Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Antrenörlerin çok yönlü liderlik, öz yeterlik ve antrenörlüğe yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Doğukan Yakışkan

    Araştırmanın amacı, spor branşlarında antrenörlük yapanların çok yönlü liderlikleri, öz yeterlikleri ve antrenörlüğe yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen çalışmada örneklem grubu toplam 204 (n) katılımcının bulunduğu spor branşlarında aktif antrenörlük yapan bireylerden oluşmaktadır. Katılımcıların konu ile ilgili görüşlerinin alınması için dört ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği, Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği ve Antrenörlüğe Yönelik Tutum Ölçeğidir. Elde edilen tüm ham veriler SPSS (26. Versiyon) yazımında test edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde ilk olarak tanımlayıcı analizler gerçekleştirilmiştir ve Parametrik testlerin kullanıma uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda; t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, kadın antrenörlerin çok yönlü liderlik yönelimi algılarının erkek antrenörlere kıyasla daha yüksek olduğunu; ancak cinsiyete göre antrenörlük öz yeterlik algılarının ve antrenörlüğe yönelik tutumlarının anlamlı bir farklılaşma göstermediğini ortaya koymuştur. Bunun yanında, antrenörlerin yaşı ve antrenörlük deneyimi ile çok yönlü liderlik, öz yeterlik ve tutum değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Analizler ayrıca, antrenörlerin çalıştıkları kurum türüne (kamu–özel) veya Millî takım düzeyinde görev yapma durumlarına göre ilgili değişkenlerde anlamlı bir farklılık olmadığını göstermiştir. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, çok yönlü liderlik yöneliminin artmasıyla birlikte antrenörlerin öz yeterlik algılarının ve antrenörlüğe yönelik tutumlarının da yükselmesidir. Benzer şekilde, öz yeterlik algısının artması antrenörlüğe yönelik tutum düzeyinde de olumlu bir artışa karşılık gelmektedir. Bu sonuçlar, liderlik özelliklerinin ve öz yeterlik algısının antrenörlük tutumunu destekleyen önemli yapılar olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Antrenör, liderlik, öz yeterlik, tutum.

  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Secondary school students’ reading culture and ıts role in critical reading self-efficacy perceptions

    Maden, Aslı; Maden, Sedat; Önal, Aydın

    Background: This study examines the relationship between secondary school students' reading culture and their critical reading self-efficacy (CRSE), addressing a gap in the literature on affective factors associated with critical literacy. Understanding this relationship is crucial for promoting sustainable reading practices and fostering critical engagement among adolescents. Methods: A correlational survey design was employed with 214 secondary school students (ages 11–14) from public schools in Türkiye. Data were collected using the Critical Reading Self-Efficacy Scale (19 items, four subdimensions) and the Reading Culture Scale (30 items, multidimensional). Reliability coefficients were satisfactory (α =.80 and α =.89, respectively). After confirming normality assumptions, Pearson correlation and multiple regression analyses were conducted to examine the relationships between variables. Results: Students' mean CRSE scores were above average, while their reading culture levels were moderate. CRSE did not differ significantly by grade level or gender, whereas reading culture levels were higher among Grade 8 students compared to Grade 7. A strong positive correlation was found between CRSE and reading culture (r ≈.63, p <.001). Multiple regression analysis revealed that reading culture was significantly associated with CRSE, accounting for 39% of the variance. Among the subdimensions, personal development and reading relations and basic reading skills were significantly associated with CRSE, whereas visual reading and book selection were not (p >.05). Conclusions: The findings demonstrate a significant relationship between students' reading culture and their CRSE. These results suggest that students with higher levels of reading culture tend to report higher levels of critical reading self-efficacy. Educational programs may benefit from considering activities related to the difficulty and research dimensions of CRSE. Future studies are recommended to examine these relationships across diverse populations using longitudinal or experimental designs.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ1
    The effects of self-efficacy in managing the disease and disease adaptation levels of Familial Mediterranean Fever (fmf) patients on satisfaction with life: a web-based cross-sectional study

    Demir, Rahime Nur; Kiraç, Ramazan; Kiraç, Fatma Çiftçi

    Background: Familial Mediterranean Fever (FMF) is an auto inflammatory disease often accompanied by fever and serositis attacks in which peritoneum, pleura, synovium, and rarely pericardium are spared. In the study, the effects of self-efficacy in managing the disease and disease adaptation levels of FMF patients on satisfaction with life were examined. Methods: This observational cross-sectional study was conducted using a web-based questionnaire sent via Facebook and Instagram FMF groups between February 1, 2024 and April 25, 2024. The population of this study consisted of patients diagnosed with FMF at least 1 year ago in Türkiye. Findings: The mean self-efficacy score of FMF patients in managing chronic diseases was found to be 4.67. According to the results of the study, physical adaptation was determined to be the highest adaptation in FMF patients. This is followed by psychological adaptation and social adaptation. In general, the scores the patients obtained regarding disease adaptation and its sub-dimensions were found to be close to the average value. The satisfaction with life scores of the patients were found to be below the average. Conclusion: This study revealed that the self-efficacy and disease adaptation levels of FMF patients in Türkiye affect their satisfaction with life.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sınıf öğretmenlerinin çıkarma ve bölme işlemi ile ilgili problem kurma becerisinin ve matematik öğretimi öz-yeterlik inançlarının incelenmesi

    Hülya Yılmaz Koçyiğit

    Son yıllarda matematik öğretimine, problem kurmaya, problemi anlamaya, problem kurarken farklı soru tarzları kullanmaya olan önem giderek artmaktadır. Bunun sebebi öğrencilerin matematik başarısının düşmesi, yeni nesil sorulara verilen doğru cevap sayısının azlığı, uluslararsı sınavlarda matematik başarısının ortalamanın altında olmasıdır. Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin matematik dersine karşı olan öz-yeterlik inançları ile bu dersi işlerken çıkarma ve bölme konusunda sordukları problemleri kaç farklı yapıda oluşturduklarını gözlemlemektir. Bununla birlikte çalışmada sınıf öğretmenlerinin çıkarma ve bölme konusunda problem kurarken kullandıkları yapılarla matematik öğretimi öz-yeterlik inançlarının cinsiyete, mesleki kıdeme, lise mezuniyet alanlarına ve mezun oldukları lisans programına göre değişip değişmediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma, deneysel olmayan desenlerden tarama araştırmasına uygun olarak yürütülmüştür. Çalışma, 202 sınıf öğretmeniyle birlikte yürütülmüştür. Çalışmanın verileri, Kişisel Veri Formu, Farklı Yapılarda Çıkarma ve Bölme Problemi Kurma Beceri Formu ve Matematik Öğretimi Öz-Yeterliği İnançları Ölçeği yardımıyla toplanmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların matematik öğretimi öz-yeterlik inançlarının yüksek olduğu ancak farklı yapılarda problem kurma becerilerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Bulgular katılımcıların matematik öğretimi öz-yeterliklerinin yalnızca lise mezuniyet alanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaştığını ortaya koymaktadır. Katılımcıların farklı yapılarda problem kurma becerilerinin ise bağımsız değişkenler açısından anlamlı bir biçimde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri katılımcıların gerek çıkarma gerekse bölme işlemlerinde yalnızca tek yapıya yer vermeleridir. Katılımcılardan yalnızca birisi çıkarma işleminin dört farklı yapısına yönelik problem kurmuştur. Ayrıca öğretmenlerden yalnızca biri yeni nesil probleme uygun bir problem oluşturmuştur. Bulgular, ilkokulda matematik öğretimi açısından dikkat çekicidir. Katılımcıların farklı problem yapılarını kullanmamaları öğrencilerin gerek problem kurma gerekse problem çözme sürecinde başarılarının düşük olmasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda sınıf öğretmenlerine verilen matematik öğretimi dersinin yeterliği sorgulanabilir. Ayrıca bu hususta öğretmenlere eğitim verilmesinin faydalı olabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yüzme antrenörlerinin atılganlık düzeyleri, öz yeterlilikleri ve iş doyumlarının incelenmesi (Marmara Bölgesi örneği)

    Buse Akpınar

    Antrenörlerin atılganlık düzeyleri, öz yeterlik ve iş doyum düzeylerinin etkisi Türkiye'de sporun gelişimi ve antrenör davranışları üzerinde etkisi göz ardı edilemez. Bu araştırma ile Marmara Bölgesinde çalışan yüzme antrenörlerinin antrenörlerin atılganlık düzeyleri, öz yeterlik seviyeleri ve iş doyum düzeylerinin tespit edilmesi ve aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır Marmara bölgesinde çalışan yüzme antrenörlerin Atılganlık düzeyleri, öz yeterlilikleri ve iş doyumlarının belirlenmesi amacıyla betimsel nitelikte ve tarama modelinde dizayn edilmiştir. Araştırmaya katılan antrenörlerin iş doyum seviyelerini ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği, Antrenörlerin atılganlığın ölçülmesi için Rathus Atılganlık Envanteri (RAE) , özyeterlilik düzeylerini ölçmek için Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği (AÖYÖ)kullanılmıştır. "Yüzme Antrenörlerinin Atılganlık Düzeyleri, Öz Yeterlilikleri Ve İş Doyum" düzeylerini belirlemek için betimsel istatistiklerden aritmetik ortalama ve standart sapmadan yararlanılmış, normallik ve varyansların homojenliği kontrol edilmiştir. Parametrik testlerin uygulanabilmesi için varyansların homojen olması gerekmektedir. Analizlerden önce ölçekten alınan puanların normal dağılıp dağılmadığı Kolmogorov Simirnov (K-S) testi ve Skewness ve Kurtosis değerleri incelenmiştir. Veriler SPSS 27 versiyon paket program kullanılmıştır. Veriler normal dağıldığı saptanmış ve parametrik testlerden, ikili gruplar için t testi, ikiden fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılmıştır

  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ1
    Middle School Students’ Problem Solving Performance: Identifying the Factors that Influence It

    Öztürk, Mesut; Sarikaya, İsmail; Ada Yıldız, Kübra

    This research was carried out to examine the serial mediation role of mathematics self-efficacy and metacognition for problem-solving in the effect of reading comprehension on problem-solving. The relational research model, one of the quantitative research designs, was used in the study. A total of 699 middle school students studying in official public schools in Turkey participated in the study. SPSS and PROCESS macros were used in the analysis of the data of the study. The study revealed that reading comprehension, mathematics self-efficacy, and metacognition were related to problem-solving. The result of the study showed that mathematics self-efficacy and metacognition significantly mediate the relationship between reading comprehension and problem-solving.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfScopus10WoS7OpenAlex19
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2
    The relationship between self-efficacy and emotional burnout levels of seafarers: the role of individual alienation – the case of Turkey

    Battal, Fetullah; Durmuş, İbrahim; Çınar, Ertuğrul

    Purpose: The study aims to examine the factors that may affect the burnout levels of ship workers. Design/methodology/approach: The scope of the research consists of seafarers on ships docking at the ports of Zonguldak, Karadeniz Eregli, Eren and Filyos in the Western Black Sea region of Turkey. The sample consists of officers, engineers, dynamic position operators, electricians, boatswains, able seamans, pumpmans and stewards working on ships. In this respect, a random questionnaire was used in the research method and a questionnaire was sent to 400 of these employees, representing the main sample, and 263 of them fully answered the online questionnaire. Findings: As a result of the research, first of all, it is seen that the increase in the self-efficacy of the seafarers decreases their emotional burnout levels. In the second step, the strong self-efficacy of the seafarers reduced the level of individual alienation. In the third step, the increase in the individual alienation of the ship workers also caused an increase in the levels of emotional exhaustion. Originality/value: As a result, it has been seen that there is a partial mediating role of individual alienation in the relationship between the self-efficacy of the seafarers and their emotional exhaustion. In other words, high self-efficacy is not the only reason for the decrease in emotional burnout levels among seafarers. At the same time, self-efficacy has an effect on the individual alienation levels of seafarers.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex2
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik yönelim, öz etkililik-yeterlik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Bedrettin Dolanbay

    Bu araştırma, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin liderlik yönelim, öz etkililik-yeterlik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubu 82 kadın ve 162 erkek olmak üzere toplam 244 beden eğitimi ve spor öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırma grubunun seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form dört bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Çok Yönlü Liderlik Yönelimleri Ölçeği", üçüncü bölümünü "Öz Etkililik-Yeterlilik Ölçeği" ve dördüncü bölümünü "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Buna göre katılımcıların cinsiyet, medeni durum, okul kademesi ve aktif olarak spor yapma durumu değişkenlerine göre liderlik yönelimlerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların kişisel gelir düzeyi değişkeni ile liderlik yönelimleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan katılımcıların yaş, hizmet yılı ve aile geliri düzeyi değişkenleri ile liderlik yönelimleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Buna ek olarak katılımcıların öz etkililik-yeterlilikleri ve psikolojik sağlamlıkları bağlamında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak katılımcıların medeni durum, okul kademesi ve aktif olarak spor yapma durumu değişkenlerine göre öz etkililik-yeterliliklerinde ve psikolojik sağlamlıklarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Bununla birlikte katılımcıların aile geliri düzeyi değişkeni ile öz etkililik-yeterlilikleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan katılımcıların yaş, hizmet yılı ve kişisel gelir düzeyi değişkenleri ile öz etkililik-yeterlilikleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Ayrıca katılımcıların yaş, hizmet yılı, kişisel gelir düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenleri ile psikolojik sağlamlıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bununla birlikte öz etkililik-yeterliliğin psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisi pozitif yönde ve anlamlı olup katılımcıların öz etkililik-yeterlilik düzeyleri yükseldikçe psikolojik sağlamlık düzeylerinin de yükseldiği ifade edilebilmektedir. Sonuç olarak katılımcıların öz etkililik-yeterlilik ve psikolojik sağlamlık düzeylerinin liderlik yönelimleri üzerindeki etkilerinin pozitif yönde ve anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda katılımcıların öz etkililik-yeterlilik ve psikolojik sağlamlık düzeyleri yükseldikçe liderlik yönelimlerinin de yükseldiği ileri sürülebilmektedir.

  • MakaleYalnız künye2023
    REGULATORY EFFECT OF GENDER AND EDUCATION DEPARTMENT STATUS ON THE RELATIONSHIP BETWEEN INCLUSIVE EDUCATION AWARENESS AND SELF-EFFICACY

    Taşyürek, Zeynep; Kodan, Hülya

    Inclusive education is based on the idea that all individuals—regardless of individual characteristics and differences—should have access to education, a fundamental right granted to all. This study examines the relationship between pre-service teachers’ inclusive education awareness and self-efficacy and the impact of different variables that may affect this relationship. For this purpose, the Awareness Scale for Inclusive Education and the Teachers’ Self-Efficacy Perception of Inclusive Education Scale were used as data collection tools. The study was conducted through a correlational survey design to understand the relationship between pre-service teachers’ Awareness of Inclusive Education scores and Teacher’s Self-Efficacy Perception of Inclusive Education scores and determine the regulatory effect of gender and the departments in which the teachers studied on this relationship. The study sample included 360 pre-service teachers who completed the Special Education and Inclusion course. Data were analyzed using SPSS 24.0 and the Process Macro plugin. The results show a significant relationship between pre-service teachers’ awareness of inclusive education and self-efficacy perceptions. Results also indicate that while the regulatory effect of gender on the relationship between pre-service teachers’ inclusive education awareness and self-efficacy perceptions was not significant, the regulatory effect of the department they belonged to was substantial.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının belirlenmesi: Öz düzenleyici öğrenme ve uzaktan eğitim faktörleri

    Senem Durmazpınar

    Bu araştırma da sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının belirlenmesi, öz düzenleme ve uzaktan eğitim faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Betimsel nitelikte olan bu araştırmada ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak "İlk Okuma Yazma Öğretimi Öz Yeterlik Ölçeği", "Öz-düzenleyici Öğrenme Ölçeği" ve "Uzaktan Eğitime Yönelik Görüş Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde Pearson Korelasyon analizi, çoklu regresyon analizi, doğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimi öz yeterlik düzeyleri ve öz düzenleyici öğrenme becerisi düzeylerinin yüksek, uzaktan eğitime yönelik düşüncelerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimi öz yeterlik düzeyleri, öz düzenleyici öğrenme becerileri ve uzaktan eğitime yönelik düşünceleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu, diğer taraftan ilk okuma ve yazma öğretimi öz yeterlik düzeyleri ve öz düzenleyici öğrenme becerisi arasında uzaktan eğitime yönelik görüşlerin aracı bir etkisi olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öz yeterlik, öz düzenleyici öğrenme, uzaktan eğitim, ilk okuma ve yazma.

  • MakaleYalnız künye2022Scopus SJRQ4
    The mediating role of self-efficacy between emotional intelligence and job satisfaction of primary school teachers; [Le rôle médiateur de l'auto-efficacité entre l'intelligence emotionnelle et la satisfaction au travail des enseignants du primaire]

    Sökmen, Yavuz; Sarikaya, İsmail

    Introduction: In this study, it was analyzed whether self-efficacy has a mediating role between the emotional intelligence and job satisfaction of primary school teachers. Objective: It is to test the relationships between primary school teachers job satisfaction, self-efficacy and emotional intelligence levels. Method: A path analysis was performed on a sample of 252 primary school teachers. Results: It was found that self-efficacy mediated the relationship between emotional intelligence and job satisfaction. Conclusion: Based on the findings of the study, the relationships between emotional intelligence, job satisfaction and self-efficacy were discussed in the literature and various suggestions were made to concerned future researchers and practitioners.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfScopus15WoS7OpenAlex17
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Sınıf ve branş öğretmenlerinin öğretim ilke ve yöntemlerine ilişkin öz-yeterlik algıları

    Mehmet Ali Türkköse

    Bu araştırmanın amacı, branş ve sınıf öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemlerine ilişkin öz- yeterlik algılarını belirlemektir. Bu araştırma tarama (survey) modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın katılımcıları 2017-2018 yılları arasında Erzurum ili Aşkale ilçesinde görev yapan 330 sınıf ve branş öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı; öğretmen ve öğretmen adayları için geliştirilen 'Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersi Öz-Yeterlik Ölçeği'dir. Verilerin analizinde ise, ise t-testi, ANOVA testinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi tüm analizler için .05 olarak alınmıştır. Çalışmanın sonunda, öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri, temel kavramlar bilgisi, öğrenme-öğretme yaklaşımları bilgisi ve planlama bilgisi alt boyutlarında ortancanın üstünde olduğu tespit edilmiştir. Program geliştirme süreci bilgisi, öğrenme-öğretme yaklaşımları bilgisi alt boyutlarında ise ortalamanın altında olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri ile "cinsiyet", "branş", "eğitim düzeyleri", "görev yaptıkları okul kademesi", ve "mezun oldukları fakülte", "hizmet içi eğitim alıp almama", "Öğretim ilke ve yöntemleri dersini lisansta alıp almama durumları", arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmenlerin öğretim ilke ve yöntemleri öz-yeterlik düzeyleri ile "kıdemleri" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Fen bilimleri öğretmenlerinin ve fen bilimleri öğretmen adaylarının çevre bilgi ve çevre eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    Akın Aykut Konakcı

    Araştırmada, fen bilgisi öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilgileri ve çevre eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Iğdır ilinde görev yapan fen bilgisi öğretmenleri ve Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümündeki öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden "Kolay Ulaşılabilir Örnekleme" yoluyla belirlenmiş 110 fen bilgisi öğretmeni ve 110 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kışoğlu (2009) tarafından geliştirilen Çevre Bilgi Testi ve Özlü (2012) tarafından geliştirilen Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 25. paket programına işlenmiş olup yapılan analizler neticesinde araştırmanın veri toplama araçlarının normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu yüzden araştırmada non-parametrik testler olan Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde araştırmada; fen bilgisi öğretmen adaylarının öz-yeterlik düzeyinin orta, fen bilgisi öğretmenlerinin ise yüksek düzeyde olduğu, çevre bilgi puan ortalamalarının fen bilgisi öğretmenlerinin orta seviyenin üzerinde, fen bilgisi öğretmen adaylarının ise orta seviyede olduğu saptanmıştır. Yaş değişkeni açısından fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin anlamlı bir farklılık göstermediği, fen bilgisi öğretmenlerinin ise "Alan Bilgisi", "Öğretim Stratejileri" alt boyutlarında 40+ yaş grubundaki öğretmenlerin öz-yeterlik puanları 26-30 yaş ve 31-35 yaş grubundaki öğretmenlerden anlamlı şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca yaş değişkeni açısından fen bilgisi öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilgi puan ortalamalarının anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından araştırmada fen bilgisi öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adayların çevre eğitimi öz- yeterlik düzeylerinin anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet değişkeninin, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilgisi puan ortalamaları açısından anlamlı bir farklılık göstermezken, fen bilgisi öğretmenlerinde erkek öğretmenler lehine anlamlı şekilde bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Fen bilgisi öğretmenlerinin hizmet yılı değişkeni açısından çevre bilgi puan ortalamaları ve çevre eğitimi öz-yeterlik puanlarının anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır.