel bağlılık, iş tatmini ve yaşam kalitesi düzeyleri arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak dönüşümcü ve işlemci liderlik stillerinin algılanması ile araştırma grubunun örgütsel bağlılık, iş tatmini ve yaşam kalitesi (bedensel alan, sosyal alan ve çevre) alanlarının da etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler; Antrenör, güreş, liderlik stili, örgütsel bağlılık, iş tatmini, yaşam kalitesi.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisi: Gürcistan örneği
Aydın Önal
Araştırmada, dijital metin yazarlığının iki dilli ortaokul (Gürcistan örneği) öğrencilerinin çevrim içi yazma becerilerine ve yazmaya ilişkin duyuşsal özelliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde ön test ve son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel bölümünde olgubilim (fenomenoloji) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Gürcistan'daki bir Türk okulunun 8. sınıfında öğrenim gören iki dilli 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uygulama süreci, 20 haftada tamamlanacak biçimde, ön ve son test dahil toplam 48 ders saati boyunca hem yüz yüze hem de çevrim içi ortamlarda yapılmıştır. Uygulama süreci, Yazarlık ve Yazma Becerileri seçmeli dersinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Metinleri Değerlendirme Ölçeği", "Elektronik Yazma Alışkanlığı Ölçeği" ve "İki Dilliler İçin Hızlı ve Kademeli Baskın Dil Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği", Yazma Tutum Ölçeği", Yazma Motivasyonu Ölçeği ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin analizi sonucunda, dijital metin yazarlığı öğretimi deney grubu öğrencilerinin çevrim içi yazma başarısını artırdığı görülmüştür. Ayrıca yazma kaygısını düşürdüğü ve yazma motivasyonunu artırdığı belirlenmiştir. Ancak yazma tutumu üzerinde etkili olamadığı tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda dijital metin yazarlığı; çevrim içi yazma becerisini geliştirdiği, yazılı anlatım kurallarının özenli kullanımında ve söz varlığının zenginleşmesinde faydalı olduğu, yazma sürecini iyileştirdiği ve kolaylaştırdığı, düşüncelerin daha rahat ifade edilmesini sağladığı, dijital ortamlarda yazmanın mutluluk verdiği öne çıkan öğrenci görüşleri arasındadır. Sonuç olarak, dijital metin yazarlığı, öğrencilerin çevrim içi yazma becerilerini geliştirdiği ve yazmaya ilişkin duyuşsal yönlerine de katkı sunduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, dijital metin yazarlığı, yazma becerisi, çevrim içi yazma, duyuşsal unsurlar.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Volkanik tüf atıkları kullanılarak üretilen silika aerojel katkılı hafif betonun mühendislik özelliklerinin incelenmesi
Selçuk Çimen
Tez çalışmasında, volkanik tüf taşlardan olan Bayburt Taşı (BT) atıkları ile silika aerojel (SA) sentezi sağlanmıştır. Belirli oranlarda SA'nın hafif betonuna ikamesinin ısı ve ses yalıtımına, dayanımına ve porozite gibi özelliklere etkisi araştırılmıştır. Çalışma ile çevre dostu bir yöntemle üretimi sağlanan, yüksek termal kararlılığa sahip, yalıtım özellikleri iyileştirilmiş hafif betonun inşaat sektörüne kazandırılması hedeflenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında BT atıkları kullanılarak SA sentezi gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada ise SA katkılı hafif beton üretimi gerçekleştirilmiştir. Numunelere fiziksel (birim hacim ağırlık, porozite, su emme, termal iletkenlik ve ultrases geçiş hızı), mekanik (basınç dayanımı) deneyleri uygulanmış ve sonuçlar ANOVA analizi ile yorumlanmıştır. Ayrıca numunelerin yapısal karakterizasyon (XRD, TEM, FT-IR, TGA/DTA ve SEM) analizleri ile optik mikroskop görüntülemeleri gerçekleştirilmiştir. Isı yalıtımının optimum olacağı hafif betonun tespiti için taguchi yöntemi kullanılmıştır. Hafif betonda SA oranı (%0, 1, 2 ve 3), çimento dozajı (300 ve 350) ve karışım suyu oranı (0,40 ve 0,45) parametreleri belirlenerek L8 (41*22) ortagonal dizisi seçilmiştir. Çalışma ile ısı yalıtımının (%3, 350 ve 0,40) seviyeleriyle optimum olacağı belirlenmiştir. (%3) SA ikamesinin hafif betonda: (%46) termal iletkenlik değerini iyileştirdiği, porozitesini (%31,48) artırdığı ve basınç dayanımında (9,72 MPa) azalma yaşanmasına neden olduğu belirlenmiştir. Karakterizasyon incelemelerinde: SA'nın hidrofobik ve iyi adsorpsiyon özellikte olduğu, beton içerisinde SA'nın etrafında gözenekli yapının oluştuğu ve SA konsantrasyonunun artması ile betonda çoklu kristal yapının arttığı, bu artışın malzemenin mekanik dayanımında azalmaya neden olduğu değerlendirilmektedir. Termogravimetik analizinde 1000 °C'de gözlenen kütlen kaybının %0 SA ikamesinde %27'lerde iken %3 SA ikamesi ile bu değerin %21'lere düştüğü gözlenmiş ve bu durum SA ikamesinin artmasının betonda termal durabiliteyi artırdığının göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, yüksek yalıtım özellikli hafif beton elde etmede SA'nın etkisinin büyük olduğunu ve atık BT kullanımının bölge ekonomisini olumlu yönde etkileyeceği değerlendirilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Futbolda COVID-19 pandemisi nedeniyle getirilen beş oyuncu değişikliği kuralının oyun ve oyun aktörleri üzerine etkileri
Serkan Varol
Covid-19 pandemisi tüm alanlarda olduğu gibi futbol branşında da birçok değişime neden olmuştur. Pandemi sürecinde futbolda sporcu sağlığını korumak amacıyla 3 oyuncu değiştirme kuralı geçici olarak 5'e çıkarılmıştır. Daha sonra 5 oyuncu değiştirme kuralı kalıcı hale getirilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, 5 oyuncu değişikliği kuralının oyun ve oyun aktörleri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada uygulandığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Nicel boyutta "Nedensel Karşılaştırma Yöntemi" kullanılmıştır. Nicel analiz, oyun içi değişkenler, oyuncu değişiklik zamanları ve oyuncu sakatlıkları kapsamında sezonların karşılaştırılması şeklinde olmuştur. Nitel Bölümde ise "Durum Çalışması Yöntemi" kullanılmıştır. Nitel araştırmadaki görüşmeler 12 futbolcu ve 12 antrenör ile yapılmıştır. Nicel veriler SPSS.20 programıyla analiz edilmiştir. Nitel veriler Maxqda programıyla kodlama ve temalandırma işlemleri yapılarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada "geçici sakatlık sayıları", "kaleyi bulmayan şut sayısı", "engellenen şut sayısı", "sarı kart sayısı", "toplam pas sayısı", "toplam atak sayısı", "tehlikeli atak sayısı", "oyuncu değiştirme periyotları" değişkenlerinde sezonlara göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde katılımcıların olumlu görüşlerine ilişkin en fazla kodlanan temalar "yorgun oyuncuların sahadan alınması", "antrenöre katkı sağlanması", "oyuncunun özellikleri", "enerjisi yüksek / yorulmamış oyuncuların oyuna dâhil olması", "olumlu etki sağlanması", "daha fazla sayıda oyuncunun oyuna dâhil olması", "yeni giren oyuncunun oyuna etkisi fazla olması" "kadrolarda genişleme", "spor sakatlıklarının azalması", "oyuncuyu koruma", "sporcu sağlığına olumlu etki", "5 oyuncu değişikliğinin yeterli görülmesi" olarak bulunmuştur. En fazla olumsuz kodlama yapılan tema ise "oyun hızının düşmesi" olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, araştırma kapsamında ele alınan sezonların karşılaştırılması ile elde edilen nicel bulgulardan ve araştırma kapsamında yapılan katılımcı görüşmelerinden, kural değişikliğinin yansımalarının olumlu bir düzeyde olduğu ve oyun aktörlerinin kural değişikliğinden genel olarak memnun oldukları söylenebilir. Bu araştırma sonuçlarının kural değişikliğinin olumlu ve olumsuz etkilerini ortaya koyarak futbol sporuna katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023İmgeleme çalışmalarının karatecilerin hedefe yönelik yumruk vuruşları, motor imgeleme becerileri ve proprioseptif duyuları üzerine etkisinin incelenmesi
Emre Boz
Bu araştırmanın temel amacı imgeleme çalışmalarının karatecilerin hedefe yönelik yumruk vuruşları, motor imgeleme becerileri ve proprioseptif duyuları üzerine etkisinin incelenmesidir. Amaç doğrultusunda 15-17 yaş aralığında 31 karate sporcusuyla çalışılmıştır. Araştırma grubu deney ve kontrol grubu olmak üzere ikiye ayrılıp deney grubuna 8 hafta motor imgeleme çalışması uygulanmıştır. Kontrol grubu ise imgeleme çalışmaları yapılmadan yalnızca karate antrenmanı yapmıştır. Bu süreç içerisinde 4 farklı zamanda ölçümler alınmıştır. Parametrelerin ölçümlerinde 3 ayrı ölçüm yapılmıştır. Bunlar; hedefe yönelik yumruk vuruş performans ölçümü, repozisyon testi ve hareketi imgeleme ölçeği uygulanmıştır. Araştırma modeli olarak eşitlenmemiş kontrol gruplu modelden faydalanılmıştır. Verilerin analiz sürecinde ise ilk olarak ilgili verilere ilişkin basıklık ve çarpıklık değerleri hesaplanmıştır. Daha sonra her iki araştırma grubunun da ön test ve son test değerlerine ilişkin Independent Samples t-Testi uygulanmış ve bu testlere bağlı farklılık rastlanan parametrelere ANCOVA uygulanmıştır. Ölçümler arasındaki farklılıkların sınanması adına ise parametrik testlerden Repeated Measur ANOVA ve Paired Simples t-Testi kullanılmıştır. Aynı zamanda bu testlere bağlı değerlerin Bonferroni düzeltmeleri yapılmıştır. Analizlerin neticesinde motor imgeleme çalışmalarının karate sporcularının hedefe yönelik vuruş performans testi puanlarını iyileştirdiği, kontrol grubunda da araştırma sürecinde uygulanan karate antrenmanlarının bu performansı geliştirdiği, ancak son test ölçümleri arasında deney grubunun daha başarılı bir ortalama puan elde ettiği tespit edilmiştir. Geciktirilmiş son test ölçümleri incelendiğinde ise elde edilen puan ortalamasının son test değerlerine oranla daha başarısız olduğu bulunmuştur. Araştırma gruplarının proprioseptif duyu ölçümlerinde deney grubu gibi kontrol grubunun da ortalama puanlarında gelişim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat son test ölçümleri arasında deney grubunun daha başarılı bir ortalama puan elde ettiği tespit edilmiştir. Geciktirilmiş son test ölçümleri incelendiğinde ise karatecilerin omuz eklem duyusu ölçümlerinden elde edilen puan ortalamasının son test değerlerine oranla daha başarısız olduğu bulunmuştur. Son olarak hareketi imgeleme ölçeğine ilişkin hem deney hem de kontrol grubunun kinestetik imgeleme ve görsel imgeleme ölçümlerinde deney grubu gibi kontrol grubunun da ortalama puanlarında gelişim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak son test ölçümleri arasında deney grubunun daha başarılı bir ortalama puan elde ettiği ve bu ortalama puanların neredeyse tam puana yakın değerlerden oluştuğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak kumite antrenmanlarına paralel olarak uygulanan motor imgeleme çalışmalarının karate sporcularının hedefe yönelik yumruk vuruşlarını, motor imgeleme becerilerini ve proprioseptif duyularını geliştirebileceği söylenebilir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Menâr ve Hak Dini Kur'an dili tefsirlerinde Kur'an kıssaları üzerinde yorum farkları
Ali Kemal Seyis
XIX. ve XX. yüzyılda İslâm dünyasının gerilemesi, Batı'nın ise sanayi, teknoloji ve kültürel alanlarda ilerlemesi, İslâmî düşüncenin yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Bu sorgulama, söz konusu dönemde tefsir sahasında kaleme alınmış bazı eserlerde de kendini hissettirmiştir. Bu çalışmada, XIX. yy.'ın sonu, XX. yy.'ın başındaki önemli müfessirlerden; modern yorumlarıyla bilinen, Mısır'da yaşamış Muhammed Abduh ve öğrencisi Reşîd Rızâ'ya ait Menâr Tefsiri'nde yer alan kıssa yorumları ile aynı dönemde Anadolu'daki tanınmış İslâm âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır'ın Hak Dini Kur'an Dili tefsirinde yer alan Kıssa yorumları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, iki eserde yer alan Kur'an kıssaları hakkındaki, farklı yorumlar değerlendirilmiştir. İlmi tefsir metoduyla yapılan kıssa yorumları ise örtüşen yönleriyle ele alınmıştır. Bu özellikleri taşımayan yorumlar çalışmanın kapsamına dâhil edilmemiştir. Birinci bölümde; müelliflerin hayatları, ilmî kişilikleri, sosyal ve siyasî faaliyetleri konu edilmiş, başlıca eserleri kısaca tanıtılmıştır. Ayrıca kıssalarla ilgili temel kavramlar özet halinde verilmiştir. İkinci bölümde, Peygamber Kıssaları üzerine yapılan farklı yorumlar delilleriyle birlikte tespit edilmiş ve her kıssa yorumu sonunda söz konusu deliller üzerinden kısa bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde, şahsiyet, topluluk ve mekânlarla ilgili kıssalar söz konusu edilmiş ve her iki eserde bu kıssalar üzerine yapılmış farklı yorumlar, ikinci bölümdeki usulle değerlendirilmiştir. Bu bölümün sonunda ayrıca Menâr ve Hak Dini Kur'an Dili tefsirlerinde kıssalar hakkında yapılmış benzer ilmi yorumlar tespit edilip değerlendirilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023İbnu'l Cevzî ve Zâdü'l-mesîr adlı tefsirindeki filolojik yaklaşımları
Ahmet Mahmut Gözün
Bu çalışma İbnu'l-Cevzî'nin Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr adlı eserindeki filolojik yaklaşımlarını ele almaktadır. 510/1117 yılı civarında Bağdat'ta doğan İbnu'l-Cevzî, hadis, fıkıh, tefsir ve diğer İslami ilimler sahasında olduğu gibi Arap Dili ve Edebiyatı alanında da birçok eser kaleme almıştır. Tefsir alanında yazdığı eserlerin başında Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr gelmektedir. Müellif eserinde öncelikle tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlere dair görüşlerini izhar ettikten sonra filolojik tahlillere değinmiştir. Eserde, genel itibari ile mütekaddimun ulemasının görüşleri derlenmiştir. Bazen görüşler arası tercihler yapılmıştır. Tefsir, diğer İslami ilimleri ihtiva ettiği gibi kıraat, fonetik, sarf ve nahiv açısından da oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Tefsirde Basra ve Kûfe nahiv ekollerine ait farklı görüşlere de yer verilmiştir. Bu ekollere ait görüşler tarafsız bir şekilde sunulmuştur. Ayetlerin irabı konusunda İrabu'l-Kur'an eserlerinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte kıraatler ve Arap lehçeleri arasındaki irtibat kapsamlı bir şekilde izah edilmiştir. Aynı zamanda iyi bir şair olan müfessir, tefsirinde şiirlerle istişhât etmeye özen göstermiştir. Eserinde kendine ait şiirler de bulunmaktadır. Ancak istişhat ettiği şiirler genelde meşhur şairlere aittir. Şiirlerde geçen manen anlaşılmazı zor kelimeleri bazen açıklamıştır. Görüşlerinden yararlandığı âlimlerin yaptıkları tercihleri zikrederek kendi filolojik değerlendirmelerini zenginleştirmiştir. Böylece eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Filoloji, Sarf, Nahiv, İbnu'l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr
- Doktora TeziAçık Erişim2023Hurûfu'l-me'ânî ve anlam değeri -Tâhâ sûresi özelinde-
Nurullah Oruç
Arap dili ve belagatinde, kelime türlerinden biri olan harflerin ayrı bir yeri vardır. Bu nedenle harflerin Kur'ân'daki fonksiyonunu bilmek, Kur'ân ayetlerini doğru bir şekilde anlamaya katkı sağlayacaktır. Hurûf-u me ânî diye isimlendirilen bu harflerin kullanıldığı anlam, cümledeki konumlarına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu harflerin cümleye kattığı mana inceliği ve etkisi, buna bağlı dil kurallarını bilmekle mümkündür. Bir sûrenin ihtiva ettiği bütün mana harflerini ele alan çalışmaya az rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Arapça metinlerinin ve dolayısıyla Kur'ân ayetlerinin anlaşılmasında büyük etkisi olan mana harflerinin Kur'ân-ı Kerîm'den Tâhâ sûresi örnek alınarak manaya kattığı incelikler ele alınmıştır. Çalışmamız, giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında, Kur'ân'daki hurûfu'l-me' ânînin önemi, bu alanda yapılan çalışmalar ve bu çalışmanın diğerlerinden farkı ve problematik yönü hakkındaki bilgilere değinilmiştir. Birinci bölümde, harfin kavramsal alanlarına, teşekkül ve tarihsel sürecine, muhtevasına ve metindeki fonksiyonlarına temas edilmiştir. Ayrıca mana harfleri için kullanılan hurûfu'l-me ânî, me âni'l-hurûf, edat ve alet gibi kavram ve terkiplerin semantik tahlili yapılarak aralarındaki nüanslar incelenmiştir. İkinci bölümde ise sûrede kullanılan edatların î râb, mana ve belagat yönünden ele alınmış ve bu konudaki Arap dilbilimcilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Sonuç olarak hicri üçüncü yüzyılın sonlarına kadar mana harfi için sıklıkla kullanılan kelimenin harf kavramının olduğu görülmektedir. Manalı harfler için kullanılan tabirlerin tamamının kullanıldığı ve bu sahada müstakil eserlerin kaleme alınmaya başlanıp, yoğun biçimde görüldüğü dönemin, hicri dördüncü asır olduğu değerlendirilmektedir. Tâhâ sûresindeki ayetlerde kullanılan edatları incelediğimizde, bir harfin anlam derinliği, yer aldığı cümlenin siyâk ve sibakından ortaya çıktığı görülür. Tâhâ sûresinde manaca çok yönlü kullanılan edatların çoğu, cer harflerin olduğu ve bunların çoğu ta'lîl anlamını yansıttığı dikkati çekmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023El-'Avtebî'nin Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkıları -el-İbâne örneği-
Lütfi Özbey
Bu çalışma Ebü'l-Münzir el-'Avtebî'nin el-İbâne fi'l-luğati'l-'Arabiyye adlı eseri özelinde Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkılarını ele almaktadır. Umman'ın Suhâr vilayetinin Avteb kasabasında dünyaya gelen ancak tam olarak ne zaman doğduğu bilinmeyen fakat kuvvetle muhtemel 511/1118 yılı civarında Umman'da vefat eden 'Avtebî; fıkıh ve soy bilim gibi ilim dallarının yanı sıra Arap Dili ve Edebiyatı alanında da dönemin en önemli şahsiyetlerinden biri olmuştur. 'Avtebî'nin el-İbâne adlı eseri, hicrî beşinci asırda Arap dili ve belagati alanında yazılmış muhtevasının zenginliği bakımından en önemli eserlerden biridir. Eser; fonetik, sarf ve nahvin yanı sıra, tefsir, hadis, kıraat, darb-ı mesel ve şiir gibi dilin farklı alanlarını da ihtiva etmektedir. 'Avtebî, el-İbâne'de dil konularını farklı âlimlerin görüşlerini zikrederek detaylı bir şekilde ele almaktadır. Anlamını tespit sadedinde zikretmiş olduğu kelimeleri farklı Arap şiirleri ile desteklemektedir. Eserinde bir konudan bahsederken başka bir konuya geçtiğine sıklıkla rastlanılmaktadır. 'Avtebî el-İbâne'de, öncelikle Kur'an ve hadisle istişhâd etmenin yanı sıra Arap şiirleri ve mesellerden de yararlanmaktadır. Kullanımı kolay olması amacıyla alfabetik sıraya göre yazılmış, önce harflerin manaları detaylı bir şekilde incelenmiş, sonra da o harfle başlayan çeşitli terimler ele alınmıştır. Bu terimlerin incelenmesi sırasında yeri geldikçe fonetik, sarf, nahiv, kıraat farklılıkları ve belagat inceliklerine değinilmiştir. Müellif bu kitaba; her yönüyle son derece açık ve açıklayıcı olma özelliğini barındırması nedeniyle el-İbâne adını vermeyi uygun görmüştür. el-İbâne'nin ansiklopedik bir eser mi yoksa sözlük türü bir eser mi olduğu hususu araştırmacılar arasında tartışmalara yol açmış, ancak el-İbâne'nin muhakkikleri eserin alfabetik sıraya göre hazırlanmış ansiklopedik bir eser olduğu görüşünü tercih etmişlerdir. 'Avtebî, eserini alfabetik sıraya göre yazmış olsa da bazen bu sıralamaya riayet etmemiştir. Eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Spor federasyonlarında çalışan personellerin örgütsel bağlılıkları, iş performansı ve duygu durumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Uğur Aydemir
Bu araştırmada spor federasyonlarında çalışan personellerin örgütsel bağlılıkları, iş performansı ve duygu durumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni spor federasyonlarında çalışan personeller oluşturmaktadır. Örneklemi ise bu evren içinden kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 313 çalışan personel oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Bağlılık Ölçeği, İş Performansı Ölçeği ve Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği" kullanarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü MANOVA, Pearson korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında örgütsel bağlılığın ortalama puanlarında; cinsiyete göre devam bağlılığın, eğitim durumuna göre normatif bağlılığın, refah durumuna göre; duygusal bağlılık ve normatif bağlılığın ve gelir durumuna göre ise duygusal ve normatif bağlılık ortalama puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. İş performansı ortalama puanlarında ise demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Duygu durumu ortalama puanlarında bakıldığında; algılanan refah durumuna ve gelir durumuna göre ortalama puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki sonuçları incelendiğinde; olumlu duygu durumları ile duygusal bağlılık ve normatif bağlılık arasında pozitif yönde; olumsuz duygu durumları ile duygusal bağlılık ve normatif bağlılık arasında ise negatif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Duygu durumları ile iş performansları arasındaki ilişkiye bakıldığında; olumlu duygu durumları ile iş performansı arasında pozitif yönde; olumsuz duygu durumları ile iş performansı arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Son olarak ise örgütsel bağlılık ile iş performansı arasındaki ilişkiye bakıldığında; iş performansı ile duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca duygu durumlarının örgütsel bağlılığı ve iş performansını, örgütsel bağlılığın ise iş performansını anlamlı şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak; spor federasyonlarında çalışan personellerin olumlu duygulara sahip olduğunda örgütsel bağlılık ve iş performanslarının artacağı, ek olarak örgütsel bağlılıklarının da arttığında iş performanslarının artacağını söylemek mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Spor federasyonu, örgütsel bağlılık, iş performansı, duygu durumu.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî'nin Kitâbü'l-Azame'sindeki rivâyetlerin değerlendirilmesi
Yusuf Ay
Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî, İsfahân'da yaşamış ve birçok alanda eser telif etmiş, farklı alanlarda ilmî donanımı olan, zamanının önemli hadisçilerindendir. Onun yazdığı kitaplardan sadece bazıları günümüze ulaşmıştır. Kitâbü'l-Azame, yazılış amacı ve ihtivâ ettiği konular itibariyle müellifin günümüze ulaşan özel eserlerinden biridir. Kitâbü'l-Azame, çok farklı bir ilmî yaklaşımın ve bakış açısının ürünüdür. Dolayısıyla bu eseri anlamak için Ebü'ş-Şeyh'in ilmî yönünün ve yaşadığı dönemdeki ilmî faaliyetlerin ortaya konulması önem arz etmektedir. Kitâbü'l-Azame'nin ismi, eserde yer alan rivâyetlerin incelenmesi, eserde takip edilen metodolojinin tespiti, onun Ebü'ş-Şeyh'e aidiyeti, şekil ve metin açısından değerlendirilmesi, eserde yer verilen ve Kütüb-i Sitte'de geçen rivâyetlerin hangi bâblarda geçtiğinin mukayesesi, eserin daha iyi tanınmasını sağlayacaktır. Rivâyetlerin muhtevâsı, konulara göre dağılımı, eserde yer verilen haberlerin itikâdî alan ile ilişkisi, Kitâbü'l-Azame'deki kozmolojik, isrâîlî, mitolojik ve mevzû rivâyetler arasındaki bağlantının ortaya konulması, eserin yazıldığı dönem itibariyle değerini ortaya çıkaracaktır. Çalışmanın giriş kısmında tezin amacı, önemi, metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Tezin birinci bölümünde Ebü'ş-Şeyh'in yaşadığı dönem, hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri, ikinci bölümde Kitâbü'l-Azame'nin şekil ve muhtevâ açısından özellikleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise rivâyetler, isnâd ve metin açısından tahlîl edilerek değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise tezde ulaştığımız tespitlere yer verilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Şa'râvî tefsirinde belagat ilmi ve Kur'an'ın i'cazı
Zeynep Demiryorgan
Bu çalışma Şa'râvî'nin tefsir kitabında işlediği belagat ve i'caz anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Şa'râvî'nin tefsirinde işlediği belagat ve i'caza konu olan tüm ayetler incelenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ayetler, Şa'râvî'nin ele aldığı şekliyle klasik dönem tefsir kitaplarıyla mukayeseli olarak açıklanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Şa'râvî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, i'caz ve belagat kavramları temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Kur'an-ı Kerim'in belagat bağlamında i'cazı hakkında ayetler örneğinde açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kur'an'ın içerdiği gaybî bilgiler ve ilmî hakikatler sebebiyle muciz olmasıyla ilgili izahatlar yapılmıştır. Şa'râvî'nin Kur'an'ın temelde fesahat ve belagat cihetiyle muciz olduğunu ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an'ı Kerim'in hem içerdiği gaybî bilgiler, hem bildirdiği ilmî hakikatler hem de insan ruhuna etki etmesi sebebiyle muciz olduğunu belirttiği de anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Şa'râvî, Kur'an, Mucize, Belagat, İ'caz.
