Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Alkali Aktifleştirilmiş Uçucu Kül ve Polipropilen Elyaf Ile Iyileştirilmiş Yüksek Plastisiteli Siltli Zeminin Durabilite Performansının Incelenmesi

    Kamiloğlu, Hakan Alper; Kurucu, Kutluhan; Durak, Muhammet Oğuz

    Bu çalışmada aktivatör içeriği, fiber takviye türü ve fiber içeriği gibi parametrelerin durabilite özellikleri üzerindeki etkileri araştırılmaktadır. Geleneksel yöntemler durabilite değerlendirmesi için genellikle ıslatma-kurutma veya donma-çözülme döngülerine odaklanırken, bu çalışma saha koşullarını daha doğru bir şekilde simüle eden ıslatma testlerinin önemini vurgulamaktadır. Zemin iyileştirme uygulamalarında, malzemenin kırılganlığı hem geleneksel hem de alkali ile aktive edilen bağlayıcıların kullanımı ile artmaktadır. Lif takviyesi, bu sorunu çözmek ve sünekliği artırmak için yaygın bir uygulamadır. Bu çalışma, çeşitli lif türlerini ve bunların zemin özelliklerinin farklı yönlerini iyileştirmedeki rollerini incelemektedir. Özellikle, farklı tip ve uzunlukları bir araya getiren hibrit liflerin kullanımı, zemin tabakalarının durabilite özelliklerini artırma potansiyeli açısından araştırılmıştır. Çalışmanın deneysel kısmı, lif takviyesi ve alkali ile aktive edilmiş uçucu kül ile stabilize edilmiş yüksek plastisiteli siltli zeminin ıslatma etkilerine karşı davranışını araştırmaktadır. Çalışma, Na2SiO3/NaOH oranının, 3 mm ve 12 mm uzunluğundaki lif içeriğinin ve bu lif uzunluklarının kombinasyonlarının bozulma, serbest basınç dayanımı (UCS) ve ıslatılmış numunelerin dayanım azalması üzerindeki etkilerini ele almaktadır. Numunelerin dayanıklılık performansı çeşitli ıslatma süreleri ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, farklı uzunluklarda karıştırılan hibrit liflerin kullanımının, stabilize edilmiş zeminin durabilite özelliklerini iyileştirmede dikkate değer katkı sunduğu belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Atık bitkisel yağlarla muamele edilmiş İroko (Milicia excelsa Welw. C.C. Berg) odununda beyazlık indeksi, renk ve parlaklık değerlerinin belirlenmesi

    Ayata, Ümit; Camlibel, Osman

    Günümüzde ahşap malzemenin sahip olduğu rengi değiştirmenin birçok farklı metotları (ısıl işlem, emprenye, ağartma, vb.) bulunmaktadır. Bu işlemler esnasında çevre dostu ürünlerin kullanılması gerek insan sağlığı gerekse ahşap endüstrileri için önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada, atık bitkisel yağların (zeytinyağı, mısır yağı ve ceviz yağı) İroko (Milicia excelsa Welw. C.C. Berg) odunun yüzeylerine bir fırça ile uygulanması sonrasında meydana gelen bazı yüzey özellikleri araştırılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrasında ahşap yüzeylerde beyazlık indeksi (WI*) [liflere dik (⊥) ve paralel (║)] değerleri, renk parametreleri (∆L*, ∆a*, ∆b*, ∆C*, ∆H*, ∆E*, a*, C*, L*, b* ve ho) ve parlaklık değerleri [20o, 60o ve 85o’lerde liflere dik (⊥) ve paralel (║)] belirlenmiştir. Bütün atık bitkisel yağ türleri uygulanmış deney örneklerinde a* ve C* değerleri artış gösterirken, L*, b* ve ho değerlerinde azalışlar elde edilmiştir. En düşük ∆E* değeri atık mısır yağında (23.70) bulunurken, en yüksek değer atık zeytinyağında (24.48) tespit edilmiştir. Her iki yöne ait olan WI* değerlerinde atık yağların uygulandığı örneklere ait sonuçlar kontrol örneklerininkine nazaran daha düşük olarak tespit edilmiştir. Uygulanan atık yağlar ile WI* değerlerinde azalış belirlenmiştir. Bütün atık yağ türlerinde liflere dik ve paralel yönlerde parlaklık değerleri 20o ve 60o’lerde azalırken, 85o’de artmıştır. Kullanılan tüm atık yağların iroko odunu yüzeylerinde yüzey özelliklerini değiştirici etkide bulunduğu görülmüştür.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Gözenekliliğin Fonksiyonel Derecelendirilmiş Kirişlerin Serbest Titreşimleri Üzerinde Etkisi

    Turan, Muhittin; Hacıoğlu, Mahmut İlter; Balci, Erkan

    Bu çalışmada, gözenekliliğin fonksiyonel derecelendirilmiş kirişlerin serbest titreşimleri üzerindeki etkisi, ANSYS APDL paket programı kullanılarak detaylı bir şekilde incelenmiştir. Malzeme özellikleri bir fonksiyona bağlı olarak değişen fonksiyonel derecelendirilmiş malzemelerle (FDM) yapılan kirişlerin üretimi sırasında yapısında oluşan gözeneklerin kirişin davranışına etkisi literatürde önemli bir konudur. Bu tip problemlerin analitik ve sayısal olarak çözümü uzun ve zahmetli olduğu için ANSYS APDL paket programının kullanılması zamandan ve harcanan emekten tasarruf etmemizi sağlayacaktır. Bir kuvvet kuralıyla kirişin malzemelerinin hacimdeki değişimi tanımlanmıştır. Çeşitli sınır koşulları, kuvvet kuralı indeksi, narinlik, gözeneklilik katsayısı ve gözeneklilik dağılımları (FDM-1, FDM-2) gibi parametrelere bağlı olarak gözenekli FDM kirişlerin boyutsuz doğal frekansları elde edilmiş ve literatürle kıyaslanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Characterisation of aluminum alloys by octopus fluidity test

    Erzi, Eray; Yüksel, Caglar; Gürsoy, Ozen; Çolak, Murat; Dispinar, Derya

    Aim Determination of fluidity and tensile property characteristics of A206, A201 and A380 alloy with new octopus design Design & Methodology Melting and casting of alloys into sand moulds. Measurement of fluidity length and tensile properties Originality New fluidity test mould design where different cross section thicknesses are used to characterise the alloy properties Findings A356 has the lowest fluidity. A201 has lower fluidity compare to A206 but has the highest strength. A380 has similar characteristics with A201 Conclusion A380 can be an alternative choise for A201 alloy Declaration of Ethical Standards The authors of this article declare that the materials and methods used in this study do not require ethical committee permission and/or legal-special permission.

    AtıfWoS3OpenAlex3
    Web of ScienceTR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Kükürt Polimer Betonların Basınç Dayanımı ve Elastisite Modülüİlişkisinin Yönetmelikler Açısından Karşılaştırılması

    Ozturk, Onur; Öner, Adnan; Karadeniz, Murat

    Üstün mekanik ve durabilite özellikleri ile kükürt polimer betonlar (KPB) geleneksel Portland çimento betonlarına (PÇB) alternatif yapı malzemesi olarak son yıllarda ön plana çıkmıştır. Betonun önemli bir tasarım parametresi olan elastisite modülü ile ilgili araştırmaların KPB’ler açısından literatürde yetersiz olduğu ve standartlarda önerilen tahmin modellerinde halen göz önünde bulundurulmadığı görülmektedir. Bundan dolayı bu çalışma kapsamında, KPB’lerin basınç dayanımıelastisite modülü ilişkisinin uluslararası standartlarca önerilmiş olan analitik modeller ve geleneksel PÇB’ler ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Deneysel çalışma sonucunda KBP’lerin elastisite modüllerinin, benzer basınç dayanımı değerlerine sahip PÇB’lere göre daha düşük değerlerde kaldığı belirlenmiştir. PÇB’ler için standartlarda önerilmiş olan analitik modellerin KPB’lerin elastisite modülleri tahmininde ACI 363R-92 ve NS 3473 standartları haricinde yaklaşık değerler elde edilemediği görülmüştür. Deneysel çalışmadaki veriler kullanılarak bu çalışma kapsamında yeni bir analitik model önerilmiştir. Önerilen analitik model, yakın sonuç veren standartlardaki modeller ile istatistiki olarak karşılaştırmalı incelenmiş ve önerilen modelin deneysel değerlere en yakın sonuçları verdiği belirlenmiştir

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    A Nested Square Shaped Metasurface-Based Broadband Linear Polarization Converter for Ku-Band Applications

    Kaya, Yunus

    This paper presents a wideband, thin, low-cost, and easy to fabricate linear polarization (LP) converter design utilizing metasurface (MS) for Ku-band (12-18 GHz) applications (also in the 18-19 GHz part of the K-band (18-27 GHz)). The design has a topology on a 1.6 mm thick FR-4 dielectric material with copper MS on the front and an entirely copper slab on the back. The presented design shows a polarization conversion ratio (PCR) of beyond 90% within the 12-19 GHz frequency band and also over 99% in the 12.5-13.1 and 16.32-17.64 GHz frequency ranges. To further give insight into the physical structure of the suggested MS-based polarization converter (PC), both the u – v axes are analyzed, and the existing surface behaviors at resonance frequencies are investigated. We compare the performance outputs with other Ku-band PCs, and the efficiencies of the suggested strategy over current MS-based LP converters are emphasized

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Combination of Conventional Ball Mill and Stirred Mill to Obtain Ultra-Fine Talc

    Uçurum, Metin; Güleç, Ömer; Toraman, Oner Yusuf

    In this study, it was investigated that talc ore could ground to very fine sizes using a combination of conventional ball mill and vertical stirred mill. Firstly, the conventional ball mill parameters such as mill speed (% of critical speed), material filling ratio (Jb), ball filling ratio (fc), ball size distribution (10-20-30-40 mm, %), grinding aid ratio (% of powder) and grinding time (min.) were optimized using classic experimental design. As a result of the optimization, fine talc product was obtained with d90=93.52 µm particle size. In the second stage, the ball mill product was re-milled using a stirred mill. As a result of study, a final ultra-fine talc powder was obtained after 60 minutes grinding time with d50=1.85 µm particle size and 14058 cm2/g total surface area. It has been seen that the conventional ball mill+stirred mill combination effective a process to obtain talc powder that suitable for industrial use.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Isıl işlem görmüş Hindistan cevizi odununda bazı yüzey özelliklerinin incelenmesi

    Ayata, Ümit

    Bu çalışmada, Hindistan cevizi (Cocos nucifera L.) ahşabına uygulanmış olan 200oC’de 3 saat süre ile yapılan ısıl işlem sonrasında meydana gelen bazı yüzey özellikleri [renk (∆L*, ∆b*, ∆a*, L*, b*, a*, ∆C*, ∆E*, C* ve ho), parlaklık (20o, 60o ve 85o’de liflere paralel (║) ve dik (⊥)) ve shore D sertlik] araştırılmıştır. Buna ek olarak, ısıl işlemsiz örneklerde de farklı numaralı zımparaların uygulanması sonrasında meydana gelen yüzeylerdeki değişiklikler de belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, ısıl işlem sonrasında shore D sertlik değerinin, 20o, 60o ve 85o’de liflere paralel ve dik parlaklık değerlerinin ile L*, a*, b*, C* parametrelerinin azaldığı ve ho açısının ise arttığı belirlenmiş, buna ek olarak; ∆H*: 13.87, ∆L*: -14.21, ∆b*: 18.40, ∆a*: -7.93, ∆C*: -14.45 ve ∆E*: 24.57 olarak elde edilmiştir. Yüzey pürüzlülüğü sonuçlarında ise Ra parametre değerleri 80, 100, 120, 150, 180 ve 220 numaralı zımparalarda sırası ile 8.498 µm, 7.429 µm, 6.600 µm, 5.332 µm, 4.188 µm ve 3.452 µm olarak bulunmuştur. Zımpara numarasının artması ile pürüzlülük parametrelerinin azaldığı tespit edilmiştir. 

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dış ortam şartlarına maruz kalmış kızılçam odununda meydana gelen bazı yüzey özelliklerinin araştırılması

    Ayata, Ümit

    Günümüzde ahşap malzemeler üzerinde doğal ve yapay yaşlandırma uygulamalarına ait çalışmalar yapılmaktadır. Aynı ağaç türü bile farklı dış ortamlara bırakıldığında farklı sonuçlar göstermektedir. Dış ve iç ortam testleri sonrasında ahşap malzeme yüzeylerinde değişiklikler meydana gelmektedir. Bu çalışma, Bayburt ili 3 ay süre ile dış ortam çevre şartlarına maruz kalmış kızılçam (Pinus brutia) odununda meydana gelen bazı yüzey değişiklerinin araştırılması üzerine yapılmıştır. Yaşlandırma işlemi sonralarında ve öncesinde ahşap malzemelerde renk (ΔL*, Δa*, Δb*, ΔH*, ΔC*, ΔE*, L*, a*, b*, C* ve ho), parlaklık (20o, 60o ve 85o’de liflere dik ve paralel) ve beyazlık indeksi (liflere dik ve paralel) değerleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Bütün testler için hesaplanmış olan varyans analizi sonuçlarının anlamlı olduğu görülmüştür. Kontrol ölçümlerine kıyasla yaşlandırma sürelerinin artması sonrasında, liflere dik ve paralel beyazlık indeksi değerleri, L* ve a* değerleri azalırken, C*, ho ve b* değerlerinin arttığı görülmektedir. Buna ek olarak, 1. ay, 2. ay ve 3. ay sonunda ΔE* değerleri sırasıyla 10.60, 10.58 ve 11.65 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak renk, parlaklık ve beyazlık indeksi değerleri yaşlandırma uygulamaları ile değişmiştir.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    UV sistem parke verniği uygulanmış limon ahşabında shore D sertlik değeri ve yüzey pürüzlülüğü üzerine yapay yaşlandırmanın etkisi

    Ayata, Ümit

    Günümüzde farklı ağaç türlerine çeşitli ultraviyole (UV) sistem vernikleri uygulanmaktadır. Limon ağacının ahşabı, salon mobilyası ve kaliteli mobilya yapımında kullanılmasının yanı sıra, torna ve kakma işlerinde de değerlendirilmektedir. Bahsedilen bu alanlarda önemli özelliklere ait olan limon ahşabı üzerinde vernik, boya veya UV sistem vernik çalışmalarının kısıtlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, endüstriyel uygulamalara uygun olarak 3 ve 5 kat olmak üzere UV sistem parke vernikleri limon (Citrus limon (L.) Burm.) odunu yüzeylerine uygulanmıştır. Daha sonra elde edilen kaplanmış malzemeler hızlandırılmış yaşlandırma cihazında 144, 288 ve 432 saat süreleri boyunca UV ışınlarına maruz bırakılmıştır. Daha sonrasında yüzeyler üzerinde meydana gelen değişikler ile yüzey pürüzlülüğü parametreleri ve shore D sertlik özellikleri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, yüzey pürüzlülüğü parametreleri için Ra, Rq ve Rz değerlerinin yaşlandırma süresinin artması ile her iki vernik türünde artışların görüldüğü bildirilmiştir. Buna ek olarak, shore D sertlik değerleri her iki tür vernik uygulaması için yaşlandırma süreleri karşısında farklılıklar göstermiştir. 

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Determination of Mechanical Properties of Single Lap Joints Having Sandwich Composite and Metal Adherend by Experimental and Numerical Approach

    Erbayrak, Engin

    In this study, the mechanical properties of single lap joints having different adherends were determined by\rexperimental and numerical approaches. Steel, aluminum, and aluminum sandwich composite material were\rused as adherend, and Araldite 2015 epoxy adhesive was used as adhesive in single lap joints. Alongside\rthe single lap joints obtained by using similar adherends, different adherends were also examined within\rthe scope of this study. In the experimental approach, tensile tests were carried out at a rate of 1 mm/min.\rAt the end of the experimental approach, the stress-strain plots of each single lap joint were determined. In\raddition, the characterization of the polyethylene polymer, which is also included in the aluminum sandwich\rcomposite material used as the adherend , was made in experimental approach by XRD test. In the numerical\rapproach, the single lap joint geometry used in the experimental approach was created in the Ansys finite\relement program. A non-linear contact was established between the adhesive and the adherend, and boundary\rconditions were applied that meet the experimental conditions. It was observed that the numerical results\rshow a similar tendency with the experimental results due to the non-linear modeling of the lap joints, the\rapplication of the correct boundary conditions, and the selection of the correct contact type.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Emme manifoldu malzeme seçiminde bilgisayar destekli yazılım kullanılması

    Colak, Murat; Efe, Sukran

    Dört zamanlı bir içten yanmalı motor 30 000’den fazla parçadan oluşmaktadır. Bu parçalar birçoğu, motorlardaki çalışma prensipleri nedeniyle yüksek sıcaklık, yüksek basınç, yüksek gerilmelere maruz kalabilmektedir. Motorlarda gerçekleşen çevrimlerin yüksek motor performansı ve yüksek enerji verimliliği için kararlı yapıda olması gerekmektedir. Bir çevrimin ortalama 0.025 saniyede tamamlandığı düşünülecek olursa, kullanılan çoğu motor parçasının üretimi için gerekli malzeme seçiminin, sistem kararlığı açısından ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Malzeme seçiminde parçalarda kullanılan malzemelerin yapısal özellikleri kadar kuvvet, basınç, sıcaklık gibi çalışma şartları altındaki davranışlarının da iyi bilinmesi gerekmektedir. Malzeme seçimini önemli kılan bir diğer hususta ekonomikliktir. Malzeme özelliklerinin her geçen gün iyileştirildiği günümüzde, malzeme seçimi için bilgisayar destekli yazılım programları kullanılmaktadır. Bu çalışmada birçok bilgisayar destekli yazılım programına rağmen malzemelerin teknik özelikleriyle birlikte malzemenin ekonomikliğini de analiz eden CES Selector isimli bilgisayar destekli malzeme seçim programı kullanılmıştır. Bu program kullanılarak, motor performansına ve yanma verimine direk etki eden emme manifoldunun malzeme seçimi yapılmıştır. Sonuç olarak kokil kalıba dökülen, T6 ısıl işlemi yapılmış A356 alüminyum alaşımının en uygun malzeme olduğuna karar verilmiştir.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Determination of Physicochemical Properties, Powder Flow Behavior and Particle Size Parameters of Goat Milk Powders with Different Fat Content

    Sert, Durmuş; Mercan, Emin

    In this study, the effects of different fat ratios on some physicochemical properties, powder flow behavior (caking, cohesion and powder flow speed dependent properties) and particle size of goat milk powder were investigated. For this purpose, skim (SMP) and whole goat milk powders (WMP) were produced by spray-drying method. The tapped bulk density was determined as 0.71 g cm-3 in the SMP and 0.57 g cm-3 in the WMP. The solubility in both samples was 99.80%. The caking strength of SMP (-0.190 N.mm) was found to be significantly low compared to that of WMP (26.734 N.mm). The cohesion index of SMP was found to be 21.7, and that of the WMP was 42.2. Depending on the increasing speed, cohesion index values were found to be lower in SMP compared WMP. In both samples the compression coefficients decreased with increasing speed. At a speed of 100 mm s-1 , the compression coefficient of SMP was 38.6 N.mm, while this value was 63.3 N.mm for WMP. The D[4,3] value was determined as 44.0 µm in SMP and 34.2 µm in WMP. The results of powder flow analysed revealed that crucial data on the flow behavior of goat milk powder.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Improving of Lightweight Concrete Properties Produced with Pumice Aggregate of Nevşehir Region with Fly Ash Substitution

    Apay, Ahmet Celal; Çaglar, Hakan; Çimen, Selçuk; Çağlar, Arzu; Kale, Mehmet Oğuzhan

    In this study, it was aimed to determine the effects of industrial waste fly ash substitution on physical and mechanical properties of lightweight concrete. In this respect, lightweight concrete samples were produced by the use of fly ash as a cement replacement material in different proportions (1%, 3% and 5%). In lightweight concrete production, the Nevşehir region acidic pumice has been used as aggregate. The physical and mechanical properties of these lightweight concrete samples were investigated and microstructural analysis was carried out. To determine the physical differences, dry unit volume weight, capillary water absorption, porosity, compactness and freezethaw experiments were conducted. For the determination of mechanical properties, tensile splitting strength and compressive strength tests were applied. SEM images have been interpreted to examine the structural differences occurring within the material. As a result of the study, it was determined that the physical and mechanical properties of the ligtweight concrete were improved with the increase in the amount of fly ash. The best results were obtained from sample with 5% fly ash substitution. The use of industrial waste in a large sector such as construction, which adversely affects the ecological balance, will be an opportunity to dispose of waste.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Effects of Artificial Aging of UVB-313 Lamps on Some Surface Properties of UV System Varnished Black Locust Wood

    Ayata, Ümit; Gürleyen, Levent; Çakıcıer, Nevzat

    Black locust wood is known to be used in poles, mine timber, railway ties, ship timber, insulator pins, wood nails for wooden shipbuilding, crates, boxes, pegs, fences, construction and furniture industries. In this study, color, gloss, surface adhesion resistance and pendulum hardness of UV system parquet varnishes (3 and 5 coats) applied to the surface of acacia (Robinia pseudoacacia L.,) wood after accelerated aging with UVB-313 lamps (252 and 504 h). The effects on the properties were investigated. According to the findings obtained, the results of analysis of variance belonging to all tests were determined to be significant. The glossiness values, pendulum hardness values and surface adhesion resistance of the lacquered materials with 5 layers application were higher than those of the varnished materials with 3 layers application at 20o, 60o and 85o in parallel (//) and perpendicular (⊥) directions to the fibers. After aging, a* values increased for both varnish types, while L* values decreased. It can be said that this type of wood can be used in the parquet industry.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    UV kürlenmeli vernik uygulanmış sedir odununun yapay yaşlandırma uygulaması sonrasında bazı yüzey özelliklerinin belirlenmesi

    Ayata, Ümit; Gürleyen, Levent; Çakıcıer, Nevzat

    UV kürlenmeli uygulamaların kullanımları, günümüzde teknolojinin gelişmesi ile yaygın bir hale gelmiştir. Bu UV kürlenmeli sistemlerin avantajları da, müşterilerin kullanıma ait çeşitli özelliklerini (uçucu organik bileşik, direnç, vb.) desteklemektedir. Bu uygulamalar birçok sektör açısından tercih edilmekte olunup, uygulama alanlarından biriside ahşap malzeme yüzeyleri olmaktadır. Bu çalışmada, endüstriyel uygulamalara göre Toros sediri (Cedrus libani A. Rich) odunu yüzeylerine UV kürlenmeli parke vernikleri uygulanmış malzemeler üzerinde UV-B 313 lambalarının bulunduğu yapay yaşlandırmaya ortamına maruz bırakılması ile meydana gelen yüzeylerdeki değişiklikler araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; yaşlandırma uygulamaları, parlaklık (20o, 60o ve 85o’de liflere paralel ve dik) değerlerinde ve ışıklılık (L*) değerlerinde azalmalara, kırmızı (a*) ve sarı (b*) renk ton değerlerinde ise artışlar görülmüştür. Buna ek olarak, salınımsal sertlik değerleri 3 kat uygulamada yaşlandırma sonrasında azalırken, 5 kat uygulamasında artmıştır. 504 saatlik yaşlandırma sonunda her iki vernik türünde toplam renk farkı (∆E*) değerleri “farklı renk” kriterini vermiştir. Sonuç olarak, literatürdeki çalışmalarla kıyaslandığında Toros sedirinin UV sistem parke endüstrisinde kullanılabileceği söylenebilir. 

    AtıfOpenAlex12TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    The effect of heat treatment on shore D hardness values of woods of some tree species grown in Turkey

    Ayata, Ümit; Türk, Mutlu

    Today, there are patented heat treatment methods using different methods in various countries. One of these methods is the ThermoWood method. It is a known fact that many properties of wood (mechanical, physical, chemical, biological, etc.) change as a result of the change in the structure of wood with heat treatment. At the beginning of these features, the concept of hardness emphasizes an important issue for wood. In this study, the Shore D hardness values of maple, common alder, rowanberry, chestnut, hornbeam, Uludağ fir, willow, Strendzha Oak, and ash woods that occur at 212oC for 1 and 2 hours after and before heat treatment were investigated according to the ThermoWood method. According to the results of the research, variance analysis results were obtained as significant. The highest reduction rate among wood species was obtained in Uludağ fir, which was heat-treated at 212oC for 2 hours, while the lowest was determined in common hornbeam wood, which was heat-treated at 212oC for 1 hour. It was determined that the hardness values of all tree species decreased with heat treatment. In addition, it was shown that the results decreased with the increase of the heat treatment time.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Determination of the artificial aging performance of the apricot wood applied with UV system parquet varnish used indoors

    Ayata, Ümit; Gürleyen, Levent; Çakıcıer, Nevzat

    Abundantly grown for apricot tree fruit. Apricot wood is used for different purposes. The aim of this study is to determine the performance of the ultraviolet (UV) system parquet varnished layers against artificial aging applied to apricot (Prunus armeniaca L.) wood. For this purpose, UV system parquet varnish was applied on apricot wood surfaces in 3 and 5 layers in accordance with industrial applications. The materials obtained were exposed for 252 and 504 h in an accelerated aging device with UVA-340 lamp. After aging, lightness (L*), red (a*) color tone, yellow (b*) color tone, perpendicular (⊥) and parallel (//) glossiness values to the fibers at 20o, 60o and 85o, adhesion resistance and pendulum hardness (könig method) tests were determined. According to the results of the research, variance analysis was obtained significantly for all tests. After aging, for both varnish applications, all glossiness values, yellow color tone and lightness values decreased, while red color tone values increased. While the hardness decreased in the 3-layer application, the adhesion resistance was increased, and the 5-layer application gave an opposite result.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex19TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Sibirya’da iç ve dış mekânlarda kullanılan Sibirya çamı odununun yüzey pürüzlülüğü parametreleri ve shore D sertlik değeri üzerine ısıl işlemin etkisi

    Ayata, Ümit

    Sibirya çamının Sibirya’da yetiştiği ve odununun hafif, yumuşak, iyi işlenebilen özelliği, düzgünlüğü ve güzel doku yapısı ile kalem yapımında, inşaat alanlarında, ev yapımında, müzik aletleri yapımında, mobilya alanında ve çeşitli el sanatlarının yapımında kullanıldığı bilinmektedir. Bu araştırmada, 212oC’de 2 saat sürede ısıl işlem (ThermoWood) uygulanmış ve uygulanmamış Sibirya çamı (Pinus sibirica) odununda hazırlanmış olan örnekler üzerinde farklı zımparalar (80, 100, 120, 150, 180 ve 220 numaralı) uygulandıktan sonra yüzey pürüzlülüğüne ait parametreleri (Ra, Rz ve Rq) ve shore D sertlik değerleri araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, pürüzlülük parametreleri ve shore D sertlik değerleri ısıl işlem ile azalmıştır. Isıl işlem sonrası shore D sertlik değerinde %20.43’lük, Ra parametrelerinde 80 numarada %22.16’lık, 100 numarada %26.25’lik, 120 numarada %36.42’lik, 150 numarada %35.71’lik, 180 numarada %36.38’lik ve 220 numarada %50.88’lik oranlarda azalmalar meydana gelmiştir. Buna ek olarak, zımpara numarasının artması ile pürüzlülük değerlerinin de azaldığı, yüzey kalitesinde artış olduğu ve iyi sonuçlara ulaşıldığı belirlenmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Determination of Radiation Protection Features of the Ag2O Doped Boro-Tellurite Glasses Using Phy-X / PSD Software

    Alım, Bünyamin

    This study focused on the radiation protection features of the Ag2O doped boro-tellurite glass samples in the form of (x)Ag2O/(100-x)(65B2O3-35TeO2) where x=10, 15, 20, 25 and 30 mol%. by using Phy-X / PSD software, the radiation protection parameters such as mass attenuation coefficient (MAC), linear attenuation coefficient (LAC), half-value layer (HVL), mean free path (MFP), total atomic and electronic cross-sections (ACS and ECS), effective atomic number (Zeff) , effective electron density (Neff) and effective conductivity (σeff) of present glasses were calculated in the photon energy range of 0.015-15 MeV. In order to evaluation the usability of these glasses in terms of radiation protection, the all investigated protection parameters were also calculated for commercial RS 253 glass and some concretes such as ordinary concrete (OC), hematite-serpenite (HS) and basalt-magnetite (BM) that are commonly used as shielding material in the nuclear application. The results obtained were evaluated in terms of both photon energy and chemical composition of the glasses examined. Additionally, the results obtained for the examined glasses were compared with the corresponding values obtained for the comparison materials presented to determine the best radiation protection glass. It was clearly observed that the MAC, LAC, ACS, ECS and Zeff values increased with the increasing of molar doping percentage Ag2O in the glasses. It was found that the radiation protection capacities of the Ag2O doped boro-tellurite glasses is found higher than the other compared materials. Maximum MAC, LAC, ACS, ECS and Zeff values were observed in the sample of G5 that contains 30% Ag2O. This study indicates that the disilver oxide doped tellurite glasses can be developed as radiation protection materials for many nuclear applications.

    AtıfOpenAlex26TR Dizin6
    TR Dizinİncele