Lisansüstü Tezler
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bazı aspir çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Bayburt şartlarında verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi
İbrahim Coşar
Bu araştırma Bazı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Bayburt Şartlarında Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi amacıyla 2021 yılında Bayburt ilinde yürütülmüştür. Deneme Bayburt Üniversitesi Organik Tarım İşletmeciliği deneme alanında Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada Hasankendi, Zirkon, Balcı, Dinçer, Koç, Göktürk, Linas ve Olas olmak üzere 8 farklı aspir çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Denemede, bitki boyu (cm), ilk dal yüksekliği (cm), dal sayısı (adet/bitki), bitki başına tabla sayısı (adet/bitki), tabla çapı (mm), tabla başına tane sayısı (adet/tabla), bin tane ağırlığı (g), tane verimi (kg/da), kabuk oranı (%), yağ oranı (%) ve yağ verimi (kg/da) özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda; aspir çeşitlerinin tabla çapı dışında diğer incelenen karakterler üzerine önemli etkileri olduğu belirlenmiştir. En yüksek bitki boyu ve ilk dal yüksekliği Linas (sırasıyla 66,11 ve 35,83 cm) çeşidinden, en yüksek tabla çapı, bin tane ağırlığı ve tabla başına tohum sayısı Göktürk (sırasıyla 2,62 cm, 43,89 g ve 44,31 adet) çeşidinden, en yüksek bitki başına tabla sayısı Olas (15,22 adet/bitki) çeşidinden, en yüksek dal sayısı ise Koç (9,44 adet) çeşidinden, en yüksek kabuk oranı Dinçer (%57,38) çeşidinden elde edilmiştir. Aspir çeşitleri için önemli olan tane verimi, yağ oranı ve yağ verimi değerleri incelendiğinde en yüksek tane verimi Göktürk (164,00 kg/da) ve Olas (156,33 kg/da) çeşitlerinden, en yüksek yağ oranı Zirkon (%35,5) çeşidinden ve en yüksek yağ verimi ise Olas (42,78 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir. Sonuç olarak, Bayburt ekolojik koşullarında yetiştirilen aspir çeşitlerinden Göktürk ve Olas çeşitlerinin verim ve kalite özellikleri bakımından daha iyi durumda oldukları belirlense de aspir bitkisinin özellikle yıllara olan tepkisini belirleyebilmek için adaptasyon çalışmalarına birkaç yıl devam edilmesinin önemli olacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Carthmus tinctorius L., aspir, tane verimi, adaptasyon, yağ oranı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Fonksiyonel derecelendirilmiş kirişlerin statik, serbest titreşim ve burkulma analizleri için yüksek mertebeden bir sonlu eleman
Mahmut İlter Hacıoğlu
Bu çalışmada fonksiyonel derecelendirilmiş (FD) kirişlerin statik, serbest titreşim ve burkulma analizleri için kayma deformasyon etkilerini dikkate alan yüksek mertebeli 16 serbestlikli sonlu eleman önerilmiştir. Önerilen sonlu elemanın doğruluğunun ispatı için sonlu eleman çözümüne ek olarak Ansys Mechanical Apdl programı kullanılarak çözümle yapılmıştır. Birinci bölümde, FD malzemelerle ilgili bilgiler ve kapsamlı bir literatür araştırması sunulmuştur. İkinci bölümde, yüksek mertebeli sonlu eleman kullanılarak FD kirişlerin statik, serbest titreşim ve burkulma analizlerinin formülasyonları açık olarak verilmiştir. Üçüncü bölümde, FD kirişlerin önerilen sonlu eleman ve Ansys programı ile elde edilen doğal frekanslarının, kritik burkulma yüklerinin, yer değiştirmelerinin ve gerilmelerinin boyutsuz olarak sayısal sonuçları verilmiştir. Ayrıca bu yöntemler kendi aralarında ve literatürle karşılaştırılmıştır. Dördüncü bölümde, çalışmadan çıkan sonuçlar ve ileride yapılabilecek çalışmalar önerilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Farklı dozlardaki organik sıvı vermikompost uygulamalarının Bayburt ili ekolojik koşullarda yetiştirilen tarhun (Artemisia spp.) türlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi
Mikail Altuncu
Bitkilerin oluşturduğu renkli doğal floranın, insanlara yaşam enerjisi vermenin yanı sıra negatif düşüncelerden uzaklaşmayı sağlayarak günlük hayatta olumlu etkileri bulunmaktadır. Doğada bir renk cümbüşü gibi yer alan bu bitkilerin birçok farklı alanda kullanıldığı bilinmektedir. İlaç sanayi başta olmak üzere, parfümeri, kozmetik, boya ve gıda üretimlerinde de sıklıkla bitkiler kullanılmaktadır. Tıbbi aromatik bitkiler bu üretim alanlarının temel hammaddesini oluşturmaktadır. Günümüzde adını sıkça duyduğumuz tıbbi aromatik bitkiler hem kullanım alanlarının genişliği hem de ekonomik önemi gibi sebeplerle daha yaygın olarak yetiştirilmektedir. Bu tez çalışması farklı dozlardaki sıvı vermikompost uygulamalarının Bayburt ili ekolojik koşullarında yetiştirilen tarhun (Artemisia spp.) türlerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bayburt ili ekolojik koşulları için ilk kez farklı tarhun türlerine sıvı vermikompost uygulamaları yapılmıştır. Çalışmada verim ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla yapılan ölçümlerde elde edilen sonuçlara göre; en uzun bitki boyu (40,67 cm) A. dracunculoides L. türünde kontrol parselinde görülürken, önemli verim değerlerinden olan yeşil herba verimi için en yüksek değer (519,89 kg/da) ise A. dracunculoides L. türünde 1200 mL/da gübre uygulaması yapılan parselde görülmüştür. Ayrıca drog herba oranı için en yüksek değer (%27,48) 3600 mL/da gübre uygulamasında A. dracunculus L. türünde belirlenmiştir. Elde edilen veriler olduğunu göstermiştir. Artemisia dracunculus örneklerinin özellikle yeşil yaprak oranı, yeşil yaprak verimi ve drog herba oranı gibi değerlerde üstün özellik gösterdiği belirlenmiştir. Bayburt ili ekolojik koşullarının Artemisia dracunculus tarhun türünün yetiştirilmesi için daha elverişli olduğu ve özellikle düşük dozlardaki vermikompost uygulamalarının yeterli olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Ortaokul öğrencilerinde üstbiliş ve özdüzenleme becerilerinin matematiksel güvene etkisi
Ayşenur Gökburun
Bu araştırmanın iki temel amacı vardır: (i) ortaokul öğrencilerinin matematiksel güvenlerinde bazı değişkenlerin etkisini araştırmak, (ii) ortaokul öğrencilerinin matematiksel güvenleri ile üst bilişleri ve öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin doğusundaki bir ilde ortaokul düzeyinde öğrenim gören 932 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılı 1. döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri matematiksel güven ölçeği, öz düzenleme becerileri ölçeği ve üst biliş ölçeği ile elde edilmiştir. Ayrıca öğrencilere sunulan formda demografik özelliklere yönelik sorularda bulunmaktadır. Elde edilen veriler SPPS programı ile betimsel istatistik yöntemleri (frekans, yüzde hesabı, ortalama, standart sapma) ve kestirimsel istatistik yöntemi (bağımsız örneklem t testi, ANOVA ve korelasyon hesaplaması) kullanılarak yapılmıştır. Normal dağılım gösteren verilere parametrik testler uygulanmıştır. Bağımsız T-testi, ANOVA ve korelasyon varsayımlarının kontrolü yapılmış ve bu testlerin uygulaması uygun bulunmuştur. Sonuçlar p=.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonucu Pearson korelasyon kat sayısına bakıldığında matematiksel güvenin üst biliş ve öz düzenleme ile pozitif yönlü yüksek düzeyde ilişki varlığı ortaya koyulmuştur. Diğer değişkenler incelendiğinde matematiksel güven ve cinsiyet arasında ilişki varlığı görülmemiştir. Sınıf düzeyi ve matematiksel güven arasındaki ilişki Welch testine bakılarak anlamlı olduğu görülmüştür. Bununla birlikte sınıf düzeyleri arasında karşılaştırma yapmak için Tamhane's T2 çoklu karşılaştırma testi yapılmış ve bunun sonucunda 5.sınıftan 8.sınıfa doğru gittikçe matematiksel güvenin azaldığı tespit edilmiştir. Son olarak matematiksel güven ve matematik notu arasındaki ilişki Pearson korelasyon kat sayısına bakılarak pozitif yönlü orta düzeyli ilişki varlığı görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Elma kabuğundan pektin ekstraksiyonunun optimizasyonu ve model emülsiyon sisteminde kullanımı
Hazal Aldemir
Yapılan bu çalışmada, yabani elma kabuğundan mikrodalga destekli pektin ekstraksiyonu, Box-Behnken deney tasarımı kullanılarak yanıt yüzey yöntemiyle optimize edilmiş ve optimize edilen koşullarda elde edilen pektin kullanılarak model sosis ortamında yağ ikame edici olarak kullanım imkanları araştırılmıştır. Ekstrakte edilen pektinin, FTIR analizi ile pektin yapısında olduğu ve DSC analizi ile ticari elma pektini ile benzer termal özellikler sergilediği tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen pektin örneğinin, 79.14 esterleşme derecesine sahip olduğu, sırasıyla 8.5±0.7 g yağ/ g pektin ve 8.1±1.5 g su/g pektin yağ ve su bağlama kapasitelerine sahip olduğu belirlenmiştir. Emülsiyon özellikleri incelenen pektin emülsiyonlarının %1 pektin düzeyinde daha yüksek stabilite gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen pektin 2 farklı konsantrasyonda model sosis sisteminde değerlendirilmiştir. Pektin ilavesinin pişirme kaybı üzerine olumsuz etkisi olduğu, bunun yanı sıra ambalaja sızıntı miktarında pektin varlığının olumlu etki sağladığı söylenebilir. Değişmeyen renk özellikleri ve su aktivitesi parametreleri yabani elma kabuğundan elde edilen pektinin yağ ikamesi olarak kullanım potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Tahkiye açısından Şeyhoğlu Mustafa'nın Hurşîd-Nâme mesnevisi
Fatma Aydın
İnsanlık tarihi kadar eski olan anlatı her zaman kendini herhangi bir türde ifade imkanı bulmuştur. Bu türler çağlara göre değişse de ismi bazen masal bazen destan bazen mesnevi bazen roman olsa da hepsinin ortak noktası olayların öykülenmesidir. Metinler, ifade tarzları, biçimleri birbirinden farklı olsa da anlatmaya bağlı metinlerin hepsinin temeli bir olaya dayanır. Ele alınan olay masalda olağanüstülüklerle, destanda kahramanlıklarla süslenirken mesnevide şiirle süslenmiştir. Divan edebiyatında ustalık gerektiren mesneviler, divan şairlerinin hünerlerini göstermek için başvurdukları bir nazım biçimidir. Mesneviler şiir şeklinde yazılan fakat içerisinde olay örgüsü, kahramanlar, yer, zaman, bakış açısı gibi yapı unsurlarını hatta anlatım teniklerini barındıran metin türüdür.Tez çalışmamızda, mesnevilerin kısmen de olsa gözardı edilen yapı unsurlarını ve anlatım tekniklerini hikâye, roman gibi türlere yakınlaştırma iddiasında bulunmadan klasik metne uygun olacak şekilde ortaya konmaya çalışılmıştır. Mesnevide yer alan olaylar olğanüstülükten uzak, yaşanabilir olduğu için mekân isimlerinin gerçekliği, kullanılan dilin o dönemin günlük konuşma diline yakınlığı gibi unsurlar gözönünde bulundurulduğunda anlatmaya bağlı metinlerle benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu minvalde geleneksel bir metin olan Hurşîd-Nâme'nin modern hikâye ve romanla benzer tekniklerle incelenmesi gereken bir eser olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmada 14.yüzyıl divan edebiyatı sanatçılarından Şeyhoğlu Mustafa'nın Hurşîd-Nâme adlı mesnevisi tahkiye unsurları bakımından ele alınacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Fiziksel egzersiz yapan ve yapmayan lise öğrencilerinin özgüvenleri ile ahlaki olgunluk düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Seval Çalık
Bu araştırmada fiziksel egzersiz yapan ve yapmayan lise öğrencilerinin özgüvenleri ile ahlaki olgunluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca lise öğrencilerinin özgüvenleri ve ahlaki olgunluk düzeylerinin onların cinsiyetine, sınıf düzeyine, lise türüne, akademik başarı durumlarına, anne eğitim düzeyine, baba eğitim düzeyine, aylık gelire, düzenli fiziksel egzersiz yapmaya, annenin düzenli fiziksel egzersiz yapmasına ve babanın düzenli fiziksel egzersiz yapmasına göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Erzincan ilinde milli eğitim bakanlığına bağlı liselerde eğitim gören 435 lise öğrencisinden anket tekniğiyle toplanmıştır. Anket formunda kişisel bilgi formu, özgüven ölçeği ve ahlaki olgunluk ölçeği yer almıştır. Araştırmanın bulguları lise öğrencilerinin hem iç özgüven ve hem de dış özgüven düzeyleriyle ahlaki olgunluk düzeyleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bulgular ayrıca lise öğrencilerinin özgüven düzeylerinin sınıf düzeyine, lise türüne, anne eğitim düzeyine, baba eğitim düzeyine ve gelir düzeyine göre farklılaşmadığını, ancak cinsiyete, akademik başarı durumuna, fiziksel egzersiz yapma durumuna, annenin fiziksel egzersiz yapma durumuna ve babanın fiziksel egzersiz yapma durumuna göre anlamlı biçimde farklılaştığını göstermiştir. Lise öğrencilerinin ahlaki olgunluk düzeylerinin sınıf düzeyine ve annenin ve babanın düzenli fiziksel egzersiz yapma durumuna göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı, ancak cinsiyete, lise türüne, anne eğitim düzeyine, baba eğitim düzeyine, gelir düzeyine, akademik başarı durumuna ve düzenli fiziksel egzersiz yapma durumuna göre anlamlı biçimde farklılaştığı tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel güven algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisinin incelenmesi
Mehmet Arız
Bu çalışmada, eğitim örgütlerinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel güven algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Erzincan ili merkez ilçe ve diğer ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi okullarda görevli 152 beden eğitimi öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda yürütülen çalışmada, örgütsel güven ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada nicel verilere dayalı araştırma ve ölçme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgi formu, Schoorman ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve çalışanların yöneticilerine karşı güven ağılarını ölçen 4 ifade ile Nyhan ve Marlow tarafından geliştirilen ve örgüte karşı güveni ölçen 4 ifadenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan 8 soruluk örgütsel güven algısı ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların örgütsel bağlıklarını ölçmek için de Mowday ve arkadaşlarının geliştirdiği 9 soruluk örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS paket programından faydalanılmıştır. Yapılan veri analizi sonucunda örgütsel güvenin örgütsel bağlılığı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Katılımcıların örgütsel güven ve örgütsel bağlılıklarının demografik özelliklere göre anlamlı farklara sahip olup olmadığını araştırmak için t testi, ANOVA (varyans analizi) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre örgütsel güven ve örgütsel bağlılık arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki tespit edilirken, beden eğitimi ve spor öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel bağlılıklarının demografik değişkenlere göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İzotrop yarım düzleme oturan ortotrop tabakanın sürekli temas problemi
Mine Gül Oktay
Temas mekaniği, güvenli ve enerji tasarruflu tasarımların inşası için vazgeçilmez olan mühendislik bilimlerinin temel disiplinlerindendir ve geniş teorik, sayısal ve deneysel araştırma alanını kapsamaktadır. Bu özelliğiyle mekaniğin önemli bir dalıdır ve halen de bu önemini sürdürmektedir. Temas mekaniği özellikle konvansiyonel olarak dökme malzemelerden imal edilen tribolojik ve yük aktarma düzeneklerinde öne çıkmaktadır. Mekanikte temas problemlerinin incelenmesini, varyasyonel eşitsizliklerin formülasyonu ve çözümü ile ilişkilendirmek mümkündür. Temas mekaniği konusu, son yıllarda mekanik ve uygulamalı matematik bilimlerinde yeni ve ilginç alanların gelişmesine önemli derecede katkı sağlamıştır. Debriyajlar, frenler, yol kaplamaları, lastikler, bilyalı rulmanlar, fren diskleri, menteşeler, demiryolu balastları, temeller gibi sayısız uygulama temas problemlerinin ilgi alanına girmektedir. Bu çalışmada izotrop yarım düzlem üzerine oturan ortotrop tabakanın sürekli temasına ilişkin problem incelenmiştir. Çözümde sadece ortotrop tabakanın kütle kuvveti hesaba katılmıştır. Ortotrop tabaka rijit bir panç vasıtasıyla yüklenmiştir. Tüm yüzeylerin sürtünmesiz olduğu varsayılmıştır. Çalışma sonucunda çeşitli boyutsuz parametrelere ve ortotrop malzeme türlerine bağlı olarak temas uzunluğu, temas gerilmesi, kritik ayrılma uzaklığı ve kritik ayrılma yükü boyutsuz olarak elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bocce ve dart sporcularının kişilik özellikleri ile sporda imgeleme düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Necla Şahin
Bu çalışma Türkiye bocce bowling ve dart federasyonu faaliyet programında yer alan müsabakalarda yarışan bocce ve dart sporcularının kişilik özellikleri ile imgeleme düzeylerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, mevcut durumu belirlemek adına ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 2021-2022 sezonunda TBBDF'nin bocce ve dart müsabakalarında büyükler kategorisinde lisanslı olarak yarışmış olan 189 bocce sporcusu ve 130 dart sporcusu olmak üzere toplamda 319 sporcu dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılacak verilerin toplanması amacı ile katılımcılara ''Kişisel Bilgi Formu'', "Sporda İmgeleme Envanteri" ve ''Beş Faktör Kişilik Envanteri'' olmak üzere üç farklı forma ait sorular yöneltilmiştir. Verilerin analizinde basit kolerasyon, Anova-Tukey ve T-testleri yapılarak çalışmanın sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre çalışmaya katılan bocce ve dart sporcularının Beş Faktör Kişilik özellikleri ile yaş, cinsiyet, Spor branşı, ailede lisanslı sporculuk yapanların var mı? Değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir(p<0,05). Bocce ve Dart sporcularının imgeleme düzeyleri ile yaş, cinsiyet, eğitim durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, spor branşı, milli sporculuk durumu, spor yaşı ve ailede lisanslı sporculuk yapan var mı? Değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir(p<0,05). Anahtar kelimeler: Kişilik Özellikleri, İmgeleme, Bocce, Dart.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Atık sulardan organik kirleticilerin fotokatalitik giderimi için CuO/rGO kompozit nanopartiküllerin sentezi ve karakterizasyonu
Esra Aslan
Nanomalzemelere olan ilgi, bu malzemelerin sahip oldukları sıradışı özelliklerden dolayı her geçen gün sürekli artarak devam etmektedir. Günümüzde nanomalzemelerin, günlük yaşamımızda daha fazla görünür olabilmeleri ancak daha fazla miktarlarda ve daha düşük maliyetle üretilebilmeleri ile mümkün olabilecektir. Bunun için çevre dostu, düşük maliyetli, hızlı ve yüksek verimli yeni proseslerin geliştirilmesine hala ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, önemli bir yarı iletken olan CuO nanopartiküllerin ve CuO@rGO kompozit nanopartiküllerin ticari ölçekte üretilebilmelerine imkân sağlayabilecek bir metod geliştirilmesi ve bu yöntemle üretilen nanopartiküllerin atıksularda bulunan organik kirleticilerin gideriminde fotokatalizör olarak kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, birinci aşamada, düşük maliyetli, kolay uygulanabilir ve çevre dostu bir yöntem olan mikrodalga destekli yakma tekniği ile CuO nanopartiküllerin sentezlenebilirliği çalışılmıştır. Sentez çalışmalarında, CuO nanopartiküller ve CuO@rGO kompozit nanopartiküllerin üretimi için iki farklı temel yaklaşım benimsenmiştir. İlk yöntemde klasik yakma metodu uygulanırken ikinci yöntemde çözelti yakma tekniği uygulanmıştır. Her iki yöntemle de CuO@rGO kompozit nanopartiküllerin de üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla modifiye hummers metodu ile laboratuvarda üretilen indirgenmiş grafen oksit (rGO) kullanılmıştır. Kompozit malzemenin üretiminde CuO ve rGO ayrı ayrı sentezlenmiş ve daha sonra birleştirlmiştir (self–assembly). Sentez çalışmalarından elde edilen veriler, CuO nanopartiküller ve CuO@rGO kompozit nanopartiküllerin her iki yöntemle de başarılı bir şekilde sentezlenebildiğini göstermiştir. Bu çalışmalarda, yaklaşık 10-20 nm boyut aralığında bir boyut dağılımına sahip olan nanomalzemeler elde edilmiştir. Daha sonra bu malzemeler atıksulardan Tartrazin olarak bilinen ve gıda endüstrisinde yoğun bir şekilde kullanılan bir boyarmaddenin fotokatalitik oksidasyonla gideriminde fotokatalizör olarak kullanılmıştır. Bu denemelerde başlangıç kirletici konsantrasyonu 50 mg/L olarak uygulanmıştır. Fotokataliz denemelerinde, gerekli ışımayı sağlamak için 4400µW/cm2 ışık yoğunluğuna sahip bir daldırma tip lamba kullanılmıştır. Çözeltinin kendi doğal pH değerinde yapılan denemelerde, hemen hemen sentezlenen tüm katalizörlerle yapılan denemelerde ortamdaki kirletici maddenin tamamen giderilebildiği gözlemlenmiştir. Ayrıca yapılan kinetik incelemede incelenen tüm süreçlerin yalancı 1. derece kinetik modele uyduğu belirlenmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İndirgenmiş grafen oksit/nikel ferrit kompozit nanopartiküllerin sentezi ve fotokatalitik aktivitelerinin incelenmesi
Elif Kılıç
Bu çalışmada, hidrotermal sentez metoduyla NiFe2O4 nanopartiküller ve indirgenmiş grafen oksit (NiFe2O4@rGO) kompozitlerinin üretilmesi ve daha sonra bu malzemelerin atıksulardan fotokatalitik oksidasyon metoduyla boyar madde gideriminde fotokatalizör olarak kullanılması ve fotokatalitik aktivitelerinin karşılaştırılması planlanmıştır. Buna göre, çalışma üç aşamalı olarak planlanmıştır. Birinci bölümde, modifiye edilmiş hummers metoduyla grafit tozundan başlanarak önce grafen oksit daha sonra indirgenmiş grafen oksit üretilmiştir. İkinci aşamada hidrotermal sentez metoduyla indirgemiş grafen oksit ve NiFe2O4 nanopartiküllerden oluşan kompozit bir malzeme üretilmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında ise hidrotermal sentez yöntemiyle üretilen saf NiFe2O4 ve NiFe2O4 indirgenmiş grafen oksit kompoziti, procion yellow HE-3G olarak bilinen bir tekstil boyasının fotokatalitik oksidasyonla bozundurulması prosesinde fotokatalizör olarak kullanılmış ve her iki malzeme için gözlemlenen giderim verimleri karşılaştırılmıştır. Toz haldeki indirgenmiş grafen oksit, modifiye edilmiş hummers metoduyla başarılı bir şekilde sentezlenmiştir. Elde edilen indirgenmiş grafen oksit üzerinde hidrotermal sentez yöntemiyle NiFe2O4 nanopartikülller sentezlenmiştir. Elde edilen tüm ürünlerin yapısal ve morfolojik özellikleri, XRD, FT-IR, SEM, TEM, BET ve VSM teknikleri ile kapsamlı bir şekilde karakterize edilmiştir. Elde edilen sonuçlar NiFe2O4 nanopartiküllerin başarılı bir şekilde sentezlendiğini ve ürün nanopartiküllerin yaklaşık 10-20 nm partikül boyutuna sahip oldukları belirlenmiştir. Ayrıca elde edilen NiFe2O4 nanopartiküllerin indirgenmiş grafen oksit ile güçlü ve kararlı kompozitler oluşturdukları belirlenmiştir. Üretilen NiFe2O4 nanopartiküller ve rGO@NiFe2O4 kompozit nanopartiküller, boya içeren atıksulardan boyarmaddelerin fotokatalitik oksidasyonla giderimi prosesinde fotokatalizör olarak kullanılmıştır. Üretilen partiküllerin fotokatalitik aktivitelerinin belirlenmesi için, her iki katalizör ile 0,010 g/L, 0,025 g/L, 0,050 g/L ve 0,10 g/L katalizör dozajları ile denemeler yapılmıştır. Elde edilen veriler her iki katalizöründe boya gideriminde oldukça iyi bir fotokatalitik aktivite sergiledikleri ve yaklaşık 60 dakikada çözeltideki boyarmaddenin tamamen giderilebildiği görülmüştür. Nikel ferrit ve indirgenmiş grafen oksit (rGO@NiFe2O4) kompozitinin çok daha etkili bir fotokatalitik aktivite sergilediği gözlemlenmiştir. Ayrıca, fotokataliz denemelerinden elde edilen deneysel verilere göre, bu prosesin yalancı birinci dereceden kinetik model ile tam uyumlu olduğu belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023Hurûfu'l-me'ânî ve anlam değeri -Tâhâ sûresi özelinde-
Nurullah Oruç
Arap dili ve belagatinde, kelime türlerinden biri olan harflerin ayrı bir yeri vardır. Bu nedenle harflerin Kur'ân'daki fonksiyonunu bilmek, Kur'ân ayetlerini doğru bir şekilde anlamaya katkı sağlayacaktır. Hurûf-u me ânî diye isimlendirilen bu harflerin kullanıldığı anlam, cümledeki konumlarına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu harflerin cümleye kattığı mana inceliği ve etkisi, buna bağlı dil kurallarını bilmekle mümkündür. Bir sûrenin ihtiva ettiği bütün mana harflerini ele alan çalışmaya az rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Arapça metinlerinin ve dolayısıyla Kur'ân ayetlerinin anlaşılmasında büyük etkisi olan mana harflerinin Kur'ân-ı Kerîm'den Tâhâ sûresi örnek alınarak manaya kattığı incelikler ele alınmıştır. Çalışmamız, giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında, Kur'ân'daki hurûfu'l-me' ânînin önemi, bu alanda yapılan çalışmalar ve bu çalışmanın diğerlerinden farkı ve problematik yönü hakkındaki bilgilere değinilmiştir. Birinci bölümde, harfin kavramsal alanlarına, teşekkül ve tarihsel sürecine, muhtevasına ve metindeki fonksiyonlarına temas edilmiştir. Ayrıca mana harfleri için kullanılan hurûfu'l-me ânî, me âni'l-hurûf, edat ve alet gibi kavram ve terkiplerin semantik tahlili yapılarak aralarındaki nüanslar incelenmiştir. İkinci bölümde ise sûrede kullanılan edatların î râb, mana ve belagat yönünden ele alınmış ve bu konudaki Arap dilbilimcilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Sonuç olarak hicri üçüncü yüzyılın sonlarına kadar mana harfi için sıklıkla kullanılan kelimenin harf kavramının olduğu görülmektedir. Manalı harfler için kullanılan tabirlerin tamamının kullanıldığı ve bu sahada müstakil eserlerin kaleme alınmaya başlanıp, yoğun biçimde görüldüğü dönemin, hicri dördüncü asır olduğu değerlendirilmektedir. Tâhâ sûresindeki ayetlerde kullanılan edatları incelediğimizde, bir harfin anlam derinliği, yer aldığı cümlenin siyâk ve sibakından ortaya çıktığı görülür. Tâhâ sûresinde manaca çok yönlü kullanılan edatların çoğu, cer harflerin olduğu ve bunların çoğu ta'lîl anlamını yansıttığı dikkati çekmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2023El-'Avtebî'nin Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkıları -el-İbâne örneği-
Lütfi Özbey
Bu çalışma Ebü'l-Münzir el-'Avtebî'nin el-İbâne fi'l-luğati'l-'Arabiyye adlı eseri özelinde Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkılarını ele almaktadır. Umman'ın Suhâr vilayetinin Avteb kasabasında dünyaya gelen ancak tam olarak ne zaman doğduğu bilinmeyen fakat kuvvetle muhtemel 511/1118 yılı civarında Umman'da vefat eden 'Avtebî; fıkıh ve soy bilim gibi ilim dallarının yanı sıra Arap Dili ve Edebiyatı alanında da dönemin en önemli şahsiyetlerinden biri olmuştur. 'Avtebî'nin el-İbâne adlı eseri, hicrî beşinci asırda Arap dili ve belagati alanında yazılmış muhtevasının zenginliği bakımından en önemli eserlerden biridir. Eser; fonetik, sarf ve nahvin yanı sıra, tefsir, hadis, kıraat, darb-ı mesel ve şiir gibi dilin farklı alanlarını da ihtiva etmektedir. 'Avtebî, el-İbâne'de dil konularını farklı âlimlerin görüşlerini zikrederek detaylı bir şekilde ele almaktadır. Anlamını tespit sadedinde zikretmiş olduğu kelimeleri farklı Arap şiirleri ile desteklemektedir. Eserinde bir konudan bahsederken başka bir konuya geçtiğine sıklıkla rastlanılmaktadır. 'Avtebî el-İbâne'de, öncelikle Kur'an ve hadisle istişhâd etmenin yanı sıra Arap şiirleri ve mesellerden de yararlanmaktadır. Kullanımı kolay olması amacıyla alfabetik sıraya göre yazılmış, önce harflerin manaları detaylı bir şekilde incelenmiş, sonra da o harfle başlayan çeşitli terimler ele alınmıştır. Bu terimlerin incelenmesi sırasında yeri geldikçe fonetik, sarf, nahiv, kıraat farklılıkları ve belagat inceliklerine değinilmiştir. Müellif bu kitaba; her yönüyle son derece açık ve açıklayıcı olma özelliğini barındırması nedeniyle el-İbâne adını vermeyi uygun görmüştür. el-İbâne'nin ansiklopedik bir eser mi yoksa sözlük türü bir eser mi olduğu hususu araştırmacılar arasında tartışmalara yol açmış, ancak el-İbâne'nin muhakkikleri eserin alfabetik sıraya göre hazırlanmış ansiklopedik bir eser olduğu görüşünü tercih etmişlerdir. 'Avtebî, eserini alfabetik sıraya göre yazmış olsa da bazen bu sıralamaya riayet etmemiştir. Eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bayburt bölgesi ballarının polen analizi
Halit Çakmak
Bayburt ili ve bağlı ilçeleri ile 42 farklı bölgesinden Eylül ayında toplanan bal örneklerinde polen analizi yapılmıştır. Bu örneklerin 10 gramında bulunan polenlerin ait olduğu bitki taksonları tespit edilmiştir. Çalışmada bal örneklerinde dominant polene raslanmamıştır. Çalışmada, Onobrychis spp. 13 örnekte (Ö1, Ö7, Ö8, Ö9, Ö17, Ö18, Ö24, Ö26, Ö25, Ö27, Ö33, Ö39, Ö42) Achillea spp. 11 örnekte (Ö2, Ö9, Ö10, Ö15, Ö16, Ö21, Ö22, Ö26, Ö30, Ö31, Ö33) Aster spp. 5 örnekte (Ö5, Ö27, Ö34, Ö36, Ö40), Spergula spp. 4 örnekte (Ö10, Ö20, Ö30, Ö31), Rosa spp. 2 örnekte (Ö11, Ö12), Salvia spp. 1 örnekte (Ö13), Xanthium spp. 2 örnekte (Ö35, Ö41) sekonder polen olarak tespit edilmiştir. Bu araştırmada bulunan en yüksek polen % 30 frekans ile Onobrychis spp. Olmuştur. Astragalus spp., Crepis spp., Epilobium spp., Rosa spp., Salix spp., Verbascum spp., Thymus spp., Astragalus spp., Carduus spp., Cerasus spp. ve Coronilla spp. polenlerde genellikle minör polen olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Arıcılık, Bal Arısı, Polen, Bayburt, melissopalinoloji
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İbn Hişâm en-Nahvî (Ö. 761/1360)'nin Şerhu Ḳaṭri'n-nedâ ve belli's-sadâ adlı eserinde hadîs-i şerîf ve şiir istişhâdları
Müslüm Acıoğlu
Dil bir iletişim aracıdır. İnsanoğlu dil aracılığıyla diğer insanlarla iletişime geçer, iletişim kurar. Dillerin nasıl oluştuğu ile ilgili sorunun yanıtı pek kolay değildir. Dillerin temelinin tarihin çok eski dönemlerinde atıldığı belirtilmektedir. Her toplumda karşılaşılan değişimler, gelişmeler yeni karşılaşılan ihtiyâçlardan hareketle üretilen lâfızlar, doğal olarak o toplumun konuştuğu dil yapısını denetleyecek bazı kâide ve kuralları ortaya çıkarmıştır. Arapçanın hem dîn dili hem de konuşma dili olması belli başlı bazı kuralların ve kâidelerin tespit edilmesi ve belirlenmesini gerektirmiştir. İslâm dîni fetihlerle farklı kültürlere sâhip, farklı dilleri konuşan toplulukların olduğu coğrafyalara yayılmıştır. O coğrafyalarda yaşayan İslâm'ı kabul etmiş insanların Kur'ân-ı Kerîm ve Hadîs-i şerîfleri doğru anlayıp, yorumlayabilmeleri, tespit edilen kural ve kâidelerin önemini biraz daha artırmıştır. Arapçada bu kâide ve kuralların toplandığı ilimlerin adı Sarf ve Nahiv olarak belirlenmiştir. Bu konuda dilbilimciler tarafından çok zengin eserler kaleme alınmıştır. Bu faydalı ve zengin eserlerden birisi de İbn Hişâm el-Ensârî (ö. 761/1360) tarafından kaleme alınan ve Arap dilbilgisinde muhtasar ve faydalı eserler içerisinde en faydalı olarak görülen "Şerh-u Katri'n- Nedâ ve Bell'is-Sadâ" adlı eserdir. Eser, kendi alanında Arap gramerinin temel konularını farklı istişhâd (özellikle âyet, hadîs, şiir) örnekleriyle delillendirip, alanında uzman âlimlerin görüşlerini objektif bir bakışla açıklayıp, sonunda da kendi tercîhini ifade etmesiyle üstün bir dereceye ulaşmıştır. Müellifimiz, adı geçen eserinde istişhâd konusunda ilk sırayı âyetlere vererek bu konuda zengin bir alan ortaya koymuştur. Daha sonra şiir, hadîs ve atasözlerini örnek olarak kullanmıştır. Biz de çalışmamızın ilk bölümünde Arap dilinin gelişim ve özelliklerini, eserin müellifini, eserle ilgili içerik bilgisini, Arap dilinde istişhâd kavramını açıkladık. İkinci bölümde müellifin "Şerh-u Katri'n- Nedâ ve Belli's-Sadâ" eserinde istişhâd ettiği hadîs-i şerîf ve konuları, üçüncü bölümde ise müellifin şiir istişhâdları ve konularını müellifin tertîb ve düzenine uyarak ele almaya çalıştık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Said Havva ve İslamcılık anlayışı
Emine Özmen
Said Havva, XX. yüzyılda siyasi ve sosyo-kültürel sorunların baş gösterdiği bir dönemde fikirleri ile iz bırakmış bir düşünürdür. Havva, İslam Dünyası içinde ortaya çıkan sorunlar üzerine yoğunlaşmış ve bu sorunlar üzerinden seriler halinde eserler kaleme almıştır. Bu eserler bağlamında Müslümanların çağın gerisinde kalmalarının sebebini, İslam'ın özünden ayrılmalarına bağlamıştır. Bu nedenle İslam'ın özüne dönmeyi ve İslam'a aykırı olan bütün bid'at ve hurafelerin, İslam'ın özünden arındırılması gerektiğini savunmuştur. Havva bu doğrultuda ilerleyerek bütün Müslümanları tek bir İslam Devleti'nin çatısı altında toplamayı hedeflemiştir. Bu amaçla Havva'nın sorunlar üzerindeki analiz ve eleştirileri değerlendirildiğinde, onun İslamcı anlayışının Kur'an ve Sünnet merkezli olduğunu görmekteyiz. Çalışmamızın içeriği, Said Havva'nın Türkçeye çevrilmiş eserlerinden ve yardımcı kaynaklardan yararlanılarak ortaya çıkmıştır. Çalışmamız, bir giriş, iki bölüm ve sonuç kısmından meydana gelmektedir. Tezimizin giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi ve sınırlılıkları hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Said Havva'nın hayatını ayrıca düşünce yapısını daha iyi anlamak için İslamcılığın tanımı ve Said Havva'nın mensubu olduğu İhvan-ı Müslimin ele alınmıştır. İkinci bölümde ise Said Havva'nın İslamcılık idealist çerçevesinde, toplum, devlet ve eğitime yaklaşımı ayrıca mezhebi oluşumlara bakışı üzerinde durulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Modernleşme dönemi Türk-İslam sentezi arayışları: Yusuf Akçura örneği
Esra Delisalih
Osmanlı Devleti'nin son dönemiyle Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık ve öncülük eden Yusuf Akçura, Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği aydın, düşünür ve fikir adamıdır. Eserleriyle yaşadığı çağın sorunlarına ışık tutan Akçura, Üç Tarz-ı Siyaset adlı eseriyle günümüzde hala adından söz ettirmektedir. Akçura, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin siyasi ve kültürel alanlarında fikir önderliği yapmış, Cumhuriyetin kurucu ideologlarından birisidir. Akçura, gerek kendi dönemi gerekse sonraki süreçlerde Türk-İslam Sentezi düşüncesinin fikir babası olarak görülmüştür. İslamcılık ve Türkçülük konularındaki orta yolu bulma ideali onun realist ve akılcı kimliğiyle birleşerek çözüm önerisi sunmasını sağlamıştır. Böylelikle yeni bir devire başlayan Müslüman Türk milletine ilham kaynağı olmasının yanı sıra Türk-İslam Sentezi fikriyle Türkiye Cumhuriyeti'nin bugününe kadar gelen bir idealin temelini atmıştır. Milletvekilliği sıfatıyla siyasetçi olarak da görev ifa eden Akçura, başta eğitim olmak üzere tarih ve kültür alanlarındaki kıymetli çalışmalarıyla Türk düşüncesinin fikri inkişafına katkı sağlamıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Bayburt ilinde farklı yetiştirme sistemi uygulanan tavuklardan elde edilen yumurtaların kalite kriterleri üzerine mevsimin etkisi
Orhan Atlıhan Tekdemir
Bu çalışmada; Bayburt ilinde farklı yetiştirme sistemi uygulanan tavuklardan (Kafes sistemi, aile tipi ve Serbest gezen sistem) elde edilen yumurtaların kalite kriterleri (dış ve iç kalitesi ) üzerine mevsim (ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış) etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Bayburt ilinde faaliyet gösteren 3 farklı yetiştirme sistemi uygulanan işletmelerden her bir mevsim döneminde 50 adet olmak üzere toplamda 600 adet yumurta örneği incelenmiştir. Mevsimin yumurta dış kalite analizi üzerine etkisi incelediğinde; kış mevsiminde kırılma mukavemeti, kabuk kalınlığı, sarı yüksekliği, sarı indeksi; ilkbahar mevsiminde sarı çapı; yaz mevsiminde şekil indeksi, sarı renk, haugh birimi, kırılma mukavemeti, kabuk kalınlığı, kabuk ağırlığı, sarı çapı; sonbahar mevsimin de ise şekil indeksi, yumurta ağırlığı, sarı renk, kabuk kalınlığı, kabuk ağırlığı, sarı yüksekliği ve sarı çapında mevsimin etkisi önemli (p<0,05) iken diğer dış kalite unsurları üzerine etkisi olmamıştır (p>0,05). Yetiştirme sistemleri bakımından değerlendirdiğimizde ise şekil indeksi (%) ve yumurta ağırlığında serbest gezen sistemde toplanan yumurtalardan en iyi sonuçlar elde edilirken kafes sisteminde sarı renkte en iyi sonuçlar elde edilmiştir (p<0,05). Mevsimin yumurta iç kalite üzerine ise yumurtanın sarı kısmında kış mevsiminde protein, ilkbahar ve yaz mevsiminde beta karoten (µg/g)(p<0,05); yumurta ak kısmında sonbahar mevsiminde Ph, kış ve yaz döneminde protein (p<0,05); yumurta geneli üzerine mevsimin etkisine bakıldığında kış döneminde kuru madde ve kül değerlerinin etkilendiği diğer iç kalite unsurları üzerine etkisinin olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Yumurta iç kalite unsurları üzerine yetiştirme sistemlerini değerlendirdiğimizde yumurta sarısında protein ve beta karotende serbest gezen sistemde, yumurta ak kısmında ph ve protein üzerine aile ve kafes işletmelerinde, yumurta tümü üzerine ise kuru madde ve kul oranı üzerine serbest gezen sistemlerde yetiştirilen yumurtalarda en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yumurtacı tavuk, yetiştirme sistemleri, mevsim etkisi, yumurta iç ve dış kalitesi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kur'ân ve sünnete göre asabiyet
Şahin Hazar
Tarih boyunca insanlığın gelişmesi önündeki problemlerden biri, asabiyet anlayışı olmuştur. Allah ilk insandan itibaren insanlara peygamberler göndermiştir. Her peygamber gönderildiği topluma o toplumdaki yanlış düşüncelerle mücadele edip, ilahi mesajları aktararak doğru yolu göstermiştir. Nübüvvet zincirinin son halkası olan Peygamberimiz de kendi toplumundaki en büyük hastalık olan câhiliye dönemi asabiyeti ile mücadele etmiştir. Asabiyet, kişinin kendi ırkını ve milletini daha üstün görüp, diğer ırkları ise değersiz görmesidir. Bir başka ifade ile kişinin zalim de olsa mazlum da olsa kendi kardeşine yardım etme anlayışıdır. İslâm'dan önceki dönemi ifade eden câhiliye tabiri, bir zihniyetin adıdır. Hz. Peygamber'in meydana getirdiği değişimi anlayabilmek için câhiliye döneminin iyi anlaşılması gerekir. Araştırmamızda câhiliye döneminin en büyük özelliği olan asabiyet anlayışı ve toplumsal hayattaki yansımaları ele alınmıştır. Özellikle çalışmamızla alâkalı olarak Kur'ân-ı Kerîm'deki ayetler ve Peygamberimizin hayatı boyunca asabiyetle olan mücadelesi derinlemesine incelenmiştir. Ayrıca toplum bireylerinin birbirlerine kenetlenmesini sağlayan milli duygularla hareket etmenin, akrabalık ilişkilerini canlı tutmanın ırkçılık zihniyetiyle karıştırılmaması gerektiğine de dikkat çekilmiştir. Çünkü kişinin milli his ve duygulara sahip olması tabiidir. Kâmil bir müslüman içinde yaşadığı toplum başta olmak üzere vatanını, milletini, kutsal değerlerini sever. İki ana bölümden meydana gelen bu çalışmamızın birinci bölümünde kavramsal çerçeve ve cahiliyye dönemi asabiyet anlayışına değinilmiştir. İkinci bölümde ise Kur'ân ve Sünnete göre asabiyet anlayışı konusu ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
