Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
18 →- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ4Comparative analysis of stress distributions and safety factor in tensile test specimens with different notch and hole geometries by finite element method
Korkmaz, Sümeyye Erdem; Gavgali, Esma
This study analyzes the effects of different notch and hole geometries (V-Notched, U-Notched, circular hole) on stress concentration in Ti-6Al-4V (Grade 5) Titanium alloy tensile specimens to provide optimized design recommendations for aerospace and biomedical applications. Finite element method (ANSYS Workbench) was employed to analyze three geometries under 15000 N static tensile loading. Von Mises stress distributions and stress concentration factors (Kt) were calculated and validated against Peterson and Neuber theoretical formulas with average error ±1.5%. Results revealed that V-Notched exhibited highest stress concentration (Kt = 5.78, σmax = 1156 MPa), while circular hole showed lowest (Kt = 2.25, σmax = 454.12 MPa). U-Notched demonstrated intermediate performance (Kt = 2.84, σmax = 995.45 MPa). Increasing notch root radius from 0.5 mm to 2.0 mm achieved 51% reduction in stress concentration factor. Maximum shear stress values were 232.74 MPa, 506.38 MPa, and 640 MPa for circular, U-Notched, and V-Notched respectively, while maximum normal stress values reached 467.06 MPa, 1015.1 MPa, and 1809 MPa. Safety factor analysis showed that circular hole configuration meets aerospace standards (FS = 2.05 > 1.5), while U-Notched (FS = 0.93) and V-Notched (FS = 0.80) fall below minimum safety criteria. U-Notched exhibited highest total displacement (1.210 mm), indicating compliance effects. For aerospace and biomedical applications, circular holes should be preferred over sharp notches (154% stress reduction), and minimum corner radius ≥2.0 mm is recommended. The critical finding that geometric optimization provides 2.6× safety improvement without material changes demonstrates the powerful role of design in structural reliability for weight-critical applications.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Karpuz atıkları ve karpuz suyu ile zenginleştirilmiş tam buğday ekmeği üretimi ve duyusal özelliklerinin değerlendirilmesi
Cebeci, Fatma; Vergili, Samet; Karaman, Mustafa
Ekmek, ülkemizde beslenme açısından önemli yer tutan, fazla tüketilen bir gıdadır. Bu nedenle ekmeğin zenginleştirilmesiyle besleyici değerinin artırılması üzerine çalışmalar, halkımızın sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi açısından önemlidir. Karpuz, gıda endüstrisinde işlenmesi sırasında %30-41 kısmının kabuk ve %2’lik kısmının ise çekirdek yan ürünü açığa çıkaran bir meyvedir. Bu çalışmada karpuz atıklarının ve karpuz suyunun ekmeğin zenginleştirilmesinde kullanılmasıyla biyoaktif özelliği iyileştirilmiş ekmek üretimi hedeflenmiştir. Üretilen ekmek, kontrol tam buğday ekmeğiyle karşılaştırılmıştır. Duyusal analiz sonuçlarına göre kontrol tam buğday ekmeğiyle (KE) karşılaştırıldığında karpuz atıkları ve karpuz suyu ile zenginleştirilmiş ekmeğin (KAZE) renk, koku, gözenek yapısı, tekstür, çiğnenebilirlik, lezzet ve genel beğeni açısından farklı bulunmadığı gözlenmiştir (t testi, p>0.05). Toplam fenolik madde içeriği açısından kuru örneğin gramı başında KAZE ve KE örneklerinde sırasıyla 0.860.02 mg gallik asit eşdeğer cinsinden (GAE) ve 0.430.01 mg GAE değerleri bulunmuştur. Sırasıyla KAZE ve KE kuru örneklerinin gramı başına DPPH metodunda; 0.400.04 mg askorbik asit eşdeğeri (AAE) ve 0.300.04 mg AAE, ABTS metodunda; 1.130.05 mg AAE ve 0.620.02 mg AAE değerleri saptanmıştır. Sonuçlar KAZE örneğinin toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite değerleri açısından KE örneğinden daha zengin olduğunu göstermektedir (p
- MakaleAçık Erişim2024A356 alüminyum alaşımının dökümünde katılaşma zamanı ve Nb ilavesinin mikroyapıya etkisinin incelenmesi
Colak, Murat; Tokatlı, Mehmet; Yalçın, Önder; Tigli, Ahmet
Alüminyum alaşımları hafiflik, korozyon direnci, elektrik ve ısı iletkenliğinin yüksek olması yüksek dayanım, sünek olması gibi özelliklerinde dolayı oldukça önemli bir mühendislik malzemesidir. Bu sebeple; otomotiv, havacılık, savunma, uzay endüstrisi, makine imalat, gıda endüstrisi gibi birçok alanda yaygınca kullanım bulmaktadır. Özellikle otomotiv sanayi ve yüksek teknoloji gereksinimi olan birçok sektörde kullanımı artmakla birlikte kalite gereksinimleri de artmaktadır. Alüminyum döküm alaşımlarından kalite beklentisindeki artışa bağlı olarak farklı alaşım elementi ilaveleri ile dökümler yapılması ve üretimde yeni teknoloji kullanımları üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmada A356 alüminyum döküm alaşımına %0.03, %0.06 ve %0.1 Niyobyum ilavesinin değişen kesitler içeren kokil kalıba dökümünde mikroyapı üzerindeki etkileri incelenecektir. Çalışmada ergitme, sıvı metal temizleme, kokil kalıba döküm, metalografik numune hazırlama, mikroyapı inceleme ve imaj analiz teknikleri kullanılmıştır. Sonuçlar incelediğinde katılaşma zamanına ve Nb ilave miktarına bağlı olarak döküm mikro yapılarında değişimler olduğu gözlenmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Yüksek mertebe sonlu eleman modeliyle fonksiyonel derecelendirilmiş kirişlerin serbest titreşim ve statik analizi
Turan, Muhittin; Hacıoğlu, Mahmut İlter
Bu çalışmada, fonksiyonel derecelendirilmiş (FD) kirişlerin yüksek mertebeden kayma deformasyonlu kiriş teorisine dayalı sonlu eleman yöntemiyle serbest titreşim ve statik analizleri incelenmiştir. Sonlu elemanlar yöntemi için 5 düğümlü ve 16 serbestlikli bir sonlu eleman önerilmiştir. FD kirişin malzeme özelliği kiriş kalınlığı boyunca belli bir kuvvet kuralı fonksiyona bağlı olarak değişmektedir. Lagrange eşitliği ile denge denklemleri türetilmiştir. Farklı kuvvet fonksiyonu üst indisine (p), farklı sınır şartlarına ve farklı narinliklere (L/h) göre FD kirişin boyutsuz doğal frekansları, boyutsuz yer değiştirmeleri, boyutsuz normal ve kayma gerilmeleri elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar literatür ile karşılaştırılmış ve önerilen sonlu elemanın FD kirişler için oldukça uyumlu sonuçlar verdiği görülmüştür. Önerilen yüksek mertebeden kayma deformasyonlu kiriş elemanının bu tip problemlerin çözümünde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Kuvvet fonksiyonu üst indis değerinin artmasıyla birlikte boyutsuz doğal frekanslar azalmakta, boyutsuz maksimum yer değiştirmeler ise artmaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Study on dynamic modelling and vibration analysis of single-link flexible manipulator
Uyar, Mehmet
In this study, SimMechanics-based dynamic modeling and vibration analysis of a single-link flexible manipulator are studied. A flexible beam model is set up for modeling the manipulator. Transient analysis is performed to obtain the endpoint acceleration vibration responses of the manipulator moved with different motion profiles. Both the experimental and simulation acceleration results are presented for different cases. The root means square (RMS) values of the acceleration responses are calculated to evaluate the compatibility performance in verifying the simulation results with the experimental results. It has been observed that the results match each other successfully for different cases. The reliability of the SimMechanics-based dynamic modeling method of manipulators is discussed with the experimental results.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2022UV kürlenmeli vernik uygulanmış karakavak odununda renk, parlaklık, salınımsal sertlik ve yüzeye yapışma direnci üzerine yapay yaşlandırmanın etkisi
Ayata, Ümit; Gürleyen, Levent; Çakıcıer, Nevzat
Karakavak odunu mobilya, lambri ve kontrplak üretimi için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, karakavak (Populus nigra L.) odununa uygulanmış 3 ve 5 kat UV sistem vernik katmanları ile yapay yaşlandırma uygulaması arasındaki ilişki araştırılmıştır. Buna ek olarak, yaşlandırma öncesi ve sonrasında (252 ve 504 saat) vernikli malzemeler üzerinde renk parametreleri (∆E*, ∆L*, ∆a*, ∆b*, L*, a* ve b*), parlaklık, salınımsal sertlik ve yüzeye yapışma direnci (pull-off) testleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, her iki vernik türü için UVB-313 lambalarına sahip yaşlandırma koşulları sonralarında yaşlandırma süresinin artması ile yüzeye yapışma direncinde ve L* değerinde azalma belirlenirken, a* ve b* değerleri için artışlar meydana gelmiştir. ∆E* değerleri 3 kat uygulamasının 5 kat uygulamasınınkinden yüksek olduğu görülmüştür. Buna ek olarak, her iki vernik uygulaması için bütün yönlerde ve derecelerde yapılan parlaklık ölçümleri, yaşlandırma süresinin artması ile azaldığı belirlenmiştir. Salınımsal sertlikte 3 kat uygulamasına sahip yüzeylerin, 5 kat uygulamasınınkinden yüksek olduğu görülmüş, her iki vernik türünde de 252. saatin sonunda azalmalar görülürken, 504. saatin sonunda artış elde edilmiştir. Sonuç olarak, istenilen sertlik direncine ait ortam koşullarına göre (mekân zemin tercihi) kullanım alanları doğrultusunda bu malzemenin kullanılması önerile bilinir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Investigation of ball milling effect on superconducting properties of oleic acid added bulk MgB2 superconductors produced by two different methods; [İki farklı metot ile üretilen oleik asit katkılı külçe MgB2 süperiletkenlerin süperiletkenlik özellikleri üzerine bilyeli öğütme etkisinin araştırılması]
Erdem, Özge
The effect of ball milling on the microstructure and some superconducting parameters such as flux pinning force (Fp) and critical current density (Jc) of the oleic acid (C18H34O2) added MgB2 bulk samples produced by two different methods, was analysed in this article. In the first method, ball milling was applied to the samples produced by using boron (B) powders coated with carbon (C) released from oleic acid. In the second method, oleic acid was mixed with magnesium (Mg) and B powders at the same time and then the same ball milling process used in the first method was applied to the powder mixture. The structural, magnetic and electrical properties of the produced samples were analysed. The results showed that ball milling process enhances the homogeneity of the structure, decreases the grain size and improves the grain connectivity of MgB2. Also, C substitution into MgB2 lattice resulting in an increase in electron scattering and disorders, enhances after ball milling process. It supplies a significant increase in Jc at high fields and causes a slightly decrease in transition temperature (Tc), especially for the samples produced by using the first method. Because the first method supports the ball milling effect on the homogenous dispersion of oleic acid addition in the MgB2 structure and the C entrance to MgB2 lattice, acting as pinning centres, the best Jc and Fp values at high fields was obtained for the produced samples with second method.
AtıfScopus3OpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Emme manifoldu malzeme seçiminde bilgisayar destekli yazılım kullanılması
Colak, Murat; Efe, Sukran
Dört zamanlı bir içten yanmalı motor 30 000’den fazla parçadan oluşmaktadır. Bu parçalar birçoğu, motorlardaki çalışma prensipleri nedeniyle yüksek sıcaklık, yüksek basınç, yüksek gerilmelere maruz kalabilmektedir. Motorlarda gerçekleşen çevrimlerin yüksek motor performansı ve yüksek enerji verimliliği için kararlı yapıda olması gerekmektedir. Bir çevrimin ortalama 0.025 saniyede tamamlandığı düşünülecek olursa, kullanılan çoğu motor parçasının üretimi için gerekli malzeme seçiminin, sistem kararlığı açısından ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Malzeme seçiminde parçalarda kullanılan malzemelerin yapısal özellikleri kadar kuvvet, basınç, sıcaklık gibi çalışma şartları altındaki davranışlarının da iyi bilinmesi gerekmektedir. Malzeme seçimini önemli kılan bir diğer hususta ekonomikliktir. Malzeme özelliklerinin her geçen gün iyileştirildiği günümüzde, malzeme seçimi için bilgisayar destekli yazılım programları kullanılmaktadır. Bu çalışmada birçok bilgisayar destekli yazılım programına rağmen malzemelerin teknik özelikleriyle birlikte malzemenin ekonomikliğini de analiz eden CES Selector isimli bilgisayar destekli malzeme seçim programı kullanılmıştır. Bu program kullanılarak, motor performansına ve yanma verimine direk etki eden emme manifoldunun malzeme seçimi yapılmıştır. Sonuç olarak kokil kalıba dökülen, T6 ısıl işlemi yapılmış A356 alüminyum alaşımının en uygun malzeme olduğuna karar verilmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Lactobacillus paracasei biyokatalizörü ile enantiyosaf (S)-1- (4-metoksifenil) etanol üretimi
Sahin, Engin
Bu çalışmada, 4-metoksiasetofenonun enantiyoseçici indirgenmesinde yedi biyokatalizörün indirgeme kapasitesi tam hücre biyokatalizör olarak araştırılmıştır. Lactobacillus paracasei BD28'in en iyi indirgeme kapasitesine sahip olduğu bulunmuştur. pH, inkübasyon süresi, çalkalama hızı ve sıcaklık gibi farklı parametrelerin enantiyomerik aşırılık ve dönüşüm üzerindeki etkileri araştırıldı. Tam hücre biyokatalizörü Lactobacillus paracasei BD28 kullanılarak, genel alerjik yanıt için tedavi fonksiyonuna sahip sikloalkil [b] indollerin sentezinde kullanılabilen (S)-1-(4-metoksifenil) etanol, gram ölçeğinde, yüksek verimli ve enantiyomerik olarak saf halde üretilmiştir. Gram ölçekli üretim gerçekleştirildi ve % 95 verimle optik olarak saf formda 9,69 g (S)-1-(4-metoksifenil) etanol üretildi. Bu, kimyasal işlemlere kıyasla (S)-1-(4-metoksifenil) etanol üretimi için ucuz, temiz ve çevre dostu bir işlemdir.
- MakaleAçık Erişim2021Potential bacteriocinogenic lactic acid bacteria from pastırma; [Pastırmadaki potansiyel bakteriyosinojenik laktik asit bakterileri]
Güllüce, Medine; Kaya, Mükerrem; Kaban, Güzin; Karadayi, Mehmet; Alaylar, Burak; Kamiloğlu, Aybike; Işik, Ceyda; Fettahoğlu, Kübra
Recent researches conducted have focused on the possibility of using bacteriocin produced by lactic acid bacteria both (LAB) as protective cultures and as natural antimicrobial agents in dry cured meat products such as pastırma. In the present study, 50 lactic acid bacteria strains, previously isolated from various traditional pastırma samples, were tested for their antimicrobial potentials. Determination of antagonistic activities against food-borne pathogenic strains (Listeria monocytogenes, Staphylococcus aureus and Bacillus cereus) were done by using agar-spot and well diffusion assays. Then, active isolates were identified by using 16S rRNA gene sequence analysis. According to the results, 11 of tested LAB were determined with significant bacteriocinogenic potential and these were assigned to as 1 Lactobacillus plantarum, 9 L. plantarum subsp. plantarum and 1 Pediococcus pentosaceus. In conclusion, it was reached that the isolated/identified bacteriocin-producing lactic acid bacteria strains from pastırma samples have a significant potential to prepare pure or crude bacteriocin preparations.
AtıfScopus1OpenAlex1
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2146-538X | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T19:08:00.384469463Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T19:08:00.384469463Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/11053 | |
| dc.publisher | Gumushane University | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Gumushane Universitesi Fen Bilimleri Dergisi |








