Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İbn Battûta Seyahatnâmesi'nin değerler eğitimi açısından incelenmesi

    Mücahit Yıldız

    Bu çalışmada İbn Battûta Seyahatnâmesi'ndeki değerler tespit edilmiş ve eserin değer eğitiminde kullanımı ele alınmıştır. Çalışmanın evrenini A. Sait Aykut tarafından çevirisi yapılan İbn Battûta Seyahatnâmesi'nin 1. ve 2. ciltleri oluşturur. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, problemi, amacı, önemi, gerekçesi, sınırlılıklar ve varsayımlar belirtilmiştir. Birinci bölümde ise A. Sait Aykut tarafından çevirisi yapılan İbn Battûta Seyahatnâmesi'nin 1. cildinden ve ulusal-uluslararası kaynaklardan yararlanılarak seyyah ve seyahatnâmesi tanıtılmış, seyyahın yol güzergâhları belirtilmiş, Seyahatnâme'nin önemi vurgulanmış; değer ve değerler eğitimine yönelik çalışma yapılarak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Araştırma nitel bir çalışmadır. Araştırma verileri, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan, olgu ve olaylar hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin analizini kapsayan doküman analizi yoluyla elde edilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise İbn Battûta Seyahatnâmesi değerler açısından incelenmiş, değerleri içeren ifadeler ile tutum ve davranış örnekleri tespit edilmiştir. Tespit edilen değerler yardımseverlik, cömertlik, iyilik, alçak gönüllülük, misafirperverlik, sevgi ve saygı, hoşgörü, merhamet, sabır, şükür ve dua, adalet ve doğruluk, temiz ve sağlıklı olmaya önem verme, cesaret ve estetik değerleri olarak sınıflandırılmış ve bu başlıklarda tek tek incelenmiştir. Çalışma sonunda eserde en çok yardımseverlik, cömertlik, şükür ve dua, misafirperverlik ve estetik değerlerinin yer aldığı görülmüştür. Çalışmanın sonuç bölümünde elde edilen bilgiler yorumlanmış ve İbn Battûta Seyahatnâmesi'nin değer eğitiminde kullanıma uygunluğuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Ergenlik dönemi din eğitiminde itaat ve özgürlük dengesi

    Rabia Kartal

    Din eğitimi ilk eğitim kurumu olan ailede başlamaktadır. Çocukluk döneminde kayıt, taklit ve özdeşim yoluyla gerçekleşen din eğitimi ergenlik dönemine gelindiğinde bir takım farklılıklar gözlenmektedir. Ergenlik dönemi hızlı fizyolojik gelişimlerin getirdiği psikolojik değişimlerle birlikte gençlerin din eğitiminde farklı ihtiyaçlar doğurmaktadır. Çocukluk döneminde ebeveynlerine kayıtsız itaat eden birey ergenlik döneminde baş kaldırmaya, sorgulamaya ve eleştirmeye başlayarak entelektüel bir çaba içerisine girebilmektedir. Ebeveynlerde çocuklarının otoritesinden kurtulmaya çalışma ve bağımsız davranma istemini kabullenmekte zorlanabilmektedir. Bu nedenle din eğitim verirken itaat ve özgürlük arasındaki dengeyi sağlamakta zorlanabilmektedirler. Çalışmamızın amacı ebeveynlerin ergen çocuklarının din eğitimlerinde itaat ve özgürlük dengesini sağlamalarına yardımcı olmaktır. Etkili ve verimli bir din eğitimi için bu dengenin gözetilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden kaynak tarama kullanılmıştır. Konuyla ve temel kavramlarla ilgili literatür taraması yapılarak veriler ortaya konulmuştur. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde itaat ve özgürlük dengesinde ortaya çıkan temel kavramlara yer verilmiştir. İkinci bölümde itaat ve özgürlük dengesi bağlamında ergenlik dönemi özellikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ergenlik dönemi ailede din eğitiminde itaat ve özgürlük dengesi araştırılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda ergenlik döneminde ebeveynlerin din eğitiminde gencin gelişim özellikleri göz önünde bulundurularak itaat özgürlük dengesi sağlanması gerektiği yargısına varılmıştır. Bu çalışmada ergenlik dönemindeki gençler için ebeveynlere ve eğitimcilere din eğitiminde itaat ve özgürlük dengesi kurmada rehberlik edecek bir takım ilkeler öne çıkarılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Kişilik bütünlüğü sağlamada din eğitiminde bütüncül dünya görüşünün rolü

    Ayşenur Kandil

    İnsanlar yaşamları boyunca kişilik gelişimlerini tamamlamaya çalışırlar. Bireylerin kişilik gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için kendilerini bütünlük içerisinde tanımaları önemlidir. Bu çok yönlü bakış açısını kazanmaları için bütüncül dünya görüşü bireylere yol gösterebilir. Bütüncül dünya görüşü, bireyin çok yönlü varoluşunu gerçekleştirme çabasına denir. İnsan bütüncül dünya görüşü ile kişiliğini oluşturduğunda tüm yönlerini geliştirebilecektir. Bu araştırma ile kişilik gelişimine bütüncül dünya görüşünün katkısı ortaya konmuştur. Bu çalışma kişilik gelişimine bütüncül dünya görüşünün etkisi üzerine yapılmış nitel bir araştırmadır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişilik kavramının tanımı yapılarak, kişilik kavramı ile ilgili kelimeler açıklanmıştır. İkinci bölümde, kişilik gelişimine etki eden unsurlardan kalıtım ve bedensel özellikler, aile, öğretmen, okul, çevre, özdeşim kurulan insanlar, özdenetim üzerine açıklamalarda bulunulmuştur. Üçüncü bölümde ise, bütüncül dünya görüşü etrafında şekillenen kişilik boyutları olarak alınan bilgi, insan, duygu, düşünce, davranış, zaman, ahlak, beden, toplumsal, ibadet, estetik ve sosyal rol bütünlüğü üzerine yapılan araştırmalar sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İlkokul öğrencilerine yönelik çocuk kitaplarının incelenmesi

    Murat Vahdettin Karaköse

    Bu araştırmada 6-10 yaş düzeyi çocuk kitaplarının çocuk edebiyatı nitelikleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından uzman görüşleri doğrultusunda "Çocuk kitapları iç yapı ve dış yapı özellikleri formu" ile "Çocuk kitapları resim-metin ilişki formu" hazırlanmıştır. Çocuk kitapları için toplanan veriler frekans ve yüzde tabloları şeklinde sunulmuştur. Veri analizi yapılırken betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; kitapların bir kısmının çocuk edebiyatı iç yapı ve dış yapı özelliklerini yeterli düzeyde taşımadığı tespit edilmiştir. İncelenen kitapların bazılarının kitap kapağı, kâğıt kalitesi, yazı puntosu, satır uzunlukları, karakterlerin fiziksel, kişilik ve ruhsal özelliklerinin açıklayıcı olması bakımından yetersiz olduğu, farklı ya da millî kültür değerlerine yer vermediği, çoğu kitabın yazım ve imlâ kurallarına dikkat etmediği, kullanımı yaygın yabancı kelimelere kitap içerisinde yer verildiği görülmüştür. Resim ve metin ilişkisi bakımından incelendiğinde çocuk kitaplarındaki resim metin oranının kısmen uygun olduğu, resimlerin zaman ve mekân ilişkisinin düşük olduğu, çoğu kitapta resimlerin aynı sayfadaki metinle ilişkisinin olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk kitapları, iç yapı, dış yapı, resim-metin ilişkisi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Tek Parti Dönemi maarif/ milli eğitim şûralarında ilkokul programları (1920-1949)

    Nefise Hicret Aygül

    Bu araştırma, Tek Partili dönemde Maarif/ Milli Eğitim Şûralarında ilkokul programlarının amaç boyutunda ele alınan kararlarını incelemek için hazırlanmıştır. Araştırmada "Türk Milli Eğitimi'nin temellerinin atıldığı Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi döneminde ve Tek Parti döneminde Maarif/Milli Eğitim Şûralarında ilkokul programlarının amaç boyutuna ilişkin alınan kararlar nelerdir?" sorusuna cevap aranmıştır. İlkokul Programlarının amaç boyutunu belirlemek için 1921 Maarif Kongresi İlkokul Programı, 1939 Birinci Maarif Şûrası İlkokul Programı, 1943 İkinci Maarif Şûrası İlkokul Programı, 1946 Üçüncü Milli Eğitim Şûrası İlkokul Programı ve 1949 Dördüncü Milli Eğitim Şûrası İlkokul Programı analiz edilmiştir. Tarama modeli ile desenlenen araştırma nitel bir araştırma özelliği göstermektedir. Araştırmada veriler doküman incelemesi tekniğiyle toplanmıştır. Araştırmada öncelikle 1921 Maarif Kongresi ile ilgili dokümanlar incelenmiş İlköğretim Programı ile ilgili alınan kararlar aktarılmıştır. Daha sonra Tek Parti döneminde toplanan Maarif/ Milli Eğitim Şûraları incelenmiş ve İlkokul Programı dâhilinde alınan kararlar aktarılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan içerik analizi sonucunda; Maarif Kongresi, Birinci ve İkinci Maarif Şûraları ve Üçüncü ve Dördüncü Milli Eğitim Şûralarında yer alan ilkokul programlarının amaçlarına ilişkin ifadeler; "Bireysel", "Toplumsal Yaşam", "Vatanseverlik", "Tarih ve Kültür", "Ekonomi ve Kalkınma", "Vatandaşlık" ve "Doğal ve Fiziki Çevre" olmak üzere yedi kategori altında toplanmıştır. Bu yedi kategoriyle ilgili ifadelerin sırasıyla en çok Dördüncü Milli Eğitim Şûrasında (62), ikinci olarak İkinci Maarif Şûrasında (25), üçüncü olarak Birinci Maarif Şûrasında (12), dördüncü olarak Maarif Kongresinde (4) ve son olarak Üçüncü Milli Eğitim Şûrası (3) yer aldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İlkokul programı, şûra, eğitim.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türkiye Cumhuriyeti kalkınma planlarında rehberlik hizmetleri (1963-2023)

    Songül Gürbüz

    Bu araştırmada, "Türkiye Cumhuriyeti'nin 1960'lı yılların hemen başında geçtiği Planlı Kalkınma Döneminden Cumhuriyet'in 100. yılına kadar geçen süreçte Türk Milli Eğitim Sistemi'nin önemli bir bölümünü oluşturan Rehberlik Hizmetlerinin amaç boyutuna ilişkin kalkınma planlarında alınan kararlar nelerdir?" sorusuna cevap aranmaya çalışılmıştır. Rehberlik Hizmetlerinin amaç boyutunu belirlemek için 1963 yılından başlayıp 2023 yılını da kapsayacak şekilde hazırlanan toplam on bir kalkınma planı analiz edilmiştir. Araştırma, bir tarama modelidir ve nitel araştırma özelliği göstermektedir. Araştırmada elde edilen veriler, doküman incelemesi tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada, veri kaynağı olarak beş yıllık kalkınma planları dokümanlarından yararlanılmıştır ve verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. 1963 yılından başlayıp 2023 yılını da kapsayacak şekilde hazırlanan toplam on bir kalkınma planı üzerinde yapılan analizler sonucunda, kalkınma planlarında Rehberlik Hizmetlerinin amaç boyutuna ilişkin ifadeler; "Eğitim", "Ekonomi ve Toplumsal Kalkınma" ve "Sosyal Hizmetler" olmak üzere 3 kategoriye ayrılmıştır. Bu üç kategoriyle ilgili ifadeler sırasıyla en çok "Eğitim" kategorisinde (20), "Ekonomi ve Toplumsal Kalkınma" kategorisinde (19) ve "Sosyal Hizmetler" kategorisinde (19) yer aldığı görülmüştür. Bu durum, her 3 kategorinin de kalkınma planlarında neredeyse eşit derecede vurgulandığını göstermiştir. Araştırma sonunda ulaşılan sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Volkanik tüf atıklarından silika aerojel sentezi ve yüksek termal yalıtım özellikleri için alçı esaslı kompozitlerde değerlendirilmesi

    Baraka Cıza

    İnşaat sektörü, en çok enerji tüketen ilk üç sektörden biridir. Yapı sektörü tarafından tüketilen enerjinin büyük bir kısmı (%51) ısıtma ve soğutma amaçlıdır. Yüksek enerji tüketimine yol açan, bu toplam enerjinin yaklaşık %70'inin bina zarfında kaybolmasıdır. Bu nedenle yapı sektörünün enerji tüketimini ve nispi karbondioksit emisyonunu azaltmak amacıyla inşaat sektörü, yüksek ısı yalıtım özelliklerine sahip yapı malzemeleri üretimi ile ilgili araştırmalara ilgi duymuştur. Bu kapsamda, mevcut çalışmada uygun fiyatlı Silika Aerojel, sol-jel yöntemi ve ortam basınçlı kurutma kullanılarak volkanik tüf atıklarından sentezlenmiştir. Sentezlenmiş Silika Aerojel tozunun yapısal ve morfolojik özellikleri XRD ve BET analizleri kullanılarak incelenmiştir. Silika Aerojel alçı esaslı kompozitlerin mekanik, fiziksel ve ısıl iletkenlik özellikleri uygun standartlara göre belirlenmiştir. Bu çalışma sonucunda, istenen özelliklere sahip Silika Aerojelin, sol-jel yöntemi ve ortam sıcaklığında kurutma kullanılarak volkanik tüf atıklarından başarıyla sentezlenebileceği tespit edilmiştir. Bu çalışma sonucunda, istenen özelliklere sahip Silika Aerojelin, sol-jel yöntemi ve ortam sıcaklığında kurutma kullanılarak volkanik tüf atıklarından başarıyla sentezlenebileceği tespit edilmiştir. Sentezlenen Silika Aerojelin, 662,9876 m2/g BET yüzey alanına ve 0,9096 cm3/g toplam gözenek hacmine sahip olduğu belirlendi. Ayrıca, sentezlenmiş Silika Aerojel tozunun sıvaya (hacimce %50) katılmasının, 0,76 g/cm3 kadar düşük bir yoğunluğa, 0,069 W/mK kadar düşük bir ısıl iletkenlik değerine ve 1,22 MPa'lık bir basınç dayanımı değerine sahip kompozitler ile sonuçlandığı bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Yanıt yüzey metodolojisi optimizasyon stratejisi kullanılarak Lactobacillus senmaizukei biyokatalizörü ile asetofenon türevlerinin asimetrik indirgenmesi

    Nida Sezin Çolak

    Ketonların biyokatalizörler ile asimetrik indirgenmesi kiral organik moleküllerin sentezinde temel bir prosestir. Prokiral ketonların asimetrik indirgenmesi ile elde edilen kiral sekonder alkoller zirai kimya, ilaç sanayi, tatlandırıcı sentezi, doğal ürünlerin sentezlenmesi gibi çeşitli alanlarda önemli kiral yapı taşları olarak kullanılmaktadırlar. Tüm hücre biyokatalizör ile yapılan uygulamalar, esas olarak biyokatalizörün kültür parametrelerinden etkilenen enantiyomerik açıdan zengin kiral sekonder alkolleri elde etmek için prokiral ketonların biyokatalitik olarak indirgenmesi ile sağlanılan yöntemlerden biridir. Bu çalışmada, model substrat asetofenonun asimetrik indirgenmesi için güvenli bir Laktik Asit Bakterisi (LAB) olarak tüm hücre Lactobacillus senmaizukei biyokatalizörü kullanılmıştır ve en yüksek dönüşüm ve enantiyomerik aşırılığı elde etmek için sıcaklık, pH, inkübasyon süresi ve çalkalama hızı gibi kültür parametrelerini optimize etmek için Yanıt Yüzey Metodolojisi (RSM) uygulaması kullanılmıştır. Asetofenonun asimetrik indirgenmesi, kültür parametrelerinin doğrusal ve kuadratik etkilerinden önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu bulgular, biyo-indirgeme reaksiyonları için kültür parametrelerinin rolünü ve ayrıca bu parametreleri optimize etmek için RSM tekniğinin etkinliğini göstermek açısından önemlidir. RSM ile elde edilen optimize şartlar altında çeşitli prokiral ketonların asimetrik indirgenmesi gerçekleştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Bayburt ili ekolojik koşullarında yetiştirilen tarhun (Artemisia dracunculus L.) genotiplerinin verim ve verim unsurları ile kalite özelliklerinin belirlenmesi

    Özlem Göktaş

    Tıbbi ve aromatik bitkiler insan hayatında önemli yer tutmaktadır. Birden fazla endüstri alanında farklı amaçlarla kullanılıyor olması tıbbi ve aromatik bitkilere olan talebi artırmaktadır. Özellikle de gıda ürünlerinin raf ömrünün uzatılması için koruyucu katkıların yerini almaları bu bitkileri daha önemli yapmaktadır. Bu tez çalışmasında Bayburt ili ekolojik koşullarında yetiştirilen tarhun (Artemisia dracunculus L.) genotiplerinin verim ve verim unsurları ile kalite özelliklerini belirlemek amacıyla altı farklı lokasyondan temin edilen genotipler, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak 2018 ve 2019 yılları olmak üzere iki yıl yetiştirilerek gelişim ve verim değerleri gözlemlenmiştir. Hasat olgunluğuna gelen genotiplere ait verim ve kalite özellikleri belirlenerek elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda yıllar ortalamasına ait verilerde en uzun bitki boyu 41.90 cm ile Mersin genotipine, en yüksek yeşil herba verimi (275.41 kg/da), yeşil yaprak verimi (208.97 kg/da), yeşil yaprak oranı (%75.09), drog herba verimi (99.89 kg/da), drog herba oranı (%44.00), drog yaprak verimi (72.48 kg/da) Bayburt Merkez genotipinde belirlenmiştir. En yüksek yeşil sap verimi (45.62 kg/da) ve drog sap verimi (22.63 kg/da) Bayburt Yedigözeler 2 genotipinden elde edilmiştir. Drog yaprak oranında (%70.39) en yüksek verim ortalaması ise Bayburt Uğurgeldi genotipinden elde edilirken, en yüksek yeşil sap oranı (%30.76) ve drog sap oranı (%30.78) İzmir genotipinde belirlenmiştir. Tarhun bitkisinin sabit yağ oranı değerlerinin %5.390±0.850-%7.022±0.781 arasında olduğu belirlenmiştir. En düşük değer Bayburt merkez genotipinde, , en yüksek yağ oranı ise Uğurgeldi genotipinde belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Halter ve boks sporcularının egzersiz bağımlılığı ve egzersizde davranışsal düzenlemeleri ile madde bağımlılığı farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Ömer Faruk Aksoy

    Fiziksel aktivitelerin belirli bir düzen ve sıklık dâhilinde gerçekleştirilmesi egzersiz olarak tanımlanmaktadır. Egzersiz yapmanın en temel amacı hareketsiz bir yaşamdan uzaklaşıp muhtemel hastalıkları önlemesi ve yavaşlatmasıyla birlikte ideal sağlık parametrelerine sahip olmaktır. Egzersizin sağladığı fizyolojik kazanımların yanı sıra psikolojik ve sosyolojik faydalar da vardır. Bu bağlamda tez çalışmasının amacını halter ve boks sporcularının egzersiz bağımlılığı ve egzersizde davranışsal düzenlemeleri ile madde bağımlılığı farkındalıkları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve bu verilerin demografik değişkenler açısından incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma grubunu 333 katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği", "Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2" ve "Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Pearson Korelasyon Analizi, One-Way ANOVA ve t-Testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yaş, spor yaşı ve kişisel gelir değişkenleri ile Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin alt boyutları arasında ilişkiye, milli sporculuk durumu ve herhangi bir maddeye bağımlılık durumu değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Aile geliri ve haftalık antrenman saati değişkeni ile Egzersiz Bağımlılığı Ölçeğinin alt boyutları arasında ilişkiye, cinsiyet, branş, medeni durum, algılanan gelir düzeyi değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Kişisel gelir ve haftalık antrenman saati değişkenleri ile Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2'nin alt boyutları arasında ilişkiye, cinsiyet, eğitim durumu, yaşanılan yer ve algılanan gelir düzeyi değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Yaş ve aile geliri değişkenleri ile Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2'nin alt boyutları arasında ilişkiye, branş, medeni durum, milli sporculuk durumu ve evde yaşanılan bireyler değişkenleri ile ölçek alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Cinsiyet, milli sporculuk durumu, çevrede bağımlılık yapıcı madde kullanmış veya kullanan bir tanıdık olma durumu, yaş, eğitim durumu, algılanan gelir düzeyi, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenleri ile Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeğinin alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Yaşanılan yer, anne ve baba durumu, branş, bağımlılık ile ilgili herhangi bir etkinliğe katılma durumu, bağımlılık yapıcı madde kullanma durumu ve herhangi bir maddeye bağımlılık durumu değişkenleri ile Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeğinin alt boyutları arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği toplam puanı ile Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği toplam puanı ve Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği-2 toplam puanı arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p<0,05).

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Atık cam tozu agregası kullanılarak üretilen reaktif pudra betonların fiziksel ve mekanik özelliklerine grafen oksitin etkisi

    Serdar Arslan

    Bu çalışmada, 3 nm kalınlığında nano grafen oksitin (nGO) Reaktif Pudra Beton (RPB) üzerinde etkisi ve nGO katkılı atık cam tozunun RPB içerisinde agrega olarak kullanılması incelenmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde geleneksel RPB kompozit matrisinin yapısına kütlece %0,035, %0,07, %0,14, %0,21, %0,35 ve %0,70 oranında nano grafen oksit eklenerek RPB'nin gelişimi planlanmıştır. Diğer parametreler sabit tutulup numuneler üzerinde basınç ve eğilme dayanımı, kılcal su emme, su emme, ultrases geçiş hızı, hızlı klorür geçirimliliği ve aşınma deneyleri yapılmıştır. Üretimde su/bağlayıcı oranı 0,16 olacak şekilde sabit tutulmuştur. Hazırlanan numunelerde 50 MPa ön sıkıştırma ve 2 gün 90±5°C etüv kürü uygulanmıştır. RPB'de çimento yerine kütlece %0,14 grafen oksitle güçlendirilmiş betonun, geleneksel Reaktif Pudra Betonla karşılaştırıldığında basınç mukavemetinde %24 artış, eğilme mukavemetinde %103 artış ve su geçirgenliğinde %80'lik bir azalma olduğunu göstermiştir. Büyük yüzey alanına sahip nGO'nun geleneksel RPB içerisinde sadece %0,14 oranında kullanılması ile birlikte betonun mekanik özellikleri üzerinde, özellikle eğilme dayanımının iyileştirilmesinde önemli etki sağladığı görülmüştür. Çalışmanın ikinci bölümünde ise RPB'de %0,14 nGO kullanılmasıyla karışımında optimum sonuçları veren RPBG0,14 karışımı referans numune olarak alınıp agrega yapısındaki kuvars kumu (KK) azaltılarak yerine kademeli olarak ağırlıkça %10, %20, %30, %40, %50 oranlarında atık cam tozu (ACT) kullanılmıştır. Yapılan deneylerde; %30 oranında ACT kullanılmasıyla basınç dayanımında %8, eğilme dayanımında %17 artış olduğunu ve su geçirgenliğinde ise %9 azalma olduğunu göstermiştir. ACT'nin RPB matrisininde kullanılabileceği ve %30 oranında ACT kullanılmasıyla dayanım-durabilite özelliklerinden kayıp vermeden çevreye duyarlı, daha ekonomik bir malzeme üretilebileceği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Reaktif pudra beton, nano grafen oksit, kuvars kumu, atık cam tozu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Ergenlerin olumsuz otomatik düşüncelerinin, yaşam doyumlarına etkisinin incelenmesi

    Emine Ecem Cansever

    Bireyler gündelik yaşam içerisinde ebeveyn ve arkadaşları ile çeşitli sebeplerden dolayı kişilerarası sıkıntılar yaşayabilmekte ve ortaya çıkan çatışma durumlarından olumsuz etkilenebilmektedirler. Bireylerin yaşam doyumu düzeyleri ise ortalama bir değere sahiptir. Diğer bir ifadeyle bireylerin sahip oldukları hayattan ötürü memnuniyetsizlik duymadıkları fakat bu hayatın tam anlamıyla istedikleri hayat olmadığı düşüncesi hâkimdir. Bu araştırma ergenlerin olumsuz otomatik düşüncelerinin yaşam doyumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma betimsel nitelikte ilişkisel tarama desenidir. Araştırmanın örneklemi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir ilde ki lise okullarından rastgele seçilen 1066 kız, 661 erkek toplam 1727 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgiler Formu, Çok boyutlu Öğrenci Yaşam Doyumu ve Olumsuz Otomatik Düşünceler Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımlı ve bağımsız değişkenler dikkate alınarak, bilgisayar ortamında SPSS 22. 0 (Statistical package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada yaş, cinsiyet, gelir, medeni durum, eğitim, kişisel özellikler, din, sosyal etkileşim ve sosyal destek gibi etkenlerin yaşam doyumu ile ilgili olduğu saptanmıştır. Bu etkenler ergeni yaşam kalitesi, mutluluk moral değişikliği açısından etkilemektedir. Otomatik düşünceler ile cinsiyet, okul türü, başarı, arkadaş, güven ve aile içi şiddet değişkenleri açısından anlamlı farklılık görülürken; sınıf düzeyi, kardeş sayısı, anne/baba eğitim düzeyi, birliktelik ve gelir düzeyi değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    The critical edition of the book named al-Matlub Sharh al-Maksud for Ibnu'l-Hâc Muhammed b. Hâc Ahmed el-Farazî

    Osman Ziyrek

    This thesis is an edition critique of his work named "Matlûb book", which is one of the commentaries of "Maksûd", which is one of the most important ancient works of the science of consumption. The belonging of the book to Ibnu'l-Haj as the author has been determined thanks to this study. The number of manuscript copies of the work in Turkish libraries is over 150. In addition, the amount of printed copies of the Ottoman period that can be determined is 9. These figures, which stand out during the work, are a proof of the interest of the work in the minds of madrasahs and professors. In this study, by reviewing over one hundred and fifty manuscripts, maximum effort has been made so that the work can reach the closest possible text from the author's pen. In order for the reader to easily understand the text, footnotes are given where necessary to clarify the subject. The selection of copies was made on the basis of the criteria specified in the ISAM Investigation Principles, and thanks to these eliminations, the study was reduced to three copies. The content of the work chosen for the study, its volumetric size, and the copying errors in the copies created serious difficulties during the study. Copying errors have been tried to be eliminated by making use of available resources. However, the content and size of the work led to a prolongation of the time allocated for the study. In the study, it was tried to give priority to the use of the basic sources specified in the ISAM editorial principles. On the other hand, the manuscript copies of the resources that cannot be printed in the libraries were used, and the library and other information were given in the bibliography.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumlarında demografik, kişisel ve çevresel değişkenlerin incelenmesi

    Gülsüm Çelik İskenderoğlu

    Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumlarında demografik, kişisel ve çevresel değişkenlerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda üniversite öğrencilerinin demografik ve kişisel bazı bilgileri, sosyal damgalanma ve kendini damgalama algıları, erken dönem uyumsuz şemaları ile psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlar incelenmiştir. İlişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumları cinsiyet, medeni durum, daha önce psikolojik yardım alma durumu, ihtiyaç halinde yardım alma düşüncesi ve daha önce travmatik bir yaşantıya sahip olma durumu değişkenlerinin analizinde bağımsız gruplar t testi ve yaş grubu, sınıf düzeyi, fakülte türü, sosyoekonomik düzey, yardım alınan uzman türü ve yardım alma deneyimi gibi değişkenlerin analizinde ise tek yönlü varyans analizi (anova) kullanılmış olup üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumları ile sosyal damgalanma, kendini damgalama ve erken dönem uyumsuz şemaları arasındaki ilişki de korelasyon analizi, bu değişkenlerin psikolojik yardım alma tutumuna etkisi ise regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın evreni üniversite öğrencileri olup örneklem grubunu RTEÜ'de öğrenim gören 525 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği Kısa Formu, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Sosyal Damgalanma Ölçeği, Psikolojik Yardım Aramada Kendini Damgalama Ölçeği, Young Şema Ölçeği Kısa Form-3 ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmaktadır. Psikolojik yardım alma tutumları ile medeni durum ve daha önce yardım alınan uzman türüne göre arasında anlamlı fark olmadığı; cinsiyet, yaş grubu, sınıf düzeyleri, fakülte türü, daha önce psikolojik yardım alma deneyimleri ve ihtiyaç halinde psikolojik yardım alma düşüncesi değişkenleri ile psikolojik yardım alma tutumu arasında anlamlı fark saptanmıştır. Üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım alma tutumu ile psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma, kendini damgalama algıları ve erken dönem uyumsuz şemaları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik yardım alma nedeniyle sosyal damgalanma, psikolojik yardım alma nedeniyle kendini damgalama ve erken dönem uyumsuz şemaların üniversite öğrencilerin psikolojik yardım alma tutumunu bir bütün olarak yordamakta olduğu görülmüştür. Başarısızlık ve terk edilme şemalarının üniversite öğrencilerinde psikolojik yardım alma tutumlarını pozitif yönde yordadığı; sosyal damgalanma, kendini damgalama ve cezalandırılma şemalarının ise psikolojik yardım alma tutumları üzerindeki negatif yönlü yordadığı görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türkiye'de matematik ve fen bilimleri eğitimi alanında yayınlanan tezlerde kullanılan öğretim teknolojilerin incelenmesi: Bir içerik analizi çalışması

    Dilara Tercan Çiltaş

    Günümüzde teknoloji alanında yaşanan gelişmelerin bütün alanları olduğu gibi eğitim alanını da yakından ilgilendirdiği görülmektedir. Bu kapsamda ülkemizde 2010-2019 yılları arasında matematik ve fen bilimleri eğitimi alanında hazırlanmış lisansüstü tezlerde kullanılan öğretim teknolojileri incelenmiştir. Bu bağlamda amaca yönelik olarak matematik ve fen bilimleri eğitimi alanında Ulusal Tez Merkezi'nde erişime açık 318 lisansüstü tez üzerinden çalışma yürütülmüştür. Mevcut araştırma nitel bir araştırma olup içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Tezlerin incelenmesinde Tez Tematik Yapı İnceleme Formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında içerik analizi yapılırken incelenen tezlerin hazırlandığı yıllar, tezlerin düzeyi, tezin yöntemi, tezin deseni, örneklem türü, örneklem düzeyi, örneklem büyüklüğü, araştırma süresi, veri toplama araçları, veri analiz yöntemi gibi değişkenler açısından gerçekleştirilen tezler incelenmiştir. Bunun yanı sıra hazırlanan bu tezlerde kullanılan teknoloji, kullanılan teknolojiye etki eden değişkenler ve kullanılan teknolojinin etkisi kategorilerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda tezlerin çoğunu yüksek lisans tezlerinin oluşturduğu görülmüştür. Son yıllarda karma yöntem araştırmalarında artışın olduğu mevcut tezlerde araştırma desenlerinin sıklıkla nicel yöntemlerde deneysel desen ve nitel yöntemlerde de durum çalışması olduğu söylenebilir. Bunun yanı sıra veri toplama aracı olarak başarı testi, tutum ölçeği ve görüşmenin sık tercih edildiği görülmüştür. Gerçekleştirilen tezlerde örneklem grubu düzeyinin daha çok ortaokul öğrencilerinin oluşturduğu, kolay ulaşılabilir örneklem seçim yönteminin sıklıkla tercih edildiği söylenebilir. Ayrıca verilerin analizinde t testi ve içerik analizinin sıklıkla kullanıldığı, araştırma sürelerinin sıklıkla 1-4 hafta olduğu da yine elde edilen sonuçlar arasındadır. Ülkemizde gerçekleştirilen tezlerde sıklıkla kullanılan teknolojilerin çoklu ortam uygulamaları ve web destekli uygulamalar olduğu, kullanılan teknolojilerin araştırıldığı değişkenlerin sıklıkla tutum ve akademik başarı olduğu ve bu teknolojilerin akademik başarıyı arttırma ve derslere karşı olumlu tutum geliştirme hususunda oldukça etkili oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Matematik, fen bilimleri, bilgisayar destekli öğretim, öğretim teknolojileri, içerik analizi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Üniversitelerde sosyal medya pazarlama aktivitelerinin kurumsal imaj ve öğrenci memnuniyetine etkisi

    Eda Nur Yılmaz

    Bu araştırmanın amacı, sosyal medya pazarlama aktivitelerinin üniversitelerin kurumsal imajına ve öğrenci memnuniyetine etkisini incelemektir. Araştırmanın diğer amacı ise üniversitelerde kurumsal imajın öğrenci memnuniyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da bulunan 55 vakıf üniversitesinde eğitim gören ve üniversitelerin Facebook, Twitter ve Instagram sosyal medya hesaplarını aktif olarak takip eden öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada, kotalı örneklem yöntemi kullanılmış ve 1072 üniversite öğrencisinden çevrimiçi anket yöntemi kullanılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS ve Yapısal Eşitlik Modellemesi aracılığı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sosyal medya pazarlama aktivitelerinin kurumsal imaj ve öğrenci memnuniyeti üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Buna ek olarak, kurumsal imajın öğrenci memnuniyeti üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Üniversite kurumsal imajı üzerinde en belirgin etki oluşturan sosyal medya pazarlama aktivitelerinin ağızdan ağıza iletişim ve güncellik olduğu belirlenmiştir. Ayrıca sosyal medya pazarlama aktivitelerinden güncellik boyutunun öğrenci memnuniyetini en fazla etkileyen boyut olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Bayburt ili Merkez ve Demirözü ilçeleri köylerinde uygulanan arazi toplulaştırma projesi ve proje sonrasında parsel durumlarının analizi

    Dinçer Dinç

    Ülkemizde yer alan tarım arazileri; işletmelerce tarımın daha maliyetli yapılmasına neden olan bozuk geometrik şekillerde, yol bağlantılarından yoksun, sulama ve drenaj sistemlerinin uygulanamadığı bir durum da bulunmaktadır. Küçük parçalara bölünmüş olması ve parsel sayılarının fazla olması nedeniyle bu durumdaki tarım arazilerinde üretimden kar elde edilmesi oldukça zor olmaktadır. Öte yandan bozuk geometrik şekillerinden dolayı düzenden ve kullanılabilirlikten uzak olan bu arazilerde üretim maliyetlerinin yanında mekanizasyon, işçilik ve tarla içi geliştirme hizmetlerinden yararlanma imkanları da olumsuz etkilenmektedir. Bütün bu olumsuzlukların giderilebilmesi için tarım arazilerinde geniş kapsamlı arazi düzenlemelerinin yapılması büyük bir gerekliliktir. Bu çalışmada Bayburt ili Merkez ilçesine bağlı Çayıryolu, Çorak, Kırkpınar, Kitre, Manas, Oruçbeyli, Rüştü, Tomlacık köyleri ve Demirözü ilçesine bağlı, Merkez, Çatalçeşme, Çiftetaş ve Güneşli mahalleleri ile Çakırözü, Karayaşmak ve Yelpınar köylerinde uygulanmış olan arazi toplulaştırma projesi ile köylerdeki yol ve parsel durumları değerlendirilmiştir. Proje sonrası parsel sayılarında, şekillerinde ve büyüklüklerinde meydana gelen olan değişimler belirlenmiş ve bu değişimlerin proje alanlarındaki tarımsal faaliyetlere getireceği yararlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, proje sahasının yeni mülkiyet haritaları oluşturularak, toplam parsel sayısının %36.86 oranında azalarak 6600 adete gerilediği görülmüştür. Ortalama parsel büyüklüklerinde belirgin artışın yanı sıra bozuk geometriye sahip tarım arazilerinin azalmasıyla parsellerin tarımsal üretim için daha uygun geometrik şekillere sahip olması sağlanmıştır. Anahtar kelimeler: Arazi toplulaştırması, Bayburt, parsel durum analizi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Deneyimsel pazarlamanın kurum imajı ve müşteri sadakati üzerinde etkileri: Konaklama işletmelerinde uygulamalı bir araştırma

    Nuri Karakaş

    Bu çalışmanın temel amacı deneyimsel pazarlama modüllerinin kurum imajı ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerinin ölçülmesidir. Bu amaçla çalışmanın ilk bölümünde yerli ve yabancı literatür taranarak deneyimsel pazarlama modülleri, kurum imajı ve müşteri sadakati ile alakalı kavramsal çerçeve oluşturulmuş. Daha sonra ise deneyimsel pazarlama modüllerinin kurum imajı ve müşteri sadakati üzerinde ki etkilerinin belirlenmesi amacıyla örneklemini Antalya ili Belek turizm bölgesinde yaz turizmine yönelik hizmet veren bir otel işletmesinde konaklayan 428 otel müşterisinin oluşturduğu bir uygulama gerçekleştirilmiş ve analiz kısmında veriler açıklanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilerek hipotezler test edilmiştir. Araştırma sonucunda duyusal, duygusal, düşünsel, ilişkisel ve davranışsal faktörlerin kurum imajı üzerinde istatiksel olarak pozitif etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bunun yanında duyusal, duygusal, ilişkisel faktörlerin müşteri sadakati üzerinde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Kurum imajı ile müşteri sadakati arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Kurum İmajı, Müşteri Sadakati, Konaklama İşletmeciliği, Turizm

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    İmam Zemahşerî'nin el-Keşşâf isimli efsîri bağlamında Ahzâb sûresinin belagat açısından incelenmesi

    Osman Fidan

    Kur'ân-ı Kerîm'i doğru anlamada hiç şüphesiz müfessirlerin önemli bir yeri vardır. Bu tezin amacı da İslâm dünyasında haklı bir şöhrete sahip olan müfessir Zemahşerî'nin el-Keşşâf isimli tefsîri bağlamında Ahzâb sûresindeki edebî inceliklerin ortaya çıkarılması ve Kur'ân-ı Kerîm'in ne derece belîğ bir kitap olduğunun bir kez daha vurgulanmasıdır. Kur'ân-ı Kerîm'in çok konulu sûrelerinden olan ve bu sebeple gerek ilmî gerekse akademik alanda pek çok çalışmaya konu olan Ahzâb sûresi, hiç şüphesiz belâğî açıdan da bir o kadar zengindir. Bu çalışma, Ahzâb sûresini farklı bir açıdan ele alıp, sûredeki edebî sanatları incelemektedir. Ayrıca dirâyet tefsîrleri alanında büyük bir şöhrete sahip olan Keşşâf'ın esas alınması, İmam Zemahşerî'nin tefsîr metoduna dair bilgi vermektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde, araştırmanın konusu, gayesi, yöntemi, literatür araştırması, İmam Zemahşerî'nin hayatı, ilmi kişiliği ve İslâm ilim hazinesine kazandırdığı eserleri zikredilip, daha sonra Ahzâb sûresinin adı ve mânâsı, nüzûl yeri ve zamanı, nüzûl sebepleri ve sûrenin genel muhtevası gibi konular ele alınmıştır. İkinci bölümde ise, belagat ilmine genel bir bakış, bu ilmin tanımı, tarihçesi, kısımları ve bu alanda yazılan eserlere değinilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise, Keşşâf tefsîri esas alınarak Ahzâb sûresi belagat açısından incelenmiştir. Bu kısımda, âyetler analiz edilirken musannifin açık bir şekilde ifade ettiği belâğî açıklamaların yanında, zımnen işâret ettikleri de ifade edilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Zemahşerî, Keşşâf, Belagat, Ahzâb sûresi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Kriyojenik çevrimlerin ekserji analizi

    Musa Ataşbak

    Kriyojeni alanı anlaşılması kolay olmayan bir alan gibi görünmüş olsa da günümüz endüstrisinde ve bilimsel alanda büyük bir etkiye sahiptir. Bu çalışmada Kriyojeni alanının bir kısım çevrimlerine ekserji analizi ve lokal optimizasyon metotlarını uygulayarak optimum çalışma şartları aranmıştır. En çok kullanılan yöntem olan kademeli buhar sıkıştırmalı kaskad kriyojenik çevrimine, Termodinamiğin birinci ve ikinci kanunları, ekserji analizi ve lokal optimizasyon metotları uygulanmıştır. Kuşkusuz bu çevrimlere yeni kademeler eklenmesi ve yeni cihazların çevrimlere katılması ile yeni kriyojenik çevrimler elde edilebilmektedir. Bunun için şartlar, ihtiyaç ve talepler göz önünde bulundurularak, kademeli buhar sıkıştırmalı kaskad kriyojenik çevriminden yeni çevrimler ortaya çıkarmak mümkündür. İki ve üç kademeli buhar sıkıştırmalı kaskad kriyojenik çevrimlerinin elde edilen bulgu ve sonuçlarından, incelenen bu iki çevrimin optimum çalışma şartları ortaya konmuştur. İki kademeli çevrimde istenen kriyojonik soğutma için minimum toplam işin, maksimum ekserji veriminin ve minimum ekserji kaybının P7=2400 kPa civarında elde edildiği görülmüştür. Üç kademeli buhar sıkıştırmalı kaskad kriyojenik çevriminde yüksek verim ve yüksek COP değerleri elde etmek için iş akışkanının izin verdiği ölçüde kompresör sıkıştırma oranının düşürülmesi ve kısılma vanasında ortaya çıkan iş kayıplarını kazanca dönüştürmek için kısılma vanası yerine türbin kullanılması gerektiği anlaşılmıştır. Kompresör sıkıştırma oranının yüksek olması çevrime harcanan işi ve atılan ısı miktarını artırmakta ve çevrimin COP değerlerini düşürmektedir. Kısılma vanası yerine türbin kullanılması ile elde edilen iş kompresör işine harcanmakta böylece çevrimin dışarıdan ihtiyaç duyduğu iş miktarı azaltılabilmektedir. Bu sebepten çevrim verimi ve COP değerleri artırılabilmektedir.