Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kur'ân-ı Kerîm'de helâl ve haram yiyeceklerin tefsirler açısından değerlendirilmesi

    Kübra Sağlam

    Kur'ân'a göre insan, Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Allah (c.c.) yeryüzünde insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi ve yeryüzünde faydalanması için birçok nimet yaratmıştır. İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için temel gereksinimlerden birisi de gıda ihtiyacıdır. İnsanlar, kendilerine sunulan bu nimetlerden çeşitli yönlerde faydalanarak onlardan istifade ederler. Allah Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de insanların fayda ve zararına olan yiyecek ve içecek türü şeyleri açıklayıp, bunlarla ilgili hükümleri helâl ve haram şeklinde bildirmiştir. Allah (c.c.) tarafından helâl ya da haram olarak belirlenen yiyecek ve içecekler hükmen bütün müminler için aynı şekilde bağlayıcıdır. Kişinin helâl ve harama karşı gösterdiği duyarlılık onun dindarlıktaki özveri ve hassasiyetini belirler. Bu çalışmada, Kur'ân-ı Kerîm'de bulunan helâl ve haram yiyeceklerin neler olduğu ele alınmıştır. Allah'ın helâl kılıp rızık olarak faydalanılmasını istediği yiyecekler ile Allah'ın haram kılıp insanların faydasına olmadığını belirttiği yiyeceklerin neler olduğu, ilgili tefsîrler açısından değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kur'ân, tefsîr, helâl, haram, tayyib, habis.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Roger Garaudy'nin bazı Kur'ani meseleleri yorumlaması

    Yusuf Okumuş

    Roger Garaudy, Batı medeniyetinin merkezi Fransa'da dünyaya gelmiştir. Anne-babası ateist olmasına rağmen kendisi on dört yaşında Hıristiyanlığı benimsemiş ve altmış dokuz yaşında iken İslâm'ı kabul ettiğini açıklamıştır. Bu çalışmamızda, Garaudy'nin bazı Kur'ânî meseleler hakkındaki yorumları ele alınıp onun bakış açısı incelenmiş ve Kur'ân anlayışının ortaya konulması hedeflenmiştir. Temel İslâm Bilimleri alanında daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olması çalışmamızı daha da önemli bir hale getirmiştir. Bu araştırmada Garaudy'nin kitapları ekseninde dokümantasyon yöntemi kullanılmış ve veriler toplanıp tanzim edilmiştir. Böylece onun Kur'ân'a bakışı, bütün eserlerinin farklı bölümlerinde bulunan bilgilerden hareketle oluşturulmuştur. Garaudy, neredeyse bütün dinlerin kitaplarını okumuş ve böylece dinler hakkında büyük bir müktesebata sahip olmuştur. Bu ilmi birikimle Kur'ân'ı okumaya başlamış ve şirki ısrarla reddetmesi sebebiyle onu diğer kitaplara nispetle tevhidi öne çıkaran bir kitap olarak nitelemiştir. Kur'ân'ın dinamik bir yapısının olduğunu söyleyerek şeriat, ictihad, servet, tasavvuf, İslâm sanatları ve felsefe gibi günümüzde de tartışılan önemli konuları, Kur'ân bağlamında ele almış ve değerlendirmiştir. Şeriatın kanunlar yığını olmadığını, aksine Allah'ın manevi yasası olduğunu belirtmiştir. Yine şeriatın Kur'ân ve sünnet olmak üzere iki ana kaynağı olduğunu açıklamış ve şeriatı, Allah'ın iradesinin bireylerin hayatına ve tarihe müdahalesi şeklinde tanımlamıştır. İctihadı ise, İslâm'ın yeniden ayağa kalkmasının ve Kur'ân'a dönüşün en önemli şartı olarak görmüştür. Zira ictihadın, Allah adına toplumlara gerçeğin bilgisini öğrettiğini ve bu hakikatle milletlerin ictihad ile taklidin karanlığından kurtulabileceğini savunmuştur. Servetin ise, ilahi iradenin yeryüzünde tatbik edilebilmesi için Allah tarafından insanlara ihsan edildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla mülkün tek sahibinin Allah olduğunu ve Kur'ân'ın da bu prensibi vurguladığını ifade etmiştir. Tasavvufun, İslâm sanatlarının ve felsefenin kaynağının ise, Kur'ân'ın bizzat kendisi olduğuna dikkat çekmiştir. Çünkü Kur'ân'ın, bu unsurların aslını ve içeriğini oluşturan ana kaynak olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca Kur'ân'ın tarihsel bir metin olup bir bilim kitabı değil; insanlara sembol ve mesellerle seslendiğini dile getirmiştir. Anahtar Kelimeler: İslâm, Kur'ân, Tefsir, Garaudy, Modern Yorum.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çevrim içi oyunların sözlü iletişime etkisi: Ortaöğretim örneği

    Mert Kızıltaş

    İnsanların bilişsel, psikomotor, zihinsel becerilerini geliştiren eğlenme ögesini içerisinde barındıran uğraşa oyun denmektedir. Teknolojiyle birlikte dijital platformlarda yer almaya başlayan oyunlar internet vasıtasıyla çevrim içi bir hâle bürünmüş, adına çevrim içi oyun denilen yeni bir tür oluşturmuştur. Çalışmada çevrim içi oyunların iletişim becerisine etkisinin ortaöğretim öğrencileri örnekleminde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini; Samsun'un merkezi ilçelerinde bulunan altı farklı lise türünden (fen, sosyal bilimler, anadolu, meslek, güzel sanatlar, imam hatip) 430 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma karma yöntem üzerine yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilişkisel tarama için hazırlanan verileri SPSS 23.0 ile analiz edilmiş olup ve bağımsız örneklemlerden olan tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel analizle ilgili verileriyle ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, toplanan veriler tablolaştırılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre çevrim içi oyunların bireylerin sözlü iletişim becerisine yönelik etkileri olduğu saptanmıştır. Bu etkiler; dinleme, konuşma, okuma, iletişim becerilerinin kullanımına ve bu becerilerin desteklenmesine yönelik olmuştur.Bunun yanı sıra elde edilen bulgularda çevrim içi oyunların Türkçenin sözlü olarak kullanımına dair istenmeyen, amaç dışı bir etkisi tespit edilmiştir: Türkçe sözcüklerle İngilizce sözcüklerin bir arada karma bir dil şeklinde kullanılması. Sonuç olarak çevrim içi oyunlara yönelik akademik çalışmaların arttırılması gerektiğine, çevrim içi oyunların iletişim boyutunun öğrenci-öğretmen-veli iş birliği içerisinde kontrollü bir şekilde gerçekleşmesi gerekliliğine, çevrim içi oyunların kazandırdığı iletişim becerilerinin formel ortamlara da getirilmesi ve bu ortamlarda uygulanmasının fayda getireceğine dair tavsiyelerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Marka yönetiminde stratejik marka konumlandırmanın önemi ve bileşenleri: Volvo örneği

    Mahır Zahırov

    Günümüzde teknoloji alanında yaşanan gelişmeler ve artan pazar rekabeti, işletmeleri tüketici istek ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik stratejiler belirleyerek, marka konusunda farklılaşmayı zorunlu kılmıştır. Bu yüzden işletmelerin en önemli sorunlarından biri markayı tüketici zihninde nasıl konumlandıracağıdır. Rakip sayısının artması işletmelerin günümüzde ayakta kalabilmesini zorlaştırıyor. Fiyat, ambalaj veya şekil değişikliği gibi farklılaştırıcılar, şirketlerin giderek daha fazla benzer olan ürünleriyle piyasada rakiplerin önüne geçebilmeleri artık yeterli görülmemektedir. Bu durum tüketicilerin markayı pazardaki ürünlerden farklılaştırmasına olanak sağlayacak başarılı bir marka imajı için konumlandırmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Çalışmada marka yönetimi, konumlandırma ve ilgili kavramlar detaylı olarak incelenmiştir. Uygulama kısmında marka yönetiminde stratejik marka konumlandırma örneği olarak Volvo markasının tüketicinin zihninde nasıl ''güvenli'' otomobil markası görünümü yarattığı araştırılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Mustafa Irgat'ın şiirlerinde aidiyetsiz kimlik ve dil

    Özge Atasoy

    Mustafa Irgat, şiir serüvenine başladığı 1970 yılından vefat ettiği 1995 yılına kadar ortaya koyduğu şiirlerle uç bir noktada yer almıştır. İkinci Yeni etkisinde ve ötesinde bir şiir geliştiren Mustafa Irgat, 1970'li yılların şiirinde görünmeye başlar. 1970 Kuşağı içerisinde şiir yazmayı ve yayımlamayı sürdüren Mustafa Irgat, 1980 Sonrası şiirde de etkinlik gösterir. Şair kimliğinin oluşmaya başladığı 1970'li ve 1980'li yılların genel edebiyat ortamından etkilenmeyerek özgün ve özerk bir şiir ortaya koyar. İlk şiirlerinden itibaren kendi tarzını oluşturan Mustafa Irgat, ne 70 Kuşağına ne de 80 Kuşağına bağlı kalmayarak Ece Ayhan'ın "sivil şiir", "sıkı şiir" diye tanımladığı türden bir şiir yazmıştır. Aykırı duruşuyla dikkatleri çeken Mustafa Irgat, hayatı boyunca yaşadığı aidiyet ve kimlik sorunsallığı neticesinde aidiyetsiz bir kimliği benimser. Aidiyet ve kimlik kavramları; felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi pek çok alana etki etmiş kavramlardır. Edebiyatta ise bireysel yönden ön plan çıkmış olup, varoluş meselesi ile desteklenerek ele alınmıştır. Aidiyet ve kimlik kavramları, Mustafa Irgat'ın şiir anlayışını etkileyen önemli kavramlardır. Özellikle hayatı temel alındığında yaşadığı varoluşsal çatışmalar, onun aidiyetsiz bir kimliği benimsemesine etken olmuştur. Bunun sonucunda inşa ettiği aidiyetsiz kimliği; dilini, edebi ve fikri yönünü etkilemiştir. Nitekim aidiyetsiz kimlik kavramı, Mustafa Irgat şiirinin ana izleğini oluşturur. Mustafa Irgat, şiirlerinde aidiyetsiz kimlik kavramını ön plana çıkarmış ve bu kavram çerçevesinde bir şiir dünyası kurmuştur. Mustafa Irgat'ın şiirlerinde iktidar karşıtlığı net bir şekilde görülmektedir. Onun iktidarla yaşadığı çatışma, aidiyet ve kimlik kavramlarıyla bağlantılıdır. Nitekim Mustafa Irgat, iktidarla yaşadığı çatışma sonucunda aidiyetsiz bir kimliğe bürünmüş ve şiirlerinde de iktidarla hiçbir ilişkisi olmayan aidiyetsiz kimlikleri işlemiştir. Aidiyetsiz bir kimliği benimseyen Mustafa Irgat, dilin aidiyetlerine de dâhil olmaz. Yerleşik dilin tüm kurallarını bozarak kendi şiir dilini kurar. Bu çalışmada, Mustafa Irgat'ın şiirlerindeki aidiyetsiz kimlik kavramının kullanım hususiyetleri ve şiir dilinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Mustafa Irgat'ın şiirleri, aidiyetsiz kimlik kavramı ekseninde değerlendirilmiş ve şiir dilinin felsefi arka planı ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler

    Murat Balcı

    Dil, insanın zamanla ortaya çıkardığı; insanlar arasında iletişimi sağlayan, insanları diğer canlılardan farklı kılan, kendisini yüzyıllardır sürekli geliştiren ve farklılaştıran canlı bir varlık ve araçtır. Dilin canlı bir varlık olarak kalmasını sağlayan; unutulmasını, kaybolup gitmesini önleyen, dilin söz hazinesi olan sözlüklerdir. Sözlükler, dillerin zamanla ortaya çıkardığı bütün söz varlıklarının toplandığı, en önemli kaynaklardır. Türk dili tarihi boyunca, Türk dili ile ilgili önemli sözlükler hazırlanmıştır. Bunlardan birisi de Derleme Sözlüğü'dür. Derleme Sözlüğü 1932-1960 yılları arasında gönüllüler ve alanında uzman kişilerin çabalarıyla oluşturulmuştur. Sözlükler kelimelerden meydana gelir. Bir sözlük oluşturulurken hangi kurallara bağlı kalınacağını belirleyen, dilin sözvarlığındaki kelimelerin derlenmesi ve seçilmesi süreçlerini takip eden, sözlük hazırlamanın kurumsal çerçevesini oluşturan, dil biliminin bir alt dalı olan bilim, sözlük bilimidir. Sözlükler araştırmacılar tarafından şekil ve içerik bakımından farklı şekillerde incelenmişlerdir. Bu çalışmada Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler (hapax legomenonlar) ele alınacaktır. Eski ya da yeni dillerin tüm kaynaklarında yalnızca bir defa rastlanan kelimelere tek veri denir. Çalışmanın amacı Derleme Sözlüğü'ndeki tek verilerin gerçekte tek veri olup olmadığını belirlemek ve bu tek verilerin özelliklerini ortaya koyabilmektir. Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler tarama yöntemiyle tespit edilerek fişlenmiştir. Tespit edilen madde başları alfabetik düzene göre sıralanmıştır. Her madde başının sonunda kelimenin geçtiği cilt ve sayfa sayısı da belirtilmiştir. Araştırmanın konusu ile ilgili yurt içi çeşitli kaynaklara da başvurulmuş ve yeri geldiğinde yurt dışı literatürler de ele alınmıştır. Asıl faydalanılan kaynak ise Türk Dil Kurumu tarafından basılan Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğüdür. Anahtar Kelimeler: Dil, sözlük, sözlük bilimi, Derleme Sözlüğü, tek veri.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Mü'min Sûresinin ana tefsir kaynaklarına göre konulu tefsir bağlamında tahlili

    Harun Aksakal

    Çalışmamızın ana konusunu Mü'min sûresinin muhteva analizi oluşturmaktadır. Araştırmamız boyunca Mü'min sûresi içerinde yer alan itikat, ibadet, ahlak ve âhiret ahvali gibi konular ele alınmıştır. Bir önceki sûre Zümer sûresinde Kur'ân'ın kendi katından indirildiği şekliyle yer alan bir sonraki Mü'min sûresinde ise bu konuyu pekiştirmek, şüpheleri ortadan kaldırmak, inanılması yönüyle ehemmiyetini ortaya koymak için Arap dilinde önemli bir yere sahip olan te'kid, yemin gibi mânalara gelen huruf-ı mukattaa ile başlayıp Kur'ân'ın tenzili bu harflerden sonra tekrar edilmiştir. İnanan, tevbe eden ve Allah'ın rahmetini umanlar için af ve mağfiret, inkâr edip asi olanlar için de gazap sıfatlarının sıralanmasıyla son kitabın Allah kelamı olduğu vurgulanmıştır. Daha sonra son peygamberden Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamberliğini onaylama ve tebliğ vazifesinde oluşabilecek sıkıntılara karsı peygamberi teselli, peygamber asrındaki inkârcıların akıbetlerini geçmiş kavimlerden misallerle uyarmakta, inkârın sonunu, kaybediş ve hüsran sahnelerini, geçmiş kavimler ve helâk olan toplumları misal göstererek insanlığı uyarmaktadır. Çalışmamızda Mü'min sûresinin tahlili objektif bir üslupla, metodolojik olarak ele alınmış, muhtevi konular tarihsel akışa bağlı kalınarak örneklendirme yöntemiyle vuzuha kavuşturulmaya çalışılmıştır. Amacımız Mü'min sûresinin muhteva analizini yaparken üzerinde çalışmış olduğumuz Konulu Tefsir bağlamında sûrenin içerisinde yer alan konuları, o konuyla alâkalı âyetleri konu bütünlüğü içerisinde başlıklar halinde ele almak. Böylece okuyucunun o konuyla alâkalı ihtiyaç duymuş olduğu bilgileri bir araya toplamak suretiyle konu bütünlüğünü oluşturmaktır. Bunu yaparken konumuz olan Mü'min sûresi ile ilgili Ana Tefsir kaynaklarında yer alan yorum farklılıklarını bir araya getirdik. Bununla birlikte kendi yorumumuzu da delillendirmek suretiyle kattık, Ayrıca konuyu desteklemek amacıyla o konuyla alâkalı Kur'ân-ı Kerimdeki diğer âyetleri ve hadis-i şerifleri de bir arada zikretmek suretiyle konumuz olan sûrenin muhteva analizini konu bütünlüğü bakımından zenginleştirmeye gayret ettik.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Biyostimülant uygulamalarının çilekte gelişme, verim ve kalite üzerine etkileri

    Ayşegül Yavuz

    Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen, taze ve işlenmiş olarak tüketilebilen ve aile işletmeciliğine de uygun olan üzümsü meyvelerden çilek (Fragaria x ananassa Duch.), böğürtlen (Rubus fruticosus) ticari açıdan önemli ve üretimi artan meyve türlerindendir. Bu çalışma örtüaltı koşullarında bazı mikrobiyal içerikli bitki büyüme düzenleyicilerinin çilek, böğürtlen ve goji bitkilerinin vejetatif gelişimi ve meyve kalitesi üzerine olan etkilerini belirleyebilmek amacıyla yürütülecektir. Çalışma 2020-2021 yılları arasında, Bayburt Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Arazisinde ısıtmasız polikarbon serada gerçekleştirilecektir. Çalışmada bitkisel materyal olarak gün nötr çeşit olan 'Monterey, Portola' çilek, "Arapaho, Cebeci" dikensiz böğürtlen çeşitlerinin bitki büyüme ve gelişme düzenleyicisi olarak ise 10 mikrobiyal içerikli preparatlar kullanılacaktır. Deneme boyunca uygulamaların bitkilerin vejetatif gelişimine olan etkilerini tayin edebilmek amacıyla bitkilerde gövde çapı, bitki boyu, yaprak sayısı ölçümleri, sezon boyunca meyve kalite analizleri (meyve ağırlığı, meyve çapı, SÇKM, pH, titre edilebilir asit değerleri, vitamin ve mineral besin element içerikleri, yapılacaktır. Çalışma sonunda yapılan ölçümlerin ortalama değerleri istatistiksel olarak değerlendirilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İlk dört halîfenin sünnete yaklaşımı

    Maşallah Konuksever

    Bilindiği gibi sünnet, Kur'ân'dan sonra dînimizin ikinci temel kaynağıdır. Geçmişte ve günümüzde Müslümanların benimsemiş oldukları İslam anlayışını Kur'ân ve sünnet belirlemiştir. Ancak sahâbeden günümüze kadar Kur'ân ve sünnet, temel referans kabul edilmesine rağmen, tarihi süreç içerisinde farklı görüşler ve farklı anlayışlar ortaya çıkmıştır. Şüphesiz ki, sağlıklı bir İslam anlayışı onun temel kaynaklarının iyi anlaşılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Yüce kitabımız Kur'ân'ı Kerîm'in ifadesiyle insanlığa rehber olarak gönderilen ve Peygamberler zincirinin son halkası olan Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) hem sözlerinde hem de davranışlarında kendisine inanan kimseler için güzel bir örnek vardır. Bu sebeple hangi asırda yaşarsa yaşasın ona inanan insanların ideal bir mü'min olabilmeleri elbette ki onun sünnetini takip etmeleri ile mümkün olacaktır. İşte tam bu noktada Rasûlullâh'ın sünnetini sonraki kuşaklara aktaracak olan güzide şahsiyetler yani ashâb-ı güzînin vazîfelerinin ne derece ehemmiyetli olduğu anlaşılmaktadır. İnsanların anlama kabiliyetleri ve anlama metotları neticesinde elde ettikleri farklı anlayışların sağlamasını yapmak için elbette yine Kur'ân ve sünnetin yanı sıra ilk Müslüman nesle yani sahâbeye başvurmamız en doğru yol olacaktır. Çalışmamızın giriş bölümünde genel olarak sahâbenin sünnete yaklaşımlarına kısaca değindikten sonra araştırmanın konusu, amacı, metodu ve kaynaklarından bahsedildi. Kavramsal çerçeveye yer verilerek halîfe-hilâfet, sünnet, hadîs ve ittiba kavramları hakkında yeterli bilgi sunulmaya çalışıldı. Her bir halîfe için ayrı bölümler açılmak suretiyle toplamda dört bölüm oluşturuldu. Her bir bölümde ana hatlarıyla ilgili halîfenin hayatı öz bir şekilde verildikten sonra onların sünnet/hadîs anlayışları, sünnete verdikleri önem ve sünnete bağlılıkları, hadîslere mürâcaât etmeleri, hadîslerin rivâyet edilmesinde gösterdikleri titizlik ve hadîslerin tedvîn edilmesindeki tutumları izah edilmeye çalışıldı.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun etkililiğinin incelenmesi: Deneysel bir araştırma

    Zeynep Polat

    Bu çalışmanın amacı cebir öğretimine yönelik tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun, matematik öğretmenlerinin aritmetikten cebire geçişin doğasına yönelik farkındalıkları ve materyal tasarımı özyeterlik inançlarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Bayburt Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği ile matematik öğretmenlerine yönelik hizmet içi eğitim kursu tasarlanmıştır. Hizmet içi eğitim kursu bir hafta sürmüştür. Bu araştırma nicel araştırma desenlerinden deneysel araştırma modelinde yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2021-2022 öğretim yılında Türkiye'nin doğu karedeniz bölgesinde bulunan bir ilde görev yapmakta olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Deney grubu örneklemini hizmet içi eğitim kursuna katılan 16 matematik öğretmeni oluştururken kontrol grubunu çalışmaya katılmayan 20 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verilerini toplamak için "Aritmetikten Cebire Geçişin Doğasına Yönelik Farkındalık Ölçeği" ve "Materyal Tasarımı Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Kurs öncesinde ve sonrasında her iki gruba da ölçekler uygulanarak öntest ve sontest puanları elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve kestirimsel istatistik yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarlanan hizmet içi eğitim kursunun deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık oluşturmadığını göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda konuya ilişkin yapılacak diğer akademik çalışmalara ve eğitim paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Ahiret konusu bağlamında kelam açısından deizme bir eleştiri

    Selma Çubukçu

    Deizm anlayışı, laikleşme, sekülerleşme gibi nedenlerle ülkemizdeki gençler arasında hızlı bir yayılım süreci içerisine girmiştir. İslâm dini ile deizmin âhiret anlayışı arasında ciddi farklılıklar vardır. Çalışmamız, bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, İslâm dinindeki âhiret anlayışının aşama ve hedefleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci Bölümde, İslâm dininin âhiret konusuna yer verilmiştir. İkinci Bölümde, deizm anlayışının tanımı, çeşitleri, ortaya çıkaran sebepleri ve tarihsel gelişimine değinilmiştir. Ardından Batıda, İslâm dünyasında ve Türkiye'deki deistik hareketleri ele alarak âhireti inkâr edenler hakkında ağırlıklı olarak İmam Mâturîdî'nin konuyla alakalı görüşlerine yer verilmiştir. Deizmin âhiret anlayışı, kelâm ilmi açısından akli temellendirmelerden yararlanılmış ve deizm âhiret anlayışının değerlendirilmesi yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kur'ân'ın cennet tasvirlerinde Arap kültürünün etkisi

    Şerif İşme

    Kur'ân-ı Kerîm, müminlere ahiretteki ebedi saadet yurdu olan cenneti vaat etmektedir. Yüce Allah, müminleri ahirete hazırlamak için cennetin çekici yönünü, onların bildikleri şeyler ve dünyalık alışkanlıkları ile tavsif etmiştir. Bunu yaparken Kur'ân-ı Kerîm'in ilk muhatabı olan Arapların kültüründeki örnekleri sıkça kullanmıştır. Bununla birlikte Kur'ân-ı Kerîm'in yerel kültür ögelerini barındırmasından dolayı bazı fikir akımlarının Kur'ân'ı belirli bir tarih ve bölgeyle sınırlandırdığı görülmektedir. Biz de bu çalışmamızda Kur'ân'ın cennet tasvirine etki eden kültürel yönleri ele alacağız, kültürel arka planıyla birlikte cennet nimetlerini ayetler merkezinde değerlendireceğiz. Kur'ân'ın tarif ettiği cennet ve Arapların kültürel hayatındaki zevklerini, niçin bu yerel örneklerin kullanıldığını incelerken Kur'ân'a bütüncül bir yaklaşımla bakmaya çalışacağız. Kur'ân'da cennetin anlatımıyla ilgili ayetlerde belirgin bir şekilde tasvir metodu kullanılmıştır. Bu metot sayesinde duyulardan yararlanılarak verilmek istenen mesaj betimlenmektedir. Gaybla ilgili konuları muhataba anlatmak için tasvir metodu kullanılmaktadır. Çünkü bilinmeyen bir âlemi anlatıp oraya özendirebilmek için bu âlemde bilinen şeylerden hareket ederek anlatmak gerekir. Çalışmamızda önce araştırmanın konusu, önemi ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde cennet kavramının tanımı, cennetin isimleri, cennetteki nimetler Kur'ân ayetleri bağlamında incelenmiş ve diğer dinlerdeki cennet algıları kendi kutsal kitaplarından hareketle ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ise tasvir kavramı açıklanmış, ardından Kur'ân'da cennetle ilgili anlatılan nimetler incelenmiş, bunu müteakiben çalışmamızın temel hedefi olan Arap kültürünün cennet nimetlerinin tasvirine etkisi ele alınıp incelenmiştir. Arap kültürü ve dönemin şartları göz önünde bulundurularak bu kültürün cennet tasvirlerine ne derece etkisi olduğu tespit edilmeye çalışılmış, Kur'ân'da bu yerel örneklerin kullanılmasının amacı açıklanmaya gayret edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, cennet, tasvir, Arap kültürü, yerellik.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Sıcaklık etkisi altındaki çelik köprü yapıların guguk kuşu arama algoritması ile optimum tasarımı

    Meryem Keleş

    Optimum tasarım, geliştiriciler tarafından belirli standartlara ve sınırlamalara uyum sağlayan en verimli sonucu elde etmeyi amaçlayan işlemlerin tamamıdır. Yapı mühendisliğinde çelik yapıların minimum ağırlıkta optimum tasarımı, istenilen şartları sağlayacak minimum yapı ağırlığı ile yapının tasarımını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla geliştirilen optimizasyon algoritma teknikleri yapı sistemlerinin optimum tasarım çözümleri için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, literatürden alınan düzlem çelik kafes sistem problemleri öncelikle literatürde belirtilen sınırlayıcılara göre minimum yapı ağırlığı için çözülmüştür. Akabinde bu sınırlayıcılara sıcaklık etkisi de dahil edilerek çözümler yenilenmiştir. Bunun için MATLAB programında sonlu elemanlar yöntemiyle (SEM) çalışan bir program kodlanmıştır. Bu çalışmada algoritma yöntemlerinden biri olan Guguk Kuşu Arama Optimizasyonu (CSO) tercih edilmiştir. Kullanılan sınırlayıcılar, gerilme sınırlayıcıları (AISC-ASD 1989), deplasman sınırlayıcıları ve ilave olarak da sıcaklık etkisidir. Elde edilen sonuçlar literatür sonuçlarıyla karşılaştırılmalı olarak sunulmuştur. Sıcaklık etkisinin düzlem çelik kafes sistemlerin optimum tasarımında yapı ağırlığını artırdığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Düzlem çelik kafes sistem, guguk kuşu arama optimizasyonu, MATLAB, sıcaklık etkisi, optimum tasarım

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bayburt ilinde organik tarımın stratejik analizi

    Pınar Yıldız

    Organik tarım son yıllarda hızlı bir şekilde yayılmakta olup, organik gıda pazarına olan ilgi de giderek artış göstermektedir. Organik tarım insanların sağlıklı bir hayat sürdürebilmeleri için doğanın doğal yapısını bozmadan doğadan en verimli şekilde faydalanmayı amaç edinmektedir. Bu çalışmanın amacı, organik tarım açısından önemli bir potansiyele sahip Bayburt ilinin organik tarım yönünden stratejik analizinin yapılmasıdır. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemi tercih edilerek yürütülen bu çalışmada görüşme tekniği kullanılarak 25 katılımcı (mühendis, tekniker, çiftçi ve akademisyen) ile SWOT analizi gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara göre, Bayburt ilinde organik tarımın güçlü yönleri toprağın çok fazla kimyasal işlem görmemiş olması, arazinin organik tarım yapmaya uygun olması, havanın ve toprağın temiz olması, doğal yöntemlerin hala kullanılıyor olması, coğrafi konumunun organik tarım açısından uygun olması, denetleyici kurumların olması, sağlıklı ürünlere talebin artmasıdır. Zayıf yönleri; çiftçiler organik tarım konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, tarım arazilerinin yerini yapı arazilerinin alması, organik tarım için talebin yeterli olmaması, AR-GE çalışması yapılacak ortamın bulunmaması, kış aylarının uzun olmasından dolayı sürecin de uzaması, üretim konusunda alışkanlık kazanılmamış olmasıdır. Fırsatlar; tarımsal ürünlerin stratejik özelliklerinin bulunması, organik tarım için uygun ata tohumlarının bulunması, gıda ürünlerine ulaşmada yaşanılan zorlukların üstesinden gelinebilecek potansiyelin bulunması, Bayburt Üniversitesinden organik tarım konusunda eğitim alma imkânının olması, sağlıklı ve kaliteli ürünlere yönelik talebin oluşması ve sulama olanaklarının gelişmiş olmasıdır. Tehditler ise arazilerin parçalı olması nedeniyle miras sorununun ortaya çıkması, çiftçilerin gelirleri yüksek olmadığından dolayı girdileri karşılamada zorluk yaşaması, olumsuz iklim şartlarından dolayı farklı organik ürünlerin yetiştirilememesi ve organik tarım pazarının çok fazla gelişmemiş olmasıdır. Yapılan analizler sonucunda Bayburt ilinde organik tarım için en uygun stratejiler; kimyasal madde kullanılmaması, verimli arazilere bina gibi yapıların yapılmasına izin verilmemesi, parçalı arazilerin birleştirilmesi, çiftçilerin organik tarıma teşvik edilmesi ve bu konuda destekleme çalışmalarının yapılması olarak belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Gezgin ve sabit arıcıların genel durumu: Tokat ili örneği

    Zafer Yelden

    Arıcılık mesleği, bal arısı yetiştiriciliği ve bakımı ile arı ürünleri elde ederek satışından kazanç elde etmektir. Bal arısı yetiştiriciliğinde ilkbahar bakımı ve sonbahar bakımı vardır. Bal arısı yetiştiriciliği ile genellikle bal, polen, arı zehri, arı sütü, propolis gibi ürünler üretilir. Bal arısı yetiştiriciliğinde bazı hastalıklar görülebilmektedir. Bu hastalıklar genellikle Avrupa Yavru Çürüklüğü, Amerikan Yavru Çürüklüğü, Nosema, Varroa ve Dizanteri gibi hastalıklardır. Türkiye'de arıcılık iklimin müsait olduğu yerlerde her geçen gün önem arz etmektedir. Türkiye'deki arıcıların bazıları sabit arıcılık bazıları ise gezgin arıcılık faaliyetinde bulunmaktadır. Tokat İli Ülkemizin coğrafi, bitki florası çeşitliliği, iklim açısından bal arısı yetiştirmeye uygun şehirlerinden birdir. Tokat ilimiz sabit ve gezgin arıcıların kış aylarında bal arı kolonilerini kışlatmaları için uygun bir şehir olduğundan diğer bazı illerdeki arıcılar arılarını kışlatma için Tokat iline getirmektedir. Sabit ve gezgin arıcıların bal arısı yetiştiriciliğinde karşılaştığı bazı problemler ve sıkıntılar olmaktadır. Kış aylarında kışlatma zamanı, genellikle kolonilerin bahar bakımından bal sağım zamanına kadar ve bal sağım sonucu elde ettikleri ürünlerin satışı konusunda arıcıların karşılaştığı sıkıntı ve problemleri arıcılara sorular sorarak kişisel mülakat yöntemi vasıtasıyla tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Eflatun Cem Güney masallarının duyarlık eğitimi bağlamında incelenmesi

    Dilek Başboğa

    Bu araştırma da Eflatun Cem Güney masallarının duyarlık eğitimi bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Eflatun Cem Güney'in eserlerinden elde edilen verilerin nitel bir yaklaşımla yorumlanıp değerlendirilmesinden dolayı nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin incelenmesi sürecinde doküman incelenmesi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Eflatun Cem Güney'in 70 tane masalı arasından 20 tane masalı bu araştırmanın materyalini oluşturmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü'nün Kültür Yayınları'ndan 3. baskı olarak yayınladığı ve 2022-2023 eğitim- öğretim yılında okullara gönderdiği masallar kitabı adı altında toplanan 23 tane masalı arasından rastgele 20 tanesi seçilmiştir. Etoğlu Kibris 'in (2019), Karakuş Tayşi'nin (2019), Alamdar ve Süngü'nün (2017), Aslan'ın (2013, 2016) çalışmalarında kullanılan; araştırmacının da uzman görüşü alarak değiştirdiği kategoriler isimlendirilmiştir. Oluşturulan duyarlık kategorileriyle veriler toplanmıştır. Miles-Huberman güvenirlik formülü kullanılarak güvenirlik sağlanmıştır. Sonuç olarak eserlerde geçen duyarlıkların çocukların anlam dünyasına uygun olduğu görülmüştür. Belirlenen 35 duyarlık konusunun 4'ü hariç diğerleri değişik miktarlarda eserlerde tespit edilmiştir. Bu doğrultuda incelenen eserlerin duyarlık konuları yönünden zengin olduğu tespit edilmiştir. Bu eserlerin okurlarda duyarlık konusunda farkındalık kazandırabileceği sonucuna varılmıştır. Eflatun Cem Güney'in eserlerinin duyarlık açısından bu kadar zengin olması çocukların gelişimi açısından oldukça yararlı olacağı düşünülmektedir. Çocukların kitap okuma sevgisinin ve alışkanlığının oluştuğu bu dönemde doğru iletiler içeren ve duyarlık konularında oldukça zengin olan bu eserlerle tanışmaları önem arz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Farklı dozlarda uygulanan organik gübrelerin yerfıstığında (Arachis hypogaea L.) verim ve verim öğelerine etkisi

    Hakan Kara

    Son yüzyılda dünyanın aşırı kirlenmesi sağlık sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Her alanda olduğu gibi tarım sektöründe de doğaya ve canlıya zarar veren uygulamalar yerine doğayla barışık sağlıklı yöntemler üzerinde çalışılmaya başlanmıştır. Sağlıklı çevre ve beslenme için öne çıkan sistemlerin başında organik tarım gelmektedir. Organik tarımda da önemli girdiler olan organik gübreler ve kullanım dozları ile ilgili çalışmalar ön plana çıkmaktadır. Bu amaçla Osmaniye Düziçi ilçesinde 2019 yılında yapılan çalışmada; farklı organik gübre dozlarının yerfıstığında (Arachis hypogaea L.) verim ve bazı kalite parametrelerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada; üç farklı gübre çeşidin (ahır, koyun ve solucan gübresi) ve bunların beş farklı dozu (ahır ve koyun gübresi: 0, 1000, 2000, 3000 ve 4000 kg/da ve solucan gübresi: 0, 250, 500, 750 ve 1000 kg/da) kullanılarak ''Tesadüf Blokları Deneme Deseni'ne'' göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Farklı dozlarda uygulanan organik gübrelerin tüm parametreler üzerindeki etkisinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada kullanılan virginya tipi Ayşehanım çeşidinde en yüksek dekara verimi (199.81 ve 197.25 kg) kontrol ve 750 kg/dekar solucan gübresi (G10) uygulamasından, en yüksek yağ oranını ise (%50.46) 250 kg/da solucan gübresi (G9) uygulamasından elde edilmiştir. Sonuç olarak; solucan gübre dozları iyi sonuç verse de, tek yıllık bir çalışma olması nedeniyle daha sağlıklı sonuçlar elde edebilmek için çalışmanın birden fazla yıl tekrar yapılması yararlı olacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Cirit atlarında müsabakanın beyin kaynaklı nötrofik faktör ve visfatin hormon düzeyleri ile bazı biyokimyasal parametreler üzerine etkisi

    Tahsin Uzun

    Cirit, at ve insanın mücadelesine dayanan savaş sporu, yiğitlik oyunu ve erliğin göstergesi olarak adlandırılan Türklerin oynadığı asırlık bir geçmişe sahip geleneksel atlı bir spor oyunudur. Zeka ve stratejiye dayanan atlı cirit oyunu için seçilecek atların, zeki, yüksek performans ve hızlı manevra kabiliyetine sahip, sıkı idman programlarına dayanıklı olması gerekmektedir. Bu araştırma, Bayburt ilinde düzenlenen cirit müsabakasına katılan iki takımın (TA: A takımı ve TB: B takımı) atlarında müsabakanın (istirahat hali, müsabaka öncesi ve müsabaka sonu) serum visfatin ve plazma BDNF (P-BDNF) hormon düzeyleri üzerine etkisi ve bazı biyokimyasal (glukoz, laktat, Na, K, Cl, Ca, Mg, P, Fe, AST, ALT, ALP, LDH, CK, kreatinin, üre, total kolesterol (TK), trigliserid (TG), HDL, LDL, VLDL) parametrelerle ilişkisi incelenmiştir. Bu kapsamda araştırmada yaşları 4-9 yaşları arasında değişen, VKS ortalama 3.7 olan toplam 14 adet Arap aygırı kullanıldı. Çalışmaya dahil edilen atlardan iki müsabaka (M1 ve M2) süresince müsabakanın farklı zamanlarında (istirahat hali (T0), müsabaka öncesi (T1) ve müsabaka sonu (T2)) vena jugularis'ten kan örnekleri alındı. Visfatin hormonu kan serumu, BDNF hormon düzeyleri ise plazma örneklerinden ELİSA yöntemiyle, biyokimyasal parametrelere ise Cobas 8000 otoanalizörde spektrofotometrik yöntemle kantitatif olarak çalışıldı. Alınan kan örneklerinden elde edilen serumlar -80 C°'de saklandı. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler IBM SPSS Statistics programında friedmam testi ile istatistiksel olarak analiz edildi. Çalışma grubunu oluşturan TA ve TB takımında yer alan atların M1 ve M2 cirit müsabakasının T2 dönemi T0 ve T1 dönemlerine göre, ortalama serum visfatin hormon düzeylerinde anlamlı düzeyde azalma görülürken, ortalama p-BDNF değerlerinde ise anlamlı düzeyde bir artış olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Çalışmanın biyokimyasal parametrelerine ait sonuçlar ise, TA ve TB grubunun M1 ve M2 cirit müsabakasının T1, T2 dönemlerine ait ortalama serum glukoz, K, Fe, AST, ALT, ALP, LDH, CK, üre, kreatinin, HDL seviyeleri T0 dönemine göre anlamlı düzeyde bir artış gösterirken, Ca, Mg, P, TK, TG, LDL,VLDL seviyelerinde anlamlı bir düzeyde azalma olduğu görülmüştür (P<0.05). Ortalama serum Cl düzeyi ise TA grubu M1 müsabakasının T1 ve T2 dönemleri, T0 dönemine göre anlamlı düzeyde azalırken, TA grubu M2 ve TB grubunun M1 ve M2 müsabakalarının T2 döneminde, T0 ve T1 dönemlerine göre anlamlı bir azalma belirlenmiştir (p<0.05). Diğer yandan, TA ve TB grubu M1 ve M2 cirit müsabakalarının T2 dönemine ait ortalama serum laktat, Na düzeyleri T1 dönemine göre anlamlı düzeyde azalırken, T0 döneminde ise artış gözlemlenmiştir (p<0.05).Sonuç olarak, müsabakaya katılan cirit atlarında müsabakanın p-BDNF ve serum visfatin hormon düzeyleri ile biyokimyasal parametrelerin (glukoz, laktat, Na, K, Cl, Ca, Mg, P, Fe, AST, ALT, ALP, LDH, CK, kreatinin, üre, TK, TG, HDL, LDL,VLDL) seviyeleri üzerine etkisi ortaya koyulmuştur. Visfatin hormon ve biyokimyasal parametrelerin düzeyinin ölçülmesi, egzersiz, idman ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak atlarda performans; p-BDNF ise sinir sisteminin tepkisi, bilişsel performans ve beyindeki endokrin yanıtın değerlendirilmesine katkı sağlayabileceği ve faydalı olabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Tarihi Alaeddin Bey camisinin deprem davranışının belirlenmesi ve farklı güçlendirme tekniklerinin araştırılması

    İdris Şentürk

    Ülkemizde geçmişten günümüze aktarılan birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar birbirinden farklı zamanlarda inşa edilmiş, yapım şekilleri, kullanılan malzemeler ve işçilik gibi detaylar bakımından oldukça ihtişamlı ve dikkat çekicidir. Binlerce yıllık geçmişe sahip bu kültürel mirasların, yapısal bütünlükleri korunarak gelecek nesillere de aktarılması çok önemlidir. Bu nedenle tarihi yapıların mevcut durumlarının incelenmesi ve deprem performanslarının bilinmesi gerekir. Bu çalışmada, Muş İli merkezinde bulunan 1746-1748 yılları arasında inşa edilmiş olan tarihi Alaeddin Bey Camisi, sonlu elemanlar yöntemine göre çalışan SAP2000 programında üç boyutlu olarak modellenmiştir. Tarihi yapının deprem performansının belirlenmesi için bazı gerçek deprem kayıtları (13 Mart 1992 Erzincan, 23 Ekim 2011 Van-Erciş ve 17 Ağustos 1999 Kocaeli) yapıya uygulanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde dinamik yükler etkisi altında yapının yeterli dayanıma sahip olmadığı kısımlar tespit edilmiştir. Belirlenen riskli bölgelere Karbon Fiber Takviyeli Polimer (KFTP) ve çelik plaka ile güçlendirme alternatifleri denenerek hasar risklerinin meydana gelmemesi hedeflenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Bölgesel amatör ve profesyonel lig futbolcularının transfer şartları ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Osman Gıdık

    Spor, kişilerin kendilerini özgürce ifade edebilmelerini sağlayan, takım halinde ya da bireysel olarak yapılabilen, ırk, cinsiyet, dil, din ayrımının olmadığı, belirli kurallar çerçevesinde rekabetin temel alındığı fiziksel aktiviteler olarak bilinmektedir. İnsanların yerleşik düzene geçmeleri ile paylaşımların artması sporun günlük yaşantımızdaki yerini daha önemli hale getirmiştir. Araştırmaya 2021-2022 sezonunda aktif olarak bölgesel amatör liglerde futbol oynayan 1905, profesyonel liglerde (Spor Toto Süper Lig, Spor Toto 1. Lig, Misli.com 2. Lig, Misli.com 3. Lig) 1255, toplamda 3160 aktif futbolcu dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılacak verilerin toplanması amacı ile katılımcılara "Kişisel Bilgi Formu", Spielberger ve ark. (1970) tarafından geliştirilen, Öner ve Le Compte, (1983) tarafından Türkçe' ye çevirisi, güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılan, Sürekli ve Durumluk Kaygı Envanterleri olmak üzere üç farklı forma ait sorular yöneltilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bu çalışmaya katılan bölgesel amatör ve profesyonel lig futbolcularının durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri ile algılanan sosyo-ekonomik düzey, medeni durum, yaş, eğitim durumu ve spor yaşı değişkenleri arasında p<0,05 düzeyinde anlamlı farkların olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmaya katılan bölgesel amatör ve profesyonel lig futbolcularının durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri ile kulüplerinden peşinat, maç başı, aylık maaş alıp almama durumları ve sosyal güvencelerinin olup olmaması gibi değişkenler arasında p<0,05 düzeyinde anlamlı farkların olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın amacı, bölgesel amatör lig ve profesyonel liglerde oynayan futbolcuların lig seviyelerinin, transfer şartlarının, sürekli ve durumluk kaygı düzeylerinde etkili olup olmadığını, futbolcuların kaygı düzeylerinin demografik değişkenler bakımından farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.