Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Sanat ve Tıbbın Kesişiminde Şifalı Bitkiler: Görsel Temsiller Üzerine Bir İnceleme

    Çelik, Yasemin Tümer

    Giriş: Bitkiler, antik çağlardan günümüze tedavi edici özellikleri nedeniyle insanlığın en temel şifa kaynakları arasında yer almıştır. Modern tıbbın gelişimiyle birlikte bilimsel çalışmalarda da birçok bitkinin tedavi edici etkileri görülmüş; günümüzde şifalı bitki popülaritesi tekrar artmıştır. Ancak bitkilerin rolü yalnızca sağlıkla sınırlı değildir. Kültürel semboller olarak da toplumların inanç sistemlerinde, halk anlatılarında ve sanatsal üretimlerinde yer bulmuşlardır. Bu durum, bitkileri yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda sosyokültürel ve estetik bir inceleme konusu hâline getirmiştir. Amaç: Bu çalışmada, bitkileri yalnızca tıbbi yönüyle değil, kültürel, sanatsal ve mitolojik boyutlarıyla da ele alarak doğa ve kültür arasındaki ilişkiyi disiplinler arası bir perspektifle yeniden düşünme amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada literatür tarama yöntemi kullanılmış; yerli ve yabancı bilimsel makaleler, kitaplar, lisansüstü tezler ve dijital veri tabanları incelenerek kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Bu bağlamda hem tıbbi değeri hem de sanat tarihindeki sembolik karşılıkları göz önünde bulundurularak; Adaçayı, Buğday, Çam, Defne, Dut, Elma, Haşhaş, Karanfil, Lale, Nar, Nergis, Sarımsak, Kavak, Selvi ve Zeytin bitkileri inceleme kapsamına alınmıştır. Sonuç: Yapılan incelemeler, bitkilerin sanat eserlerindeki temsillerinin sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda dini ve toplumsal hafızanın bir yansıması olduğunu göstermiştir. Botanik verilerin tarihsel ve sanatsal bağlamla harmanlanmasının, tıp tarihi ve kültürel çalışmalar alanında yeni araştırma olanakları sunacağı sonucuna varılmıştır.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2026
    İlaç Atıklarının Çevreye ve Halk Sağlığına Etkileri, Geri Dönüşümü ve Mevzuat Çerçevesi

    Karakas, Ümıt; Yönten, Eda; Baykara, Gülbahar; Çiydem, Zeynep; Yaramış, Esra; Muhcu, Merve Merve; Çekiç, Nurdane; Edanur; Özkan, Emre; Sultan

    İlaç atıkları, hem çevresel ekosistemler hem de halk sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturan, yönetimi özel önlemler gerektiren tehlikeli atıklar arasında yer almaktadır. Kullanım süresi geçmiş, yanlış saklama koşullarına maruz kalmış, fazla reçete edilmiş veya tedavi değişikliği nedeniyle atıl duruma gelmiş ilaçlar; su, toprak ve hava kirliliğine yol açarak biyoçeşitliliği olumsuz etkilemektedir. Ayrıca antibiyotik kalıntılarının çevreye kontrolsüz salınımı, mikroorganizmalarda direnç gelişimine neden olarak küresel bir sağlık sorununa dönüşmektedir. Bu çalışma, önlisans öğrencileri ile düzenlenen panel çıktılarından ve literatür taramasından elde edilen veriler ışığında; ilaç atıklarının çevresel ve halk sağlığına etkilerini, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik uygulamalarını ve Türkiye ile dünyadaki mevcut mevzuat durumunu ortaya koymaktadır. Bulgular, Türkiye’de ilaç atıklarına özgü bir yasal düzenlemenin bulunmadığını, mevcut mevzuat hükümlerinin farklı yönetmelikler içinde dağınık şekilde yer aldığını göstermektedir. Sonuç olarak, ilaç atıklarının etkili yönetimi için mevzuat bütünlüğü sağlanmalı, geri dönüşüm altyapısı güçlendirilmeli ve toplum düzeyinde farkındalık artırıcı programlar yaygınlaştırılmalıdır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Ahşap İşleme Endüstrisinde 5S Uygulamasının İş Güvenliği Üzerine Etkisinin Araştırılması

    Albayrak, Sirer; Ozdemir, Mustafa; Karatas, Gülbey

    Bu çalışmada, Osmaniye’deki bir ahşap işleme atölyesinde 5S yalın üretim yönteminin iş güvenliği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamında, 5S uygulamasından önce ve sonra 5x5 Matris Risk Değerlendirme yöntemi kullanılarak risk seviyeleri analiz edilmiştir. Uygulama süreci 14 gün sürmüş ve sonuçlar, 5S yönteminin iş güvenliği üzerinde önemli bir iyileşme sağladığını ortaya koymuştur. Risk seviyelerinde %53 oranında bir azalma kaydedilmiştir. Bu durum, 5S yönteminin iş kazalarını önleme ve güvenli çalışma ortamı oluşturmadaki etkinliğini göstermektedir. 5S yöntemi, iş yerinde düzen, temizlik ve standardizasyon sağlayarak yalnızca güvenlik değil, iş verimliliği üzerinde de olumlu etkiler yaratmıştır. Malzeme israfını önlemiş, zaman kaybını azaltmış ve iş süreçlerini daha düzenli hale getirmiştir. Ayrıca, çalışanların iş güvenliği bilinci artmış, daha güvenli ve düzenli bir çalışma ortamı oluşturulmuştur. Ancak, bu çalışma yalnızca bir atölyede gerçekleştirilmiş olup sonuçların diğer sektörlere genellenmesi sınırlıdır. Ayrıca, yöntemin uzun vadeli etkilerinin ve sürdürülebilirliğinin daha fazla araştırılması gerekmektedir. Sonuç olarak, 5S yöntemi, yüksek riskli endüstrilerde iş güvenliğini artırmak ve kazaları önlemek için etkili bir araçtır. Bu yöntemin sürdürülebilirliği için düzenli denetim ve eğitim programları gereklidir. Gelecekteki çalışmalar, yöntemin farklı sektörlerdeki etkilerini ve uzun vadeli faydalarını inceleyerek literatüre katkı sağlayabilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hastanelerde afet ve acil durumlara hazırlık düzeyi: planlama, tatbikat ve birim etkinlik düzeyi etkisi

    Yildiz, Emel; Çınar, Öznur

    Bu araştırmada hastanelerin afet ve acil durum hazırlık düzeyini belirleyen ve literatürde geçen üç faktör ele alınmış ve bu faktörlerin hastane afet ve hazırlık düzeyini belirleme seviyeleri incelenmiştir. Bu amaçla bir il ve iki ilçe devlet hastanesinde doktor ve hemşire harici çalışan personelden tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metoduyla 128 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma, anket yöntemi kullanılarak 09/01/2023 ile 13/01/2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Hipotez testleri çok değişkenli regresyon analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, afet ve acil durum planlamasının düzeyinin afet ve acil durum hazırlık düzeyini pozitif yönde (düşük ve orta seviyede) etkilediği, afet ve acil durum tatbikatı düzeyinin afet ve acil durum hazırlık düzeyini pozitif yönde (orta ve yüksek seviyede) etkilediği ve son olarak, afet ve acil durum biriminin etkinlik düzeyinin, afet ve acil durum hazırlık düzeyini pozitif yönde (düşük düzeyde) etkilediği bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hastaların Sağlık Okuryazarlığı ile Hasta Katılımı Arasındaki İlişkide Algılanan İletişim Engellerinin Aracı Rolü: Kesitsel Bir Çalışma

    Kocakaya, Mustafa; Demir, Rahime Nur

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, sağlık okuryazarlığı ile hasta katılımı arasındaki ilişkide algılanan iletişim engellerinin aracı rolünü araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen kriterleri karşılayan 481 katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, Bayburt şehir merkezinde ikamet eden bireylerden toplanmıştır. Ayrıca veriler, çevrim içi yöntemler ile elde edilmiştir. Paket programları kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %57,8’i kadın, %31,2’si 18-24 yaş aralığında, %52,2’si bekâr, %30,4’ü lisans mezunu ve %42,6’sının 0-17.000 TL hane gelirine sahip oldukları bulunmuştur. Veriler Bayburt il merkezinde ikamet eden bireylerden toplanmıştır. Katılımcıların belirli bir hane gelirine sahip oldukları tespit edilmiştir. Tüm değişkenler arasında anlamlı ve pozitif yönde ilişki tespit edilmiştir. Sağlık okuryazarlığının iletişim engelleri üzerinde (β=0,433; p<0,001), sağlık okuryazarlığının hasta katılımı üzerinde (β=0,642; p<0,001) ve hasta merkezli iletişim engellerinin hasta katılımı üzerinde (β=0,257; p<0,001) anlamlı ve pozitif yönde etkisi olduğu belirlenmiştir. Hasta merkezli iletişim engellerinin analize dâhil edilmesiyle sağlık okuryazarlığının hasta katılımı üzerindeki etkisinin devam ettiği ancak azaldığı (β=0,530; p<0,001) görülmüştür. Sonuç: Sağlık okuryazarlık düzeyinin artışı, algılanan iletişim engellerini azaltabileceği gibi hasta katılımını artırabilir. Algılanan iletişim engelinin olmaması da hasta katılımı artırabilecek bir etkidir. Algılanan iletişim engelleri, sağlık okuryazarlığının hasta katılımı ilişkine aracılık etmektedir. Değişkenler arasındaki ilişkiler, incelenen örnekleme göre değişebilmektedir. Literatürde yer alan araştırma sonuçlarının birbirinden farklı olmasına bağlı olarak hasta katılımı etkileyen unsurların hastalığa ve bölgeye göre özel olarak araştırılması yararlı olacaktır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele