Koleksiyon/r/bayburt/10009

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Muhasebe meslek mensuplarının iş doyumları ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesine yönelik bir uygulama: Gümüşhane-Bayburt il örneği

    Rıfat Aydın

    Günümüz iş dünyasında şiddetini iyiden iyiye hisstettiren etkin rekabet ortamı, kurumları yeni arayışlara sürüklemekte, bu arayış "yönetim ve örgüt" yapılanmalarında da bazı değişikliklere öncülük etmektedir. Bu oluşum, örgütlerin yarınları için daha sağlıklı ve verimli adımlar atabilmesinin, personelin güdülenmesine ve "iş doyumu" gibi kavramlara gereken önemin verilmesine işaret etmektedir. Nitekim yoğun iş yükü ve stres baskısından son derece rahatsız olan birey, yapmış olduğu işte artık başarılı olmadığını düşünmektedir. Bu durum birey üzerinde gerek fiziki gerekse ruhsal çöküşe zemin hazırlamaktadır. Bu aşamaları takriben bireyin maneviyatında, özgüveninde ve itibarında meydana gelen aşınmalar beraberinde ruhsal çöküntüleri ve bu çöküntüler de tükenmişlik kavramını karşımıza çıkarmaktadır. Bu çalışma, Gümüşhane-Bayburt SMMO'na kayıtlı 34 muhasebe meslek mensubu üzerinde yapılmıştır. Katılımcılara sosyo-demografik özelliklerini içeren 11 soruluk bir anket formu, "Tükenmişlik Ölçeği" ve "İş Doyumu Ölçeği" kullanılarak veriler toplanmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken kategorik değişkenler için sıklıklar (sayı, yüzde), sayısal değişkenler için ise tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma) verilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler için; Shapiro Wilk normallik testi, Pearson Korelasyon, Bağımsız Örneklem T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile kontrol edilmiştir. Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonucunda farklılık çıkması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını tespit etmek için Tukey testi, Basit Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Yapılan anketlerin güvenirlilik analizi sonucunda ölçümlerde tüm ölçek ve alt boyutlarının güvenilir olduğu görülmüştür (α>0,700). Anket sonuçlarına göre çalışmamıza katılan kişilerin İş Doyumu Ölçeği puanı arttıkça Tükenmişlik Ölçeği, Duygusal Tükenme, Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarıda Azalma Hissi alt boyutu puanları azalmaktadır. Bunlara ek olarak ise işten doyum sağlama durumu, tükenmişlik durumunu (%34,7) etkilemekte ve iş doyumu artan kişilerde tükenmişlik düzeyi azalmaktadır. Tükenmişik kavramını etkileyen birçok neden olduğu bilinmekte, buna ek olarak iş doyumu kavramının tükenmişlik düzeyi üzerinde ciddi bir etkisinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, muhasebe mesleği, iş doyumu, tükenmişlik sendromu.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî'nin Kitâbü'l-Azame'sindeki rivâyetlerin değerlendirilmesi

    Yusuf Ay

    Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî, İsfahân'da yaşamış ve birçok alanda eser telif etmiş, farklı alanlarda ilmî donanımı olan, zamanının önemli hadisçilerindendir. Onun yazdığı kitaplardan sadece bazıları günümüze ulaşmıştır. Kitâbü'l-Azame, yazılış amacı ve ihtivâ ettiği konular itibariyle müellifin günümüze ulaşan özel eserlerinden biridir. Kitâbü'l-Azame, çok farklı bir ilmî yaklaşımın ve bakış açısının ürünüdür. Dolayısıyla bu eseri anlamak için Ebü'ş-Şeyh'in ilmî yönünün ve yaşadığı dönemdeki ilmî faaliyetlerin ortaya konulması önem arz etmektedir. Kitâbü'l-Azame'nin ismi, eserde yer alan rivâyetlerin incelenmesi, eserde takip edilen metodolojinin tespiti, onun Ebü'ş-Şeyh'e aidiyeti, şekil ve metin açısından değerlendirilmesi, eserde yer verilen ve Kütüb-i Sitte'de geçen rivâyetlerin hangi bâblarda geçtiğinin mukayesesi, eserin daha iyi tanınmasını sağlayacaktır. Rivâyetlerin muhtevâsı, konulara göre dağılımı, eserde yer verilen haberlerin itikâdî alan ile ilişkisi, Kitâbü'l-Azame'deki kozmolojik, isrâîlî, mitolojik ve mevzû rivâyetler arasındaki bağlantının ortaya konulması, eserin yazıldığı dönem itibariyle değerini ortaya çıkaracaktır. Çalışmanın giriş kısmında tezin amacı, önemi, metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Tezin birinci bölümünde Ebü'ş-Şeyh'in yaşadığı dönem, hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri, ikinci bölümde Kitâbü'l-Azame'nin şekil ve muhtevâ açısından özellikleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise rivâyetler, isnâd ve metin açısından tahlîl edilerek değerlendirilmiştir. Sonuç kısmında ise tezde ulaştığımız tespitlere yer verilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    OECD ülkelerinin COVID-19 pandemi yönetim etkinliklerinin değerlendirilmesi

    Adem Yavuz Erdem

    Performans analizi, sektörlerin, kaynaklarını belirledikleri hedefler doğrultusunda verimli ve etkin bir şekilde kullandıklarının göstergesi olan bir kavramdır. Sektör performanslarını karşılaştırmak için kullanılan yöntemlerden biride etkinlik analizidir. Etkinlik analizlerinde, parametrik olan ve parametrik olmayan gibi yöntemler uygulanmaktadır. Bu çalışmada sistemlerin etkinliklerinin ölçülmesinde kullanılan, birden çok ve birbirinden ayrık girdi ve çıktı değişkenlerini aynı potada değerlendirme kabiliyetine sahip olan ve parametrik olmayan, göreli etkinlik değerlendirme modeli veri zarflama analizi kullanılmıştır. Çalışmanın amacı; OECD ülkelerinin Covid-19 pandemi yönetim etkinliklerinin veri zarflama analizi (VZA) ile performans değerlendirmesini gerçekleştirmektir. Lindo paket programı kullanılarak etkinlik analizleri sonucunda karar verme birimlerine (KVB) ait göreli etkinlik değerleri tespit edilmiş, göreli etkin çıkmayan KVB' ler için referans kümeleri belirlenmiştir. Analizde girdi olarak; 1000 kişiye düşen doktor sayısı, hemşire sayısı, hasta yatağı sayısı ve sağlık harcamalarının GSYİH içindeki yüzdelik payı kullanılmıştır. Çıktı olarak ise; milyon kişi başına test sayısı, milyon kişi başına iyileşen vaka sayısı ve her 100 kişiye uygulanan Covid-19 aşı doz sayısı kullanılmıştır. Analizde çıktı yönelimli CCR ve BCC modelleri, bağlama bağlı VZA ile kullanılarak uygulanmış ve her seferinde etkin olmayan KVB' lere tekrar model çalıştırılmıştır. 1. seviye analiz sonucunda 37 KVB' nin 20' si etkin çıkmıştır. 2. seviyede etkin olmayan 17 KVB' nin 15' i etkin çıkmıştır. 3. ve son seviyede ise kalan 2 KVB' nin göreli en etkin olmayan KVB' ler olduğu görülmüştür. Her seviye sonunda etkin olmayan KVB' lere referans olan etkin KVB' lerin yoğunluk değerleri kullanılarak çıktı değişkenlerine hedef değerler belirlenmiş ve hesaplanan değişim yüzdeleri baz alınarak karar vericiler ve politika belirleyiciler için yol gösterici tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Veri zarflama analizi, verimlilik, etkinlik, OECD, Covid-19.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Geleneksel okçuluk sporcularının sportif faaliyetlerdeki davranışlarına İslam dininin etkisinin incelenmesi

    Miraç Makul

    İslam dini, insan için zararlı olan her türlü davranıştan uzak durulmasını istemekle birlikte söz konusu davranışlardan uzak kalınmasına bir alternatif olarak okçuluk başta olmak üzere spor faaliyetlerinin, insanların hayatlarında önemli bir yer edinmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda ayet ve hadis-i şerifler incelendiğinde okçuluk branşının insanları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, zihinsel ve fiziksel gelişim sağlamak gibi başlıca faydaları karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda tez çalışmasının amacını geleneksel okçuluk sporcularının sportif faaliyetlerindeki davranışlarına İslam dininin etkisinin değerlendirilmesi ve bu verilerin demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma grubunu 373 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile "Sportif Faaliyetlerde İslam Dini Etkisi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Spearman Korelasyon Analizi, Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA ve t-Testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılaşmanın hangi gruplardan kaynaklandığının tespit edilmesi amacıyla, gruplara ait homojenliği dikkate alınarak Hochberg ve Games-Howell testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların, eğitim durumu, baba eğitim durumu, antrenman yapma sıklığı, branşta elde edilen en yüksek derece, algılanan dindarlık düzeyi ve dini eğitim alma değişkenlerine ilişkin SFİDE ölçeğinden elde ettikleri ortalama puanlara göre ölçek alt boyutları ve toplam puanlara bağlı istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilirken, cinsiyet, anne eğitim durumu ve ikamet edilen yerleşim yeri değişkenlerine ilişkin SFİDE ölçeğinden elde ettikleri ortalama puanlara göre ölçek alt boyutları ve toplam puanlara bağlı istatistiki açıdan anlamlı farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların yaş, spor yaşı, aylık ortalama gelir düzeyi ve aylık ortalama kişisel gelir düzeyi değişkenleri ile SFİDE ölçeğinin alt boyutları ve toplam puanlarına ilişkin korelasyon analiz sonuçlarına göre değişkenler ile ölçek alt boyutları arasında ilişki olmadığı tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Onur Şipal

    Araştırmanın temel amacı; üniversite öğrencilerinin egzersizde davranışsal düzenlemeleri, benlik saygısı ve liderlik yönelimleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve bu verilerin demografik değişkenler açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda spor bilimleri fakültesinden 428 öğrenci örneklem alınmıştır. Araştırmada nicel araştırma modellerinden olan ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Verilerin toplanması amacıyla Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Çok Yönlü Liderlik Yönelimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise yüzde ve frekans dağılımları, Spearmen ve Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA, t-Testi ve Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları; egzersizde davranışsal düzenlemeler değişkenine ilişkin cinsiyet, baba eğitim durumu, aktif spor yapma durumu, branş değişkenlerinde istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken spor yaşı ve kişisel gelir değişkenlerinde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Benlik saygısı değişkenine ilişkin yalnızca öğrenim görülen bölüm değişkenine ilişkin istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilirken ilgili değişkenlerde ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Liderlik yönelimi değişkenine ilişkin elde edilen verilere göre sınıf düzeyi, aktif spor yapma durumu ve branş değişkenlerinde istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken yaş değişkeninde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasındaki korelasyon analizi sonuçlarına göre ise egzersizde davranışsal düzenlemeleri benlik saygısını, benlik saygısının da liderlik yönelimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çilek yetiştiriciliğinde verim ve kalite özellikleri üzerine farklı oranlarda vermikompost uygulamalarının etkisi

    Erdem Asaf Develi

    Bu çalışma, son yıllarda giderek kullanımı artan bir organik gübre olan vermikompostun farklı oranlarda uygulanması ile Monterey ve Portola çilek çeşitlerindeki bitki gelişimi, kalite özellikleri ve besin elementi içeriği üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada uygulama dozları bitki başına 0 g, 15 g, 30 g, 45 g, 60 g vermikompost ve 1,0 g MAP olmak üzere 6 farklı uygulama ele alınmıştır. Kullanılan iki çilek çeşidinde (Monterey, Portola) vermikompost ve MAP gübre dozlarının ilk çiçeklenme tarihi, ilk hasat tarihi, son hasat tarihi, hasat süresi, çiçek sayısı, bitki başına meyve sayısı, meyve eni, meyve boyu, meyve ağırlığı, bitki başına meyve verimi, bitki eni, bitki boyu, bitki yaprak eni, bitki yaprak boyu, bitki yaprak sapı uzunluğu, meyve rengi, meyve eti rengi, yaprak rengi, klorofil değeri, pH değeri, SÇKM, titre edilebilir asit miktarı, bitki besin elementi (N, P, K, Ca, Mg, S, Mn, Fe, Zn, B, Cl, Na), organik asit miktarı (okzalik, propiyonik, tartarik, bütirik, malonik, malik, laktik, sitrik, maleik, fumarik, süksinik), amino asit miktarı (aspartik, glutamik, asparajin, serin, glutamin, histidin, glisin, teanin, arjinin, alanin, tirozin, sistin, valin, metiyonin, triptofan, fenilalanin, izolösin, lösin, lizin, hidroksiprolin, sarkozin, prolin), enzim (CAT, POD, SOD) ve duyusal parametrelere (renk, tat, koku, aroma, sertlik, genel kabul edilebilirlik) olan etkileri incelenmiştir. Araştırmada, meyve verimine ilişkin en etkili sonuç V45 (491,05 g/bitki) uygulamasından elde edilmiştir. Monterey çeşidinden 401,69 g/bitki ile en yüksek verim belirlenmiştir. En yüksek meyve sayısı değeri V45 (26,66 adet/bitki) uygulamasından tespit edilmiştir. Meyve ağırlığının en yüksek değeri V60 (20,06 g/meyve) uygulamasında saptanmıştır. Çilek yetiştiriciliğinde sürdürülebilir tarım için vermikompostun iyi bir alternatif gübre olduğu ve V45 uygulamasının verim, kalite ve besin içeriği üzerine olumlu sonuçlar verdiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bayburt ilindeki coğrafi işaret almış yöresel ürünlerin bilinirlik düzeyi ve tüketici tutumlarına etkisi

    Serhat Kalekahyası

    Küreselleşme ile birlikte dünya ticaretinde aşırı kar elde etme düşüncesi, içeriği oynanmış ürünlerin pazar paylarını artırmıştır. Yaşanılan bu gelişmeler tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve pazarda taklit edilmiş kullanımlara karşı koruyucu nitelikte ortaya konan stratejiler coğrafi işaret düzenlemelerini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma Bayburt ilinde yaşayan tüketicilerin Bayburt iline ait coğrafi işaretli yöresel ürünlerle ilgili bilgi seviyelerinin, tutum ve davranışlarının istatistiksel sınamalar yapılarak ortaya konması amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın popülasyonu Bayburt' ta ikamet etmekte olan tüketiciler arasından kolay örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Nicel araştırma modeli benimsenerek yürütülen bu çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 423 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmayla ilgili verilerin elde edilmesine 2021 yılı Nisan ayında başlanıp Haziran ayında sonlandırılmıştır. Ankette tüketici tutum ölçeği ve marka bilinirliği ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS-25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bayburt ilinde coğrafi işaret almış bulunan toplam 12 yöresel ürün olduğu ve bu ürünlerin ayırt edici özelliklerinden bahsedilerek bu ürünlerin tanıtımı yapılmıştır. Tüketicilerin coğrafi işaretli ürün konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve Bayburt'a ait coğrafi işaret almış ürünlerin tanıtımı noktasında eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Bayburt balı haricinde diğer coğrafi işaretli ürünlerde markalaşmaya gidilmemesi nedeniyle coğrafi işaretli ürünlerin bilinirlik düzeyinin tüketiciler nezdinde düşük olduğu görülmüştür. Tüketicilerin coğrafi işaretli ürünlere daha fazla ödeme yapmayı göze almalarına rağmen coğrafi işaretli ürünlere erişimde zorluklar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu sonuçlar kapsamında tüketicilerin coğrafi işaretli ürün algısı ve bilinirliği ile coğrafi işaretli ürün satın alma davranışı arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Araştırma bulgularında markanın dikkat çekiciliği faktörünün coğrafi işaret algısı faktörü üzerinde en yüksek etkiye, coğrafi işaret hassasiyeti faktörü üzerinde ise en az etkiye sahip olduğu; markanın görünürlüğü faktörünün ise coğrafi işaret erişilebilirliği faktörü üzerinde en yüksek, coğrafi işaret hassasiyeti faktörü üzerinde ise en düşük etkiye sahip olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Organik tarımda kadın girişimci profilinin incelenmesi: Türkiye örneği

    Şeyma Betül Dursunoğlu

    Son yıllarda önemi günden güne artan organik tarım, tarımsal üretimde zararlı maddelerin kullanılmasını yasaklayan ve toprağın sağlığını önceleyen bir üretim biçimidir. Organik tarımın temel amacı, insan sağlığını ve ekolojik sistemi korumaktır. Organik tarımın daha da gelişmesi için girişimciliğe ihtiyaç vardır. Girişimcilik, bir kişinin belli riski göze alarak elindeki sermayeyi yatırıma dönüştürmesidir. Kadın girişimcilerin bu yöndeki çabaları, bir yandan üretim sürecine katkı sağlarken diğer yandan kendilerine sosyo-ekonomik açıdan öz yeterlilik kazandırmaktadır. Organik tarımda kadın girişimcilerin sayısının her geçen gün arttığı dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı Türkiye' de organik tarım faaliyetinde bulunan kadın girişimcilerin girişimcilik eğilimlerini belirlemektir. Çalışmada yöntem olarak nicel araştırma yapılmıştır. Verilerin toplanma sürecinde yargısal örnekleme metodu kullanılmıştır. Bu kapsamda 532 kadın girişimciye anket uygulanmıştır. Araştırmada kadınların genel tarımsal girişimcilik eğilimleri ve organik tarım girişimcilik eğilimlerinin iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Çalışmada, ayrıca kadınların girişimci olmasının sonuçlarına ve bu süreçte karşılaştıkları sorunlara yönelik araştırma bulgularına yer verilmiştir. Son olarak organik tarımda kadın girişimciliğinin artırılması için öneriler sıralanmıştır. Çalışmanın hipotezlerine bakıldığında yaş ve eğitim değişkeni ile organik tarım eğilimi arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma; organik tarımda farkındalığı artırmayı, kadın girişimciliği teşvik etmeyi, her iki noktada da karşılaşılan sorunlara dikkat çekmeyi ve bu sorunların çözümü için önerilerde bulunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın, ilgili konuda literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sülfonil hidrazon türevlerinin sentezi ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

    Yasin Demirci

    Hidrazonlar, kimyasal reaktiviteleri ve sentetik çalışmaları ile 1894 yılından bu yana modern yöntemlerle üstünde kapsamlı bir şekilde çalışılan önemli organik bileşik gruplarıdır. Organik sentez, biyokimya, antitümöral ve antimikrobiyal gibi çeşitli biyolojik alanlarda olduğu kadar supramoleküler kimya gibi analitik alanlarda da önemli aktiviteleri vardır. Hidrazon türevleri, organik kimyada çok yönlü bir bileşik sınıfını oluşturur. Bu yapılar birbirine bağlı iki nitrojen atomu ve terminal nitrojen atomunun yalnız elektron çiftiyle konjuge edilmiş bir C=N çift bağını içerir. Sülfonil hidrazonlar ise sülfonil hidrazit türevlerinin, sentetik olarak elde edilen açillenmiş aldehit bileşikleri ile asit katalizli kondenzasyon reaksiyonu sonucunda elde edilmektedir. Sülfonil hidrazonlar enzimatik modülasyon, analjezik, antifungal ve potansiyel antibakteriyel gibi farmakolojik etkileri ile iyi bilinirler. Buna ilaveten, anti-alzheimer, antidepresan, antineoplastik aktivite ve antidiyabetik ajanlar olarak da hareket edebilirler. Bu tez çalışmasında yapısında para pozisyonunda brom, flor ve metoksi gibi substituentler ihtiva eden aromatik sülfonil klorür bileşikleri düşük sıcaklıkta hidrazin reaktifi ile muamele edilerek 4 farklı sülfonil hidrazit bileşiği elde edilecektir. Daha sonra bu sülfonil hidrazit türevleri, sentetik olarak vanilin bileşiğinden elde edilen açillenmiş aldehit bileşikleri ile asit katalizli kondenzasyon reaksiyonuna tabi tutulacaktır. Bu reaksiyon sonucunda 15 tane hedef bileşiğin sentezi gerçekleştirilmiş olacaktır. Ayrıca 1H-NMR, 13C-NMR, FT-IR ve HRMS gibi spektroskopik analizler kullanılarak bu hedef bileşiklerinin yapısı aydınlatılacaktır. Daha sonra bu bileşikler biyolojik uygulamalar için kullanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Hidrazon bileşikleri, sülfonil hidrazon türevleri, biyolojik aktivite, antioksidan, heterosiklik bileşik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Karbon nanotüp/kobalt ferrit kompozit nanopartiküllerin sentezi ve fotokatalitik aktivitelerinin incelenmesi

    Emrah Bayramoğlu

    Su tüm canlıların yaşamsal faaliyetleri için vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir kaynaktır. Suların çeşitli kaynaklardan gelen kimyasal kökenli kirleticilerle veya mikrobiyal etkilerle kirlenmesi sonucu ortaya çıkan su kirliliği çağımızın en büyük çevre sorunlarından birisidir. Sulardaki kirliliklerin giderimi için mevcut giderim yöntemleri yetersiz kalabilmektedir. Dolayısıyla suların arıtımı için yeni arıtım yöntemlerinin geliştirilmesi veya mevcut yöntemlerin iyileştirilmesi gerekmektedir. Birçok farklı alanda önemli katkılar sağlayan nanoteknoloji, su kirliliği problemlerinin çözümü içinde önemli alternatifler sunmaktadır. Son yıllarda, atıksuların arıtımı için, nanoteknoloji ürünü olan çeşitli yarı iletkenlerin fotokatalizör olarak kullanıldığı ileri oksidasyon yöntemleri büyük ilgi görmektedir. Bu çalışmada, kobalt ferrit olarak bilinen bir nanopartikülün tekstil atıksularının arıtımındaki fotokatalitik aktivitesi incelenmiştir. Buna göre, ilk olarak manyetik kobalt ferrit nanopartiküller hidrotermal sentez yöntemiyle sentezlenmiştir. Sentezlenen partiküllerin fotokatalitik aktivitelerini arttırmak için, tekli duvarlı karbon nanotüp (SWCNT) ve çoklu duvarlı karbon nanotüpler (MWCNT) üzerinde hareketsizleştirilerek 2 farklı tür kompozit elde edilmiştir. Elde edilen tüm örneklerin çeşitli yapısal manyetik ve morfolojik özellikleri XRD, SEM, TEM, FT-IR, BET ve VSM gibi çeşitli tekniklerle kapsamlı bir şekilde karakterize edilmiştir. Daha sonra üretilen CoFe 2 O 4 nanopartikülleri ve CoFe 2 O 4 @SWCNT ve CoFe 2 O 4 @MWCNT kompozitleri, sentetik olarak hazırlanmış ve 50 mg/L boyarmadde içeren model atıksuların fotokatalitik oksidasyonla arıtımı sürecinde fotokatalizör olarak kullanılmış ve fotokatalitik etkinlikleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu denemelerde her bir katalizör için sırasıyla 0,010 g/L, 0,025 g/L, 0,050 g/L ve 0,10 g/L katalizör dozajlarında denemeler yapılmıştır. Her üç farklı katalizörle yapılan demelerden elde edilen veriler, sulu çözeltideki boya içeriğinin tamamen giderilebildiğini göstermektedir. Ayrıca, elde edilen deneysel veriler kullanılarak yapılan hesaplamalar, tüm bu süreçlerin yalancı 1. derece kinetik model ile uyumlu olduğunu göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tarım sektöründe inovasyon uygulamaları: Nitel bir araştırma

    Fatih Anıl

    Tarım sektörü son yıllarda dünyanın karşılaşmış olduğu COVID-19 küresel salgın süreci ile önemini daha da artırmıştır. Bu süreç, insanların varlıklarını devam ettirebilme ve geleceğe emin adımlarla ulaşabilmelerinde en önemli etkenin asgari seviyede gıda ihtiyacı olduğunu ve bunun tarım sektörü ile karşılanmasının mümkün olabileceğini göstermiştir. Özellikle dünya nüfusunun 8 milyar düzeyine yaklaşmasından sonra insanların gıda stoğunun karşılanması her geçen gün daha da zorlaşarak önem arz eden bir durum haline gelmektedir. Bu nedenle tarım sektöründe verimliliği arttırmak için inovasyon uygulamaları çok daha önemli bir noktaya gelmiştir. Ürün, üretim, satış, pazarlama, lojistik, yönetimsel gibi alanlarda yeni mecburiyetler ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada Türkiye´de tarım faaliyetlerinde kullanılan inovasyonların neler olduğu ve mevcut durumu araştırılmıştır. Araştırmanın amacı, Türkiye´de tarım sektöründe gerçekleştirilen inovasyon uygulamalarının incelenmesidir. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemi kapsamında belgesel kaynak tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye´de inovasyon uygulamalarında bulunan tüm tarım örgütleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda internet üzerinden ulaşılabilen 40 tarımsal örgüt araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Tarımsal örgütlerin gerçekleştirmiş oldukları inovasyon uygulamaları, örgütlerin web sayfaları üzerinden incelenmiştir. Araştırma sonucunda inovasyon çalışmalarının Türkiye´de son dönemde hız kazandığı görülmüştür. Araştırma örneklemi kamu kurum, kuruluş ve özel sektör işletmelerinin yapılan inovatif faaliyetler ile tarımdan elde edilen katma değeri arttırmak istedikleri görülmüştür. Araştırma örneklemi örgütlerin bu amaç doğrultusunda çok sayıda inovasyonu hayata geçirdikleri ve aynı zamanda Ar-Ge çalışmaları devam eden çok sayıda proje üzerinde de çalışmalarına devam ettikleri tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Harmanlanmış eğitim aracılığı ile cebir öğretimine yönelik özdüzenlemeli öğrenme ortamı: Bir öğretim mühendisliği tasarımı

    Ümmünur Akben

    Bu araştırmada, Covid-19 salgını dönemi ve sonraki dönemlerde uygulanabilecek alternatif bir eğitim ortamı tasarlanmıştır. Araştırmada harmanlanmış eğitim aracılığı ile ortaokul 6. sınıf öğrencilerine cebirsel ifadeler konusunun öğretiminde özdüzenlemeli öğrenme ortamı tasarlanmış ve öğrencilere farklılaştırılmış eğitim ortamları sunulmuştur. Araştırmada öğretim mühendisliği modeli kullanılmıştır. Öğretim mühendisliği modeli, belirli bir içeriğin öğretilmesi amacıyla sınıf içi uygulamaların gerçekleştirilmesi, gözlemlenmesi, analizi ve değerlendirilmesidir. Öğretim mühendisliği literatürdeki kuramsal bilgilerin sınıf içi uygulamalarla test edilmesini sağlar. Bu araştırma öğretim mühendisliği modeli ile sosyal bilişsel kuram çerçevesinde özdüzenlemeli öğrenme stratejilerini cebir öğretimi ile sınıf içi-yüz yüze, uzaktan-senkron ve evde-ders dışı uygulamalara aktarmıştır. Araştırmanın genel didaktik değişkeni özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile harmanlanmış eğitim, yerel didaktik değişkenleri ise özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile hazırlanmış sınıf-içi yüzyüze etkinlikler, uzaktan-senkron etkinlikler ve evde-ders dışı etkinliklerdir. Araştırmanın amacı harmanlanmış eğitim aracılığı ile tasarlanan özdüzenlemeli öğrenme ortamına yönelik katılımcıların görüşlerini alarak değerlendirmektir. Araştırmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Türkiye'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan bir ilin köy ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 9 kız, 9 erkek toplam 18 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 5 hafta sürmüştür ve haftada 10 saat olmak üzere toplam 50 saat uygulama yapılmıştır. Araştırmacı tarafından 41 adet özdüzenlemeli öğrenme stratejileri ile cebir öğretimine yönelik etkinlikler hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, gözlem formu, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, etkinlik değerlendirme formları oluşturmaktadır. Araştırmada toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda tasarlanan özdüzenlemeli öğrenme ortamının öğrencilere içsel ve dışsal motivasyon sağladığı, öndüşünme, bilişin düzenlenmesi, çevreyi düzenleme, sosyal düzenleme ve duygu düzenleme becerilerini geliştirdiği, cebirsel ifadeler konusuna yönelik işlem yapma becerisi ve olumlu duygular kazandırdığı belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Tokat'ın Almus yöresinde yetişen kızılcıkların (Cornus mas L.) fenolojik, pomolojik ve bazı kimyasal özelliklerinin belirlenmesi

    Yasin Öztürk

    Bu çalışma Tokat'ın Almus ilçesi florasında doğal olarak yetişen kızılcıkların fenolojik, pomolojik ve bazı kimyasal özelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada kızılcık genotiplerinin tomurcuk kabarması, tomurcuk patlaması, ilk çiçeklenme, tam çiçeklenme, çiçeklenme sonu ve hasat tarihi, meve ağırlığı (g), meyve sapı uzunluğu (mm), meyve eni (mm), meyve boyu (mm), çekirdek ağırlığı (g), çekirdek eni (mm), çekirdek boyu (mm), yaprak sapı uzunluğu (mm), yaprak alanı (cm²), meyve rengi, meyve eti rengi (L*, a*, b*, Hue°), yaprak rengi (L*, a*, b*, Hue°), pH, SÇKM (%), titre edilebilir asit miktarı (%), askorbik asit (C vitamini mg/l), mikro ve makro besin elementleri (N, P, K, Ca, Mg, S, Mn, Fe, Zn, B, Cl, Na), enzim (CAT, POD, SOD), amino asit (histidine, izolösin, lösin, lizin, metionin, fenilalanin, tehanin, triptofan, valin), organik asit (malik asit, laktik asit, sitrik asit, fumarik asit, okzalik asit) ve duyusal (renk, tat, burukluk, aroma) parametre değerleri incelenmiştir. Çalışmada elde edilen ortalama verilere göre kızılcık genotiplerinin meyve ağırlıkları 0,89 g (60 AM 29) - 2,85 g (60 AB 07), çekirdek ağırlıkları 0,13 g (60 AM 29) - 0,48 g (60 AD 11), SÇKM %5,30 (60 AB 01) - %28,30 (60 AM 29), askorbik asit (C vitamini) 148 mg/l (60 AB 08) - 449 mg/l (60 AB 07), meyvede N (azot) %2,11 (60 AG 27) - %4,85 (60 AO 40), meyvede katalaz (CAT) 0,01 eu/g (60 AG 23) – 10,20 eu/g (60 AM 31), meyvede histidine 365,19 pmol/ul (60 AO 37) - 4575,63 pmol/ul (60 AG 18), meyvede sitrik asit 18,60 µg/100g (60 AG 25) – 240,76 µg/100g (60 AD 17) arasında bulunmuştur. Araştırmada 45 genotip içerisinden tartılı derecelendirme sonunda en yüksek puanı alan 60 AB 01 (800), 60 AB 02 (800), 60 AB 04 (775), 60 AB 07 (880), 60 AD 10 (850), 60 AD 11 (790), 60 AD 16 (820), 60 AG 22 (800), 60 AM 35 (850), 60 AO 42 (820) genotipler ümitvar çeşit adayları olarak seçilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğretimin cebir öğrenimine etkisi: İkinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konusu örneği

    Özlem Okumuş

    Bu araştırmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinde üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğretimin cebir öğrenimine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı bir öğrenme ortamı tasarlanarak bu öğrenme ortamının etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden müdahale deseni kullanılmıştır. Müdahale deseni genellikle deneysel bir araştırmaya nitel verilerin eklenmesi yoluyla oluşturulur. Bu araştırmada nicel araştırma modeli olarak deneysel araştırma, nitel araştırma modeli olarak durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Türkiye' nin doğusunda yer alan bir ilde 10.sınıfta öğrenim gören 61 lise öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin 31'i deney grubunda, 30'u kontrol grubunda yer almıştır. Araştırmada üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı öğrenimi vermeden önce ve verdikten sonra her iki gruba da ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler başarı testinin ön test ile son test uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler başarı testi ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularında, deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Nitel bulgularında ise üstbilişsel planlamaya ve izlemeye dayalı tasarlanan öğrenme ortamında öğrencilerin üstbilişsel planlama, üstbilişsel tahmin, üstbilişsel izleme, üstbilişsel farkındalık, üstbilişsel değerlendirme ve motivasyona yönelik beceriler kazandıkları belirlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçların matematik eğitimi alan yazınına önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Oran-orantı konusunun öğretimi ve orantısal akıl yürütme becerisinin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğinin incelenmesi

    Tuğba Şahinkaya

    Bu araştırma 7. sınıf öğrencilerine oran-orantının öğretimi ve orantısal akıl yürütmenin geliştirilmesinde üstbilişsel IMPROVE tekniğinin etkililiğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını deney grubunda 29, kontrol grubunda 29 toplamda 58 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen oran orantı başarı testi ve orantısal akıl yürütme becerisi testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel istatistik ve kestirimsel istatistik kullanılmıştır. Betimsel istatistik ile öğrencilerin mevcut durumları sunulmuş, kestirimsel istatistik için kovaryans analizi yapılmıştır. Kovaryans analizinde grupların ön testleri kontrol altına alınarak son testleri karşılaştırılmıştır. Yapılan analiz sonucunda üstbilişsel IMPROVE tekniğinin öğrencilerin oran orantı başarı testi puanlarının ve orantısal akıl yürütme becerisi puanlarını yükselttiği belirlenmiştir. Ancak deney ve kontrol gruplarının orantı başarı testi puanları ve orantısal akıl yürütme becerisi puanları bakımından anlamlı farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Oran-orantı, orantısal akıl yürütme, üstbiliş, improve.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Fırat-Dicle Havzası bazı meteorolojik parametrelerinin zamansal ve mekânsal değişiminin incelenmesi

    Resul Akkaya

    Fırat-Dicle Havzası Türkiye'nin en büyük havzalarındandır. Bu sebepten ötürü iklim değişikliği yönünden de en çok etkileyecek alandır. Çalışma alanın 1960-2020 yılı içerinden Meteoroloji Genel Müdürlüğünden havzada bulunan meteoroloji istasyonlarının verileri alınmıştır. Sayısal olarak yorumlanan 37 meteorolojik istasyonun maksimum ve minimum sıcaklık değerlerinin zamansal ve mekânsal değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma da yöntem olarak en doğru yöntemi verecek Kriging Enterpolasyon Yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada meteorolojik parametrelinin gün, ay ve son olarak yıl ortalamaları alınarak zamansal grafikleri ile coğrafi bilgi sistemlerinde mekânsal analizleri yapılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında Fırat-Dicle Havzası'nda bulunan 21 ilde bulunan toplam 37 adet istasyondan elde edilen yıllık ortalama sıcaklık değerlerinin değişimleri incelenmiştir. Havzanın yıllık ortalama sıcaklık değerleri yıllara göre incelendiğinde süreç boyunca ortalama sıcaklığın yaklaşık 12.85°C olduğu belirlenmiştir. Yıllık ortalama sıcaklık değişimleri incelendiğinde geçmişten günümüze Erzurum Havalimanı İstasyonu haricinde bütün istasyonlarda belirgin bir biçimde farklı oranlarda yıllık ortalama sıcaklıklarda artış söz konusu iken, Erzurum Havalimanı İstasyonu'nda yıllık ortalama sıcaklıklar negatif yönlü olarak değişim göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çocuklar arasında yaygınlaşan argo-küfür kullanımının azaltılmasında ailenin ve okullarda verilen değerler eğitiminin rolü

    Züleyha Yıldız

    Argo-küfür toplum tarafından hoş karşılanmayan, çoğunlukla insanları aşağılama amacı güden ifadeler olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte; çocuktan büyüğe, gençten yaşlıya hemen her kesimde bu kelimelerin kullanıldığı görülmektedir. Günlük iletişimin vazgeçilmezi haline gelen bu kelimeler; özellikle çocuklar arasında da yaygınlaşarak günden güne ciddi problemler ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada; çocuklar arasında gün geçtikçe yaygınlaşan argo-küfür kullanımının sebepleri öğretmen ve veli görüşleri çerçevesinde incelenmiştir. Bu araştırmanın amacı; çocukların argo-küfür kullanımının sebeplerini tespit etmek ve bu problemi azaltabilmek için aile ve okullarda verilen değerler eğitimi kapsamında çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi desenlerinden fenomenolojik desen tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma grubunu Trabzon ve Rize'nin farklı ilçelerinde resmi eğitim kurumlarında görev yapan 50 öğretmen, Trabzon ve Rize'nin farklı ilçelerinde ikamet eden 25 veli oluşturmaktadır. Veriler; yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile elde edilmiş ve betimsel analize tabi tutularak tablolara aktarılmıştır. Araştırma sonuçları, çocuklar arasında argo-küfür kullanımının; kaygılandırıcı bir davranış olarak kabul edildiğine, teknoloji kullanımının artmasıyla günden güne yaygınlaştığına, günlük iletişim dili olarak kabul edildiğine ve normalleştirildiğine, ailenin denetimi, ilgisi, bilinçli yaklaşımıyla azaltılabileceğine ve okullarda verilecek değerler eğitimi çalışmalarıyla önlenebileceğine işaret etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İşârî tefsirlerde cennet-cehennem tasavvuru (Rûhu'l-Beyân ve Rûhu'l-Meânî örneği)

    Yahya Aktaş

    İnsan, tarih boyunca bilemediği gayb konuları hakkında sürekli bir merak içerisinde olmuştur. İlk insandan günümüze kadar bu konular hakkında sorular sorulmuştur. Ölüm ve ölüm ötesi hayat da bunların başında gelmektedir. İnsan, akıllı bir varlık olması münasebetiyle ister istemez "Ben kimim? Niçin varım? Nereden geldim? Nereye gideceğim?" gibi soruları kendisine sormuş ve bunların cevabını aramıştır. Bu tür soruların cevaplarını da açıklamak için Allah, insanlara, uyarıcı ve yol gösterici elçiler göndermiştir. Bütün nebiler insanları hakka davet etmiş onlara yaratılış gayelerini hatırlatmış, cennet ve cehennem hakkında onları bilgilendirmiştir. İnsanların bir kısmı bu uyarıları dinlemiş ve iman etmiştir. Diğerleri ise uyarılara kulak vermemiş ve inkâr etmiştir. Âhiret denince cennet ve cehennem ilk akla gelen konulardan olmuştur. "İşârî tefsirlerde cennet ve cehennem tasavvuru (Rûhu'l-Beyân ve Rûhu'l-Meânî örneği)" adlı bu teze başlamadan önce, tasavvufî tefsirlerin cennet ve cehenneme bakışını ortaya koyan müstakil bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Bu eksikliği gidermek adına bu konu seçilmiştir. Başta İsmâil Hakkı Bursevî'nin (ö. 1137/1725) "Rûḥu'l-beyân fî tefsîri'l-Ḳurʾân" ve Şihâbüddîn Mahmûd el-Âlûsî'nin (ö. 1270/1854) "Rûḥu'l-meʿânî fî tefsîri'l-Ḳurʾâni'l-ʿaẓîm ve's-sebʿi'l-mes̱ânî" adlı tefsirleri olmak üzere, diğer bir kısım tefsirlerden, bu alanda yazılan kitap, tez, makale gibi çalışmalardan istifade edilmiştir. Bu çalışma, genel olarak giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu, önemi, metodu, amacı ve araştırmanın kaynaklarına yer verilmiştir. Birinci bölümde Bursevî ve Âlûsî'nin hayatları, ilmi çalışmaları ve eserleri ele alınmıştır. İkinci bölümde cennet, cennetin isimleri ve cennetin mertebeleri işlenmiştir. Aynı şekilde bu bölümde cehennem, cehennemin isimleri ve cehennemdeki azap çeşitleri de ele alınmıştır. Bursevî ve Âlûsî'nin bu konulara bakışı ve işârî yorumları ortaya konmaya çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Cahiliyeden islâm'a hac ibadeti -Mukayeseli bir yaklaşım-

    Muhammet Emin Tiryaki

    Bu çalışmamızda hac ibadetinin Cahiliye ve Hz. Peygamber dönemlerinde uygulanış şeklini inceleyerek, Hz. Peygamber'in bu ibadet üzerinde yaptığı ve yapmadığı değişiklikleri ele aldık. Çalışmamızın ilk bölümünde Cahiliye döneminde hac ibadetinin uygulanışı konu edilmektedir. Cahiliye dönemi, İslâm öncesi döneme verilen isimdir. Bu dönem, oldukça eski bir tarihi ifade ettiğinden, en doğru bilgilere ulaşabilmek için öncelikle konu hakkındaki ayetler ve hadislerle birlikte İslâm tarihi müktesebatımızın kadîm eserlerine müracaat ettik. Çalışmamızın ikinci bölümünde, Hz. Peygamber'in bu ibadeti nasıl yerine getirdiğini ve hac ibadeti üzerinde gerçekleştirdiği değişiklikleri yine hadis ve siyer kaynaklarımızdan yaralanarak tespit etmeye çalıştık. Hz. Peygamber, İslâm'ın ahkâmını ümmetine öğretmiştir. Bunu yaparken de İslâm'ın her bir parçasını tevhid temelleri üzerine oturtmuştur. Cahiliyeden kalan pagan kültürüne ait her bir kalıntıyı, büyük bir titizlikle temizlemiştir. Tevhid akidesinin İslâm'ın ana gövdesini oluşturan bir hakikat olduğunu, Hz. Peygamber'in hac ibadeti üzerinde yapmış olduğu değişikliklerden rahatlıkla görebilmekteyiz. Ayrıntılı bilgiler çalışmamızın içerisinde verildiği için, mükerrer ifadelerden kaçınmak adına burada aynı meselelere değinmedik.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Talat Koçyiğit'in hayatı, eserleri ve tefsirdeki metodu

    Seyfullah Kalaycı

    Kur'an-ı Kerim 23 yılda peyderpey indirilmiş bir kitaptır. Kur'an'ın tedricen indirilmesinin amaçlarından biri anlaşılması ve yaşanmasıdır. Kur'an'ı ilk anlayan, kendisine vahiy indirilen Hz. Muhammed'dir. Hz. Peygamberden sonra da sahabe ve tabiin Kur'an yolunda ömürlerini vakfetmişlerdir. Kur'an hidayet rehberi olarak gönderilmiştir. Sahabe ve tabiinden sonra her asır içerisinde günün şartlarına göre tefsirler yazılmıştır. Son dönemde de (Prof.Dr) Talât Koçyiğit (1927-2011) Kur'an'ı Kerim Meal ve Tefsiri adlı çalışmayı kaleme almıştır. Koçyiğit eserini açık ve anlaşılır bir dille yazmıştır. Müellif her ne kadar tefsir yazsa da branşı hadis olduğundan hadislerle ayetler arasındaki ahengi yakalamıştır. Bu çalışmada Koçyiğit'in hayatından ve eserlerinden, ilmi kişiliğinden söz etmeye çalışılmıştır. Çalışmanın devamında geleneksel tefsirlerde olduğu gibi önce ayetle ve hadisle sonra sahabe sözüyle tefsir etmenin yanı sıra Kur'an ilimleri ve güncel tefsir problemlerine yer verilmiştir. Her bir konuda göze çarpan örnekler incelenmiş ve çalışmada yer verilmiştir. Yer verilemeyenler de dipnotta kaynak gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Talât Koçyiğit, tefsir, hadis, Kur'an'ı Kerim, meal ve tefsiri.