Yazarlar
- Ezelnur Çeker(2)
- Hüseyin Bayram(2)
- İbrahim Arslan(2)
- Abdulaziz Aydın(1)
- Abdulkadir Karabulut(1)
- Abdulkadir Tiryaki(1)
- Abdullah Akova(1)
- Abdullah Bacı(1)
- Abdullah Bektaş(1)
- Abdullah Duman(1)
- Abdullah Mesut Çınar(1)
- Abdullah Özalp(1)
- Abdulmecit Akçiçek(1)
- Abdulmecit Hafızoğlu(1)
- Abdulsamet Özdemir(1)
- Abdulselam Güngör(1)
- Abdulvahap Avşar(1)
- Abdurrahim Erdem(1)
- Abdurrahim Köprücü(1)
- Abdurrahman Kara(1)
- Adem Altun(1)
- Adem Bulut(1)
- Adem Ertaç(1)
- Adem Han(1)
- Adem Karaca(1)
- Adem Seymen(1)
- Adem Türk(1)
- Adem Urhan(1)
- Adem Yavuz Erdem(1)
- Adem Örs(1)
- Adnan Özer(1)
- Afranur Yaren Aydoğdu(1)
- Ahmed Wasfı Hasan Al-qado(1)
- Ahmet Alişan Alcan(1)
- Ahmet Baysalı(1)
- Ahmet Baş(1)
- Ahmet Demir(1)
- Ahmet Emre Pehlivan(1)
- Ahmet Ertaç(1)
- Ahmet Furkan Kaymaz(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kolemanit kullanılarak üretilen alkali aktive harçların nötron soğurma özelliklerine yüksek sıcaklığın etkisi
Muhammet Sami Türetken
betonlar üretilmeye başlanmıştır. Bu amaçla tez çalışmasında da alkali aktive malzeme ve çimento olmak üzere iki farklı bağlayıcı kullanılarak hazırlanan harçların fiziksel ve mekanik özellikleri yüksek sıcaklık sonrası nötron soğurma performanslarına kolemanitin etkisi incelenmesi amaçlanmıştır. Bağlayıcı malzemeye %5 ve 10 oranlarında ikame edilen kolemanit tozu ile uygun kür şartlarında üretilen harç numuneleri 300°C ve 500°C sıcaklıklara tabi tutulmuştur. Ayrıca çalışma kapsamında, yüksek sıcaklığın, termal nötron (25,4 meV) soğurma performansına etkisi NGCal programı ile teorik olarak lineer soğurma katsayıları araştırılmıştır. Bağlayıcı malzemelerde%5 ve 10kolemanitkullanımıçimento serileri için priz başlangıç sürelerini %11,8 ve88,2 oranında ve priz bitiş sürelerini de%90,8 ve 182,9oranında artmıştır. Alkali aktive hamur serilerinde ise priz başlangıç süreleri %66,7 ve 22 oranında, priz bitiş sürelerinin de %6,7ve 9,1 oranında azaldığı gözlemlenmiştir. Çimento harç numunelerinde kolemanitin kullanımı su emme değerlerini %30'a varan oranda artırırken basınç dayanımı değerlerini%21'e varan oranda düşürmüştür. Alkali aktive harç numunelerinde ise su emme değerleri %8'e varan oranda artmış ve basınç dayanım değerlerini%41'e varan oranda düşmüştür. Kolemanit ikamesinin çimento harç serilerinde basınç dayanımı bakımından daha iyi sonuçlar verdiği görülmektedir.%5 ve 10kolemanit kullanımı termal nötron soğurma faktörlerini çimento harç karışımlarında sırasıyla %10ve 18,alkali aktive harçkarışımlarındaise%6ve 10oranındaartırmıştır. 500 °C'de yüksek sıcaklığa maruz kalan harçların basınç dayanımı %10 kolemanit katkısında çimento serileri için %20azalırken,alkali aktive harçserileriiçin%33oranındaazalmıştır. Buna paralel olarak nötron soğurma performanslarında da benzer kayıplar gözlemlenmiştir. Termal nötron soğurma performansı daha düşük olan çimento harçlarının lineer soğurma faktörleri, yüksek sıcaklıkta%11'e varan kayıpla1,76 cm-1'den 1,55cm-1'e düşerken, alkali aktive harçlarda bu değer %17'e varan kayıpla2,87 cm-1'den 2,38cm-1'e düşmüştür. Bu tez çalışmasının sonucunda, ülkemizde önemli bir bor cevheri olan kolemanitin çimento ve alkali aktive bağlayıcılarda nötron soğurma performansları bakımdan katkı malzemesi olarak kullanılabileceği ve kullanım alanlarınınbu çerçevede genişletilebileceği görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Farklı üretim teknikleri ile elde edilen peynir mayasının (rennet) erzincan tulum peyniri kalite niteliklerine etkisi
Özgenur Türkmen
Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan Erzincan Tulum Peyniri, Erzincan ili ve ilçeleri için tescillenmiş (menşei adı) bir üründür. Üretiminin sınırları belli bir alanda, belirli bir rakımda gerçekleştirilmesi, mayalamada kuzu şirdeni; ambalaj materyali olarak oğlak derisi (Tulum) ve plastik bidon; tuzlamada Kemah tuzu kullanılması da ayırt edici özellikleri arasındadır. Erzincan Tulum Peynirinin üretiminde kullanılan mayanın çeşit, miktar ve mikrobiyolojik kalitesinin farklı olması bazı fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik, duyusal netlikleri ile olgunlaşma kriterlerini etkilemektedir. Bu çalışmada, üretimi Coğrafi İşaret Tescil Belgesi'nde belirtilen aşamalar doğrultusunda geleneksel üretim metoduna uyularak gerçekleştirilen Erzincan Tulum Peynirinin fizikokimyasal, mikrobiyol1ojik ve duyusal kalitesi üzerine geleneksel ve ticari maya kullanımının etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, üretilen tulum peynirleri 150 gün süreyle depolanmış ve 1., 30., 60., 90., 120. ve 150. günlerde analizlere tabi tutulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre; Erzincan Tulum Peyniri üretiminde yöreye özgü bitkisel ekstraktların kullanıldığı geleneksel rennetin peynir kalite kriterlerinde herhangi bir olumsuzluğa neden olmadığı, aksine peynirin fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal niteliklerini iyileştirdiği tespit edilmiştir. Geleneksel veya ticari rennet kullanımı peynir örneklerinin renk, kesit ve görünüş, yapı ve tekstür ile koku puanlarında önemli bir farklılığa neden olmazken, geleneksel maya ile üretilen peynir örneklerinin tat puanlarının önemli derecede yüksek olduğu belirlenmiştir. Duyusal panelde en yüksek tat puanları 1. tip geleneksel maya ile üretilen PC örneğine aittir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Box-behnken tasarım tabanlı optimizasyon stratejisi kullanılarak lactobacillus senmaizuke biyokatalizörü ile 4-metoksi asetofenon'un asimetrik indirgenmesi
Mervenur Kavi
Biyokatalizörler, önemli kimyasalların üretiminde geleneksel kimyasal katalizörlere göre daha seçici, çevre dostu ve daha güvenli oldukları için giderek daha fazla kullanılmaktadır. Enantiyosaf kiral sekonder alkoller, ilaç, biyolojik aktif moleküller ve diğer kimyasalların sentezi için öncüler olarak önemlidir. Kiral sekonder alkollerin fonksiyonel grupları, rasemizasyon olmaksızın kolaylıkla diğer fonksiyonel gruba dönüştürülebilir. Enantiyomerik olarak saf (R) ve (S)-1-(4-metoksifenil) etanol, loratadin, antihistaminler ve difenhidramin hidroklorür gibi çeşitli ilaç ara maddelerinin üretimi için önemli bir moleküldür. Bu tez kapsamında, bu anahtar molekül, biyokatalizör olarak Lactobacillus senmaizuke kullanılarak 4- metoksiasetofenondan sentezlendi. pH, inkübasyon süresi, sıcaklık ve karıştırma hızı gibi reaksiyon koşulları, Box-Behnken deneysel tasarım tabanlı optimizasyon stratejisi kullanılarak optimize edildi. Tam hücreli Lactobacillus senmaizukei ile 4-metoksiasetofenonun (S)-1-(4- metoksifenil) etanol'e indirgenmesi için öngörülen biyo-redüksiyon koşulları, 29ºC sıcaklık, 5,8 pH, karıştırma hızı 155 rpm ve inkübasyon süresi 50 saat olarak Box-Behnken deneysel tasarım ile belirlendi. (S)-1-(4-metoksifenil)etanol, Lactobacillus senmaizuke kullanılarak bu optimum biyoindirgenme koşullarında >%99 dönüşüm, >%99 enantiyomerik fazlalık ve % 96 verimle üretildi. 4-metoksiasetofenonun biyoindirgenme etkinliği, kültür parametrelerinin ikinci dereceden ve doğrusal etkilerinden önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu sonuçlar, katalitik biyo-redüksiyon reaksiyonları için kültür optimizasyon parametrelerinin rolünü ve bu parametreleri optimize etmek için Box-Behnken yönteminin etkinliğini göstermek için çok önemlidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Tarhun ekstraktı ile gümüş nanopartikül sentezi
Fatma Kübra Altuncu
Bu çalışmada indirgeyici ajan olarak tarhun ekstraktının kullanımıyla gümüş nanopartiküllerin mikrodalga destekli yeşil sentezi gerçekleştirilerek sentez koşullarının optimizasyonu, optimum koşullarda üretilen nanopartiküllerin karakterizasyonu ve antimikrobiyel özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarhun ekstraktı ile mikrodalga destekli gümüş nanopartikül üretiminin optimizasyonunda yanıt yüzey yöntemi kullanılmıştır. Optimizasyon için işlem süresi (dk), AgNO3 konsantrasyonu (mM) ve tarhun ekstrakt konsantrasyonu (% v/v) olmak üzere üç değişken parametrenin, yanıt olarak seçilen UV - vis spektrofotometrede 200 – 700 nm dalga boyu arasındaki spektral zirve absorbans değerleri üzerine etkisi Box – Behnken deneme dizaynı kullanılarak belirlenmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda, istenilirlik derecesi 1 olan 43 koşuldan, işlem süresi 5,25 dk, AgNO3 konsantrasyonu 9,89 mM, tarhun ekstrakt konsantrasyonu % 14,80 olan koşullarda tarhun gümüş nanopartiküllerin (TAgNP) üretimi gerçekleştirilmiştir. Değişken parametrelerden AgNO3 konsantrasyonunun, TAgNP sentezini işlem süresi ve tarhun ekstrakt konsantrasyonuna bağlı olarak etkilediği; tarhun ekstrakt konsantrasyonunun ise nanopartikül oluşumu üzerinde önemli etkiye sahip olduğu görülmüştür (p<0,01). Optimum koşullarda üretilen TAgNP taramalı elektron mikroskobu (SEM), Fourier dönüşümü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve X-ışınları kırınım difraktometresi (XRD) analizleri ile kristal yapıda, yüzey morfolojisinin küresel, partikül boyutunun ortalama 16,56 nm olduğu tespit edilmiştir. TAgNP'ler Escherichia coli BC 1402, Bacillus cereus BC 6830, Salmonella typhimurium RSSK 95091, Yersinia enterocolitica ATCC 27729 ve Staphylococcus aureus ATCC 25923 mikroorganizmaları için inhibe edici etki göstermiştir fakat Aspergillus niger ve Penicillium chrysogenum küfleri üzerinde inhibisyon gerçekleşmemiştir. Minimum inhibisyon konsantrasyonları ise B. cereus BC 6830 için 10 µg / ml, E. coli BC 1402, S. typhimurium RSSK 95091, Y. enterocolitica ATCC 27729 için 50 µg / ml iken S. aureus ATCC 25923 için 25 µg / ml olarak tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İyi tarım uygulamaları ile yetiştirilen ürünler hakkında tüketici tutumlarına yönelik bir araştırma: Karaman ili örneği
Özkan Oflaz
Organik Tarım ürünlerinin birim maliyetinin yüksek olması, konvansiyonel ürünlerin ise kimyasal kalıntılar barındırması nedeniyle insan sağlığına, çevreye ve doğadaki diğer yaşam paydaşlarına (hayvanlar, bitkiler vb.) zararlı olması tüketicileri iyi tarım uygulamaları ürünlerine yöneltmiştir. Bu çalışmanın amacı, İyi Tarım Uygulamalarına (İTU) yönelik tüketici tutumlarını "İnsan Sağlığı","Çevreye Faydası" ve "Fiyat Algısı" bakımından incelemek ve istatistiksel sınamalar yapmaktır. Araştırmanın popülasyonu, Karaman ilinde gıda ürünleri alışverişleri yapan hane halkları arasından, kolay örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Nicel araştırma modeli benimsenerek yürütülen bu çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Ankette demografik sorular, tüketici tutum ölçeği ve marka kişiliği ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS-25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca bu veriler ile tek yönlü Anova testi, T-testi, Korelasyon analizi ve Çapraz Tablo analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgulara göre; insan sağlığı, çevreye faydası, İTÜ' lerine ilişkin fiyat ve imaj algısı gibi boyutların tüketicilerin tutum ve davranışlarına etki ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca bu boyutlar arasında tüketicilerin demografik özelliklerine dair istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Sonuç olarak tüketicilerin sağlık ve çevre bilincine bağlı olarak tarımsal gıda ürünlerini satın alma noktasında tutum ve davranışlarının değiştiği görülmektedir. Bireylerin satın aldıkları gıdaların insan sağlığına olumsuz etkileri ve çevreye verdikleri zararı hakkında bilgisi arttıkça insan sağlığına ve çevreye daha duyarlı hale geldikleri görülmüştür. Tüm bunların yanı sıra doğadaki diğer yaşam paydaşlarının da korunması gerektiği hem sağlıklı beslenme adına hem de gelecek nesillere daha temiz bir çevre ve tarımsal alanların miras bırakılması adına önemli olduğu vurgulanmıştır. Bütün bulgular, mevcut alan yazınla ilişkilendirilerek kapsamlı bir tartışması yapılıp sonuçlar raporlaştırılmıştır. Ulaşılan sonuçlara bağlı olarak diğer öneriler tartışmalar ve sonuç kısmında geniş olarak sunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Abdulvehhâb b. Muhammed el-Kurtubî'nin el-Mûdih fi't-Tecvîd adlı eserinin tecvîd ilmindeki yeri
Muhammet Lütfü Tatlısu
Bu çalışmamızda tecvîd ilminin bilimsel olgunluğa eriştiği hicrî V. yüzyılda Endülüs'te kaleme alınan Abdulvehhâb b. Muhammed El-Kurtubî'nin (461/1068) el-Mûdih fi't-Tecvîd isimli eserinin tecvîd ilmindeki yerini konu ettik. Herhangi bir şeyin o sahadaki yeri tespit edilirken; içerik itibariyle kendinden önce ve sonra, o şeyle ilgili kaynaklara başvurulur. Bu meyânda biz de âdeta pergelin ucunu bu eserde sabitleyip gerekli oranda diğer kaynaklarla pergelin açısını genişlettik. Eserin takip ettiği konu sıralamasına sadık kalarak ele aldığı bahisleri bu minval üzere inceledik. Çalışmamız girişi takip eden; lahn, harflerin mahreç ve sıfatları, lafızların terkîbî ile alakalı durumlar, hareke-sükûn, işmâm-revm ve Kur'ân okuma üslûbu başlıklarını ihtiva eden beş bölümden müteşekkildir. Tecvîd'in tarihsel serancâmı ve müellifin hayatı başka çalışmalarda yer aldığı için tekrara düşmemek adına bu fasıllara yer vermedik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bayburt ilinde organik ürün tüketimi ve tüketici eğilimleri
Mustafa Bora Meşeli
Bu araştırmanın amacı, Bayburt ili özelinde, tüketicilerin organik ürün bilgileri, bilgi kaynakları, organik ürün tercihleri, bu ürünlerin tüketimiyle ilgili düşünceleri, tüketicilerin organik ürünlere yönelik tutumlarının bazı demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, medeni hâl, çocuk sahibi olma, meslek, eğitim düzeyi ve hane geliri) esas alınarak incelenmesidir. Çalışma genel tarama modeline göre desenlenmiş nicel bir çalışmadır. Çalışma örneklemi, Bayburt ili merkez ilçesinde ikamet eden ve çalışmaya katılmayı kabul eden 18 ile 58 yaş arasındaki 411 yetişkinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket formu, daha önce konu ile ilgili benzer çalışmalar incelenerek araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Anketin birinci bölümünde demografik sorular, ikinci bölümünde organik tarım ürün bilgisi, bilgi kaynakları, ürün tercihleri, bu ürünlerin tüketimi ile ilgili düşünceleri ve organik ürün satın alma tercihlerini etkileyen faktörlere yönelik on beş betimsel soru bulunmaktadır. Anket formunun üçüncü bölümünde ise otuz sekiz maddeden oluşan bir tutum ölçeği mevcuttur. Anket formundan elde edilen bulgular SPSS paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, çalışmaya katılanların organik ürünün temel özelliklerini bildikleri, organik ürünler ile ilgili bilgi kaynaklarının büyük ölçüde medya ve yakın çevrelerindeki kişiler olduğu, katılımcıların organik ürünleri ilaç, hormon ve katkı maddesi içermediği için tercih ettikleri ve organik ürünleri satın aldıkları yerlerin çeşitlilik gösterdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte katılımcıların, organik ürünlerin pahalı olduğunu düşündükleri, organik ürünlere ulaşamadıkları, organik ürünler ile ilgili bilgilendirilmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Anket formunun ikinci bölümünde yer alan tutum ölçeği ile ilgili demografik değişkenler esas alınarak geliştirilen yirmi sekiz alt hipotez oluşturulmuştur. Analiz sonuçlarına göre bu hipotezlerden on beşi kabul on üçü ise reddedilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Esrar Dede Divanı'nda din ve tasavvuf
Ceylan Kan
Mevlevî tarikatının sanata verdiği değer ve eğitim müesseselerinde izlenen yöntemler Klasik Türk edebiyatına birçok şair kazandırır. Mevlana felsefesinin yarattığı manevi tesir tarikata intisap eden birçok müridin iç dünyasını şekillendirir ve onların ruhunda yaşadığı değişimlerin aktarılmasına zemin hazırlar. Çalışmamızın konusunu teşkil eden Esrar Dede, Mevlevîlik kültürünün Türk edebiyatına kazandırdığı şairlerden biridir. 18. yüzyılda yaşamış olan Esrar Dede, Mevlevî tarikatına kırklı yaşlarında intisap eder. Geç denilebilecek bir yaşta hayatının yönünü değiştiren şair, ömrünün geri kalan dokuz yılını Mevlevîlikte, kendini bulma yolculuğuna adar. Şeyh Galip gibi büyük bir şairin gözetiminde yetişen Esrar Dede, hocasından aldığı terbiyeyi kültürel birikimi ile sentezler ve kısa zamanda birçok eser vücuda getirir. Tarikat içerisinde yetişmiş birçok Mevlevî şairden de etkilenen Esrar Dede, bu etkileşimi kendi şiir potasında eriterek oldukça özgün şiirler kaleme alır. Mevlevîlikte dedelik makamına kadar yükselen şair, ömrünün son demlerini Galata Mevlevîhanesi'nde uzlette eser yazarak geçirir. Esrar Dede tasavvuf, din ve Mevlevîlik literatürüne hâkim bir şairdir. Onun dini ve tasavvufî söylemleri divanında önemli bir yer tutar. Bu çalışmada, Esrar Dede'nin şiirlerindeki dini ve tasavvufî kavramlar ile bu kavramların kulanım hususiyetlerini tespiti etmek amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda şairin hayal dünyasında özgün bir hal alan dini ve tasavvufî kavramlar değerlendirilip konumuz bağlamında izah edilmiştir. Böylece şairin anlatımları esnasında ortaya çıkan anlam derinliği ve okura verilmek istenen mesajların arka planı yansıtılmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Örgütsel adalet ile iş stresi arasındaki ilişkide etik iklimin aracılık rolü
Halil Hakdan Öz
Bu çalışmanın amacı, örgütsel adalet ile iş stresi arasındaki ilişkide etik iklimin aracılık rolünün olup olmadığını saptamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için Hatay'da faaliyet gösteren özel bir fabrikanın çalışanları arasından, basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen toplam 384 çalışan üzerinde ankete dayalı bir alan araştırması yapılmıştır. Gerekli analizlerin yapılmasının ardından örgütsel adalet ile iş stresi arasında negatif bir ilişkinin olduğu, ancak etik iklimin bu ilişkide aracılık rolünün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kontrol değişkenlerden cinsiyet, pozisyon ve eğitim durumunun iş stresi üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu da tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Antrenörlerin duygularını ifade etmede çeşitli demografik özelliklerin etkisinin incelenmesi
Tuba Tatlısu
Bu araştırmanın amacı, antrenörlerin duygularını ifade etmede çeşitli demografik özelliklerin etkisini incelemektir. Araştırmaya çeşitli spor branşında aktif antrenörlük yapan 134 kadın ve 405 erkek olmak üzere toplam 539 kişi gönüllü olarak katıldı. King ve Emmons (1990) tarafından geliştirilip Kuzucu (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Duyguları İfade Ölçeği (DİÖ)'' kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 25.0 istatistik paket programında, 'Bağımsız Örneklem T Testi' ve çoklu grup karşılaştırmalarında 'Tek Yönlü Varyans Analizi' testleri ile analiz edildi. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Duyguların ifadesi ölçeği analiz sonuçlarına göre; "Yakınlık İfadesi" alt boyutunda, evlilerin bekârlardan, 10 yıl ve üzeri sporculuk süresine sahip olanların 1-3 yıl olanlardan, 1-4 yıl arası aktif antrenörlük yapanların 1 yıldan az olanlardan, "Olumlu Duygu" alt boyutunda kadınların erkeklerden, 25-31 yaşındakilerin 32 yaş ve üzerindekilerden, kamuda çalışanların özeldekilerden, "Olumsuz Duygu" alt boyutunda erkeklerin kadınlardan, lisansüstü eğitime sahip olanların lise ve altı eğitime sahip olanlardan, evlilerin bekârlardan, "Toplam Duygu İfade" de ise ön lisans-lisans ve lisansüstü mezunu antrenörlerin lise ve altı eğitim düzeyine sahip olanlardan, 8476 TL ve üzeri maddi gelire sahip olanların 2825 TL ve altı geliri olanlardan ve özelde çalışanların kamuda çalışanlara göre anlamlı derecede daha yüksek değerlere oldukları tespit edildi (P<.05). Araştırmada eğitim, gelir ve çalışma alanı duyguları ifadenin tüm boyutlarında en etkili demografik özellikler iken, cinsiyet, yaş ve medeni durum ise duyguları ifadenin farklı boyutlarında etkili değişkenler olduğu sonuçlarına ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: Antrenör, Duygu, Duyguları İfade, Spor
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Memleket markalarına yönelik tüketici tutumlarının marka bağımlılığı üzerindeki etkisi: Kayseri ili sucuk markalarına yönelik bir araştırma
Döndü Çınar
Marka, ürünler üzerinde farkındalık yarattığı gibi şehirler üzerinde de önemli farkındalık yaratan bir olgudur. Bu çalışmada da sucuk üretiminde başta gelen illerinden Kayseri'nin sucuk markalarına yönelik tüketicilerin bakış açıları, bu markalara yönelik güven, tercih edilme, tüketicilerin memleket markalarını satın alma marka bağımlılığı ve tutumunu nasıl etkilediği araştırılmak istenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket formunda demografik özellikler, marka bağımlılığı ölçeği ve tüketici tutumu ölçeği kullanılmıştır. Araştırma Kayseri ilinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler üzerinde yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre marka bağımlılığı ölçeğine ilişkin faktörlerde katılımcıların bilişsel bağımlılığının olduğu ve duygusal bağımlılığında kısmen olduğu görülmektedir. Tüketici tutumları ölçeğine ilişkin faktörlerde ise katılımcıların Kayseri sucuk markalarından memnun kaldıkları görülmüştür. "Duygusal bağımlılık" faktörü ortalama ile en düşük; "yetenek faktörü" maddelerinin tamamında en yüksek ortalamaya sahiptir. Bu ortalamaya göre tüketiciler Kayseri sucuk markalarını güvenilir, başarılı, saygın ve lider bir marka olarak görmektedirler. Duygusal bağımlılık ve olumlu tutum faktörlerinde kararsızlık söz konusu iken, diğer faktörlerin ortalamaları 3,40'dan büyük olduğundan markalar lehinedir. Regresyon sınaması sonucu elde edilen tüm bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenler üzerinde etkili olduğu, yani tüketicilerin memleket markalarına yönelik tutumlarının marka bağımlılığı oluşturmada etkili olduğu sonucu çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Elit güreşçilerin spora bağlılık düzeyleri ile kulüp antrenörlerinin etik liderlik ve etik dışı davranışları arasındaki ilişkisinin incelenmesi
İbrahim Çeliker
Bu tez çalışmasının amacını elit güreşçilerin spora bağlılık düzeyleri ile kulüp antrenörlerinin etik liderlik ve etik dışı davranışları arasındaki ilişkinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma evrenini Türkiye Güreş Fedarasyonuna (TGF) kayıtlı türk güreşçiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini elit erkek 340 güreşçi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Spora Bağlılık Ölçeği", "Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları ile İlgili Sporcu Algısı Ölçeği" ve "Etik Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Pearson Korelasyon Analizi, t-Testi, One-Way ANOVA ve Regresyon Analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, medeni durum, güreş stili, eğitim durumu, spor yaşı ve yaşanılan yer değişkenleri bağlamında Spora Bağlılık Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanırken (p<0,05), millilik durumu, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenleri açısından Spora Bağlılık Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Millilik durumu, güreş stili, eğitim durumu, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, spor yaşı ve yaşanılan yer değişkenleri bağlamında Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları İle İlgili Sporcu Algı Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanırken (p<0,05), medeni durum değişkeni açısından anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Medeni durum, millilik durumu, güreş stili, eğitim durumu, baba eğitim durumu, spor yaşı ve yaşanılan yer değişkenleri açısından Etik Liderlik Ölçeğinin alt boyutlarında anlamlı farklılığa rastlanırken (p<0,05), baba eğitim durumu ve yaşanılan yer değişkenlerinde anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Yaş değişkeni ile Spora Bağlılık Ölçeği ve Etik Liderlik Ölçeği arasındaki ilişkinin Pearson Korelasyon Analizi sonuçlarında düşük düzeyde ve negatif etkiye sahip olduğu görülmektedir (r= - 0.151, p<0.01). Yaş değişkeni ile Antrenörlerin Etik Dışı Davranışları İle İlgili Sporcu Algı Ölçeği arasındaki ilişkinin Persons Korelasyon Analizi sonucuna göre düşük ve pozitif yönde bir etkinin olduğuna görülmektedir (r= 0.286, p<0.05). Antrenörlerin etik dışı davranışları ve spora bağlılıkları Regrasyon Analizi sonuçlarına göre negatif yönde ve anlamlı bir etkinin olduğuna rastlanmıştır. Bu etkinin %2 oranında açıklandığı görülmektedir (R2=0,255).
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bâki'nin klasik ve modern Türk şiirine nominal etkisi
Bedriye Aktaş
On altıncı yüzyıl şairi Bâkî, Osmanlı edebiyat tarihi içinde ekol olmuş şairlerden biridir. Bâkî'nin edebî kişiliğinin tekâmülünde, şairlik yeteneğinin yanı sıra kendinden önceki şairlerin etkisi olduğu gibi, ilminin ve geniş kültürünün de büyük etkileri olmuştur. Bâkî, şairlik yeteneği ve şiirinin şöhreti nedeniyle daha yaşadığı dönemde 'Sultânu'ş-Şuarâ' unvanıyla taltif edilmiştir. Bu unvanla taltif edilmenin dışında yaşadığı yüzyılın son kırk yılına tartışmasız bir şekilde damgasını vurmuş, sürekli adından söz ettirmiş ve şiir tahtına oturmuştur. Edebiyat tarihi içinde böylesine önemli bir unvana sahip olan Bâkî, daha yaşadığı dönemden başlayarak günümüze kadar uzanan süreçte pek çok şairi etkilemiş ve sonradan gelen şairlerin birçoğu onu üstadı bilmişler ve şiirlerinde övgüyle anmışlardır. Bâkî ile aynı dönemi paylaşan, bu dönem şairlerini yakından tanıyan tezkireciler, onu devrinin en büyük şairi olarak görmüş ve bu fikirde birleşmişlerdir. Anadolu sahasının en büyük şairlerinden biri olması yönüyle edebiyat tarihine geçen Bâkî, kaside ve gazelde üstat sayılmıştır. Türk şiirini hızla geliştirmiş, ondan sonraki kuşaklar için ortam hazırlamış ve geniş ufuklar açmıştır. Bâkî, zekâsı ve güçlü edebi şahsiyetiyle Divan şiirini hem şekil hem de içerik bakımından mükemmelliğe ulaştırmıştır. Onun etkisi, yaşadığı devirden itibaren bugüne kadar kesintisiz bir şekilde şairler üzerinde sürmüştür. Bu çalışmamız, onun etkisinin bundan sonra da süreceğinin belgesi ve işaretidir. Bu konuda Bâkî, bir "mektep" olarak kabul görmüştür. Bu çalışmada nominal bağlamda Bâkî ile ilgili yazılan şiirler tespit edilip tasnife tabi tutulmuş ve tasnif neticesinde ortaya konan malzeme kısa yorumlarla desteklenerek bölümlere ayrılarak işlenmiştir. Söz konusu bu çalışma Bâkî'nin sadece klasik şiirde değil çağımız modern şairler üzerinde de etkisinin farklı şekillerde sürdüğünü göstermektedir. Bu çalışma ile hem klasik hem de modern şiire ait eserler taranarak Bâkî'nin klasik ve modern şairler üzerindeki etkisinin 'nominal' açıdan incelemesi ve değerlendirmesi yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Turizm pazarlaması uygulamalarında organik tarım ürünlerinin etkisi: Erzurum ili örneği
Şükran Dertli
Günümüzde tarım turizmine olan ilgi artmaktadır fakat organik tarım ürünlerinin turizm pazarlamasına etkisini ele alan yeterli yurt içi çalışma bulunmamaktadır. Bu durum konunun seçilmesinde ki en önemli etkenlerden biri olmuştur. Dolayısı ile bu tezin temel amacı Erzurum ilindeki turizm pazarlaması uygulamalarında organik tarım ürünlerinin etkisini tespit ederek literatüre katkı sağlamaktır. Bu çalışmada organik tarımın, turizm ve turizm pazarlaması arasındaki ilişkisi incelenmiştir. Ülkemizdeki ve Erzurum ilindeki turizm pazarlaması uygulamalarının organik tarım ürünlerine etkisini belirleyebilmek için organik tarım, çiftlik turizmi, tarım (agri/agro) turizmi, kırsal turizm, organik tarım ürünlerinin pazarlaması, turizm pazarlaması gibi başlıklar altında Web of Science, Scopus, Yöktez gibi veri tabanları üzerinden literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Uygulama organik tarım ile ilgili yetkili kurum, kuruluş ve kişilere, 564 tüketiciye, 27 adet tarımsal ürün satan işletmeye, 47 adet tarımsal ürün satan üreticiye ve 3 adet tarım turizm çiftliğine açık ve kapalı uçlu sorulardan oluşan karma yöntem çalışması ile yapılmıştır. Araştırmada; telefon, e-posta, yüz yüze görüşme, gözlem ve anket yöntemi kullanılmıştır. Anket formu Google formlara yüklenip linkin internet ortamına aktarılması ile uygulama gerçekleştirilmiştir. Literatürde yer alan çalışmaların incelemesi ve araştırma sonuçları IBM SPSS Statistics 25.0 paket programında analiz edilerek raporlaştırılmıştır. Elde edilen veriler ile bibliyometri, betimsel ve içerik analizleri, güvenilirlik, faktör, frekans, yüzde, tek örneklem ve bağımsız örneklem t testleri, homojenlik, tek yönlü varyans, post-hoc, basit korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak literatürde tarım (agro/agri) turizmi ve turizm pazarlaması uygulamalarının organik tarım ürünlerine etkisi ile ilgili yeterli çalışmanın yapılmadığı, organik tarım ürünlerin turizm pazarlaması uygulamalarında ise Erzurum'un üretim, tanıtım, pazarlama ve markalaşma noktalarında desteğe ihtiyaç duyduğu, aynı zamanda tarım, turizm, kış ve gastronomi turizminin entegre edilmesi konusunda da eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Literatüre ve uygulamaya yönelik elde edilen bulgular sonuç ve öneri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kara kuşburnu (Rosa pimpinellifolia L.) ilave edilen siyah çayın bazı biyoaktif bileşenlerinin belirlenmesi
Zeynep Demir
Bu çalışma kapsamında Bayburt ilinde doğal olarak bulunan kara kuşburnu (Rosa pimpinellifolia L.) meyvesi kurutularak siyah çaya eklenmiştir. Sıcak ve soğuk infüzyon yöntemleri ile sade kara kuşburnu çayı, sade siyah çay ve meyve ilave edilmiş siyah çay örnekleri hazırlanmıştır. Sonra elde edilen çay örneklerinin antioksidan özellikleri ve toplam flavonoid, toplam monomerik antosiyanin, askorbik asit, malik asit ile glukoz içerikleri belirlenmiştir. Ayrıca toplam fenolik madde miktarı, LC-MS/MS cihazıyla fenolik bileşen profili ve bazı fizikokimyasal özellikleri belirlenmiştir. İlaveten çay örnekleri duyusal analize tabi tutulmuştur. Sonuçlara göre siyah çay, kara kuşburnu meyve çayı, meyveli çay örnekleri ve soğuk infüzyon metodunun L*, a* ve b* değerleri üzerinde çok önemli (p<0,01); siyah çay, kara kuşburnu meyve çayı, meyveli çay örnekleri ve sıcak infüzyon metodunun ise L* değeri üzerinde önemli (p<0,05), a* ve b* değerleri üzerinde ise çok önemli (p<0,01) etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Buna ilaveten siyah çay, kara kuşburnu meyve çayı, meyveli çay örnekleri ve infüzyon şeklinin C vitamini, malik asit ve glukoz, toplam fenolik madde, CUPRAC ve FRAP değerleri, toplam monomerik antosiyanin ve toplam flavonoid miktarları üzerinde çok önemli etkiye sahip olduğu, fenolik asit bileşenleri konsantrasyonu üzerinde ise klorojenik asit hariç çok önemli etkiye sahip olduğu belirlenmiştir (p<0,01). Sonuç olarak siyah çaya kara kuşburnu ilave edilmesi ile elde edilen yeni çay örneklerinin antioksidan kapasite, toplam fenolik madde, toplam antosiyanin, toplam flavonoid ve fenolik bileşen profili açısından zenginleşerek faydalı alternatif bir içecek olduğu düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Tarımsal işletmelerde yeşil yönetim uygulamaları: Nitel bir araştırma
Yavuz Gezer
Tarımda "yeşil yönetim uygulamaları" işletmelerin fizibilite çalışmalarından başlayarak tarımsal ürün pazarlama faaliyetlerine kadar tüm organizasyonlarında başta insan sağlığı ve diğer canlılar olmak üzere çevrenin ekolojik dengesinin korunması odaklı işletme faaliyetlerini planlayıp uygulamasını içermektedir. Yeşil yönetim anlayışı, doğal çevrenin korunması ile ekonomik büyüme olgusunun sürdürülebilir olarak uzun soluklu ve birlikte yürütülmesi esasını ifade etmektedir. Tarımsal işletmeler üretimlerini artırmak ve birim oranda elde edilen verimi maksimum seviyeye çıkarmak için çeşitli kimyasal ilaçlar kullanmaktadır. Bu kimyasal ilaçlar başta insan sağlığı ve diğer canlı türleri olmak üzere bitki örtüsü, çevre kirliliği, atmosfer kirliliği, su kaynaklarının kirliliği, doğal dengenin bozulması ve iklim değişiklikleri gibi olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Günümüzde Dünya'da ve Türkiye'de tarımsal üretim faaliyetlerde bulunurken çevreyi korunmanın da üretilen ürünler kadar hayati önemde olduğunun farkına gereği kadar varılamamıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye'de tarımda yeşil yönetim uygulamalarını analiz etmek tarımsal üretimden kaynaklı çevre tahribatlarına önleyici çözüm önerileri sunmaktır. Çalışma Türkiye'de faaliyet gösteren 50 tarım işletmesi ile gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemleriyle işletmelerin kurumsal web sitelerinden veriler toplanmış, toplanan veriler tablolar ışığında analiz edilmiş ve uygulamaların yeterli düzeyde olmadıkları görülmüştür. Bu alandaki devlet teşvik ve desteklerinin de önemli olduğu görülmektedir. Buna karşılık yeşil yönetim uygulamalarını uygulayan işletmelerin, çevrenin, ekolojik dengenin korunmasına katkılar sağladığı, toplumsal sorumluluk bilinci geliştirdiği ve iktisadi başarılarının arttığı görülmüştür. Ayrıca yeşil yönetim uygulamaları işletmelerin sürdürülebilir üretimini ve prestijini arttırdığı, çalışanlarının verimi üzerinde de olumlu yansımalarının olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın, yeşil yönetim uygulamalarında işletmelerin karşılaştıkları sorunları görmesi açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Mevcut olan tarımsal üretim kaynaklı çevresel sorunlara değinilerek elde edilen sonuçların verileri üzerinden geliştirilen çözüm önerilerinin sektörel bazda yol gösterici olması beklenmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Tarımsal işletmelerin sosyal-ekonomik sorunları ve çözüm önerileri: Bayburt ili örneği
Emrah Özel
Emek, sermaye, doğa ve bilgi gibi unsurları olan üretim fonksiyonunun bir diğer temel unsuru da girişimcidir. Ülkelerin ve toplumların gelişmesinde girişimcilik ruhu, her dönemde ve her alanda önemli bir yere sahip olmuştur. Herakleitos'un "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." yaklaşımından hareketle girişimciliğin, değişimin ve yeniliğin temel unsurlarından biri olduğu anlaşılmaktadır. Girişimciliğin en önemli özelliği, sürecin devrimsel bir boyuta sahip olmasıdır. Girişimciliğin, sektörler arasında artan önemi, tarımın da bir ekonomik sektör olmasına, değişime ve dönüşüme en çok tarım sektöründe gereksinim duyulmasına rağmen tarımsal girişim ve girişimciliğin üzerinde yeterince durulmadığı görülmektedir. Bununla birlikte tarımsal işletmeler, ülkelerin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişiminde önemli role sahip girişimlerdir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Bayburt ilinde faaliyet gösteren tarımsal işletmelerin sosyal ve ekonomik sorunlarını ele alarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Çalışma, 27 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde tarımsal işletmelerin karşılaştıkları sorunlara yönelik araştırmacı tarafından oluşturulan açık uçlu soru formu tarımsal işletmelerdeki katılımcılara uygulanmıştır. Araştırma sonucunda tarımsal işletmelerin sosyal-ekonomik sorunları arasında tarımda kullanılan girdi maliyetlerinde yaşanan fiyat dengesizliği ve devlet tarafından sağlanan desteklerin yetersizliği ön plana çıkmaktadır. Ayrıca işletmelerin pazarlama faaliyetlerine ve Ar-Ge çalışmalarına bakış açısı sorgulanarak tarımsal alanda bu tür yatırımlara önem verilmediği anlaşılmıştır. İşletmelerin bilimsel yöntemler kullanarak bilinçli üretime yönelmeleri, pazarlama karması elemanları dikkate alınarak Ar-Ge yatırımlarına gerekli önemin verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Araştırma, girişimcilik kavramının tarım ile ilişkisini inceleyip, tarımsal girişimcilerin, girişimcilik atılımında karşılaştıkları sorunları görmeleri açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Mevcut sorunlara değinilerek engellerin tespit edilmesinin ve elde edilen sonuçlar üzerinden geliştirilen önerilerin, sektörde faaliyet gösteren tarımsal işletmelere ışık tutması beklenmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Hz. Âişe'nin aile hukuku alanındaki içtihatlarının Hanefî mezhebine yansımaları
Ömer Öztürk
Hz. Âişe (r. anha), Hz. Peygamber (s.a.s.)'in yanında yetişmiş, dini konuların pek çok alanında temayüz etmiş ve edindiği bu bilgileri sonraki nesillere aktarmada önemli bir rol üstlenmiş kadın sahabîlerdendir. Sahabe neslinin önemli fakihlerinden birisi olan Hz. Âişe, farklı alanlarda birçok ilmi kendisinde toplayan bir müçtehidedir. Fıkha olan vukûfiyetinden dolayı fakihlerin görüşüne sık sık başvurduğu önemli şahsiyetlerden biri olmuştur. Hz. Âişe kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplarla ve ortaya koyduğu fıkhî görüşleri ile yaşadığı zamandaki birçok meseleye ışık tuttuğu gibi sonraki dönemlerde de ortaya çıkan pek çok fıkhî konuda mezhep imamlarının başvurduğu bir kaynak olmuştur. Bu tezde Hz. Âişe'nin aile hukuku alanındaki içtihatları tespit edilerek bu içtihatların Hanefî mezhebindeki etkileri incelenmiştir. Bu etkiyi tespit edebilmek için Mâlikî Şafiî ve Hanbelî mezheplerinin görüşlerine de konuyla alakalı boyutuyla kısaca yer verilmiştir. Tezimiz bir giriş üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Hz. Âişe'nin nikâhla ilgili içtihatları ikinci bölümünde talak ile ilgili içtihatları üçüncü bölümde ise aile hukukuyla alakalı diğer içtihatları ele alınarak Hanefî mezhebi temelinde diğer üç fıkhî mezhebe yansıması incelenmiştir. Sonuç bölümünde Hanefî mezhebi Hz. Âişe'nin konuyla alakalı görüşlerini dikkate aldığı gibi pek çok konuda farklı düşündüğü sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Bayburt ili örneği)
Abdullah Duman
İnsan hayatında önemli bir yer tutan ve yaşamın hemen hemen her evresinde karşılaştığımız spor kavramına yönelik, çeşitli aracılar vasıtasıyla birtakım tutumlar sergileyebiliyoruz. Bu evreler içerisinde olan eğitim ve öğretim ortamında sporun görünen yüzü olarak karşımıza öğretmenler çıkmaktadır. Öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının, öğrencilerin spora bakışlarının olumlu ya da olumsuz yönde gelişmesi açısından bir etki ortaya çıkaracağı söylenebilir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Bayburt ilinde görev yapan öğretmenlerin spora yönelik tutumlarının yaş, cinsiyet, görev yılı, medeni durum, okul tipi, okulun bulunduğu yer, branş, spor yapma ve aktif spor yapma değişkenlerine göre incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Bayburt ilinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı kişisel bilgi formu ve anket formudur. Çalışmamızda 2021 yılında Bayburt ilinde görev yapan 249 öğretmenin spora yönelik tutumu üzerinde çalışılmıştır. Bu bağlamda spora yönelik tutumu ölçmek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen "spora yönelik tutum ölçeği" kullanılmıştır. Bu bağlamda elde edilen veriler IBM SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 26 programında yer alan "bağımsız örneklem t-testi, one-way anova, post-hoc testleri, Pearson korelasyon analizi" sonuçlarına göre raporlandırıldı. Çalışma sonucunda; cinsiyet değişkenine göre erkek katılımcıların, yaş değişkenine göre 30 yaş altı katılımcıların, medeni durum değişkenine göre bekar katılımcılarım spora yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Aktif spor yapma ve spor yapma değişkenine göre spor yapan katılımcıların bariz bir şekilde spora yönelik tutumlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Görev yılı, görev yapılan okul türü ve görev yapılan okulun bulunduğu yer değişkenlerine göre çok fazla fark olmamasına rağmen 5 yıl altı çalışan, köyde ve lisede görev yapan katılımcıların spora yönelik tutumların yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Spor, tutum, öğretmen
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Erzurum ili örneği
Mehmet Fatih Işık
Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Buradan hareketle sporun ve sportmenliğin yeni yetişen neslin üzerinde ne kadar önemli olduğu, gelecekte yapılacak araştırmalara katkı sağlamanın ve daha fazla araştırma ile desteklenmesinin elzem olduğu da görülmektedir. Çalışmanın evrenini, Erzurum ilinde eğitim gören ortaokul öğrencileri, örneklem grubunu ise rastgele yöntemle seçilmiş 5. sınıf, 6. sınıf, 7. sınıf ve 8. sınıfta öğrenim gören toplam 303 gönüllü öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği (BEDSDÖ) yer almıştır. Araştırmada Kruskal Wallis, Mann Whitney u Testi ve Normallik Testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada cinsiyet değişkenine göre yapılan analiz sonucunda, alt boyutlar ve toplam puan açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Kulüp sporcusu olma durumuna göre yapılan analiz sonucunda, pozitif davranış sergileme alt boyutunda ve ölçek toplam puanında bir kulübün sporcusu olmayanlar lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir (p <0.05). Negatif davranışlardan kaçınma alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Sınıf değişkeni temel alınarak yapılan analiz sonucunda, sınıf değişkeni ile ölçek toplam puanı, pozitif davranış sergileme alt boyutu ve negatif davranıştan kaçınma alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Anne- Baba eğitim düzeyi ile okul başarı durumu değişkenleri temel alınarak yapılan analiz sonucunda ise ölçek toplam puanı, pozitif davranış sergileme alt boyutu ve negatif davranıştan kaçınma alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Okul takımında oynama değişkeni temel alınarak beden eğitimi sportmenlik davranış ölçeği alt boyutları ve toplam puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Man Whitney U testi yapılmıştır. Yapılan Man Whitney U testi sonuçlarına göre okul takımında oynama değişkeni ile pozitif davranış sergileme alt boyutunda, negatif davranıştan kaçınma alt boyutunda ve ölçek toplam puanında istatistiksel olarak anlamlı farklılaşma görülmemiştir.
