Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2023The Moderator Effect of Perception of Social Self-Efficacy in the Relationship Between Communication Apprehension and Entrepreneurial Intention
Kızıl, Seda
The aim of this study is to evaluate the perception of social self-efficacy on university students’ communication apprehension and entrepreneurial intention levels. The data for the research were obtained by applying a questionnaire to Bayburt University students. The obtained data were subjected to appropriate analyses using SPSS and AMOS programs. As a result of these analyses, it was concluded that the communication apprehension of the students participating in the research had a negative and significant effect on their entrepreneurial intention, and the perception of social self-efficacy had a moderating effect on this effect.
- MakaleYalnız künye2023Borsa Endeksi Yönünün Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Tahmini: BIST 100 Örneği
Akyol Özcan, Kübra
Borsa endeksleri ve menkul kıymetler için yön (artış veya azalış) tahmininde bulunmak yatırımcıların ve araştırmacıların uzun zamandır dikkatini çekmektedir. Geçmiş verilerle gelecek veriler arasındaki bağlantının kurulması bu tahmini zorlaştırmaktadır. Söz konusu bağlantı ekonometrik modeller veya yapay zekâ modelleri yardımıyla kurulmaktadır. Yapay zekâ modelleri ekonometrik modeller gibi katı varsayımlar gerektirmez, nitel ve nicel verileri kullanabilir. Bu çalışmada Ocak 2002 - Eylül 2022 tarihleri arasında aylık ortalama BIST 100 endeks değerleri alınarak, bir önceki aya göre artış gerçekleşen durumlar için “1”, azalış gerçekleşen durumlar için “0” şeklinde iki gruplu bir bağımlı değişken oluşturulmuştur. BIST 100, S&P 500, CAC40, FTSE10, NIKKEI225DAX, SHANGAICOMP, ONSUSD, USDTRY, VIX ve REPO değişkenlerinin 1. ve 2. gecikmeli değerleri bağımsız değişken olarak alınmıştır. Uygulamada BIST 100 endeksi için yön tahmininde Lojistik Regresyon Analizi (LR), Lineer Diskriminant Analizi (LDA), Naive Bayes Algoritması (NB), Rastgele orman Algoritması (RF), K-En Yakın Komşu Algoritması (KNN), Sınıflandırma ve Regresyon Ağacı Algoritması (CART), Yapay Sinir Ağları (NNET), Gauss Çekirdek Fonksiyonu ile Destek Vektör Makineleri (SVM-RBF), Polinomiyal Çekirdek Fonksiyonu ile Destek Vektör Makineleri (SVM-POLY) olmak üzere toplam dokuz farklı makine öğrenme metodu kullanılmıştır. Sonuç olarak lineer yöntemlerin daha başarılı tahmin sonuçları ürettiği görülmektedir.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2023Developing The Scale of Understanding and Using Language of Mathematics: A Validity and Reliability Study
Öztürk, Mesut; Albayrak, Mustafa; Samed
The current study was conducted to develop a valid and reliable measurement tool that can measure middle school students' ability to understand and use the language of mathematics. The study was carried out in two stages. In the first stage, data were collected from 359 middle school students studying in a city in the north of Turkey in order to determine the structure of the scale. Exploratory factor analysis was performed on the collected data. In the second stage, data were collected from 217 middle school students studying in public schools in a province located in the east of Turkey in order to verify the structure of the scale. Confirmatory factor analysis was performed on the collected data. For the reliability of the scale, the Cronbach Alpha internal consistency coefficients of the entire scale and its sub-dimensions were checked. As a result of the analyzes made, a valid and reliable "Mathematics Language Understanding and Using Skills Scale" consisting of nine items and two dimensions was developed. Considering the items of the scale and the theoretical framework, the dimensions were named as "understanding the language of mathematics" and "using the language of mathematics".
- MakaleYalnız künye2023Geopolitics of taxation: a panel data analysis on G-20 developed economies wit- hin the framework of political systems and public finance
Kuzu, Mehmet; Kocaoğlu, Fatih
In the simplest terms, tax; refers to the econo- mic values that the state collects from real and le- gal entities to finance public services and invest- ments based on its sovereign power. Taxation policy is a sub-branch of economic policies. Many factors affect these policies, such as sociological, economic, etc. In today’s globalising world, one of these factors is geographical factors. The effect of geographical factors on the functioning of the economy and economic policies with geopolitical factors is expressed as geo-economy. The geopo- litics of taxation as a newly developing economy and geo-economic field; examines the effects of geographical factors on the formation and results of taxation policies on a local, regional and global scale. To determine these effects accurately, it is necessary to determine the geopolitical typologi- es expressed by the geographical factors. In this context, the aim of this study is; It is to determine how the geopolitics of taxation differs according to the colonial (Marine), terrestrial and transition (Mixed, both maritime and terrestrial) geopolitical typologies within the framework of the G-20 de- veloped economies. Countries with colonial typo- logy; USA, UK, Japan, terrestrial typology; Ger- many, Russian Federation, Canada; Countries with a transitional typology; Brazil, China, and India. Panel robust regression and panel VAR method were used in the study. The observation interval of the study is the period between 1990-2019 at a monthly frequency. According to the panel’s Robust Regression results, taxation policies’ effi- ciency in terrestrial typology wae low. In the colo- nial typology, the effectiveness of taxation polici- es was observed to be high. Taxation policies effective in the transitional typology but somew- hat less so than in the colonial typology. While the effect of commercial taxes on growth was posi- tive in colonial and continental typologies, it was negative in transition typology. Dynamic analysis with the Panel VAR method also supported static results obtained in robot regression.
- MakaleAçık Erişim2023Tunuslu öğrencilerin yabancı dil olarak türkçe öğrenmeye yönelik tutumları
Maden, Sedat; Kaya, Musa
Tunuslu öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik tutumlarını belirlemeyi amaçlayan araştırma, nicel yöntemlerden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılarak hazırlanmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın verileri, Karatay ve Kartallıoğlu tarafından geliştirilen Türkçe Öğrenme Tutum Ölçeği aracılığı ile toplanmış, elde edilen bulgular SPSS 16.00 programı kullanılarak analiz edilmiş ve bulgular tablolar hâlinde sunularak yorumlanmıştır. Toplam 212 katılımcının verilerinin incelendiği çalışmada; Tunuslu öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik tutum ortalamalarının yüksek olduğu, bildikleri yabancı diller ile Türkçeye yönelik tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı, Türkçe dil seviyeleri ve dil öğrenme süresinin de tutumları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Bunlarla birlikte katılımcıların Türkçeyi öğrenme amaçlarının tutumları üzerinde etkili bir değişken olduğu ve özellikle eğitim amacıyla Türkçe öğrenen Tunusluların meslek, turizm, Türk dili ve kültürünü öğrenme amaçları ile Türkçe öğrenenlere göre daha yüksek tutuma sahip oldukları görülmüştür. Bu da Türkçenin katılımcılar tarafından geleceğe dönük belirli bir amaç doğrultusunda öğrenildiğini ve katılımcıların Türkçe öğrenmeye yönelik güçlü bir motivasyon kaynağına sahip olduklarını göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Education in Disaster Situations: The Impact of The Kahramanmaraş Earthquake on Teachers' Experiences
Kuzey, Memet; Cengiz, Ekrem; Bozkaya, Hasan; Arici, Faruk
This study examines how the earthquake that occurred on February 6, 2023, in Kahramanmaraş, Turkey, has affected educational activities in the region. The research utilized questionnaires to survey teachers and gather information about the main problems they experienced after the earthquake and their solution suggestions. The findings provide valuable insights for educators and policymakers to tackle the challenges teachers and students face after a natural disaster. The study employed a basic qualitative research design within qualitative research methods. The study group comprised 42 volunteer teachers from eleven different Turkish provinces at various education levels who experienced the February 6, 2023, earthquake centered in Kahramanmaraş and participated in educational activities in the same area following the earthquake. The group of research participants was selected through easily accessible case sampling, one of the types of purposeful sampling. The data collected underwent content analysis. As per the study results, teachers detected issues that have arisen after the earthquake in the realms of educational infrastructure, psychosocial well-being, security, communication, and other factors. They then devised individual and collaborative solutions to address these challenges. Additionally, the study discussed the proposed solutions of teachers for addressing the psychosocial issues that students face in the aftermath of an earthquake. It provides crucial insights for comprehending the problems in post-earthquake education and extending support to students. Teachers' recommendations for enhancing earthquake education and awareness can significantly aid future preparedness and crisis management.
AtıfTR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2023Hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi
Kırbaş, Zila Özlem; Semerci, Vahide; Güneş, Hüseyin
Amaç: Bu çalışma hemşirelerin aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışma 15 Eylül-30 Eylül 2022 tarihleri arasında bir eğitim araştırma hastanesinde tanımlayıcı olarak yapıldı. Örneklem seçimine gidilmeyip çalışmaya katılmayı kabul eden, çalışma tarihlerinde izinli ve raporlu olmayan 282 hemşireye ulaşıldı. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Aşı Karşıtlığı Ölçeği kullanılarak hemşireler ile yüz yüze görüşülerek toplandı. Bu çalışmada bilimsel ve evrensel ilkelere uyuldu ve gerekli izinler alındı. Veriler IBM SPSS v25 paket programda analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Veriler normal dağıldığından hemşirelerin tanıtıcı özellikleri ile ölçek puanlarının karşılaştırmasında Independent Sample T testi ve One-Way ANOVA testi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 39.60±7.43 (min=20, max=59)’tür. Hemşirelerin %90.8’i kadın olup, %83.3’ü evli, %72.0’si lisans mezunu ve %62.1’i servis hemşiresi olarak çalışmaktadır. Hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı 46.82±12.43’tür (min=21, max=90). Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı ile hemşirelerin aşı tereddütü yaşamaları, çocuk sahibi olma durumları ve aşı hakkında bilgi durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda hemşirelerin aşı karşıtlığı orta düzeydedir. Aşı tereddütü yaşayan ve akrabasından/arkadaşından aşı hakkında bilgi edinen hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha yüksek, çocuk sahibi olan hemşirelerin Aşı Karşıtlığı Ölçeği toplam puanı daha düşüktür.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkçe öğretmenlerinin ders sürecinde kullandıkları web 2.0 araçlarına yönelik bir değerlendirme
Banaz, Emrullah
Öğretmen, eğitim sisteminin akışını sağlamak durumundadır. Toplumda teknolojik materyallerin üretimi ve kullanımı giderek artmaya devam ederken öğretmenlerin de bu dijital teknolojileri sınıf içerisine aktarabilmeleri, sınıflarını ve kendilerini bu teknolojilere göre hazırlamaları önem arz etmektedir. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin ders verme sürecinde kullandıkları Web 2.0 araçlarına yönelik değerlendirme yapmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan kesits el tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapmakta olan 398 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Google Formlarda hazırlanan Öğretmenlerin Web 2.0 Araçları Tercih Formu ile toplanmış olup veriler çeşitli istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularından hareketle Türkçe öğretmenlerinin kavram/zihin haritası oluşturmak için en fazla Mindmeister’i, sanal duvar/pano oluşturmak için en fazla Padlet’i, poster ve karikatür oluşturmak için en fazla Word Art’ı, kitap/dijital hikâye oluşturmak için en fazla Wattpad’i, test, bulmaca veya anket oluşturmak için en fazla Kahoot’u, sunum oluşturmak için en fazla Prezi’yi, sanal sınıf oluşturmak için en fazla Zoom’u tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2024Seismic behavior assessment of RC buildings controlled by passive and active techniques
Uyar, Mehmet; Ergün, Mustafa
In this paper, a numerical study was carried out on the effectiveness of the active earthquake control method in improving the earthquake response of RC buildings. High damping rubber bearing design was made according to the criteria of the Uniform Building Code. Three different types of isolators were obtained geometrically. Passive earthquake control of the building was provided by placing these isolators under the columns. For active earthquake control of the building, controller design was realized by integrating it into the FE transient analysis in ANSYS. The active earthquake control design was studied using a force-based and displacement-based controller with acceleration and displacement feedback. The linear dynamic earthquake analysis in the time history of all three states of the building (un-controlled, passive, and active-controlled) was made using the acceleration record of the Seferihisar (İzmir) earthquake. When the results are examined, it is seen that the active earthquake control method provides almost all of the positive behavior expected from the passive earthquake control method. In addition, it eliminates some of the disadvantages of the passive earthquake control method.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Depresyonda motor aktivitenin makine öğrenmesi ile değerlendirilmesi
Aras, Selim; Aras, Neriman; Engin, Mustafa Alptekin
Psikiyatrik hastalıkların neredeyse tümünde olduğu gibi depresyonun da klinik olarak değerlendirilmesi gözleme ve subjektif hasta şikâyetlerine dayanmaktadır. Psikomotor retardasyon (gerileme) depresyonun önde gelen semptomlarından biridir ve bunun göstergesi olarak depresyonlu hastalarda fiziksel aktivite azalır. Bu çalışmada, depresyonu olan ve olmayan bireylerin günlük fiziksel aktivite verileri ile oluşturulmuş bir veri setini referans olarak kullanarak, depresyon tanısı için makine öğrenimi temelli objektif bir tanı destekleyici yöntem geliştirmek amaçlanmıştır. Geniş bir öznitelik araştırması yapıldıktan sonra, Fisher Öznitelik Seçimi ile en iyi dört öznitelik belirlenmiş ve Toplu Torbalı Ağaç yöntemini kullanarak 0,88 doğruluk ile referans çalışmasından daha iyi bir sınıflandırma sonucu elde edilmiştir. Ayrıca, referans çalışma ile karşılaştırmak için sınırlandırılan dört öznitelikten daha fazlası seçildiğinde doğruluğun 0,90’nın üzerine çıktığı belirlenmiştir. Böylece, fiziksel aktivite verilerini kullanarak geliştirilen makine öğrenimi temelli yöntemle depresyonu olan ve olmayan bireyleri yüksek doğruluk payı ile ayırt edilmesi başarılmıştır. Bu çalışma, aktivite verilerinin depresyonda tanı destekleyici bir araç olarak kullanılabileceğine dair umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, fiziksel aktivite gibi farklı biyobelirteçlerin de makine öğrenimi ile birlikte kullanıldığında, psikiyatrik değerlendirmedeki objektif tanı destekleyici kriterlerin eksikliğini giderebilecek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Selçuklu dönemi iran’ında arapça yazan müellifler
Dayı, Rumeysa Bakır
On birinci yüzyılda İran coğrafyası Selçuklu hâkimiyetine girmiş, İslâmî dönem içerisinde kültür, sanat ve edebiyat açısından parlak dönemlerinden birini yaşamıştır. Selçuklu devlet adamlarının desteği ile Fars edebiyatının yanı sıra Arapça ve Arap edebiyatı da gelişim göstermiştir. İslamiyet’in yaygınlaşması ve Arapların İran’ı fethetmesi ile Arapça da siyasi bağlamda kendini göstermiş, Arapların İran topraklarına göç etmesi ile hızlanmıştır. Arap dilinin İran topraklarında yaygınlaşması, İran lehçeleri üzerinde daha çok sarayda kullanılan Pehlevice’nin üzerinde etki bırakmış hatta onu gölgede bırakmıştır. Siyasi ve divani konularda Arapçanın zorunlu hale gelmesi, Arapça kelimelerin de dile girmesine yol açmıştır. İslam kültüründe dini ve edebi ilimlerin Arapçaya çevrilmesi ve İran’da eğitim merkezlerinin açılması, Arap dilinin İranlılar arasında giderek yaygınlaşmasını sağlamıştır. Pehlevice’den Arapçaya çeviri yoluyla başlayan dil çalışmaları, şiir nazmetme ve dilbilim çalışmaları ile ortaya çıkmış, saray idaresinin desteği ile de hız kazanmıştır. Bu çerçevede Arapça ve Farsça bir milletin edebi, kültürel ve günlük hayatında ortak bir dili haline gelmiştir. İran halkı Arapça ile tanıştıktan sonra Farsça ve Arapça kelimeleri birleştirmiş iki dili tek bir potada harmanlamışlardır. Hatta bazı kelimeleri olduğu gibi alıp kendi dillerine yansıtmışlardır. Selçuklu İranı’nda, Arapça söz söyleyen büyük şair ve yazarlar ortaya çıkmış, Arap edebiyatı İran’da yükselişe geçmiştir. Bu durumda dini ve siyasi otoriterler içerisinde belli bir konuma ulaşmak isteyen kişiler, bu dili öğrenmek, yazışma ve konuşmada bu dili kullanmak zorunda olduklarını fark etmişlerdir. Arapça nazım ve nesir yazanlar, sultanların yanında ve hizmetinde büyük ikram ve iltifat görmüşlerdir. Özellikle bu dönemde müelliflerin eserlerinde Arapçayı tercih etmelerinin en önemli nedenlerinden biri kültürel etkileşimin yanında Arapçanın edebî sanatlar açısından daha hazır oluşu ve daha yerleşmiş anlatım tarzına sahip oluşudur. Ayrıca bu dönemde nesir konularında dinî, ilmî ve edebî alanlarda çeşitlilik meydana gelmiş, bu da İranlı müelliflerin dikkatini cezbetmiştir. Zira Arap ve İran topraklarında mensur çalışmalar Arap müelliflerden önce İran asıllı müellifler tarafından kaleme alınmış, tercüme hareketleri ile Arapçaya kazandırılmıştır. Örneğin Arap nesrinin gelişimi konusunda hem Pehleviceyi hem Arapçayı iyi bilen Ibn Mukaffa’nın ve Arapça risale yazan ve bu türü yeniden düzenleyen Yahyâ el-Kâtib’in adı zikredilebilir. Söz konusu bu 8.yy ediplerin yanında Selçuklu döneminde de ünlü Arapça yazarlar bulunmaktadır. Kübrevî tarikatının lideri büyük âlim Seyfüddîn el-Bâharzî, dil ve edebiyat âlimi Hâtib-i Tebrizî, saray kâtibi ve şecere âlimi Tuğrâî, tarihçi, şair ve yine soy bilimci Ebîverdî, ünlü Selçuklu vezirlerinden Enûşirvan b. Hâlid İran asıllı Arapça eserler kaleme alan müellifler arasında bulunmaktadır. Çalışmada, Selçuklu dönemi İran coğrafyasında Arapçanın tercih edilme nedenleri ele alınıp İran’da Arapça eserler kaleme alan ve Arapça yazılan eserleri şerh eden İranlı müellifler incelenecektir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024COVID-19 Pozitif Sağlık Çalışanlarının Semptom, Laboratuvar ve Toraks Bilgisayarlı Tomografi Bulgularının Değerlendirilmesi: Rektrospektif Çalışma
Hintistan, Sevilay; Kazak, Aysun; Kuralay, Çıgdem; Apaydın, Emine; Akeren, Zahide
Amaç: Araştırma, Türkiye'nin kuzeydoğusunda COVID-19 pozitif sağlık çalışanlarının semptomlarını, laboratuvar ve toraks bilgisayarlı tomografi bulgularını incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı, kesitsel ve retrospektif tasarıma sahip bu araştırmanın örneklemini COVID-19 pozitif olan 146 sağlık profesyoneli oluşturmuştur. Veriler, hastane bilgi yönetim sisteminin elektronik verileri ve sağlık çalışanlarının kişisel sağlık kayıtları kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: COVID-19 pozitif sağlık çalışanlarının %52,7'si hemşire, ebe ve sağlık memuru, %50,6'sının semptomatik, %49,4'ünün asemptomatik olduğu ve semptomatik olanların en fazla öksürük, kas-eklem ağrısı ve yorgunluğu yaşadığı belirlendi. Sağlık çalışanlarının lökosit, nötrofil, lenfosit, trombosit ortalaması, C reaktif protein, D-dimer değerlerinin yüksek olduğu ve %24,1'inin COVID-19 uyumlu toraks bilgisayarlı tomografisi olduğu tespit edildi. Semptomatik sağlık çalışanlarının asemptomatik sağlık çalışanlarına kıyasla lökosit sayısı medyanının daha düşük, C reaktif protein ve prokalsitonin değerleri medyanının daha yüksek olduğu bulundu. COVID-19 uyumlu toraks bilgisayarlı tomografisi olan sağlık çalışanlarının lökosit, medyan ve trombosit değerleri ortalamasının daha düşük, C reaktif protein medyanının daha düşük ve D-dimer medyanının daha yüksek olduğu belirlendi. Sonuç: Çalışmada sağlık çalışanlarının yarısının semptomatik olduğu ve lökosit, nötrofil, lenfosit, C reaktif protein ve trombosit değerlerinin COVID-19 uyumlu torasik bilgisayarlı tomografi gelişimini etkilediği belirlenmiştir. Sonuçlar, araştırmalar için bilgi tabanı oluşturmak, sağlık çalışanları ve kurum yetkilileri tarafından korunma düzeylerini iyileştirmeye yönelik yöntemleri uygulamak için kullanılabilir.
- MakaleAçık Erişim2024Milli Takım Düzeyindeki Bedensel Engelli Para-Karate Sporcularının Spora Katılım Motivasyonları ile Yaşam Kalite ve Yaşam Doyum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Kul, Murat; Boz, Emre; Çetintaş, Yasin
Para-Karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kaliteleri ve yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi bu araştırmanın temel amacıdır. Bu amaç doğrultusunda milli takım seçmelerine katılan 24 para-karate sporcusu (n=11kadın-13erkek) çalışmaya dâhil edilmiştir. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen bu araştırmada verilerin toplanması adına 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; “Kişisel Bilgi Formu”, “Engelli Bireylerde Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği”, “Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği” ve “Yaşam Doyum Ölçeği”. Dijital ortamda toplanan bu verilerin analiz sürecinde ise SPSS (26. Versiyon) paket programının tanımlayıcı analizlerinin yanı sıra Spearman Korelasyon Katsayısı testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Veri analizinin neticesinde para-karate sporcularının spora katılım motivasyonları ile yaşam kalite ve yaşam doyum düzeyleri arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda içsel motivasyon ve dışsal motivasyon alt boyutlarının hem yaşam doyumunun hem de yaşam kalitesinin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Kahramanmaraş Depreminden Etkilenen Ergenlerin İyi Oluş Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
Kırbaş, Zila Özlem
Amaç: Bu çalışma depremden etkilenen ergenlerin iyi oluş düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesini amaçlamıştır. Yöntem: Tanımlayıcı nitelikte olan araştırma, Türkiye’de deprem yaşanılan illerin birinde liselere devam eden 154 öğrenci ile Nisan 2023- Haziran 2023 tarihleri arasında yapıldı. Veriler “Kişisel Bilgi Formu” ve “Ergenler İçin Beş Boyutlu İyi Oluş Ölçeği (EPOCH)” ile toplandı. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t test ve One-Way ANOVA kullanıldı. Bulgular: Çalışmada Ergenler İçin Beş Boyutlu İyi Oluş Modeli: EPOCH Ölçeği toplam puanı 65,30±11,59 bulundu. Ölçeğin alt boyut puanları sırasıyla bağlılık 3,17±0,77, kararlılık 3,35±0,69, iyimserlik 3,03±0,94, ilişkililik 3,86±0,88 ve mutluluk 2,89±0,83 bulundu. Ölçeğin iyimserlik ve ilişkililik alt boyut puanları ile ergenlerin okul başarı durumları arasında anlamlı fark bulundu (p
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Üniversite Öğrencilerinin Akademik Rekabet ve Hedef Belirleme Yaklaşımları: Ölçek Geliştirme Araştırması
Durmuş, İbrahim
Üniversiteler, öğrencilerin gelecek hedeflerini inşa etmelerinde oldukça değerli bir yere sahiptir. Öğrenciler eğitim-öğrenim faaliyetlerinde birçok etkenle rekabet halindedir. Araştırmada literatürde oldukça sınırlı çalışılan, üniversite öğrencilerinin akademik rekabetlerini ve hedef belirleme yaklaşımlarını ölçmek amacı ile beş farklı değişken oluşturulmuştur. Bu değişkenlerden birinde öğrencilerin hedef belirlemesinde etkili olan; hedeflerine bağlılıkları ve akademik çabaları incelenmiştir. Diğer taraftan öğrencilerin akademik rekabet düzeyleri; pozitif akademik rekabet, kişisel gelişim rekabeti ve akademik kıskançlık rekabeti ölçekleri oluşturulmuştur. Araştırma örneklemi Bayburt Üniversitesi’nde farklı seviyelerde eğitimi devam eden 391 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın genel modelinde öğrencilerin pozitif akademik rekabet düzeylerinin; hedeflerine bağlılığı, kişisel gelişim rekabetlerini ve akademik kıskançlık rekabetlerini pozitif yönde etkilemiştir. Öğrencilerin akademik kıskançlık rekabetleri hedeflerine bağlılıklarını negatif, hedeflerine bağlılıkları ise akademik çabalarını pozitif yönde etkilemiştir. Spesifik modellerde öğrencilerin akademik çaba, akademik kıskançlık rekabeti, not ortalaması, hedef sayısı, eğitim düzeyi ve aylık gelirlerinin düzenleyici, kişisel gelişim rekabetinin ise aracı etkileri olmuştur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Ahşap Bazlı Kompozit Yüzey Kaplı Yonga Levhaların Formaldehit Gaz Emisyonu ve Uygulanan Standartlar
Ayata, Ümit; Camlibel, Osman; Bostancıoğlu, Ayşe; Yüksek, Damla
Her geçen gün kullanım alanı artan ahşap bazlı kompozit malzemeler beraberinde birtakım hava kirletici kimyasal maddeler de getirmektedir. Özellikle ahşap esaslı kompozit levhalarda, kapalı ortam kirleticisi olarak isimlendirilen formaldehit içerikli reçine kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Formaldehit esaslı reçinelerle üretilmiş ürünlerde zamanla levhalardan salınım formaldehit gaz emisyonu oluşabilmektedir. İnsan sağlığına zararlı olan bu kimyasal maddenin üretimi ve kullanımı sırasında uyulması gereken kurallar ve ülkelerin bu konuyla ilgili belirledikleri standartlar mevcuttur. Bu çalışmada mobilya atölyelerinden üretici firmaların levhaları, örnekleme secim metodu ile 8 mm ve 18 mm yongalamlar alınmış ve bu levhaların formaldehit emisyonu TS 4894 EN 120 ölçüm yöntemlerine göre analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda 18 mm yongalamların en düşük formaldehit gaz emisyonu 4,80 mg/100 g sonuçla E1 sınıfında yer almıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Investigating the Relationship Between the Financial Conditions Index with Economic Growth and Net Capital Inflow: Causality Analysis for Türkiye
Kuloğlu, Eşref; Akar, Nuri Çağrı
The global economic crisis, which had a devastating effect worldwide with the bankruptcy of Lehman Brother's investment bank in the United States of America in 2008, revealed that countries should indicate risks and take precautions accordingly. In this sense, the importance of the Financial Conditions Index (FCI), which was created by considering the monetary policy instruments of the country's central banks and various macroeconomic and financial variables as a whole, has also increased. FCI, the index that has taken place in the literature since the 1990s, with the growth of countries, has been investigated in empirical studies conducted after the global economic crisis. In this study, the related index is calculated using Principal Component Analysis (PCA), and the data generated is analyzed with growth and net capital inflow items. According to the results of the related analysis, while there is bidirectional causality between FCI and real gross domestic product (GDP) growth, one-way causality was found between FCI and net capital inflow. The index created accordingly is the Granger cause of the net capital inflow.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2024The Effect of STEM Education on the Pre-school Pre-service Teachers’ Lifelong Learning Tendencies
Yalçın, Paşa; Çakır, Zehra; Yalçın, Sema Altun
The research aims to explore the effect of STEM education on pre-service teachers' lifelong learning tendencies. 22 pre-service teachers studying in the 4th grade participated in the research. The research was carried out within the scope of the STEM education elective course given in the pre-school teaching department in the faculty of education. A methods approach was employed in the research. In the research, in which the explanatory mixed design was applied, the quantitative data were collected with the Lifelong Learning Tendency Scale. Qualitative data were obtained with a semi-structured interview form. At the end of the study, it was determined that STEM education had a positive effect on the pre-service teachers' lifelong learning tendencies and developed their lifelong learning skills. It was found, with STEM education, that producing machines, robots, and vehicles with simple materials contributed to their seeing the materials around them with different eyes and their desires to learn and produce new things. It was also stated that they contributed to self-directed learning, increased their willingness to explore and research, and activated their learning by doing and experiencing skills. It was concluded that they enjoyed doing the activities, which made the information permanent and created their desire to use these activities in their lessons in order to create fun and permanent learning environments in the future.
- MakaleAçık Erişim2024Covid-19 Pandemisi Sonrası Spor Bilimleri Fakültesi Akademisyenlerinin Siberkondria Düzeyleri ve İnfodemide Davranışları Beslenme Durumları ile Bazı Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Pilot Çalışma
Erkılıç, Tugçe Orkun; Bayraktar, Bülent; Erkılıç, Ali Ozan
Bu çalışma Covid-19 sonrası dönemde akademik personelin siberkondria ile infodemi düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve beslenme durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel tipteki bu araştırma, Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde görev yapan 23 Akademik personel ile yapılmıştır. Tüm katılımcılara demografik özelliklerinin ve beslenme durumlarının ve besin tercihlerinin belirlenmesine yönelik bir anket uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında Siberkondri Şiddet Ölçeği-Kısa Formu, İnfodemi (Dijital Ortamda Sağlık Bilgisi Edinme ve Teyit) Ölçeği ve Besin Tüketim Sıklığı formu kullanılmıştır. Çalışmada, ölçeklerin alt faktörlerinden aşırılık ile Web 1.0 ve Sağlık Bilgisi edinme arasında ve alt faktörlerden güvence ile Web 2.0 ve Dijital sağlık bilgisi edinme arasında pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Katılımcıların aşırılık düzeyi yani sağlıklarıyla ilgili araştırmalarının artan ve tekrar eden yapısı arttıkça, sağlık bilgisi edinme düzeylerinin de arttığı tespit edilmiştir (p<0,05). Aynı zamanda katılımcıların profesyonel tıbbi tavsiye almaya yönlendiren araştırmalar (güvence düzeyi) arttıkça, dijital sağlık bilgisi edinme düzeylerinin de artması üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur (p<0,05). Çalışma sonucunda Covid-19 sonrası dönemde akademik personelin siberkondria ile infodemi düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Covid-19 pandemisi sonrası siberkondri ve infodemi davranışlarındaki artış, bireylerin beslenme durumları ile doğru besine yönelmesi konusunda diyetisyenlerin önemi ve gerekliliğini ortaya koymuştur. Mevcut sonuçlarımızın bu alanda gerçekleştirilecek çalışmalar ve araştırmacılar için önemli katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Spor ve Farklı Değişkenlere Göre Üniversite Öğrencilerinin Kan Bağışı ile Vicdan Algılarının İncelenmesi
Tatlısu, Bülent
Üniversite öğrencilerinin kan bağışı tutumları ile vicdan algılarının spor ve farklı değişkenlere göre incelenmesinin amaçlandığı bu çalışma da genel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile birlikte “Kan Bağışı Tutum Ölçeği” ve “Vicdan Algısı Ölçeği” kullanılmıştır. Veriler SPSS 26.0 Windows paket programı ile analiz edilmiştir. Bağımsız değişkenin kategori sayısına bağlı olarak ikili gruplarda bağımsız örneklem t-Testi, çoklu gruplarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile Posthoc testlerinden Lsd testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları ,05 anlamlılık düzeyine göre yorumlanmıştır. Araştırmada üniversite öğrencilerinin yaşlarının, aile gelir düzeylerinin, öğrenim gördükleri bölümlerinin, sınıf düzeylerinin, spor yapma durumlarının ve haftalık spor yapma sürelerinin Kan bağışı tutumları üzerinde etkili bir değişken olduğu; cinsiyetin, yapmış oldukları spor türünün ve spor yaşlarının etkili değişkenler olmadığı; vicdan algı durumlarını yaşlarının, öğrenim gördükleri bölümlerinin, sınıf düzeylerinin, spor yapma durumlarının, haftalık spor yapma sürelerinin ve spor yaşlarının etkilediği; cinsiyetin, aile gelir düzeylerinin ve yapmış oldukları spor türünün etkilemediği görülmüştür. Sonuç olarak sporun hem kan bağışı tutum durumuna hem de vicdan algı durumuna etken bir değişken olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3
İncele
