Koleksiyon/r/bayburt/10009

Lisansüstü Tezler

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Antrenörlerin engelli öğrencilere öğretmeye yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    Abdullah Bacı

    Bu çalışmanın amacı antrenörlerin engelli öğrencilere eğitim verirken sergilemiş oldukları tutumları belirlemektir. Araştırmaya Karadeniz bölgesinde çalışan antrenörler arasından rastgele seçilen 282 kişi katılmıştır. Katılımcılar kamuda görev yapan 79 kadın ve 203 erkek antrenörlerdir. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Betimsel yöntem var olan durumu belirten bir durum saptamasıdır. Ölçme aracı olarak yalnızca bir ölçek kullanılmıştır. Öğretmenlerin engelli öğrencilere öğretmeye yönelik tutum ölçeği, kişisel bilgiler ve 22 maddeden oluşmaktadır. Ayrıca ölçek dört alt boyuttan oluşmaktadır. Tutumlar, boyutlar ve genel tutum toplamlarına göre değerlendirilir. Ölçek boyutları davranışsal amaç, öznel normlar, algılanan davranışsal kontrol, davranışa yönelik tutumlar ve genel tutum toplamıdır. Nicel verilerin analizinde veriler normal dağıldığı için, parametrik testlerden t testi ve ANOVA testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda genel tutum ölçeği puanına bakıldığında antrenörlerin engelli öğrencileri öğretmeye yönelik tutumları olumlu iken bu olumlu tutumları yordayan bazı değişkenler tutumlarda etkili iken bazılarını etkili olduğu görülmemiştir. Antrenörlerin tutumlarının etkisinde özel norm alt boyutunun etkili olduğu görülmekle birlikte genel tutumları olumludur. Anahtar Kelimeler: Antrenör, engellilik, öğretim.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Fitness merkezlerinde sunulan hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki rolünün bazı değişkenler açısından incelenmesi (Bayburt örneği)

    Serkan Yılmazoğlu

    Bu araştırmada "Fitness Merkezlerinde Sunulan Hizmet Kalitesinin Müşteri Memnuniyeti Üzerindeki Rolünün Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi" ele alınmıştır. Günümüzün dünyasında yaşanan yoğun iş temposu insanları fiziksel ve psikolojik açıdan oldukça yıpratmıştır. Bu da insanlarda bir arayış içerisine girmesine neden olmuştur. Sosyalleşme açısından, mental açıdan ve fiziki açıdan kendilerini daha iyi hissedebilecekleri bir ortama yoğunlaşmaya kanalize etmektedir. Bu durumda spor işletmeleri ve fitnes merkezlerinin çoğalmasına ve aralarında bir rekabetin oluşmasına neden olmuştur. Hızlı bir gelişimde olan bu sektörde hizmet kalitesi ön plana çıkmış ve burada müşteri memnuniyetinin önemi net bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu kapsamda bu tez çalışmasının amacı fitnes merkezlerinde sunulan hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerinde rolünün bazı değişkenler açısından incelenmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma Bayburt ilinde faaliyet gösteren fitnes salonlarından hizmet almış gönüllü katılımcılar ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 166 erkek ve 138 kadın olmak üzere toplam 304 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu ve "Spor-Fitness Merkezleri Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği" kullanılmıştır. Uçan (2007) tarafından geliştirilen ölçek 31 maddeden ve 6 alt ölçekten oluşmaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve İstatistiksel analizler SPSS version 26 yazılımı kullanılarak yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu basıklık ve çarpıklık değerleri kontrol edilerek incelendi. Tanımlayıcı analizler ortalama ve standart sapma kullanılarak verildi. Değişkenlerden normal dağılım sağlayan verilerin analizinde tek yönlü varyas analizi ANOVA kullanıldı, grublar arası oluşan farklılıkları tespit etmek amacıyla PostHoc testleri yapılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlılık düzeyip<0.05 olarak kabul edildi. Sonuç olarak, fitness merkezlerinde sunulan hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, fitness merkezleri, müşteri memnuniyetini arttırmak için kaliteli hizmet sunmaya özen göstermelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Yüksek plastisiteli siltli bir zeminin alkali aktifleştirilmiş uçucu kül ve polipropilen lif karışımı ile stabilizasyonu

    Dilek Akbaş

    Beton teknolojilerini konu alan çalışmalarda alkali ile aktifleştirilen malzemelerin geleneksel bağlayıcılara bir alternatif olabileceğinin belirlenmesinin akabinde, bu malzemelerin zemin iyileştirme uygulamalarında stabilizasyon ajanı olarak kullanımı araştırılmaya başlanmıştır. Uygulama kökeninin beton teknolojisine dayalı olması bazı uygulamaların geoteknik alana yansımasına neden olmuştur. İşlenebilirlik, çalışmalarda dikkate alınan beton özelliklerini etkileyen hayati parametrelerden biridir. Ancak zemin stabilizasyonu uygulamalarında kullanılan harcın kıvamı betona göre çok daha düşüktür. Bu nedenle, gözenek boyutunu azaltmak için stabilize edilmiş zeminlere sıkıştırma uygulanır. Bu durumda zemin stabilizasyonu uygulamasında işlenebilirlikten çok nem içeriği ön plana çıkmaktadır. Alkali ile aktifleştirilmiş malzemeler kullanılarak zemin stabilizasyonu üzerine yapılan çoğu çalışma, Si/Al, Na/Al, Si/Ca veya SiO2/Na2O oranının mekanik özellikler üzerindeki etkilerini dikkate almaktadır. Ancak işlenebilirlik, sıkıştırılarak yerleştirilmesi gereken bir harç için dikkate alınabilecek bir parametre değildir. Fiber katkı ile zemin stabilizasyonu zeminin çoklu mühendislik özelliklerinin iyileştirilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Birden fazla farklı özellikteki lifin malzeme içerisinde kullanımı matristeki her bir lifin olumlu yönlerinin aynı malzeme içerisinde ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Hibrit elyaf karışımlarını farklı yapısal özellikler, farklı işlevler ve farklı uzunluklar olmak üzere üç farklı şekilde kullanmak mümkündür. Geoteknik mühendisliğinde hibrit liflerin zemin iyileştirme uygulamalarında kullanımını konu olan az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, siltli zeminin alkali ile aktifleştirilmiş uçucu kül ve 3 mm-12 mm uzunluktaki elyaf ile stabilizasyonunu araştırmıştır. Bu çalışmanın amaçları, (1) aktivatör içeriğinin ve uçucu kül içeriğinin, stabilize edilmiş numunelerin serbest basınç dayanımı, Al/Si oranı ve SiO2/Na2O oranı üzerindeki etkisini istatistiksel bir yaklaşım kullanarak incelemek, (2) Uzunlukça hibrit polipropilen lif katkısının serbest basınç dayanımı, gerilme-şekil değiştirme davranışı, göçme anında şekil değiştirme ve sekant modülü üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Uçucu kül içeriği, alkali aktivatör içeriği ve serbest basınç dayanımı değeri arasındaki ilişkiyi araştırmak için istatistiksel bir yaklaşım kullanılmıştır. Söz konusu parametreler, istatistiksel model yardımı ile optimize edilmiştir. Stabilize edilmiş zemin, bünyesindeki geopolimer yapıları incelemek için karakterize edilmiştir. Uçucu kül ve alkali aktivatör içeriğinin serbest basınç dayanımı, Al/Si ve SiO2/Na2O oranları üzerindeki etkileri türetilen istatistiksel model yardımı ile belirlenmiştir. Çalışmanın sonucu, kompaksiyonda çok önemli rol oynayan aktivatör içeriğinin serbest basınç dayanımı değerini en az Si/Al ve SiO2/Na2O oranları kadar etkileyen bir parametre olduğunu göstermiştir. Ek olarak, hibrit lif uzunluğunun kullanılarak, stabilize edilmiş zeminin çoklu mekanik özellikleri iyileştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Adölesan bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi (Bayburt ili örneği)

    Gökhan Üner

    Bu çalışmada; adölesan dönemlerini yaşamakta olan lise öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanıldı. Araştırmanın evrenini, Bayburt ilindeki adölesan bireyler oluştururken örneklemini ise ortaöğretim kurumlarının 9., 10., 11. ve 12'nci sınıflarında öğrenim görmekte olan 281 kadın ve 229 erkek olmak üzere toplamda 510 lise öğrencisi oluşturdu. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan ve 9 sorudan oluşan demografik bilgi formu ile Walker (1996) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlanma çalışması Bahar (2008) tarafından yapılan 52 madde ve 6 alt boyuttan oluşan "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-II" kullanıldı. SPSS 26.0 paket programına aktarılan ve normallik analizleri yapılan verilerin normal bir dağılıma sahip olduğu görüldü. Verilerin analizinde bağımsız değişkenin kategori sayısına bağlı olarak ikili gruplarda Independent t-testi, kullanılırken çoklu gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanıldı. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre SYBDÖ-II ölçek toplam puanları analiz edildiğinde; cinsiyet, barınma yeri, anne -baba eğitim durumu, aile gelir düzeyi ve spor yapma durumu değişkenlerinde anlamlı farklılıklar olduğu görüldü (p<0,05). Ancak aile yapısı türü ve kardeş sayısı değişkenlerinde ortaya çıkan farklılığın anlamlı olmadığı belirlendi (p>0,05). Sonuç olarak; adölesan bireylerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerinde cinsiyet, barınma yeri, anne-baba eğitim durumu, aile gelir düzeyi ve spor yapma durumu değişkenlerinin etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sağlıklı yaşam biçimi davranışları, fiziksel aktivite, adölesan bireyler.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Süper lig düzeyindeki hentbolcularda bench throw ile sıçrama kuvvetinin atış hızı ve isabetine etkisinin incelenmesi

    Zeynep Albayrak

    Bu çalışmada, süper lig düzeyindeki erkek hentbolcularda bench throw ile sıçrama kuvvetinin atış hızı ve isabetine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye Hentbol Federasyonu Türkiye Süper Lig 2022-2023 sezonunda yer alan 12 takımda mücadele eden 215 sporcu, örneklem grubunu ise Türkiye Süper Lig 2022-2023 sezonunda yer alan Trabzon Büyükşehir Belediye Hentbol takımında oynayan 33 erkek sporcu oluşturdu. Araştırmada düzenlenmiş ve denetim altında bir ortamda bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisini saptama süreci ve bu sürecin sonunda elde edilen dirik bilgi olarak tanımlanan deneysel araştırma ve deneysel araştırma desenlerinden biri olan kontrol grupsuz son test deseni yöntem olarak belirlenmiştir. Araştırma sürecinde örneklem grubuna uygulanan testlerden ve ölçümlerden sağlanan verilerin analizi SPSS (23.0) programı aracılığı ile gerçekleştirildi. Verilerin analizinde öncelikli olarak dağılım örüntüsünün tespit edilmesi ve normallik dağılımını test etmek amacıyla çarpıklık-basıklık normallik analizi yapıldı. İkiden fazla gruba ve değişkene sahip olan boy uzunluğu, vücut ağırlığı, bench throw kuvvet değeri, dikey sıçrama yüksekliği test değerleri, kol yan atış hızı, atış hızı ve atış isabeti arasındaki farklılık tek yönlü varyans analizi (Anova) testi, normal dağılım örüntüsü göstermeyen "spor yaşı" değişkeni ile ilgili de Anova testinin non parametrik karşılığı olan Kruskal-Wallis testi uygulandı. Tüm testler p<,05anlamlı farklılık düzeinde yorumlandı ve testlerin güven aralığı %95 olarak belirlendi. Araştırmada anlamlı farklılık bulunan değişkenlerin hangilerinde daha yüksek fark olduğunu belirlemek için Post Hoc analizi yapıldı ve etki LSD (Least Significant Difference) testi ile bulundu. Yapılan analizler sonucunda, sporcuların bench throw ve sıçrama kuvvetinin atış isabeti ile ayrıca sıçrama kuvvetinin de atış hızı ile arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Buna karşın bench throw kuvveti ile atış hızı arasında ise anlamlı bir farklılık bulundu (p<0.05). Sonuç olarak, süper lig düzeyindeki erkek hentbolcularda bench throw kuvvetinin hentbolcularda atış hızını etkilediği ancak atış isabetini etkilemediği anlaşıldı. Bununla birlikte sıçrama kuvvetinin ise hem atış hızını hem de atış isabetini anlamlı düzeyde etkilemediği görüldü. Anahtar Kelimeler: Bench Throw, Sıçrama, Atış Hızı, İsabet.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ergojenik yardım ve dopingle mücadele eğitimi alan öğrencilerin performans arttırma tutum ve spor takviyesi inanç düzeylerinin incelenmesi

    Umut Can Karakaya

    İnsanlar fiziksel ve zihinsel olarak yetersiz olmayı hiçbir zaman kabullenmemiştir. Dünyada var olduğu tarihten bu yana sürekli olarak bedensel ve zihinsel olarak sınırlarını aşmaya çalışmış ve becerilerini geliştirmek için çabalamış bunları yaparken de sürekli olarak tahrik ve takviye edici maddeler yemiş, içmiş ve kullanmıştır. Bu bağlamda tez çalışmamızın amacını ergojenik yardım ve dopingle mücadele eğitimi alan öğrencilerin performans arttırma tutum ve spor takviyesi inançlarının değerlendirilmesi bu verilerin bazı demografik değişkenler bakımından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma grubunu spor bilimleri fakültesi antrenörlük bölümü 3. Sınıf öğrencisi olan toplam 61 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile Performans Arttırma Tutum Ölçeği ve Spor Besin Takviyesi İnanç Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA ve t-Testi uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, araştırmaya katılım sağlayan öğrencilerin Performans Arttırma Tutum Ölçeği'nden elde ettikleri puan ortalamaları ön test ve son test bağlamında farklılık gösterirken; Spor Besin Takviyesi İnanç Ölçeği'nden elde ettikleri puan ortalamalarının ön test ve son test bağlamında farklılık sergilemediği belirlenmiştir. Katılımcıların elde edilen derece ve ikamet edilen yer değişkenleri bağlamında ölçeklere ilişkin anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların yaş, spor yaşı ve gelir değişkenleri ile ölçekler arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan katılımcıların cinsiyet ve aktif spor yapma değişkenleri açısından ölçeklere ilişkin anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ergojenik yardım ve dopingle mücadele eğitimi alan öğrencilerin performans arttırmaya yönelik tutumlarının farklılık göstereceği söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Haltercilerin imgeleme kullanım durumları ile güdülenme kaynakları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Ebu Bekir Sıddık Aksoy

    Spor alanında performansı etkileyen çeşitli değişkenler mümkündür. Bunlardan birisi de imgelemedir. İnsanlar gerçek hayatta var olmuş ya da olmamış meydana gelen veya gelmeyen şeyleri olayları ve eylemleri hayal etme konusunda etkileyici bir yeteneğe sahiptir. İmgelemenin yanı sıra spor alanını etkileyen başlıca değişkenlerden birisi de güdülenmedir. Güdülenme, kişinin ulaşmayı arzuladığı amaçlarına yönelik harekete geçmesini, hareketin sürekliliği ve hareket ile davranışlarının olumlu yönde etkilenmesi olarak tanımlanabilmektedir. Söz konusu değişkenler açısından halter branşı bir performans sporu olduğundan dolayı bu değişkenlerin etkisinde olan branşların başında gelmektedir. Bu bağlamda tez çalışmamızın amacını haltercilerin imgeleme kullanım durumları ile güdülenme kaynakları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve bu verilerin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Çalışma grubunu 347 halter sporcusu oluşturmaktadır. Veri toplama amacıyla Sporda İmgeleme Envanteri ve Sporda Güdülenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA ve t-Testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların eğitim durumu, millilik durumu, elde ettikleri en iyi derece durumu değişkenleri bağlamında Sporda Güdülenme Ölçeği alt boyutlarına ilişkin anlamlı farklılık olduğu tespit edilirken, katılımcıların cinsiyet ve tercih edilen teknik değişkenleri bağlamında Sporda Güdülenme Ölçeği alt boyutlarına ilişkin anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Katılımcıların cinsiyet, eğitim durumu, millilik durumu, elde ettikleri en iyi derece durumu değişkenleri bağlamında Sporda İmgeleme Envanteri alt boyutlarına ilişkin anlamlı farklılık olduğu tespit edilirken, katılımcıların tercih edilen teknik değişkeni bağlamında Sporda İmgeleme Envanteri alt boyutlarına ilişkin anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların yaş, spor yaşı ve sıklet değişkenleri ile ölçekler arasında ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, Sporda İmgeleme Envanteri ile Sporda Güdülenme Ölçeği arasında ilişki olduğu söylenebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ortaokul öğrencilerinin eşittir işaretinin anlamına yönelik algıları: Gelişimsel bir araştırma

    Adem Türk

    Bu araştırma ortaokul 5-8. sınıf öğrencilerinin eşittir işaretine yönelik algılarını incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma gelişimsel araştırma modelinde tasarlanmış olup enlemsel türü kullanılmıştır. Çalışmaya Türkiye'nin doğusunda bulunan bir ildeki bir resmi devlet okulunda öğrenim gören gönüllü sekiz öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin ikisi 5., ikisi 6., ikisi 7. ve ikisi 8. sınıfta öğrenim görmektedir. Çalışmanın verileri aritmetik, cebir öncesi, orantısal düşünme, cebir, özdeşlik ve cebir problemi içeren 10 açık uçlu soru yardımıyla klinik mülakatla toplanmıştır. Toplanan verilere betimsel analiz yapılmıştır. Bunun için eşittir işaretine yönelik yapılan önceki araştırmalar incelenerek veri analizi için bir çerçeve oluşturulmuş ve bu çerçeve doğrultusunda veriler analiz edilmiştir. Çalışmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin eşittir işaretine yönelik algılarının ilişkisel, denge/aynı ve işlemsel anlamlarında toplandığına işaret etmiştir. Çalışmanın sonuçlarında öğrencilerin aritmetik, cebir öncesi, orantısal ilişki ve cebir sorularında ilişkisel ve işlemsel düşünme olmasına rağmen özellikle denge/aynı anlamına odaklandığı belirlenmiştir. Özdeşlik sorusunda ise öğrencilerin işlemsel ilişkisel ve denge/aynı anlamına dengeli dağıldığı belirlenmiştir. Cebire yönelik problem sorusunda öğrenci cevapları incelendiğinde öğrencilerin ilişkisel düşünme anlamını hiç kullanmadıkları denge/ aynı ve işlemsel anlamlarını kullanıldığı görülmüştür. Çalışmada ulaşılan en özgün ve önemli sonuç ise, önceki araştırmalarda öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz olarak gördükleri belirlenmesine rağmen bir izleme araştırması özelliği taşıyan bu araştırmada öğrencilerin eşittir işaretini sonuç yaz anlamında düşünmedikleridir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ilk ve ortaokullarda erken cebirsel düşünme etkinlikleri yapılmasının bu durumun nedeni olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmacıların erken cebirsel düşünmeye yönelik araştırmalar yürütmesi ve uygulayıcıların sınıflarında erken cebirsel düşünme etkinlikleri yaptırması önerilebilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeylerinin başta spor olmak üzere seçili değişkenlere göre incelenmesi

    Hazar Altundaş

    Bu çalışmanın amacı; Üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeylerinin başta spor olmak üzere seçili değişkenlere göre incelenmesidir. Materyal ve yöntem; bu çalışmada araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bayburt Üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise bu evrenin içerisinde uygun örneklem alma yoluyla belirlenen parçalanmış ve parçalanmamış ailelerde büyüyen ve spor yapan veya yapmayan, yaşları 18-24 arasında değişen toplamda 385 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada araştırmacı tarafından oluşturulan katılımcıların demografik bilgilerinin yer aldığı 7 soruluk kişisel bilgi formu ve katılımcıların öznel iyi oluş düzeylerini belirlemek amacı ile Tuzgöl Dost, M. (2005) tarafından geliştirilen ve 46 sorudan oluşan "Öznel iyi oluş ölçeği'' olmak üzere iki ayrı veri toplama aracı kullanıldı. İstatistiksel analiz; Elde edilen ham veriler, istatistiksel olarak işlenebilmesi için Microsoft Excell'de düzenlendi. SPSS istatistiksel programına aktarılarak normallik testleri yapıldı. Verilerin normal dağılım (p=,195) gösterdiği saptandı. Verilerin analizinde bağımsız grupların ortalamalarının karşılaştırılmasında Inthependent t ve One Way Anova testleri yapıldı. Yapılan analizler neticesinde cinsiyet ve ailenin gelir durumuna göre katılımcıların öznel iyi oluş ölçek puan ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunurken, ailenin birliktelik durumu, anne-baba eğitim düzeyi, spor yapma alışkanlığı ve yapılan spor türü değişkenlerinin katılımcıların öznel iyi oluşlarını anlamlı düzeyde etkilemediği anlaşıldı. Sonuç olarak cinsiyetin ve ailenin maddi gelirinin üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluşlarını etkilendiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, parçalanmış aile, öznel iyi oluş.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Hasan Paşa Niksârî (ö. 827/1424)'nin Şerhu Merâhi'l-Ervâh adlı eserinin 1-37. varaklar arasının edisyon kritiği

    Hicret Sözeri Özsoy

    Bu çalışmamızda Hasan Paşa Alaaddin Ali b. el-Esved b. Ömer en-Niksari (827-1453)'nin Şerhu'l Merah'ın 1-37 Varaklar arası edisyon kritiği ele alınmıştır. Hasan Paşa, devrinin siyasi ve kültürel sahasinda söz sahibi olan biridir. Hasan Paşa'nın yaşadığı dönem siyasi, ilmi, kültürel alanlarda ileri seviyede olup pek çok alim içerisinde barındırır. Kur'an dilinin arapça olması birçok müslümanın ilgisini çekmiş olup sarf, nahiv gibi ilimlerin artmasına sebep olmuştur. Hasan Paşa daha çok sarf ve nahiv ilmiyle meşgul olmuş Arap Diline faydalı olan birçok şerh yapmış alimdir. Şerh çalışmaları ile dilin öğretilmesine ve öğrenilmesinde önemli faydası olmuştur. Sarf alanında yazılmış olan Merahu'l Ervah isimli bu önemli esere birçok şerh ve haşiyeler yazılmış olup insanlara farklı açılardan tanıtılmıştır. Merahu'l Ervah'ın bir başka şerhi de Osmanlı döneminde yaşamış olup ilim tahsilini İznik'te alan Hasan Paşa' nın nestalik yazı türüyle yazdığı Şerhu'l Merahi'l Ervahtır. Medrese eğitiminde önem görmüş olan eseri Hasan Paşa ve daha birçok alim şerh ve haşiye etmiştir. Sarf illet babları içinde barındıran arapça ilmi açısından ehemmiyetli bir eserdir. Hasan Paşa diye tanınan müellifimiz siyasi, ilmi ve kültürel alanlarda ehemmiyetli bir dönemde dünyaya gelmiş olup doğum tarihi ile ilgili kesin bilgilere ulaşılamamakla birlikte islami kaynaklarda 750 (1349) yılı civarında doğduğu tahmin edilir. Müellifimizin babası Osmanlı padişahlarından Orhan Bey zamanının ünlü alimlerinden olan Kara Hocadır. Kara Hoca İran'da tahsil görmüş ve geniş felsefe bilgisi ile de filozof olarak anılmıştır. Hasan Paşa İlk eğitimini babasından almış olup ilerleyen zamanlarda ilmine İznik'te devam etmiş olan bir alimdir. Hasan paşa'nın babası Kara Hoca lakaplı Mevlana Alaaddin Esved'tir. Türk geleneklerine göre büyük çocuğa paşa denildiği için Hasan Paşa'ya da Paşa lakabı buradan gelmiştir.Kaynaklara göre Hasan Paşa önemli devlet mevkilerinde görevi olan bir şahsiyet olup kabri Bursa Deveciler Mezarlığı karşısındaki mezarlıkta bulunmaktadır. Hasan paşa'nın şerhini yapmış olduğu Merâhu'l-ervâh adlı eseri birçok medrese tarafından ders kitabı olarak okutulmuş, ezberletilmiş olan önemli bir eserdir. Her alim gibi Hasan Paşa'da faydalı olacağına inandığı tarzda bir eser kaleme almıştır. Hasan Paşa, bu eseri kaleme alırken Kur'an'ı Kerim'den ve yazıldığı dönemin sanatına uygun örnekler vermeyi ihmal etmeyip sade, akıcı bir dil kullanmıştır. Hasan Paşa bu şerhi yazmadaki amacını kapalı lafızları açıp anlamlı hale getirmek ve birçok faydalı bilgi eklemek olarak belirtmiştir. Kendinden önceki birkaç alimin görüşünü vermeyi ihmal etmeyip gerektiğinde naklettiği bu görüşleri Basra ve Kufe gibi dil unsurları ile sağlam temellere dayandırarak eleştirmeyi ihmal etmemiştir. Hasan Paşa yapmış olduğu bu şerh ile Arap dilinin öğrenilmesi yönünde faydalı bir çalışma ortaya çıkarmıştır. Yukarıda da belirtilen sebeplere dayanarak çalışmamızın amacı asırlar boyu okutulan, üzerine şerhler yazılan Merâhu'l-ervâh adlı eserin Hasan Paşa tarafından yazılmış olan şerhi 'Şerhu Merâhu'l Ervâh'' adlı eserini tahkik ederek her yönüyle sizlere sunmaktır. Anahtar Kelimeler: Hasan Paşa b. Niksari, Şerhu Merâhu'l Ervâh, sarf, arapça.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Menâr ve Hak Dini Kur'an dili tefsirlerinde Kur'an kıssaları üzerinde yorum farkları

    Ali Kemal Seyis

    XIX. ve XX. yüzyılda İslâm dünyasının gerilemesi, Batı'nın ise sanayi, teknoloji ve kültürel alanlarda ilerlemesi, İslâmî düşüncenin yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Bu sorgulama, söz konusu dönemde tefsir sahasında kaleme alınmış bazı eserlerde de kendini hissettirmiştir. Bu çalışmada, XIX. yy.'ın sonu, XX. yy.'ın başındaki önemli müfessirlerden; modern yorumlarıyla bilinen, Mısır'da yaşamış Muhammed Abduh ve öğrencisi Reşîd Rızâ'ya ait Menâr Tefsiri'nde yer alan kıssa yorumları ile aynı dönemde Anadolu'daki tanınmış İslâm âlimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır'ın Hak Dini Kur'an Dili tefsirinde yer alan Kıssa yorumları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, iki eserde yer alan Kur'an kıssaları hakkındaki, farklı yorumlar değerlendirilmiştir. İlmi tefsir metoduyla yapılan kıssa yorumları ise örtüşen yönleriyle ele alınmıştır. Bu özellikleri taşımayan yorumlar çalışmanın kapsamına dâhil edilmemiştir. Birinci bölümde; müelliflerin hayatları, ilmî kişilikleri, sosyal ve siyasî faaliyetleri konu edilmiş, başlıca eserleri kısaca tanıtılmıştır. Ayrıca kıssalarla ilgili temel kavramlar özet halinde verilmiştir. İkinci bölümde, Peygamber Kıssaları üzerine yapılan farklı yorumlar delilleriyle birlikte tespit edilmiş ve her kıssa yorumu sonunda söz konusu deliller üzerinden kısa bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde, şahsiyet, topluluk ve mekânlarla ilgili kıssalar söz konusu edilmiş ve her iki eserde bu kıssalar üzerine yapılmış farklı yorumlar, ikinci bölümdeki usulle değerlendirilmiştir. Bu bölümün sonunda ayrıca Menâr ve Hak Dini Kur'an Dili tefsirlerinde kıssalar hakkında yapılmış benzer ilmi yorumlar tespit edilip değerlendirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Profesyonel futbolcularda futbol müsabakasının kasın viskoelastik özelliklerine etkisi

    Muhammed Halid Dığrak

    Bu araştırmada Türkiye Futbol Federasyonu Süper Ligde bulunan Konyaspor futbol takımında oynayan 25 profesyonel futbolcuların 90 dakikalık bir futbol müsabakası içinde ortaya koymuş oldukları performansın hamstring ve quadriceps femoris kasları üzerine viskoelastik etkileri MyotonPRO cihazı kullanılarak ölçüldü. Sporcuların yaş ortalaması 27,4, boy ortalaması 182,2 cm, ağırlık ortalaması 78,3 kg olarak ölçülmüştür. Oyuncuların vücüt yağı yüzdesi ortalama olarak 9,1, koşu mesafesi 9398,2 ve sprint mesafesi 138,8 olarak belirlendi. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve İstatistiksel analizler SPSS version 25 yazılımı kullanılarak yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu görsel (histogram ve olasılık grafikleri) ve analitik yöntemler (Shapiro-Wilktestler) kullanılarak incelendi. Tanımlayıcı analizler ortalama ve standart sapma kullanılarak verildi. Değişkenlerden normal dağılım kriterlerini sağlamayan verilerde zamanla meydana gelen değişimi karşılaştırmak için Wilcoxon testi kullanıldı. İstatistiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Yapılan çalışma sonucunda, çalışmaya alınan bireylerin rektus femoris kası frekans sonuçlarının maç öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı (p>0,05), rektus femoris kası elastisite sonuçlarının maç öncesi ve sonrası istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı (p>0,05) belirlenmiştir. Rektus femoris kası sertlik sonuçlarının maç öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı (p>0,05), biceps femoris kası frekans sonuçlarının maç öncesi ve sonrasında ise, istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı (p>0,05) tespit edilmiştir. Biceps femoris kası sertlik sonuçlarının maç öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında ise, biceps femoris kası sertlik sağ bacak sonuçlarının istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunurken (p<0,05); biceps femoris kası sertlik sol bacak sonuçlarının istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı (p>0,05), biceps femoris kası elastikiyet sonuçlarının maç öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında, biceps femoris kası elastikiyet sağ bacak sonuçlarının istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır (p>0,05); biceps femoris kası elastikiyet sol bacak sonuçlarının istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı (p>0,05) belirlenmiştir. Sonuç olarak profesyonel futbolcularda futbol müsabakasının biceps femoris kası üzerinde anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Rectus femoris kası için ise yapılan müsabaka, anlamlı bir etki oluşturmamıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Bayburt Üniversitesi örneği)

    Adem Bulut

    Bu araştırma, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen çalışmanın amacıyla tutarlı olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu, 188 kadın ve 263 erkek olmak üzere toplam 451 Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma grubu seçiminde kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form üç bölümden oluşmaktadır. Bu anket formunun birinci bölümünü "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünü "Lisans Öğrencilerinin Liderlik Davranışlarına İlişkin Öz Algıları Ölçeği", üçüncü bölümünü "Türkçe Büyük Beşli Kişilik Ölçeği" oluşturmaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilere ilişkin farklılık, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bu bağlamda cinsiyet, bölüm ve sınıf değişkenlerine göre katılımcıların kişilik özelliklerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca yaş değişkeni ile kişilik özelliği kapsamındaki dışa dönüklük ve yumuşak başlılık alt boyutları arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak aktif olarak spor yapma yılı değişkeni ile kişilik özelliği kapsamındaki dışa dönüklük ve yumuşak başlılık alt boyutları arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkilerin olduğu bulunmuştur. Öğrenim görülen bölüm, aktif olarak spor yapma ve aktif olarak yapılan spor branşı türü değişkenlerine göre katılımcıların liderlik davranışlarına ilişkin öz algılarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca yaş değişkeni ile kendine güvenen lider alt boyutunda pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak katılımcıların kişilik özellikleri ile liderlik davranışlarına ilişkin öz algıları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiş olup bu kişilik özelliklerinin liderlik davranışlarına ilişkin öz algılar üzerinde etkili oldukları anlaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    U15 erkek güreşçilerde tabata antrenmanının çeşitli motorik özellikler ve güreş performansına üzerine etkisi

    Abdulselam Güngör

    Bu araştırmanın amacı, U15 erkek güreşçilerde tabata antrenmanın çeşitli motorik özellikler ve güreş performansına üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 30 müsabık erkek güreşçi katılmıştır. Güreşçiler deney ve kontrol grubu (15 sporcu deney 15 sporcu kontrol) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tüm katılımcılara öntest-sontest olarak, antropometrik ölçümler, pençe kuvveti testi, çift bacak yatay sıçrama testi, flamingo testi, mekik çekme testi, sağlık topu fırlatma testi, şınav testi, çeviklik T testi uygulanmıştır. Güreş performansını ölçek için geçerli bulunan özel judo uygunluk testi uygulanmıştır. 8 hafta boyunca deney grubuna haftada 3 gün tabata antrenmanı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki sporculara güreş antrenmanları yaptırıldı. Araştırma kapsamında elde edilen verileri değerlendirmek için SPSS 26.0 paket programından faydalanılmıştır. Dağılımın normal olması nedeniyle grup içi ön-son test değerleri karşılaştırmalarında "Paired Samples T-Test", gruplar arası ön ve son test değerlerinin karşılaştırmasında ise Independent Samples T-Testi kullanıldı. Sonuçlar .05 düzeyinde yorumlandı. Araştırma sonuçlarındaki değerlendirmelere göre deney grubunda yer alan katılımcıların güreş performans testi, flamingo denge testi, çift bacak öne sıçrama testi, sağ el kavrama testi, şınav testi ve çeviklik T testi değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken; vücut ağırlığı, mekik çekme testi, sağlık topu fırlatma testi ve sol el kavrama testi değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Tabata antrenmanlarının U-19 futbolcularda bazı biyomotorik özelliklere etkisinin incelenmesi

    Aydın Murat Demir

    Bu araştırma ile, futbolculara tabata protokolüne göre yaptırılan antrenmanın boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, yağsız vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, bir tekrarlı maksimal kuvvet (1 TM), bacak kuvveti, durarak uzun atlama, 30 metre sürat ve şut hızı üzerine etkisinin olup olmadığının incelenmesi amaçlandı. Araştırmanın örneklem grubunu lisanslı olarak Gümüşhane Sportif Faaliyetler A.Ş Kulübü U-19 yaş grubunda oynayan 20 futbolcu oluşturdu. Çalışmaya başlamadan önce deneklerden araştırmaya dahil edilen parametrelere ait ilk ölçümler alındı. Katılımcılar yo-yo testi sonuçlarına göre 10 deney, 10 da kontrol olmak üzere iki gruba ayrıldı. 12 haftalık antrenman süresi boyunca deney grubuna rutin antrenmanlarına ek olarak haftada üç gün Tabata Protokolüne göre düzenlenmiş antrenman yaptırıldı. Kontrol grubu ise rutin futbol antrenmanlarına devam etti. Çalışma süresi sonunda, söz konusu ölçümler tekrar alındı. Bu ölçümler sonucunda elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarıldı. Verilerin analizinde SPSS 26 paket programı kullanıldı. Araştırma grubuna yönelik tanımlayıcı istatistikler yapıldıktan sonra, araştırma verilerinin normallik analizi Lorcu (2020)'nun çalışmasına itibar edilerek, örneklem sayısının az olması sebebiyle Shapiro-Wilk ile normallik sınaması yapıldı ve dağılımın normal olduğu görüldü. Yine verilerin çarpıklık ve basıklık değerleri Tabachnick ve Fidell (2013)'in bildirdiği -1,5 ile +1,5 arasında olduğu görüldü. Bundan dolayı analizlerde parametrik testlerden Repeated Measure, t testi ve Descriptive testleri kullanıldı. Gruplara ait ön test ve son test verilerinin istatistiksel olarak karşılaştırılması sonucu vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, yağsız vücut ağırlığı ve 30 metre sürat değerlerinde istatistiksel olarak farklılığın anlamlı (p>0,05) olmadığı görüldü. Buna karşın maksimal kuvvet, bacak kuvveti, durarak uzun atlama, şut hızı, maksimum oksijen tüketimi değerlerinde ise meydana gelen farklılığın anlamlı (p<0,05) olduğu görüldü.Sonuç olarak, uygulanan 12 haftalık Tabata antrenmanlarının futbolcularda antropometrik özellikleri etkilemediği, kuvvet özelliklerini ise etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Futbol, biyomotorik özellikler, antrenman, tabata

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Meleklere iman ve hayata yansımaları

    Birhan Çeviren

    Meleklere iman konusu hem iman esasları içerisinde hem de insanın manevi dünyasında önemlidir. Semavi dinlerde ve birçok inanç sisteminde meleklere imanın, temel esaslardan sayıldığı görülmektedir. Meleklere imanın iman esasları içerisinde ikinci sırada ifade ediliyor olması, sonrasındaki tüm esasların kabulünün meleklere iman ile mümkün olması sebebiyledir. Çünkü Allah ile kulları arasında aracı olarak haberler getiren onlardır. Bu çalışmanın varsayımı, itikâdî temelleri doğru ve düzgün olarak anlaşılan meleklere iman konusunun insanın Allah ile olan ilişkisine olumlu yönde etkisi olacağıdır. İmanı olgun bir Müslüman olmanın yollarından birisinin bu anlayışla beraber olacağı kanaatindeyiz. Konumuzla ilgili araştırmalar yaparken tespit ettiğimiz noktalardan birisi demeleklere imanın diğer çalışmalarda hayata yansımaları yönü ile ele alınmadığıdır. Bu çalışmamızla beraber meleklere imanın hayata yansımaları konusuna katkı sunacağımıza inanıyoruz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Okul müdürlerinin liderlik stillerinin beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel vatandaşlık davranışları ve psikolojik sağlamlıkları üzerindeki etkilerinin incelenmesi

    Gülten Köse

    Bu araştırma okul müdürleri liderlik stilleri ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgütsel vatandaşlık davranışları ve psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda nicel olarak yürütülen araştırmanın temel amacı ile tutarlı olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 33 kadın ve 144 erkek olmak üzere toplam 177 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma grubu seçiminde olasılıklı olmayan örnekleme yaklaşımlarından kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmış olup bu form dört bölümden oluşmaktadır. Anket formunun: birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümünde "Okul Müdürleri Liderlik Stilleri Ölçeği", üçüncü bölümde "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği", dördüncü bölümde "Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" yer almaktadır. Bu form aracılığıyla elde edilen ham verilerin ilk olarak veri türü gözetilerek tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Daha sonra elde edilen verilere ilişkin ölçeklerin boyutlarının güvenirlikleri araştırılmış olup farklılık ve ilişki (korelasyon) testleri, istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır. Bu doğrultuda; cinsiyet değişkeni kapsamında anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Ancak medeni hal değişkenine göre örgütsel bağlılık ve özerklik ve değerlilik alt boyutlarında evli katılımcıların lehine anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuştur. Mesleki hizmet süresi değişkeni ile dönüşümcü liderlik alt boyutu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde, serbest bırakıcı liderlik alt boyutu arasında ise pozitif yönde ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Katılımcıların örgütsel vatandaşlık davranışları ile psikolojik sağlamlıkları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Katılımcıların dönüşümcü liderlik algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Katılımcıların serbest bırakıcı liderlik algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların sürdürümcü liderlik algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların sürdürümcü liderlik algıları ile psikolojik sağlamlıkları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla dönüşümcü liderlik davranışları artıkça örgütsel vatandaşlığın artığı, serbest bırakıcı liderlik davranışları artıkça örgütsel vatandaşlığın azaldığı ve sürdürümcü liderlik davranışları artıkça örgütsel vatandaşlığın ve psikolojik sağlamlığın azaldığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor öğretmeni, Liderlik, Örgütsel vatandaşlık, Psikolojik sağlamlık.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    İbnu'l Cevzî ve Zâdü'l-mesîr adlı tefsirindeki filolojik yaklaşımları

    Ahmet Mahmut Gözün

    Bu çalışma İbnu'l-Cevzî'nin Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr adlı eserindeki filolojik yaklaşımlarını ele almaktadır. 510/1117 yılı civarında Bağdat'ta doğan İbnu'l-Cevzî, hadis, fıkıh, tefsir ve diğer İslami ilimler sahasında olduğu gibi Arap Dili ve Edebiyatı alanında da birçok eser kaleme almıştır. Tefsir alanında yazdığı eserlerin başında Zâdu'l-mesîr fî ilmi't-tefsîr gelmektedir. Müellif eserinde öncelikle tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlere dair görüşlerini izhar ettikten sonra filolojik tahlillere değinmiştir. Eserde, genel itibari ile mütekaddimun ulemasının görüşleri derlenmiştir. Bazen görüşler arası tercihler yapılmıştır. Tefsir, diğer İslami ilimleri ihtiva ettiği gibi kıraat, fonetik, sarf ve nahiv açısından da oldukça zengin bir içeriğe sahiptir. Tefsirde Basra ve Kûfe nahiv ekollerine ait farklı görüşlere de yer verilmiştir. Bu ekollere ait görüşler tarafsız bir şekilde sunulmuştur. Ayetlerin irabı konusunda İrabu'l-Kur'an eserlerinden yararlanılmıştır. Bununla birlikte kıraatler ve Arap lehçeleri arasındaki irtibat kapsamlı bir şekilde izah edilmiştir. Aynı zamanda iyi bir şair olan müfessir, tefsirinde şiirlerle istişhât etmeye özen göstermiştir. Eserinde kendine ait şiirler de bulunmaktadır. Ancak istişhat ettiği şiirler genelde meşhur şairlere aittir. Şiirlerde geçen manen anlaşılmazı zor kelimeleri bazen açıklamıştır. Görüşlerinden yararlandığı âlimlerin yaptıkları tercihleri zikrederek kendi filolojik değerlendirmelerini zenginleştirmiştir. Böylece eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Filoloji, Sarf, Nahiv, İbnu'l-Cevzî, Zâdu'l-Mesîr

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Tekstil atığı reaktif boyar maddelerin çimento katkı maddesi olarak değerlendirilmesi

    Gülsüm Merve Aydın

    Ülkemiz dünyada tekstil sanayinde önemli bir yere sahiptir ve bu alanda faaliyet gösteren çok sayıda fabrika bulunmaktadır. Boyar maddelerin yeniden değerlendirilmesi ile ilgili farklı yöntemler kullanılmakla birlikte tam olarak arıtım gerçekleştirilememektedir. Atık giderimi günümüzde çeşitli sektörlerde oldukça günceldir ve bu yolla bir yandan oluşan atığın yol açacağı çevre problemlerinden kurtulunurken diğer yandan endüstriyel değerlendirme ve ekonomiye katkı sağlanmaktadır. İnşaat sektöründe özellikle çimento üretiminde kullanılabilen sanayi atık ürünleri genel olarak betonun mekanik, fiziksel, durabilite, işlenebilirlik gibi özelliklerini geliştirirler. Çimento üretiminde kullanılan çeşitli kimyasal katkılar çimento üreticilerinin farklı fiziksel özelliğe sahip ürünleri daha ekonomik maliyetle üretmelerini sağlar. Çoğunlukla organik bileşiklerden oluşan bu katkılar (öğütme yardımcıları, öğütme kolaylaştırıcıları); dayanım, su geçirimsizliği, priz süresi ve hacimce genleşme gibi çimentonun bazı özelliklerinde iyileşme sağlarlar. Tekstil atık sularıyla birlikte çevreye deşarj edilen boyar maddeler aslında çimentolarda katkı olarak kullanılan organik maddelere benzer özellikler taşırlar. Bu çalışmada, halen piyasada yoğun olarak kullanılan Reaktive Yellow 37, Reaktive Turkuaz Blue 21, Reaktive Brill Blue 220, Raktive Navy Blue 250 boyar maddelerinin portland çimentosu hidratasyonuna etkileri ve katkı maddesi olarak kullanılabilirliği araştırıldı. Bu amaçla boyar maddeler (ağırlıkça %0,001-0,002-0,004-0,009-0,020-0,040 oranlarında) ile hazırlanan çözeltiler ve tekstil atık suyunun içerdiği sodyum karbonat ilave edilerek oluşturulan model çözeltiler, çimentolar için karışım suyu olarak kullanıldı. Normal su yerine karışım suyu olarak kullanılan bu çözeltilerin CEM I (42,5 R) çimentosunun priz süresi, dayanımlar, hacimce genleşme, su/çimento oranı gibi özelliklerine etkileri belli periyotlarda hidrasyonları izopropil alkolle durdurularak hidratasyon ürünlerinin gelişimleri, DSC-TG-DTG, FTIR, X-ışınları kırınımı teknikleriyle izlendi. Eklenen boyarmaddelerin çimentoların su/çimento oranlarını eklenen boyarmadde miktarına bağlı olarak azalttığı, basınç dayanımlarını artırdığı, çimento özelliklerine olumsuz etki oluşturmadığı ve renkli beton üretimi için başarıyla kullanılabileceği sonucuna ulaşıldı. Ayrıca bu şekilde bir kullanımla: bir yandan önemli bir çevre probleminin çözümüne katkı sağlanırken diğer yandan çimento sanayi için de atık maddelerden alternatif kimyasal katkı elde edilmiş ve endüstriyel atık değerlendirilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Tekstil atık suyu, reaktif boya, çimento katkısı, çimento hidratasyonu.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Liselere geçiş sistemi (LGS) sınav sisteminde sorulan din kültürü ve ahlak bilgisi (DKAB) dersi sorularının ve ilişkili olduğu kazanımların yenilenmiş bloom taksonomisinde analizi (2017-2022 yılları örneği)

    Rumeysa Zeynep Tel Aksakal

    Eğitim faaliyetlerinin çerçevesini oluşturan öğretim programları amaçlardan, amaçlara götüren kazanımlardan ve kazanımların sınanmasından meydana gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS)'de sorulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi (DKAB) sorularını ve öğretim programındaki ilişkili oldukları kazanımları Yenilenmiş Bloom Taksonomisinde (YBT) analiz etmektir. Veriler analiz edilirken nitel araştırma çeşitlerinden doküman analizi tercih edilmiştir. Bu çalışmanın veri kaynaklarını 2017- 2018, 2018-2019, 2019- 2020, 2020- 2021 ve 2021-2022 eğitim öğretim yılları arasında LGS sınavında sorulan DKAB sorularıyla 2010 yılında yayınlanan DKAB programında yer alan 8. Sınıf kazanımları ve 2018 yılına ait olan yeni öğretim programında yer alan 8. Sınıf kazanımları oluşturmaktadır. Çalışmada 50 adet DKAB sorusu ve ilişkili olduğu 25 kazanım YBT'de analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; 2017-2022 yılları arasında yapılan LGS sınavlarının DKAB öğretim programında yer alan kazanımlarla örtüştüğü, bazı kazanımlardan her sene soru sorulurken bazı kazanımların sorularda hiç ölçülmediği bazı yıllarda bir kazanımdan iki soru sorulduğu ve bazı yıllarda sorulan soruların iki kazanımı ölçtüğü sonucuna ulaşılmıştır. Sorular YBT'nin bilgi boyutu açısından incelendiğinde genellikle kavramsal bilgiyi (39 soru) ölçtüğü sonucuna ulaşılmıştır. Bilişsel süreç açısından soruların genellikle anlama basamağında (33 soru) olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kazanımlar bilgi boyutu açısından incelendiğinde genellikle kavramsal bilgi boyutunda (18 kazanım), bilişsel süreç açısından incelendiğinde genellikle anlama basamağında (16 kazanım) olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla soru ve kazanımlar genel olarak değerlendirildiğinde YBT'nin bilgi boyutunda kavramsal bilgi bilişsel süreç basamaklarında incelendiğinde anlama basamağında yığıldığı soru ve kazanımların basamaklara dengeli bir dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.