Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(6)
Birim yayınları
21 →- MakaleAçık Erişim2026Impact of Phytobiotic Supplementation Administered in Drinking Water on Meat Quality in Heat-Stressed Broilers
Kaya, Hacer; Kamiloğlu, Aybike
This study evaluated the effects of a phytobiotic additive, hawthorn fruit extract (HFE), administered via drinking water on meat quality of broilers subjected to heat stress (HS). A total of 300 one-day-old broiler chicks were distributed into six experimental groups according to a 2×3 factorial design after a one-week acclimation period, with five replicates of 10 chicks each. Chicks had ad libitum access to feed and water for the duration of the 42-day trial and were exposed to a 24-hour lighting program. HS decreased the b* color value of breast meat while increasing L* and a* values and pH of thigh meat. Cooking loss (CL) of both breast and thigh meat was reduced, whereas water-holding capacity (WHC) remained unaffected. HS did not significantly alter thiobarbituric acid-reactive substances (TBARS), total saturated fatty acids (ΣSFA), or total unsaturated fatty acids (ΣUFA), but decreased monounsaturated fatty acids (ΣMUFA) and increased emulsion stability (ES) and polyunsaturated fatty acids (ΣPUFA). Adding HFE to the drinking water did not influence breast meat pH or color intensity, but WHC improved in breast meat with 0.2 mL/L HFE and in thigh meat at both HFE concentrations. The 0.4 mL/L HFE dose increased ΣSFA and decreased ΣUFA and ΣPUFA levels, while ΣMUFA decreased at both HFE concentrations. Overall, HFE supplementation mitigated several adverse effects of HS, notably enhancing ES and reducing redness of thigh meat. These findings suggest that HFE can be an effective phytobiotic strategy to improve meat quality in broilers under thermal stress conditions.
- MakaleAçık Erişim2025Diyabetikler için Sağlıklı Bir Atıştırmalık Olarak Aronya Soslu Düşük Kalorili Probiyotik Meyveli Yoğurt
Türkoğlu, Zehra; Arslaner, Ayla; Yıldız, Beysun; Dilan; Akkoyun, Melike; Işık, Elif Büşra
Diyabet hastaları için günlük diyetin önemli bölümünü oluşturan ara öğünlerin düşük kalorili olması yanı sıra, sağlıklı atıştırmalıklar içermesi gerekmektedir. Bu çalışmada, başta diyabetikler olmak üzere, sağlıklı beslenme endişesi taşıyan bireyler için fonksiyonel, alternatif bir ara öğün formüle etmek amaçlanmıştır. Bunun için, yüksek lif içeriği ve düşük glisemik indeksi nedeniyle fermente süt ürünlerinde doğal tatlandırıcı olarak potansiyel taşıyan hurma (Phoenix dactylifera) meyvesi ve anti-diyabetik etkisi bilinen Aronya (Aronia melanocarpa (Michx) Elliot) meyvesinden elde edilen sos, probiyotik meyveli yoğurt üretiminde kullanılmıştır. Elde edilen meyveli probiyotik yoğurtlarda 21 günlük depolama süresinde bazı kalite nitelikleri, şeker profil analizleri, probiyotik raf ömrü ve duyusal analizler gerçekleştirilmiştir. Aronya soslu probiyotik yoğurt örneklerinin, kurumadde, invert şeker, toplam şeker, kül ve pH oranları sırasıyla; %21.20, %6.248, %9.421, %1.250 ve 3.94-4.06 bulunmuştur. Meyveli yoğurt örnekleri protein ve kurumadde içeriği bakımından ilgili tebliğlere uygundur. Yoğurt örneklerinde, toplam spesifik mikroorganizma sayısı depolamanın tüm günlerinde istenen terapötik etkiyi sağlayacak seviyenin üzerinde (>8.00 log kob/g) tespit edilmiştir. Meyveli yoğurt örneğinde 84.15 kcal/100 g olarak hesaplanan kalori değeri, diyabetikler için tavsiye edilen aralığın (100-150 kcal/100 g) oldukça altındadır. Duyusal analiz sonuçlarına göre hem sade hem de meyveli yoğurtlar, kavrulmuş çiya ve yulafla ara öğün olarak tüketilmeye uygundur.
- MakaleAçık Erişim2023Lactıplantıbacıllus plantarum EK148’İN et proteinleri içeren ortamda gama amino bütirik asit üretimi ve optimizasyonu
Kamiloğlu, Aybike; Memiş, Habibe
Araştırmada, sucuk kaynaklı Lactiplantibacillus plantarum EK148 suşu gama amino bütirik asit (GABA) üretim düzeyi açısından değerlendirilmiştir. GABA üretimine, monosodyum glutamat (MSG) bulunmayan besi ortamına glutamik asit kaynağı olarak et protein izolatı edilerek, sıcaklık, pH ve fermantasyon süresi faktörlerinin etkisi değerlendirilmiştir. Deneysel tasarımda elde edilen yanıtlarla L. plantarum EK148 suşu için optimum koşullar % 10 protein ekstraktı konsantrasyonu, 33.3 ºC sıcaklık, pH 5.05 ve 96 saat fermantasyon süresi olarak belirlenmiştir. Model ile L. plantarum EK148 suşu kullanılarak elde edilen veriler arasındaki uyum eksikliğinin önemsiz olduğu, protein ekstraktı konsantrasyonu ve sıcaklığın GABA üretimi üzerine önemli düzeyde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışma ile et proteinlerinin glutamik asit kaynağı olarak kullanımı sağlanmış ve MSG içermeyen ortamda L. plantarum EK148 suşu kullanılarak GABA üretimi gerçekleştirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Çilekle zenginleştirilmiş manda yoğurdunun kalite karakteristikleri ile yağ asidi kompozisyonu, ace inhibitör aktivite ve hmf içeriği bakımından incelenmesi
Bakirci, Ihsan; Terzioğlu, Murat Emre; Arslaner, Ayla
Mevcut araştırmada ABT-2 probiyotik kültür kullanılarak üretilen manda yoğurtlarına farklı oranlarda (%5, %7.5, %10) çilek püresinin yanı sıra %7.5 oranında şeker ilave edilmiş ve yağ asidi kompozisyonu, ACE inhibitör aktivite ve HMF içeriği açısından incelenmiştir. Ayrıca yoğurt örneklerinde meyve ilavesi ve depolama periyodunun fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler üzerine etkisi araştırılmıştır. Manda yoğurduna çilek püresi ilavesinin minör seviyede bulunan çoklu doymamış yağ asitleri hariç tüm yağ asitleri, ACE inhibitör aktivite, HMF içeriği, fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler üzerine çok önemli (P < 0.01) etkisinin olduğu belirlenmiştir. Meyve ilavesiyle toplam doymuş yağ asitleri ve ACE inhibitör aktivite seviyesinin azaldığı belirlenirken HMF içeriği, toplam tekli doymamış yağ asitleri ve toplam çoklu doymamış yağ asitleri seviyesinde artış saptanmıştır. Bu araştırma sonucunda manda yoğurdunun fonksiyonel gıda olarak tüketimi tavsiye edilebilmektedir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Geleneksel yollarla üretilmiş turşu örneklerinden laktik asit bakterilerinin izolasyonu, moleküler yöntemler kullanılarak tanımlanması ve bazı fonksiyonel özelliklerinin belirlenmesi
Dertli, Enes; Ispırlı, Hümeyra
Bu çalışmada ülkemizin farklı illerinden toplanmış 17 adet geleneksel turşu örneğinden Laktik Asit Bakterileri (LAB) izole edilip tanımlanmış ve izolatların fonksiyonel nitelikleri karakterize edilmiştir. Genotipik ayrıştırma sonucunda 9 farklı türe ait 21 suş tespit edilmiştir. Takiben bu 21 suşun potansiyel probiyotik değerlendirmeleri safra tuzlarına direnç ve düşük pH’da gelişim açısından test edilmiş ve Lactiplantibacillus plantarum ve Levilactobacillus brevis suşlarının yüksek canlılık gösterdiği tespit edilmiştir. İzolatlarının antibiyotik dirençlerinin ise oldukça düşük seviyede olduğu gözlenmiştir. Önemli olarak antifungal aktivite açısından suş spesifik etki gözlenirken, antibakteriyel aktivite noktasında oldukça güçlü aktivite sergilemişlerdir. Son olarak turşu izolatlarının GABA üretim potansiyelleri açığa çıkarılmış ve Levilactobacillus brevis VB13 suşunun 0.628±0.11 mg/mL GABA üretebildiği gösterilmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar turşuda bulunan LAB çeşitliliğini ve bu suşların fonksiyonel etki potansiyelini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Effect of Different Roasting Methods on Some Properties of Walnut Kernels
Kantar, Naciye Kutlu; Kamiloğlu, Aybike; Yılmaz, Özlem; Elbir, Tugba
In this study, the effects of oven roasting and microwave roasting on some properties of walnut kernels were determined. Roasting methods at different oven temperatures (70, 100, and 130 ºC for one hour) and at different microwave powers (240, 535 and 830 W for 5 min) were applied to samples. Moisture ratio values, total phenolic compound, antioxidant activity, and oil yield of the roasted and unroasted products were discussed. The highest oil yield was determined in the high temperature oven roasting but the microwave roasting mostly increased the oil yield of the product. Microwave roasting was found to be more suitable for decreasing moisture content. The lowest antioxidant activity was detected with microwave roasting. It was determined that the effect on the amount of phenolic substance in the two methods was indifferent.
AtıfOpenAlex2
İncele - Proje2022Lactiplantibacillus plantarum suşları ile Et proteinleri içeren model sistemde Gaba üretiminin Optimizasyonu
Kamiloğlu, Aybike; Memiş, Habibe
Araştırmada, sucuk kaynaklı Lactiplantibacillus plantarum suşları GABA üretim düzeyleri yönünden incelenmiş ve GABA üretim düzeyi yüksek L. plantarum EK148 suşu GABA üretim düzeyi açısından değerlendirilmiştir. GABA üretimine, MSG bulunmayan besi ortamına glutamik asit kaynağı olarak protein izolatı ilave edilerek, sıcaklık, pH ve fermantasyon süresi faktörlerinin etkisi incelenmiştir. Optimizasyon çalışması, L. plantarum EK148 suşunun GABA üretimi üzerine başlangıç pH değeri (4-6), fermantasyon süresi (96-144 saat), protein izolatı konsantrasyonu (%10-40) ve sıcaklık (30-40?C) faktörlerinin etkileri yanıt yüzey yöntemi (YYY) kullanılarak incelenmiştir. Ayrıca L. plantarum EK148 suşunun 144 saat fermantasyon süresince 6 saat aralıklarla canlı mikroorganizma sayısı, optik yoğunluk, pH ve GABA üretim düzeyleri belirlenmiştir. Deneysel tasarımda elde edilen yanıtlarla L. plantarum EK148 suşu için optimum koşullar belirlenmiş (% 10 protein konsantrasyonu, 33.93 ºC sıcaklık, pH 5.05 ve 96 saat fermantasyon süresi) ve 80 mg/L GABA üretimi sağlanmıştır. Model ile L. plantarum EK148 suşu kullanılarak elde edilen veriler arasındaki uyum eksikliğinin önemli olduğu, protein konsantrasyonu ve sıcaklığın GABA üretimi üzerine önemli düzeyde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanısıra L. plantarum EK148 suşunun GABA üretiminin ortam pH?sının 4?ün altına düştüğü koşullarda maksimuma eriştiği tespit edilmiştir
- MakaleAçık Erişim2021Osmotic Dehydration Applications in Meat
Kantar, Naciye Kutlu; Kamiloğlu, Aybike; Elbir, Tugba
Osmotic dehydration is a non-thermal, partial drying process applied for the removal of water in food products, as well as for the absorption of various solutes (salt, sugar, etc.). In the osmotic dehydration process, the food material is immersed in a high concentration solution to obtain a final product with lower water activity. However, since the final products with very low water activity cannot be obtained with osmotic dehydration, this method is applied as a pretreatment. The water loss in the product takes place in a shorter time with the osmotic dehydration process applied before drying. The most effective factors on osmotic dehydration are the type of osmotic agent, concentration, process temperature, process time and sample/solution ratio. The low process temperature in osmotic dehydration prevents the loss of color and aroma in food products and contributes the functional, nutritional and sensory properties of products. In addition, the fact that it is a very economical process and does not pose any negative effects in terms of human health makes the method advantageous. In this review, when the osmotic dehydration process is used as a pretreatment in meat processing, the effects on the quality characteristics of the product were mentioned. It has been determined that osmotic dehydration used in various meats (chicken, pork, beef, lamb, ostrich meat and a wide variety of seafood) improves many quality parameters such as color and sensory properties and shelf life of the products. Dried meat with better texture were obtained with the use of specific osmotic agents. It is also recommended to use osmotic dehydration in combination with some applications such as ultrasound or high pressure for effective drying of meat. It was determined that osmotic dehydration process used before convective drying significantly reduced the drying time of meat.
AtıfTR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2021A potential antiviral and food-derived healthy ingredient: Resveratrol
Türkoğlu, Zehra; Arslaner, Ayla
Polyphenols are the secondary metabolites of plants and has an important role in human nutritionas the leading antioxidants. According to the carbon number-based classification of polyphenols,resveratrol is a natural polyphenol in the stilbene group with antioxidant and anticarcinogenic effects. Its beneficial effects on cardiovascular diseases have also been reported. It was first identified in 1940 and has recently gained importance especially in medicine and pharmacy. Researchershave carried out various studies on resveratrol and its time-honored use in traditional eastern medicine has been reported. Resveratrol is a food ingredient that has the potential to be used in thetreatment of various diseases, but also has antiviral effects. The study focuses on resveratrol’sphysical and chemical properties, effects on health, antiviral effects and use in foods as a functionalcomponent.
AtıfOpenAlex7
İncele - MakaleAçık Erişim2021Erzincan Geleneksel Dut Pekmezinin Bazı Fiziksel, Kimyasal ve AntioksidanÖzelliklerinin Belirlenmesi
Cakmakci, Songul; Salık, Mehmet Ali; Arslaner, Ayla
Bu araştırmada, geleneksel yöntemle üretilen Erzincan dut pekmezinin bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla, 2018 ve 2019 yıllarında geleneksel olarak üretilen 10 adet dut pekmezi örneğinde, çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikler ile antioksidan aktivite tespit edilmiştir. Pekmez örneklerinde; pH 4,86-5,17, titrasyon asitliği %0,53-0,85, toplam kuru madde %71,91-84,07, suda çözünür kuru madde %70,60-83,80, toplam kül %1,44-3,47, protein %1,47-3,19, su aktivitesi 0,59-0,75, 5-hydroxymethyl furfural (HMF) 5,70-72,62 mg/kg, toplam şeker %64,04-71,40, invert şeker %40,46-56,15, sakkaroz %7,76-26,59, kalori 262,01-294,54 kcal/100 g, viskozite 745-15275 cP, L* değeri 19,19-32,64, a* değeri 5,68-17,53, b* değeri 2,46-9,01, H° değeri 15,78-52,10 ve C* değeri 8,74-19,72 aralığında belirlenmiştir. Toplam fenolik madde (TFM), 1,1diphenyl-2picyrlhydrazyl (DPPH) antioksidan aktivite ve % inhibisyon değerleri ise sırasıyla; 3,92-10,05 mg GAE/g, 1,31-6,25 mg TE/g ve %7,96-30,69 aralığında bulunmuştur. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde; genel olarak pekmez örneklerinin besin değerlerinin yüksek olduğu, antioksidan ve TFM açısından iyi birer kaynak oldukları ve HMF miktarlarının TS 12001 Pekmez Standardı’nda bildirilen limitlerin oldukça altında kaldığı görülmektedir. Sonuç olarak, Erzincan yöresine ait geleneksel üretim tekniği ile doğal, besin değeri yüksek ve sağlığa yararlı pekmezlerin üretilebildiği ortaya çıkmıştır. Bu araştırma sonuçlarının, Erzincan geleneksel dut pekmezinin önemi, tanıtımı, değer kazanması ve koruma altına alınmasında katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex7TR Dizin4
İncele
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-29T17:14:20.285385170Z | |
| dc.date.available | 2026-10-29T17:14:20.285385170Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/bayburt/10144 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Gıda Teknolojisi Anabilim Dalı | tr |
| dc.title | Food Technology | en |
| organization.identifier.code | bayburt-muhendislik-gida-muhendisligi-gida-teknolojisi | |
| organization.unitType | division | |
| rdl.unit.alias | \bgida teknolojisi anabilim dali\b |



