Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gul, Volkan(2)
- Ates, Fadime(1)
- Ayşegül Yavuz(1)
- Cokkizgin, A.(1)
- Erdem Asaf Develi(1)
- Erdogan, Ummugulsum(1)
- Erdogan, Yasar(1)
- Gidik, Betul(1)
- Girgel, U.(1)
- Kalkan, Zeynep(1)
- Kitir, Nurgül(1)
- Kotan, Recep(1)
- Mikail Altuncu(1)
- Mosber, Goltay(1)
- Ozturk, Erdogan(1)
- Polat, Taskin(1)
- Sefaoglu, Firat(1)
- Toktay, Zehra(1)
- Turan, Metin(1)
- Tüfenkçi, Sefik(1)
- Çakmakçi, Ramazan(1)
- İbrahim Coşar(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3YIELD AND QUALITY PERFORMANCE OF DIFFERENT ROW SPACINGS ON CORIANDER GENOTYPES IN SEMI-ARID CONDITIONS
Kalkan, Zeynep; Ozturk, Erdogan; Sefaoglu, Firat; Gul, Volkan; Polat, Taskin; Toktay, Zehra; Mosber, Goltay
Increased plant population causes more in-row stress in plants, potentially reducing yield. Narrow row spacing can reduce stress by increasing plant-to-plant spacing within a row. Therefore, it is important to standardize plant row spacing according to various characteristics to achieve higher yield and quality. The purpose of the 2014–2015 study was to ascertain the impact of varying sowing distances (20, 30, 40, and 50 cm) between rows on the yield and agronomic traits of coriander genotypes (Gamze, Kudret, Telci). Four replications of the field research were set up using a "Randomized Blocks Experimental Design." The results indicated that genotype, row spacing, and the genotype x row spacing interaction had a statistically significant impact on seed output, but the years had no discernible influence on seed yield. The production of seed and oil decreased as row spacing increased, while oil content increased. With 20–40 cm row spacing and 1683.4–1846.5 kg da-1, the genotypes of Kudret and Telci produced the maximum seed production. Although the decrease in the number of branches and umbrellas in narrow row spacing had a negative effect on seed yield, the increase in the number of seeds per umbrella and the number of plants per unit area led to an increase in seed yield. When evaluated based on genotypes, although the Kudret and Telci genotypes gave the best results in terms of seed yield, the Kudret genotype gave the best results regarding essential oil ratio and essential oil yield.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ3THE EFFECT OF DIFFERENT DOSES OF LIQUID VERMICOMPOST APPLICATION ON YIELD AND YIELD COMPONENTS OF SOME POTATO (SOLANUM TUBEROSUM L.) VARIETIES
Gul, Volkan; Gidik, Betul
This is one of the early studies to produce healthy, yielding, and high-quality tubers from the potatoes grown in Bayburt, an organic agriculture basin, using liquid vermicompost that can supplement organic fertilizers. The purpose of this study was to examine the effect of liquid vermicompost applications (0, 3, 6, 9, and 12 L ha-1), which can supplement the stable manure used as bottom fertilizer, on yield and yield components of potato (Solanum tuberosum L.) varieties (Agria and Lady Olympia). The research was designed in random blocks with three replications. As a result of the study, it was found that the tuber yield was within the range of 20.24-30.40 tons’ ha-1, the protein ratio was within the range of 1.53-2.51%, and the starch ratio was within the range of 11.98%-15.99%. The liquid vermicompost doses applied to the potato varieties created significant differences in all three parameters. Due to the positive effect of the Agria (3.40 tons/da) variety on the yield and vegetative development of potatoes, It was concluded that 9 L liquid vermicompost application per decare would be beneficial.
AtıfScopus1İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bazı aspir çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Bayburt şartlarında verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
İbrahim Coşar
Bu araştırma Bazı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Bayburt Şartlarında Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi amacıyla 2021 yılında Bayburt ilinde yürütülmüştür. Deneme Bayburt Üniversitesi Organik Tarım İşletmeciliği deneme alanında Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada Hasankendi, Zirkon, Balcı, Dinçer, Koç, Göktürk, Linas ve Olas olmak üzere 8 farklı aspir çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Denemede, bitki boyu (cm), ilk dal yüksekliği (cm), dal sayısı (adet/bitki), bitki başına tabla sayısı (adet/bitki), tabla çapı (mm), tabla başına tane sayısı (adet/tabla), bin tane ağırlığı (g), tane verimi (kg/da), kabuk oranı (%), yağ oranı (%) ve yağ verimi (kg/da) özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda; aspir çeşitlerinin tabla çapı dışında diğer incelenen karakterler üzerine önemli etkileri olduğu belirlenmiştir. En yüksek bitki boyu ve ilk dal yüksekliği Linas (sırasıyla 66,11 ve 35,83 cm) çeşidinden, en yüksek tabla çapı, bin tane ağırlığı ve tabla başına tohum sayısı Göktürk (sırasıyla 2,62 cm, 43,89 g ve 44,31 adet) çeşidinden, en yüksek bitki başına tabla sayısı Olas (15,22 adet/bitki) çeşidinden, en yüksek dal sayısı ise Koç (9,44 adet) çeşidinden, en yüksek kabuk oranı Dinçer (%57,38) çeşidinden elde edilmiştir. Aspir çeşitleri için önemli olan tane verimi, yağ oranı ve yağ verimi değerleri incelendiğinde en yüksek tane verimi Göktürk (164,00 kg/da) ve Olas (156,33 kg/da) çeşitlerinden, en yüksek yağ oranı Zirkon (%35,5) çeşidinden ve en yüksek yağ verimi ise Olas (42,78 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir. Sonuç olarak, Bayburt ekolojik koşullarında yetiştirilen aspir çeşitlerinden Göktürk ve Olas çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri bakımından daha iyi durumda oldukları belirlense de aspir bitkisinin özellikle yıllara olan tepkisini belirleyebilmek için adaptasyon çalışmalarına birkaç yıl devam edilmesinin önemli olacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Carthmus tinctorius L., aspir, tane verimi, adaptasyon, yağ oranı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Farklı dozlardaki organik sıvı vermikompost uygulamalarının Bayburt ili ekolojik koşullarda yetiştirilen tarhun (Artemisia spp.) türlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi
Mikail Altuncu
Bitkilerin oluşturduğu renkli doğal floranın, insanlara yaşam enerjisi vermenin yanı sıra negatif düşüncelerden uzaklaşmayı sağlayarak günlük hayatta olumlu etkileri bulunmaktadır. Doğada bir renk cümbüşü gibi yer alan bu bitkilerin birçok farklı alanda kullanıldığı bilinmektedir. İlaç sanayi başta olmak üzere, parfümeri, kozmetik, boya ve gıda üretimlerinde de sıklıkla bitkiler kullanılmaktadır. Tıbbi aromatik bitkiler bu üretim alanlarının temel hammaddesini oluşturmaktadır. Günümüzde adını sıkça duyduğumuz tıbbi aromatik bitkiler hem kullanım alanlarının genişliği hem de ekonomik önemi gibi sebeplerle daha yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bu tez çalışması farklı dozlardaki sıvı vermikompost uygulamalarının Bayburt ili ekolojik koşullarında yetiştirilen tarhun (Artemisia spp.) türlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bayburt ili ekolojik koşulları için ilk kez farklı tarhun türlerine sıvı vermikompost uygulamaları yapılmıştır. Çalışmada verim ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla yapılan ölçümlerde elde edilen sonuçlara göre; en uzun bitki boyu (40,67 cm) A. dracunculoides L. türünde kontrol parselinde görülürken, önemli verim değerlerinden olan yeşil herba verimi için en yüksek değer (519,89 kg/da) ise A. dracunculoides L. türünde 1200 mL/da gübre uygulaması yapılan parselde görülmüştür. Ayrıca drog herba oranı için en yüksek değer (%27,48) 3600 mL/da gübre uygulamasında A. dracunculus L. türünde belirlenmiştir. Elde edilen veriler olduğunu göstermiştir. Artemisia dracunculus örneklerinin özellikle yeşil yaprak oranı, yeşil yaprak verimi ve drog herba oranı gibi değerlerde üstün özellik gösterdiği belirlenmiştir. Bayburt ili ekolojik koşullarının Artemisia dracunculus tarhun türünün yetiştirilmesi için daha elverişli olduğu ve özellikle düşük dozlardaki vermikompost uygulamalarının yeterli olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çilek yetiştiriciliğinde verim ve kalite özellikleri üzerine farklı oranlarda vermikompost uygulamalarının etkisi
Erdem Asaf Develi
Bu çalışma, son yıllarda giderek kullanımı artan bir organik gübre olan vermikompostun farklı oranlarda uygulanması ile Monterey ve Portola çilek çeşitlerindeki bitki gelişimi, kalite özellikleri ve besin elementi içeriği üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada uygulama dozları bitki başına 0 g, 15 g, 30 g, 45 g, 60 g vermikompost ve 1,0 g MAP olmak üzere 6 farklı uygulama ele alınmıştır. Kullanılan iki çilek çeşidinde (Monterey, Portola) vermikompost ve MAP gübre dozlarının ilk çiçeklenme tarihi, ilk hasat tarihi, son hasat tarihi, hasat süresi, çiçek sayısı, bitki başına meyve sayısı, meyve eni, meyve boyu, meyve ağırlığı, bitki başına meyve verimi, bitki eni, bitki boyu, bitki yaprak eni, bitki yaprak boyu, bitki yaprak sapı uzunluğu, meyve rengi, meyve eti rengi, yaprak rengi, klorofil değeri, pH değeri, SÇKM, titre edilebilir asit miktarı, bitki besin elementi (N, P, K, Ca, Mg, S, Mn, Fe, Zn, B, Cl, Na), organik asit miktarı (okzalik, propiyonik, tartarik, bütirik, malonik, malik, laktik, sitrik, maleik, fumarik, süksinik), amino asit miktarı (aspartik, glutamik, asparajin, serin, glutamin, histidin, glisin, teanin, arjinin, alanin, tirozin, sistin, valin, metiyonin, triptofan, fenilalanin, izolösin, lösin, lizin, hidroksiprolin, sarkozin, prolin), enzim (CAT, POD, SOD) ve duyusal parametrelere (renk, tat, koku, aroma, sertlik, genel kabul edilebilirlik) olan etkileri incelenmiştir. Araştırmada, meyve verimine ilişkin en etkili sonuç V45 (491,05 g/bitki) uygulamasından elde edilmiştir. Monterey çeşidinden 401,69 g/bitki ile en yüksek verim belirlenmiştir. En yüksek meyve sayısı değeri V45 (26,66 adet/bitki) uygulamasından tespit edilmiştir. Meyve ağırlığının en yüksek değeri V60 (20,06 g/meyve) uygulamasında saptanmıştır. Çilek yetiştiriciliğinde sürdürülebilir tarım için vermikompostun iyi bir alternatif gübre olduğu ve V45 uygulamasının verim, kalite ve besin içeriği üzerine olumlu sonuçlar verdiği belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Biyostimülant uygulamalarının çilekte gelişme, verim ve kalite üzerine etkileri
Ayşegül Yavuz
Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen, taze ve işlenmiş olarak tüketilebilen ve aile işletmeciliğine de uygun olan üzümsü meyvelerden çilek (Fragaria x ananassa Duch.), böğürtlen (Rubus fruticosus) ticari açıdan önemli ve üretimi artan meyve türlerindendir. Bu çalışma örtüaltı koşullarında bazı mikrobiyal içerikli bitki büyüme düzenleyicilerinin çilek, böğürtlen ve goji bitkilerinin vejetatif gelişimi ve meyve kalitesi üzerine olan etkilerini belirleyebilmek amacıyla yürütülecektir. Çalışma 2020-2021 yılları arasında, Bayburt Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Arazisinde ısıtmasız polikarbon serada gerçekleştirilecektir. Çalışmada bitkisel materyal olarak gün nötr çeşit olan 'Monterey, Portola' çilek, "Arapaho, Cebeci" dikensiz böğürtlen çeşitlerinin bitki büyüme ve gelişme düzenleyicisi olarak ise 10 mikrobiyal içerikli preparatlar kullanılacaktır. Deneme boyunca uygulamaların bitkilerin vejetatif gelişimine olan etkilerini tayin edebilmek amacıyla bitkilerde gövde çapı, bitki boyu, yaprak sayısı ölçümleri, sezon boyunca meyve kalite analizleri (meyve ağırlığı, meyve çapı, SÇKM, pH, titre edilebilir asit değerleri, vitamin ve mineral besin element içerikleri, yapılacaktır. Çalışma sonunda yapılan ölçümlerin ortalama değerleri istatistiksel olarak değerlendirilecektir.
- MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ3Gge biplot analysis in wild (Pisum sativum l. subsp. elatius and subsp. sativum) and cultivated pea (pisum sativum l.) genotypes in northern and southern turkey
Girgel, U.; Cokkizgin, A.
This research was carried out in the multiple-environment trials (MET) which one is in Bayburt (40°24'05.7"N 40°08'31.3"E) where the Black Sea geographical region located in the north of Turkey and in the Kahramanmaras (37°35'24.8"N 36°48'49.4"E) where the Mediterranean geographical region located in the south of Turkey in 2016 and 2017 years. In this investigation, 6 registered pea cultivars (Bolero, Jof, Karina, Nihal, Reyna and Utrillo) and 2 wild pea genotypes (Pisum sativum L. subsp. elatius and P. sativum L. subsp. sativum) were used. The variance analysis showed a significant difference among Location (L), genotypes (G), genotypes×locations interaction (GL), genotypes×year interaction (GY), year×location interaction (YL) (all significant at P<0.01 level) and genotype×location×year interaction (GLY) (significant at P<0.05 level) interaction in terms of seed yield. Main effect genotypes (G) is explained 24.42% of total variation. This is followed by 18.78% (L), 17.87% (YL) 7.04% (GL), 4.91% (GY), 2.71% (GLY) and 1.12% (Y), respectively. Graphs were drawn according to the results of GGE biplot analysis and yield data of genotypes were evaluated according to these graphs. In accordance with GGE biplot analysis the seed yield first principal component explained 82.81% of the total variation and second principal component explained 17.19% of the total variation.
AtıfScopus2WoS2OpenAlex2İncele
- MakaleAçık Erişim2018Scopus SJRQ3Effects of Root Plant Growth Promoting Rhizobacteria Inoculations on the Growth and Nutrient Content of Grapevine
Erdogan, Ummugulsum; Turan, Metin; Ates, Fadime; Kotan, Recep; Çakmakçi, Ramazan; Erdogan, Yasar; Kitir, Nurgül; Tüfenkçi, Sefik
The objective of this study was to evaluate the effects of seven nitrogen (N2)-fixing and/or phosphorus (P)-solubilizing and siderophore-producing microorganism based bio-fertilizers in single and triple strain combinations isolated from the acidic rhizospheric soil of native tea, grapevine, and wild red raspberries. As a result of this study, bacterial efficiency was found to be variable and depended on the bacterial strains and evaluated growth parameters. Plant growth-promoting rhizobacteria (PGPR) has improved macro- and micro-nutrient concentrations in grapevine leaves, and stimulated plant growth. Triple inoculation and single inoculation based bio fertilizers were found to stimulate overall plant growth, including shoot and leaf weight, main shoot length, leaf ground index, chlorophyll, nitrogen, zinc and iron content of grapevine cv ‘Italy’. Bio-fertilizers increased the nutrients such as nitrogen, zinc and iron concentrations and consequently increased the chlorophyll content of the leaves.
AtıfScopus14WoS13OpenAlex17İncele


