Yazarlar
- Ezelnur Çeker(2)
- Hüseyin Bayram(2)
- İbrahim Arslan(2)
- Abdulaziz Aydın(1)
- Abdulkadir Karabulut(1)
- Abdulkadir Tiryaki(1)
- Abdullah Akova(1)
- Abdullah Bacı(1)
- Abdullah Bektaş(1)
- Abdullah Duman(1)
- Abdullah Mesut Çınar(1)
- Abdullah Özalp(1)
- Abdulmecit Akçiçek(1)
- Abdulmecit Hafızoğlu(1)
- Abdulsamet Özdemir(1)
- Abdulselam Güngör(1)
- Abdulvahap Avşar(1)
- Abdurrahim Erdem(1)
- Abdurrahim Köprücü(1)
- Abdurrahman Kara(1)
- Adem Altun(1)
- Adem Bulut(1)
- Adem Ertaç(1)
- Adem Han(1)
- Adem Karaca(1)
- Adem Seymen(1)
- Adem Türk(1)
- Adem Urhan(1)
- Adem Yavuz Erdem(1)
- Adem Örs(1)
- Adnan Özer(1)
- Afranur Yaren Aydoğdu(1)
- Ahmed Wasfı Hasan Al-qado(1)
- Ahmet Alişan Alcan(1)
- Ahmet Baysalı(1)
- Ahmet Baş(1)
- Ahmet Demir(1)
- Ahmet Emre Pehlivan(1)
- Ahmet Ertaç(1)
- Ahmet Furkan Kaymaz(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kur'an-ı Kerim bağlamında Hz. Muhammed'in eğitim süreci
Merve Kurban
Ayetler çerçevesinde Hz. Muhammed'in (s.a.v) risâlet öncesi ve risâlet sonrası dönemleri ele alınmıştır. Bu sayede Allah Teâlâ ile Hz. Peygamber'in (s.a.v) iletişimine ve "Kur'an temelli eğitimin" nasıl gerçekleştirildiğine değinildi." Allah Teâlâ risâletten sonra çeşitli vasıtalarla Hz. Peygamber (s.a.v) ile iletişime geçti. Fakat risâletten önce de onu manevi bir gözetim altında tutuyordu. Çünkü Allah Teâlâ Hz. Muhammed'i (s.a.v) çok şerefli bir göreve hazırlamaktaydı. Bunun en açık ispatı ise Hz. Peygamber'in (s.a.v) risâlet öncesi dönemine temas eden ayetlerdir. Bu ayetler Hz. Muhammed'in (s.a.v) risâlet öncesi durumunu ifade etmekte ve risâlet sonrası durumu ile ilgili kıyaslamalara yer vermektedir. Çalışmamızda vahiyden sonra Hz. Muhammed'in (s.a.v) Kur'an ahlakı ile ahlaklanması süreci ayetler bağlamında tespit edildi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kur'ân'da cinsiyet adaleti
Reyhan Ocak
İnsanlık tarihi boyunca dikkat çekici özelliğini kaybetmeyen konulardan birisi 'cinsiyet' meselesi olmuştur. Pek çok şeye muktedir olabilen insanoğlu, yön veremediği ve tercihini yapamadığı bu noktada, zaman zaman arayış veya gelgitlere duçar olmuştur. Özellikle cinsiyetler arası adaletsizliklerin hüküm sürdüğü toplumlarda bu arayışlar artarak isyana dönüşmüştür. İnsanı yaratan ve ona şekil veren Yüce Yaratıcı ise, gönderdiği dinler ile bu tür adaletsizlikleri düzeltmek adına pek çok elçi göndermiştir. Fakat zaman içerisinde kutsal metinleri tahrif olan insanoğlu, bunun da etkisiyle her defasında yeniden bu adaletsiz düzende hem kendi cinsine hem karşı cinse acı çektirmeye devam etmiştir. Kur'an-ı Kerîm'in inişi ile hayat bulan yeni düzen ile gerçek bir cinsiyet adaleti sağlanmıştır. Fakat bu da yıllar içerisinde; bazı gelenek, alışkanlık, yanlış örnekler, anlayışlar ve değişen hayat şartları neticesinde bozulmaya başlamış hem cinsiyet meselesi bulanmış hem kadın-erkek arasında kurulan o 'birbirine sükûnet verme' güzelliği zamanla azalmıştır. Bu sebeple gerek kadın dernekleri gerek farklı cinsiyet yönelimlerini temsil eden derneklerin sayısı artmış, fakat zaman zaman art niyetli kişilerin yönlendirmeleriyle konu amacının dışına çıkarılmıştır. Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında, kadın-erkek eşitliği ana temasında, özellikle gençler 'cinsiyetsizleştirme veya farklı cinse yönelme' durumuyla karşı karşıya bırakılmıştır. Oysa Kur'ân'ın bizi getirmek istediği noktada, ne problem olarak görülen toplumsal cinsiyet meselesine ne de kadın-erkek eşitliği gibi kadına ekstra yük yükleyen açılımlara gerek kalmadığı anlaşılacaktır. Çünkü Kur'ân bize güçlü bir cinsiyet adaleti sunmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) vakalarında Türkiye afet müdahale planı (TAMP) kapsamında görev yapan afad personelinin tutum, davranış ve bilgi seviyelerinin ölçümü ve değerlendirilmesi
Zafer Özcan
KBRN maddelerinin her biri kaza ile veya kasten çevreye salınım yapabilmekte, olayın olduğu toplumlar için ciddi tehdit oluşturabilmekte ve çok sayıda insanın canını, sağlığını ve refahını etkileyebilmektedir. Bu sebeplerle KBRN vakaları dikkate alınması ve üzerinde durulması gereken olaylardır. Ülkelerin KBRN maddeleri nedeniyle meydana gelebilecek afet ve acil durumlarda hızlı ve etkili müdahale çalışması yapması çok önemlidir. Konumu ve görevi gereğince KBRN vakalarına müdahil olan kurumlar ve personeli kendi görev ve sorumlukları açısından üst düzeyde hazırlığa sahip olmalıdırlar. AFAD personeli, polis, itfaiyeciler, askeri personel, sağlık çalışanları, çevre şehircilik personeli vb. farklı ekipler KBRN vakalarına farklı perspektiften yaklaşmaktadırlar. Görevlerine yönelik aldıkları farklı eğitimler ve deneyimler ise bunun temel sebebidir. Türkiye Afet Müdahale Planında (TAMP) KBRN olaylarında müdahalede ana çözüm ortağı olarak Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) oluşturmaktadır. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) taşra da 81 ilde İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri (İAADM) ve 11 bölgede de Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri (AKBM) ile taşra örgütlenmesi tamamlanmıştır. Ülkemizde KBRN olaylarına müdahalede etkin iki kurum karşımıza çıkmaktadır. Bunlar sırasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) "KBRN Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı" ve AFAD teşkilatıdır. Bu araştırmada KBRN vakalarına müdahalede etkin bir rol oynayan AFAD'a bağlı Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü personelinin tutum, davranış ve bilgi seviyelerinin değerlendirilmesinin yapılması ve önerilerde bulunulması amaçlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Levilactobacillus brevis AK19B suşu ile γ-aminobütirik asit üretiminin optimizasyonu
Habibe Memiş
Bu çalışmada ekşi mayalı hamurdan izole edilen ve fenotipik olarak tanımlanan Levilactobacillus brevis AK19B suşunun genetik tanımlaması yapılmış ve tekno-fonksiyonel özellikleri incelenerek γ- aminobütirik asit (GABA) üretiminin optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Suş spot kültür yöntemi ile Escherichia coli BC 1402, Salmonella typhimurium RSSK 95091 ve Yersinia enterocolitica ATCC 27729' a karşı iyi bir antimikrobiyal aktivite ve küflere karşı antifungal aktivite göstermiştir. İzolat 25 ℃' de çok iyi bir gelişim ve 45 ℃' de zayıf gelişim gösterirken 4 ℃' de gelişememiştir. pH 5 ve pH 8' de çok iyi gelişme gösteren izolat, %7 NaCI içeren ortamda %10 ve %15 NaCI içeren ortama göre daha iyi gelişim sergilemiştir. L. brevis AK19B suşu termotolerant olmayan, hidrofilik karakterde ve fitaz enzim aktivitesine sahip bir LAB suşu olarak karakterize edilmiştir. Bunun yanı sıra safra tuzu içeren ortamlarda canlılığını belirli bir süre koruyabildiği ve antioksidan aktivite sergilediği tespit edilmiştir. L. brevis AK19B' nin streptomisin, ampisilin, eritromisin, tetrasisin, penisilin, kanamisin ve kloramfenikole karşı direnç göstermediği belirlenmiştir. Çalışmada GABA üretiminde kullanılan monosodyum glutamat konsantrasyonu (MSG), NaCI konsantrasyonu, sıcaklık ve pH bağımsız değişkenlerinin Box-Behnken deneme desenine göre optimizasyonu Design-Expert paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tasarımın önerdiği deneyler sonucunda bağımsız değişkenlerin yanıtlar üzerine olan etkilerini ifade eden modeller oluşturulmuş ve modellerin uygunluğu varyasyon analizleri (ANOVA) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler sonucunda optimum koşullar pH için 4-8, inkübasyon sıcaklığı 25-40 ℃, MSG konsantrasyonu 100-300 mM ve NaCl konsantrasyonu için 0-4 mM aralığında değişmektedir. Yapılan denemeler neticesinde bağımsız değişkenlerin GABA üretimi üzerine farklı etkileri olduğu belirlenmiştir. ANOVA ve RSM model istatistiklerinden hareketle quadratik modelin GABA üretimi için daha uygun olduğu ve modelin (p<0,001) önemli olduğunu göstermiştir. Maksimum düzeyde GABA eldesi için pH 5,136, MSG konsantrasyonunun 297, sıcaklığın 26 ve NaCl konsantrasyonun 2,82 olduğu optimum üretim koşullarının uygulandığı bu çalışmada GABA üretiminin 43,85 mg/mL olarak tahminlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İslâm hukukunda fâsid evlilik ve hükümleri
Rabia Bayhan
İslâm Âile hukukunda Hanefî mezhebinin görüşleri etrafında şekillenen fesâd kavramı bu tezde evlilikler kapsamında ele alınmıştır. Hiçbir sonuç bağlanmayan bâtıl nikâhların aksine fâsid nikâhların taraflar üzerinde sorumlukları bulunmaktadır. Çalışma ile bu sorumlulukları barındıran fâsid nikâhların şartlarına, hükümlerine ve sonuçlarına yer verilmiştir. Tarafların biri için yükümlülük, diğeri için hak ifade eden bu sorumluluklar bir çok mağduriyetin önüne geçmektedir. Bu nedenle konu eşler ve çocuk açısından incelenmiştir. Çalışma sırasında fâsid kavramını teorik olarak kabul etmeyen Cumhûr ulemânın pratikte bu kavramdan faydalandıkları ve benzer hükümler verdikleri tesbit edilmiştir. Aynı zamanda Medenî Hukuktaki geçersiz evlilik akidleri ile de günümüz hukukunun İslâm hukukundan etkilendiği noktalar tesbit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bayburt yöresinde doğal olarak yetişen siyah kuşburnu (Rosa pimpinellifolia L.) meyvesinin bazı biyolojik aktivitelerin belirlenmesi
Büşra Kıcık
Kuşburnu geçmişten günümüze birçok alanda özellikle de gıda sektöründe yaygın olarak kullanılan bitkilerimizden birisidir. Bu çalışmada Bayburt yöresinde doğal olarak yetişen kuşburnu ailesine ait siyah kuşburnu (Rosa pimpinellifolia L.) tercih edilmiştir. Bu tür Rosa spinosissima olarak da bilinmektedir. Bu çalışmada Rosa pimpinellifolia meyve örneklerinin toplam fenolik içeriğinin, antioksidan özelliklerinin, antibakteriyel aktivitesinin, element profilinin ve MCF-7 kanser hattında çeşitli konsantrasyonlar da antiproliferatif etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma da ultrasonik destekli yöntem kullanılarak hazırlanan metanol ekstraktı kullanılmıştır. Meyve özütünün toplam fenolik içeriği Folin-Ciocalteu yöntemi, antioksidan kapasitesi ABTS ve DDPH yöntemiyle, antibakteriyel aktivite disk difüzyon yöntemiyle, elemantal profil ICP-MS yöntemiyle ve antiproliferatif etki ise CVDK-8 testi ile belirlenmiştir. Meyve özütünün toplam fenolik içeriği 37,5±0,2 mg GA/g, antioksidan aktivite değeri ABTS yöntemi ile 32,06±1,1 mg TE/g ve DPPH yöntemi ile 23,47±1,6 mg TE/g olarak belirlenmiştir. Beş farklı Gram pozitif bakteri (Bacillus cereus BC 6830, Enterococcus faecalis NCTC 12697, Staphylococcus aureus NCTC 10788, Staphylococcus aureus BC7231, Staphylococus aureus ATCC 25923) ve beş Gram negatif bakteri (Escherichia coli NCTC 9001, Escherichia coli BC1402, Escherichia coli NCTC 12924, Salmonella typhimurium RSSK 95091 ve Yersinia enterocolitica ATCC 27729), antibakteriyel etkiyi belirlemek için kullanılmış olup, 500 µg/mL konsatrasyonda hazırlanan Rosa pimpinellifolia meyve özütlerinin, seçilen hedef patojen suşlarına karşı antibakteriyel etkiye sahip olmadığı tespit edildi. Ayrıca MCF-7 meme kanseri hücre hattına, Rosa pimpinellifolia meyvesinin metanol ektstrakları farklı konsantrasyonlarda uygulanmış ve 72. saatten sonra etkisi gözlemlenmiştir. Buna göre en yüksek sitotoksik etki 40 µg/ml'lık konsatrasyonda tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Greyfurt, kamkat ve hünnap meyvelerinden elde edilen pektin ve 3 farklı modifiyesinin kimyasal kompozisyonun belirlenmesi ve MKN-45 hücre hattındaki sitotoksik etkilerinin tespiti
Selime Üstün
Son yıllarda, bitkisel doğal polisakkaritlerin biyolojik aktiviteleriyle ilgili yapılmış olan çalışmalar, birçok bitki ve meyvenin yapısında bulunan ve kompleks bir yapısal polisakkarit olan pektine olan ilgiyi artırmıştır. Bu çalışmada mide kanseri (MKN-45) hücre hattında; greyfurt, hünnap ve kamkat pektinleri ile onların modifiye ürünlerinin antiproliferatif etkisinin in vitro olarak incelemesi amaçlanmıştır. FTIR ile üretilen pektinlerin spektrumlarının ticari pektin spektrumu ile benzer olduğu ve aynı zamanda literatürde bahsi geçen pektin için belirlenmiş karakteristik pikleri de bulundurdukları tespit edilmiştir. Galakturonik asit miktarı ise greyfurt pektininde 612 mg/g, hünnap pektininde 544 mg/g ve kamkat pektininde 704 mg/g kuru pektin olarak bulunmuştur. DSC analizi sonucu bütün pektin örnekleri ve modifiyeleri için bir endotermik pik bir ekzotermik pik gözlemlenmiştir. Çalışmada kullanılan 3 meyveden elde edilen pektinlerin ve bu pektinlerden elde edilen fiziksel ve kimyasal modifiye ürünlerin, MKN-45 hücre hattındaki sitotoksik bir etkiye sahip olmadığı ön çalışmalar ile tespit edilmiş olduğundan pektinlerin enzimatik modifiye ürünlerinin sitotoksik etkisi tespit edilmiştir. Greyfurt pektininden elde edilen enzimatik modifiye ürünün bütün konsantrasyonlarda yüksek sitotoksik etki gösterdiği tespit edilmiş ve 0,075 mg/ml uygulanan konsantrasyonun en etkili konsantrasyon olduğu görülmüştür. Kamkat pektinin enzimatik modifiye ürününde ise bütün konsantrasyonların sitotoksik özellik gösterdiği ve 0,3 mg/ml, 0,15 mg/ml ile 0,075 mg/ml uygulanan konsantrasyonların en etkili olduğu ve istatistiksel olarak benzer etki gösterdikleri belirlenmiştir. Hünnap pektininden enzimatik yolla elde edilen modifiye ürünün de 1,2 mg/ml'lik konsantrasyonu haricindeki bütün konsantrasyonlarının sitotoksik etki gösterdiği belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Sekiz haftalık dart antrenmanlarının ortopedik engelli bireyler üzerindeki sosyalleşme ve spora katılım etkilerinin incelenmesi
Kasım İdareci
Sekiz haftalık dart antrenmanlarının ortopedik engelli bireylerin sosyalleşme ve spora katılım etkilerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmaya Ankara İller Bankası Özel Eğitim Merkezi ve 75. Yıl Özel Eğitim Merkezine giden 9'u erkek 3'ü kadın toplamda 12 ortopedik engelli birey katılım sağlamıştır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak; sporda sosyalleşme ölçeği ve spora katılım güdüsü ölçeği kullanılmıştır. 35 maddeden ve 5'li likert tipten oluşan sporda sosyalleşme ölçeği, Şahan (2007) tarafından geliştirilmiştir. Spora katılım güdüsü ölçeği Gill, Gross ve Huddleston (1983) tarafından geliştirilmiş Oyar, Aşçı, Çelebi ve Mülazımoğlu tarafından 2001 yılında geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmaya katılım sağlayan ortopedik engelli bireylere sekiz haftalık dart antrenmanı yaptırılan bu çalışmada araştırma modeli olarak tek gruplu ön test son test modeli kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 26 programı kullanılmıştır. Katılımcılara ilişkin demografik özellikler tablo halinde sunulmuştur. Verilerin normal dağılıp dağılmadığının belirlenmesinde küçük örneklemlerde daha güvenilir sonuçlar elde etmeye yarayan Shapiro-Wilk Testi ile çarpıklık basıklık değerleri incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Verilerin analizinde, katılımcıların ön test ve son test puanlarının karşılaştırılmasında bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Sekiz haftalık dart antrenmanlarının ortopedik engelli bireylerin sosyalleşme ve spora katılım etkilerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada sonuç olarak; Sekiz haftalık dart antrenmanları sonrasında ortopedik engelli olan bireylerin spora katılım güdülerinde; takım ruhu, fiziksel uygunluk, eğlence, arkadaş, yarışma, hareket-aktif olma ve beceri gelişimi alt boyutlarında farklıklar olduğu saptanmıştır. Meydana gelen bu farklıkların yanında ortopedik engelli bireylerin sosyalleşme düzeylerin de artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçtan hareketle spor aracılığı ile ortopedik engelli bireylerin sosyal çevresinin gelişmesine katkı sağladığı gibi aynı zamanda iletişim becerilerinin de gelişmesine olanak tanıdığı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı öğretimin değerlendirilmesi: Çarpanlar ve katları konusu örneği
Abdurrahim Erdem
Bu çalışmada, sayılar ve işlemler öğrenme alanı çarpanlar ve katları konusunda tasarlanmış sanal ve fiziksel manipülatif destekli üstbilişsel planlamaya dayalı bir öğrenme ortamındaki öğrenci eylemleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amaçları, tasarlanan öğrenme ortamındaki öğrencilerin sergiledikleri üstbilişsel becerileri ortaya koymak, manipülatifler hakkında ve öğretim ortamı hakkında öğrenci görüşlerini almaktır. Çalışmanın amaçları doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda altı haftalık öğretim bölümleri tasarlanmıştır. Her hafta düzenlenen öğretim bölümleri ile elde edilen çıktılarla bir sonraki öğretim bölümleri düzenlenerek süreç yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin kuzey doğusunda yer alan bir ilde ortaokul 8. sınıfa devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda -öğrencilerin üstbilişe dair değerlendirmeleri, öğrencilerin manipülatiflere yönelik değerlendirmeleri ve öğrencilerin öğretim ortamına dair değerlendirmeleri- olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Çalışma ile elde edilen bulgular ile 8. sınıf öğrencilerinin üst bilişsel beceriler sergiledikleri, matematik dersinde ilk defa farklı bir öğretim ortamı deneyimledikleri, ilk defa sanal veya fiziksel manipülatif deneyimi yaşadıkları ve sanal manipülatifleri fiziksel manipülatiflere göre daha fazla tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ilgili konu alanında öneri ve tavsiyelere yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Sekiz haftalık temel cimnastik antrenmanının üniversite öğrencilerinin sıçrama, denge ve yılmazlık düzeylerine etkisi
Yusuf Akbulut
Bu araştırmanın amacı; sekiz haftalık temel cimnastik antrenmanının üniversite öğrencilerinin sıçrama, denge ve yılmazlık düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Araştırma grubunu oluşturan 32 katılımcının, 16'sı (%50) kadın ve 16'sı (%50) erkektir. Katılımcıların yaş ortalamaları ise 21,65±1,33 olarak belirlenmiştir. Katılımcılar yansız atama yöntemi uygulanarak deney ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Grupların belirlenmesinin akabinde her iki gruba da ön test ölçümleri uygulanmıştır. Ön test ölçümlerinin tamamlanmasının ardından 8 hafta boyunca deney grubuna antrenman programı haftada 3 gün 60 dakika düzenli olarak uygulanmıştır. Kontrol grubu ise ön test uygulamasının ardından 8 hafta boyunca herhangi bir deneysel uygulamaya tabi tutulmamıştır. 8 haftalık sürecin tamamlanmasının akabinde her iki gruptan da son test ölçümleri alınmış ve çalışma sonlandırılmıştır. Veri toplama amacı ile yıldız denge testi, y dinamik denge testi, dikey sıçrama, durarak uzun atlama testi ve yılmazlık ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli-Sıralar Testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yıldız dominant, yıldız nondominant, durarak uzun atlama, ybalance dominant, ybalance nondominant ve yılmazlık toplam puan değişkenlerine ilişkin deney grubunun ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilirken, kontrol grubunun ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca dikey sıçrama değişkenine ilişkin deney ve kontrol gruplarının ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, temel cimnastik antrenmanının bireylerin, denge, sıçrama ve yılmazlık parametreleri üzerinde etkili olacağı söylenebilir. Bu doğrultuda bireylerin denge, durarak uzun atlama ve yılmazlık düzeylerinin geliştirilmesi için temel cimnastik antrenmanlarının uygulanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Cimnastik, denge, sıçrama, yılmazlık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Üniversite öğrencilerinin merhamet düzeylerinin spor yapıp yapmama durumuna göre incelenmesi
Ahmet Savaş
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin spor yapıp yapmama durumlarına göre merhamet düzeylerini incelemektir. Araştırmaya Atatürk Üniversitesinin farklı bölümlerinde okuyan 362 kadın ve 494 erkek olmak üzere toplam 856 kişi gönüllü olarak katıldı. Pommier (2011) tarafından geliştirilip Akdeniz ve Deniz (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Merhamet Ölçeği'' kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 25.0 istatistik paket programında, 'Bağımsız Örneklem T Testi' ve çoklu grup karşılaştırmalarında 'Tek Yönlü Varyans Analizi' ile birlikte anlamlı farklılıklar tespit etmek için TUKEY testleri ile analiz edildi. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Araştırma verileri incelendiğinde cinsiyet değişkenine göre tüm alt boyutlarda ve merhamet ölçeği toplam puanı ''değerler arasında, yaş değişkenine göre 'sevecenlik', 'paylaşımların bilincinde olma' alt boyutları ve 'toplam merhamet' 'düzeylerinde, 'ev hanesinin maddi gelir değişkenine' göre 'sevecenlik' ve 'umursamazlık' alt boyutlarında, spor durumu değişkenine göre 'bağlantısızlık' ve 'ilişki kesme' alt boyutunda, 'spor türü değişkenine göre' ' bağlantısızlık' alt boyutunda, spor yapma süresi değişkenine göre 'paylaşımların bilincinde olma', 'bağlantısızlık', 'ilişki kesme' alt boyutlarında ve 'toplam merhamet' düzeylerinde gruplar arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Diğer alt boyutlarda ise anlamlı fark tespit edilmemiştir. Araştırmada cinsiyet, yaş, ev hanesi maddi geliri, spor yapma durumu, spor türü, spor yapma süresi merhametin çeşitli boyutlarında etkili iken; öğrenim gördüğü bölüm merhamet konusunda etkili bir değişken olmadığı sonuçlarına ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: Duygu, merhamet, spor.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ümit ve genç kategorileri erkek karatecilerde tabata antrenmanlarının bazı motorik özellikler üzerine etkisi
Ayşenur Gürbüz
Bu araştırmanın amacı ümit ve genç kategorileri erkek karatecilerde Tabata antrenmanlarının bazı motorik özellikler üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklem grubunu uluslararası müsabakalarda kumite dalında yarışmış ve derece elde etmiş 9 milli sporcu oluşturdu. 8 haftalık antrenman boyunca kontrol grubuna haftada 3 gün Tabata antrenmanı yaptırıldı. Araştırmada nicel ölçüm yöntemleri kullanıldı. Karatecilerden antrenman öncesi ve sonrası vücut kitle indeksi, sırt kuvveti, bacak kuvveti, el kavrama kuvveti, dikey sıçrama, aerobik ve anaerobik dayanıklılık ölçümü, 20 metre sürat testi, çeviklik testi ve esneklik testi ölçümleri alındı. Yapılan ölçümlerde elde edilen verilerin ortalama ve standart sapma değerleri hesaplandı. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25.0 for WİNDOWS istatistik paket programında incelendi. Arşatırma grubununu fiziksel özelliklerine yönelik tanımlayıcı istatistikler yapıldıktan sonra, veri setinin normallik analizi yapıldı. Lorcu (2020) kaynak alınarak, örnek birim sayısının az olması nedeniyle Shapiro-Wilk testi ile normallik sınaması yapıldı ve dağılımın normal olduğu görüldü. Bu nedenle aynı grubuna ait ön test ve son test sonuçlarını karşılaştırmak için Paired Sample T testi kullanıldı. Sonuçlar 'P<0.05' önem derecesine göre değerlendirildi. Kontrol grubunun ön test ve son test değerlerinin karşılaştırılmasında sırt kuvveti, bacak kuvveti, el kavrama kuvveti, dikey sıçrama testi, aerobik ve anaerobik dayanıklılık testi, 20 metre sürat testi, çeviklik testi ve esneklik testi değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (P<0.05); vücut kitle indeksi değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamadı (P>0.05). Sonuç olarak, araştırmamızda 8 hafta uygulanan Tabata antrenmanlarının karatecilerin performansı üzerinde pozitif etkileri belirlenmiştir. Spor bilimcisi/antrenörler araştırmamız gibi karate Tabata antrenmanlarının performans üzerindeki değişimleri incelemeleri, bu bilgilerden elde edilen bulgular doğrultusunda antrenman programlarını geliştirebilmeleri, her spor dalının kendine özgü teknik-taktik stratejileri belirlemeleri ve antrenman programlarını planlayabilmeleri açılarından da önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Karate-do, kuvvet, tabata.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İmam hatip ortaokul öğrencilerinin peygamberimizin hayatı dersi öğretim programında yer alan peygamberin örnekliği öğrenme alanına yönelik görüşleri: Bayburt örneği
Betül Erbay
Çocuk, genç, yaşlı her kesimden insanı olumsuz örneklerden korumanın en etkili yollarından biri de karşılarına model alabilecekleri güzel örnekler sunmaktır. Yeryüzünde erdem sahibi nice insan vardır. Fakat şüphe yok ki âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammet en güzel ahlakın sahibidir. Hz. Muhammet, yeryüzünde örnek alınabilecek en değerli insandır. İslam ile müşerref olmamış fakat hakikati söylemekten çekinmeyen birçok kişi ise, dinin O'na yüklemiş olduğu değerlerden uzak olmalarına rağmen Hz. Muhammet'i sadece kişiliği ile değerlendirip eşi benzeri olmayan bir şahsiyet olduğuna vurgu yapmışlardır. Hz. Muhammed, güzel ahlakı, ibadet hayatı, insanlara karşı nezaketi ile örnek bir insandır. O, Yol göstericiliği ile mürşid, bütün zorluklara göğüs germesi, pes etmeyen yapısı ile bir mücahid, yaptığı savaşlarda stratejik kararlar verip uygulayan askeri bir deha, bulunduğu çağın karanlığından insanları aydınlığa kavuşturan yenilikçi bir lider, insanlara yol gösterici, ufuk açan, talim ve terbiye edici bir öğretmen. Merhamet ve şefkat timsali örnek bir eş, evlatlarını koruyup kollayan bir baba, vefalı bir evlat, sadık bir dosttur. Bu çalışmanın amacı "Peygamberimizin Hayatı" dersi öğretim programının amaçları arasında yer alan Peygamberin örnekliği öğrenme alanının, öğrencilerin kişisel ve sosyal hayatlarına sağladığı katkının verimliliğini öğrencilerin zihinlerinde ki Peygamber düşüncesinden hareketle tespit etmeye çalışmaktır. Bu kapsamda Bayburt ili merkezinde yer alan İmam hatip ortaokulu 5. 6. 7. Ve 8. Sınıf öğrencilerine nitel araştırma metodu çerçevesinde yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) tekniği uygulanmış ve bunun neticesinde elde edilen veriler üzerinden betimleme analizi yapılmış ve tespitlerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bitcoin fiyat hareketlerinin makine öğrenme algoritmaları ile tahmini
Hulusi Mehmet Tanrıkulu
Kripto para terimi her ne kadar finans dünyasına geçtiğimiz on yıl içerisinde girmiş olsa da başlangıç döneminde var olan güven kaygıları yenmiş ve bir ticaret ve yatırım aracı olarak piyasalarda yerini almıştır. Kripto para birimlerinin internet kaynaklı bir değer olması, arzının sınırlı olması, bir merkeze bağlı olmaması ve 7/24 anında finansal işlemlerin yapılabilmesi kripto paraları cazip bir yatırım aracı haline getirmektedir. Günümüzde bilinen binin üzerinde kripto para birimi vardır. Bu kripto para birimlerinin ilki ve en yaygın kullanılanı olan Bitcoin'dir. Son günlerde fiyatlarındaki hareketlilikten dolayı medyada kendinden sıkça söz ettiren Bitcoin, sadece yatırım olmaktan çıkmış günlük ihtiyaçlarında karşılanabildiği genel bir değer haline gelmiştir. Bu çalışmada Blok Zincir, Kripto Para kavramlarına değinilerek, şimdiye kadar Bitcoin özelinde fiyat hareketlerinin tahminlerinde kullanılan makine öğrenme algoritmaları, tahmin için kullanılan analiz göstergeleri(indikatörler) ve geçmiş akademik çalışmalarda izlenen yöntemler ve verimlilik bulguları üzerine incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemeler sonunda; makine öğrenme yöntemlerinin çok veri ve az veri ile performansların kıyaslanabilmesi adına geçtiğimiz 7 yıllık ve 1 yıllık Bitcoin hareketleri üzerine analizler yapılmıştır. Teknik indikatörlerle beraber günlük Tweet sayıları ve Google Arama Trendleri verisinin dahil edildiği veri setleri 7 farklı makine öğrenme yöntemi ile fiyat yönünün tespiti üzerine performans analizi yapılmıştır. Son olarak eğitilen makine öğrenme yöntemlerinin tahmin performansları yeni bir veri seti üzerinde ölçülmüştür. Bu performans analizleri ile, henüz uzun vadeli verisi oluşmamış yeni kripto paraların fiyat yönü tahmininde kullanılabilecek makine öğrenme yöntemlerinin belirlenmesinde yol gösterici olması hedeflenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Narsistik hayranlık ve rekabet örgütsel özdeşleşmeyi etkiler mi: Örnek bir uygulama
Mete Şirinkan
Bu çalışmanın amacı, işletmelerde görev yapmakta olan bireylerin literatürde bir kişilik bozukluğu olarak geçen narsistik hayranlık ve rekabet düzeylerini saptamak ve mevcut bozukluğun örgütsel faaliyet içinde yer alan işletmelerle olan örgütsel özdeşleşmeleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için Erzurum' da faaliyet gösteren özel spor işletmeleri çalışanları arasından, basit tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen toplam 274 çalışan üzerinde ankete dayalı bir alan araştırması yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu, narsistik hayranlık ve rekabetin örgütsel özdeşleşme üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Narsistik hayranlık boyutunun örgütsel özdeşleşme boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif etkisinin olduğu, narsistik rekabet boyutunun ise örgütsel özdeşleşme boyutlarının üzerinde negatif etkisinin olduğu yapılan analizler sonucu tespit edilmiştir. İşletme yönetimindeki verimliliği artırmaya yardımcı olabilecek fikirler geliştirmek ve çalışanların işletme faaliyetlerinde kendilerine biçilen rollere kolay adapte olması açısından kendi içsel durumlarından sıyrılıp "görev insanı" algısıyla işletmeye tam kapasiteli özdeş bireyler meydana getirme unsurlarına dikkat çekmek çalışmanın asıl amacını oluşturmaktadır. Çalışmanın ilk kısmında giriş kısmıyla beraber araştırmanın konusu ve problemi, araştırmanın amacı, önemi ve gerekçesi, araştırmanın sınırlılıkları, araştırma varsayımları ve terim tanımları yer almaktadır. Çalışmanın devamında, ikinci bölüm olarak kuramsal çerçeve ve alan yazın derlemesi, üçüncü bölüm olarak ise yöntem kısmı yer almaktadır. Bağımlı ve bağımsız değişkenler ile beraber ayrı ayrı iki değişkene ait olan boyutlarında yer aldığı bir araştırma modeli oluşturulmuştur. Modele ilişkin, çalışma için önem arz eden nitelikte anlamlılık ifade eden hipotezler geliştirilmiştir. Çalışma, geçerlilik ve güvenilirlik unsuruna uygun şekilde online ortamda yapılması planlanan anket uygulamaları ile desteklenmektedir. Bu çalışmayı literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran en önemli unsur, işletmelerin yönetim omurgalarındaki en önemli sorunlardan biri olan çalışanların örgütsel olarak özdeşleşme problemlerine çözüm arayışı sunması ve çalışmanın 2 ana değişkeninin literatürde oldukça az çalışmada bir arada incelenmesidir. Ayrıca evrensel olarak kullanılan ve Türkiye' deki çalışmalara da uyarlanmış olan geçerli ve güvenilir ölçekleri barındırması nedeniyle önemli bir çalışmadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Duygusal zekanın vizyoner liderlik üzerindeki rolü: Turizm işletmesi yöneticileri üzerinde bir uygulama
Ahmet Alişan Alcan
İnsanlığın başlangıcından itibaren çeşitli liderlik anlayışları ele alınmıştır. Günümüzde ise örgütler başarıya ulaşmak için zamana ayak uydurabilen ve geleceği tahmin edip buna göre bir plan yapan liderlik tarzlarına ihtiyaç duymaktadır. Son zamanlarda daha popüler olan ve çağdaş liderlik yaklaşımı sayılan davranışlardan birisi vizyoner liderliktir. Liderler için farklılık yaratabileceği düşünülen duygusal zeka kavramı hakkında ise birçok araştırma yapılmış ve duygusal zekanın yöneticilik üzerindeki etkileri açıklanmıştır. Yapılan literatür taraması ile vizyoner liderlik konusu üzerinde ise sınırlı çalışmaların olduğu belirlenmiştir. Duygusal zeka ile birçok liderlik yaklaşımı arasındaki ilişki araştırılmış fakat vizyoner liderlik ile ilişkisinin incelenmediği tespit edilmiştir. Duygusal zeka ile arasındaki ilişkinin incelenmesi ile alanındaki tek çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Çalışmanın problemi duygusal zekanın vizyoner liderlik boyutlarından proaktif davranış, yenilikçi davranış ve risk alma davranışı üzerindeki etkisidir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümde, duygusal zeka ile vizyoner liderlik hakkında teorik bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın amacı doğrultusunda araştırma örnekleminden toplanan veriler analiz edilerek elde edilen sonuçlar açıklanmıştır. Dördüncü bölümde ise ulaşılan bulgular yorumlanmaktadır. Araştırma sonuçları duygusal zekanın vizyoner liderlik üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu göstermiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Akıl ve iman ilişkisi bağlamında Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'da dini düşüncenin teşekkülü
Abdulmecit Hafızoğlu
Bu çalışmamızda mazi ile istikbal arasında adeta köprü vazifesi gören; İslami ilimlerden kelam, tefsir, fıkıh, tasavvuf, sanat, siyaset ve felsefe gibi birçok ilim dalını tahsil edip ilim hayatına damga vuran bir düşünür ve hatta filozof olan Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ı ele aldık. İslami ilimleri medrese geleneğinde tahsil etmesi nedeniyle birçok ilmi saha ile ilgili eser yazacak kadar da kendisini yetiştirmiş mümtaz bir âlimdir. Lakin bu eserlerinin bazısı yayınlanmış iken bazısı da yayınlanamamıştır. Ayrıca Batı'yı takip etmek suretiyle dönemin fikir hareketlerini de yakından değerlendirme imkânı bulmuştur. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve konuyla ilgili yapılmış bazı çalışmalar ile birlikte düşünürümüzün hayatı ve eserleri ele alınmıştır. Birinci bölümde genel hatlarıyla akıl ve iman kavramlarını ele aldık ve bu kavramları din felsefesi açısından inceledik. Sonra da Yazır'a göre akıl ve iman ilişkisini ele aldık. Burada akıl, iman ve irade kavramlarını düşünürümüzün nasıl değerlendirdiği üzerinde durduk ve böylece akıl - iman ilişkisi konusunda bir analiz yapmaya çalıştık. İkinci bölümde ise akıl - iman ilişkisi bağlamında onun dini düşüncesinin oluşumundaki temel kavram ve düşüncelere yer verdik. Çünkü akıl ve iman ilişkisi sadece İslam'ı değil, diğer inançları da ilgilendiren bir bahistir. Bu da kişinin iman bakımından salt akılcı bir tutum sergileyip her şeyin ölçüsü olarak aklı mı, yoksa vahyin akla olan tesiri bakımından bunun aynı zamanda duygu boyutuyla beraber bir bütün mü olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Anahtar Kelimeler: Akıl, İrade, İman, Vahiy ve Yazır'da Dini Düşünce.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Cebirsel düşünme kavramının ortaokul seviyesinde öğrenilme durumunun araştırılması
Ömer Gökburun
Bu çalışmanın amacı; 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerini, cebirsel ifadelerle ilgili kavram yanılgılarını ve anlama düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada, betimsel araştırmalardan gelişimci araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilinde bulunan devlet okulunda öğrenim gören ortaokul öğrencileri (6., 7. ve 8. sınıf) ile yürütülmüştür. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde ortaokulda öğrenim gören 82 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak 8 soru 4 Düzeyden oluşan Cebirsel Düşünme Düzeyleri Tespit Formu (CDDTF) ve mülakat kullanılmıştır. Test 6. sınıflardan 33 öğrenciye, 7. sınıflardan 21 öğrenciye ve 8. sınıflardan 28 öğrenciye uygulanmıştır ve ardından mülakatlar uygulanmıştır. Test ve mülakatlardan elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin cebirsel ifadelerle ilgili olarak 30 adet kavram yanılgısına sahip oldukları, cebirsel düşünme düzeylerinin oldukça düşük oldukları, Düzey-4'e ulaşabilen sadece 3 adet öğrenci olduğunu ve bu öğrencilerinin tamamının kız öğrencileri olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin sınıf seviyeleri arttıkça cebirsel düşünme düzeylerinin de arttığı, kavram yanılgılarının bütün sınıf seviyelerinde görüldüğü tespit edilmiştir. Öğrencilerin yarısına yakınında cebirsel ifadeleri anlamama ya da kavram yanılgısına sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak ortaokul seviyesindeki öğrencilerin aritmetikten cebire gelişte sorunlar yaşadığı, aritmetikten cebire geçemeyenlerin Cebirsel Düşünme Düzeylerinin düşük olduğu ve Cebirsel Anlama düzeylerinin beklenenin altında olduğu görülmüştür. Cinsiyet ile Cebirsel Düşünme Düzeyleri ile Cebirsel Anlama Düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde kız öğrencilerinin cebirsel düşünme düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve son düzeye ulaşan öğrencilerin tamamının kız öğrenciler olduğu görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aritmetikten cebire geçişte sorun yaşayan öğrencilerin cebirsel düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve bu yüzden aritmetik ile cebir arasındaki bağın sağlam kurulması gerektiği, bu doğrultuda önemler alınıp çalışmalar yapılması gerektiği önerilerinde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021IAAF çocuk atletizmi programı uygulanan 11-14 yaş arası çocukların bazı antropometrik özelliklerinin atletizm performansına etkisi
Kadir Ölmez
Bu çalışmanın temel amacını IAAF çocuk atletizmi programı uygulanan 11-14 yaş arası çocukların bazı antropometrik özelliklerinin atletizm performansına etkisinin değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Araştırmaya Ordu ili Gürgentepe ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğü "Şirinköy Şehit Mevlüt Göl Ortaokulu" ve "Cumhuriyet Ortaokulu" öğrencileri arasından rastgele seçilen 24 öğrenci dâhil edilmiştir. Katılımcılar daha önce IAAF çocuk atletizmi programı uygulanmamış ve herhangi bir sakatlığı-rahatsızlığı olmayan, 4'ü (%16,7) 11 yaşında, 6'sı (%25) 12 yaşında, 6'sı (%25) 13 yaşında ve 8'i (%33,3) 14 yaşındadır. Boy ortalamaları 1,57±0,09 (cm), vücut ağırlıkları 45,96±9,04 (kg) olan 12 kadın (%50) ve 12 erkek (%50) gönüllü olarak katılmışlardır. Öğrencilere gülle atma, uzun atlama, 60 metre kısa mesafe koşu, 1000 metre koşu, kalça, uyluk, calf çevresi, tüm bacak uzunluğu, tüm kol uzunluğu, biceps çevresi ve esneklik ölçümleri ön-test ve son-test olarak 12 haftalık IAAF çocuk atletizmi programı öncesi ve sonrasında uygulanmıştır. Deney grubunun gülle atma, uzun atlama, 60m kısa mesafe koşu, 1000m koşu, kalça, calf çevresi, tüm bacak uzunluğu, biceps çevresi ve esneklik değişkenlerine ait analiz sonuçlarına göre her bir değişkene ilişkin ön-test ve son-test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Bu bağlamda anlamlı farklılıklar incelendiğinde, gülle atma, uzun atlama, calf çevresi, tüm bacak uzunluğu, biceps çevresi ve esneklik değişkenleri pozitif sıralar (son-test) lehine olup bu sonuç IAAF Çocuk Atletizmi Programının, değişkenlerin değerlerini artırıcı yönde etkilediğini göstermektedir. 60m kısa mesafe koşu, 1000m koşu ve kalça değişkenleri negatif sıralar (ön-test) lehine olup, koşuların sürelerinin kısalması ve kalça bölgesinin sıkılaşması ile değerlerin azalması beklenen bir sonuçtur ve bu sonuç IAAF Çocuk Atletizmi Programının, değişkenlerin değerlerini artırıcı yönde etkilediğini göstermektedir. Diğer taraftan, uyluk ve tüm kol uzunluğu değişkeni ön-test ve son-test değerleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak düzenli olarak yapılan IAAF çocuk atletizm antrenmanlarının, ortaokul çağındaki çocukların bazı fiziksel uygunluk özelliklerini ve atletizm performansını geliştirdiği tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Yüksek sıcaklığa maruz kalan barit agregalı çimento ve alkali aktive harçların gama ışını soğurma özelliklerine kolemanitin etkisi
Süreyya Kök
Yangın veya yüksek sıcaklık etkisine maruz kalan beton ve bileşenlerinin yapılarında çeşitli değişimler meydana gelerek kompozitlerin yapısını bozmaktadır. Bu nedenle meydana gelen fiziksel ve mekanik özelliklerdeki değişimler oldukça önemlidir. Çalışma kapsamında ısıl işlem safhasında yüksek sıcaklık etkisinde kalan harç numunelerinin fiziksel ve mekanik özeliklerindeki değişimler ile gama ışını soğurma performanslarına kolemanitin etkisi incelenmesi amaçlanmıştır. Hazırlanan alkali aktive ve çimento esaslı barit agregalı harç numuneleri300ve 500oCsıcaklıklaratabi tutulmuştur. Kolemanit ikamesi ile oluşturulan hamurlarda kıvam ve priz süresi, harçlarda ise yayılma tablası, yoğunluk, su emme ve basınç dayanımı deneyleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında, 137Csve 60Co radyonüklitlerinin ilgili gama ışını enerji seviyelerinde (662 keV, 1173 keV ve 1332 keV), NGCal programı ile teorik olarak belirlenen lineer soğurma katsayıları araştırılmıştır. Çimento harç numunelerinde kolemanitin kullanımı ile su emme değerleri %27,7'evaran oranda, alkali aktive harçlardaise%13,8'e varan oranda artmıştır. Yüksek sıcaklık, basınç dayanımları üzerinde çimento harçlarında %33,1'eve alkali aktive harçlarda ise%39,3'e varan kayıplara yol açmıştır. Buna paralel olarak gama ışını soğurma performanslarında benzer kayıplar gözlemlenmiştir. Gama ışını soğurma performansı daha yüksek olan çimento harçlarının lineer soğurma katsayıları, yüksek sıcaklıkta 1332 keV'lik enerji seviyesi için %24,7'evaran kayıpla0,159cm-1'den 0,141cm-1'e düşerken, alkali aktiveharçların da bu değer %17,8'e varan kayıpla 0,135 cm-1'den 0,111cm-1'e düşmüştür. Sonuç olarak, kolemanitin dayanım ve gama ışını soğurma özelliklerinden çok fazla kayıp vermeden barit agregalı harçlarda bağlayıcı yerineağırlıkça%5 oranında eklenebileceği görülmüştür.
