Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Determination of rebar effect on dynamic characteristics and dynamic behavior of reinforced concrete bridges

    Altunışık, Ahmet Can; Ergün, Mustafa; Doğan, Umut Ufuk

    In this study, it is aimed to be searched the effect of the rebar on the structural behavior of reinforced concretebridges formed with the finite element method. For this purpose, the numerical model of the bridge withknown dimensions, material properties and rebar configuration was modeled using ANSYS finite elementanalysis program. In the first model, it was thought that the bridge was constructed using only concrete, rebarwas not taken into consideration. Then the same bridge was modelled without changing the boundaryconditions as if it was built by reinforced concrete material in which rebar and concrete were together andthe modal analyses were carried out on this model again. The dynamic characteristics of the two differentbridge models were determined using numerical methods and the effect of the rebar on these characteristicswas presented by comparing them with each other. When the results obtained were examined, it was foundthat the rebar had no significant effect on the modal behavior of the bridge. Thus, not taking into account therebar will provide a great convenience during the modeling stage. In addition, linear and nonlinear dynamicanalyzes were performed on the reinforced and unreinforced finite element models of the bridge using theeffective earthquake acceleration record of the Erzincan earthquake of 1992 and structural behavior wasevaluated. The results are presented in comparison with the graphs and tables in this paper.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Uçucu Kül ve Mermer Tozu Katkılarının Zeminin Stabilizasyonuna ve DonmaÇözülmesine Etkisinin Araştırılmas

    Yilmaz, Fatih

    Zemin stabilizasyonunda farklı katkı maddelerinin davranışı, uzun yıllardan beri geoteknik mühendisliğinde araştırılan bir çalışma alanıdır. Bu çalışmada uçucu kül ve mermer tozu atıkları, katı atık yönetimi kapsamında zemin stabilizasyonu için kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, düşük plastisiteli killi bir zemine %25 uçucu kül ve sırasıyla %0, %5, %10, %15, %20 oranlarında mermer tozu ilave edilmiştir. Hazırlanan karışımların indeks ve dayanım gibi geoteknik özellikleri irdelenmiştir. Ayrıca, katkı maddelerinin zeminin donma-çözülme çevrimi sonucundaki dayanım değerlerine etkisi incelenmiştir. Çalışma sonucunda, uçucu kül+mermer tozu karışımlarının sadece uçucu kül içeren karışımlara göre daha yüksek dayanım sağladığı sonucuna varılmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex5TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Usability of Midyat Stone Wastes in Soil Stabilization

    Yilmaz, Fatih; Duman, Vedat

    Improving the geotechnical properties of weak soils is described as soil stabilization. In this study, industrial wastes of Midyat stone were used to carry out soil stabilization. Midyat stone wastes, which are evaluated in the improvement of a low plasticity clay soil, were mixed with natural soil at 5%, 10%, 15% and 20% additive percentages. In the light of the data obtained, the presence of a different binder was needed and lime was chosen as the primary binder. Index, strength and durability tests were carried out in mixtures containing 5%, 10%, 15% and 20% Midyat stone waste with and without lime. When the results of the experiments were examined, it was determined that the use of Midyat stone waste as an additive alone was ineffective on strength and durability values. In use with lime, 49% increase in strength has been determined compared to only lime sample. As a result of the study determined that the effect of Midyat stone wastes on freezing-thawing is very limited and more effective on wetting-drying, it was concluded that these wastes can be used for stabilization of low plasticity soils with lime.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Sıvı Viskoz Sönümleyicilerle Birbirine Bağlanmış Komşu Yüksek Binaların Dinamik Davranışının Zemin-Yapı Etkileşimini Dikkate Alarak İncelenmesi

    Hatipoğlu, Yavuz Selim; Düzgün, Oguz Akın

    Geleneksel olarak inşa edilen yüksek binalar büyük depremler sırasında çıkan enerjiyi sönümlemede yetersiz kalabilir. Bu yüzden komşu iki yüksek binanın birbirine sıvı viskoz sönümleme cihazları ile bağlanması enerjiyi sönümlemede etkili bir yöntem olabilir. Bu çalışmada deprem etkisi altında ve farklı zemin türü üzerindeki iki yüksek bina birbirine viskoz sönümleyici cihazlar ile bağlanmıştır. 12 katlı A binası ile 12, 15, 18, 21 ve 24 katlı B binaları iki açıklıkı çerçeve sistem olarak modellenmiş ve birbirilerine sıvı sönümleyici sönümleyici cihaz ile bağlanmıştır. Gevşek, orta sıkı ve sıkı zemin türlerine denk üç farklı zemin türü belirlenmiştir. Sonrasında ankastre mesnet üzerinde elde edilen yer değiştirme, ivme, tepe ve taban kesme kuvvetleri değerleri üç farklı zemin türünde meydana gelen değerler ile karşılaştırılmıştır. Sıvı viskoz sönümleyicilerin yerleri ve sayısı değiştirilerek altı farklı bağlantı modeli belirlenmiştir. Viskoz sınır şartı kullanılarak zemin modeli oluşturulmuştur. Modellemeler ve analizler ANSYS R19.2 programıyla iki boyutlu olarak gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde bazı zemin türlerinde sıvı viskoz sönümleyici cihazlar yapının dinamik davranışında önemli iyileşmeler meydana getirmiştir. Ayrıca zemin türleri de sonuçlar üzerinde oldukça etkilidir. Gevşek ve orta sıkı zeminler kritik zemin türleridir. Bunun yanında belirlenen bağlantı modelleri arasında en uygun bağlantı şeklinin sadece en üst katına viskoz sönümleyici cihazın bağlanması olduğu sonucuna varılmıştır. Bütün katlara sönümleyici cihazların bağlanmasına gerek kalmaması yapısal kontrol sisteminin maliyetini önemli ölçüde azaltmıştır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Ahşap Döşemeli Geleneksel Bayburt Evinin Deprem Performansının Belirlenmesi

    Can, Ömer; Erkul, Burak

    Ülkemizde tarihi ve kültürel değeri olan birçok yapı bulunmaktadır. Bu yapılar farklı zaman ve kültürlerdeyapılmıştır. Farklı teknikleri yansıttıkları için büyük önem taşımaktadır. Günümüzde inşa edilen betonarme veçelik yapılar gibi diğer yapı türleri ve depreme karşı performansları, gelişmiş sayısal metotlarla detaylı olarakhesaplanmaktadır. Ancak tarihi yığma yapıların içerdiği süreksizlikler ve değişen malzeme özelliklerindendolayı yapısal performansının belirlenmesinde ve yorumlanmasında zorluklarla karşılaşılabilmektedir. Buçalışmada; Bayburt ili, Aydıntepe ilçesi, Sorkunlu köyü sınırları içerisinde bulunan, yapımı 100 yıl öncesinedayanan ve kırsal mimari mirasın korunması bağlamında Bayburt kırsal geleneksel evinin yapım tekniği,malzeme ve konum özellikleri hakkında bilgiler derlenmiştir. Yapıda gözlemlenen mevcut problemlerbelirlenmiştir. StatiCAD-Yığma programı kullanılarak 2007 Deprem Yönetmeliği ve 2013 Riskli YapılarYönetmeliği esasları dikkate alınarak yapının performans analizi yapılmıştır. Performans analizinin yanı sırataşıyıcı sistemin yapısal performansı da değerlendirilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    An evaluatıon on relocatıon and exproprıatıon problem caused by dam project ın çoruh valley

    Yıldız, Seçil Gül Meydan; Şengün, Hayriye

    Dam Projects occupy a significant part of the public investments in Turkey. The dams have an important role in efficient use of the water as a source of life beside usage of it as a renewable energy source. Physical, social, economical and environmental problems emerge during and after construction of the dams for power generation and irrigation purposes. In order to minimize negative influences of investment projects to be realized by collective expropriation in the scope of public investments, execution of relocation applications additional to expropriation or as an alternative of expropriation procedure has become an inevitable socioeconomical fact. Changing of settlement areas located in the reservoir fields of the dams and expropriation of the affected private lands are leading significant social and physical problems. Relocation of the families whose settlements (properties) are expropriated, the projects applied in new settlement areas, rearrangement of economical and social life are problematic processes taking time and requiring huge economic resources. Beside relocation problems, changes occur in eco systems because of the dams. In this study, relocation and expropriation problems caused by Artvin, Muratlı, Deriner, Borçka and Yusufeli dams which are among the dam Projects in the valley of Çoruh shall be studied using literature review method.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Freezing-Thawing and Wetting-Drying Behavior of Clayey Soil Stabilized with Lime and Silica Fume

    Demir, Ersin; Yılmaz, Mehmet Fatih

    Soil stabilization is defined as improving the physical, chemical, hydraulic and mechanical properties of soilsthat are insufficient in terms of engineering properties. In this study, stabilization of high plasticity clayey soilwith silica fume and lime was investigated to examine strength and durability behavior of stabilized soil. Thetest samples were prepared by adding 5%, 10%, 15% and 20% of silica fume, without lime and with 6% limeto the natural soil which is a high plasticity clay (CH) according to the Unified Soil Classification System. Thecuring time is 7 and 28 days. At the end of these curing periods, unconfined compressive strength tests wereperformed. After 28 days of curing, 12 wetting-drying and freezing-thawing cycles were completed anddurability behavior of the samples were examined. In the light of the obtained data, it was determined that SLSsamples containing silica fume and lime had higher strength values than SL samples containing only lime. Silicafume increase the strength values after curing periods and has positive effects on the soil durability in terms offreezing-thawing test.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Farklı İstinat Duvar Tiplerinde Aktif Toprak Basınçlarının Sayısal Analizi

    Sadoglu, Erol; Yılmaz, Mehmet Fatih; Kamiloğlu, Hakan Alper

    Dayanma yapılarının tasarımında yatay toprak basıncı dağılımı önem arz etmektedir. Birçok çalışmada, dayanma yapısına etkiyen aktif toprak basınç dağılımı nonlineer olarak kabul edilir. Toprak basınç dağılışı ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına karşın, Duvar boyutlarının yatay toprak basıncı dağılışı üzerine etkilerini irdeleyen az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada, duvar şeklinin aktif yanal toprak basınç dağılımı ve aktif kırılma yüzeyleri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu nedenle çeşitli tip dayanma duvarlarına gelen yanal toprak basınç dağılışları ve oluşturdukları kırılma yüzeyleri numerik olarak irdelenmiştir. Yapılan çalışma kapsamında, çeşitli eğimlerdeki ağırlık tipi dayanma duvarları, farklı topuk uzunlukları ve eğime sahip ters T biçimli dayanma duvarları göz önüne alınmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yanal toprak basınç dağılışının duvar tipine göre değiştiği belirlenmiştir. Buna ek olarak duvar eğimi ve topuk uzunluğunun kırılma yüzeyleri ve yanal toprak basınç dağılışı üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Perde duvarlarda bırakılan pencere boşluklarındaki boyut etkilerinin SAP2000 OAPI ile incelenmesi

    Bilal Tayfur

    Perde duvarlar yapıların deprem altındaki davranışı açısından büyük önem taşımaktadır. Depremin yapı üzerindeki yansıması olan yanal yüklemeleri büyük ölçüde karşılayan perde duvarlar, yapının daha rijit bir davranış gösterebilmesini sağlamaktadır. Ancak mimari gereksinimler veya kontrolsüz mimari değişiklikler sebebiyle perde duvarlarda boşluklar açılabilmektedir. Bu boşlukların boyutları perde duvarın davranışını tümden etkilemektedir. Yapıya rijitlik kazandırması beklenen perde duvarlar, üzerlerindeki boşluklar nedeniyle tam aksi bir davranış göstererek kısa kolon oluşumuna sebep olabilmekte ve yapıda ani göçmelerin önünü açabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, perde duvarlara ve üzerlerinde bırakılan boşluklara ait parametrelerin, perde duvar davranışı üzerindeki değişimlerini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda davranış değişimi üzerindeki etkileri incelemek üzere bir takım parametreler belirlenmiştir. Her bir parametre için yeterli sayıda ve aralıkta değer seçilmiştir. Bu parametrelere bağlı olarak 29 farklı çerçeve modeli hazırlanmıştır. Bu modellerin detaylı biçimde incelenebilmesi için bir C# yazılımı geliştirilmiş ve genel model bu yazılıma kodlanmıştır. Geliştirilen bu yazılım sayesinde istenen modeller SAP2000'e OAPI aracılığıyla aktarılarak analiz edilmiştir. Her bir çerçeve için boşluk genişliği olabilecek minimum boyut ile maksimum boyut arasında 1 cm artırımlarla analiz edilmiştir. Bu analizlere bağlı olarak her bir çerçeve için kısa kolon oluşması olası bölgelerdeki davranış değişimi kesme kuvveti, ötelenme ve moment değerleri esas alınarak incelenmiştir. Bu kapsamda toplamda 5200 analiz gerçekleştirilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2018
    Investigation of Reuse by Recycling Asphalt Pavements in Hot Mix Asphalt

    Yilmaz, Bahadir; Oruç, Seref; Mazlum, Mehmet Salih

    In many countries of the world, waste management becomes compulsive with activation of laws and agreements about waste control. By this purpose, it becomes necessary and imperative to use waste asphalt materials as raw material for the new asphalt pavement due to economic advantages of using old materials, decreasing of the raw material’s potential, and problems of researching new asphalt raw mines and increasing of the asphalt pavement cost. Within this scope, this work has started to a research of re-used old materials which are completed their economic life on the road in the hot bituminous mixes. In this work, recycling methods that are used in World and Turkey are analyzed at the beginning and the advantages of recycling are utilized. İstanbul region is chosen as the working area and materials are gained by the roads that completed their economic life in İstanbul. By these materials, new coverable mix materials had produced in different ratios such as10%,25% and40%. Marshall Experiment had used to these mixtures, intensity and void analyses are made and the results that obtained from experiments are compared with the pure materials and the core samplers

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Determination of Earthquake Performance in Masonry Buildings (Bayburt Korkut Ata High School Example)

    Can, Ömer; Yıldızoğlu, Halime

    There are many buildings which are historical and cultural values in Turkey. These structures are of great importance in terms of reflecting the accumulation and techniques of different times and cultures. It is possible to elaborate the performance of reinforced concrete and steel structures constructed with today's technology with advanced numerical methods. But difficulties can be encountered in determining and interpreting the structural performance due to the discontinuities and the changing material properties of the historic agglomerations. In this study; The construction technique, material properties and location features of Korkut Ata High School, which was built between 1944-1947 in Bayburt province center, was compiled. The existing problems observed in the structure have been identified. Using the StatiCAD-Masonry program, it was aimed to perform the performance analysis by taking into account the principles of the 2007 Earthquake Regulation and the 2013 Risky Buildings Regulation. Parallel to the analyzes carried out, the structural performance of the carrier system was evaluated.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex7TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Farklı Yüksekliğe Sahip Boşluklu Perde Duvarlara ait Davranış Eğrilerinin SAP2000 OAPI ile Elde Edilmesi

    Can, Ömer; Tayfur, Bilal

    Bu çalışma kapsamında, perde duvarlarda açılan veya bırakılan pencere boşluklarının çerçeve davranışı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu bağlamda, perde/çerçeve yüksekliği oranı sabit tutularak 5 farklı serbest kolon boyunun elde edilmesini sağlayacak 5 model belirlenmiştir. 5 farklı perde duvar yüksekliğine sahip çerçeveler SAP2000 OAPI aracılığıyla C# yazılım dili kullanılarak modellenmiştir. Açıkta kalan ve kısa kolon oluşumuna sebep olan boşluklara 1 cm artırımlarla kanat duvarlar eklenerek analizler yapılmıştır. Analizler çerçevenin kanat duvarsız halinden tam dolu duvar haline kadar devam ettirilmiştir. Bu sayede çerçevelere ait kanat duvar boyuna bağlı davranış değişim grafikleri elde edilmiştir. Modelleme esnasında perde duvar malzemesi, kanat duvar artırımları arasındaki kuvvet aktarımının doğru şekilde gerçekleşebilmesi için 1 cm2 meshlere ayrılmıştır. Çerçevelere ait ötelenme değerleri ve kısa kolon oluşumu beklenen kesitlerdeki iç kuvvetlerin değişimi yüksek hassasiyetle kayıt altına alınmıştır. Bu bağlamda toplam 750 farklı analiz gerçekleştirilmiştir. Bu analizler neticesinde serbest kolon boyunun kısalmasına bağlı olarak, yanal ötelenme kapasitesinin de doğrusal olmayan biçimde azaldığını ve kısa kolon oluşumu ihtimalinin arttığı görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Hava sızdırmazlığının konvansiyonel pencerelerin ortalama ısıl yalıtım performansındaki rolü

    Cuce, Erdem

    Binalarda yapı elemanlarının ısıl direnç yeteneklerinin iyileştirilmesi ve yapı elemanlarından gerçekleşen enerji kayıplarında ciddi bir role sahip olan hava sızdırmazlığının maliyet etkin yöntemlerle minimize edilmesi güncel düşük/sıfır karbon bina standartlarının yakalanabilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bina yapı elemanları arasında pencereler infiltrasyon esaslı ısı kayıplarına hatırı sayılır ölçüde etki ederler. Cam yüzeylerden gerçekleşen infiltrasyon kaynaklı ısı kayıpları özellikle eski pencerelerde ve özensizce gerçekleştirilen montajlarda azımsanmayacak değerlere ulaşabilmektedir. Literatürde hava sızdırmazlığının konvansiyonel pencerelerden olan enerji kayıplarına etkisini belirlemeye yönelik bazı teşebbüsler olmasına rağmen, elde edilen sonuçlar arasında pek çok çelişkiler mevcuttur. Bu yüzden bu araştırmada, hava sızdırmazlığının konvansiyonel hava dolgulu çift camlı pencerelerin ortalama ısı transfer katsayısına (U-değeri) olan etkisi kapsamlı bir deneysel çalışma ile incelenmektedir. Testler Nottingham'da bulunan ve konvansiyonel hava dolgulu çift camlı pencerelerle restore edilmiş karakteristik Birleşik Krallık mimarisine sahip bir konutta gerçekleştirilmektedir. Konuttaki pencerelerden bir tanesi ısıl yalıtım testlerine tabi tutulmaktadır. Test penceresinin bir kanadı mükemmel hava sızdırmazlığı temin eden özel saydam bir örtü ile ön yüzeyden kaplanırken, diğer pencere kanadı sıradan durumu temsil edecek şekilde olduğu gibi bırakılmaktadır. Ölçümler Nisan 2016'da yapılmakta ve dinamik co-heating test metodu ile hava sızdırmaz pencere kanadının U-değerindeki iyileşme miktarı değerlendirilmektedir. Elde edilen sonuçlara göre, hava sızdırmazlığı ve saydam örtü ile hava sızdırmaz pencere kanadının iç cam yüzeyi arasında oluşan sera etkisine bağlı olarak özellikle gündüz saatlerinde etkisi belirginleşen ters ısı akıları neticesinde, hava sızdırmaz pencere kanadının ortalama U-değeri sıradan pencere kanadına göre kayda değer ölçüde düşük çıkmaktadır. Sıradan pencere kanadının ortalama U-değeri 2.67 W/m2K iken, hava sızdırmaz pencere kanadının ortalama U-değeri 1.79 W/m2K olarak belirlenmektedir. Buradan hareketle, hava sızdırmazlığı temin edilen konvansiyonel pencerelerde enerji kayıplarının %33 mertebesinde azaltılabileceği sonucuna varılmaktadır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Öğretme-öğrenme esaslı optimizasyon yöntemi ile uzay kafes kule yapı sisteminin optimum boyutlandırılması

    Artar, Musa

    Bu çalışmada, son yıllarda geliştirilmiş öğretme-öğrenme esaslı optimizasyon yönteminin çelik uzay kafes sistemlerinin optimum boyutlandırılmasındaki başarısının araştırılması hedeflenmiştir ve bu bağlamda 942 elemanlı uzay çelik kafes kule problemi sayısal örnek olarak kullanılmıştır. Diğer bir çok stokastik algoritma yönteminde olduğu gibi öğretme-öğrenme esaslı optimizasyon yöntemi de çevremizdeki olayları taklit etmektedir. Bu algoritma yönteminde analiz işlemleri öğretmen ve öğrencilerinden oluşan bir sınıf ile yürütülmektedir. Sınıftaki her bir öğrenci bir yapı modelini temsil etmektedir ve öğretme-öğrenme aşamaları ile her bir öğrencinin bilgi seviyesinin arttırılması hedeflenmektedir. Bu sayede belirli bir iterasyon sonunda en iyi sonucu (sınırlayıcıları sağlayan ve minimum yapı ağırlığında olan) veren yapı modeli elde edilebilmektedir

  • Proje2016
    Azot (N), Kükürt (S) ve Bor İçerikli Organik Katkılarla Asfaltın Modifiye Edilerek Asfalt Kaplamaların Mekanik Özelliklerinin İyileştirilmesi

    Oruç, Şeref; Yılmaz, Bahadır; Sancak, Kemal

    In this study, a novel boron-containing organic additive, which is completely original, was chemically synthesised in the laboratory condition and its performance features on the asphalt were assessed. The structural characterisation of the synthesised organic additive was investigated using nuclear magnetic resonance (NMR), Fourier transform infrared spectroscopy (FT-IR) and thermogravimetry (TG) analysis methods. The morphologic structure, modification mechanism and thermal degradation behaviours of modified asphalt binders formed by adding the additive to the asphalt were determined by scanning electron microscopy (SEM), FT-IR and TG analysis. The physical and rheological properties were measured using dynamic shear rheometer (DSR), rolling thin film oven test (RTFOT), rotational viscometer (RV), pressure aging vessel (PAV), bending beam rheometer (BBR) and conventional binder experiments. Mechanical properties of mixtures prepared according to Marshall design were examined by the experiments of Marshall stability and flow, indirect tensile, moisture damage, indirect tensile strength, static creep, dynamic creep, indirect tensile fatigue, LCPC wheel tracking, and Nicholson stripping. The results indicate that the additive increased the asphalt’s consistence, rutting, aging resistance, flexibility, adhesion, loading spreading and fatigue life features and decreased temperature sensibility and cracking tendency at the low temperatures. Statistical analysis of the data obtained from experiments supports those findings, indicating that the best additive ratio to enhance the performance features of asphalt was 6%.

  • MakaleYalnız künye2015
    Cıvatalı çelik yapı birleşimlerinde cıvata yerleşim mesafelerinin güvenilirliklerinin monte carlo simülasyon metodu ile araştırılması

    Oztekin, Ertekin

    Cıvatalı çelik yapı elemanı birleşimlerinde, cıvatalar arası uzaklıkların ve cıvataların çelik levha kenarına uzaklıklarının tasarımı yönetmeliklerde belirtilen minimum ve maksimum sınırlar temel alınarak yapılmaktadır. Bu çalışmada cıvatalı birleşimlerdeki cıvatalar arası ve cıvataların birleşim levhası kenarlarına olan mesafelerinin güvenilirlikleri araştırılmıştır. Bu amaçla yükleme türü, cıvata türü, birleşim levhası kalınlığı, değişken olarak alınmıştır. Bu parametrelerin tüm kombinasyonları için gerçekleştirilen güvenilirlik analizlerinde Monte Carlo Simülasyon (MCS) yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen güvenilirlik indeksi değerleri grafikler ve tablolar halinde sunularak elde edilen sonuçlar ile bazı yönetmeliklerde önerilen değer aralıkları karşılaştırılarak elde edilen bulgular üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Sonuç olarak geleneksel ve güvenilirlik düzeyi daha yüksek tasarımlar için aynı cıvata aralıklarının kullanımının hatalı olacağı vurgulanmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2010
    Ham perlit agregalı hafif beton özelliklerine alternatif genleştirilmiş perlit kullanımının etkisi

    Simsek, Osman; Durmuş, Gökhan; Demir, İlhami; Gökçe, H. Süleyman

    Perlit, ısı yalıtım ve hafiflik özelliğinden dolayı beton agregası olarak inşaat sektöründe kullanımı ile ülke ekonomisine ve küresel ısınmaya olumlu yönde katkıda bulunan doğal yapı malzemesidir. Yapılan araştırmalar sonucunda dünya perlit rezervinin yaklaşık % 74' ünün Türkiye'de olduğu belirlenmiştir. Bu doğal kaynakların etkin kullanımı ile oldukça zor elde edilen enerjinin daha etkin kullanımının sağlanacağı düşünülmektedir. Enerji kullanımındaki bu tür yaklaşımlar çevre kirliliğinin azalmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada, farklı özellikteki genleştirilmiş perlit agregalarının ham perlit agregalı hafif betonlar içinde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Ham perlit agregası yerine hacimce %10 oranında üç farklı özellikte genleştirilmiş perlit agregası kullanılarak 7 ayrı karışım oluşturulmuştur. Hazırlanan hafif beton karışımları ile 100x100x100 mm ebatlı küp numuneler elde edilmiştir. Bu numunelerin 28 günlük basınç dayanımı, birim hacim ağırlık ve su emme oranları test edilmiştir. Sonuç olarak, uygun özellikteki genleştirilmiş perlit agregası kullanımının perlit agregalı hafif betonların mekanik ve fiziksel özellikleri üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele